Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Terör

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Terör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan Samsun Şehir Hastanesi’ni açtı: “Şehir hastaneleri benim hayalimdi” Haber

Erdoğan Samsun Şehir Hastanesi’ni açtı: “Şehir hastaneleri benim hayalimdi”

Samsun Şehir Hastanesi hizmete açıldı Samsun’da yapımı 2020 yılında başlayan ve tüm birimleriyle 9 Mart 2026’da hizmet vermeye başlayan Samsun Şehir Hastanesi’nin resmi açılışı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi. 305 bin metrekarelik arazi üzerine kurulan sağlık kompleksinin toplam 1458 yatak kapasitesi bulunuyor. Hastanede 230 yoğun bakım yatağı, 320 poliklinik ve 40’ı standart, biri hibrit olmak üzere 41 ameliyathane yer alıyor. Modern tıbbi cihazlarla donatılan hastanede 3 MR, 3 tomografi, 6 ultrason ve 34 röntgen cihazı bulunuyor. Tesiste 548’i uzman hekim olmak üzere toplam 5 bin 419 sağlık çalışanının görev yapacağı belirtildi. “Samsun sağlık şehri unvanını da ekleyecek” Açılış töreninde konuşan Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin bölgenin sağlık üssü olarak hizmet vereceğini belirtti. Erdoğan, hastanenin 1027 deprem izolatörü kullanılarak inşa edildiğini ifade ederek, 1458 yatak kapasitesine sahip tesisin yüksek teknolojiyle donatıldığını söyledi. Hastanenin toplam yatırım bedelinin 17 milyar lira olduğunu belirten Erdoğan, projenin Samsun’a ve bölgeye hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanesinin hizmete girmesiyle Samsun’un sahip olduğu özelliklere “sağlık şehri” kimliğini de ekleyeceğini ifade etti. Samsun’daki sağlık yatırımlarını anlattı Erdoğan, son 25 yılda Samsun’a sağlık alanında yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi verdi. Kentte 27 yeni sağlık tesisiyle 3 bin 551 yatak ve 120 diş ünitesi kapasitesi oluşturulduğunu belirten Erdoğan, aile sağlığı merkezleri, sağlıklı hayat merkezleri, 112 Acil Sağlık istasyonları ve halk sağlığı laboratuvarları dahil 22 yeni sağlık tesisinin de hizmete sunulduğunu söyledi. Uzman hekim sayısının 4 katına, toplam hekim sayısının ise 3 katına çıkarıldığını belirten Erdoğan, son iki yılda Samsun’a 1510 yeni sağlık çalışanının atandığını kaydetti. Kentin toplam yatak kapasitesinin 5 bin 415’e yükseldiğini ifade etti. Erdoğan ayrıca Atakum ve Tekkeköy’de devam eden devlet hastaneleri ile Alaçam ve Ayvacık’ta yapılacak yeni hastaneler hakkında da bilgi verdi. “Şehir hastaneleri projesi benim hayalimdi” Konuşmasında geçmiş yıllardaki sağlık hizmetlerine değinen Erdoğan, şehir hastaneleri projesinin kendi hayali olduğunu söyledi. Erdoğan, SSK’lı bir işçi olduğu dönemde sağlık sistemindeki sorunları kendisinin de yaşadığını belirterek, geçmişte hastanelerde uzun kuyruklar oluştuğunu, ilaç temininde sıkıntılar yaşandığını ve vatandaşların sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorlandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında göreve geldiklerinde eğitimle birlikte sağlığı öncelikli alanlardan biri olarak belirlediklerini söyledi. Hastane, sağlık çalışanı ve tıbbi ekipman kapasitesinin artırıldığını belirten Erdoğan, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunların önemli ölçüde giderildiğini savundu. Türkiye’de 27 şehir hastanesi tamamlandı Erdoğan, Türkiye genelinde bugüne kadar 27 şehir hastanesinin tamamlandığını ve bu hastanelerin yaklaşık 40 bin yatak kapasitesine ulaştığını açıkladı. Yapımı devam eden 13 şehir hastanesinin daha bulunduğunu belirten Erdoğan, proje aşamasındaki yatırımların da tamamlanmasıyla sağlık altyapısının daha da genişleyeceğini söyledi. Şehir hastanelerinin özellikle COVID-19 salgını döneminde önemli bir görev üstlendiğini belirten Erdoğan, bu tesislere yönelik geçmişte yapılan eleştirilerin doğru çıkmadığını savundu. “Şehir hastaneleri muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu” Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin geçmişten bu yana muhalefetin eleştirilerine konu olduğunu belirterek, bazı çevrelerin projeleri “israf” olarak nitelendirdiğini söyledi. Şehir hastanelerinin salgın dönemindeki işlevine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin sağlık sisteminin bu süreçte önemli bir sınav verdiğini ifade etti. Erdoğan, modern sağlık tesislerinin yanı sıra koruyucu sağlık hizmetlerinin de güçlendirildiğini belirterek, Türkiye genelinde yeni hastaneler, aile sağlığı merkezleri ve sağlıklı hayat merkezlerinin yapımının sürdüğünü kaydetti. “12 Eylül, demokrasi tarihimizin kara lekesidir” Konuşmasının son bölümünde 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümüne değinen Erdoğan, darbeyi “demokrasi tarihine kara leke” olarak nitelendirdi. 12 Eylül döneminde farklı siyasi görüşlerden çok sayıda insanın mağdur edildiğini belirten Erdoğan, darbenin Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gelişimine de zarar verdiğini söyledi. Erdoğan, 12 Eylül’ün ardından Türkiye’nin uzun süre ekonomik sorunlar ve vesayetçi yönetim anlayışıyla karşı karşıya kaldığını savunarak, “Yeter söz de karar da milletindir” anlayışıyla 3 Kasım 2002 seçimlerinin yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ifade etti. Erdoğan Samsun’dan ayrıldı Samsun Şehir Hastanesi’nin açılış töreninin ardından Atakum ilçesindeki Yalı Cafe’ye geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada gençlerle bir araya geldi. Gençlerle gerçekleştirdiği sohbetin ardından Yalı Cafe’den ayrılan Erdoğan, havalimanına geçerek hava yoluyla Ankara’ya hareket etti.

Cevdet Yılmaz Sinop'ta konuştu: "Terörün Türkiye'ye maliyeti en az 2,3 trilyon dolar" Haber

Cevdet Yılmaz Sinop'ta konuştu: "Terörün Türkiye'ye maliyeti en az 2,3 trilyon dolar"

Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Sinop'ta ilk olarak havalimanında karşılandı. Ardından Sinop Valiliği'ni ziyaret eden Yılmaz, daha sonra AK Parti Sinop İl Başkanlığı'nda düzenlenen Türkiye Yüzyılı Buluşmaları programına katıldı. "AK Parti 25 yıllık bir destan" Konuşmasında AK Parti'nin siyasi geçmişine de değinen Cevdet Yılmaz, partinin kuruluşundan kısa süre sonra tek başına iktidara geldiğini ve 25 yıllık süreçte Türkiye'de önemli değişimlerin yaşandığını söyledi. Türkiye'nin ekonomik büyüklüğündeki değişime dikkat çeken Yılmaz, 2002 yılında ülkenin ekonomik büyüklüğünün 238 milyar dolar olduğunu belirtti. Yılmaz, geçmişle bugünün karşılaştırılmasında rakamların dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Sinop'ta 14 yıl önce gerçekleştirilen kalkınma çalıştayını da hatırlatarak, geçen süre içerisinde kentte yaşanan gelişmeleri değerlendirme fırsatı bulduklarını söyledi. "Dünyada büyük bir çalkantı var" Küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, dünyada güç dengelerinin değiştiğini ve yeni rekabet alanlarının ortaya çıktığını dile getirdi. ABD ile Çin arasındaki rekabete, ülkeler arasındaki çatışmalara ve sıcak savaşlara dikkat çeken Yılmaz, küresel ölçekte risk, belirsizlik ve rekabetin arttığını söyledi. Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz ve çevresindeki etkilerine değinen Yılmaz, Gazze'deki gelişmelerin de küresel tabloyu etkilediğini belirterek, böyle bir dönemde istikrar ve liderliğin daha önemli hale geldiğini ifade etti. "Bir olalım, beraber olalım" Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınmasının yanı sıra uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşması için çalıştıklarını belirten Yılmaz, konuşmasının önemli bölümünü "Terörsüz Türkiye" hedeflerine ayırdı. Yılmaz, terör sorununu Türkiye'nin kalkınma hedeflerinin önündeki uzun süreli engellerden biri olarak nitelendirerek, bu meselenin kalıcı biçimde ülke gündeminden çıkarılmasını istediklerini söyledi. Türkiye'de etnik, mezhepsel ve inanç farklılıklarının bulunabileceğini belirten Yılmaz, bu farklılıkların ülkenin birlik ve beraberliğine engel olmaması gerektiğini vurguladı. "Bir olalım, beraber olalım. Tek vücut bir şekilde ülkemizi, milletimizi ileriye taşıyalım." Yılmaz, toplumsal birlik ve beraberliğin güçlendirilmesinin Türkiye'yi bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü hale getireceğini savundu. Terörün Türkiye ekonomisine maliyeti 2,3 trilyon dolar Cevdet Yılmaz, terörün yalnızca güvenlik alanında değil, ekonominin farklı sektörlerinde de ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi. Tarım, turizm, yatırım ortamı ve madencilik gibi alanların terör olaylarından doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiğini belirten Yılmaz, uzun yıllara yayılan toplam maliyetin en az 2,3 trilyon dolar olduğunu ifade etti. Yılmaz, söz konusu kaynakların terör yerine Türkiye'nin kalkınmasına yönlendirilmesi halinde ülkenin bugün çok daha farklı bir ekonomik noktada olabileceğini dile getirdi. "Meclis tarihi bir karar verdi" "Terörsüz Türkiye" sürecinde TBMM'nin de güçlü bir destek verdiğini belirten Yılmaz, Meclis'te 367 oyla bir kanunun kabul edildiğini söyledi. Terör sorununun kalıcı şekilde geride bırakılması halinde Türkiye'nin kaynaklarını kalkınma hedeflerine daha fazla yönlendirebileceğini belirten Yılmaz, bunun yalnızca Türkiye açısından değil, bölge ülkeleri açısından da olumlu sonuçlar doğuracağını ifade etti. Yılmaz, Türkiye'nin önündeki dönemde terörün oluşturduğu yükten kurtularak ekonomik, sosyal ve demokratik gelişimine daha güçlü şekilde odaklanması gerektiği mesajını verdi.

Pakistan'da Polis Karakoluna İntihar Saldırısı: 14 Kişi Hayatını Kaybetti, Çok Sayıda Yaralı Var Haber

Pakistan'da Polis Karakoluna İntihar Saldırısı: 14 Kişi Hayatını Kaybetti, Çok Sayıda Yaralı Var

Pakistan'ın kuzeybatısındaki Hayber Pahtunhva eyaletine bağlı Swat bölgesi, kanlı bir terör saldırısıyla sarsıldı. Bir polis karakolunu hedef alan canlı bomba saldırısında aralarında polis memurları ve sivillerin de bulunduğu en az 14 kişi hayatını kaybederken, 24 kişi yaralandı. Olayın ardından bölgede geniş çaplı güvenlik önlemleri alınırken, saldırıya ilişkin kapsamlı soruşturma başlatıldı. Canlı bomba karakola girmeye çalışırken kendini patlattı Yerel kaynakların aktardığı bilgilere göre saldırgan, polis karakoluna girmeye çalıştığı sırada görevli güvenlik güçleri tarafından fark edilerek durduruldu. Bunun üzerine üzerindeki patlayıcıları infilak ettiren canlı bomba, büyük bir patlamaya neden oldu. Şiddetli patlama çevredeki binalarda da hasara yol açarken, olay yerine çok sayıda ambulans, polis ve kurtarma ekibi sevk edildi. Barış gösterisi sırasında meydana geldi Patlamanın yaşandığı sırada polis karakolunun yakınında çok sayıda kişinin katıldığı barış yanlısı bir gösteridüzenleniyordu. Patlamanın etkisiyle göstericiler de saldırının hedefi haline geldi. Yetkililer, ölen ve yaralananlar arasında gösteriye katılan sivillerin de bulunduğunu belirtti. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırılırken, bazılarının durumunun ağır olduğu bildirildi. 14 kişi öldü, 24 kişi yaralandı İlk belirlemelere göre saldırıda 14 kişi yaşamını yitirirken, 24 kişi de yaralandı. Güvenlik güçleri olay yerini güvenlik çemberine alırken, bomba imha ekipleri bölgede ikinci bir patlayıcı ihtimaline karşı inceleme yaptı. Yetkililer, can kaybının artabileceği uyarısında bulundu. Saldırıyı henüz üstlenen olmadı Saldırının ardından herhangi bir örgüt henüz resmi olarak sorumluluğu üstlenmedi. Pakistan güvenlik birimleri, saldırının arkasındaki kişi ya da grupların belirlenmesi amacıyla geniş kapsamlı soruşturma başlattı. Son yıllarda özellikle Hayber Pahtunhva eyaletinde güvenlik güçlerini hedef alan terör saldırılarında artış yaşanırken, bölgedeki güvenlik önlemlerinin daha da sıkılaştırılacağı ifade edildi. Güvenlik alarmı en üst seviyeye çıkarıldı Saldırının ardından Swat ve çevresindeki polis noktaları ile kamu binalarında güvenlik seviyesi yükseltildi. Yetkililer, olası yeni saldırılara karşı vatandaşlardan kalabalık alanlardan uzak durmalarını ve güvenlik güçlerinin uyarılarına uymalarını istedi. Pakistan hükümetinin saldırıyla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapması ve yeni güvenlik tedbirlerini açıklaması bekleniyor.

Rusya’dan Telegram CEO’su Pavel Durov hakkında uluslararası arama kararı Haber

Rusya’dan Telegram CEO’su Pavel Durov hakkında uluslararası arama kararı

Pavel Durov hakkında kritik karar: Rusya uluslararası arama başlattı Rusya ile Telegram arasındaki gerilim yeni bir boyut kazandı. Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Telegram’ın kurucusu ve CEO’su Pavel Durov hakkında “terör faaliyetlerine yardım” suçlaması kapsamında soruşturma başlatıldığını ve uluslararası arama kararı çıkarıldığını duyurdu. Moskova yönetiminin aldığı kararın gerekçesi olarak, Telegram platformunda Rusya’da terör ve sabotaj faaliyetlerinin organize edilmesinde kullanıldığı öne sürülen bazı kanal ve botların kaldırılmaması gösterildi. FSB tarafından yapılan açıklamada, Telegram yönetiminin söz konusu içeriklere yönelik gerekli adımları atmadığı iddia edildi. FSB’den Telegram’a yönelik ağır suçlamalar Rus güvenlik kurumu FSB, Telegram üzerinde faaliyet gösteren bazı kanal, sohbet grupları ve botların yasa dışı faaliyetlerde kullanıldığını öne sürdü. Açıklamada, Ukrayna istihbarat servisleri ile terör ve aşırılık yanlısı grupların Telegram üzerinden çeşitli faaliyetleri planladığı iddia edildi. FSB, söz konusu platformların; Sabotaj eylemleri, Terör saldırıları, Toplu saldırı hazırlıkları, Siber dolandırıcılık faaliyetleri gibi suçlarda kullanıldığını ileri sürdü. Rus makamları, Telegram yönetiminin bu tür içeriklerin kaldırılması konusunda yeterli iş birliği göstermediğini savundu. Telegram’ın Rusya’daki faaliyetleri tartışma konusu oldu Telegram, Rusya’da milyonlarca kişinin kullandığı en popüler dijital iletişim platformlarından biri olarak öne çıkıyor. Özellikle haber kanalları, siyasi gruplar ve çeşitli topluluklar tarafından yoğun şekilde kullanılan uygulama, Rusya’daki bilgi akışında önemli bir rol oynuyor. Ancak platformun güçlü şifreleme özellikleri ve içerik denetimi politikaları, birçok ülkede olduğu gibi Rusya’da da zaman zaman tartışmalara neden oluyor. Moskova yönetimi daha önce de Telegram’dan bazı içeriklerin kaldırılmasını talep etmiş, şirket ile Rus yetkililer arasında çeşitli anlaşmazlıklar yaşanmıştı. Kremlin’den Telegram açıklaması gelmişti Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Telegram ile ilgili gelişmelere ilişkin daha önce yaptığı açıklamada, platformun Rusya’da yeniden tam kapasiteyle faaliyet göstermesi konusunda temasların sürdüğünü belirtmişti. Peskov, Telegram temsilcilerinin bu süreçte yeterince aktif hareket etmediğini savunmuştu. Kremlin’in açıklamaları, Moskova yönetiminin platform üzerindeki baskısını artırabileceği yönünde değerlendirilmişti. Telegram’a erişim kısıtlamaları ve para cezaları Rusya, Telegram’a yönelik daha önce de çeşitli yaptırımlar uygulamıştı. Moskova yönetimi, platforma erişim konusunda kısıtlamalar getirirken, şirkete toplam miktarı 100 milyon rubleyi aşan para cezaları da uygulamıştı. Ancak tüm bu adımlara rağmen Telegram, Rusya’da kullanılmaya devam eden en yaygın mesajlaşma uygulamalarından biri olmayı sürdürüyor. Pavel Durov daha önce de hukuki süreçlerle karşı karşıya kalmıştı Telegram CEO’su Pavel Durov, platformun küresel ölçekte büyümesiyle birlikte farklı ülkelerde de çeşitli hukuki tartışmaların merkezinde yer aldı. Durov, Telegram’ın kullanıcı gizliliğini koruma politikasını savunurken, hükümetlerin içerik denetimi talepleri konusunda daha sıkı düzenlemelerle karşı karşıya kalıyor. Rusya’nın son kararı ise Telegram ile Moskova arasındaki uzun süredir devam eden gerilimin yeni aşaması olarak değerlendiriliyor. Dijital platformlar ve devletler arasındaki mücadele büyüyor Pavel Durov hakkında alınan uluslararası arama kararı, teknoloji şirketleri ile devletler arasındaki içerik kontrolü ve güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Hükümetler, terör ve suç faaliyetlerinin dijital platformlar üzerinden organize edilmesini önlemek amacıyla daha fazla denetim talep ederken, teknoloji şirketleri kullanıcı gizliliği ve ifade özgürlüğü ilkelerini korumaya çalışıyor. Rusya’nın Telegram’a yönelik son adımının, hem platformun ülkedeki faaliyetleri hem de uluslararası teknoloji politikaları açısından yeni sonuçlar doğurması bekleniyor.

Alman istihbaratı: İran'ın Avrupa'daki saldırıları artabilir Haber

Alman istihbaratı: İran'ın Avrupa'daki saldırıları artabilir

Salı günü (19 Mayıs 2026) bir açıklama yapan BfV, İran istihbaratının hedefleri arasında Yahudi ve İsrail kurumlarının yanı sıra rejim muhalifleri, İsrail ve ABD destekçileri ile Tahran yönetimi tarafından "hain" olarak nitelendirilen kişilerin bulunduğunu kaydetti. Rapora göre istihbarat yetkilileri, İsrail ve ABD saldırılarının İran'ın güvenlik aygıtını ciddi şekilde zayıflatmasına rağmen, savaş baskısının azalmasıyla birlikte Tahran'ın kaynaklarını yeniden Avrupa'daki dış operasyonlara kaydırmasından endişe ediyor. Teşkilat, İranlı ajanların tehditten gözetlemeye ve terör eylemlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet yürütmeye hazır olduğunu vurguladı. "Onlarca Alman vatandaşı İran için çalışıyor" BfV'nin karşı casusluk bölümünün yürüttüğü soruşturmalara göre, askeri eğitim almak veya İran makamlarının hizmetine girmek amacıyla Almanya'dan İran'a giden ve oradaki hükümet için çalışan en az onlarca kişi bulunuyor. İstihbarat raporlarında spesifik örneklere de yer verildi. İnternete düşen doğrulanmamış bir videoda, Hamburg doğumlu iki kişinin ellerinde Kalaşnikoflarla (AK 47) bir Besic kontrol noktasında nöbet tuttuğu görüldü. Bünyamin C. olarak bilinen bu kişilerden birinin, 2024'te Alman makamlarınca yasaklanana kadar Tahran'ın Avrupa'daki en önemli üssü olarak kabul edilen Hamburg İslam Merkezi (IZH) ile bağlantılı olduğu belirtildi. Tahran'dan paylaşılan propaganda videolarında boy gösteren bir diğer isim ise, uzun süredir Almanya'da yaşayan ve geçen yıl Frankfurt'ta Hamas'ın 7 Ekim saldırılarını desteklediği gerekçesiyle ceza alan Aytek Barani oldu. Organize suç örgütleri kullanılıyor Almanya'daki İsrail ve Yahudi hedefleri ile İranlı muhaliflere yönelik tehdit seviyesinin "yüksek" olarak kalmaya devam ettiğini belirten BfV raporu, şu ifadelere yer verdi: "İran, devlet destekli terör faaliyetleri yürütmek istiyor. Bunun için de Avrupa ülkelerinde önceden kök salmış ve faaliyet göstermiş mevcut ağlara ile organize suç çetelerine güveniyor." İstihbarat verilerine göre İran, Mart 2026'dan bu yana "Harekat Ashabü'l-Yemin el-İslamiye" adlı yeni bir işe alım ve örgütlenme kampanyasına ağırlık vermiş durumda. Söz konusu grubun, militan devşirmek için İran destekçileri ve Şii radikaller arasındaki sosyal medya ağlarını aktif olarak kullandığı kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.