Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ti̇ka

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ti̇ka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ti̇ka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni dönem: Mogadişu'da stratejik ortaklık vurgusu Haber

Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni dönem: Mogadişu'da stratejik ortaklık vurgusu

“Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem: Güven, İş Birliği ve Stratejik Ortaklık” başlıklı panel, SETA Vakfı Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş'ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panele Somali Federal Cumhuriyeti Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Abdulfatah Kasım Mohamud, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Somaville Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Yahya Amir Hagi İbrahim, Somali Federal Parlamentosu Halk Meclisi Başkanlık Ofisi Direktörü Mohamed Haji Yussuf ve Somali'nin Afyonkarahisar Fahri Konsolosu Onur Çelik katıldı. Türkiye-Somali ilişkilerinin geleceği ele alındı Panelde iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel gelişimi, mevcut iş birliğinin kapsamı ve stratejik ortaklığın gelecekte geliştirilebileceği alanlar akademik ve bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildi. Programda Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin insani yardım ve kalkınma çalışmalarından diplomasi, ekonomi ve savunma gibi farklı alanları kapsayan çok boyutlu bir ortaklığa dönüşümü üzerinde duruldu. Somali Parlamentosu Halk Meclisi Başkanı Abdülkadir Mohamed Nur da program kapsamında yaptığı değerlendirmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin zaman içinde stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını belirtti. Nur, ilişkilerin gelişmesine paralel olarak Türkiye-Somali ortaklığını hedef alan dezenformasyon faaliyetlerinin de arttığını ifade etti. Burhanettin Duran'dan "kazan-kazan" vurgusu Program kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın video mesajı katılımcılara sunuldu. Duran, Türkiye'nin Somali politikasının “kazan-kazan” anlayışı üzerine kurulduğunu belirterek, Afrika'ya yönelik yaklaşımın uzun vadeli ve kapasite geliştirmeye odaklanan projelerle şekillendiğini ifade etti. Türkiye'nin Somali'deki çalışmalarında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumların önemli faaliyetler yürüttüğüne dikkat çeken Duran, iki ülke arasındaki iş birliğinin farklı alanlarda sürdüğünü belirtti. Somaliland konusunda Türkiye'nin tutumu Duran, Afrika Boynuzu'nun çeşitli sınamalarla karşı karşıya olduğunu belirterek Somaliland meselesine de değindi. Türkiye'nin Somali'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü konusunda kararlı bir tutum sergilediğini vurgulayan Duran, Ankara'nın bölgesel barış ve istikrarı desteklediğini ifade etti. Türkiye-Somali ilişkilerinin karşılıklı saygı, güven ve kardeşlik temelinde ilerlediğini belirten Duran, iki ülke arasındaki ilişkilere yönelik dezenformasyon kampanyalarının sonuç vermeyeceğini söyledi. 2011'deki Erdoğan ziyareti ilişkilerde dönüm noktası oldu Duran, video mesajında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011 yılında Mogadişu'ya gerçekleştirdiği ziyaretin Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni bir dönem başlattığına da işaret etti. Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin kalkınma, güvenlik, ekonomi ve kurumsal kapasite geliştirme gibi alanları kapsayan kapsamlı bir ortaklığa dönüştüğünü belirten Duran, 2026'nın iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 60'ıncı yılı olması nedeniyle de özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Duran ayrıca Türkiye ile Somali'nin savunma, deniz güvenliği, enerji, balıkçılık ve ekonomik kapasitenin geliştirilmesi gibi alanlarda iş birliğini sürdürdüğünü belirterek, düzenlenen panelin iki ülke arasında ortak bir geleceğin inşasına katkı sunacağına inandığını kaydetti.

Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanı Uğur İbrahim Altay Kerkük'ün birliğe resmi üye olduğu açıkladı Haber

Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanı Uğur İbrahim Altay Kerkük'ün birliğe resmi üye olduğu açıkladı

Türk Dünyası Belediyeler Birliği'nin (TDBB) Ağustos ayı Yönetim Kurulu Toplantısı, TDBB ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'ın başkanlığında gerçekleştirildi. Karaman Belediyesi'nin ev sahipliği yaptığı toplantıda değerlendirmelerde bulunan Başkan Altay, Karaman'da bulunmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, misafirperverlikleri için Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı'ya teşekkürlerini sundu. “BUGÜN BİRLİĞİMİZ İÇİN TARİHİ BİR GÜN” Merkezi İstanbul'da yer alan ve 31 ülkeden 1.200'den fazla belediyenin üye olduğu TDBB'nin, Türkiye'nin tek uluslararası yerel yönetim teşkilatı olduğunu belirten Başkan Altay, “Özellikle kültürel mirasın canlandırılması ve kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi yönünde kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Bugün birliğimiz adına tarihi bir gün yaşıyoruz. Kerkük Valimizin katılımıyla birlikte Kerkük de birliğin resmi üyesi oluyor. Gelecekte inşallah birlikte çok başarılı organizasyonlara imza atacağız” şeklinde konuştu. “TDBB VE TİKA İŞ BİRLİĞİNİN ÇOK DAHA GÜÇLENDİĞİNE ŞAHİTLİK EDECEĞİZ” Toplantıda Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren'in hazır bulunmasından mutluluk duyduğunu dile getiren Başkan Altay, “Kendisi bugüne kadar üstlendiği her görevde çok kıymetli işlere imza attı. TİKA, Türk Dünyası Belediyeler Birliği'nin en stratejik partner kuruluşlarından biridir. Yurt dışındaki pek çok restorasyon ve kültürel projeyi TİKA iş birliğiyle hayata geçiriyoruz. Bu toplantıyla beraber, TDBB ve TİKA arasındaki iş birliğinin çok daha ileri bir seviyeye taşındığına şahitlik edeceğiz” dedi. TİKA BAŞKANI EREN, BAŞKAN ALTAY’A TEŞEKKÜR ETTİ TİKA Başkanı Abdullah Eren de toplantıda yer almaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, TİKA'nın kuruluş amacı ve Türk coğrafyasındaki faaliyetleri hakkında bilgiler verdi. TDBB'nin Türkiye'deki belediyecilik deneyimini uluslararası arenaya taşıdığını vurgulayan Eren, “Sayın Başkanımıza ve TDBB bünyesinde emek veren herkese teşekkürlerimi sunuyorum. TİKA olarak 34 yıllık bir kurumuz. Türk coğrafyasında ve gönül bağımızın olduğu tüm bölgelerde, özellikle restorasyonun yanı sıra sosyal, kültürel ve kalkınma odaklı projeler yürütüyoruz. Kalkınma vizyonumuz, Türk Dünyası Belediyeler Birliği ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Başkanımızla bu konuyu daha önce istişare etmiştik; inşallah bundan sonraki süreçte iş birliğimizi daha da artıracağız” şeklinde konuştu. “BURADA SİZİNLE BİRLİKTE OLMAK BİZİM İÇİN ŞEREFTİR” Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Semen Ağa ise, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesi ve Cumhur İttifakı'nın desteğiyle, 102 yıl sonra Kerkük'te yeniden bir Türkmen Valinin seçilmiş olması bizim ve hepimiz için çok kıymetlidir. Bugün burada sizlerle bir arada olmak bizler için bir şeref ve onurdur. Allah'ın izniyle bu süreçte gönül bağımızın olduğu Altaylar'dan Tuna'ya kadar tüm Türk dünyasının belediye başkanları ile mümkün olan en üst düzeyde iş birliği içinde çalışmayı temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. Çeşitli ülkelerden gelen yönetim kurulu üyelerinin katılım sağladığı TDBB Yönetim Kurulu Toplantısı'nda alınan karar doğrultusunda, Kerkük Belediyesi birliğe resmi olarak kabul edildi.

Bursa İnegöllü öğrenciler MEB Robot Yarışması'nda Haber

Bursa İnegöllü öğrenciler MEB Robot Yarışması'nda

Antalya’da düzenlenecek olan 18. Uluslararası MEB Robot Yarışması başlıyor. “Yeşil Vatan, Mavi Gelecek” temasıyla 6-8 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya Spor Salonunda gerçekleştirilecek organizasyon Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise sayılı büyük robot yarışmalarından biri olarak kabul ediliyor. Uluslararası MEB Robot Yarışması; Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile Türk İş Birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) iş birliğinde düzenleniyor. İNEGÖL BELEDİYESİ’NDEN ULAŞIM DESTEĞİ Çizgi İzleyen Temel Seviye (ortaokul ve dengi okullar), Su Üstü Robot (ortaokul ve dengi okullar), Tasarla-Çalıştır Temel Seviye (ortaokul ve dengi okullar), Tozkoparan Robot (ortaokul ve dengi okullar), Endüstriyel Robotik Kol, Hızlı Çizgi İzleyen, İnsansız Hava Aracı (Mini Drone), Labirent Ustası, Mini Sumo, Otonom Araç, RC Sabit Kanat Uçak, Serbest Proje, Su Altı Robot (SAR), Tasarla-Çalıştır, Yumurta Toplama ve Siber Güvenlik olmak üzere 16 kategoride gerçekleştirilecek yarışmaya İnegöl’den de katılım oldukça yoğun. 88 öğrenci ile 14 danışman öğretmen 2026 Uluslararası MEB Robot Yarışması için Antalya’ya gitti. Bu önemli organizasyon için öğrenci ve öğretmenlerin ulaşımını ise İnegöl Belediyesi sağladı. Öğrenciler Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece Gastro İnegöl Restoranı önünden 3 otobüsle Antalya’ya gitmek üzere hareket ettiler. BAŞKAN TABAN’DAN ÖĞRENCİLERE BAŞARI DİLEĞİ İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise sayılı büyük robot yarışmalarından biri olan MEB Robot Yarışmasına katılan İnegöllü öğrencilere başarılar diledi. Gençlerin ve öğrencilerin her an yanlarında olduklarını hatırlatan Başkan Taban, “Öğrencilerimizin nerede desteğe ihtiyacı varsa biz kurum olarak yanlarındayız. Böylesine önemli bir organizasyon için de 88 öğrencimiz ile 14 danışman öğretmenimizin ulaşımı noktasında katkı sunduk. Bu tür organizasyonları önemsiyoruz. Öğrencilerimizin tecrübe kazanması, kendilerini geliştirmesi adına faydalı organizasyonlar. İnşallah yarışmalar neticesinde de güzel sonuçlarla geleceklerine inancımız tam” dedi.

Dışişleri Bakanı  Hakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: "Değerli kardeşim, Şubat ayında göreve başlamasının ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye’ye yapıyor. Türkiye olarak Bangladeş’teki istikrarlı süreci sonuna kadar destekledik. Bangladeş’in gerek İslam dünyasında gerek bölgesinde hak ettiği yeri alması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de çalışmaya devam edeceğiz. Bangladeş ile bizim çok köklü ilişkilerimiz var. Bengal halkının, Balkan Harbi sırasındaki yardımları ve Kurtuluş Savaşına verdiği destek bu kardeşliğin en önemli örnekleri arasında yer alıyor. Bugün de bu sağlam temeller üzerine, çok daha güçlü ve vizyoner temeller inşa etmeyi hedefliyoruz. Ticaret, yatırım ve savunma sanayii gibi alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticaret hacmimiz var olan potansiyeli çok yansıtmıyor. 1.3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var, bunu da yükseltmemiz gerekiyor. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız, Güney Asya’nın ve bölgede, istikrar ve refaha da doğrudan katkı sağlayacaktır. Krizin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmektedir. Bangladeş, 1 milyondan fazla Rohingya’ya ev sahipliği yaparak, tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir. Ülkemiz tarafından, Rohingyalılar için sağlanan yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumdadır. TİKA, AFAD, Türk Kızılay’ı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından; sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz. Bölgemizin istikrarı, güvenliği, huzuru ve refahı, dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer alıyor. Ne yazık ki savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablo yalnızca, bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı, küresel ekonomik istikrara etki ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada, tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak, gayretlerimizi tamamen bu yöne yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz, sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım, milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Dün ülkemize yönelen bir füze daha etkisiz hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak, İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz. İranlı mevkidaşımla, dünkü olaydan sonra da görüşüp haberleştik, yine kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir konunun talimatını verdiklerini ve böyle bir saldırıyla ilişkilerinin olmadığını söylüyorlar. Tabii ki elimizde teknik veriler başka şeyler var. Biz, bu veriler ve yapılan beyanlar arasında zıtlığı kendileriyle düzeylerde konuşuyoruz. Bizim bir numaralı önceliğimiz, savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak ve Türkiye’nin hiçbir şekilde bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek. Bölgemizi saran bu çatışma halinin temelinde yatan asıl sorunları görmezden gelemeyiz. Çok uzun süredir, Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarını ve fundamentalist ideolojisinin bölgemizde neden olduğu kaosa ısrarla dikkat çekmekteyiz. İsrail’in bölgede, kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yummamız mümkün değildir. Netanyahu hükümetinin, Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzellilerin, başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail, iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeria’da yeni bir oldubittiye yönelik adımlar atmaktadır. Batı Şeria’da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı faaliyete kapatması, bölgemizde yeni bir infiali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail, Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netanyahu’nun, Hizbullah ile mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun, İsrail’in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir. Küresel ve bölgesel krizlerin çözümünü, ancak yetkin bir diplomasi ve güçlü kurumlarla mümkün olduğunun bilincindeyiz."

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Somali’nin egemenliğini hedef alan hiçbir girişim kabul edilemez Haber

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Somali’nin egemenliğini hedef alan hiçbir girişim kabul edilemez

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda düzenlenen panelde konuşan İletişim Başkanı Duran, Türkiye ile Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin 60. yıl dönümünü kutlayarak, “Köklü bir kardeşliğe dayanan bu müstesna ilişkinin, karşılıklı güven ve ortak vizyon temelinde daha da güçlenerek geleceğe taşınacağına yürekten inanıyorum” dedi. Ramazan ayını tebrik ederek sözlerine başlayan Duran, Türkiye’nin Afrika politikasının özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2005 yılında başlatılan Afrika Açılımı ile ivme kazandığını belirtti. Duran, “Afrika, tarihsel ve kültürel manada bizim gönül coğrafyamızın her daim tamamlayıcı ve vazgeçilmez bir parçası olmuştur” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011 yılında Somali’ye gerçekleştirdiği ziyareti “tarihî nitelikte” olarak tanımlayan Duran, “Tüm dünyada yankı uyandıran bu ziyaretin ardından kapsamlı bir dayanışma seferberliği hayata geçirilmiştir” diye konuştu. Türkiye’nin Afrika politikasının beş temel ilke üzerine kurulu olduğunu belirten Duran, ekonomik kalkınma desteği, güvenlik ve savunma sanayii iş birliği, arabuluculuk rolü, bölgesel örgütlerle iş birliği ve küresel meselelerde koordinasyon başlıklarına dikkat çekti. Duran, “Afrika’yı tek boyutlu okumalarla değerlendirmek, kıtanın asıl hikayesini ıskalamaktır. Afrika; genç ve dinamik nüfusu, kaynak zenginliği ve bölgesel entegrasyon adımlarıyla küresel ekonominin yeni çekim merkezlerinden biri haline gelmektedir” dedi. Türkiye’nin Afrika’daki varlığının bazı ülkeleri rahatsız ettiğini savunan Duran, “Bu devletler, Afrika kıtasını büyük güçlerin oyun sahası olarak görme hatasını devam ettirmektedirler” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 31 Afrika ülkesine ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Duran, 2005 yılında 12 olan büyükelçilik sayısının bugün 44’e çıktığını belirtti. Son 20 yılda karşılıklı ticaret hacminin 5 milyar dolardan yaklaşık 40 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Duran, “Bu kayda değer yükseliş, izlediğimiz samimi ve kararlı politikanın sonucudur” dedi. Duran, Türkiye’nin Afrika’daki varlığının yalnızca ekonomik olmadığını belirterek, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türk Hava Yolları, Türkiye Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Diyanet Vakfı başta olmak üzere birçok kurumun sahada aktif rol üstlendiğini söyledi. Konuşmasında Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne vurgu yapan Duran, “Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan; bunu meşrulaştırmaya yeltenen hiçbir girişim asla kabul edilemez” dedi. İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açıkça karşı olduklarını belirten Duran, “Bu adımı, bölgenin hassas güvenlik dengesini zedeleyen ve Afrika Boynuzu’nu belirsizliğe sürükleyen son derece tehlikeli bir hamle olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Somali’nin yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Duran, “Biz, bu tür dayatmalara karşı durmayı bir tercih değil, bir ilke olarak görüyoruz ve bu ilkeden asla geri adım atmayacağız” dedi. Duran, 2017 yılında açılan TÜRKSOM Askeri Eğitim Üssü ile 2024’te imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın iki ülke ilişkilerinde kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin Somali ile terör örgütü Eş-Şebab’a karşı birlikte mücadele ettiğini kaydeden Duran, “Somali’nin öz kaynaklarının Somali halkının yararına kullanılmasına önayak olduk” dedi. Enerji alanındaki iş birliğine değinen Duran, Oruç Reis araştırma gemisinin Ekim 2024-Haziran 2025 döneminde Somali açıklarında sismik araştırma yaptığını hatırlattı. Duran, “Somali açıklarında sondaj yapacak Çağrı Bey gemisini geçen hafta uğurladık” ifadelerini kullandı. Somali’de planlanan uzay üssü projesine de değinen Duran, “Bu heyecan verici projenin, Türkiye ve Somali’nin uluslararası prestijini artırmasının yanı sıra güvenlik, savunma sanayi, teknoloji paylaşımı gibi birçok alanda yeni imkanlara vesile olacağını öngörüyorum” dedi. Konuşmasının sonunda panelin barış, istikrar ve refaha katkı sunmasını temenni eden Duran, katılımcılara teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Afrika Boynuzu, yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemeli Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Afrika Boynuzu, yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemeli

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: "11 yıl aradan sonra Addis Ababa'yı ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Başbakan Abiy ve Etiyopya makamlarına, şahsıma ve heyetime göstermiş oldukları sıcak misafirperverlikten dolayı teşekkür ediyorum. Etiyopya, bölgedeki ağırlığıyla Afrika kıtasında oynadığı öncü rol bakımından son derece önemli bir ülkedir. Sahra Altı Afrika’daki en eski büyükelçiliğimizim 1926 yılında Addis Ababa’da açılması bu şehri kıtayla ilişkilerimizin kalbine yerleştiriyor. Bu ziyaretimin, büyükelçiliğimizin açılışının 100’üncü yılına denk gelmesi de bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır. Biraz önce yaptığımız görüşmelerde, Sayın Başbakan ve heyetiyle ticari yatırımlar, enerji, madencilik, tarım, iletişim ve eğitim alanlarındaki ilişkilerimizi etraflıca görüştük. Diğer birçok alandaki potansiyel iş birliklerini nasıl değerlendirebiliriz, 1 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize nasıl ulaşırız bunları da ele aldık. Etiyopya’daki en büyük ikinci yatırımcı ülke olmaktan memnuniyet duyuyoruz. 200’ü aşkın firmamızın 2.5 milyar doları bulan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalının istihdamına destek olması bizler için kıvanç vesilesidir. Türk müteahhitlik firmaları, Etiyopya’da demiryolu, ulaşım, özellikle fabrika, turistik tesis ve enerji nakil hatları gibi faaliyet alanlarında 2,6 milyar dolar değerinde 15 projeyi üstlendiler. Dost Etiyopya halkıyla yüzyıllara sari münasebetlerimizin geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. Etiyopya, İslam kültürü bakımından paha biçilemez bir değer niteliği taşıyor. Afrika’daki ilk Müslüman yerleşim yeri olarak bilinen Necaş Köyü’ndeki Necaşi Türbesi ve Cami kültürel bağlarımız bakımından çok önemlidir. TİKA’nın destekleriyle tadilatı ve tamiratı yapılan bu projeyle Afrika tarihinin önemli bir kültürel mirasını yaşatmakla kalmamış, Etiyopya ile aramızdaki kadim dostluk bağlarını da güçlendirmiş olduk. Maarif Vakfımızın eğitim alanındaki faaliyetlerinin yanı sıra TİKA Ofisimiz aracılığıyla aramızda kültür köprüleri kurmaya devam edeceğiz. Eşit ortaklı ve karşılıklı anlayış temelinde bu samimi coğrafyanın güzel insanlarının her daim yanındayız. Başbakan Abiy’in göreve başlamasından bu yana Etiyopya’nın siyasi, sosyal ve ekonomik dönüşümü için kendisini tebrik ediyorum. Tüm dünyanın gözleri Afrika Boynuzuyla buraya çevrilmişken Etiyopya’nın köklü devlet yapısı, örnek gösterilecek yönetiminin önemi daha da çok hissediliyor. Türkiye olarak bölgenin yeterince çektiği çatışma ve acılara yenilerinin eklenmesini asla istemiyoruz. Biz bölgenin sorunlarına yine bölge ülkelerinin çözüm geliştirmesini ve Afrika Boynuzu’nun yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu minvalde İsrail’in Somaliland’i tanımasının ne Somaliland’e ne de Afrika Boynuzu’na faydası olmadığını tekrar vurguluyorum. Bu vesileyle yakın geçmişte Etiyopya ve Somali arasında arabuluculuğunu yürüttüğümüz Ankara sürecindeki tutumları için her iki tarafa da tekrar teşekkür ediyorum. Türkiye olarak BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’na bu sene Kasım ayında ev sahipliği yapacağız. Etiyopya’nın da önümüzdeki yıl tertipleyeceği bu toplantı bağlamında yakın iş birliğimizi sergileyeceğiz."

Ahmet Kılıç: Türkiye artık küresel bir turizm markasıdır Haber

Ahmet Kılıç: Türkiye artık küresel bir turizm markasıdır

AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ahmet Kılıç, TBMM Genel Kurulu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi üzerine AK Parti Grubu adına bir konuşma gerçekleştirdi. Kılıç, yaptığı konuşmada Türkiye’nin kültür politikaları, turizm başarıları ve tarihî mirasa sahip çıkma iradesi üzerine değerlendirmelerde bulundu. AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ahmet Kılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımının yalnızca savunma sanayisini değil; kültürel alandaki bir duruşu da temsil ettiğini vurgulayarak Türkiye’nin artık uluslararası sistemde proaktif bir konuma yükseldiğini ifade etti. “Türkiye artık sürecin dışında kalan değil, süreci belirleyen bir ülkedir” diyen Kılıç, 2026 yılı bütçesinin de bu vizyonun somut bir yansıması olduğunu belirtti. “Çalınan tarihî eserlerin iadesi için kararlı mücadele sürüyor” Türkiye’den farklı dönemlerde yasa dışı yollarla çıkarılmış tarihî eserlerin ülkeye kazandırılması konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yoğun bir çalışma yürüttüğünü ifade eden Kılıç, “Bu mücadele millî hafızamıza sahip çıkma iradesinin en güçlü göstergesidir” dedi. Kılıç, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile TİKA’nın da gönül coğrafyasında Türkiye adına önemli kazanımlar elde ettiğini söyledi. Kültürel mirasta güçlü ivme Kılıç, kültürel mirasa yönelik yatırımların kapsamlı biçimde sürdüğünü belirterek, son dönemde gerçekleştirilen restorasyon projeleri, müze ve atölye yatırımları, gezici müzeler ve çocuk programlarının yeni nesille kültürel bağları güçlendirdiğini aktardı. “UNESCO listelerindeki varlık sayımızı 25’ten 31’e yükselttik. Türkiye artık dünyada en fazla unsur kaydettiren ikinci ülke konumuna geldi” dedi. Turizmde elde edilen rekor sonuçlara da değinen Kılıç, 2024 yılında 62,3 milyon ziyaretçi ve 61,1 milyar dolarlık gelirle Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaşıldığını ifade etti. 2025’in ilk altı ayında da yüzde 7,6’lık gelir artışı yaşandığını belirtti. “Bu başarı rastlantı değil; stratejinin, vizyonun ve güçlü liderliğin sonucudur” diyen Kılıç, Türkiye’nin artık sadece yaz turizmiyle değil; kültür, gastronomi, şehir kimliği ve festivalleriyle dört mevsim turizmde iddialı bir ülke olduğunu söyledi. Sürdürülebilir turizmde de önemli bir dönüşüm yaşandığını aktaran Kılıç, 19 binden fazla tesisin Sürdürülebilir Turizm Sertifikası alarak dünyada örnek bir konuma geldiğini kaydetti. “Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı, Türkiye Yüzyılı ruhunu güçlendirecek” Konuşmasında Bursa’nın fethinin 700’üncü yılının 2026’da etkinliklerle kutlanacağını hatırlatan Kılıç, 1326 yılının yalnızca bir fethin değil, yeni bir medeniyetin temelinin atıldığı bir tarih olduğunu vurguladı. “Bursa, yedi yüz yıldır ilimle, irfanla ve devlet aklıyla yoğrulan bir medeniyetin taşıyıcısıdır. 700’üncü yıl etkinlikleri, bu büyük mirası tüm dünyaya yeniden hatırlatacaktır” diyen Kılıç, milletvekillerini etkinliklere davet etti. Ahmet Kılıç, konuşmasını 2026 yılı bütçesinin kültür, sanat, tarih ve turizm alanlarında ülkeye yeni kazanımlar sağlaması temennisiyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.