Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Terör

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Terör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dervişoğlu: Türk milleti bir bütündür, bölünemez Haber

Dervişoğlu: Türk milleti bir bütündür, bölünemez

İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, partisinin Afyonkarahisar’da düzenlenen iftar programına katılarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terör örgütü elebaşı Öcalan’ın açıklamasına dair Dervişoğlu, “Yapmış oldukları mücadelenin müzakere güçlerini ortaya koyduğunu ifade ediyor. Yani İmralı’daki cani, yaptıkları müzakereye bağlı olarak örgütünün ne kadar güçlü hale geldiğini kamuoyuyla paylaşıyor. Buradan çıkan sonuç şudur; en başından itibaren pazarlık yok diyorlar ya, Abdullah Öcalan itiraf etmiş işte. Müzakereden bahsediyor. Kim ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına canilerle müzakere ve pazarlık masasına oturmuştur, o bunun bedelini mutlak suretle ödeyecektir.” dedi. Dervişoğlu, Anadolu irfanının her şeyin üzerinde olduğunu bildiğini belirterek, “Ben bu büyük milletin; sağcısı solcusuyla, Alevi’siyle Sünni’siyle, doğulusu batılısı, kuzeylisi güneylisiyle birliği ve beraberliği arzuladığını biliyorum. Birlik ve beraberlik için her türlü fedakarlığı yapma iradesi sergileyeceğine de yürekten inanıyorum. O sebepten dolayı; ‘PKK eşittir Öcalan, o da eşittir Kürtler’ denklemi üzerinden toplumsal bir yarılmayı yaşama geçirerek, Türkiye’yi böleceklerini zannedenlere de söylüyorum. Türk milleti bir bütündür, bölünemez. Onun diliyle, onun tanımıyla uğraşılmaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir. Bu gerçeği hiç kimse değiştiremez.” şeklinde konuştu. Dervişoğlu, “Türkiye'nin birliği, dirliği, beraberliği için inandıklarımıza inanan ve hassasiyetlerimizi önemseyen insanlarla elbette ki konuşuruz. Ama buradan söylüyorum; İYİ Parti ve Müsavat Dervişoğlu hiç kimsenin vagonu olmayacaktır” diye ekledi.

Hindistan Başbakanı Modi, İsrail ziyaretinde Netanyahu ile ticaret ve savunma alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan 16 iş birliği anlaşması imzaladı. Haber

Hindistan Başbakanı Modi, İsrail ziyaretinde Netanyahu ile ticaret ve savunma alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan 16 iş birliği anlaşması imzaladı.

Modi dün ticaret ve savunma alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan ve iki gün sürecek temaslar için İsrail’e ulaştı. Ziyaret İsrail’de geniş yankı buldu. Netanyahu, Modi’yi havalimanında karşıladı ve daha sonra konuşma yapması için parlamentoya (Knesset) kadar kendisine eşlik etti. Knesset üyeleri Modi’yi ayakta alkışlayarak “Modi... Modi” sloganları attı ve kendisiyle fotoğraf çektirme talebinde bulundu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi Knesset’te (EPA) Netanyahu ve diğer İsrailli yetkililer, Hindistan’ın maruz kaldığı ‘terör saldırılarını’ hatırlatarak, iki ülkeyi ‘radikal İslam’ olarak niteledikleri tehdit karşısında benzer konumda gösteren bir söylem benimsedi. Netanyahu, Hindistan Başbakanı’nı ‘büyük bir küresel lider, büyük bir dost ve hatta büyük bir kardeş’ sözleriyle tanımladı. Modi’ye hitaben, “Hindistan’ın büyük başarılara imza attığı söyleniyor; bu tam olarak doğru değil. Hindistan, senin liderliğin, bilgece yaklaşımın ve kararlılığın sayesinde bu başarıları elde etti” ifadelerini kullandı. Netanyahu ayrıca, son Gazze savaşı sırasında Hindistan’ın İsrail’e sağladığı destek dolayısıyla Modi’ye teşekkür etti. Hindistan’ın söz konusu dönemde İsrail’e mühimmat ve insansız hava araçları (İHA) tedarik ettiği belirtildi. 16 anlaşma ve ilk kez verilen nişan İsrail hükümeti, ziyaret kapsamında Hindistan ile 16 ikili anlaşma imzalandığını duyurdu. Knesset Başkanı Amir Ohana, Modi’ye, parlamento tarihinde ilk kez verilen Knesset Nişanı’nı takdim etti. Knesset Başkanı Amir Ohana, özel bir oturumda Hindistan Başbakanı Narendra Modi’ye Knesset Nişanı’nı takdim etti. (EPA) Modi’nin İsrail ziyareti, 2017’de gerçekleştirdiği ilk temasın ardından görev süresindeki ikinci ziyaret oldu. İsrail’de siyasi çevrelerde aktarıldığına göre, Başbakan Netanyahu ilk ziyarette Modi’yi esprili bir ifadeyle karşılamış ve “Bir Hintli, İsrailli bir turiste ‘Ülkenizin nüfusu gerçekten sadece 10 milyon mu?’ diye sormuş. İsrailli de ‘Doğru; ama siz, biz ve Çin birlikte 2,5 milyarız’ diye yanıtlamış” demişti. Bu sözlerin, 2024 sayımına göre 1,45 milyarlık nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan ile İsrail arasındaki büyük nüfus farkına gönderme yaptığı belirtilmişti. Netanyahu, son ziyarette ise iki ülkenin ‘gücünün zirvesinde’ olduğunu savunarak, “İsrail her zamankinden daha güçlü, Hindistan her zamankinden daha güçlü” ifadesini kullandı. Netanyahu’nun açıklamaları, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin Knesset Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma için düzenlenen özel oturum sırasında geldi. Modi’nin hitabı, bir Hindistan başbakanının İsrail parlamentosunda yaptığı ilk konuşma olarak kayda geçerken, iki ülke ilişkilerinin derinleştiğinin göstergesi olarak nitelendirildi. Hindistan, İsrail için siyasi açıdan etkili bir müttefik olmasının yanı sıra, Asya’daki ikinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine göre, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 2025 mali yılında 3,62 milyar dolar olarak gerçekleşti. Hindistan, 7 Ekim saldırılarını yeniden kınadı Modi yaptığı açıklamada, “Hindistan şimdi ve sonra İsrail’in yanında” ifadesini kullandı. Knesset Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Modi, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırıda ölenler için taziyelerini ileterek, saldırıyı ‘terör eylemi’ olarak niteledi. Modi ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın Filistinlilerin ulusal haklarını güvence altına alacağını söylediği planı övdü. Netanyahu da 7 Ekim saldırısına değinerek, Modi’nin ‘açık bir şekilde İsrail’in yanında durduğunu’ söyledi ve “Bunu asla unutmayacağız” ifadesini kullandı. Netanyahu, ‘şer ekseni’ olarak tanımladığı yapının ya İsrail’i kıracağını ya da İsrail tarafından kırılacağını belirterek, “Biz onları savaşçılarımızın kahramanlığıyla kırıyoruz” dedi. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Knesset üyeleri arasında sohbet ederken (AFP) Oturum, muhalefetin kısmi boykotu gölgesinde gerçekleşti. Muhalefete mensup bazı milletvekilleri oturuma katılmazken, bazıları da Netanyahu ve Ohana’nın konuşmaları sırasında, Yüksek Mahkeme Başkanı Yitzhak Amit’in davet edilmemesini protesto ederek salonu terk etti. Ancak Hindistan Başbakanı Modi’nin konuşması sırasında diplomatik bir krize yol açmamak adına yeniden Genel Kurul salonuna döndüler. Muhalefet tarafından yayımlanan açıklamada, Ohana’nın Hindistan Başbakanı onuruna düzenlenen oturuma, teamüllere aykırı şekilde Yüksek Mahkeme Başkanı Amit’i davet etmemesi ‘aşağılayıcı bir karar’ olarak nitelendirildi. Gizliliğin korunması Ziyaret, yalnızca ilişkilerdeki iyileşmenin bir göstergesi olarak değil, esas itibarıyla iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin tüm düzeylerde önemli ölçüde yükseltilmesi yönünde büyük bir adım olarak değerlendirildi. Ziyaret kapsamında imzalanacak anlaşmaların, ilişkilerin seviyesini artırmaya ve iki taraf arasındaki iş birliğini özellikle güvenlik alanı başta olmak üzere çeşitli sektörlerde genişletmeye yönelik mutabakat zabıtlarını içerdiği belirtildi. Söz konusu çerçeve, taraflarca ‘ayrıcalıklı stratejik ilişkiler’ olarak tanımlanıyor. Hindistan Başbakanı Narendra Modi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eşinin huzurunda Knesset’teki ziyaretçi defterini imzaladı. (AP) Gelişmenin önemine işaret eden güvenlik kaynakları, iki taraf arasında ‘gizliliğin korunması’ esasına dayalı bir sistemin uygulanmasını öngören bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Bu çerçevede, bugüne kadar Hindistan’a kapalı olan bazı İsrail sistemlerinin erişime açılacağı; hava savunma sistemleri dahil olmak üzere, lazer tabanlı hava savunma mimarisine Hindistan’ın entegre edilmesinin ve bazı İsrail silahlarının üretimi için lisans verilmesinin planlandığı belirtildi. Yedioth Ahronoth’tan aktarılan habere göre üst düzey bir İsrailli siyasi yetkili, “Bu anlaşma güvenlik kurumlarının çabaları yönetme esnekliğini artıracak ve gerektiğinde tarafların birbirine dayanmasına imkân tanıyacak. Bu büyük bir devrim” ifadelerini kullandı. Sağ eğilimli Israel Hayom gazetesinde yazan ve Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen siyasetçi Zvi Hauser ise Modi’nin Netanyahu ile ele alacağı temel başlıklardan birinin İran’ın geleceği ve mevcut rejimin olası çöküşünün doğurabileceği geniş fırsatlar olduğunu belirtti. Hauser, rejim sonrası dönemde İsrail, Hindistan ve İran’ın bölgede güçlü bir stratejik ittifak oluşturabileceğini savundu. kaynak : Şarku’l Avsat

Dervişoğlu: Türkiye bir yanda açlıkla sınanıyor, diğer yanda korkuyla sindiriliyor Haber

Dervişoğlu: Türkiye bir yanda açlıkla sınanıyor, diğer yanda korkuyla sindiriliyor

İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmaya Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı’ndan görev uçuşu için havalanan F-16’nın düşmesi sonucu pilotun şehit olduğunu hatırlatarak başladı. Dervişoğlu, “Şehidimize Cenabı Hak’tan rahmet, kederli ailesi başta olmak üzere silah arkadaşlarına ve aziz milletimize baş sağlığı diliyorum” dedi. Ramazan ayı boyunca ülkenin farklı bölgelerinde iftar programları yaptıklarını anlatan Dervişoğlu, “İlk iftarımızı şehit Cem Dolapçı’nın ailesiyle birlikte yaptık. Ardından Balıkesir’de ve Bursa’da hemşerilerimizle bir araya geldik. Ankara’da da Sivas yurdunda kalan genç kardeşlerimizle orucumuzu açtık” ifadelerine yer verdi. Dervişoğlu, toplumun gündeminde iki temel sorunun öne çıktığını ve bu iki başlığın temel nedeninin aynı olduğunu savunarak, “Türkiye bir yanda açlıkla sınanıyor, diğer yanda korkuyla sindiriliyor. Bu bilinçli bir siyasettir. Yönetim sistemi de bu amaç doğrultusunda organize edilmiştir” dedi. Dervişoğlu, vatandaşın “ölmeyecek kadar” doyurulduğunu, “isyan etmeyecek kadarı” için ise mülakat odaları ve benzeri süreçlerin işletildiğini ileri sürdü. Ekonomi ve kimlik tartışmalarını birlikte ele alan Dervişoğlu, “Cüzdanımız boşaltılırken sadece paramız değil, kimliğimiz de çalınıyor. O kimlikte Türklük vardır, örf vardır, ahlak vardır, tarih vardır, Cumhuriyetimiz vardır. İkisi aslında tek bir meseledir. Mesele bu milletin haysiyetidir. Dava haysiyet davasıdır; hürriyet davasıdır; istiklal davasıdır” değerlendirmesinde bulundu. Finans haberleri Terör tartışmaları üzerinden “İmralı’nın statüsü” ifadelerini de eleştiren Dervişoğlu, “İmralı’nın statüsü diye bir şey yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasında bulunan, üzerinde Türk bayrağı dalgalanan bir cezaevidir” sözlerini dile getirdi. Dervişoğlu, konuşmasını Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenleri anarak tamamladı.

Erdoğan: Türkiye bugün yakın tarihinde olmadığı kadar güçlüdür Haber

Erdoğan: Türkiye bugün yakın tarihinde olmadığı kadar güçlüdür

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, güvenlik güçlerine yönelik yaptığı kapsamlı açıklamada şehitleri rahmetle andığını, gazilere uzun ömürler dilediğini belirterek, Türkiye’nin güvenlik ve istikrarında emniyet birimlerinin büyük payı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın huzuru, birliği ve dirliği için hayatını kaybeden şehitleri rahmetle yad ettiğini ifade ederek, “Hayatta olan gazilerimize hayırlı, uzun ömürler diliyorum” dedi. Şahadet ve gazilik bilinciyle evlatlarını göreve uğurlayan ailelere de şükranlarını ileten Erdoğan, bu ruhu yaşatan anne babaların ellerinden öptüğünü söyledi. Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışı görevlerde bulunan güvenlik güçlerine teşekkür eden Erdoğan, “Şu anda vatanımızın dört köşesinde, hudut bölgelerimizde, dağlarda, denizlerde, yurt dışı misyonlarımızda görev yapan güvenlik birimlerimize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Allah yâr ve yardımcınız olsun” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bölgesinde huzur ve güven adası haline gelmesinde güvenlik güçlerinin payının büyük olduğunu belirten Erdoğan, emniyet birimlerinin yakın tarihte zorlu sınavlardan geçtiğini söyledi. Erdoğan, “Devletimize yönelik her saldırıyı, her oyunu hamdolsun boşa çıkarmışlardır” dedi. Terör örgütleriyle mücadelede güvenlik güçlerinin destan yazdığını ifade eden Erdoğan, organize suç örgütlerine, uyuşturucu tacirlerine ve devleti hedef alan yapılara karşı kararlı mücadele yürütüldüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gezi olayları sürecinde de Türkiye’yi istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlerin bertaraf edildiğini dile getirdi. Polis, bekçi, jandarma, sahil güvenlik ve güvenlik korucularına teşekkür eden Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak her birinizle gurur duyduğumu bilmenizi isterim” dedi. Devletin güvenliğine ve milletin huzuruna yönelik tehditlere karşı mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. Türkiye’nin tarih boyunca bağımsızlığına önem verdiğini belirten Erdoğan, ay yıldızlı bayrağın gölgesinin 86 milyon için en güvenli yer olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin huzur ve istikrarına yönelik girişimlere izin verilmeyeceğini kaydetti. Bölgede yaşanan krizlere rağmen Türkiye’nin adımlarını dikkatle attığını belirten Erdoğan, “Her hesaba karşı bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak hazırlığımız var” dedi. 23 yıllık tecrübe ve planlı stratejilerle hareket ettiklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin bugün geçmişe kıyasla daha güçlü, daha hazırlıklı ve daha etkin bir konumda olduğunu ifade etti. Türkiye’nin yeniden şekillenen dünya sisteminde bölgesel bir güç olarak konumunu pekiştirdiğini belirten Erdoğan, ülkenin her bölgesinde güvenliğin hakim olduğunu söyledi. Erdoğan, yatırım ve istihdamın arttığını, enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasıyla refah seviyesinin yükseldiğini dile getirdi. Yarım asırdır ülkeye maliyeti yüksek olan terör riskinin ortadan kalkmasının tüm vatandaşların kazancı olacağını ifade eden Erdoğan, “Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni fark etmeksizin aziz milletimizin bütün fertleri kazanıyor” dedi. “Terörsüz Türkiye” sürecinin güvenlik güçlerinin kahramanlığı, gazilerin cesareti ve şehitlerin fedakarlığı sayesinde ilerlediğini belirten Erdoğan, devletin kahramanlarıyla var olmaya devam edeceğini söyledi. Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’ye inşallah beraberce vasıl olacağız” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama Haber

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama

TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta raporun neredeyse oybirliği ile kabul edilmesinden sonra bugün bu komisyona destek veren siyasi partilerimizin sayın genel başkanlarını ziyaret etme kararı aldık. Sabahleyin Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli’yi ziyaret ettim, bugün de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Özgür Özel Bey’i ziyaret ettim. Gayet güzel bir görüşme oldu. Öncelikle bir kere daha huzurlarınızda Sayın Genel Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden komisyonda bulunan arkadaşlara komisyon çalışmalarına verdikleri destek dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Gerçekten samimi bir şekilde bu sürecin başından itibaren destek verdiler ve Türkiye demokrasi bakımından örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamlamış olduk. Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar. Türkiye’nin farklı kesimlerinden, çok farklı kanaatlere ve siyasi oryantasyonlara sahip 137 kişi geldi, bunları dinledik ve sonuçta müzakereler sonucunda bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetindeki raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Üçüncü bir göze ihtiyaç duyulmaksızın, başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milli iradenin tecelligahı olan, Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekânda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuyla buluşturmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde özellikle altıncı ve yedinci bölümde dile getirilen somut teklifler yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanacaktır. Artık Türkiye’nin, Cumhuriyetimizin ilk asrının neredeyse yarısını meşgul etmiş olan terör sarmalının geride kalmasını ve Türkiye’nin bir daha asla o günlere dönmemesini temenni ediyorum. Bu çerçevede milletimizin tamamına yakınının verdiği desteğin siyasi temsilcileri olarak komisyonda büyük destek veren bütün siyasi partilerimize, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Sayın Genel Başkanı’na ve komisyonda yer alan milletvekili arkadaşlara katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu, hep beraber Türkiye’de demokrasinin başarısıdır; komisyona katkı veren partilerimizin ortak başarısıdır.” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sayın Kurtulmuş, Meclis Başkanımız olarak bu önemli süreçte komisyona bizzat başkanlık etti. İlk toplantıda da söylemiştim; biz bu komisyonun başkanının herhangi bir partiden ya da dönüşümlü olması yerine Meclis Başkanı tarafından yürütülmesini ve onun güvencesinde yürütülmesinin önemine vurgu yapmıştık. Bugün de içeride, Sayın Kurtulmuş’un bize yaptığı teşekkür üzerine, bu süreçteki yönetimi ve uzlaşı kültürüne yaptığı liderlik için kendisine teşekkür ettim. Komisyona girme evresinde en çok merak edilen konu Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutumuydu ve çok şiddetli tartışmalar vardı. O gün büyük bir özgüvenle şunu söylemiştik: Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin kurucu partisidir, bugün ana muhalefet partisidir, son seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin olduğu değil, olmadığı komisyondan korkun. Biz kimseye hesap veremeyeceğimiz, bilhassa şehit ailelerinin ve gazilerin yüzüne bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız. Ama mesele tarihi olarak çok önemlidir ve çözülmelidir. Zaman zaman ‘CHP komisyonda devam edecek mi?’ soruları soruldu. Hep aynı yanıtı verdik: Türkiye’de kardeşin kardeşin kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkânı olacaksa; hem Türklere hem Kürtlere hem Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa; evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma ve kavga değil zenginlik ve refah devredeceksek bu meselenin çözülmesi için herkes elini taşın altına koymalıdır dedik. Bundan sonraki süreçte de hepimiz süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde sorunun çözümüne yönelik düzenlemeleri, yedinci madde ise demokratikleşme adımlarını içermektedir. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç başarıya ulaştığında Türkiye hem terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı olmak üzere; tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yer alan önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması sağlanmış olacaktır. Bu güvencenin takipçisi olmak çok önemlidir. Süreç başarıya ulaştığında kaybedeni olmayacak, kazananı Türkiye olacaktır. Türkiye’nin kazandığı bir yerde katkı koymak hepimizin görevidir.”

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi Haber

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi

“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında TBMM Tören Salonu’nda toplandı. Toplantının açılışında konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, uzunca bir süredir büyük bir titizlikle ve demokratik olgunlukla hazırlanan rapor taslağının, komisyon üyeleri tarafından müzakere edilmesinin ardından Türkiye kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Kurtulmuş, Komisyon’un, toplumsal huzur ve sükunu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini rapor haline getirdiğini ifade ederek, taslak raporun genel başlıkları hakkında bilgi verdi. Raporun, af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan ve kamu vicdanının hassasiyetini gözeten yaklaşımın ana hatlarını ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, raporun, devlet aklıyla millet vicdanını koruyan demokratik iradenin aynı bütünlük içinde harekete geçtiğinde toplumsal barışın kalıcı zeminini kurduğuna vurgu yaptığını kaydetti. Titizlikle hazırlanan raporun, bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren bir başvuru metni olma özelliğini taşıdığını ifade eden Kurtulmuş, raporun bir nihayet değil, atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı olduğunu belirtti. Kurtulmuş, yeni bir anayasa hazırlamanın Komisyon’un görev alanında olmamakla birlikte ülke için tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olduğunu ifade etti. Raporda bahsedilen düzenlemeler ve önerilere ek olarak, siyasi partilerin daha önce çeşitli vesilelerle kamuoyuyla paylaştığı raporlarda ifade ettikleri daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunun da altının çizildiğini belirten Kurtulmuş, terör meselesinde tarihî bir dönemde bulunulduğunu kaydetti. Bu süreçte milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclis’in üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz biçimde üstlendiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milletin geleceğini ilgilendiren her meselenin meşru çözüm adresi olduğunu vurguladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesinin sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kıldığını, siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Komisyonun 21. toplantısında, taslak raporun “Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri” başlıklı 6’ncı ve “Demokratikleşme ile ilgili öneriler” başlıklı 7’nci bölümü ile “Sonuç ve değerlendirme” kısmı okundu, komisyon üyeleri taslak rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan oylamada Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, 47 kabul, 2 ret, 1 çekimser olmak üzere nitelikli çoğunlukla kabul edildi.

Katar’dan işgal altındaki Kudüs ve Kabil'deki olaylara kınama Haber

Katar’dan işgal altındaki Kudüs ve Kabil'deki olaylara kınama

Katar Devleti, işgal altındaki Kudüs’te İsrail işgal makamlarının, UNRWA kompleksinde başlattığı yıkım operasyonlarını şiddetle kınadı. Katar Dışişleri Bakanlığı yetkilileri , bu girişimi uluslararası insani hukukun açık bir ihlali ve uluslararası iradeye meydan okuma olarak nitelendirildi. Bakanlık, İsrail’in UNRWA’yı sistematik olarak hedef almasının, Gazze Şeridi, Batı Şeria, Ürdün, Suriye ve Lübnan’daki milyonlarca Filistinliyi temel hizmetlerden mahrum bırakmayı amaçladığını vurguladı. Katar Başbakan Danışmanı ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dr. Majed bin Mohammed Al Ansari, İsrail’in siyasi veya medya kaynaklı tutumlarının Katar’ın Filistin halkına desteğini etkilemeyeceğini belirtti. Al Ansari, Katar’ın Gazze Şeridi’ndeki rolünün geçici olmadığını, başından itibaren bu meselede arabuluculuk ve destek sağladığını ifade etti. Ayrıca Katar, Afganistan’ın başkenti Kabil’de meydana gelen ve Afgan ve Çin vatandaşlarının hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan patlamayı da kınadı. Bakanlık, şiddet, terör ve suç eylemlerinin hiçbir mazereti olamayacağını vurgulayarak, kurbanların ailelerine, Afgan geçici hükümetine ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne başsağlığı dileklerini iletti ve yaralıların hızlıca iyileşmesini temenni etti. Katar, hem Filistin halkının meşru haklarının korunmasında hem de uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasında üstlendiği rolü kararlılıkla sürdürme taahhüdünü bir kez daha yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.