Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Terörle Mücadele

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Terörle Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörle Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İtalya'nın Modena şehrinde araç yayaların arasına daldı: Çok sayıda yaralı var Haber

İtalya'nın Modena şehrinde araç yayaların arasına daldı: Çok sayıda yaralı var

İtalya'nın Emilia Romagna bölgesindeki Modena kentinin tam merkezinde bir otomobil yayaların üzerine daldı. Sürücü aniden aracı kaldırıma kırarak yayaları altına aldı. İlk bilgilere göre sekiz kişi yaralandı; bunlardan dördünün durumu ağır ve tüm yaralılar acilen yakındaki Bologna Maggiore Hastanesi'ne kaldırıldı. Olayın tam olarak nasıl geliştiği şu anda soruşturma makamlarının incelemesinde; yetkililer eylemin ardındaki nedenleri ortaya çıkarmaya çalışıyor. Sürücünün gözaltına alınması ve kaçma girişimi Aracı kullanan kişi güvenlik güçleri tarafından derhal durduruldu. Kökeni Fas'a dayanan, Modena ilinde ikamet eden 31 yaşında bir İtalyan vatandaşı olduğu, şimdiye kadar hakkında sabıka kaydı bulunmadığı bildirildi. Çarpmanın ardından araçtan inen adamın, aktarılanlara göre, elinde bıçakla kalabalığı yara yara yaya olarak kaçmaya çalıştığı belirtildi. Devriye gezen bir polis ekibinin müdahalesi sayesinde, elindeki bıçakla herhangi birini yaralamaya fırsat bulamadan etkisiz hale getirildi. Şu anda emniyet müdürlüğünde tutuluyor; burada soruşturmayı yürütenler tarafından sorgulanarak bu dramatik eylemin nedenlerinin tüm yönleriyle aydınlatılmasına çalışılıyor. Belediye Başkanı Massimo Mezzetti'nin açıklamaları Modena Belediye Başkanı Massimo Mezzetti, kurtarma çalışmalarını yakından takip etmek ve ilk tanıklıkları toplamak için hemen olay yerine gitti. Mezzetti, "Sekiz yaralı var; bunlardan dördü kod üç, üçü 'kod bir', yani durumu daha hafif, biri ise ara seviye olan 'kod iki'. Dört 'kod üç' hastadan, yani durumu en ağır olanlardan ikisi Bologna’daki Maggiore Hastanesi’ne, ikisi Modena’daki hastaneye nakledildi. Onlardan birinin durumu çok çok ağır, çünkü otomobil kendisine tam isabet etti ve maalesef iki bacağı da amputasyonla alındı", ifadelerini kullandı. Belediye başkanının aktardığına göre araç kaldırıma yönelerek bir bisiklete de çarptı, ardından hız kesmeden kadına çarparak durdu. Belediye başkanı, "Elinde bir bıçakla görüldü ama kimseyi bıçaklamayı başaramadı. Görünüşe göre birini vurmayı denemiş", diye de ekledi. Hükümetin tepkisi Olayın ciddiyeti, İtalya hükümetinin üst düzey isimlerinin de derhal dikkatini çekti. Başbakanlık Sarayı Palazzo Chigi'den yapılan resmi açıklamada, Başbakan Giorgia Meloni'nin Modena'daki durumun seyrini azami dikkatle takip ettiği belirtildi. Meloni'nin, İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ve Cumhuriyetin güvenliğinden sorumlu, başbakanlığa bağlı Devlet Güvenliği müsteşarı Alfredo Mantovano ile sürekli temas halinde olduğu; sorgunun sonuçları ve terörle mücadele biriminin incelemeleri hakkında anlık bilgi aldığı kaydedildi. Meloni X hesabında yaptığı bir paylaşımda, "Bugün Modena'da yaşananlar, bir adamın birçok yayayı aracıyla ezdiği ve ardından bir yayayı bıçakladığının bildirildiği bu olay, son derece vahimdir. Yaralanan kişilere ve ailelerine yakınlık ve dayanışma duygularımı iletiyorum. Sorumluyu durdurmak için cesurca müdahale eden vatandaşlara ve emniyet güçlerine de müdahaleleri için teşekkür ediyorum. Belediye başkanıyla görüştüm ve olayın gelişimini izlemek için yetkililerle sürekli temas halindeyim. Sorumlunun yaptıklarının hesabını sonuna kadar vereceğine inanıyorum", diye yazdı.

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor Haber

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor

Fransa'da terörle mücadele savcılığı (PNAT) tarafından 16 Mayıs'ta yapılan duyuruya göre, Cemal Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildi. Soruşturmanın merkezinde “işkence” ve “zorla kaybetme” gibi suçlamalar yer alıyor. Fransa’nın terörle mücadele savcılığı, Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildiğini açıkladı. İşkence ve zorla kaybetme suçlamalarını içeren soruşturma, aralarında Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) de bulunduğu insan hakları örgütlerinin başvurusu üzerine başlatıldı. Başvurular ilk aşamada reddedilmiş ancak Paris İstinaf Mahkemesi 11 Mayıs’ta dosyanın kabul edilebilir olduğuna hükmetmişti. Ardından Fransa’nın terörle mücadele savcılığı bugün soruşturmayı yürütmek üzere bir hakim atandığını duyurdu. Cemal Kaşıkçı cinayeti Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de evlilik işlemleri için gittiği İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmüştü. Cinayetin ardından ABD istihbaratı, operasyon emrinin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından verildiği sonucuna varmıştı. Bin Selman ise cinayet emri verdiği iddiasını reddetmişti. Kaşıkçı cinayetiyle ilgili Türkiye’de açılan dava, 2022’de Suudi Arabistan’a devredilmişti. Bu karar, insan hakları örgütleri tarafından sert biçimde eleştirilmişti. Fransa’daki yeni soruşturma, davanın uluslararası alanda yeniden yargı gündemine taşınması açısından dikkati çekti. Neden Fransa? Fransa; Birleşmiş Milletler’in “İşkenceye Karşı Sözleşme” ile “Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşme”ye taraf bir ülke. Bu sözleşmeler uyarınca Fransa, dünyada nerede işlenirse işlensin, işkence ve zorla kaybetme şüphelisi bir kişi kendi topraklarına ayak bastığı an o kişiyi soruşturmak ve yargılamakla yükümlü. İnsan hakları örgütleri TRIAL International ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın 2022 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmek üzere Paris’e geldiği gün, Fransız yargısına jet hızıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Muhammed bin Selman'ın Fransa topraklarında bulunması, mahkemenin bu dosyayı açmasına imkan sağladı.

Joe Kent: ‘Trump Kürtlere öfkeleneceğine yanlış bilgi verenlere odaklansın’ Haber

Joe Kent: ‘Trump Kürtlere öfkeleneceğine yanlış bilgi verenlere odaklansın’

İran’a karşı başlatılan savaş sürecinde görevinden istifa eden isimlerden biri olan Kent, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Washington’u savaşa çekmek için gerçekçi olmayan senaryolar sunduğunu savundu. Joe Kent açıklamasında, “Başkan Trump öfkeli çünkü İsrailliler ona Kürtlerin ve diğer İranlı muhaliflerin silahlandırılmasıyla İran rejiminin hızla devrileceği yönünde bir hayal sattı. Ancak bu plan sahadaki gerçeklere değil, temennilere dayanıyordu” dedi. “Kürtler ABD’nin kritik ortakları” Kent, Kürt güçlerinin hedef alınmasına karşı çıkarak, onların ABD’nin terörle mücadeledeki en önemli ortaklarından biri olduğunu vurguladı. “Başkan Trump, öfkesini kritik terörle mücadele ortaklarımız olan Kürtlere değil, bizi bu savaşa sürüklemek için kendisine yanlış bilgiler veren İsrailli yetkililere yöneltmeli” ifadelerini kullanan Kent, İsrail’in temel hedefinin İran rejimini tek başına devirmek değil, ABD’yi doğrudan savaşın içine çekmek olduğunu savundu. “İsrail’in amacı ABD’yi savaşa sokmaktı” Eski ABD’li yetkili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İsrail her zaman İran rejimini ABD olmadan deviremeyeceğini biliyordu. Bu nedenle Washington’u savaşın içine çekmeleri gerekiyordu. İran hakkında bize verilen istihbaratlar da bu hedef doğrultusunda sunuldu.” Kent ayrıca Trump’ın yakın çevresini de eleştirerek, “Başkan’ın ekibi, İsrail’in asıl hedefini görmekte başarısız oldu ve Başkan’a gerekli bağlamı sunamadı” dedi. İran savaşı sırasında istifa etmişti Joe Kent, İran’a yönelik savaşın başlamasının ardından Washington’daki güvenlik bürokrasisinde yaşanan görüş ayrılıkları sırasında görevinden ayrılmıştı. Kent’in özellikle rejim değişikliği hedefli stratejilere ve bölgesel silahlı gruplar üzerinden yürütülen planlara karşı çıktığı iddia edilmişti. Kent’in son açıklamaları, ABD’de İran savaşı, İsrail’in etkisi ve Kürt grupların bölgedeki rolü üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi. Trump : Kürtlere silah vermediğimizi söyleyen yetkililer yanılıyor Donald Trump, bugün (12 Mayıs) Çin’e gitmek üzere Beyaz Saray’dan ayrıldığı sırada basın 'ın sorularını yanıtladı. Rûdaw muhabiri Trump’a, "Sayın Başkan, dün Kürtlere silah verdiğinizi ve onların da bu silahları aldığını söylediniz. Ancak bir ABD’li askeri yetkili Kürtlere silah verilmediğini söylüyor, Kürt taraflar da silah almadıklarını belirterek bunu reddediyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?" sorusunu yöneltti. Trump, verdiği kısa ve net cevapta, "O yetkililer yanılıyor" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Erivan’da temaslarını sürdürüyor Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Erivan’da temaslarını sürdürüyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Erivan’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu 8. Zirvesi’ne, Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katıldı. “Geleceği İnşa Etmek: Avrupa’da Birlik ve İstikrar” temasıyla gerçekleştirilen zirvede liderlerle açılış oturumunda bir araya gelen Yılmaz, aile fotoğrafı çekimine katıldı. Zirve kapsamında diplomasi trafiğini sürdüren Yılmaz, Jonas Gahr Støre ile yaptığı görüşmede Türkiye-Norveç ilişkilerinin yanı sıra ekonomi, ticaret, enerji, savunma sanayii ve terörle mücadele başlıklarını ele aldı. Türkiye’nin Norveç ile çok yönlü iş birliğini geliştirmeye önem verdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ayrıca AGİT Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu ile görüşerek, teşkilatın Avrupa-Atlantik ve Avrasya coğrafyasında barış ve istikrara katkı sağlamaya devam etmesi temennisinde bulundu. Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile yapılan görüşmede ise ikili ilişkiler, ticaret hacminin artırılması ve bölgesel gelişmeler değerlendirildi. Türkiye-Romanya ilişkilerinin farklı alanlarda daha da ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile de kapsamlı bir görüşme gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iki ülke arasındaki ilişkiler, ulaştırma, enerji, gümrük ve dijital altyapı alanlarında iş birliği imkanlarını ele aldı. Görüşmede, normalleşme sürecinde atılan adımların somut sonuçlar üretmesinden duyulan memnuniyet dile getirildi. Taraflar ayrıca Ani Köprüsü’nün ortak restorasyonuna ilişkin mutabakat zaptını da değerlendirdi. Yılmaz, bu tür iş birliklerinin kalıcı barış ve güven ortamına katkı sunacağına inandıklarını belirtti. Zirve kapsamında gerçekleştirilen temaslarda, bölgesel barış, diyalog ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde mesajlar öne çıktı.

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır Haber

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem küresel gelişmeleri, hem de Türkiye’nin dış politika vizyonunu değerlendirdi. Dünya düzeninde ciddi kırılmalar yaşandığını belirten Bahçeli, jeopolitik gerilimlerin arttığını ve devletlerin “irade, milletlerin metanet, toplumların ise sabır sınavından geçtiğini” söyledi. Küresel dengelerin değiştiğine işaret eden Bahçeli, Türkiye’nin bu süreçte kendi milli duruşunu koruması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Avrupa Birliği ve Batı ilişkilerine de değinen Bahçeli, Türkiye’nin hiçbir blok ya da dış baskı altında yönlendirilemeyeceğini belirtti. Avrupa’nın Türkiye’siz birçok alanda eksik kalacağını ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin de Avrupa’ya bağımlı bir ülke olmadığını dile getirdi. KERKÜK VE TÜRK DÜNYASI VURGUSU Irak ve Kerkük üzerinden Türk dünyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkmen varlığının bölgedeki önemine dikkat çekti. Kerkük’teki gelişmeleri “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendiren Bahçeli, Türkmenlerin haklarının korunmasının altını çizdi. Türk dünyasına da mesaj veren Bahçeli, “Kerkük’ten Doğu Türkistan’a, Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar tüm soydaşlarımızın yanındayız” diyerek birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor https://t.co/gUGeBhSQco — MHP (@MHP_Bilgi) April 28, 2026 “ASIR, TÜRK ASRI OLACAKTIR” Konuşmasında sık sık milli birlik ve beraberlik mesajı veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirterek “Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır” ifadelerini kullandı. Terörle mücadele ve bölgesel istikrar hedeflerinin sürdüğünü söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda güçlü bir duruş sergilediğini ifade etti. "Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız" diyen Bahçeli, "Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Türkiye’nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte, ilişkilerin ufku; enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik veya mezhebî gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz; Kerkük’ün Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle, Süryanisiyle Irak’ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak’la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalı; Kerkük’ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu. “MİLLİYETÇİ HAREKET KALESİ MHP’DİR” MHP'nin Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi olduğunu belirten Bahçeli, partinin tarihsel misyonuna dikkat çekerek teşkilatına ve dava arkadaşlarına bağlılık mesajı verdi. "Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir" diyen Bahçeli, "Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir" diyerek şunları kaydetti: "Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir; bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır. Türk olmayı şeref, Müslüman olmayı şükür bilen bütün soydaşlarımıza en kalbi selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Birliğimiz, dirliğimiz ve düzenimiz daim olsun.

Fransız polisi, Paris 'te bir ABD bankası önünde düzenlenmesi planlanan bombalı saldırıyı engelledi. Haber

Fransız polisi, Paris 'te bir ABD bankası önünde düzenlenmesi planlanan bombalı saldırıyı engelledi.

Fransız yetkililer 28 Mart'ta, güvenlik güçlerinin Paris'teki Bank of America genel merkezi önünde düzenlenmesi planlanan el yapımı bombalı saldırı girişimini başarıyla engellediğini duyurdu. RTL radyosundan alınan bilgilere göre, olay Cumartesi sabahı erken saatlerde Paris'in hareketli merkezi bir bölgesi olan 8. bölgede meydana geldi. Bir devriye ekibi, bir bankanın yakınında alışveriş poşetleri taşıyan iki şüpheli kişiyi fark etti. Polis olay yerine yaklaşırken, iki şüpheliden biri elinde bir çakmakla patlayıcı bir düzeneği infilak ettirmeye çalışıyordu. Yetkililer hemen müdahale ederek şüphelilerden birini etkisiz hale getirirken, diğeri hızla olay yerinden kaçtı. Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı (PNAT), terörizm iddialarına ilişkin soruşturma başlattığını doğruladı. Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesini övdü. Şunları söyledi: "Polisin hızlı müdahalesi dün gece korkunç bir terör saldırısını önledi. Mevcut istikrarsız uluslararası ortamda gösterdikleri azami çabalarından dolayı tüm güvenlik ve istihbarat servislerini tebrik ediyorum." Olay, Fransa'nın en yüksek düzeyde teyakkuz halinde olduğu bir dönemde meydana geldi. Sayın Nuñez, Ortadoğu'daki gerilimlerin tırmanmasından bu yana yetkililerin, özellikle ABD ve Yahudi çıkarlarıyla ilgili hassas hedeflere ve uluslararası muhalif figürlere yönelik güvenlik önlemlerini artırdığını vurguladı.

ABD Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, savaş nedeniyle istifa etti. Haber

ABD Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, savaş nedeniyle istifa etti.

ABD’nin İsrail ortaklığında İran’a yönelik askeri operasyonları devam ederken, ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörü Joe Kent, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik kaleme aldığı mektubu kamuoyuyla paylaşarak, İsrail'in etkili olduğu düşünülen İran’a yönelik müdahaleler sebebiyle görevinden ayrıldığını duyurdu. Kent mektupta, "Kapsamlı bir değerlendirme sürecinin ardından Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü görevimden bugün itibarıyla istifa etme kararı aldım. Süregelen İran müdahalesini, vicdani olarak kabul etmem mümkün değil. İran, ülkemiz için doğrudan bir tehdit teşkil etmiyordu ve bu müdahalelerin, İsrail ve onun ABD’deki güçlü lobi faaliyetleri neticesinde başlatıldığı açıktır" ifadelerini kullandı. Mektubunda Trump’ın 2016, 2020 ve 2024 seçim kampanyalarında vurguladığı savaş karşıtı söylemleri desteklediğini belirten Kent, "2025 yılı Haziran ayına kadar Orta Doğu’daki çatışmaların Amerika’yı sevenlerinin hayatlarına mal olan ve ulusumuzun kaynaklarını tüketen bir kısır döngü olduğunu öngörüyordunuz" şeklinde yazdı. İran saldırısında İsrail lobisi ve medyasının ABD yönetimini etkilediğini vurguladı Joe Kent, "Bu yönetimin ilk dönemlerinde, üst düzey İsrailli yetkililer ve Amerikan medyasının önde gelen isimleri, ‘Önce Amerika’ politikalarınızı zayıflatmak ve İran ile çatışmayı körüklemek amacıyla savaş yanlısı bir atmosfer yaratmayı amaçlayan yanıltıcı bir kampanya yürüttü. Bu kapalılık içinde yürütülen propaganda, sizi İran’ın ABD’ye yönelik acil bir tehdit oluşturduğu ve hızlı bir müdahaleyle zafer kazanabileceğinize inandırmak için kullanıldı. Bu bir yanılgıydı ve İsrail’in daha önce ülkemizi, binlerce vatandaşımızın hayatına mal olan Irak savaşına sürüklemek için kullandığı taktiklerin bir tekrarıydı. Bu hatayı tekrar etmemeliyiz" açıklamasını yaptı. Joe Kent : Gelecek nesilleri savaşa göndermeyi onaylayamam 11 kez cepheye gitmiş bir gazi olduğunu ve eşini İsrail kaynaklı bir çatışma sonucu kaybettiğini belirten NCTC Direktörü Kent, "Amerikan halkına hiçbir fayda sağlamayan ve Amerikalıların büyük bedeller ödediği bir çatışma için, gelecek nesilleri savaşa ve ölüme göndermeyi desteklemem" dedi. İstifa mektubunda Kent, "İran’daki eylemlerimizi ve bunları kimin adına yaptığımızı dikkatlice değerlendirmenizi rica ediyorum. Şimdi cesur kararlar alma zamanı. Ya yön değiştirip ülkemiz için yeni bir yol haritası çizersiniz ya da daha fazla gerileme ve kaosa doğru sürüklenmemize izin verirsiniz. Seçim sizin elinizde" ifadesini kullandı. NCTC, ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteriyor. NCTC Direktörü, ABD’nin terör ve uyuşturucuyla mücadele çabalarına liderlik ediyor ve doğrudan başkana danışmanlık yapıyor. ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevinde ise daha önce İran ile çatışmaya açıkça karşı çıkan ancak son operasyonlar hakkında herhangi bir değerlendirme yapmayan Tulsi Gabbard görev yapıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.