Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tecavüz

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tecavüz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tecavüz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turhan Çömez: Gülistan Doku’nun SİM kartındaki delillerin silinmesi için valilik bütçesinden para gönderildi Haber

Turhan Çömez: Gülistan Doku’nun SİM kartındaki delillerin silinmesi için valilik bütçesinden para gönderildi

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Çömez; eski Dersim Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in, uyuşturucu kullanmayı reddeden Doku’yu tecavüz edip öldürdüğünü, cesedin gizlice gömüldüğünü söyledi. Çömez ayrıca "Cinayet izleri valilik bütçesinden 10 bin dolar harcanarak silindi" dedi. Turhan Çömez, olayın bir "kayıp" vakası değil, vahşi bir cinayet ve sistemli bir gizleme operasyonu olduğunu söyledi. Çömez, iddiasının detaylarını şu ifadelerle dile getirdi: "İddiaya göre; milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna ‘özel bir oda’ tahsis ediyor. Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor. Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor. Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor." Yer: Tunceli… AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş… İddiaya göre; Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor. Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz… pic.twitter.com/9iwhHhhfxg — Turhan Çömez (@ComezTurhan) April 19, 2026 "Cinayet izlerini silmek için valilik bütçesinden 10 bin dolar harcandı" Çömez’in en dikkat çekici iddialarından biri de cinayetin ardından delillerin yok edilmesi süreciyle ilgili oldu. Devletin imkanlarının suçun üstünü örtmek için seferber edildiğini söyleyen Çömez, süreci şöyle anlattı: "Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor. Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor. Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor. Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor. Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor." Hastane kayıtları ve "yılın doktoru" ödülü Olayın sağlık bürokrasisi ayağında da dehşet verici usulsüzlükler olduğunu belirten Turhan Çömez, delil karartma operasyonuna katılanların ödüllendirildiğini öne sürerek şunları kaydetti: “Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor. Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı ‘Yılın Doktoru’ ödülünü veriyor. Vali de kendisini, yaptığı ‘başarılı hizmetlerden dolayı’ İl Sağlık Müdürü olarak atıyor. Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri..." “Bu, çürümüş düzenin küçük bir resmi" Siyasi iktidara sert eleştiriler yönelten Çömez, Gülistan Doku dosyasının AK Parti’nin "Türkiye Yüzyılı" vizyonunun bir özeti olduğunu savundu. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarını sessiz kalmakla suçlayan Çömez, açıklamasını şu sarsıcı ifadelerle noktaladı: “‘Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur’ diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi bu… Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler. Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı. Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz? Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?"

Norveç Prensesi’nin oğlu Høiby için 7 yıl 7 ay hapis cezası istendi Haber

Norveç Prensesi’nin oğlu Høiby için 7 yıl 7 ay hapis cezası istendi

Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in oğlu Marius Borg Høiby hakkında açılan davada savcılar, 7 yıl 7 aya kadar hapis cezası talep etti. Oslo Bölge Mahkemesi’nde görülen ve altı haftayı aşan davada Høiby, aralarında tecavüz, aile içi şiddet ve saldırının da bulunduğu 39 suçlamayla yargılanıyor. Savcılık, toplam 40 suçlamadan 39’u için Høiby’nin suçlu olduğuna inandıklarını açıkladı. Sanık, dört tecavüz suçlaması başta olmak üzere en ağır iddiaları reddederken, bazı daha hafif suçları kabul etti. Mahkeme, suçlamalardan birini - koruma kararının ihlali - düşürdü. Savcılık: “Ciddi ve somut bir tepki gerekli” Savcı Sturla Henriksbø, suçlamaların ağırlığına dikkat çekerek, “Bu suçlar kadınların bütünlüğünü ihlal eden en ciddi eylemler arasında yer alıyor ve ciddi bir karşılık gerektiriyor” dedi. Polis avukatı Andreas Kruszewski ise davanın yoğun medya ilgisi gördüğünü belirterek, bunun ceza indirimi için gerekçe olmaması gerektiğini savundu. Ek yaptırımlar talep edildi Savcılık ayrıca Høiby hakkında, bir mağdura iki yıl süreyle yaklaşmama kararı, sürücü belgesinin iptali ve iki yıl araç kullanma yasağı uygulanmasını da talep etti. Duruşmada Høiby’nin eski partneri ve sosyal medya fenomeni Nora Haukland da ifade verdi. Mahkemenin kararını açıklamasının birkaç ay sürebileceği belirtiliyor. Öte yandan Høiby’nin annesi Veliaht Prenses Mette-Marit’in ismi, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Epstein dosyalarında geçtiği iddiasıyla kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam ediyor.

2025 yılında İspanya'ya ulaşmaya çalışan 3.000'den fazla göçmen hayatını kaybetti Haber

2025 yılında İspanya'ya ulaşmaya çalışan 3.000'den fazla göçmen hayatını kaybetti

Stockholm, 30 Aralık - Geçtiğimiz yıl deniz yoluyla İspanya'ya ulaşmaya çalışan 3.000'den fazla kişi hayatını kaybetti; bu, önceki 12 aya göre keskin bir düşüş. Caminando Fronteras adlı STK'nın yeni bir raporuna göre, Ocak ve 15 Aralık 2025 tarihleri ​​arasında 192'si kadın ve 437'si çocuk olmak üzere 3.090 kişi boğularak hayatını kaybetti. Bu rakam, geçen yılki girişimde ölen 10.457 kişiden önemli ölçüde daha düşük. STK'nın araştırma koordinatörü Helena Maleno, ölüm sayısının düşmesine rağmen, gemi kazalarının sayısının 303'e yükseldiğini ve 70 kadar teknenin iz bırakmadan kaybolduğunu söyledi. Helena Maleno, ölüm sayısının düşmesine rağmen, gemi kazalarının sayısının 303'e yükseldiğini ve 70 kadar teknenin iz bırakmadan kaybolduğunu, bunun nedeninin, Cezayir'den Balear Adaları'na giden tehlikeli rotada yolcu sayısında artış olduğunu söyledi. Bu tekneler genellikle 30 civarında insan taşırken, Kanarya Adaları'na giden Atlantik rotasındaki teknelerde 300 kişiye kadar insan olabiliyor. İspanya İçişleri Bakanı'na göre, 15 Aralık'a kadar deniz ve kara yoluyla 35.935 düzensiz göçmen geldi; bu sayı, 2024 yılının aynı döneminde İspanya topraklarına ulaşan 60.311 göçmenle karşılaştırıldığında önemli bir düşüşü gösteriyor. Bu düşüşün büyük bir kısmı, özellikle İspanya'ya ulaşmaya çalışan göçmenler için önemli bir çıkış noktası olan Moritanya'daki daha sıkı sınır kontrollerine bağlanıyor. Kuzey Afrika ülkesi, 2024 yılında Avrupa Birliği ile 210 milyon avro fon karşılığında yeni bir göç ortaklığı anlaşması imzaladı. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün yakın tarihli bir raporu, Moritanya yetkililerini, çoğunlukla Afrikalı göçmenlere yönelik tecavüz ve işkence de dahil olmak üzere sistematik istismarlarla suçladı; Moritanya hükümeti bu suçlamaları reddediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.