Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu Haber

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu

Şişli'de gerçekleştirilen zirveye Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile sendika başkanları ve iş dünyası temsilcileri katıldı. "2027'de küresel büyümenin yüzde 3,4 olması bekleniyor" Dünyada ekonomik ve jeopolitik açıdan olağan dışı bir dönemden geçildiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik politikalarını küresel gelişmeleri dikkate alarak şekillendirdiğini söyledi. Yılmaz, küresel büyümenin 2026'da yaklaşık yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini, 2027'de ise bu oranın yüzde 3,4'e çıkmasının öngörüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin ihracatında önemli paya sahip ticaret ortaklarının büyüme performansının da gelecek yıl daha olumlu bir görünüm sergilemesinin beklendiğini belirten Yılmaz, küresel ticaretteki toparlanmanın Türkiye açısından olumlu bir gelişme olacağını kaydetti. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3 Enerji ve emtia fiyatlarındaki artış ile ticaret ortaklarındaki yavaşlamanın Türkiye ekonomisini de etkilediğini belirten Yılmaz, buna rağmen 2026 yılı için yüzde 3,3'lük büyüme öngördüklerini söyledi. Yılmaz, yılın ilk yarısında büyümenin yaklaşık yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleştiğini, yılın ikinci yarısında ve özellikle üçüncü çeyrekte ekonomik aktivitede daha güçlü bir ivme beklediklerini ifade etti. Enerji ithalatının 2026'da 63 milyar dolardan yaklaşık 71 milyar dolara çıkmasının beklendiğini belirten Yılmaz, dış ticaret açığının da 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükselmesinin öngörüldüğünü aktardı. Milli gelir 1,8 trilyon doları aşacak Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin beklentilerini de paylaşan Yılmaz, 2026 sonunda milli gelirin ilk kez 1,8 trilyon dolar seviyesini aşmasının beklendiğini söyledi. Kişi başına milli gelirin de ilk kez 20 bin dolar seviyesini aşacağını belirten Yılmaz, yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının ise 2026 sonunda ilk kez 400 milyar doların üzerine çıkmasını beklediklerini kaydetti. Orta-yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracattaki payının son üç yılda yüzde 40'tan yüzde 44,1'e yükseldiğini belirten Yılmaz, ekonomik büyümede verimlilik ve teknolojinin katkısının giderek arttığını vurguladı. Enflasyonla mücadele devam edecek Yılmaz'ın konuşmasında enflasyonla mücadele de önemli başlıklardan biri oldu. Enflasyonun 2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine kadar yükseldiğini, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5'e gerilediğini belirten Yılmaz, savaşın enerji, ulaşım ve emtia fiyatları üzerindeki etkilerinin son dönemde enflasyonda geçici bir yataylaşmaya neden olduğunu söyledi. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 28,4 olduğunu ifade eden Yılmaz, gelecek dönemde maliye politikalarının dezenflasyon sürecine daha fazla katkı sağlamasının planlandığını belirtti. Güncel 2027-2029 OVP'de de enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesi hedefleniyor. Sosyal konut yatırımları artırılacak Enflasyonla mücadelede arz yönlü adımların da önem taşıdığını belirten Yılmaz, sosyal konut çalışmalarının sürdürüleceğini açıkladı. 500 bin konut ve kiralık sosyal konut kampanyasının devam ettiğini söyleyen Yılmaz, sosyal konut için bütçeden ayrılan ödeneğin 100 milyar liradan 250 milyar liraya çıkarıldığını belirtti. Deprem bölgesindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Yılmaz, son üç yılda yaklaşık 455 bin konut inşa edildiğini, depremin ardından şehirlerin yeniden inşası ve altyapı çalışmalarına önemli kaynak aktarıldığını söyledi. Büyüme 2029'da yüzde 5'e çıkacak Orta Vadeli Program kapsamında büyümenin önümüzdeki yıllarda kademeli olarak yükseltilmesi hedefleniyor. Yılmaz, 2026 için yüzde 3,3 olarak öngörülen büyümenin 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Yılmaz, program dönemi sonunda Türkiye ekonomisinin 2,2 trilyon doların üzerinde bir büyüklüğe ulaşmasını hedeflediklerini belirterek, kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyesine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılmasının amaçlandığını söyledi. Güncel OVP de aynı dönemin sonunda 2,2 trilyon doların üzerinde milli gelir ve 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedeflerini ortaya koyuyor. 2,1 milyon yeni istihdam hedefi Ekonomik büyümenin istihdama da yansıması hedefleniyor. Yılmaz, 2027-2029 döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişilik ilave istihdam oluşturulmasının planlandığını belirtti. İşsizlik oranının ise program dönemi sonunda yüzde 7,6 seviyesine indirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Yılmaz, büyüme, üretim, ihracat, teknoloji ve istihdam politikalarının birlikte yürütülerek Türkiye ekonomisinin daha yüksek katma değerli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını ifade etti.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı: Go ve Gezsen hesapları birleşti Haber

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı: Go ve Gezsen hesapları birleşti

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), GoTürkiye markası altında yürüttüğü il tanıtım çalışmalarında kapsamlı bir dijital dönüşüm başlattı. Ajansın açıklamasına göre, bugüne kadar yurt dışına yönelik “Go” ve yurt içine yönelik “Gezsen” adıyla yürütülen il hesapları, yeni dönemde tek çatı altında birleştirildi. Böylece 81 ilin dijital tanıtımı, tek bir güçlü marka dili üzerinden yürütülmeye başlandı. TAKİPÇİLER TEK HESAPTA TOPLANDI Yeni uygulamayla birlikte 81 ile ait Gezsen hesapları, Go il hesaplarıyla birleştirildi ve iki hesaba ait takipçiler tek hesapta toplandı. TGA, bu yapının yerli ve yabancı ziyaretçilere daha etkili, veriye dayalı ve teknoloji odaklı bir tanıtım modeli sunacağını bildirdi. Dönüşümün, dünyanın en büyük sosyal medya ekosistemlerinden Meta ile yürütülen stratejik iş birliği kapsamında hayata geçirildiği belirtildi. Geçiş sürecinin, platform kuralları ve küresel en iyi uygulamalar doğrultusunda planlı ve aşamalı şekilde sürdürüldüğü aktarıldı. YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ HEDEFLEME KULLANILACAK Birleşen hesaplardan elde edilen takipçi ve etkileşim verilerinin, gelişmiş veri analitiği ve yapay zekâ destekli hedefleme araçlarıyla birlikte kullanılacağı ifade edildi. Böylece il içeriklerinin doğru kitleye, doğru zamanda ve doğru pazarda ulaştırılması hedefleniyor. TGA, değişen sosyal medya dinamiklerine uygun olarak il tanıtım stratejisini yeniden tasarladığını duyurdu. Yeni modelde kısa video formatları, etkileşim odaklı içerikler, yaratıcı hikâye anlatımı ve güncel sosyal medya trendleri öne çıkacak. Ajans, söz konusu bu dönüşümle birlikte illerin dijital kimliğinin GoTürkiye standartlarında daha modern ve dinamik bir vitrine taşınacağını duyurdu.

iPhone 18 ailesi fiyatı, özellikleri ve çıkış tarihi: İşte yeni modeller Haber

iPhone 18 ailesi fiyatı, özellikleri ve çıkış tarihi: İşte yeni modeller

Yeni Pro modelleri A20 Pro işlemci, gelişmiş kamera sistemi, değişken diyafram teknolojisi, daha uzun pil ömrü ve yapay zeka özellikleriyle öne çıkıyor. iPhone 18 ailesinde hangi modeller bulunuyor? 2026 sonbaharında tanıtılan modeller iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max oldu. Standart iPhone 18 ise Apple'ın Eylül etkinliğinde tanıtılmadı. Güncel planlamalara ilişkin haberlerde standart iPhone 18'in yanı sıra daha uygun fiyatlı iPhone 18e ve yeni nesil iPhone Air modellerinin 2027'nin ilkbahar döneminde tanıtılabileceği belirtiliyor. Ancak bu modellerin kesin çıkış tarihi Apple tarafından açıklanmış değil. iPhone 18 Pro fiyatı ne kadar? iPhone 18 Pro'nun ABD başlangıç fiyatı 1.199 dolar olarak açıklandı. 256 GB depolama kapasitesiyle başlayan modelde daha yüksek depolama seçenekleri de bulunuyor. iPhone 18 Pro Max ise 1.299 dolar başlangıç fiyatıyla satışa sunuluyor. Her iki modelin başlangıç fiyatı, önceki nesle göre 100 dolar daha yüksek. Standart iPhone 18 henüz tanıtılmadığı için bu modelin resmi fiyatı açıklanmış değil. Aynı durum iPhone 18e ve yeni iPhone Air için de geçerli. iPhone 18 ailesinin beklenen fiyat durumu Model ABD başlangıç fiyatı Durum iPhone 18 Henüz açıklanmadı 2027'de bekleniyor iPhone 18 Pro 1.199 dolar Eylül 2026 iPhone 18 Pro Max 1.299 dolar Eylül 2026 iPhone 18e Henüz açıklanmadı 2027'de bekleniyor iPhone Air Henüz açıklanmadı 2027'de bekleniyor Türkiye fiyatlarının ABD fiyatlarından farklı olması bekleniyor. Vergiler, kur ve Apple'ın Türkiye fiyatlandırması nedeniyle ABD'deki başlangıç fiyatları doğrudan TL karşılığı olarak değerlendirilmemeli. iPhone 18 Pro ve Pro Max ne zaman çıkacak? Apple'ın tanıttığı iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max için ön siparişler 12 Eylül 2026'da başlayacak. Modellerin mağazalarda satışa çıkış tarihi ise 18 Eylül 2026 olarak açıklandı. Standart iPhone 18'in ise 2026 sonbaharındaki lansmanda yer almaması nedeniyle farklı bir takvimle satışa çıkması bekleniyor. Güncel raporlara göre standart modelin, iPhone 18e ve yeni iPhone Air ile birlikte 2027'nin ilk çeyreğindepiyasaya sürülmesi gündemde. iPhone 18 Pro ekran özellikleri iPhone 18 Pro'da 6,3 inç, iPhone 18 Pro Max'te ise 6,9 inç ekran bulunuyor. Her iki modelde de yüksek yenileme hızlı Super Retina XDR ekran ve ProMotion teknolojisi kullanılıyor. Apple ayrıca Dynamic Island tasarımını küçülterek ekranın daha verimli kullanılmasını sağlıyor. A20 Pro işlemci dikkat çekiyor iPhone 18 Pro ailesinin performansını A20 Pro işlemcisi sağlıyor. Yeni çip 2 nanometre mimarisiyle geliştirilirken 6 çekirdekli CPU ve 7 çekirdekli GPU ile destekleniyor. Apple, yüksek performans gerektiren işlemlerde sıcaklık kontrolünü sağlamak amacıyla buhar hazneli soğutma sistemini de kullanıyor. A20 Pro'nun özellikle yapay zeka, kamera işlemleri ve grafik performansında önemli rol üstlenmesi bekleniyor. iPhone 18 Pro kamera özellikleri Yeni Pro modellerindeki en önemli yeniliklerden biri kamera sistemi oldu. iPhone 18 Pro ve Pro Max'te 48 megapiksel değişken diyaframlı ana kamera bulunuyor. Değişken diyafram sayesinde kamera, ışık koşullarına göre daha fazla kontrol sunarken kullanıcıların alan derinliği üzerinde de daha fazla hakimiyet kurmasına imkan tanıyor. Kamera sisteminde ayrıca ultra geniş açı ve telefoto kameralar bulunuyor. Apple, profesyonel kullanıcılar için manuel kamera kontrollerini de geliştiriyor. Yeni modellerde fotoğraf ve videoların yapay zeka tarafından oluşturulup oluşturulmadığının belirlenmesine yardımcı olan içerik doğrulama teknolojileri de bulunuyor. Bu özelliklerin bazı bölgelerde kullanılamayabileceği belirtiliyor. Pil ömrü artırıldı iPhone 18 Pro Max'in 45 saate kadar video oynatma süresi sunduğu belirtiliyor. iPhone 18 Pro'da ise bu süre 36 saate kadar çıkıyor. Bu değerler, Pro Max'in Apple'ın şimdiye kadar geliştirdiği en uzun pil ömrüne sahip iPhone modellerinden biri olduğunu gösteriyor. Pil performansındaki artışta daha verimli A20 Pro işlemcinin yanı sıra cihazın donanım ve soğutma sistemindeki geliştirmeler de etkili oluyor. iPhone 18 ailesinde yapay zeka dönemi Apple, yeni iPhone modellerinde yapay zeka özelliklerine daha fazla ağırlık veriyor. iPhone 18 Pro serisinde Apple Intelligence özellikleri ve geliştirilmiş Siri deneyimi öne çıkıyor. Apple'ın yaklaşımı, yapay zeka işlemlerinde kullanıcı gizliliğini korumaya da odaklanıyor. Bazı işlemlerin cihaz üzerinde gerçekleştirilmesi, daha fazla işlem için ise Apple'ın Private Cloud Compute altyapısının kullanılması hedefleniyor. iPhone 18 ailesi için çıkış takvimi Şu anki bilgilere göre iPhone 18 ailesinin çıkış takvimi iki aşamalı olacak: Eylül 2026. : iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max 12 Eylül 2026 : Pro modeller için ön sipariş 18 Eylül 2026 : Pro modellerin satışa çıkışı 2027 ilkbaharı: Standart iPhone 18, iPhone 18e ve yeni iPhone Air için beklenen dönem Standart iPhone 18'in çıkış tarihi Apple tarafından henüz resmi olarak açıklanmadı. Dolayısıyla 2027 takvimi şu aşamada beklenti niteliğinde. iPhone 18 ailesinin öne çıkan özellikleri Yeni iPhone ailesinde özellikle A20 Pro işlemci, gelişmiş kamera sistemi, değişken diyafram, daha uzun pil ömrü, küçültülmüş Dynamic Island ve yapay zeka özellikleri dikkat çekiyor. Apple'ın standart iPhone 18'i 2027'de farklı bir lansmanla tanıtması halinde modelin teknik özellikleri ve Türkiye fiyatı da kesinleşmiş olacak. Bu nedenle şu aşamada iPhone 18 için kesinleşmiş fiyat vermek yerine, resmi açıklamaların beklenmesi gerekiyor.

Apple iPhone Duo fiyatı, özellikleri ve çıkış tarihi: Apple'ın beklenen katlanabilir telefonu Haber

Apple iPhone Duo fiyatı, özellikleri ve çıkış tarihi: Apple'ın beklenen katlanabilir telefonu

iPhone Duo; A20 Pro işlemcisi, 48 megapiksellik çift kamera sistemi, Touch ID, Apple Pencil desteği ve çift pil mimarisiyle Apple'ın şimdiye kadarki en farklı iPhone tasarımlarından biri olarak öne çıkıyor. iPhone Duo ne zaman çıkacak? Apple'ın paylaştığı bilgilere göre iPhone Duo için ön siparişlerin 16 Ekim 2026 tarihinde başlaması, cihazın mağazalarda satışa sunulmasının ise 23 Ekim 2026 tarihinde gerçekleşmesi bekleniyor. Modelin farklı depolama seçenekleriyle kullanıcıların karşısına çıkması planlanıyor. iPhone Duo'nun ekran özellikleri neler? iPhone Duo'nun en dikkat çekici özelliklerinden biri katlanabilir ekran yapısı. Cihaz açıldığında 7,6 inç Super Retina XDR OLED iç ekrana sahip oluyor. 1878 x 2670 piksel çözünürlük sunan ekran, 120 Hz'e kadar uyarlanabilir yenileme hızına sahip ProMotion teknolojisini destekliyor. Telefonun dış bölümünde ise 5,4 inç Super Retina XDR OLED ekran bulunuyor. Dış ekran da ProMotion, HDR, True Tone ve Hep Açık ekran özelliklerini destekliyor. Apple, iç ekranda yansımaları azaltmaya yönelik nano-texture yüzey seçeneğine de yer veriyor. A20 Pro işlemciyle yüksek performans iPhone Duo'nun işlem gücünü A20 Pro çipi sağlıyor. Çipte 6 çekirdekli CPU, 7 çekirdekli GPU ve 16 çekirdekli Neural Engine bulunuyor. Apple'ın geliştirdiği sistem, özellikle yapay zeka destekli işlemler ve yüksek performans gerektiren uygulamalar için tasarlanıyor. Cihazda performans sırasında sıcaklığı kontrol altında tutmak amacıyla gelişmiş bir soğutma sistemi de kullanılıyor. iPhone Duo kamera özellikleri Katlanabilir iPhone'un arka tarafında 48 MP çift Fusion kamera sistemi bulunuyor. Kamera sistemi; 48 MP Fusion Ana kamera 48 MP Fusion Ultra Geniş kamera olmak üzere iki sensörden oluşuyor. Ana kamera 2 kata kadar optik kalitede yakınlaştırma yapabilirken ultra geniş kamera 120 derecelik görüş açısı sunuyor. Toplam optik kaliteyle yakınlaştırma aralığı 4 kata, dijital yakınlaştırma ise 10 kata kadar çıkıyor. Cihazda ayrıca 12 MP Center Stage ön kamera bulunuyor. Apple, katlanabilir ekran yapısından yararlanan farklı fotoğraf ve video çekim özelliklerini de iPhone Duo'ya entegre ediyor. Face ID yerine Touch ID kullanılıyor Apple, iPhone Duo'da biyometrik güvenlik için Face ID yerine Touch ID sistemini tercih ediyor. Parmak izi sensörü cihazın yan tarafındaki düğmeye entegre edilirken, ekran altına yerleştirilen FaceTime kamerası da görüntülü görüşmeler için kullanılıyor. iPhone Duo pil özellikleri Katlanabilir yapının getirdiği alan kısıtlamasına rağmen Apple, iPhone Duo'da çift pil sistemi kullanıyor. Şirketin verilerine göre cihaz dış ekran kullanılırken 44 saate kadar video oynatma, iç ekran kullanılırken ise 31 saate kadar video oynatma süresi sunuyor. USB-C üzerinden hızlı şarj desteği bulunan telefon, uygun güçte bir adaptörle yaklaşık 20 dakikada yüzde 50 şarja ulaşabiliyor. Apple Pencil desteği bulunuyor iPhone Duo'nun geniş iç ekranı yalnızca video ve uygulama kullanımı için değil, üretkenlik amaçlı kullanım için de değerlendiriliyor. Cihaz, Apple Pencil USB-C desteği sayesinde not alma, çizim yapma ve uyumlu uygulamalarda kalem kullanımına imkan tanıyor. iPhone Duo depolama seçenekleri Apple'ın katlanabilir telefonunda farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik dört depolama seçeneği sunuluyor: 256 GB 512 GB 1 TB 2 TB Bağlantı tarafında 5G, Wi-Fi 7 ve Bluetooth 6 desteği bulunan iPhone Duo, USB-C bağlantı noktası üzerinden 10 Gbps'ye kadar veri aktarımını destekliyor. iPhone Duo'nun öne çıkan özellikleri Apple'ın katlanabilir telefonunda öne çıkan özellikler şöyle sıralanıyor: Ekran: 7,6 inç katlanabilir iç ekran ve 5,4 inç dış ekran İşlemci: A20 Pro Arka kamera: 48 MP çift Fusion kamera Ön kamera: 12 MP Center Stage Kimlik doğrulama: Touch ID Kalem desteği: Apple Pencil USB-C Bağlantı: 5G, Wi-Fi 7 ve Bluetooth 6 Depolama: 256 GB, 512 GB, 1 TB ve 2 TB Şarj: USB-C hızlı şarj ve MagSafe Tasarım: Katlanabilir titanyum gövde iPhone Duo fiyatı ne kadar? iPhone Duo'nun fiyatı, seçilecek depolama kapasitesine göre değişiyor. 256 GB, 512 GB, 1 TB ve 2 TB seçenekleri bulunan cihazda üst depolama kapasitesine çıkıldıkça fiyatın da artması bekleniyor. Apple'ın Türkiye'deki satış fiyatı ve depolama seçeneklerine ilişkin güncel bilgiler, cihazın satışa çıkmasıyla birlikte netleşecek. Katlanabilir ekran, A20 Pro işlemci, gelişmiş kamera sistemi ve geniş depolama seçenekleriyle iPhone Duo'nun Apple'ın premium akıllı telefon segmentindeki en dikkat çekici modellerinden biri olması bekleniyor.

Yargıtay Başkanı Kerkez: Teknoloji insanın yerinde değil, yanında olmalı Haber

Yargıtay Başkanı Kerkez: Teknoloji insanın yerinde değil, yanında olmalı

Yargıtay Başkanlığı’nda düzenlenen Adli Yıl Açılış Töreni’ne Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, bakanlar, siyasi parti temsilcileri, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve Yargıtay üyeleri katıldı. Törende konuşan Ömer Kerkez, güçlü bir devletin temel unsurlarından birinin vatandaşların adalete duyduğu güven olduğunu söyledi. Hakimlerin karar verirken herhangi bir baskı veya beklentiden uzak hareket etmesi gerektiğini belirten Kerkez, özellikle sosyal medya etkisinin yargı kararlarına yansımaması gerektiğine dikkat çekti. “Geciken adalet, adalet değildir” Yargılamaların yalnızca hukuki veya matematiksel bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kerkez, her dosyanın arkasında gerçek insanların ve hayatların bulunduğunu söyledi. Kerkez, yargının temel görevinin yalnızca hızlı karar vermek olmadığını belirterek, “Yargının görevi hızlı karar vermekten ziyade zamanında karar vermektir” değerlendirmesinde bulundu. Hakimlerin doğru, gerekçeli, anlaşılır ve makul sürede karar vermesinin yanı sıra adil bir sonuca ulaşmasının önemini vurgulayan Kerkez, uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan çözülmesi için arabuluculuk ve uzlaştırma mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Tarafların kendi iradeleriyle ulaştıkları adil çözümlerin toplumsal barışa da katkı sağlayabileceğini belirten Kerkez, insanların birbirini anlamasının ön yargıları azaltacağını ve çatışmaların önüne geçebileceğini ifade etti. Yapay zekâ yargının araştırma imkanlarını artırabilir Bilgi teknolojilerindeki hızlı gelişimin yargı sistemini de etkilediğini belirten Kerkez, Türkiye’nin UYAP başta olmak üzere dijital adalet uygulamalarında önemli bir altyapıya sahip olduğunu söyledi. Elektronik dosya sistemleri, dijital mevzuat ve içtihat veri tabanları, elektronik tebligat, e-Duruşma ve SEGBİS gibi uygulamaların yargının çalışma yöntemlerini önemli ölçüde değiştirdiğini belirten Kerkez, teknolojinin amacının yargıyı kendisine bağımlı hale getirmek değil, adalet hizmetlerinin daha etkin yürütülmesini sağlamak olması gerektiğini kaydetti. Yapay zekânın milyonlarca yargı kararını kısa sürede analiz edebileceğini belirten Kerkez, bu teknolojinin benzer içtihatların bulunması, dosyaların sınıflandırılması, tekrarlanan işlemlerin azaltılması ve hakim, savcı ile avukatların araştırma süreçlerinin geliştirilmesinde kullanılabileceğini söyledi. “Teknoloji insanın yerinde değil, yanında olmalı” Yapay zekâ sistemlerinin kullanımıyla birlikte yeni hukuki soruların da ortaya çıktığına dikkat çeken Kerkez, bu sistemlerin hangi verilerle çalıştığının bilinmesi gerektiğini ifade etti. Sistemlerin şeffaf ve denetlenebilir olması, kişisel verilerin korunması ve temel hakların güvence altında tutulmasının zorunlu olduğunu belirten Yargıtay Başkanı Kerkez, teknolojinin insan unsurunun yerini almaması gerektiğini vurguladı. Kerkez, “Teknoloji hızlı olabilir ama sağduyu gösteremez. Veri sunabilir ama sorumluluk üstlenemez. Benzer kararları bulabilir ama vicdani kanaat oluşturamaz” ifadelerini kullandı. “Kanunların herkese eşit uygulanması önemli” Konuşmasında hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik konularına da değinen Kerkez, yalnızca iyi kanunlar çıkarmanın yeterli olmadığını, bu kuralların benzer olaylarda istikrarlı ve eşit biçimde uygulanmasının da büyük önem taşıdığını söyledi. Hukuk kurallarının açık ve belirli olmasının yanı sıra uygulamada da tutarlılığın sağlanması gerektiğini belirten Kerkez, vatandaşların güven duyduğu, etkin ve güçlü bir adalet sisteminin oluşturulmasının temel hedef olması gerektiğini ifade etti. Yargıtay Başkanı, teknoloji kullanımından yargılamaların süresine, adalete erişimden kanunların uygulanmasına kadar tüm başlıkların ortak amacının daha güçlü, etkin ve güven veren bir adalet sistemi oluşturmak olduğunu vurguladı.

Abkati’nin yeni OZZ HP P20 17 bin 500 lümen'lik LED rampası Geceyi Gündüze Çeviriyor Haber

Abkati’nin yeni OZZ HP P20 17 bin 500 lümen'lik LED rampası Geceyi Gündüze Çeviriyor

Abkati’nin yeni OZZ HP P20 LED rampası, 17 bin 500 lümen ışık gücü ve 1.100 metreye ulaşan menziliyle dikkati çekiyor. Abkati, OZZ ailesinin yeni üyesi HP P20” LED rampayı tanıttı. İnce tasarımıyla araç üzerinde fazla yer kaplamayan ürün, güçlü ışığı ve 1.100 metreye ulaşan aydınlatma mesafesiyle dikkati çekiyor. Araç aydınlatma ürünleriyle tanınan Abkati, karanlık ve zorlu yollarda sürücünün görüşünü artırmak amacıyla geliştirilen OZZ HP P20” LED rampayı satışa sundu. Yeni modelin en dikkat çekici tarafı, kompakt boyutuna rağmen sunduğu yüksek ışık gücü oldu. Çift sıralı yapıda 28 LED bulunan rampa, Boost modunda 17 bin 500 gerçek lümene kadar çıkabiliyor. 1.100 metreye ulaşan ışık OZZ HP P20”, yolu yalnızca ileri yönde aydınlatmıyor, aracın önündeki ve çevresindeki alanın daha net görülmesine de yardımcı oluyor. Bu sayede sürücü, karanlık yollardaki engelleri ve yol üzerindeki değişiklikleri daha erken fark edebiliyor. Ürünün aydınlatma mesafesi 1 lux seviyesinde 1.100 metreye ulaşıyor. Abkati’nin verdiği bilgiye göre HP P20”, bu özelliğiyle OZZ’nin bugüne kadar geliştirdiği en uzun menzilli LED rampa oldu. Güçlü ama gösterişsiz Yeni model, 20 inçlik ince ve alçak yapısıyla büyük ışık rampalarının araç üzerinde oluşturduğu kaba görünümü ortadan kaldırıyor. Kamyon kabininin tavanına, aracın ön bölümüne veya plakanın altına monte edilebiliyor. Koyu renkli camı da ürüne daha sade ve şık bir görünüm kazandırıyor. Böylece rampa, aracın tasarımını bozmadan güçlü bir aydınlatma sağlıyor. OZZ HP P20”, siyah ve beyaz olmak üzere iki farklı renkte sunuluyor. Siyah model 88223, beyaz model ise 88224 ürün numarasıyla satışa çıkıyor. Zorlu hava koşullarına hazır LED rampa, yağmur, çamur, toz ve ağır çalışma şartlarına dayanacak şekilde üretildi. IP68 ve IP69K korumasına sahip olan ürün, özellikle uzun yol araçları, kamyonlar, arazi araçları ve zorlu ortamlarda çalışan ticari araçlar için güvenilir bir seçenek olarak öne çıkıyor. OZZ HP P20”, karayolunda kullanım için gerekli ECE R149, ECE R148 ve EMC R10 onaylarına da sahip. Böylece yüksek ışık gücünü, yol kullanımına uygunluk ve dayanıklılıkla bir araya getiriyor. Abkati’nin yeni LED rampası, büyük ve ağır bir ürün kullanmadan daha güçlü ve uzun menzilli aydınlatma isteyen sürücülere hitap ediyor. İnce tasarımı, 1.100 metrelik ışık mesafesi ve zorlu koşullara dayanıklı yapısıyla OZZ ürün ailesinin iddialı modellerinden biri olmaya hazırlanıyor.

İbrahim Yumaklı,: Yeni av sezonuna 'Vira Bismillah' Haber

İbrahim Yumaklı,: Yeni av sezonuna 'Vira Bismillah'

Türkiye’de 2026-2027 Su Ürünleri Av Sezonu, İzmir’de düzenlenen programla dualarla ve “Vira Bismillah” denilerek başladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yeni av sezonunun başlangıcını sosyal medya hesabından duyurdu. Yumaklı, Türkiye’nin su ürünleri sektöründe teknoloji, üretim ve ihracat kapasitesiyle küresel ölçekte önemli bir konuma ulaştığını belirtti. SU ÜRÜNLERİNDE 2,3 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT Türkiye’nin yaklaşık 100 ülkeye 2,3 milyar dolarlık su ürünleri ihracatı gerçekleştirdiğini belirten Bakan Yumaklı, toplam üretimin ise 1 milyon tonu aştığını ifade ederek, sürdürülebilir balıkçılığın önemine dikkat çekti ve denizlerin bereketinin korunması amacıyla avcılık ile yetiştiricilik faaliyetlerinde sürdürülebilirlik ilkelerinin gözetileceğini vurguladı. Yeni av sezonunda balıkçılara başarı dileyen Bakan İbrahim Yumaklı, tüm balıkçı reislerine "Bereketli olsun, rastgele" diyerek kazasız, belasız ve bol kazançlı bir sezon temennisinde bulundu. ???? Doğu Akdeniz’den Atlantik’e kadar şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıran güçlü filomuz ve fedakâr balıkçılarımızla yeni bir sezona adım atıyoruz. ???? Sadece daha fazla üretmiyor; sürdürülebilirlik bilinciyle denizlerimizi, ekosistemimizi ve yarınlarımızı güvence altına… pic.twitter.com/Tb65hHjlZa — T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (@TCTarim) August 31, 2026

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz Haber

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz

Büyüme verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sanayinin yeniden büyüme ivmesi kazanmasının Türkiye ekonomisinin üretim gücü açısından önemli olduğunu söyledi. Karadeniz, “Sanayi sektörünün yılın ilk çeyreğinde yaşadığı yüzde 0,8'lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesi, üretim cephesinde yeniden hareketlenme başladığını göstermesi açısından umut verici. Ancak Türkiye'nin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir büyüme patikasına girebilmesi için sanayideki bu toparlanmanın kalıcı hale gelmesi gerekiyor” dedi. “SANAYİNİN BÜYÜMESİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL” Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin ancak üretim ve sanayinin güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Karadeniz, büyümenin niteliğinin de en az büyüme oranı kadar önemli olduğunu vurguladı. Karadeniz, “Sanayinin yüzde 2,4 büyümesi önemli ve değerli bir gelişme. Ancak sanayicimizin bugün karşı karşıya olduğu yüksek finansman maliyetleri, enerji ve hammadde giderleri, işçilik maliyetleri ve küresel rekabet baskısı devam ediyor. Bu koşullar altında elde edilen büyümeyi kalıcı hale getirmek için üretim maliyetlerini aşağı çekecek ve yatırımları destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. “PLASTİK SEKTÖRÜ SANAYİ ÜRETİMİNİN TEMEL TAŞI” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, inşaattan sağlığa kadar çok geniş bir üretim zincirine girdi sağladığını hatırlatan Karadeniz, sektörün Türkiye'nin sanayi ve ihracat kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Plastiğin artık neredeyse tüm sektörlerde kullanılan, teknoloji ve inovasyon açısından da önemli bir üretim alanı olduğuna dikkat çekti. Karadeniz, “Plastik sanayisi, Türkiye'nin üretim ekosisteminin temel sektörlerinden biri. Dolayısıyla sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü biçimde yansımasını istiyoruz. Bunun için sektörümüzün yüksek oranda dışa bağımlı olduğu hammaddede, finansmanda ve enerji maliyetlerinde yaşanan sorunların çözülmesi gerekiyor. Üretim kapasitemizi koruyarak daha yüksek katma değerli ve rekabetçi bir yapıya geçmeliyiz” dedi.

BTSO ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamalı eğitimin üssü yapıyor Haber

BTSO ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamalı eğitimin üssü yapıyor

BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. “GENÇLERİMİZİ TEORİK EĞİTİMLE SINIRLAMAYALIM” Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, “Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz.” dedi. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, “Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir.” ifadelerini kullandı. "GUHEM LİSEMİZİ 15 EYLÜL'DE AÇIYORUZ" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, “GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. “UZATILMIŞ STAJ DEĞİL, ÇALIŞMA HAYATIYLA BÜTÜNLEŞEN BİR MODEL” Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, “Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz.” dedi. Yeni uygulamanın “uzatılmış staj” olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. EĞİTİM İLE İŞ GÜCÜ PİYASASI ARASINDAKİ BAĞ GÜÇLENDİRİLECEK Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. “Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz.” diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, “Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak” sözleriyle açıkladı. Özvar, “Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum.” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, “Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz.” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 BİN ÖĞRENCİ İŞ HAYATIYLA BULUŞACAK İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.