Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tehdit

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tehdit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler" Haber

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler"

ABD Başkanı Donald Trump, Ohio'dan Washington'a dönüşü sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, İran ile yürütülen müzakereler konusunda güven sorunu yaşadığını dile getirdi. İran'ın müzakere süreci boyunca ABD'ye defalarca yalan söylediğini savunan Trump, Tahran yönetimine güvenmediğini açıkça ifade etti. Trump, "İran'a güvenmiyorum. Neden sanki İran'a güveniyormuşum gibi konuşuyorsunuz? İran'a güvenecek en son kişi benim. Bana sürekli yalan söylediler" dedi. Trump'ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında devam eden diplomatik temasların geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Hürmüz Boğazı açıklaması Trump, açıklamalarında Hürmüz Boğazı'na ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı. ABD Donanması'nın bölge üzerindeki kontrolüne vurgu yapan Trump, Hürmüz Boğazı'nın şu anda ABD'nin kontrolünde olduğunu savundu. Trump, "Şu anda Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrolümüz var. Kontrol onlarda değil, tam kontrol bizde. Orası bizim" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticareti açısından kritik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkarken, Trump'ın sözleri bölgedeki gerilimin sürdüğü bir dönemde geldi. Trump, Türkiye'den ayrılırken yaşanan uçak değişikliğini doğruladı ABD Başkanı Trump ayrıca geçen ay NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'den ayrılışı sırasında yaşanan uçak değişikliğine ilişkin iddialara da açıklık getirdi. Trump, ABD Gizli Servisi'nin güvenlik gerekçesiyle kendisinden farklı bir uçakla seyahat etmesini istediği yönündeki haberleri doğruladı. Konuyla ilgili soruya Trump, kararın tamamen Gizli Servis'in sorumluluğunda olduğunu belirterek, kendisinin güvenlik birimlerinin yönlendirmelerine uyduğunu söyledi. Trump, "Bu tamamen Gizli Servis'e bağlı. Ben sadece onlar ne diyorsa ona uyarım. Dolayısıyla Gizli Servis ve ordunun yönlendirmesine uyarım. Benden farklı bir uçakla gitmemi istediler, o da güvenlik açısından eşdeğer bir seçenekti" diye konuştu. "Çok fazla tehdit alıyorum" Trump, uçak değişikliğinin arkasında bir güvenlik tehdidinin bulunabileceğini belirtti. ABD Başkanı, kendisine farklı kaynaklardan çok sayıda tehdit geldiğini ifade etti. Trump, "Bunu yapmamı istediler, ben de yaptım. Ne derlerse onu yaparım. Sanırım bir tehdit vardı. Bu konuda pek fazla soru sormadım. Çok fazla tehdit alıyorum" dedi. Trump'ın İran ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarının yanı sıra Türkiye'den ayrılışındaki güvenlik önlemlerine dair değerlendirmeleri de dikkat çekti.

Tetikçi ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 216 şüpheli yakalandı. Haber

Tetikçi ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 216 şüpheli yakalandı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda; Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinesinde; Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ile Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca yürütülen eş güdümlü çalışmalar neticesinde 52 ilde operasyonlar gerçekleştirildi. Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Ankara, Antalya, Ardahan, Balıkesir, Batman, Bayburt, Bilecik, Bursa, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karaman, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Tunceli, Uşak, Yalova ve Yozgat'ta düzenlenen operasyonlarda toplam 216 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanan şüphelilerin; dijital iletişim platformlarındaki gruplar aracılığıyla tetikçi temini veya tetikçilik yapılmasına yönelik paylaşımlar gerçekleştirdikleri, sosyal medya hesapları üzerinden suç ve suçluyu öven, tehdit, hakaret ve örgüt propagandası içeren içerikler paylaştıkları, sosyal medya yoluyla örgütsel faaliyetlerini duyurmayı hedefledikleri, suç örgütleri arasındaki rekabet ve husumeti sosyal medya mecralarına taşıma gayretinde oldukları, suç faaliyetlerini normalleştirme algısı oluşturmaya çalıştıkları ve sosyal medyayı kullanarak örgüte yeni üyeler kazandırmayı amaçladıkları belirlendi. Gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında çok sayıda silah ele geçirildi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu : Bazı üniversitelerde organize istismar ağı var Haber

AK Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu : Bazı üniversitelerde organize istismar ağı var

Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Ensarioğlu, bölgedeki bazı üniversitelerde“organize istismar ağı” bulunduğunu öne sürdü. Kameralar önünde konuşan Ensarioğlu,“İspatlarım” diyerek söz konusu yapılanmanın münferit olaylardan ibaret olmadığını savundu. “Bu tür olaylar bir polis, bir asker ya da bir iki öğrencinin işi değil. Bu organize bir olaydır” diyenEnsarioğlu, söz konusu ağın bölgedeki 5-6 üniversitede faaliyet gösterdiğini iddia etti. Ensarioğlu, Kars Kafkas Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve MunzurÜniversitesi’nin isimlerini verdi. “Yoksul ailelerin çocuklarını hedef alıyorlar” İddialarını sürdüren Ensarioğlu, söz konusu yapının özellikle ekonomik durumu zayıf ailelerinçocuklarını hedef aldığını söyledi. Öğrencilerin “örgütçüsünüz” denilerek tehdit edildiğini ve istismara maruz bırakıldığını önesüren Ensarioğlu, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile görüşmek istediğini ancak bunungerçekleşmediğini belirtti. Ensarioğlu, “O gün görüşseydik çok şey belki daha erken ortaya çıkabilirdi” ifadelerini kullandı. “Polisin desteğiyle ağlarına düşürüp istismar etmişler” Amida Haber’e konuşan Salim Ensarioğlu, iddialarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Yalnızca Nizamettin’den duyduklarım değil, daha önce de bölgesel çalışmalarımda bu olaysürekli karşıma çıktı. Burada bir polisin, bir askerin veya iki öğrencinin meselesinden sözetmiyoruz. Bu organize bir olaydır.” Ensarioğlu, söz konusu yapılanmanın belirli öğrenci gruplarını hedef aldığını öne sürerek şuifadeleri kullandı: “Eline düşürdüğü kitleler, puanları düşük olan, fakir aile çocukları… Özellikle 5-6 üniversitede;Kars’tır, Fırat Üniversitesi’dir, Munzur Üniversitesi’dir, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’dir… Buradamağdur olan, ekonomik durumu iyi olmayan çocukları tehdit edip ‘örgütçüsünüz’ diyerek,ahlaksız polislerin bir kısmı - her kurumda ahlaksız insanlar olur, askerde de aynı şekilde var -bunlar, üniversitedeki bazı kişilerin desteğiyle öğrencileri ağlarına düşürüp istismar etmişler.” “İspatlarım var” İddialarını kanıtlayabileceğini savunan Ensarioğlu, açıklamalarında “İspatlarım var” vurgusunuyaptı. Salim Ensarioğlu’nun açıklamaları, kamuoyunda tartışma yaratırken, söz konusu iddialarailişkin resmi kurumlardan henüz bir açıklama yapılmadı.

Arakçi: İran’a yönelik tehditler sonuç vermedi Haber

Arakçi: İran’a yönelik tehditler sonuç vermedi

Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından İran basınına konuşan Arakçi, Washington yönetiminin tehdit dilini sürdürdüğünü ancak bunun sonuç vermeyeceğini söyledi. ABD’nin uzun süredir farklı yöntemlerle İran’ı tehdit ettiğini belirten Arakçi, “Kendileri de bu tehditlerden ve başlattıkları savaştan sonuç alamayacaklarını biliyorlar” ifadelerini kullandı. Sorunun askeri yollarla çözülemeyeceğini savunan İranlı Bakan, “40 gün boyunca bizimle savaştılar ve sonucu gördüler. İran’a saygılı bir dille yaklaşanlar aynı şekilde karşılık alır” dedi. Arakçi, askeri yöntemlerin çözüm üretmeyeceğini belirterek, tarafların diplomatik ve mantıklı yolları tercih etmesi gerektiğini söyledi. “BAE savaşta ABD’nin yanındaydı” İran Dışişleri Bakanı, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında hava sahası ve topraklarını kullandırdığını öne sürdü. Bu konuda ellerinde “kesin deliller” bulunduğunu söyleyen Arakçi, “BAE bu savaşta ABD’nin yanındaydı ve mağdur rolü oynayamaz. İran yalnızca Emirlikler’deki Amerikan hedeflerini vurdu” diye konuştu. Arakçi, söz konusu meseleyi BRICS toplantısında da gündeme getirdiğini kaydetti. “Güvenlik bölge ülkeleriyle sağlanmalı” Tahran ile Abu Dabi’nin komşu ülkeler olduğunu vurgulayan Arakçi, bölgesel güvenliğin yabancı güçlerle değil, bölge ülkelerinin işbirliğiyle sağlanması gerektiğini söyledi. İranlı Bakan, “Geçmişte birlikte yaşadık, gelecekte de birlikte yaşamak zorundayız. Güvenliği yabancı ülkelerde değil, birbirimizle işbirliğinde aramalıyız” değerlendirmesinde bulundu. İsrail ile iş birliği yapanlar hesap verecek İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun savaş sırasında Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) ziyaret ettiği iddialarına ilişkin, "İran güvenlik birimlerinin uzun zaman önce liderliğimize ilettiği şeyi şimdi kamuoyu önünde ortaya koydu, İsrail ile iş birliği yaparak bölünme tohumları ekenler hesap verecek” dedi. Arakçi, X hesabından, Netanyahu’nun BAE’yi ziyaret ettiği iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Bakan Arakçi, “Netanyahu, İran'ın güvenlik birimlerinin liderliğimize uzun zaman önce ilettiği şeyi şimdi kamuoyu önünde ortaya koydu” değerlendirmesinde bulundu. İran halkı ile düşmanlığın “akılsızca bir kumar” olduğunu söyleyen Arakçi, “Bunu yapmak için İsrail ile gizli iş birliği affedilemez. İsrail ile iş birliği yaparak bölünme tohumları ekenler hesap verecek” ifadelerini kullandı. Netanyahu'nun BAE ziyareti İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, Netanyahu’nun BAE’yi gizlice ziyaret ettiği ve BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile görüştüğü aktarılmıştı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ülkeye ziyaret gerçekleştirdiği ve askeri heyetinin kabul edildiği yönündeki haberleri yalanlamıştı. ABD merkezli Axios haber platformu 26 Nisan tarihli haberinde, İsrail ile BAE arasında askeri, güvenlik ve istihbarat işbirliğinin savaş sırasında üst düzeye çıktığını yazmıştı. Axios'a konuşan yetkililer, Netanyahu'nun Al Nahyan ile savaşın ilk günlerinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından İsrail ordusuna ait bir Demir Kubbe bataryası ve kullanımından sorumlu onlarca İsrail askerinin BAE'ye gönderilmesi talimatını verdiğini bildirmişti. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ise Tel Aviv'de katıldığı bir konferansta İsrail'in savaş sırasında BAE'ye Demir Kubbe bataryaları ve bunların işletilmesine yardımcı olacak asker gönderdiğini doğrulamıştı.

Eski FBI Direktörü, Başkan Trump'ı 'tehdit etmekle' suçlanarak yargılanıyor. Haber

Eski FBI Direktörü, Başkan Trump'ı 'tehdit etmekle' suçlanarak yargılanıyor.

Olay, savcıların ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik tehditler içerdiğini iddia ettiği bir sosyal medya paylaşımıyla ilgili olarak hakkında iddianame hazırlanmasından sadece bir gün sonra meydana geldi. Özellikle 28 Nisan'da ABD Adalet Bakanlığı , eski Yüksek Mahkeme Başkanı James Comey hakkında, Başkan Donald Trump'ın hayatını tehdit etmekle suçlayarak resmi olarak iddianame hazırladığını duyurdu. Suçlamalar, Comey'nin geçen Mayıs ayında Instagram'da paylaştığı, sahilde dizilmiş deniz kabuklarının fotoğrafına dayanıyor. Savcılara göre, kabukların "86 47" sayısını oluşturacak şekilde dizilmesi, açık bir şiddet tehdidi mesajıydı. ABD Başkanı Donald Trump ve eski FBI Direktörü James Comey. Fotoğraf: GI İddianamede, sıradan bir kişinin bu görüntüyü "Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'na zarar verme niyetinin ciddi bir ifadesi" olarak anlayacağı iddiasıyla iki ana suçlama yer alıyor. Amerikan gayriresmi kültüründe, "86" terimi genellikle restoranlarda bir ürünün stokta kalmadığını belirtmek için kullanılır, ancak aynı zamanda "ortadan kaldırmak veya öldürmek" anlamını da taşır; "47" sayısı ise Amerika Birleşik Devletleri'nin 47. Başkanı Donald Trump'ı ifade eder. Bu fotoğraf, Comey'nin sahil kenarında bir evi bulunan Kuzey Carolina'da çekilmiş ve yayınlanmıştır. Kısa süren mahkeme duruşması sırasında eski FBI lideri doğrudan bir açıklama yapmadı. Ancak avukatı Patrick Fitzgerald, bunun "intikam amaçlı bir kovuşturma" olduğunu kanıtlamak için mücadele edeceğini belirterek, suçlamaların Comey'nin yasal haklarını kullanmasından dolayı onu cezalandırmak için yapıldığını ima etti. Virginia Doğu Bölgesi Yargıcı William Fitzpatrick, suçlamaları dinledi ve Comey'nin herhangi bir özel koşul koymadan kefaletle serbest bırakılmasına izin verdi. ABD Adalet Bakanlığı, Comey'i Instagram paylaşımında Başkan Trump'ı tehdit etmekle suçladı. Fotoğraf: Comey/Instagram İddianame yayınlanmadan önce, ABD İç Güvenlik Bakanlığı ve Gizli Servis bir soruşturma yürüttü ve Comey'i paylaşım hakkında sorguladı. Comey fotoğrafı silmiş ve bunun sadece siyasi bir mesaj olduğunu savunmuş olsa da, yetkililer davayı sürdürmeye karar verdi. Eski FBI lideri, daha sonra yaptığı açıklayıcı bir paylaşımda, sahilde yürürken üst üste dizdiği deniz kabuklarını yalnızca siyasi bir mesaj olarak gördüğünü ve bu sayıları şiddetle ilişkilendirmediğini belirtti. Bu, mevcut yönetim altında yasal soruşturmaların hedefi olduğu ilk olay değil. Geçen yıl, ayrı ancak sonuçsuz bir davada yargılanmıştı. Gözlemciler, bu iddianamenin ABD Adalet Bakanlığı'nın Başkan Trump'ın siyasi rakipleri olarak görülenleri hedef alma yönündeki yeni bir girişimi olduğunu düşünüyor.

Rusya: İsrail'in Hazar bölgesine yönelik tehditleri kabul edilemez Haber

Rusya: İsrail'in Hazar bölgesine yönelik tehditleri kabul edilemez

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, İsrail'in Hazar bölgesi için oluşturduğu tehditlerin kabul edilemez olduğunu ve kınanmayı hak ettiğini söyledi. Zaharova, başkent Moskova’da düzenlediği haftalık basın toplantısında, gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu. "ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü uluslararası bir konsorsiyuma devretmeyi teklif ettiği" yönündeki iddiaları değerlendiren Zaharova, bu tür girişimlerin, bölge ülkelerinin ortak kararıyla uygulanması gerektiğini vurguladı. Zaharova, "Stratejik öneme sahip bu boğazın kontrolünün, bölge ülkelerinin rızası olmadan üçüncü ülkelere devredilmesi, bölgedeki gerginliğin düşürülmesine katkıda bulunmayacak. Bu türlü eylemler, uluslararası deniz hukukuna aykırı." ifadesini kullandı. Hürmüz Boğazı'nın İran’ın kontrolünde ve bunun bir gerçek olduğuna dikkati çeken Zaharova, "ABD, bunu inkar edemez." dedi. Zaharova, İsrail’in Hazar bölgesindeki eylemlerine ilişkin ise "Bu bölge, her türlü askeri çatışmadan uzak, barışçıl ve karşılıklı yarar sağlayan işbirliği için güvenli bir alan. İsrail'in ticaret ve lojistik dahil denizde oluşturduğu tehditler kabul edilemez ve tüm bölge devletleri tarafından kınanmayı hak ediyor." diye konuştu. İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki yükümlülüklerine bağlı kaldığını belirten Zaharova, Avrupa Birliği’nin (AB) İran’a yönelik uyguladığı yaptırımların, Orta Doğu’daki durumun iyileşmesine katkıda bulunmadığını vurguladı. "NATO, Rusya ile savaşa hazırlık yapıyor" NATO’nun eylemlerini de değerlendiren Zaharova, İttifakın askeri tatbikatları yoğunlaştırdığını, bu tatbikatlara katılan ülke sayısının da arttığını dile getirdi. Zaharova, NATO’nun askeri savunma alanındaki harcamalarını artırdığına dikkati çekerek, "NATO’nun raporlarına göre, İttifak ülkelerinin 2025’teki askeri harcamaları yaklaşık 1,64 trilyon dolara ulaştı. NATO’nun 32 üyesinin askeri harcamaları, dünyadaki tüm askeri harcamaların yaklaşık yüzde 62'sini oluşturuyor. Bizi mi tehdit olarak görüyorsunuz? Bu rakamlar, her şeyi açıklıyor. İttifak, gelecek yıllarda Rusya ile doğrudan savaş için hazırlık yapıyor." diye konuştu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin, Rusya'ya Paskalya Bayramı vesilesiyle geçici ateşkes sağlama yönündeki teklifini değerlendiren Zaharova, Ukrayna’nın daha önce ateşkeslere uymadığına işaret etti. Sözcü Zaharova, "bunun uzun vadeli barış arzusu olmadığını, Ukrayna ordusunun kayıplarını telafi etmesi, toparlanması ve çatışmalara hazırlanması amacıyla atılan adım olduğunu" kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.