Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknik Destek

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Teknik Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknik Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Gazimağusa Belediyesi kardeş oldu Haber

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Gazimağusa Belediyesi kardeş oldu

İmza töreninde değerlendirmelerde bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, KKTC ile ortak hedefler doğrultusunda yol aldıklarını ifade ederek, “Biz biriz, beraberiz, kardeşiz, aynı kaderin çocuklarıyız, aynı coğrafyanın evlatlarıyız, aynı geleceğe doğru imanla, aşkla bakıyoruz.” şeklinde konuştu. GAZİ ŞEHRİN 29’UNCU KARDEŞİ GAZİMAĞUSA OLDU Farklı alanlarda ortak projeler yürüten Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Gazimağusa Belediyesi, mevcut iş birliklerini kardeş şehir protokolü ile resmiyete kavuşturdu. Böylece Gazimağusa, Gaziantep’in 29’uncu kardeş şehri olma unvanını aldı. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen imza törenine Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Uluslararası Demokratlar Birliği Genel Başkanı Kenan Aslan ve kurum yöneticileri katıldı. İki Gazi şehir arasındaki kardeşlik köprüsü, imzalanan protokol ile tescillenmiş oldu. ŞAHİN: BİZİM MEDENİYETİMİZİN VERDİĞİ TALİMATLARA UYMAMIZ, ŞEHİRCİLİKTE DE BUNA GÖRE BAKMAMIZ GEREKİYOR Törende konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki tarihsel bağlara vurgu yaparak şunları kaydetti: “‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ vizyonuyla hareket ettik. ‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ dedik. Bakıldığında Doğu Akdeniz'in incisi Kuzey Kıbrıs'ta artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Büyük Osmanlı ve Selçuklu gittiği her yere adaleti nasıl taşıdı, şehirciliği nasıl inşa etti? Önce altyapıyı kuruyorlar. Önce şehri temizliyorlar. Ardından hamamlarla bedensel temizliği sağlıyorlar. Sonrasında ise külliyelerle ruhu besliyorlar. Aklı selim, fikri selim, zevki selim insan; mutlu insan. Bizim medeniyetimizin ortaya koyduğu prensiplere uymamız, şehircilik anlayışımızı da buna göre şekillendirmemiz gerekiyor. Gazimağusa’ya da bu pencereden bakıyoruz.” KIBRIS'A HUZUR GELECEK, MUTLULUK GELECEK 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile şekillenen siyasi iradeyi hatırlatan Başkan Şahin, o dönem başlayan mücadelenin bugün de aynı kararlılıkla sürdüğünü belirterek şöyle devam etti: “‘Biz biriz, beraberiz, kardeşiz, aynı kaderin çocuklarıyız, aynı coğrafyanın evlatlarıyız, aynı geleceğe doğru imanla, aşkla bakıyoruz. Bu imza benim nazarımda çok kıymetli. Gazimağusa’daki Maraş’ın hak ettiği seviyeye gelmesi şart. Maraş'ın turizm ve kültür turizmindeki o muazzam potansiyelini tüm dünyaya tanıtmalıyız. Bizler, karıncalar gibi çalışarak dev eserler bırakan bir ecdadın, bir tarihin emanetçileriyiz. Kuzey Kıbrıs'ı vakit kaybetmeden yeniden yeşil ada yapmalıyız. Gaziantep Büyükşehir; OECD’nin Şampiyon Şehri, EBRD’nin Yeşil Şehri, Euro Prize Onur Ödülü sahibi ve sıfır atık hedefinde dünyanın en yakın 20 şehrinden biridir. Doğru modeller ve doğru uygulamalarla Kıbrıs'a huzur ve mutluluk gelecektir. Orası bizim evimiz, ortak kaderimiz, ortak toplumumuz ve ortak geleceğimizdir.” ULUÇAY: YEREL YÖNETİMLERDE BAŞKAN ŞAHİN ÇOK GÜZEL BİR ÖRNEK OLUYOR Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay ise hitabında, kentin KKTC içerisindeki tarım, ticaret ve turizm gibi alanlardaki stratejik önemine değinerek şunları söyledi: “Maraş'ın ziyarete açılmasıyla beraber, 6 yıllık süreçte ziyaretçi sayısı 5 milyona yaklaştı ve bunların büyük bir kısmı yabancı turistlerden oluşuyor. Maraş'ın kapılarının açılması, orayı ciddi bir turizm merkezi haline getirdi. Gazimağusa; üreten insanların, çalışan işçilerin, eğitim gören öğrencilerin şehri olarak KKTC'de farklı bir vizyonla ilerleyen bir kenttir. Gaziantep denildiğinde akla fıstık, baklava ve tarih geliyor ancak benim zihnimde ilk olarak Fatma Şahin beliriyor. Yerel yönetimler konusunda Başkan Şahin çok güzel bir örnek teşkil ediyor ve bu başarı diğer şehirlere de ilham veriyor.” YEREL YÖNETİMLERİN HALKIN HAYATINDA ÇOK BÜYÜK BİR ÖNEMİ VAR Kıbrıslı Türklerin verdiği mücadeledeki yerini ve tarihi önemini vurgulayan Başkan Uluçay, sözlerini şöyle tamamladı: “Yerel yönetimlerin insanların gündelik yaşamında çok büyük bir etkisi vardır. Türkiye'nin bölgemizde yaşanan felaketler ve her türlü acı karşısında barışı korumak, çatışmaları bitirmek adına sergilediği insanüstü gayreti hepimiz görüyoruz ve bununla gurur duyuyoruz.” YILMAZ: FATMA ŞAHİN GAZİANTEP'İN BİR ANNESİ, ABLASI OLDU, BU PROTOKOLLE DE KIBRIS'IN BİR ABLASI OLACAK Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz da törendeki konuşmasında anne tarafının Kıbrıs Türkü olduğunu ve üniversite eğitimini KKTC’de tamamladığını ifade ederek şöyle konuştu: “Fatma Şahin Gaziantep'in bir annesi, ablası oldu; bu protokolle birlikte artık Kıbrıs'ın da ablası olacaktır. Biz Kıbrıs ile iki ayrı millet veya iki ayrı bayrak değiliz. Tek bayrak, tek toprak ve tek vatanız. Kıbrıs'ı sadece bir yavru vatan olarak değil, Türkiye'nin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Kıbrıs'a uzanan her el, aslında Türkiye'ye uzanan eldir. Bugün imzalanan protokolü çok anlamlı buluyorum. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Fatma Şahin’e teşekkürlerimi sunuyorum. Belediyeciliği Türkiye'de bir marka haline getirmiş bir yönetimin tecrübeleri artık Gazimağusa'ya da aktarılacak.” ALTYAPIDAN EĞİTİME İŞ BİRLİĞİ! Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Gazimağusa Belediyesi arasındaki kardeş şehir ortaklığı, altyapıdan eğitime kadar geniş bir yelpazede projelerle derinleşiyor. Bu kapsamda Gazimağusa'nın Maraş ve Laguna bölgelerindeki aydınlatma direkleri yenilenirken, LED armatür dönüşüm projesine teknik destek sağlandı. Ayrıca Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla, KKTC'nin en büyük robotik kodlama laboratuvarı Gazimağusa'da kurularak gençlerin teknolojiyle buluşmasına imkan tanındı. YENİ DÖNEMDE ORTAK PROJELER DEVAM EDECEK İki şehir arasındaki bağlar; karşılıklı ziyaretler, GastroAntep festivalleri ve Kardeş Şehirler Uluslararası Gençlik Kampı gibi faaliyetlerle pekiştirildi. Çevre, ulaşım, bilişim, atık yönetimi ve gastronomi alanlarında teknik bilgi paylaşımı sürerken, gelecek dönemde akıllı şehircilik ve hayvanat bahçesi projeleriyle iş birliğinin daha ileri seviyelere taşınması hedefleniyor.

MİT Arşivinden 1933 Tarihli Gizli Belge: İstihbaratın Görünmez Yazıları Ortaya Çıkarma Yöntemleri İlk Kez Paylaşıldı Haber

MİT Arşivinden 1933 Tarihli Gizli Belge: İstihbaratın Görünmez Yazıları Ortaya Çıkarma Yöntemleri İlk Kez Paylaşıldı

27 Ağustos 1933 tarihli belge, dönemin Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti (MAH) bünyesinde faaliyet gösteren D (Teknik Destek) Şubesi'nin çalışmalarına ilişkin bilgiler barındırıyor. "Bizzat açılacaktır" ibaresiyle hazırlanan gizli yazışmada, dönemin istihbarat görevlilerinin posta yoluyla gönderilen mektupları incelemek için kullandığı teknik yöntemler ve kimyasal işlemler anlatılıyor. 1933 Tarihli MAH Belgesi Arşive Açıldı MİT tarafından yayımlanan belgede, İstanbul B Amirliği'ne gönderilen bir yazışmanın detayları yer alıyor. Belgede, 230 numaralı posta kutusundan alınan bir mektubun teknik yöntemlerle açıldığı belirtiliyor. İstihbarat görevlileri tarafından yapılan inceleme sırasında, mektubun ilk sayfasında gerçekleştirilen deneme işlemi nedeniyle bazı yazıların zarar gördüğü ve bir bölümünün silindiği ifade ediliyor. Belgede, okunabilen kısımların anlamlarının çıkarıldığı ve ikinci sayfanın tercümesinin de ek olarak gönderildiği bilgisi bulunuyor. Bu detaylar, dönemin istihbarat birimlerinin yalnızca bilgi toplamakla kalmayıp, teknik inceleme yöntemleri konusunda da özel çalışmalar yürüttüğünü ortaya koyuyor. Mektuptaki İmza İçin Değerlendirme Yapıldı Belgede dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise mektubun sonunda bulunan imzaya ilişkin değerlendirme oldu. Mektupta yer alan "Lüsi" imzası nedeniyle, yazının sahibinin Lucci Vidman olabileceği yönünde bir ihtimal üzerinde durulduğu görülüyor. Dönemin istihbarat görevlileri, elde edilen belgelerde yer alan isim, imza ve içerik bilgilerini analiz ederek mektubun kaynağını belirlemeye çalıştı. Görünmez Yazılar İçin Kimyasal Yöntem Kullanıldı Belgenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise gizli yazıların ortaya çıkarılması amacıyla kullanılan kimyasal yöntemlere ilişkin bilgiler oldu. Belgenin "Not" bölümünde, ilerleyen süreçte aynı posta kutusundan elde edilecek mektupların incelenmesi sırasında uygulanabilecek kimyasal işlem hakkında ayrıntılı bir formüle yer veriliyor. Buna göre, 10 gram demir klorür (perchlorür de fer) ile 90 gram damıtılmış suyun (maimukattar) karıştırılmasıylabir çözelti hazırlanması öneriliyor. Hazırlanan karışımın, kâğıt üzerinde bulunan gizli yazıları veya silinmiş izleri ortaya çıkarmak amacıyla kullanılabileceği belirtiliyor. Fırça Yerine Daldırma Yöntemi Önerildi Belgede yalnızca kimyasal karışımın hazırlanışı değil, uygulama yöntemiyle ilgili teknik bilgiler de yer alıyor. İstihbarat görevlilerinin notunda, hazırlanan sıvının bir küvete konularak mektubun bu çözelti içine fotoğraf banyosu yapılır gibi daldırılması gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca fırça ile yapılan uygulamaların istenilen sonucu vermediği, daha etkili sonuç almak için kâğıdın doğrudan çözeltiye temas ettirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu ayrıntılar, 1930'lu yıllarda istihbarat faaliyetlerinde kullanılan teknik destek yöntemlerinin dönemin şartlarına göre ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor. MİT Tarihi Belgeleri Kamuoyuyla Paylaşmayı Sürdürüyor MİT'in "Özel Koleksiyon" kapsamında yayımladığı tarihi belgeler, Türkiye'nin istihbarat geçmişine ilişkin önemli bilgiler sunuyor. Daha önce de farklı dönemlere ait belge ve materyalleri erişime açan MİT, bu çalışmalarla geçmişte kullanılan yöntemlerin, kurumların işleyişinin ve istihbarat faaliyetlerinin daha iyi anlaşılmasını amaçlıyor. 1933 yılına ait son belge ise özellikle teknik istihbarat faaliyetleri, gizli yazışmaların incelenmesi ve dönemin belge analiz yöntemleri açısından dikkat çekici bir kaynak olarak değerlendiriliyor. Tarihi belge, geçmişte istihbarat birimlerinin kullandığı yöntemleri ortaya koyarken, aynı zamanda Türkiye'nin erken dönem güvenlik yapılanmasına dair önemli ipuçları sunuyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Barış Süreci Düzenlemesi Açıklaması: "Genel Af Yok" Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Barış Süreci Düzenlemesi Açıklaması: "Genel Af Yok"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, barış süreci kapsamında hazırlanan yasal düzenlemeye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, üzerinde çalışılan paketin 15 maddeden oluştuğunu belirterek, düzenlemede genel af veya kişiye özel herhangi bir hüküm bulunmadığını söyledi. Bir televizyon programına katılan Bakan Gürlek, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunurken barış süreci kapsamında hazırlanan düzenlemenin kapsamına da değindi. Sürecin önemli bir aşamaya geldiğini ifade eden Gürlek, hazırlanan metnin öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu'nda, ardından Genel Kurul'da ele alınmasının planlandığını belirtti. "Genel Afla İlgili Bir Çalışma Yok" Adalet Bakanlığı'nın sürece teknik destek sunduğunu ancak son kararın TBMM'nin yetkisinde olduğunu vurgulayan Gürlek, genel af iddialarına ilişkin net mesaj verdi. Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bu pakette genel af düzenlemesi yok, şahsa özgü bir düzenleme yok. Şu anda genel afla ilgili bir çalışma bulunmuyor. Mevcut pakette yalnızca PKK mensuplarına ilişkin bir düzenleme var. Takdir Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir." Bakan Gürlek'in açıklamaları, kamuoyunda son dönemde tartışılan olası af düzenlemelerine ilişkin soru işaretlerine yanıt olarak değerlendirildi. Rojin Kabaiş Soruşturmasında Yeni Gelişmeler Programda Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin devam eden soruşturmaya da değinen Gürlek, dosyada önemli deliller üzerinde çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Soruşturma kapsamında çok sayıda kişiden DNA örneği alındığını belirten Gürlek, Kabaiş'in cep telefonunun inceleme amacıyla Çin'e gönderildiğini ancak cihazın henüz açılamadığını söyledi. Telefonun açılması için yeni bir teknik ekip oluşturulduğunu ifade eden Gürlek, HTS kayıtları ve daraltılmış baz istasyonu çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Gürlek, "Rojin Kabaiş soruşturmasında DNA eşleştirme sonuçlarını bekliyoruz. Cep telefonu önemli bir delil. Özel bir ekip kurduk. Yakın zamanda olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum." dedi. 680 Civarında Faili Meçhul Dosya İnceleniyor Adalet Bakanı, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurulduğunu belirten Gürlek, bu birimin doğrudan soruşturma yürütmediğini, mevcut dosyaları inceleyerek cumhuriyet başsavcılıklarına teknik ve hukuki destek sağladığını ifade etti. Birim tarafından yaklaşık 680 dosyanın incelendiğini açıklayan Gürlek, bugüne kadar 28 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını söyledi. Gürlek, bazı dosyaların üzerinden 20-25 yıl geçmiş olmasına rağmen çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Devlet mutlaka bunun hesabını sorar. O dönemde ortaya çıkmamış olabilir ancak bunları yapanları ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir." ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek ayrıca birimin Uğur Mumcu, Çetin Emeç ve Bahriye Üçok cinayetlerine ilişkin dosyaları da incelediğini açıkladı. Haluk Levent Hakkındaki Soruşturma Açıklaması Programda AHBAP Derneği'ne yönelik soruşturmayla ilgili de açıklamalarda bulunan Gürlek, sürecin Şile Belediyesi soruşturmasında gözaltına alınan bazı kişilerin hesap hareketlerinin incelenmesi sırasında başladığını söyledi. Gürlek, incelemelerde AHBAP Derneği ve Haluk Levent ile bazı kişiler arasındaki para hareketlerinin tespit edildiğini öne sürdü. MASAK raporlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerin savcılık tarafından değerlendirildiğini belirtti. Bakan Gürlek, Haluk Levent'in yurt dışına çıkış yasağını öğrendiği sırada yaşanan gelişmelere ilişkin de iddialarda bulundu. Levent'in 12 Temmuz'da yurt dışına çıkmak istediği sırada yasağı öğrendiğini ve ardından telefon sinyalinin kesildiğini ifade eden Gürlek, savcıların bunu kaçma girişimi olarak değerlendirdiğini söyledi. Gürlek, Levent'in İzmir'e gitmeyi ve buradan tekneyle Yunan adalarına geçmeyi düşündüğünün değerlendirildiğini belirtti. Soruşturma kapsamında adı geçen bazı kişiler hakkında adli işlemlerin sürdüğünü de aktardı. Soruşturmalar ve Meclis Süreci Takip Ediliyor Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamaları, hem barış süreci kapsamında hazırlanacak yasal düzenleme hem de devam eden önemli soruşturmalar açısından dikkat çekti. TBMM'ye sunulması beklenen düzenlemenin kapsamı ve içeriği, Meclis'teki görüşmelerin ardından netlik kazanacak. Öte yandan Rojin Kabaiş soruşturması, faili meçhul dosyalar ve AHBAP soruşturmasına ilişkin süreçlerin de ilgili kurumlar tarafından sürdürüldüğü bildirildi.

Bakan Gürlek: Terörsüz Türkiye süreci Meclis’in takdirinde... Şahsa özgü düzenleme söz konusu değil Haber

Bakan Gürlek: Terörsüz Türkiye süreci Meclis’in takdirinde... Şahsa özgü düzenleme söz konusu değil

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu TBMM Başkanlığı’na sunduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürecin nihai amacının PKK’nın tamamen silah bırakması ve kendini feshetmesi olduğunu vurgulayarak, "Biz Adalet Bakanlığı olarak yalnızca teknik destek sağlıyoruz. Meclisimiz ihtiyaç duyarsa ekibimiz her zaman yanında çalışmaya hazır." dedi. Çalışmaların teknik ve hukuki altyapısının hazır olduğunu vurgulayarak Meclis’in süreci şekillendireceğini belirten Bakan Gürlek, yasal düzenlemelerin takdirinin Meclis’e ait olduğunu ifade etti ve şahsi cezasızlık algısına yol açacak genel af veya şahsa özgü düzenleme yapılmayacağını açıkladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilecek AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde Gazi Meclisimizde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladık. pic.twitter.com/9swzAuUjHI — Akın Gürlek (@abakingurlek) February 25, 2026 SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARA YÖNELİK ADIMLAR Gürlek, yaşları küçük çocukların suç örgütleri tarafından kullanıldığını tespit ettiklerini belirtti. Meclis bünyesinde konuyla ilgili bir komisyonun kurulduğunu hatırlatan Bakan, 12. Yargı Paketi’nde gerekli yasal düzenlemelerin yapılacağını söyledi. Pakette sosyal medya ile ilgili düzenlemelere de yer verileceğini belirten Bakan Gürlek, "15 yaşından küçük çocuklar için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız çalışmalar yürütüyor. Biz de 15 yaş ve üzerindekilerin sosyal medyaya girişleri, anonim hesaplar ve sahte hesaplarla itibar suikastlarının önüne geçilmesi konularında çalışmalar yapıyoruz. Bu düzenlemeleri kısa sürede pakete dahil edeceğiz." diye konuştu. Adalet Bakanı Gürlek,

Şikayetvar 2025 Verilerini Açıkladı:  Dolandırıcılık ve Bahis Siteleri Gündemi Sarstı Haber

Şikayetvar 2025 Verilerini Açıkladı: Dolandırıcılık ve Bahis Siteleri Gündemi Sarstı

Çözüm platformu Şikayetvar, 2025 yılı verilerini açıkladı. Aylık 20 milyonu aşan ziyaretin gerçekleştiği platformda bir yıl içerisinde yarım milyonu aşkın şikayet çözüme kavuştu. En çok şikayet; e-ticaret, finans ve iletişim sektörüne gelirken Türk Telekom, Garanti BBVA ve Akbank en çok merak edilen markalar oldu. . Platform, yıl içerisinde gündemin nabzını da tuttu. Verilere göre dolandırıcılık, sanal bahis ve TOKİ en çok konuşulanlar arasında yer aldı. Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre 2025 yılı genelinde platforma toplam 2 milyon 868 bin 914 şikayet ulaştı. Yıl boyunca gelen şikayetlere toplam 436 bin 342 yorum yazıldı. 2025’te yeni kullanıcı sayısı yüzde 11 artışla 1 milyon 359 bin 51 olarak kaydedildi. Yıl içinde toplam 533 bin 117 şikayet çözüme kavuştu. Platforma kayıtlı olan marka sayısıysa 2025’te 33 bin 500’e yaklaştı. En çok şikayet Aralıkta Açıklanan verilere göre şikayetlerin en yoğun olduğu ay 267 bin 49 şikayetle Aralık olurken yılın 47. hafta (63 bin 577) en çok şikayet artışının yaşandığı hafta olarak kaydedildi. Öğretmenler Günü’ne denk gelen 24 Kasım tarihi ise 2025’te en çok şikayetin geldiği gün olarak tarihe geçti. Yorum sayısında zirve Ocak ayında Peki, 2025, yorum sayıları açısından nasıl bir tablo ortaya koydu? Verilere göre yorum sayısının en çok olduğu ay 44 bin 533 yorum sayısıyla Ocak olarak kaydedildi. Yılın ilk haftası 11 bin 39 yorumla yılın yorum şampiyonu olurken 9 Ocak’ta bin 854 yorumla bu kulvarda liderliğini korudu. E-ticaret şikayetleri yine zirvede Şikayetvar tarafından açıklanan verilere göre e-ticaret sektörü 365 bin 395 şikayet sayısıyla tüketicilerin en çok çözüm beklediği sektör oldu. 2. sırada 312 bin 396 şikayet sayısıyla finans sektörü olurken, iletişim sektörü 286 bin 811 sayısıyla 3. sırada yer aldı. İnternet platformları (200 bin 880), şans oyunları ve bahis (163 bin 484), kargo ve nakliyat (141 bin 851), giyim (127 bin 258), beyaz eşya (116 bin 266), kamu (90 bin 394) ve ulaşım sektörü en çok şikayet edilen sektörler olarak sıralamada yerini aldı. E-ticarette en çok şikayet iade ve değişim sürecine… E-ticaret sektöründe şikayetlerin odağında “iptal–iade–değişim” süreçleri yer aldı. Bu başlık, toplam şikâyetlerin yüzde 63’ünü oluştururken, fiyat–fatura–ödeme konuları yüzde 56 ile ikinci sıraya çıktı. Ürünlerin teslim edilmediğine dair şikayetler ise yüzde 34 oranıyla dikkat çekti. Ürün tarafında kalite, ayıplı ürün ve eksik/yanlış ürün bildirimleri öne çıkan diğer başlıklar arasında sıralandı. Finans sektöründe en çok şikayet hesap işlemlerinde Finans sektöründe şikayetlerin lideri hesap işlemleri oldu (yüzde 36). Kredi kartı şikayetleri yüzde 31 ile üst sıralarda yer alırken, ATM ve şube kaynaklı bildirimler yüzde 22 seviyesinde gerçekleşti. Dijital kanallarda web sitesi sorunları da öne çıkarken (yüzde 19), transfer işlemleri ve personel davranışı şikayetleri sektörün gündeminde yerini korudu. 2025’in iletişim karnesi: Fatura ve internet hızı zirvede İletişim sektöründe en yoğun şikayet başlığı fiyat–fatura–ödeme oldu (yüzde 35). İnternet erişim ve hız şikayetleri yüzde 30 ile ikinci sıraya yerleşirken, web sitesi kaynaklı sorunlar yüzde 28 oranına ulaştı. Abonelik süreçlerinde taahhüt cayma bedeli, teknik tarafta modem/cihaz ve teknik destek şikâyetleri de dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. Bahis siteleri yıla damgasını vurdu Platformun aktardığı verilere göre bu yıl en çok şikayet edilen kategori, 155 bin 180 şikayetle Türkiye’nin gündeminden düşmeyen bahis siteleri oldu. 2023’te 75 bin 99 olan şikayet sayısı, 2024’te 110 bin 10’a yükseldi. Bu sayı 2025’te ise 155 bin 180’e ulaştı. GSM operatörleri ve internet servis sağlayıcıları yine gündemde GSM operatörlerinde şikayet sayısı 142 bin 419, internet servis sağlayıcılarında ise 135 bin 211 şikayet platforma ulaştı. Özel bankalarda 134 bin 944 şikayet sayısı, kargo kategorisinde 118 bin 232, pazaryeri sitelerinde 108 bin 299, giyim marka mağaza zincirinde şikayetler 56 bin 969 olarak kaydedildi. Kamu bankaları, karayolu ulaşım firmaları, zincir marketler, indirim marketleri ve dolandırıcılık kategorisi en çok şikayet edilen kategoriler olarak sıralandı. Temizlik sektörü çözüm oranında bu yılda parladı Temizlik sektörü bir önceki yıla kıyaslandığında yüzde 29,7 artışla çözüm oranı en yüksek sektörlerde bu yıl ilk sırada yer aldı. Emlak ve inşaat sektöründe bir önceki yılda 5 bin 391 olan çözüm sayısı yüzde 26’lık çözüm oranıyla 20 bin 494’e yükseldi. Kargo ve nakliyat, internet platformları, gıda ve sigortacılık çözüm oranıyla yılı zirvede kapatan sektörler oldu. “İstenmeyen numaralar” bu yıl da durmadı Çözüm oranı en düşük olan sektörler 2025 yılı için şu şekilde sıralandı: Ulaşım, kamu, turizm, spor, sağlık, cep telefonu, eğitim, enerji, otomotiv, alışveriş ve içecek… 2025 yılı kategori bazında değerlendirildiğinde herkesin kabusu olan “istenmeyen aramalar” 10 bin 49 şikayetle ilk sırada yerini aldı. Devlet üniversitesi hastaneleri çözüm üretmede sorun yaşayan 2. kategori oldu. Karayolu ulaşım firmaları, ulusal hava yolları ve ikinci el giyim siteleri diğer kategori olarak öne çıktı. En çok merak edilen sektörler: E-ticaret, finans, beyaz eşya… Şikayetvar verilerine göre 41 milyon 333 bin 518 ziyaretçi sayısıyla en çok şikayet edilen sektör e-ticaret oldu. Onu 26 milyon 985 bin 893 ziyaretçi sayısıyla finans, 18 milyon 951 bin 290 ziyaretçi sayısıyla beyaz eşya, 18 milyon 447 bin 237 ziyaretçi sayısıyla otomotiv sektörü izledi. Kamu, elektrikli ev-mutfak aletleri, alışveriş ve ses & görüntü sistemleri öne çıkan diğer sektörler arasındaydı. Merak edilen markalarda zirve değişmedi 3 milyon 597 bin 926 ziyaretçi sayısıyla Türk Telekom 2025’in en çok merak edilen ve Şikayetvar’da en çok araştırılan marka olarak kaydedildi. Ortalama 2 milyon ziyaretçi sayısıyla Garanti BBVA ikinci sırada, 1 milyon 977 bin 49 ziyaretçi sayısıyla Akbank üçüncü sırada yerini aldı. Vodafone, Instagram, Eminevim, Trendyol ve Arçelik en çok merak edilen markalar olarak öne çıktı. Dolandırıcılık şikayetleri 40 bini aştı Türkiye’nin 2025’te en çok konuştuğu konular arasında dolandırıcılık vakaları da yer aldı. Son bir yılda platforma konuyla ilgili toplam 40 bin 105 şikayet ulaştı. Çeşitli yollarla kullanıcıları ağlarına düşüren dolandırıcıların kullandıkları yollar platforma yansıdı. 2025’te “dolandırıcılık” alanında dava / icra SMS dolandırıcılığı yöntemi bir önceki yılla kıyaslandığında yüzde 162’lik artışla 11 bin 368 sayısını gördü. Sahte bahis sitelerinde yıllık şikayet artışı yüzde 67 oranında gözlemlendi ve şikayet sayısı 5 bin 868’e ulaştı. Evde paketleme dolandırıcılığı, sahte web sitesi dolandırıcılığı, Instagram dolandırıcılığı, kripto para yatırım dolandırıcılığı öne çıkan diğer yöntemler oldu. “Sosyal yardım” en çok yorum alan şikayet oldu Şikayetvar, 2025 yılında gelen ilginç şikayetlere de yer verdi. Verilere göre geçtiğimiz yıl en çok yorum alan şikayet şu oldu: “Arkadaşlar merhaba, iyi geceler. 2025 mayıs SED (Sosyal ve Ekonomik Destek) ödemesi yatan var mı acaba? İzmir henüz yatmadı. Nerelerde yattı arkadaşlar, yatan bilgi verebilir mi lütfen? Normalde 14'i gecesi 01:30'a kadar yatıyordu ama saat kaç oldu, hâlâ yatan yok. Hesabına yatan varsa il olarak bilgi verelim lütfen.” 2025’te en çok görüntülenen şikayet dolandırıcılık üzerine En çok görüntülenen şikayetse şu oldu: “29 Temmuz 2025 tarihinde saat 13:58’de ‘Ceza dosyanızın son günüdür mağdur olmamak için arayın’ diye mesaj geldi. Bu mesajın dolandırıcılık olduğunu düşünüyorum. E-devlet ve UYAP üzerinden yaptığım kontrolde böyle bir cezaya ait bir kaydın olmadığını gördüm. Bu numara, site veya hukuk bürosu tarafından adıma yapılan veya yapılacak hiçbir suçlamayı, hesap açılışını, kredi başvurusunu, para transferini, kumar işlemini, alım-satımı, devri, kefaleti veya bahis işlemlerini onaylamıyorum.” Gıda sektöründe kaliteden ödün şüphesi 2025 yılı özelinde gıda şikayetlerindeki artışın ana motoru artık sadece "pahalı olması" değil, kalitesinin bozulması olarak gözlemlendi. Girdi maliyetleri artan firmaların, ürün içeriğini değiştirmesi veya raflardaki ürünlerin yüksek fiyat nedeniyle yavaş dönmesi tüketicinin en hassas olduğu noktalardan biri olarak gözlemlendi. Tüketici, "Bu kadar para veriyorsam, ürün taze ve kaliteli olmak zorunda" diyerek hata payını sıfıra indirgemek istedi. "Harcama pişmanlığı" ve iptal ve iade fırtınası Hemen hemen tüm büyüyen kategorilerde (giyim, e-ticaret, hobiler vb) "iptal / iade / değişim" ve "fiyat / fatura / hesap / ödeme" konuları ilk iki sırada yer alıyor. Böylesi bir ortamda yapılan her harcama, tüketicinin bütçesinde büyük bir delik açıyor. Bu da "satın alma sonrası pişmanlık" veya "beklentinin karşılanmaması" durumunda iade sürecini bir "hak arama savaşına" dönüştürüyor. Lüks ve keyfi tüketimden kaçış… Bazı kategorilerde şikayetlerin azalması, o sektördeki memnuniyetin arttığı anlamına gelmiyor; aksine tüketicinin o üründen/hizmetten tamamen elini çektiğini gösteriyor. 2024’ün büyük trendleri olan air fryer ve oyun konsolu kategorisinde yaşanan sert şikayet düşüşleri "keyfi" harcamaların bıçak gibi kesildiğini kanıtlıyor. İnsanlar artık teknolojik oyuncaklar yerine temel ihtiyaçlara bütçe ayırıyor. Ev dekorasyonu ve yenileme harcamaları ertelenen harcamalar listesinin başında yer alıyor. "Online’dan fiziksele" dönüş: Teslimat ücreti etkisi Market alışveriş siteleri kategorisinde yaşanan yüzde 45’lik düşüş oldukça kritik bir veri olarak değerlendirilebilir. Öyle ki 2024’te 17 bin olan şikayet sayısı 2025’te 9 bine kadar gerilediği gözlemleniyor. Ekonomik zorluklar nedeniyle artan kurye ücretleri, servis bedelleri ve uygulama içi fiyat farkları, tüketiciyi “online konforu”ndan vazgeçip fiziksel marketlere özellikle indirim marketlerine geri döndürdü. İnsanlar artık 3-5 TL daha ucuza almak için artık kendi poşetini kendi taşıyor. 2025’te finansal "kış uykusu" yaşandı Bireysel emeklilik sisteminde 2025 yılında yaşanan yüzde 45’lik düşüş yeni katılımın azalmış olabileceğini veya insanların sistemdeki paralarına dokunmadan beklemeye geçtiğini gösteriyor. Öte yandan banka aracı yatırım şirketlerinin şikayetlerindeki yüzde 57’lik gerileme borsa veya yatırım araçlarındaki hacim daralması veya tüketicinin riskli yatırımlardan kaçıp mevduat gibi daha stabil alanlara çekilmesi bu düşüşü açıklıyor. E-ticaret: "Konfordan tasarrufa" geçiş E-ticaret sektörü geçen yıla oranla genel toplamda eksi yüzde 4 ile yatay bir seyir izlemiş gibi görünse de alt kırılımlar büyük bir kabuk değişimini gösteriyor. Market alışveriş sitelerinde yaşanan yüzde 45’lik sert düşüş, tüketicinin “kapıya gelsin” konforundan vazgeçip 5-10 TL daha ucuza ürün bulabileceği indirim marketlere geçiş yaptığını işaret ediyor. Yemek siteleri kategorisinde yüzde 13’lük artış, dışarıda yemek yemenin aşırı pahalılaşmasıyla “eve sipariş”in devam ettiğini gösteriyor. Beyaz eşya: "Yenisini alamıyoruz, eskiyi yaşatmalıyız" Verilere göre 2025 yılında beyaz eşya kategorisinde şikayetler yüzde 3.7’lik hafif bir düşüş yaşadı. Bu düşüş aslında bir "satın alma daralması”na işaret ediyor. Beyaz eşya fiyatlarındaki fahiş artışlar, tüketicinin "bozulana kadar kullan" moduna geçmesine neden oldu. Sektörün en büyük şikayet konuları "arıza-çalışmama" ve "servis" olarak öne çıktı. İnsanlar yeni bir buzdolabı almak yerine mevcut olanı tamir ettirmeye çalışıyor ve bu süreçteki yetersiz/yavaş servis hizmetleri en büyük gerginlik kaynağı olarak gözlemleniyor. Öte yandan elektrik zamları sonrası beyaz eşyaların "ne kadar yaktığı" konusu, ilk kez bu kadar üst sıralarda bir şikayet konusu haline geldi. 2025’te "fatura şokları” yaşadık Yüzde 3,5'lik artışla iletişim sektörü 2025'in en hareketli sektörlerinden biri olarak öne çıktı. Fiyat ve fatura konulu 82 bin şikayetle operatörlerin enflasyon güncellemesi altında yaptığı zamlar, tüketicinin en çok ses çıkardığı başlık oldu. Kullanıcılar "bir sonraki faturam ne olacak?" endişesiyle web sitelerini ve taahhüt yenileme süreçlerini (63 bin şikayet) didik didik etti. Verilere göre sektör artık "hizmet kalitesi"nden ziyade "fiyat adaleti" üzerinden eleştirilerin odağında yer aldı. Kargo sektöründe çarklar yavaşlıyor Kargo ve nakliyat sektöründe yüzde 21’lik şikayet düşüşü sektörün mükemmelleşmesinden ziyade, e-ticaret hacminin (özellikle mobilya, kırtasiye, teknoloji gibi büyük kalemlerde) daralmasıyla ilgili olabilir. Şikayetlerin hala açık ara lideri "geç teslimat" konusundan geldi. Tüketici, yüksek kargo ücretleri ödediği bir dönemde "hızlı teslimat" beklentisinden ödün vermedi. 2025’te TOKİ şikayetleri zirveyi gördü 2025 yılında en çok konuştuğumuz konulardan biri de TOKİ oldu. 439 bin 239 ziyaretçi sayısıyla kasım, aramaların zirve yaptığı ay olarak kaydedildi. Öte yandan bir önceki ay ile kıyaslandığında kasımda ziyaret oran artışı yüzde 639 olarak kaydedildi. Yine aynı dönemde şikayetler bir önceki aya göre yüzde 495’e yükseldi.

ABD: Pasifik'te tekne saldırısında iki kişi öldürüldü Haber

ABD: Pasifik'te tekne saldırısında iki kişi öldürüldü

Güney Komutanlığı, X'te yaptığı açıklamada, "9 Şubat'ta, #SOUTHCOM komutanı General Francis L. Donovan'ın talimatıyla, Ortak Görev Gücü Güney Mızrağı, Terörle Mücadele Örgütü olarak belirlenmiş bir kuruluş tarafından işletilen bir gemiye ölümcül bir kinetik saldırı düzenledi" dedi ve ABD Sahil Güvenliği'nin kurtulan için arama ve kurtarma görevi başlatması için bilgilendirildiğini belirtti. Sahil Güvenliği sözcüsü CNN'e yaptığı açıklamada, "Ekvador Deniz Kurtarma Koordinasyon Merkezi arama ve kurtarma operasyonlarının koordinasyonunu üstlendi" ve ABD Sahil Güvenliği'nin teknik destek sağlayacağını söyledi. Trump yönetiminin uyuşturucu kaçakçılığını azaltmayı amaçladığını söylediği Güney Mızrağı Operasyonu kapsamında, şüpheli uyuşturucu teknelerine düzenlenen saldırılarda en az 121 kişi öldü. Yönetim, öldürülenleri "yasa dışı savaşçılar" olarak nitelendirdi ve gizli bir Adalet Bakanlığı bulgusu nedeniyle yargı denetimi olmaksızın ölümcül saldırılar düzenleme yeteneğine sahip olduğunu iddia etti. Pazartesi günü gerçekleşen tekne saldırısı, yılın kamuoyuna açıklanan üçüncü saldırısı ve hayatta kalan bir kişinin olduğu ikinci saldırı oldu. Ocak ayındaki bir saldırıda iki kişi öldü ve bir kişi kurtuldu. Yönetim, Güney Mızrağı Operasyonu'nda öldürülenlerin uyuşturucu kartelleriyle bağlantılı olduğuna veya gemilerin her birinde uyuşturucu bulunduğuna dair kamuoyuna çok az kanıt sundu. Operasyonların Eylül ayında başlamasından bu yana, saldırıların yasallığı Kongre'de yoğun bir şekilde inceleniyor. Özellikle 2 Eylül'deki ilk saldırı, başlangıçta hayatta kalan iki mürettebat üyesinin öldürüldüğü bir takip saldırısıyla birlikte büyük dikkat çekmişti. Çok sayıda mevcut ve eski askeri avukat daha önce saldırıların yasal görünmediğini söylemişti.

Avrupa Birliği'nden Türkiye'nin İklim Krizi ile Mücadelesine Büyük Destek Haber

Avrupa Birliği'nden Türkiye'nin İklim Krizi ile Mücadelesine Büyük Destek

-Avrupa Birliği’nin güçlü projesi ile, Türkiye’de 6 Şubat depremlerinden etkilenen 6 ilin de içinde yer aldığı 8 ilde su ve katı atık altyapılarının inşası gerçekleştiriliyor. -Avrupa Birliği’nin sağladığı 286 milyon Avroluk hibenin yönetim yetkisini devralan Fransız Kalkınma Ajansı AFD’nin de 8 2 milyon Avro tutarında finansman sağlaması ile “Belediye Hizmetleri Projesi”nin toplam bütçesi 368 milyon Avro’ya ulaştı. Proje İLBANK tarafından yürütülüyor. Projenin bütün paydaşları Ankara’da buluştu Belediye Hizmetleri Projesi’nin nihai faydalanıcıları olan, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Mardin, Mersin ve Şanlıurfa olmak üzere 8 ildeki 13 yerel idare, 2-3 Aralık 2025 tarihinde Ankara’da düzenlenen bir çalıştayda buluşup uygulama esnasında edindikleri deneyimlerini paylaştılar. Açılışını İLBANK Uluslararası İlişkiler Grup Başkanı Şevket Altuğ Taşdemir, Avrupa Birliği Program Direktörü Sergey Mihaylov ve AFD Türkiye Direktörü Xavier Muron’un yaptığı çalıştayda, uluslararası ihale süreçleri, çevresel ve sosyal risklerin yönetimi, iş sağlığı ve güvenliği, sözleşme yönetimi gibi teknik konular ele alındı. Çalıştaya belediyeler ile su ve kanalizasyon idarelerinin yanı sıra, İLBANK Proje Yönetim Birimi ve Bölge Müdürlükleri de katılarak, projenin koordinasyon süreciyle ilgili bilgilendirme yaptı. Avrupa Birliği depremden sonra hibe desteğini 286 milyon Avroya çıkardı 2020 yılında başlayan projenin kapsamındaki illerin büyük bir kısmı 2023’te gerçekleşen depremlerden önemli ölçüde etkilendi. Deprem sonrası yaşanılan maliyet artışlarına cevap vermek amacıyla Avrupa Birliği, sağladığı hibeye 71 milyon Avroluk bir ilave yaparak desteğini 286 milyon Avroya çıkardı. AFD’nin de projeye sağladığı 82 milyon Avro’luk finansmanla, projenin toplam büyüklüğü 368 milyon Avro’ya ulaştı. Bu arada projenin uygulama süresi dört yıl uzatılarak 2029 sonuna kadar tüm altyapıların tamamlanması planlandı. Böylece Belediye Hizmetleri Projesi, depremden etkilenen illerin doğal felaketlere karşı daha dirençli hale gelmesine de katkıda bulunacak. Proje kapsamında 8 ilde, 13 yerel idare tarafından içme suyu, kanalizasyon ve katı atık yatırımları olmak üzere toplam 20 altyapı yatırımı yapılacak. Bu yatırımlar sayesinde, eskimiş ve yetersiz içme suyu ve atık su sistemleri yenilenecek, yeni yerleşim alanlarında da sıfırdan inşa edilecek. O illerde, mahallelerde yaşayan toplulukların yaşam kalitesi iyileştirilmiş olacak. Projenin önemli bir bileşeni de bu yatırımları yapan idarelerin teknik kapasitesinin geliştirilmesi için sağlanan teknik destek hibesidir. Projenin teknik destek bileşeni altında 16 eğitim faaliyeti tamamlandı. Proje sayesinde kaliteli yatırımların gerçekleşmesinin yanısıra, proje uygulama ekiplerinin kapasitesi güçlendirilerek, belediye hizmetlerinin daha sürdürülebilir olması hedefleniyor. Bölgede yaşayan 2,4 milyon kişi fayda sağlayacak 2029 yılında tamamlanacak olan Belediye Hizmetleri Projesi sayesinde, bölgedeki yaklaşı k 2,4 milyon kişi daha güçlü ve kaliteli içme suyu, atık su ve katı atık hizmetlerine erişecek. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık tehlikesine karşı, su kaynakları daha sürdürülebilir bir şekilde yönetilerek yılda yaklaşık 12,5 milyon metreküp kirli suyun çevreye karışması önlenecek ve yılda yaklaşık 22 milyon metreküp içme suyu tasarruf edilecek. Program, belediyelerin katı atık ve atık su sistemlerinin daha modern ve etkili yönetimini sağlayarak, çevre kirliliğinin önlenmesi ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına da önemli ölçüde katkıda bulunacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.