Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kacır: Malatya’da 4 yeni sanayi alanı ilan edildi Haber

Bakan Kacır: Malatya’da 4 yeni sanayi alanı ilan edildi

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Kacır, sanayi tesislerinde depremin izlerini silmek ve üretimi daha güçlü şekilde sürdürmek için yürütülen projelere 7,3 milyar lira finansman sağlandığını bildirdi. Bakan Kacır, il programları kapsamında Malatya’da çeşitli temaslarda bulundu. Malatya Valiliğini ziyaret ederek kentte yürütülen yatırımlar hakkında bilgi alan Kacır, DAP Bölge Kalkınma İdaresi ve Fırat Kalkınma Ajansı Projeleri Protokol İmza Töreni’ne katıldı. Program kapsamında Kubbet-üs Sahra Camii’nde Cuma namazı sonrası vatandaşlarla bir araya gelen Kacır, Malatya Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılış Töreni ile Yeşilyurt Küçük Sanayi Sitesi 1. Etap Anahtar Teslimi ve 2. Etap Temel Atma Töreni’nde de yer aldı. Yeşilyurt Sanayi Sitesi’nde hak sahiplerine anahtarlarını teslim etti. KOBİ’lere 8,7 milyar liralık kaynak sağlandığını belirten Kacır, Malatya’nın sanayi altyapısının güçlendirildiğini ifade etti. Şehrin yalnızca sanayide değil, Bilim Merkezi ve Millî Teknoloji Atölyeleri ile yüksek teknoloji alanında da gelişmesinin hedeflendiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 23 yılda sanayi ve teknoloji alanında önemli adımlar atıldığını vurgulayan Kacır, Türkiye’nin savunma sanayii başta olmak üzere birçok sektörde küresel ölçekte rekabet gücüne ulaştığını söyledi. Malatya’nın üretim kültürü ve girişimci yapısıyla öne çıkan şehirlerden biri olduğunu belirten Kacır, son 23 yılda kentteki organize sanayi bölgelerinin büyüklüğünün 650 hektardan 2 bin 341 hektara çıkarıldığını ifade etti. Kacır, organize sanayi bölgelerindeki istihdamın ise 5 bin 480’den 25 bine yükseldiğini aktardı. Deprem sonrası süreçte sanayi yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü kaydeden Kacır, ilan edilen yeni sanayi alanları ve sağlanan finansman desteğiyle Malatya’da üretim kapasitesinin daha da artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

Çin’de At Yılı’na girildi Haber

Çin’de At Yılı’na girildi

CGTN muhabiri Damla Wu'ya göre, Bayram kutlamalarının olmazsa olmazı Bayram Galası 1,4 milyar Çin vatandaşı için Bahar Bayramı tüm bayramlar arasında en önemli olanıdır. Farklı bölgelerde farklı kutlamalar yapılmasına rağmen, arife gecesinde Çin vatandaşlarının çoğunluğu ve yurt dışındaki çok sayıda Çinli göçmen, akşam saat 8’den önce televizyon başında toplanır, Çin Medya Grubu’nun (CMG) hazırladığı Bahar Bayramı Galası’nı bekler. Her gala, zengin programlar sunarak, izleyicilere yeni yıl neşesini yaşatır. CMG'nin At Yılı için hazırladığı 2026 Bahar Bayramı Galası, 16 Şubat akşamı saat 20.00'de CCTV’nin televizyon kanalları, dijital platformları ve CGTN’in çok dilli kanalları üzerinden dünya çapında canlı yayınlandı. Gala ayrıca, CMG'ye bağlı Çin Küresel Televizyon Ağı'nın (CGTN) İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Arapça ve Rusça dahil olmak üzere 85 dilde yayın yapan uluslararası platformlarında da izleyicilere ulaştırıldı. CMG tarafından yapılan açıklamaya göre, galayı izleyenlerin sayısı 677 milyonu aştı. Bu yılki galanın teması “Neşe ve mutluluk”. Galada, Çin’in geleneksel kültüründen esinlenerek şarkı, dans, drama, sözel performanslar ve illüzyon gibi çeşitli türleri kapsayan programlar sahnelendi. Teknoloji kullanımında, sahne üzerinde insansı robotlar yer alırken, “CMG Medya GPT 2.0” uygulaması ilk kez içerik üretiminde kullanıldı. Ultra yüksek çözünürlüklü (8K) görüntüleme ve ses teknolojileri, tüm prodüksiyon ve yayın sürecine tam kapasite destek verdi. Bu yılın galası, içeriği bakımından sıradan insanlara odaklandı. Dünya yetenek yarışması şampiyonları ve çiftçi koroları gibi topluluklar sahne aldı. Geçen yıl dünyanın dikkatini çeken insansı robotlar bu yıl da izleyicileri büyüledi. İlki 1983 yılında gerçekleşen bayram galası, bu yıl 44 yaşında. O yıllarda Çin genelinde reform ve dışa açılma politikası yeni uygulanıyordu. Buna paralel olarak, televizyon Çin’de yaygınlaşmaya başladı. Bir TV formatı olan Bahar Bayramı Galası da televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte daha popüler oldu. Bu dönemde ulusal politikalar, kamuoyu ve kişisel psikoloji açısından sürekli değişimler yaşanıyordu. Bu belirsizlikler sürerken halk gelecek günlerdeki refaha dair büyük bir beklenti taşıyordu. Halkın Bahar Bayramı arifesinde toplumca eğlenebileceği, festival tadında bir televizyon programı olan Bahar Bayramı Galası bu görevi üstlendi. O zaman Çin’in yıllık TV üretimi 7 milyona bile ulaşmamıştı, hanelerin yüzde 80’inde televizyon yoktu. Bu nedenle komşular TV sahibi bir ailenin evinde toplanırdı. Zamanla gala, TV teknolojileri ve kültürel gelişimin harmanlandığı bir kültürel şenlik haline geldi. Bahar Bayramı Galası genellikle şarkı ve dans programıyla başlar, galada en çok dans ve şarkıların yanı sıra, geleneksel operalar ve Quyi adıyla bilinen folk sanat programları yer alır. Her gala “Bu Geceyi Unutamamak” şarkısıyla son bulur. CMG Bahar Bayramı Galası’ndan başka, CMG’nin diğer kanalları ve yerel TV kanalları da kendi bayram galalarını hazırladı. Bu galalar bugünden itibaren yayınlanacak. Örneğin, Hebei TV Kanalı’nda Bahar Bayramı için özel bir opera şenliği organize edildi ve bu akşam yayınlandı. Şenlikte Çin’deki 30 çeşit operanın seçkin türleri sahnelendi. Bahar Bayramı’nda Çin genelinde coşku hâkim olurken, insanlar aile buluşması yapmanın yanı sıra, kültürel ve turistik etkinliklere katılır. Ülke genelindeki çok sayıda müzede at konulu sergiler düzenleniyor. Müze gezmeyi seven vatandaşlar hem rutin sergiler hem de at konulu özel sergileri izlemek için müzelere akın ediyorlar. Örneğin, başkent Beijing’deki Yasak Kent Müzesi’nin kuzeyinde yer alan Jingshan Parkı’nda At Yılı Saray Koleksiyonundan Seçme Eserler Sergisi bayramdan önce açıldı ve devam ediyor. Burada Beijing Emayesi, yeşim heykel tıraşlığı, Beijing Nakışı, saray halısı, kesme kağıt, enfiye şişe ve porselen gibi geleneksel eşyaları görmek mümkün. Ancak müze ziyareti için önceden rezervasyon yaptırmak lazım. Başkent Beijing’de bulunan Çin Seddi’nin Badaling Bölümü bugünden itibaren her akşam saat 6 ile 9 arasında ziyarete açılacak. Seddin bu bölümü binden fazla fenerle süslendi. Ejderha dansı ve aslan dansı gibi yöreye özgü programlar ve maddi olmayan kültür miraslarının tanıtım programları sahnelenecek. Güney Çin’deki Guangxi Zhuang Özerk Bölgesi’nin başkenti Nanning’de Zhuang etnik grubunun geleneksel desenlerini modern tasarımla harmanlayan Zhuang Brokarı ürünleri, özellikle at figürlü ürünler, bayram tüketiminde moda oldu. Zhuang Brokarı eskiden sadece müzede sergileniyordu. Serbest ticaret limanına evsahipliği yapan Hainan eyalet yönetimi, 35 gösteri organize etti. Hainan sadece yerel operaları sahnelemekle kalmayıp, ada dışından 7 eyaletten seçkin sanat topluluğundan sanatçıları davet edip, ada sakinlerine adadan çıkmadan ulusal kültürle tanışma fırsatı sunuyor. Tüm gösteriler ücretsiz. Tropikal iklime sahip Hainan, mavi göğü, denizi ve temiz plajlarıyla her Bahar Bayramı’nda sayısız turisti kendine çekiyor. Turistler ve yerel halk için 165 kültürel ve turistik program hazırlandı. Geleneksel bayram kutlamalarından spor yarışmalarına ve etkileşim programına kadar, turistlerin ve yerel halkın talepleri karşılanmaya çalışılıyor. Bahar Bayramı’ndaki insan hareketliliği Bugün, bayramın ilk günü. Çok fazla insan hareketliliği olmadı. Geleneklere göre, insanlar en geç bayram arifesinde ailelerine kavuşur, bayramın ilk gününde ise evde kalır, anne ve babalarının bayramını kutlar. Trafik hareketliliği normalde bayramdan 2 hafta önce başlar, bayram süresince pek fazla trafik yoğunluğu olmaz. Bayramın son iki gününde memleketlerine dönen vatandaşlar sebebiyle yollar tekrar hareketlenir. 1985 yılında Shanghai’dan başkent Beijing’e trenle 23 saatte ancak ulaşılırdı, bugün yüksek hızlı trenle bu mesafe sadece dört buçuk saatte katediliyor. Ancak Çin nüfusu kalabalık olduğu için bayram öncesinde tren bileti bulmak bazen zor oluyor. Bu problemin çözümü konusunda kentlerde çalışan köylüler için destekleyici politikalar çıkarıldı. Örneğin, en çok köylü işçilerin çalıştığı Guangdong eyaletinde 30 özel tren seferi organize edildi. 536 Guizhoulu köylü 5 Şubat’ta özel tren seferiyle memleketlerine döndü, hem de ücretsiz. Şimdi bu köylü işçiler kendi köylerinde aileleriyle birlikte bayramı kutluyorlar. 15 Şubat’ta başlayan bayram tatili 23 Şubat’a kadar toplam 9 gün sürecek. Hükümet kurumları ve şirketlerde çalışanlar 24 Şubat’ta mesaiye başlarlar veya izin alırlarsa tatillerini uzatıp biraz daha geç iş başı yapma imkanı bulurlar. Köylü işçiler ise genellikle bayramdan 15 gün sonra, yani bayramın son günü sayılan Yuanxiao Bayramı’nda tekrar kentlerdeki işlere döner. Bu yıl 2 Şubat’ta başlayan ve toplam 40 gün sürecek olan Bayram Trafiği’nde Çin vatandaşlarının toplam seyahat sayısı 9,5 milyara ulaşması ve tarihi rekoru kırması bekleniyor. Bu, büyük bir insan hareketliliğidir. Çin halkının giderek daha zenginleşmesiyle birlikte kendi araçlarıyla seyahat etmesi, en popüler yöntem olmaya devam ediyor. Bu arada tren ve uçak yolculuğunu tercih eden vatandaşların sayılarının sırasıyla 540 milyon ve 95 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bahar Bayramı sadece Çinliler tarafından kutlanan bir bayram değil. Dünya genelinde giderek daha çok insan bayram kutlamalarına katılarak Çinlilerin bayram neşesini paylaşıyor. Sizler Türkiye’de her hangi bir Bahar Bayram’ı kutlamasına katıldınız mı? Cevabınız “evet” ise, nasıl buldunuz?

Yerli üretim SWM G01 Pro’lar bayilerde yerini aldı Haber

Yerli üretim SWM G01 Pro’lar bayilerde yerini aldı

Uluslararası otomotiv satış ve dağıtım şirketlerinden ATMO Group, 2023 yılının sonunda Çinli otomotiv üreticisi SWM Motors ile giriş yaptığı Türkiye pazarında yerli üretime başladı. Çin’in önde gelen otomotiv üreticilerinden Shineray Group bünyesinde faaliyet gösteren SWM Motors ile Türkiye pazarında kısa sürede önemli başarılara imza atan ATMO Group, kurduğu ortak girişim grubu Urzat Otomotiv A.Ş. üzerinden Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) aralık ayı itibarıyla G01 Pro modelinde seri üretime başlamıştı. Yerli olarak üretimine başlanan SWM G01 Pro’lar showroom’larda yerini aldı. 1 milyon 999 bin TL tavsiye edilen satış fiyatı ile satışa sunulan yeni SWM G01 Pro, segmentinde fiyat/fayda dengesiyle öne çıkan bir SUV modeli olarak konumlanıyor. Yerli üretim SWM G01 Pro’lar, Türkiye’de 5 yıl veya 150 bin kilometre garanti ile sunuluyor. Türk kullanıcıların gerçek beklentilerine yanıt veren, akılcı ve dengeli bir SUV olan SWM G01 Pro, ulaşılabilir fiyatıyla segmentinin en mantıklı ve fiyat/fayda dengesi en başarılı SUV modeli olarak dikkat çekiyor. Eskişehir’de üretimine başlanan yeni SWM G01 Pro, segmentinde akıllı tercih yaklaşımını; tasarım, teknoloji ve donanım dengesini birlikte sunan yapısıyla öne çıkarıyor. Anahtarsız giriş ve butonla açılan kapı sistemi, elektrikli bagaj kapağı, Full LED far teknolojisi ve sportif dış tasarım detayları günlük kullanımda fark yaratıyor. 4.670 mm uzunluğu, 1.855 mm genişliği ve 2.750 mm aks mesafesiyle sınıfında geniş bir iç hacim sunan G01 Pro, hem sürücü hem de yolcular için ferah bir yaşam alanı sağlıyor. İç mekânda siyah ve bej renk seçenekleriyle sunulan premium deri koltuklar, açılabilir cam tavan, 64 renkli ambiyans aydınlatması ve kablosuz şarj gibi özellikler konfor beklentilerini üst seviyeye taşıyor.

Neden Dijital Detoks Yapmalıyız ? Haber

Neden Dijital Detoks Yapmalıyız ?

Günlük yaşamın merkezine yerleşen dijital cihazlar, son yıllarda ekran süresinin kayda değer biçimde artmasına neden oldu. Uzmanlara göre bu artış yalnızca fiziksel yorgunlukla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda dikkat dağınıklığı, uyku düzensizliği, stres artışı ve sosyal ilişkilerde zayıflama gibi psikolojik sorunları da beraberinde getiriyor. Bu noktada “dijital detoks”, hem zihinsel hem fiziksel iyilik halini destekleyen önemli bir dengeleme yöntemi olarak öne çıkıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, uzun süreli ekran maruziyetinin özellikle genç yetişkinlerde zihinsel yorgunluğu artırdığını belirterek, “Dijital uyaranlara sürekli maruz kalmak, beynin dinlenme kapasitesini azaltıyor. Bildirimlerin yarattığı dikkat kesintileri, bireylerin odaklanma becerilerini zayıflatıyor ve içsel ritimlerini bozuyor. Dijital detoks, bu döngüyü kırmak ve zihni yeniden dengeye kavuşturmak açısından son derece etkili bir yöntemdir,” dedi. Uzmanlar, ekran süresinin artmasının beynin ödül sistemini etkileyerek dopamin dengesini bozduğunu, bunun da motivasyon kaybı, huzursuzluk ve odaklanma güçlüğü gibi sorunlara yol açtığını ifade ediyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışığın uyku kalitesini düşürdüğü, bu durumun da gün içindeki enerji düzeyini ve bilişsel performansı olumsuz etkilediği belirtiliyor. Yapılan araştırmalar, düzenli dijital detoks yapan bireylerde stres seviyelerinin azaldığını, uyku kalitesinin yükseldiğini ve yaşam doyumunun arttığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, ekran süresini yönetmenin yalnızca zihinsel sağlık açısından değil, aynı zamanda kişilerarası ilişkilerde daha sağlıklı iletişim kurmak için de büyük önem taşıdığını vurguluyor. Prof. Dr. Şimşek, dijital detoks uygulamalarının teknolojiyi tamamen terk etmek anlamına gelmediğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Dijital detoks, teknolojiyle aramıza sağlıklı bir mesafe koymayı öğretir. Amaç dijital dünyayı reddetmek değil; teknolojiyle olan ilişkimizi yeniden tanımlamaktır. Kişi, teknolojiyi nasıl ve ne kadar kullandığını fark ettiğinde, dijital araçları kendi yaşam ritmine uygun hale getirebilir. Günün belirli saatlerinde ekranlardan uzaklaşmak, sosyal medya kullanımını bilinçli biçimde sınırlandırmak, çevrimdışı etkinliklere ve doğayla temas içeren uğraşlara yönelmek zihinsel yenilenme açısından büyük fayda sağlar. Dijital detoks; zihni susturup duygusal dengeyi yeniden kurmak için bilinçli bir tercihtir. Bu uygulama, dikkat süresini uzatır, uyku kalitesini artırır ve bireyin kendi iç dünyasıyla temasını güçlendirir.” Prof. Dr. Şimşek, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Teknoloji çağında tamamen kopmak mümkün değil, ancak dengeyi kurmak bizim elimizde. Dijital detoks, bireyin hem zihinsel hem duygusal kapasitesini yenileyen bir öz farkındalık sürecidir. Ekran süresini kontrol altına almak, dijital çağın hızına karşı kendimize alan açmak anlamına gelir. Bu farkındalık, modern yaşamın getirdiği zihinsel yorgunluğu azaltmanın ve sürdürülebilir bir ruhsal denge kurmanın en etkili yoludur.”

HONOR Magic8 Lite, yapay zekayı günlük hayatın gerçek anlarına taşıyor Haber

HONOR Magic8 Lite, yapay zekayı günlük hayatın gerçek anlarına taşıyor

HONOR Magic8 Lite’ın 108MP OIS Ultra Net AI Kamera ve AI özellikleri, fotoğraf çekiminden paylaşıma kadar uzanan süreci sadeleştirerek kullanıcıyı her an destekliyor. HONOR, dayanıklılığı merkeze alan yeni nesil akıllı telefonu Magic8 Lite ile yapay zeka destekli kamera deneyimini günlük hayatın değişken koşullarına uyarlıyor. Kalabalık ortamlar, cam arkasından yapılan çekimler, düşük ışık ya da hareket halinde yakalanan anlar… HONOR Magic8 Lite, bu zorlu senaryolarda kullanıcıdan ek çaba talep etmeden net, dengeli ve paylaşılabilir fotoğraflar üretmeyi hedefliyor. Kalabalıklar sorun olmaktan çıkıyor Kafede, sokakta ya da konser alanında çekilen fotoğraflarda arka plandaki kalabalık çoğu zaman kareyi kullanılmaz hale getiriyor. AI Silgi, istenmeyen kişi ve nesneleri tek dokunuşla kaldırarak fotoğrafı doğrudan paylaşabileceğiniz hale getiriyor. Grup fotoğraflarında sık yaşanan göz kırpma gibi anlık sorunlar ise AI Yüz Ayarlama ile otomatik olarak düzeltiliyor. Camın ardındaki manzara olduğu gibi kalıyor Araç içinden, vitrin önünden ya da cam arkasından yapılan çekimlerde yansımalar çoğu zaman görüntünün önüne geçer. HONOR Magic8 Lite’ın AI Yansıma Silme özelliği ile bu yansımalar temizlenerek fotoğrafın görüldüğü gibi kaydedilmesi sağlanıyor. Kullanıcı, çekim sonrası ekstra düzenleme adımlarına ihtiyaç duymuyor. Hareket halinde bile net kareler Günlük fotoğrafların büyük bölümü yürürken ya da aceleyle çekiliyor. 108MP OIS Ultra Net AI Kamera, elde çekimlerde titreşimi dengeleyerek özellikle düşük ışıkta daha net sonuçlar elde edilmesine yardımcı oluyor. CIPA 5.0 kademeli görüntü sabitleme sistemi, fotoğraf çekimlerinde bulanıklığı azaltmayı hedeflerken; yüksek çözünürlük yakınlaştırmalarda detay kaybını sınırlıyor. Eski fotoğraflar yeniden sahnede Daha önce çekilmiş ancak çözünürlüğü yetersiz kalan fotoğraflar, HONOR Magic8 Lite’ın AI Çözünürlük İyileştirme özelliği ile yeniden kullanılabilir hale geliyor. AI Kesim, ana odağı arka plandan ayırarak görsellerin sosyal medya uygulamalarında hızlıca kullanılmasını sağlıyor. HONOR Hakkında HONOR, lider bir küresel akıllı cihaz sağlayıcısıdır. Kendisini, ikonik bir küresel teknoloji markası olmaya, güçlü ürün ve hizmetleriyle herkes için yeni bir akıllı dünya yaratmaya adamıştır. Ar-Ge'yi her zaman odağında tutarak, dünyanın her yerindeki insanların kendi sınırlarını zorlayıp, daha özgür ve başarılı olmalarını sağlayan teknolojiler geliştirmeye devam eder. Her bütçeye uygun yüksek kalitede akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü bilgisayarlar ve giyilebilir teknolojiler sunan HONOR’un yenilikçi, üst düzey ve güvenilir ürün portföyü ile yapabileceklerinizin bir adım ötesine geçebilirsiniz.

SARSILMAZ’dan Shot Show’da küresel güç gösterisi Haber

SARSILMAZ’dan Shot Show’da küresel güç gösterisi

Avrupa’nın en büyük entegre silah üretim tesisine sahip olan SARSILMAZ ve grup şirketleri; farklı çap ve kalibrelerde silah ve mühimmattan, uzaktan komutalı savunma sistemlerine ve yüksek hassasiyetli metal enjeksiyon (MIM) teknolojilerine uzanan geniş ürün ve yetkinlik portföyüyle savunma sanayiinde uçtan uca entegre hizmet sunabilen nadir global yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Tasarımdan üretime, testten saha kullanımına kadar tüm süreçleri tek çatı altında yöneten bu yapı; operasyonel güvenilirlik, sürdürülebilir kalite ve hızlı adaptasyon avantajı sağlıyor. Dünyanın en büyük sivil silah pazarı olmasının yanı sıra, en bilinçli, eğitimli ve geri bildirim odaklı kullanıcı kitlesine sahip olan ABD, SARSILMAZ’ın küresel büyüme ve konumlanma stratejisinde kritik bir referans pazarı niteliği taşıyor. ABD’de yerel yapılanması SARUSA üzerinden faaliyet gösteren SARSILMAZ; yalnızca sivil segmentte değil, birçok eyalette kolluk kuvvetlerinin envanterinde aktif olarak kullanılan ürünleriyle de güvenilirliğini sahada kanıtlamış durumda. SARSILMAZ, ABD pazarında elde edilen başarıyı diğer coğrafyalar için güçlü bir referans noktası olarak konumlandırıyor. SARSILMAZ’dan bütünleşik güç, küresel mesaj SHOT Show’un SARSILMAZ açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çeken SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M.Nuri Kızıltan, şu değerlendirmede bulundu: “SHOT Show, Amerika kıtasındaki müşterilerimizle doğrudan temas kurabildiğimiz, sektörün yönelimlerini yakından takip ettiğimiz ve rekabet gücümüzü sahada ölçtüğümüz en kritik platformlardan biri. ABD, diğer pazarların dikkatle izlediği bir referans noktası. Bugün SARSILMAZ olarak yalnızca ürün kalitemizle değil; grup şirketlerimizle oluşturduğumuz entegre yapı sayesinde sunduğumuz sürdürülebilir, güvenilir ve bütüncül hizmet anlayışıyla fark yaratıyoruz. Bu sinerjik ‘bütünleşik güç’ ile ABD’den tüm dünyaya net bir mesaj veriyoruz: Üretim gücümüz, teknolojimiz ve sahada kendini kanıtlamış ürünlerimizle SARSILMAZ size yeter.” SHOT Show 2026’da Entegre Yetkinlik Sahada SHOT Show 2026’da SARSILMAZ’ın entegre yapısı; grup şirketlerinin sahaya değer katan uzmanlıklarıyla somutlaşıyor. Ünimetal, MIM yöntemiyle üretilmiş tabanca ve tüfek parçaları ile ileri üretim süreçlerindeki mühendislik kabiliyetini sergilerken, BPS, farklı çap ve kalibrelerdeki mühimmat üretim gücüyle bu yapıyı tamamlıyor. BEST Defence’in SARUSA standında sergilenen 12.7 mm UKSS (Uzaktan Komutalı Silah Sistemi) ve LA2 Dynamics’in Türkiye’nin ilk silahlı ve bacaklı robotu SARBOT, BEST Defence ve LA2 Dynamics’in ileri teknoloji gücünü temsil ediyor. SARSILMAZ, SHOT Show 2026’da; köklü geçmişi, ileri üretim altyapısı ve grup şirketleriyle oluşturduğu sinerjik bütünlük sayesinde, Türkiye’nin savunma sanayiindeki küresel temsil gücünü ABD pazarında bir kez daha güçlü biçimde ortaya koyuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerimizi hedef alan saldırı dalgasını ancak bir olursak püskürtebiliriz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerimizi hedef alan saldırı dalgasını ancak bir olursak püskürtebiliriz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıldönümü Programı’nda konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Hem hasret giderdiğimiz hem de mücadeleyle, dava ile adanmışlıkla dolu 40 yıllık bir maziye hep birlikte nazar eylediğimiz bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Birlik Vakfı’mıza, Milli Türk Talebe Birliği’mize, organizasyonun icrasında emeği geçen her bir kardeşime canı gönülden teşekkür ediyorum. Şahsımın da kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı, özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu hamdolsun başarıyla yerine getiriyor. 50 ilimizdeki 55 şubesiyle barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına oldukça geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor, istikbalimizin güvencesi olan genç arkadaşlarımıza rehberlik ediyor. Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle farklı ihtisas alanlarındaki 20’yi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfı’mız; ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor. Buradaki arkadaşlarımız, milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, bilgisiyle, eğitimiyle, ufku ve karakteriyle karanlıklar içinde ışıl ışıl parlayan bir gençliğin yetişmesi için 40 yıldır elinden geleni yapıyor. Vakfımızın niyeti hayır olduğu için hamdolsun cehdi de, emeği de, gayreti de hayırlı neticelerle taçlanıyor. Merkezinde birlik anlayışının yer aldığı bu ocaktan yetişen kardeşlerimiz, bugün siyasetten iş hayatına, akademiden bürokrasiye her alanda Türkiye’ye alınlarının akıyla hizmet ediyor. Tüm zorluklara, tüm sıkıntılara rağmen 29 Mayıs 1985’ten beri tekerliğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz, Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz. İnşallah daha nice yıllar boyunca Birlik Vakfı’mızın ülkemize, milletimize, gençlerimize ve ümmete özveriyle hizmet edeceğine yürekten inanıyorum. Tabii şu gerçek de hafızalarımıza silinmez bir şekilde kaydolmuştur. 1916 yılında kurulan Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanımızın dört bir yanına uzanan binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınardır. Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin sancılı günlerinde şahsım dahil birçok gencin milli şuur kazanmasına, dahası bu ülkeyi, bu milleti, bu toprakları anlamasına, idrak etmesine vesile oldu. Milli Türk Talebe Birliği’ne zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfı’mız devralmış, millete ve ümmete hizmet mücadelesi kesintiye uğramamış, uğratılamamıştır. Bir kapı kapanmış fakat Cenab-ı Allah’ın sonsuz lütfuyla çok daha geniş, çok daha güçlü yeni bir kapı açılmıştır. 1985’te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 29 Şubat’ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi Olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine en kritik dönemeçlerde ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfı’nı hep milletin yanında hakkın ve hakikatin tepesinde gördük. Bunun için de her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim sizlerden razı olsun diyorum. Çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Bilgi ve enformasyon, geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme, eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkanlar, yeni avantajlar sunuyor. Bu nimetlerden hepimiz elbette azami ölçüde istifade ediyoruz. Fakat bunların beraberinde getirdiği yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz. Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıyayız. LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7’den 70’e tüm insanlığa bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz. Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef, insandır, hedef ailedir, hedef milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk. Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla faklı projeleri hayata geçirdik. Çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık. Fakat şurası bir gerçek ki bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi, uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz. Bilhassa bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek Allah korusun yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz. Bakınız çok açık söylüyorum: Gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez, komşularımızı da özellikle el ele verip onlara da el uzatmak, onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacımız var. Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var. Tekrar vurguluyorum: Dijital tekno kültürün, bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekun bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz. Kimse kusura bakmasın. Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı. Milli bünyemiz, daha kırılgan hale geldi. 23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil. Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış rüşvetsiz selam dahi olmayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler. Meselenin daha vahim tarafı şudur: Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar. Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir, ne bir öneri ne de bir siyasetin ufkunu açan bir proje her gün 10 yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok. Durum öyle vahim ki böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi, eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap alırız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Birlik Vakfı’mızın 40. yaşını bir kez daha tebrik ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.