Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Terörle Mücadele

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Terörle Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörle Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sofya temaslarında Bulgaristan İçişleri Bakanı Ivan Demerdzhiev ile bir araya geldi. Haber

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sofya temaslarında Bulgaristan İçişleri Bakanı Ivan Demerdzhiev ile bir araya geldi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Bulgaristan’ın başkenti Sofya’daki temaslarına mevkidaşı Ivan Demerdzhiev ile gerçekleştirdiği görüşmeyle başladı. Heyetlerin katılımıyla yapılan görüşmelerde yeni nesil organize suç örgütleri, terörle mücadele, kaçakçılık, düzensiz göç ve sınır güvenliği konuları masaya yatırıldı. Özellikle yaz aylarında sınır kapılarında oluşan yoğunluğun azaltılması, vatandaşların geçişlerinin kolaylaştırılması ve kara yolu ticaretinin daha hızlı ve etkin hâle getirilmesi konusunda yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi. Temasların ardından Polis Akademisi Başkanlığı ile Bulgaristan İçişleri Bakanlığı arasında Eğitim ve Akademik İş Birliği Mutabakat Zaptı imzalandı. Ortak basın açıklamasında yeni nesil suç örgütlerinin sınır aşan ve terör örgütlerine dönüşebilen bir tehdit hâline geldiğine dikkat çeken Bakan Çiftçi, bu yapılarla mücadelede uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı. Bakan Çiftçi, Türkiye’nin güvenliğini komşularının güvenliğinden ayrı görmediğini belirterek, Türkiye ve Bulgaristan’ın güvenlik alanındaki iş birliğini daha da güçlendirmeye kararlı olduğunu ifade etti. Bulgaristan’ın başkenti Sofya’daki temaslarımıza, Bulgaristan İçişleri Bakanı Sayın Ivan Demerdzhiev ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeyle başladık. ???????????????? Heyetlerimizin de katılımıyla devam eden görüşmelerde; yeni nesil organize suç örgütleri, terörle mücadele, kaçakçılık, düzensiz… pic.twitter.com/0w0iO08St8 — Mustafa ÇİFTÇİ (@mustafaciftcitr) August 11, 2026

TBMM Genel Kurulu, şehit aileleri ve gazilerin aylık ve sosyal haklarında önemli iyileştirmeler içeren kanun teklifini kabul etti. Haber

TBMM Genel Kurulu, şehit aileleri ve gazilerin aylık ve sosyal haklarında önemli iyileştirmeler içeren kanun teklifini kabul etti.

TBMM Genel Kurulunda, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik kapsamlı düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Genel Kurulda 382 oyun tamamını alarak kabul edilen düzenlemeyle, başta vazife malulleri, şehit yakınları, gaziler ve terörle mücadelede yaralanan personel olmak üzere çok sayıda kesimin aylık ve sosyal haklarında iyileştirmeye gidildi. ŞEHİT ANNE VE BABALARININ AYLIĞINA ASGARİ ÜCRET GÜVENCESİ Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda yapılan değişiklikle, hayatını kaybeden tüm vazife malullerinin anne ve babalarına bağlanacak toplam aylığın net asgari ücretin altında olmaması yasal güvenceye alındı. Bakıma muhtaç gazi ve malullere ödenen tutar da artırıldı. Daha önce net asgari ücretin 2 katı olarak yapılan ödeme, yeni düzenlemeyle net asgari ücretin 2,5 katına çıkarıldı. GAZİLERİN AYLIKLARI YENİDEN DÜZENLENECEK Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan değişiklikle vazife malulü erbaş ve erler, güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılması öngörüldü. Düzenleme kapsamında bazı hak sahiplerinin aylıkları için en az 4 yıllık yükseköğrenim mezunlarında 8. derece 1. kademe, diğerlerinde ise eğitim durumuna bakılmaksızın 10. derece 1. kademe esas alınacak. Derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılacak. Ek gösterge rakamları ise birinci derece için 3 bin 600, ikinci derece için 3 bin, üçüncü derece için 2 bin 200, dördüncü derece için 2 bin 100 olarak uygulanacak. Ayrıca kapsam dahilindeki kişilere bağlanacak aylığın toplamı, 35 bin 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılması sonucu bulunacak tutardan düşük olamayacak. TERÖRLE MÜCADELEDE YARALANIP MALUL SAYILMAYANLARA AYLIK Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri de terörle mücadele sırasında yaralanmasına rağmen mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele yönelik oldu. Yeni düzenlemeyle, belirli şartları taşıyan kişilere 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak. Kapsama; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, MİT mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli, askeri öğrenciler ve güvenlik korucuları dahil edildi. Ateşli silah, şarapnel, patlayıcı mühimmat, mayın, havan, roket ve el bombası gibi unsurların neden olduğu yaralanmaların yanı sıra patlamanın basınç ve termal etkileri ile terör örgütü mensuplarının kesici, delici ve ezici saldırıları sonucu meydana gelen yaralanmalar da düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olması ve olayla yaralanma arasında illiyet bağı bulunması sağlık kurulu raporuyla tespit edilecek. 15 TEMMUZ GAZİLERİNE DE YENİ HAKLAR 15 Temmuz darbe girişimi ile terörle mücadele kapsamında yaralanan, ancak malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan bazı kamu görevlileri ve sivillere de aylık bağlanacak. Bu kapsamda 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı üzerinden aylık ödenmesi öngörülüyor. Ayrıca düzenleme kapsamındaki kişilere, aylık hükümleri hariç olmak üzere muharip gazilere sağlanan bazı sosyal ve özlük hakları da tanınacak. Bunlar arasında ücretsiz seyahat ile elektrik ve su kullanımında indirim gibi haklar bulunuyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylar için başvuruların, yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde olay tarihindeki kurumlara yapılması gerekecek. DÜZENLEMELER NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK? Kanundaki bazı düzenlemeler yayımını takip eden ödeme döneminden itibaren uygulanırken, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan personele ilişkin düzenlemeler 1 Eylül 2026'dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Er ve erbaşların yeniden muayene hakkına ilişkin yaş haddi de 55 yaşını doldurdukları tarih esas alınarak yeniden düzenlendi. Kanun teklifinin 382 oyla kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, gündemdeki diğer kanun tekliflerinin isimlerini okuttu.

MGK'dan kritik güvenlik zirvesi: Terör, bölgesel krizler ve Gazze mesajı öne çıktı Haber

MGK'dan kritik güvenlik zirvesi: Terör, bölgesel krizler ve Gazze mesajı öne çıktı

MGK'da kritik gündem: Terörle mücadeleden Gazze'ye uzanan kapsamlı değerlendirme Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Türkiye'nin iç güvenliği, terörle mücadele stratejisi ve bölgesel gelişmeler kapsamlı şekilde masaya yatırıldı. Yaklaşık 2 saat 15 dakika süren toplantının ardından yayımlanan 8 maddelik bildiri, Ankara'nın hem iç politikada hem de dış politikada izleyeceği güvenlik perspektifine ilişkin önemli mesajlar içerdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan toplantının ardından İletişim Başkanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan bildiride, terör örgütleriyle mücadele, NATO Zirvesi'nin sonuçları, Orta Doğu'daki gerilim, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye ve Irak'la yürütülen iş birlikleri ile Gazze'deki son gelişmeler ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Terörle mücadelede kararlılık mesajı Bildirinin ilk bölümünde Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik tehditlerin kapsamlı şekilde ele alındığı belirtildi. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı yurt içinde ve sınır ötesinde sürdürülen operasyonların değerlendirildiği ifade edilirken, güvenlik güçlerinin yürüttüğü faaliyetlerin etkinliği Kurul üyelerine aktarıldı. Toplantıda son dönemde yaşanan uluslararası gelişmelerin Türkiye'nin güvenlik politikalarına olası etkileri de değerlendirilirken, sınır güvenliği ve bölgesel riskler üzerinde duruldu. "Terörsüz Türkiye" hedefinde yeni aşama MGK bildirisinin dikkat çeken başlıklarından biri de "Terörsüz Türkiye" süreci oldu. Kurulda, terör tehdidinin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik yürütülen çalışmaların geldiği nokta değerlendirildi. Açıklamada, yalnızca Türkiye'nin değil bölgenin güvenlik ve istikrarını da hedefleyen stratejik adımların yeni aşamalarına ilişkin kapsamlı istişareler gerçekleştirildiği belirtildi. Bu vurgu, Ankara'nın terörle mücadeleyi sadece askeri değil, uzun vadeli güvenlik politikalarının temel unsuru olarak gördüğünü ortaya koydu. FETÖ ile mücadele gündemdeki yerini koruyor Toplantıda 15 Temmuz darbe girişiminin onuncu yılı dolayısıyla FETÖ ile mücadelede gelinen son durum da ele alındı. Bildiride, darbe girişiminin ardından yürütülen operasyonların kararlılıkla sürdüğü belirtilirken, örgütün tüm yapılanmalarının tamamen etkisiz hale getirilmesine yönelik çalışmaların aynı hassasiyetle devam edeceği ifade edildi. Yetkililer, devlet kurumlarındaki güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesi ve olası yeni yapılanmaların önlenmesine yönelik tedbirlerin sürdürüldüğünü vurguladı. NATO Zirvesi Türkiye'nin diplomatik rolünü güçlendirdi MGK'nın dış politika başlıklarından biri de Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi oldu. Kurulda yapılan değerlendirmelerde zirvenin ittifak açısından kritik bir dönüm noktası olduğu belirtilirken, Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı teknolojik kapasite ve askeri kabiliyetlerinin müttefiklerle paylaşılmasına yönelik yapıcı yaklaşımının altı çizildi. Bu değerlendirme, Türkiye'nin NATO içerisindeki etkin rolünü sürdürme iradesinin devam ettiğine işaret eden önemli mesajlardan biri olarak öne çıktı. İran-ABD gerilimi küresel risk olarak değerlendirildi Bildiride İran ile ABD arasında yeniden yükselen askeri gerilimin yalnızca iki ülkeyi değil tüm bölgeyi etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi. Özellikle enerji koridorları ve uluslararası ticaret yolları üzerindeki risklere vurgu yapılırken, taraflara askeri yöntemlerden uzak durmaları ve diplomatik müzakere süreçlerine yeniden dönmeleri çağrısı yapıldı. Uzmanlara göre bu değerlendirme, Türkiye'nin bölgesel krizlerde dengeleyici ve diplomatik çözüm odaklı dış politika yaklaşımını sürdürdüğünü gösteriyor. Karadeniz ve Suriye başlıkları da masadaydı MGK toplantısında Rusya-Ukrayna savaşının geldiği aşama da ayrıntılı biçimde ele alındı. Bildiride, çatışmanın Karadeniz ve Hazar havzasına yayılmasının yeni güvenlik riskleri oluşturabileceği belirtilirken, savaşın daha geniş coğrafyalara taşınmasının çözüm üretmeyeceği ifade edildi. Taraflara gerilimi düşürecek somut adımlar atılması çağrısı yapıldı. Diğer yandan Suriye ve Irak ile geliştirilen güvenlik iş birliklerinin bölgesel istikrar açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Türkiye'nin terörle mücadele, sınır güvenliği ve bölgesel iş birliği alanlarında komşu ülkelerle koordinasyonu artırmaya devam edeceği mesajı verildi. Gazze konusunda uluslararası topluma çağrı MGK bildirisinin son bölümünde Gazze'deki gelişmeler geniş yer buldu. Gazze Barış Planı kapsamında belirli ilerlemeler sağlanmasına rağmen ateşkes ihlallerinin devam ettiği belirtilirken, İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetleri ve kutsal mekanlara yönelik eylemleri eleştirildi. Özellikle Mescid-i Aksa çevresinde yaşanan gelişmelerin bölgesel tansiyonu artırdığına dikkat çekilen bildiride, uluslararası toplumun daha net ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiği vurgulandı. MGK bildirisi Türkiye'nin güvenlik stratejisinin yol haritasını ortaya koydu Toplantı sonrasında yayımlanan sekiz maddelik bildiri değerlendirildiğinde, Türkiye'nin güvenlik politikalarının yalnızca terörle mücadeleyle sınırlı olmadığı görülüyor. Bölgesel krizlerin yönetimi, diplomatik girişimler, NATO içerisindeki rol, sınır güvenliği ve Orta Doğu'daki gelişmeler birlikte ele alınarak çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımı benimsendiği mesajı verildi. Analistler, MGK kararlarının önümüzdeki dönemde hem iç güvenlik politikalarının şekillenmesinde hem de Türkiye'nin dış politika hamlelerinde belirleyici olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.

AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi Meclis'te Haber

AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi Meclis'te

TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre teklifle, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, kapsama ilişkin sınırlamalar kaldırılarak kategorik bir ayrıma gitmeksizin tüm vazife malullerinden hayatını kaybedenlerin ana ve babalarına bağlanacak toplam aylık tutarının bir aylık asgari ücretin net tutarından az olmaması yasal güvenceye alınıyor. Kanundaki bir diğer düzenlemeyle, bakıma muhtaç gazi ve malullere net asgari ücretin 2 katı olarak yapılan ödeme, net asgari ücretin 2,5 katına çıkarılıyor. Teklifle, vazife malulü erbaş ve erler ile güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılması amacıyla Terörle Mücadele Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, ilgili Kanun hükümleri kapsamında bağlanacak aylıklar, bitirmiş oldukları okullar neticesinde hak kazandıkları unvanlar üzerinden yürütmüş oldukları kamu görevleri sebebiyle daha yüksek aylık bağlanmasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olanlar sekizinci derecenin birinci kademesindeki, diğerleri ise eğitim durumlarına bakılmaksızın onuncu derecenin birinci kademesinde bulunanların emekli keseneğine esas aylıkları üzerinden hesaplanacak vazife malullüğü aylığı tutarından düşük olamayacak ve bunlar için Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ilgili fıkrasına göre yapılacak yükseltmelerde aynı derece başlangıç olarak esas alınarak artırılacak. Derece yükselmelerinde yüksek öğrenim mezunu gibi işlem yapılacak ve dördüncü dereceye yükselenler için 2 bin 100, üçüncü dereceye yükselenler için 2 bin 200, ikinci dereceye yükselenler için 3 bin, birinci dereceye yükselenler için ise 3 bin 600 ek gösterge rakamı esas alınacak. Bu fikra kapsamındakilere bağlanacak aylığın toplam tutarı, 35 bin 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan, hak sahiplerinin aylık tutarı ise bulunacak tutarın hisseleri oranı esas alınarak tespit edilecek tutarından az olamayacak. Hüküm uyarınca ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı Sosyal Güvenlik Kurumunca Hazineden tahsil edilecek. Terörle Mücadele Kanunu'ndaki diğer bir düzenlemeyle, terör eylemleri nedeniyle yaralanmış olmakla birlikte ilgili mevzuatına göre malul sayılmayan ancak Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılan kişilerin gösterge tablosu güncellenerek bağlanan aylık miktarları artırılıyor. Ayrıca 15 Temmuz darbe girişiminde ve ayrıca terörle mücadele kapsamında yaralanıp malul sayılmamakla birlikte derece tespiti yapılanların aylıklarına esas gösterge rakamları yükseltiliyor. Muharip gazilere tanınan ücretsiz seyahat, elektrik ve su kullanımına yönelik ücretlerde de indirim gibi diğer haklar da tanınıyor. Bu düzenlemeler yayımını takip eden ödeme döneminden geçerli olmak üzere yürürlüğe girecek. Ayrıca Terörle Mücadele Kanunu'nda eklenen geçici madde ile terörle mücadele görevlerinin ifası sırasında yaralanan ancak mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanması esası getiriliyor. Olay tarihindeki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmaması ve mevcut sağlık durumu ile olay tarihindeki yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun en az bir adli tıp uzmanının yer aldığı sağlık kurulu raporuyla tespitiyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak. Yapılan ödemeler faturası karşılığı Hazinece SGK'ye aktarılacak ve bu kişilere aylık hükümleri hariç 1005 sayılı Kanun kapsamındaki gazilere sağlanan diğer sosyal ve özlük haklarından yararlanabilecek. Düzenleme, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olaylar bakımından bir defaya mahsus uygulanacak. Başvuruların kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde olay tarihindeki kurumlara yapılması gerekiyor. İlgililerin sonradan malul olduklarının tespiti halinde ise vazife malullüğü hükümleri uygulanarak bu maddeye göre bağlanan aylıkları kesilecek. Bu düzenlemeler 1 Eylül 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

15 Temmuz'da Erdoğan’a Suikast Girişimi Nedeniyle Aranan Eski Yüzbaşı Yakalandı Haber

15 Temmuz'da Erdoğan’a Suikast Girişimi Nedeniyle Aranan Eski Yüzbaşı Yakalandı

10 Yıldır Aranan Şüpheli Yakalandı İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir operasyon gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamaya göre, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik Marmaris'te düzenlenen suikast girişiminde yer aldığı öne sürülen ihraç eski yüzbaşı B.K., Afyonkarahisar'da yakalandı. Yaklaşık 10 yıldır kırmızı bültenle aranan şüphelinin, güvenlik güçlerinin yürüttüğü istihbarat çalışmaları sonucunda düzenlenen operasyonla gözaltına alındığı bildirildi. Operasyon İstihbarat Koordinasyonunda Gerçekleştirildi Bakanlığın açıklamasına göre operasyon, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinasyonunda yürütüldü. Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerinin ortak çalışmasıyla gerçekleştirilen operasyonda, şüphelinin bulunduğu adres tespit edilerek yakalama işlemi gerçekleştirildi. Operasyona Afyonkarahisar Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin de katıldığı belirtildi. Suikast Timinde Helikopter Pilotu Olduğu İddia Edildi İçişleri Bakanlığı açıklamasında, B.K.'nin 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'te bulunduğu otele yönelik suikast girişiminde görev alan özel kuvvetler timinde helikopter pilotu olarak yer aldığı iddia edildi. Şüphelinin darbe girişiminin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edildiği ve uzun süredir firari olarak arandığı kaydedildi. Hakkında çıkarılan kırmızı bülten kapsamında ulusal ve uluslararası düzeyde arama çalışmalarının sürdürüldüğü ifade edildi. İçişleri Bakanı'ndan Açıklama Operasyona ilişkin bilgi, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından da sosyal medya hesabından kamuoyuyla paylaşıldı. Bakan Çiftçi, güvenlik güçlerinin koordineli çalışması sonucu firari şüphelinin yakalandığını belirterek operasyonda görev alan emniyet personelini tebrik etti. 15 Temmuz Hain Darbe Girişiminde Marmaris’te Sayın Cumhurbaşkanımıza suikast girişiminde bulunan teröristler arasında yer alan ve 10 yıldır Kırmızı Bültenle aranan FETÖ mensubu terörist B.K., Afyonkarahisar’da yakalandı. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı… pic.twitter.com/TAsdqc4ZUx — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) August 1, 2026 "FETÖ ile Mücadele Kararlılıkla Sürecek" İçişleri Bakanlığı açıklamasında, FETÖ ve örgütün yurt içi ile yurt dışındaki yapılanmalarına yönelik mücadelenin kesintisiz sürdürüleceği vurgulandı. Açıklamada, devletin tüm kurumlarının koordinasyon içinde çalışmaya devam ettiği belirtilirken, terör örgütü mensuplarının adalet önüne çıkarılması için operasyonların sürdürüleceği ifade edildi. 15 Temmuz Soruşturmaları Devam Ediyor 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında bugüne kadar çok sayıda kişi hakkında işlem yapılırken, firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Güvenlik kaynakları, örgütün firari mensuplarına yönelik istihbarat ve operasyon faaliyetlerinin sürdüğünü belirtiyor. Öte yandan, yakalanan şüpheli hakkında yürütülecek adli sürecin ilgili savcılık tarafından sürdürüleceği bildirildi.

MSB'den peş peşe kritik açıklamalar: Terörle mücadele, NATO ve YAŞ gündemi Haber

MSB'den peş peşe kritik açıklamalar: Terörle mücadele, NATO ve YAŞ gündemi

Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Ankara'daki Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Gazi Fişek Fabrikası'nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt içi ve sınır ötesindeki faaliyetleri ile savunma sanayisindeki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantıda yaptığı açıklamada terörle mücadele operasyonlarının kararlılıkla sürdüğünü, hudut güvenliği çalışmalarının aralıksız devam ettiğini ve savunma sanayisinde yeni yatırımlarla üretim kapasitesinin artırılacağını söyledi. MKE'nin üretim kapasitesi büyüyor Toplantının MKE Gazi Fişek Fabrikası'nda gerçekleştirilmesine dikkat çeken Aktürk, MKE'nin Türkiye'nin savunma sanayisindeki en stratejik kuruluşlardan biri olduğunu belirtti. Aktürk, MKE'nin 2023-2027 dönemini kapsayan 1,5 milyar dolarlık yatırım programı kapsamında üretim hatlarını modernize edeceğini, Kırıkkale, Samsun ve Kırşehir'de kurulacak yeni tesislerle kritik silah, mühimmat ve kimyasal üretim kapasitesinin önemli ölçüde artırılacağını ifade etti. Son bir haftada 4 PKK'lı terörist teslim oldu Terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, son bir hafta içerisinde 4 PKK'lı teröristin güvenlik güçlerine teslim olduğunu açıkladı. Harekât bölgelerinde mayın, el yapımı patlayıcı, mağara, sığınak ve barınaklara yönelik tespit ve imha çalışmalarının da kesintisiz sürdüğü bildirildi. Hudutlarda 468 kişi yakalandı MSB verilerine göre son bir haftada yasa dışı yollarla Türkiye sınırlarını geçmeye çalışan 468 kişi yakalandı, 1.102 kişi ise sınırı geçemeden engellendi. Yakalanan kişilerden 4'ünün terör örgütü mensubu olduğu belirtildi. Bakanlık verilerine göre yılbaşından bu yana: Yakalanan kişi sayısı: 6 bin 953 Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı: 43 bin 878 olarak açıklandı. YAŞ gelecek hafta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplanacak Toplantıda, 2026 Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) takvimi de açıklandı. Tuğamiral Aktürk, YAŞ toplantısının gelecek hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirileceğini belirterek, kararların Cumhurbaşkanı'nın onayının ardından kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Türkiye NATO görevini Portekiz'den devralıyor MSB, Türkiye'nin NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevini 31 Temmuz itibarıyla Portekiz'den devralacağını açıkladı. Bu kapsamda: Estonya'daki Amari Hava Üssü'ne 5 adet F-16 savaş uçağı konuşlandırıldı. Türk personelinin bölgeye intikali tamamlandı. Görev 1 Ağustos-30 Kasım 2026 tarihleri arasında devam edecek. Türk unsurları Baltık hava sahasının güvenliği için 7 gün 24 saat görev yapacak. KKTC mesajı: İki devletli çözüm vurgusu MSB, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı ve Silahlı Kuvvetler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda Türkiye'nin Kıbrıs politikasını yineledi. Açıklamada, Ada'da kalıcı çözümün ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüm modeliyle mümkün olduğu ifade edildi. İsrail'e uluslararası hukuk çağrısı Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Bakanlık, İsrail'in Lübnan ve Filistin'e yönelik saldırılarının bölgedeki istikrarsızlığı artırdığını belirtti. MSB, İsrail'in uluslararası hukuk ve ateşkes hükümlerine uygun hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, bölgesel barışı zedeleyen adımlardan vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Türkiye-Irak güvenlik iş birliği güçleniyor Bakanlık ayrıca Türkiye ile Irak arasında son yıllarda geliştirilen güvenlik ve savunma alanındaki iş birliğinin terörle mücadelede önemli katkılar sağladığını açıkladı. Açıklamada; Ortak güvenlik mekanizmalarının etkin şekilde çalıştığı, Sınır güvenliği konusunda koordinasyonun sürdüğü, Savunma sanayii alanındaki iş birliğinin geliştirildiği, Bu iş birliğinin Irak Türkmenlerinin güvenliği açısından da önem taşıdığı vurgulandı.

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli" Haber

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşandığı belirtilen son gelişmeler ve Yeni Parti'nin kuruluş sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin gündeminin parti içi tartışmalar yerine ülkenin geleceği olması gerektiğini ifade etti. Siyasi rekabetin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, farklı görüşlerin zenginlik olduğunu ancak bunun kişisel husumet ve kutuplaşmaya dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi. Son dönemde siyasetin en çok tartışılan başlıklarından biri haline gelen CHP'deki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkiye'nin köklü demokrasi geleneğine vurgu yaparak, hiçbir siyasi çekişmenin devletin ve milletin ortak menfaatlerinin önüne geçemeyeceğini söyledi. "Türkiye'nin ortak geleceği her şeyden önemlidir" Bahçeli, açıklamasında Türk siyasetinin uzun yıllara dayanan demokratik birikimle şekillendiğini belirterek, siyasi partiler arasındaki rekabetin doğal olduğunu ifade etti. CHP'nin Cumhuriyet'in kurucu partisi olduğuna dikkat çeken MHP Genel Başkanı, MHP ile CHP arasında birçok konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu ancak bunun demokratik sistem açısından olağan karşılanması gerektiğini söyledi. Farklı siyasi anlayışların demokratik hayatın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, siyaset kurumunun toplumu ayrıştıran değil, ortak hedeflerde buluşturan bir anlayış sergilemesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlara göre bu değerlendirme, son dönemde sertleşen siyasi söylemlerin yumuşatılmasına yönelik bir mesaj olarak yorumlanıyor. Kemal Kılıçdaroğlu için hukuk devleti mesajı Bahçeli'nin açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yaptığı değerlendirmeler oldu. Kılıçdaroğlu'nun uğradığını düşündüğü haksızlıkları kamuoyuyla paylaşmasının ve hukuki süreçlere başvurmasının en temel demokratik haklardan biri olduğunu belirten Bahçeli, hukuk devletinde herkesin yargı yollarına başvurma hakkına sahip olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerin hakaret ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesini doğru bulmadığını dile getiren Bahçeli, siyasi rekabet ile kişisel saldırılar arasındaki çizginin korunması gerektiğini söyledi. Geçmişte yaşanan siyasi anlaşmazlıkların bugünün siyasi iklimini belirlememesi gerektiğini belirten MHP lideri, toplumsal huzurun korunmasının tüm siyasi aktörlerin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Özgür Özel'e ilişkin dikkat çeken ifadeler Bahçeli, açıklamasında Yeni Parti Genel Başkanı olduğu belirtilen Özgür Özel'in siyasi mücadelesine de değindi. Siyasi liderlerin günlük polemikler içerisinde yıpratılmasının demokratik siyasete katkı sağlamayacağını belirten Bahçeli, siyasi emeğe ve demokratik temsil hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Kemal Kılıçdaroğlu için savunduğu hukuki hassasiyetin, Özgür Özel'in genel başkanlık görevi ve siyasi mücadelesi açısından da geçerli olduğunu belirten Bahçeli, demokratik rekabetin karşılıklı saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca CHP ile Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların Türkiye'nin temel gündem maddesi haline getirilmesini doğru bulmadığını belirten Bahçeli, tüm taraflara sağduyu ve demokratik olgunluk çağrısı yaptı. Rozet töreni iddiaları için "hukuk" çağrısı Kamuoyunda son günlerde gündeme gelen rozet töreni ve organizasyon iddialarına da değinen Bahçeli, söz konusu iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Gerçekliği kesinleşmeyen bilgiler üzerinden insanların hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Bahçeli, hakikatin ancak hukuk mekanizmaları aracılığıyla ortaya çıkarılabileceğini belirtti. Masumiyet karinesinin demokratik hukuk devletlerinin temel ilkelerinden biri olduğuna işaret eden Bahçeli, yargı süreci tamamlanmadan yapılan kesin yargıların hem bireylerin haklarına hem de kamu vicdanına zarar verebileceğini dile getirdi. "MHP siyasi tartışmalardan çıkar beklemez" MHP'nin başka siyasi partilerde yaşanan iç tartışmalardan siyasi kazanç elde etmeyi doğru bulmadığını söyleyen Bahçeli, Türkiye'nin bugün çok daha önemli meselelerle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Ekonomik gelişmeler, bölgesel güvenlik, dış politika, terörle mücadele ve küresel krizlerin Türkiye'nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını belirten Bahçeli, siyaset kurumunun enerjisini iç çekişmelere değil ülkenin geleceğine yöneltmesi gerektiğini söyledi. Analistler, bu açıklamanın Türkiye'nin hem iç hem de dış politikada yoğun gündem yaşadığı bir dönemde siyasi tansiyonun düşürülmesine yönelik önemli mesajlar içerdiğini değerlendiriyor. Analiz: Bahçeli'nin açıklamasında öne çıkan dört mesaj Siyasi iletişim açısından değerlendirildiğinde Bahçeli'nin açıklaması dört temel başlıkta öne çıkıyor. İlk olarak, siyasi rekabetin demokratik sistemin doğal bir parçası olduğu ancak kişisel hesaplaşmaya dönüşmemesi gerektiği vurgulanıyor. İkinci olarak, hukuk devletinin tüm siyasetçiler için eşit şekilde işlemesi gerektiği mesajı veriliyor. Üçüncü olarak, CHP ve Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların ülke gündeminin merkezine yerleştirilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Dördüncü olarak ise Türkiye'nin ekonomi, güvenlik ve dış politika gibi stratejik başlıklara odaklanmasının önemine dikkat çekiliyor. Bahçeli, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan büyük Türk milletidir." Bu sözlerle devletin sürekliliği, milli birlik ve ortak değerlerin günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiği mesajını veren Bahçeli, tüm siyasi aktörlere sağduyu, karşılıklı saygı ve demokratik olgunluk çağrısını yineledi.

İtalya'nın Modena şehrinde araç yayaların arasına daldı: Çok sayıda yaralı var Haber

İtalya'nın Modena şehrinde araç yayaların arasına daldı: Çok sayıda yaralı var

İtalya'nın Emilia Romagna bölgesindeki Modena kentinin tam merkezinde bir otomobil yayaların üzerine daldı. Sürücü aniden aracı kaldırıma kırarak yayaları altına aldı. İlk bilgilere göre sekiz kişi yaralandı; bunlardan dördünün durumu ağır ve tüm yaralılar acilen yakındaki Bologna Maggiore Hastanesi'ne kaldırıldı. Olayın tam olarak nasıl geliştiği şu anda soruşturma makamlarının incelemesinde; yetkililer eylemin ardındaki nedenleri ortaya çıkarmaya çalışıyor. Sürücünün gözaltına alınması ve kaçma girişimi Aracı kullanan kişi güvenlik güçleri tarafından derhal durduruldu. Kökeni Fas'a dayanan, Modena ilinde ikamet eden 31 yaşında bir İtalyan vatandaşı olduğu, şimdiye kadar hakkında sabıka kaydı bulunmadığı bildirildi. Çarpmanın ardından araçtan inen adamın, aktarılanlara göre, elinde bıçakla kalabalığı yara yara yaya olarak kaçmaya çalıştığı belirtildi. Devriye gezen bir polis ekibinin müdahalesi sayesinde, elindeki bıçakla herhangi birini yaralamaya fırsat bulamadan etkisiz hale getirildi. Şu anda emniyet müdürlüğünde tutuluyor; burada soruşturmayı yürütenler tarafından sorgulanarak bu dramatik eylemin nedenlerinin tüm yönleriyle aydınlatılmasına çalışılıyor. Belediye Başkanı Massimo Mezzetti'nin açıklamaları Modena Belediye Başkanı Massimo Mezzetti, kurtarma çalışmalarını yakından takip etmek ve ilk tanıklıkları toplamak için hemen olay yerine gitti. Mezzetti, "Sekiz yaralı var; bunlardan dördü kod üç, üçü 'kod bir', yani durumu daha hafif, biri ise ara seviye olan 'kod iki'. Dört 'kod üç' hastadan, yani durumu en ağır olanlardan ikisi Bologna’daki Maggiore Hastanesi’ne, ikisi Modena’daki hastaneye nakledildi. Onlardan birinin durumu çok çok ağır, çünkü otomobil kendisine tam isabet etti ve maalesef iki bacağı da amputasyonla alındı", ifadelerini kullandı. Belediye başkanının aktardığına göre araç kaldırıma yönelerek bir bisiklete de çarptı, ardından hız kesmeden kadına çarparak durdu. Belediye başkanı, "Elinde bir bıçakla görüldü ama kimseyi bıçaklamayı başaramadı. Görünüşe göre birini vurmayı denemiş", diye de ekledi. Hükümetin tepkisi Olayın ciddiyeti, İtalya hükümetinin üst düzey isimlerinin de derhal dikkatini çekti. Başbakanlık Sarayı Palazzo Chigi'den yapılan resmi açıklamada, Başbakan Giorgia Meloni'nin Modena'daki durumun seyrini azami dikkatle takip ettiği belirtildi. Meloni'nin, İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ve Cumhuriyetin güvenliğinden sorumlu, başbakanlığa bağlı Devlet Güvenliği müsteşarı Alfredo Mantovano ile sürekli temas halinde olduğu; sorgunun sonuçları ve terörle mücadele biriminin incelemeleri hakkında anlık bilgi aldığı kaydedildi. Meloni X hesabında yaptığı bir paylaşımda, "Bugün Modena'da yaşananlar, bir adamın birçok yayayı aracıyla ezdiği ve ardından bir yayayı bıçakladığının bildirildiği bu olay, son derece vahimdir. Yaralanan kişilere ve ailelerine yakınlık ve dayanışma duygularımı iletiyorum. Sorumluyu durdurmak için cesurca müdahale eden vatandaşlara ve emniyet güçlerine de müdahaleleri için teşekkür ediyorum. Belediye başkanıyla görüştüm ve olayın gelişimini izlemek için yetkililerle sürekli temas halindeyim. Sorumlunun yaptıklarının hesabını sonuna kadar vereceğine inanıyorum", diye yazdı.

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor Haber

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor

Fransa'da terörle mücadele savcılığı (PNAT) tarafından 16 Mayıs'ta yapılan duyuruya göre, Cemal Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildi. Soruşturmanın merkezinde “işkence” ve “zorla kaybetme” gibi suçlamalar yer alıyor. Fransa’nın terörle mücadele savcılığı, Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildiğini açıkladı. İşkence ve zorla kaybetme suçlamalarını içeren soruşturma, aralarında Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) de bulunduğu insan hakları örgütlerinin başvurusu üzerine başlatıldı. Başvurular ilk aşamada reddedilmiş ancak Paris İstinaf Mahkemesi 11 Mayıs’ta dosyanın kabul edilebilir olduğuna hükmetmişti. Ardından Fransa’nın terörle mücadele savcılığı bugün soruşturmayı yürütmek üzere bir hakim atandığını duyurdu. Cemal Kaşıkçı cinayeti Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de evlilik işlemleri için gittiği İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmüştü. Cinayetin ardından ABD istihbaratı, operasyon emrinin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından verildiği sonucuna varmıştı. Bin Selman ise cinayet emri verdiği iddiasını reddetmişti. Kaşıkçı cinayetiyle ilgili Türkiye’de açılan dava, 2022’de Suudi Arabistan’a devredilmişti. Bu karar, insan hakları örgütleri tarafından sert biçimde eleştirilmişti. Fransa’daki yeni soruşturma, davanın uluslararası alanda yeniden yargı gündemine taşınması açısından dikkati çekti. Neden Fransa? Fransa; Birleşmiş Milletler’in “İşkenceye Karşı Sözleşme” ile “Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşme”ye taraf bir ülke. Bu sözleşmeler uyarınca Fransa, dünyada nerede işlenirse işlensin, işkence ve zorla kaybetme şüphelisi bir kişi kendi topraklarına ayak bastığı an o kişiyi soruşturmak ve yargılamakla yükümlü. İnsan hakları örgütleri TRIAL International ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın 2022 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmek üzere Paris’e geldiği gün, Fransız yargısına jet hızıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Muhammed bin Selman'ın Fransa topraklarında bulunması, mahkemenin bu dosyayı açmasına imkan sağladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.