Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Terörle Mücadele

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Terörle Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörle Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

11 Eylül saldırılarının üzerinden 25 yıl geçti: Dünyayı değiştiren günün dakika dakika kronolojisi Haber

11 Eylül saldırılarının üzerinden 25 yıl geçti: Dünyayı değiştiren günün dakika dakika kronolojisi

11 Eylül saldırıları yalnızca ABD'nin güvenlik politikalarını değil, küresel siyasetin ve uluslararası güvenlik anlayışının seyrini de değiştiren tarihi bir kırılma noktası oldu. İlk uçak Kuzey Kule'ye çarptı 11 Eylül 2001 sabahı Boston'dan Los Angeles'a gitmek üzere havalanan American Airlines'ın 11 sefer sayılı uçağı, El-Kaide saldırganları tarafından kaçırıldı. Uçak saat 08.46'da New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'nin Kuzey Kulesi'ne çarptı. Çarpışmanın ardından binada büyük bir yangın çıktı ve üst katlarda çok sayıda kişi mahsur kaldı. İlk anda kazaya ilişkin belirsizlik yaşanırken, kısa süre içinde olayın koordineli bir saldırının parçası olduğu ortaya çıktı. 17 dakika sonra ikinci uçak Güney Kule'ye çarptı İlk saldırının üzerinden henüz 17 dakika geçmişken United Airlines'ın 175 sefer sayılı uçağı da kaçırıldı. Boston'dan Los Angeles'a gitmek üzere havalanan uçak, saat 09.03'te Dünya Ticaret Merkezi'nin Güney Kulesi'ne çarptı. İkinci çarpışma, saldırının kaza olmadığını açıkça ortaya koyarken, olay dünya televizyonlarından canlı olarak takip edildi. Böylece New York'un simge yapılarından İkiz Kuleler aynı anda büyük bir felaketin merkezine dönüştü. Hedef bu kez Pentagon oldu Saldırganların kontrolündeki üçüncü uçak, Washington Dulles Havalimanı'ndan kalkmış olan American Airlines'ın 77 sefer sayılı uçağıydı. Uçak saat 09.37'de, ABD Savunma Bakanlığı'nın Arlington, Virginia'daki Pentagon binasına çarptı. Saldırıda Pentagon'da bulunan 184 kişi ile uçakta bulunan kişiler yaşamını yitirdi. Saldırı, ABD'nin siyasi ve askeri merkezlerinden birinin doğrudan hedef alınması nedeniyle ülke genelinde büyük bir şok yarattı. Güney Kule 09.59'da çöktü Saldırılardan yaklaşık bir saat sonra Dünya Ticaret Merkezi'ndeki yıkım daha da büyüdü. Güney Kule, saat 09.59'daçöktü. Binadaki yangınların ve uçakların çarpmasıyla oluşan yapısal hasarın birleşmesi, kulelerin taşıyıcı sistemlerini zayıflattı. Güney Kule'nin ardından Kuzey Kule de saat 10.28'de çöktü. Dördüncü uçakta yolcular saldırganlara karşı direndi Newark Havalimanı'ndan San Francisco'ya gitmek üzere havalanan United Airlines'ın 93 sefer sayılı uçağı da dört saldırgan tarafından kaçırıldı. Yolcular, telefon görüşmeleri aracılığıyla diğer uçakların hedef alındığını öğrendi. Bunun üzerine uçaktaki yolcular ve mürettebat, kokpiti ele geçirmek için saldırganlara karşı harekete geçti. Mücadele sırasında uçak saat 10.03'te Pensilvanya'nın Shanksville kenti yakınlarında boş bir araziye düştü. Uçaktaki 40 yolcu ve mürettebatın tamamı hayatını kaybetti. Resmi değerlendirmelere göre yolcuların müdahalesi, uçağın Washington'daki başka bir hedefe ulaşmasını engellemiş olabilir. 11 Eylül saldırılarında 2 bin 977 kişi hayatını kaybetti 11 Eylül saldırılarında Dünya Ticaret Merkezi, Pentagon ve Flight 93'ün düştüğü bölgede toplam 2 bin 977 kişi yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenler arasında saldırılara müdahale etmek için binalara giren yüzlerce itfaiyeci ve çok sayıda polis memuru da bulunuyordu. Kurbanlar 90 farklı ülkenin vatandaşlarından oluşuyordu. Saldırılar, binlerce kişinin yaralanmasına ve sonraki yıllarda kurtarma ve müdahale çalışmalarında görev alan çok sayıda kişinin sağlık sorunları yaşamasına da neden oldu. Dünya siyasetinin seyri değişti 11 Eylül saldırıları, ABD'nin terörle mücadele ve ulusal güvenlik politikalarında kapsamlı değişikliklere yol açtı. Washington yönetimi saldırıların ardından "Teröre Karşı Küresel Savaş" politikası çerçevesinde kapsamlı askeri ve güvenlik operasyonları başlattı. ABD, Ekim 2001'de Afganistan'a askeri müdahalede bulundu. 2003 yılında ise Irak işgali başladı. Bu gelişmeler Orta Doğu'nun siyasi dengelerini uzun yıllar boyunca etkiledi. Havacılık güvenliğinden istihbarat faaliyetlerine, sınır kontrollerinden terörle mücadele yasalarına kadar çok sayıda alanda yeni uygulamalar hayata geçirildi. 25 yıl sonra 11 Eylül'ün mirası 11 Eylül saldırılarının üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen saldırıların siyasi, güvenlik ve toplumsal etkileri devam ediyor. Her yıl 11 Eylül'de düzenlenen anma törenlerinde saldırılarda hayatını kaybedenlerin isimleri okunuyor ve saldırıların gerçekleştiği saatlerde sessizlik anları düzenleniyor. 25 yıl sonra 11 Eylül, yalnızca ABD tarihinin en büyük terör saldırılarından biri olarak değil, 21. yüzyılın uluslararası güvenlik ve jeopolitik düzenini şekillendiren en önemli olaylardan biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Bakan Çiftçi Astana'da: Türk devletleri arasında "TÜRKPOL" iş birliği gündemde Haber

Bakan Çiftçi Astana'da: Türk devletleri arasında "TÜRKPOL" iş birliği gündemde

Bakan Çiftçi, Astana temasları kapsamında Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in TDT ülkelerinin içişleri bakanlarını kabul ettiği programa da katıldı. TDT’nin güvenlik alanındaki iş birliğinin geliştirilmesi, üye ülkeler arasında ortak mekanizmaların oluşturulması açısından toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Bakan Çiftçi'den "Suçla Mücadele Konseyi" önerisi Zirvede konuşan Mustafa Çiftçi, Türkiye tarafından gündeme getirilen Suçla Mücadele Konseyi önerisine dikkat çekti. Çiftçi, bu yapı sayesinde TDT ülkeleri arasında aranan kişilerin tespit edilmesine yönelik ortak bir mekanizmanın kurulabileceğini belirterek, söz konusu yapının ilerleyen dönemde "TÜRKPOL" adıyla Türk Devletleri Kolluk İş Birliği Ajansı'na dönüşebileceğini ifade etti. Bakan Çiftçi, bu modelin Avrupa Polis Teşkilatı (EUROPOL) ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Polis Teşkilatı (ASEANAPOL) benzeri bir iş birliği mekanizması oluşturabileceği değerlendirmesinde bulundu. Gündemde terör ve organize suçlarla mücadele var Zirvede TDT üyesi ülkelerin güvenlik kurumları arasındaki koordinasyonun artırılması amacıyla çok sayıda başlık ele alındı. Görüşmelerde; Terörle mücadele, Yeni nesil organize suç örgütleriyle mücadele, Siber suçlarla mücadele, Yasa dışı bahis ve kumarın önlenmesi, Aranan şahısların yakalanması, Düzensiz göçle mücadele, Göçmen kaçakçılığının önlenmesi konularında iş birliğinin güçlendirilmesi değerlendirildi. TDT kapsamında daha önce de terör, uyuşturucu ve siber suçlarla mücadele, düzensiz göçün önlenmesi ve Suçla Mücadele Konseyi'nin oluşturulması gibi başlıklar güvenlik iş birliğinin temel gündem maddeleri arasında yer almıştı. TDT'nin güvenlik alanındaki iş birliği genişliyor Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'ın üyesi olduğu TDT, siyasi, ekonomik, güvenlik ve kültürel alanlarda üye ülkeler arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlıyor. Teşkilatın merkezi İstanbul’da bulunuyor. TDT'nin güvenlik alanındaki iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması hedeflenirken, ortak kolluk mekanizması önerisinin bu sürecin önemli adımlarından biri olması bekleniyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilmesi planlanan TDT 13’üncü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Astana'daki temasların, teşkilatın güvenlik alanındaki ortak çalışma kapasitesinin geliştirilmesi açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Sultanbeyli’de IŞİD operasyonu: Polise ateş açtığı öne sürülen şüpheli öldürüldü Haber

Sultanbeyli’de IŞİD operasyonu: Polise ateş açtığı öne sürülen şüpheli öldürüldü

Şüphelinin yakalanması için operasyon düzenlendi İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamaya göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile koordineli şekilde yürüttükleri çalışmalar kapsamında IŞİD ile bağlantılı olduğu değerlendirilen Berkan Ç.’yi takibe aldı. Türkiye’de saldırı planladığı iddia edilen 21 yaşındaki şüphelinin yakalanması amacıyla Sultanbeyli’de operasyon gerçekleştirildi. Operasyon sırasında silahlı çatışma çıktı Operasyon sırasında Berkan Ç.’nin görevli polis memurlarına ateş açtığı belirtildi. Bunun üzerine polis ekiplerinin silahla karşılık verdiği, şüphelinin olay yerinde hayatını kaybettiği bildirildi. Çatışma sırasında bir vatandaşın da yaralandığı ve olayla ilgili gerekli işlemlerin başlatıldığı kaydedildi. Vali Gül’den güvenlik birimlerine teşekkür İstanbul Valisi Davut Gül, operasyonun ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, çalışmada görev alan güvenlik güçlerine teşekkür etti. Gül, paylaşımında, terörle mücadelede güvenlik birimlerinin kararlılıkla çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, Milli İstihbarat Teşkilatı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğünü tebrik etti. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla başlatılan soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız Haber

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız

Yargıtay Başkanlığı’nda düzenlenen törende konuşan Yılmaz, güçlü bir devlet yapısının temel unsurlarından birinin adalet olduğunu ifade etti. Kanunların herkes için eşit uygulanmasının, güçlünün hukukla sınırlandırılmasının ve vatandaşların haklarının güvence altına alınmasının devlete duyulan güven açısından önem taşıdığını söyledi. “Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdık” 2002 yılından bu yana gerçekleştirilen reformlara değinen Yılmaz, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve adalete erişimin kolaylaştırılması amacıyla çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti. Askeri yargının kaldırılması, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının getirilmesi ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun oluşturulması gibi adımları hatırlatan Yılmaz, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Yılmaz ayrıca uyuşturucu kullanımının farklı suç türleriyle bağlantısına dikkat çekerek, bağımlılıkla etkin mücadelenin hem hukuk hem de infaz sisteminin üzerindeki yükü azaltabileceğini söyledi. Yeni yargı paketlerine dikkat çekti Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi kapsamında adalet sisteminin daha hızlı ve öngörülebilir hale getirilmesini hedeflediklerini belirten Yılmaz, 11’inci ve 12’nci Yargı Paketleriyle çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini aktardı. Duruşmalar arasındaki sürenin zorunlu durumlar dışında üç ayla sınırlandırıldığını belirten Yılmaz, istinaf aşamasında da hedef süre uygulamasının devreye alındığını söyledi. Uzun süren soruşturma ve davaların nedenlerinin tespit edilmesi amacıyla yeni mekanizmalar oluşturulduğunu ifade eden Yılmaz, vatandaşların gecikmelere ilişkin başvurularını iletebilmesi için “Alo Adalet 135” sisteminin hizmete alınacağını açıkladı. Hakim ve savcı sayısı 26 bin 667’ye yükseldi Yılmaz, 2002 yılında yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısının 26 bin 667’ye çıkarıldığını, toplam adalet personeli sayısının ise 61 binden 208 binin üzerine yükseldiğini bildirdi. Yargı hizmetlerinde dijitalleşmenin de sürdüğünü belirten Yılmaz; UYAP'ın geliştirilmesi, e-Duruşma uygulamasının yaygınlaştırılması, e-Avukat sisteminin etkinleştirilmesi ve bazı adli işlemlerde yapay zeka destekli uygulamaların kullanılmaya başlanacağını ifade etti. “Terör prangasını ülkemizin gündeminden çıkarıyoruz” Konuşmasında terörle mücadele sürecine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye’ye uzun yıllar boyunca ekonomik ve toplumsal maliyet yüklediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” vizyonuna vurgu yapan Yılmaz, terör sorununun kalıcı şekilde ülke gündeminden çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti. Bu süreçte şehitlerin hatırasına ve gazilerin hukukuna dikkat edilmesi, devletin temel niteliklerinin korunması ve tüm adımların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde atılması gerektiğini ifade etti. Suriye mesajı Yılmaz, bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, ülkenin toprak bütünlüğünü koruyan ve tüm kesimleri kapsayan bir yönetim anlayışından yana olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin hem ülke içinde hem de bölgede barış, istikrar ve toplumsal bütünlüğü güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, daha adaletli bir dünya için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında ilk toplantı İstanbul’da yapıldı Haber

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında ilk toplantı İstanbul’da yapıldı

Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı, İstanbul Beşiktaş’taki Çırağan Sarayı’nda düzenlendi. Toplantı öncesinde Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’dan katılan heyetler bir araya geldi. Bakanlar ve üst düzey komutanlar katıldı Toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katıldı. Pakistan heyetinde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar, Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asıf ile Savunma Kuvvetleri Komutanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asım Münir yer aldı. Suudi Arabistan’ı ise Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan el Suud, Savunma Bakanı Prens Halid bin Salman bin Abdülaziz el Suud ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh bin Hamed Al-Ruwaili temsil etti. İlk toplantı aile fotoğrafıyla başladı Heyetlerin bir araya gelmesinin ardından toplantı öncesinde aile fotoğrafı çekildi. Daha sonra Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk oturumuna geçildi. Görüşmelerde, üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin geliştirilmesi, savunma sanayisinde ortak üretim imkanları, terörle mücadele ve bölgesel gelişmeler kapsamında uluslararası güvenlik başlıklarının ele alındığı belirtildi. Mekke Ortak Savunma Anlaşması 7 Ağustos’ta imzalandı Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 7 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke’de imzalanmıştı. Anlaşmayla Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın bölgelerinde ve uluslararası alanda artan güvenlik riskleri karşısında daha yakın iş birliği içinde hareket etmesi hedefleniyor. Üç ülkenin ortak sorumluluk ve bölgesel sahiplenme anlayışıyla güvenlik, barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesine katkı sunması amaçlanırken, ortak caydırıcılığın artırılması da anlaşmanın temel hedefleri arasında yer alıyor.

MSB'den DSG'nin feshi açıklaması: 'Tek devlet, tek ordu anlayışı açısından önemli' Haber

MSB'den DSG'nin feshi açıklaması: 'Tek devlet, tek ordu anlayışı açısından önemli'

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) feshedilerek Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesine yönelik gelişmeleri, Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Afyonkarahisar'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından MSB kaynakları, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. ABD merkezli danışmanlık şirketiyle yapılan sözleşme MSB ile ABD merkezli bir danışmanlık şirketi arasında imzalandığı belirtilen hizmet sözleşmesine ilişkin soruya kaynaklar, çalışmanın Türkiye ile ABD arasında gelişen ilişkilere katkı sunmayı hedeflediğini bildirdi. Açıklamada, savunma ve güvenlik alanındaki kurumsal diyaloğun güçlendirilmesi ile Türkiye'nin görüş ve önceliklerinin ilgili muhataplara doğru şekilde aktarılmasının amaçlandığı belirtilerek, söz konusu çalışmanın profesyonel bir yaklaşımla hazırlanan ortak stratejinin ürünü olduğu ifade edildi. 'Terörsüz Türkiye' sürecinde dört alt komisyon Çözüm sürecine ilişkin sorular üzerine, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in de görev aldığı Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirdiği belirtildi. Çalışmaların yürütülmesine ilişkin usul ve esasların ele alındığı toplantıda dört alt komisyon kurulmasının kararlaştırıldığı aktarıldı. Alt komisyonların oluşturulmasına yönelik çalışmaların ilgili kurumlarla koordinasyon halinde sürdüğü kaydedildi. MSB kaynakları, "Terörsüz Türkiye" sürecinin sağlıklı ve istikrarlı biçimde ilerlemesinin önem taşıdığını vurguladı. Bakanlığın, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiili varlıklarının sona erdiğinin, ellerindeki silah ve mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespit ve teyidine yönelik görevlerini ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdüreceği belirtildi. Türkiye-Suriye işbirliği ve DSG'nin entegrasyonu DSG'nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonuna ilişkin soruyu yanıtlayan MSB kaynakları, bu gelişmenin Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile "tek devlet, tek ordu" anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli olduğunu ifade etti. Söz konusu gelişmelerin memnuniyetle karşılandığı belirtilirken, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'deki olumlu sürecin ülke geneline yayılması ve istikrarın kalıcı hale getirilmesi için desteğini sürdüreceği kaydedildi. TSK'nın mevcut askeri işbirliği anlaşması çerçevesinde, Suriye ordusunun özellikle terörle mücadele alanındaki kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarına da destek vermeye devam edeceği bildirildi. İsrail ile çatışmazlık mekanizması MSB, İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarının yakından takip edildiğini ve bu saldırıların bir an önce sona ermesi gerektiğini vurguladı. ABD makamlarının Suriye'yi de kapsayacak şekilde bir çatışmasızlık mekanizması kurulmasına yönelik girişimleri hakkında yapılan açıklama ve haberlerin de takip edildiği belirtildi. Bakanlığa bu konuda şu ana kadar resmi bir talep iletilmediği, böyle bir talebin gelmesi halinde konunun ilgili makamlarla koordinasyon içinde değerlendirileceği ifade edildi. Kerpe Adası'ndaki Patriot sistemine ilişkin değerlendirme Yunanistan'ın Kerpe Adası'nda konuşlu Patriot hava savunma sistemine ilişkin soruya da yanıt veren MSB kaynakları, gayriaskeri statüdeki adaların hukuki durumunun 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile düzenlendiğini hatırlattı. Yunanistan'ın söz konusu adaları anlaşmalara aykırı şekilde silahlandırmasının hukuka aykırı olduğu görüşünü yineleyen Bakanlık, Patriot sistemlerinin Kerpe'den Girit'e taşınması kararını mevcut uygulamadan geri dönülmesi yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Türkiye'nin, bölgede barış ve istikrara katkı sağlayacak, uluslararası hukuk ve anlaşmalardan doğan yükümlülüklere uygun yapıcı adımları desteklemeyi sürdüreceği belirtildi. Rodos'a İHA üssü iddiası Rodos Adası'na insansız hava aracı üssü kurulacağı yönündeki iddialar da MSB'nin gündemindeydi. Bakanlık kaynakları, Rodos'un gayriaskeri statüsünün uluslararası anlaşmalarla açık ve bağlayıcı şekilde düzenlendiğini belirterek, bu statüyü ihlal edecek girişimlerin Yunanistan'ın uluslararası yükümlülükleriyle bağdaşmayacağını ifade etti. Rodos'ta İHA üssü kurulmasına yönelik olası bir adımın, adanın gayriaskeri statüsünün ihlali anlamına geleceği ve Ege'de barış, istikrar ile iyi komşuluk ilişkilerine zarar verebileceği değerlendirmesinde bulunuldu. Türkiye'nin, uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya ve bu doğrultuda gerekli tedbirleri almaya devam edeceği vurgulandı.

Süleyman Soylu’dan Rahmi Turan’a sert tepki Haber

Süleyman Soylu’dan Rahmi Turan’a sert tepki

AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, gazeteci Rahmi Turan’ın kendisine yönelik eleştirilerine sert sözlerle yanıt verdi. Soylu, Turan’ın terörle mücadele kapsamında daha önce açıklanan rakamları eleştirmesine tepki göstererek, devlet kurumlarının terör örgütlerine ilişkin verileri düzenli şekilde takip ettiğini savundu. Rahmi Turan’ın yazısında Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde açıkladığı terörist sayılarını ve çerçeve yasa tartışmalarını eleştirmesi üzerine açıklama yapan Soylu, Turan’ın kendisi hakkında son yıllarda çok sayıda “iftira” ortaya attığını öne sürdü. “Devlet kurumları verileri düzenli olarak güncelliyor” Türkiye’nin terörle mücadelede güvenlik güçlerinin yanı sıra ilgili devlet kurumlarının koordinasyonuyla hareket ettiğini belirten Soylu, terör örgütlerine ilişkin sayı ve tespitlerin İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT tarafından takip edildiğini ifade etti. Soylu, söz konusu verilerin belirli aralıklarla güncellendiğini ve Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında yurt içi ve yurt dışındaki güvenlik tehditleriyle birlikte değerlendirildiğini söyledi. Turan’ın bu verileri eleştirmesine tepki gösteren Soylu, değerlendirmelerin “devletin ilgili kurumlarının tespitlerini çarpıttığını” savundu. “Terörle mücadeleye fitne sokmayın” Soylu açıklamasında, Türkiye’nin terörle mücadelede ağır bedeller ödediğini belirterek, güvenlik güçlerinin mücadelesinin küçümsenmemesi gerektiğini söyledi. “Terörsüz Türkiye” sürecine de atıfta bulunan Soylu, terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin, şehitlerin ve gazilerin mücadelesine yönelik eleştirilerin dikkatli yapılması gerektiğini savundu. Soylu, Rahmi Turan’a yönelik açıklamasında Sözcü hakkında da ağır ifadeler kullanarak, gazetenin sahipliği ve finansmanına ilişkin çeşitli iddialar ortaya attı. Bu iddialar Soylu’nun açıklamalarındaki değerlendirmeler olup, haber metninde bağımsız olarak doğrulanmış bilgiler olarak sunulmamalıdır. Soylu, açıklamasının sonunda Turan’a yönelik sert eleştirilerini sürdürerek, kendisinin ve gazetenin yayın politikalarının devlet kurumlarıyla karıştırılmaması gerektiğini savundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.