Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tbmm

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mekke Savunma Anlaşması TBMM Komisyonu’nda Kabul Edildi Haber

Mekke Savunma Anlaşması TBMM Komisyonu’nda Kabul Edildi

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda oy çokluğuyla kabul edildi. Teklifin yasalaşması için TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi bekleniyor. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Türkiye’deki onay sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu’nda oy çokluğuyla kabul edildi. Komisyondan geçen teklifin, yasama sürecinin devamında TBMM Genel Kurulu’nun gündemine gelmesi bekleniyor. Mekke Anlaşması Neleri Kapsıyor? Üç ülke arasında imzalanan anlaşma; ortak savunma ve caydırıcılığın güçlendirilmesini, güvenlik alanındaki koordinasyonun artırılmasını ve savunma sanayisi iş birliğinin geliştirilmesini öngörüyor. Anlaşma metninde, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı veya askeri saldırganlığın ortak güvenlik çerçevesinde değerlendirilmesi ve saldırıya uğrayan tarafa destek sağlanması gibi hükümler yer alıyor. Gözler TBMM Genel Kurulu’nda Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifinin yürürlüğe girebilmesi için Meclis’teki yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor. Genel Kurul’da yapılacak görüşmeler ve oylama, anlaşmanın Türkiye’deki onay sürecinin sonraki aşamasını oluşturacak.

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak: Para CHP'nin parasıdır Haber

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak: Para CHP'nin parasıdır

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. . Türkiye’nin son 25 yılda Cumhuriyet’in temel kuruluş ilkelerinden uzaklaştığını öne süren Öztrak, fon soruşturmaları, kamu kurumlarının sorumluluğu ve ekonomik gelişmeler üzerinden iktidara eleştiriler yöneltti. FON SORUŞTURMALARINDA KURUM YÖNETİCİLERİNİ ELEŞTİRDİ Fon soruşturmalarının başlamasının üzerinden yaklaşık bir buçuk ay geçtiğini belirten Öztrak, hükümetin olayın aydınlatılması konusunda samimi olması durumunda ilgili kurumların yöneticilerini görevden alacağını savundu. Bazı kamu kurumlarında ihmal ve suistimal bulunduğuna ilişkin açıklamaları hatırlatan Öztrak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) başkanının görevden ayrılması sürecine ve diğer kurumların yöneticilerinin görevlerine devam etmesine tepki gösterdi. Öztrak, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Takasbank ve Borsa İstanbul yöneticilerinin görevde kalmasını eleştirerek soruşturma sürecinin daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü. Fon soruşturmalarının ekonomik etkilerine de değinen Öztrak, bir ay içinde Merkez Bankasının net rezervlerinin üçte birinin eridiğini iddia etti. Yaşanan gelişmelerin 2027 yılı bütçesine nasıl yansıyacağının da önemli bir soru olduğunu ifade etti. MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI DEĞERLENDİRMESİ Öztrak, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifinin TBMM Dışişleri Komisyonu’nda görüşülecek olmasına da değindi. Türkiye’nin milli çıkarlarını esas alan bir yaklaşımın önemini vurgulayan Öztrak, başka ülkelerin bölgesel planlarının maliyetinin Türkiye’ye yüklenmesine karşı çıkacaklarını belirtti. Öztrak, Türkiye’nin bölgesinde güçlenmesini sağlayacak adımları ise destekleyeceklerini söyledi. CHP İLE YENİ PARTİ ARASINDAKİ AİDAT TARTIŞMASI Basın toplantısında CHP ile Yeni Parti arasında milletvekillerinden alınan aidat paralarına ilişkin yaşanan tartışma da gündeme geldi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir’in açıklamalarına tepki gösteren Öztrak, fon soruşturmalarıyla ilgilenirken partinin parasını geri almak için de mücadele edeceklerini söyledi. Konunun yargıya taşındığını belirten Öztrak, “Para CHP’nin parasıdır” ifadesini kullandı. Öztrak, söz konusu paranın CHP’ye ait olduğunu savunarak bu konudaki değerlendirmeyi kamuoyuna bıraktı. CHP GRUBUNUN PARASI HAKKINDA SON BİR NOT… Ben milletvekili arkadaşlarımızın bu paranın baba ocağının parası olduğunu bilseler, ellerini dahi sürmeyeceklerini gayet yakından biliyorum. Ama maalesef bir kötülük makinasına dönüşmüş olan ve mahkemelerin batıl ilan ettiği yönetim, bu meseleyi milletvekili arkadaşlarımıza çok farklı anlatmış. Sonuç olarak konu mahkemeye intikal etmiştir, mahkeme de kararını verecektir. — Faik Öztrak (@faikoztrak) October 26, 2026 ÖZTRAK’TAN ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Öztrak’a, seçimlerin Kasım 2027 veya Nisan 2028’de yapılması yönündeki olasılıklar soruldu. CHP’nin bu konudaki tutumunu açıklayan Öztrak, erken seçim taleplerini yineleyerek "Biz 'Derhal seçim' diyoruz ve bu güven bunalımını başka türlü bu ülkenin aşması mümkün değil" değerlendirmesinde bulundu.

Yatırım fonları için yeni düzenleme TBMM’den geçti: 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme Haber

Yatırım fonları için yeni düzenleme TBMM’den geçti: 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme

Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin düzenleme TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek kanunlaştı. Yeni düzenlemeyle, belirlenen fonlardaki yatırımcılara net yatırım tutarlarına göre 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilecek. Tasfiye süreci SPK gözetiminde yürütülecek. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifini görüşerek kabul etti. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında gerçekleştirilen birleşimde kabul edilen düzenlemeyle, fonların tasfiye süreci, yatırımcılara yapılacak ödemeler ve fonlarla bağlantılı malvarlıklarının geri kazanılmasına ilişkin yeni kurallar getirildi. Fonların tasfiyesi SPK gözetiminde yapılacak Kanunla yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye rejimi oluşturulmayacak. Tasfiye işlemlerinin gözetim ve denetimi başta Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) olmak üzere ilgili kuruluşlar tarafından yürütülecek. SPK; fon varlıklarının belirlenmesi, nakde çevrilmesi, değerleme yöntemleri, fon pay sahipliğinin tespiti, ara ve nihai ödemeler ile dağıtım sırasına ilişkin usul ve esasları belirleyecek. Tasfiyeyle görevli kuruluşlar, yatırımcıların menfaatlerini korumak ve fon portföylerinden mümkün olan en yüksek ekonomik değeri elde etmek için çalışacak. Bu kapsamda SPK’ya geri alım, hâkim ortağa satış, toptan satış ve özel işlem bildirimi gibi yöntemleri kullanma yetkisi verilecek. Kurul ayrıca geçici olarak farklı fiyat marjları uygulanmasına ve varlıkları satın alan yatırımcıların belirli bir süre işlem yapıp yapamayacağına karar verebilecek. Yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilecek Düzenlemeye göre, SPK tarafından belirlenen fonlarda tasfiye malvarlığından yatırımcılara ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılar için bu tutar kadar, net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme öngörülüyor. Dağıtılabilir nakdin tüm yatırımcılara ödeme yapmak için yeterli olmaması durumunda SPK, net yatırım tutarı en düşük olan yatırımcıdan başlayarak asgari ara ödeme tutarı belirleyebilecek. Ara ödemelerde, ilgili hesaplama tarihine veya tasfiye tarihinden önceki gün sonuna göre belirlenen net yatırım tutarı ve 1 milyon TL’lik ödeme tavanı esas alınacak. Ara ödeme karşılığında fon katılma payları iade edilmeyecek. Katılma paylarının iadesi nihai tasfiye ödemeleri sırasında yapılacak. Nihai ödeme hesaplanırken yatırımcıya tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından veya diğer hukuki yollarla daha önce yapılan ödemeler mahsup edilecek. Fonlarla birlikte hareket edenlere ödeme yapılmayacak SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarla birlikte hareket ettiği belirlenen kişi ve kurumlara, tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmayacak. SPK, inceleme ve denetim sonuçlarına göre her bir fonun zarar veya kayıp tutarını, bu zarardan sorumlu gerçek ve tüzel kişileri ve sorumluluk miktarlarını belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) bildirecek. Bildirim üzerine TMSF, sorumluların malvarlıklarının geri alınması için tahsilat ve takip sürecini başlatabilecek. Bu süreç kapsamında açılacak hukuki davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak. El konulan malvarlıkları geri kazanım sistemine dahil edilecek Kanunla, sermaye piyasası işlemlerine ilişkin ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında el konulan malvarlıklarının, fonla bağlantılı olduğu ölçüde geri kazanım sistemine dahil edilmesinin önü açılıyor. Fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek. Doğrudan fona devredilemeyen gayrimenkul gibi diğer malvarlığı değerleri için TMSF kayyum olarak atanabilecek. TMSF, Bankacılık Kanunu kapsamındaki yetkilerini kullanarak bu varlıkları dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek. Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve ilgili fonun zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerler, Hazine’ye gelir kaydedilmeksizin ilgili yatırım fonuna aktarılacak. Fonun tasfiyesi tamamlanmışsa söz konusu varlıklar geri kazanım hesabına devredilecek. Geri kazanım hesabındaki tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine ödeme yapılması amacıyla kullanılabilecek. Bu tutarlar başka bir amaçla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları dahil olmak üzere haczedilemeyecek. Bir tutarın birden fazla fonla bağlantılı olması halinde dağıtım yöntemi; fon türü, likidite yeterlilik oranı, yatırımcı yapısı ve tasfiye oranı gibi ölçütler dikkate alınarak SPK tarafından belirlenecek. Tasfiye kapsamı genişletilecek Düzenlemeyle tasfiye kapsamına bloke edilmiş işlemler de dahil edilecek. Fon pay sahipliği ise tasfiyeyle görevli kuruluşlar tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarıyla mutabakat sağlanarak fon ve hesap bazında tespit edilecek. MKK, Takasbank, Borsa İstanbul ve Türkiye Bankalar Birliği başta olmak üzere ilgili kuruluşlar, uygulama için gerekli bilgileri Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne veya TMSF’ye iletmekle yükümlü olacak. TBMM Genel Kurulu kapandı Kanun teklifinin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, TBMM Genel Kurulu birleşimini 27 Ekim Salı günü saat 15.00’te yeniden toplanmak üzere kapattı.

Yeni Yol'un, fon krizi için Araştırma Komisyonu önergesi reddedildi Haber

Yeni Yol'un, fon krizi için Araştırma Komisyonu önergesi reddedildi

Yeni Yol Grubu, fon krizinin kamusal etkilerinin, denetim süreçlerinin ve kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının incelenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti. Önergenin gerekçesini Genel Kurul’da açıklayan Atmaca, yaşananların tek kişinin girişimiyle açıklanamayacağını öne sürerek organizasyonun arka planında kamu, bürokrasi ve siyaset bağlantılarının araştırılması gerektiğini söyledi. Atmaca, “Kamu maalesef bu işe ya ortaktır ya göz yummuştur; üçüncü bir ihtimal yoktur” ifadelerini kullandı. “HALKA ARZ SÜREÇLERİ DE İNCELENMELİ” Sermaye piyasalarındaki usulsüzlük iddialarının 2018’den bu yana gündeme geldiğini ileri süren Atmaca, halka arz edilen şirketlerin seçimi ve bu süreçlerde verilen izinlerin de araştırılması gerektiğini belirtti. İlgili kurumların ve kamu görevlilerinin kararlarının incelenmesi çağrısında bulunan Atmaca, sorumlulukların ortaya çıkarılması için bürokrasi ve siyasetin de araştırmaya dâhil edilmesini istedi. Atmaca’nın daha önce gündeme getirdiği, Bursalı bir sanayiciden halka arz sürecinde rüşvet istendiği ve baskı yapıldığı yönündeki iddialara ilişkin TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl de söz aldı. Bingöl, konuyu gündeme taşıdığı için Atmaca’yı tebrik etti. Atmaca ise konunun iki yıldır vicdani sorumluluk hissettirdiğini, masum kişilerin zarar görmesi endişesiyle daha önce açıklamakta tereddüt ettiğini söyledi. Önerge gerekçesinde; süreçte görev alan kamu personelinin kararlarının ve eriştiği bilgilerin incelenmesi, ilgili kurumların denetim görevlerini zamanında yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi ve yatırımcıları korumaya yönelik önlemlerin tespit edilmesi gerektiği kaydedildi. Genel Kurul’daki görüşmelerin ardından araştırma komisyonu kurulması önerisi, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Tasfiye sürecindeki fonlarda 45 bin kişiye 40,8 milyar TL ödendi Haber

Tasfiye sürecindeki fonlarda 45 bin kişiye 40,8 milyar TL ödendi

Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılan 6’ncı Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarına ilişkin son gelişmeler açıklandı. Üç portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 66 fonda 45 binden fazla kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar TL tutarında ayni ve nakdi tasfiye işlemi tamamlandı. Fonların sayısı 131’den 65’e geriledi. Fon Koordinasyon Kurulu’nun 6’ncı toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarının durumu, yatırımcılara yapılacak ödemeler ve sermaye piyasalarına yönelik yeni düzenleme hazırlıkları hakkında bilgi verildi. 45 binden fazla kişiye 40,8 milyar TL’lik işlem Açıklamaya göre A1 Portföy Yönetim Şirketi A.Ş., Bulls Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. ve Pardus Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. tarafından kurulan ve yönetilen 66 ayrı yatırım fonunda tasfiye işlemleri tamamlandı. Ziraat Bankası aracılığıyla yürütülen işlemler kapsamında 45 binden fazla kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar TL tutarında ayni ve nakdi tasfiye işlemi gerçekleştirildi. Bu gelişmeyle birlikte tasfiye sürecinde bulunan fon sayısı 131’den 65’e düştü. Tasfiye düzenlemesi komisyondan geçti Tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin biçimde yürütülmesini ve ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulmasını amaçlayan kanun teklifi, 14 Ekim 2026’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Açıklamada, teklifin önümüzdeki hafta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesinin öngörüldüğü belirtildi. Kurul toplantısında ayrıca sermaye piyasalarındaki yapısal sorunların giderilmesi, düzenleme ve denetleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, yaptırım ve cezaların caydırıcılığının artırılması amacıyla Sermaye Piyasası Kanunu’nda kalıcı ve kapsamlı değişiklikler öngören yeni bir taslak düzenleme üzerinde ilk değerlendirmelerin yapıldığı bildirildi. Hedef Portföy fonları için de tasfiye kararı Sermaye Piyasası Kurulu’nun 15 Ekim 2026 tarihli kararıyla Hedef Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. tarafından kurulan fonların tasfiye işlemlerinin de A1, Bulls ve Pardus portföy yönetim şirketlerinin fonları için belirlenen esaslara tabi tutulmasına karar verildi. Açıklamada, bu kapsamda önümüzdeki hafta başta para piyasası fonlarında yatırımı bulunanlar olmak üzere mümkün olan en fazla sayıda kişiye ödeme yapılmasının planlandığı ifade edildi. Tasfiye sürecine ilişkin çalışmaların, yatırımcıların haklarının korunması ve ödemelerin belirlenen esaslar çerçevesinde gerçekleştirilmesi amacıyla sürdürüldüğü bildiri

CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı: Vatandaş borç batağında, yandaşlar fon soygununda Haber

CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı: Vatandaş borç batağında, yandaşlar fon soygununda

CHP Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda yaptığı konuşmada ülke gündemindeki ekonomik ve toplumsal sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İstanbul’da yaşanan sel felaketi, üniversite öğrencilerinin protestoları, vatandaşların borç yükü, fon piyasasına ilişkin iddialar, çiftçilerin üretim maliyetleri ve engelli vatandaşların emeklilik hakları konuşmanın öne çıkan başlıkları oldu. “14 YAŞINDAKİ BİR EVLADIMIZ HAYATINI KAYBETTİ” Konuşmasına İstanbul’daki sel felaketinden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Sarı, Fatih’te elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden 14 yaşındaki çocuğa dikkat çekti. Bölgede metrekareye 255 kilogramı aşan yağış düştüğünü ve bunun son 84 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Sarı, yaşanan olayın altyapı ve afet yönetimi açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sarı, çocuğun ayakkabılarının ıslanmaması için onları eline alarak yürüdüğünü belirterek yaşanan trajedinin toplumsal ve ekonomik koşulları da gözler önüne serdiğini ifade etti. ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN BARINMA VE YEMEK TEPKİSİ Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesindeki öğrenci protestolarını da gündeme getiren Sarı, yemek ve yurt ücretlerindeki artışlara tepki gösterdi. Boğaziçi Üniversitesinde yemek ücretlerine yüzde 70, ODTÜ’de yurt ücretlerine yüzde 30 zam yapıldığını belirten Sarı, öğrencilerin eğitimlerine odaklanmak yerine temel ihtiyaçları için mücadele etmek zorunda kaldığını savundu. Zam kararlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Sarı, protestolara katılan öğrencilerle dayanışma içinde olduklarını dile getirdi. “MAAŞLAR YATIYOR, BORÇLARA GİDİYOR” Ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmelerinde vatandaşların maaşlarının temel ihtiyaçlar ve borç ödemeleri karşısında yetersiz kaldığını ifade eden Sarı, kredi kartı ve kredi borçlarındaki artışa dikkat çekti. Sarı, bireysel kredi kartlarında 199 milyar lira, ihtiyaç kredilerinde 85 milyar lira, konut kredilerinde 5 milyar lira ve ticari kredilerde 535 milyar liralık tutarın takibe düştüğünü öne sürdü. Takipteki borç yükünün yaklaşık 1 trilyon liraya yaklaştığını savunan Sarı, vatandaşların giderek ağırlaşan bir borç yüküyle karşı karşıya olduğunu belirtti. FON PİYASASINDAKİ İDDİALARI MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI Konuşmasında fon piyasasındaki usulsüzlük ve manipülasyon iddialarına da değinen Sarı, finansal piyasaların denetimine ilişkin eleştirilerde bulundu. Sarı, “Vatandaş borç batağında, yandaşlar fon soygununda. AKP’nin başarı diye sunduğu Türkiye Yüzyılı ekonomisi işte tam da budur” diyerek iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Küçük yatırımcıların korunması ve finansal piyasalardaki iddiaların araştırılması gerektiğini belirten Sarı, denetim mekanizmalarının etkinliğini sorguladı. Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla tarım sektöründeki kadınların sorunlarını da gündeme getiren Sarı, Türkiye’de yaklaşık 957 bin kadın çiftçinin bulunduğunu, bunlardan yalnızca 105 bininin sosyal güvencesi olduğunu ileri sürdü. Çiftçilerin yaş ortalamasının 59’a ulaştığını ve genç çiftçilerin oranının yüzde 5 seviyesinde kaldığını belirten Sarı, kadın ve genç çiftçilerin sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanması çağrısında bulundu. Balıkesirli üreticilerin sorunlarını da anlatan Sarı, zeytin ve çeltik üretiminde maliyetlerin satış fiyatlarının üzerine çıktığını savundu. Zeytinin kilogram maliyetinin 75 liraya ulaştığını, buna karşılık satış fiyatının 25 liraya kadar gerilediğini belirten Sarı, üreticilerin toplama maliyetlerini dahi karşılamakta zorlandığını söyledi. Çeltik üretiminde kilogram maliyetinin 45-47 lira arasında olduğunu, satış fiyatının ise 32 lirada kaldığını ifade eden Sarı, tarımdaki istihdam kaybına da dikkat çekti. Sarı, son 25 yılda tarımda çalışanların sayısının yaklaşık 7,8 milyondan 4,6 milyona gerilediğini belirterek mevcut tarım politikalarını eleştirdi. Engelli vatandaşların sosyal güvenlik ve emeklilik süreçlerinde yaşadığı sorunlara da değinen Sarı, 7538 sayılı Kanun’la yapılan düzenlemelerin hak kayıplarına yol açtığını savundu. Vergi indirim belgesi bulunan vatandaşların emeklilik işlemlerinde sorunlarla karşılaştığını, kontrol muayeneleri ve engellilik oranlarındaki değişiklikler nedeniyle bazı aylıkların kesildiğini ileri süren Sarı, engelli vatandaşların emeklilik haklarının korunması gerektiğini söyledi.

AK Partili Ahmet Kılıç: Televizyon sahibi olmak kimseye ama hiç kimseye suç işleme özgürlüğünü sunmaz Haber

AK Partili Ahmet Kılıç: Televizyon sahibi olmak kimseye ama hiç kimseye suç işleme özgürlüğünü sunmaz

TBMM Genel Kurulu’nda, Yeni Parti, İYİ Parti ve DEM Parti’nin basın ve ifade özgürlüğüne ilişkin sunduğu grup önerileri görüşüldü. AK Parti Grubu adına söz alan Kılıç, hukuk devleti ilkelerine ve basın özgürlüğü tartışmalarına ilişkin görüşlerini paylaştı. BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE HUKUK DEVLETİ VURGUSU Konuşmasına, trafik kazasında hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin’e başsağlığı dileyerek başlayan Kılıç, basın özgürlüğünün demokratik toplumların vazgeçilmez bir unsuru olduğunu vurguladı. Kılıç, “Demokrasiyi savunmak, meseleleri tek taraflı değerlendirmekle değil, hukuk devletinin ilkelerini tüm yönleriyle gözetmekle mümkündür” dedi. Kılıç, muhalefetin grup önergesinde yer alan iddialara değinerek, somut olaylar ve yasal dayanaklar dikkate alınmadan yapılan genellemelerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. HALK TV KAYYUM ATAMASI Halk TV’ye kayyum atanması tartışmalarına açıklık getiren Kılıç, durumun kanalın yayın politikası veya haberleriyle ilgili olmadığını belirtti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturma çerçevesinde, ilgili şirket sahibinin tüm varlıklarına el konulduğunu hatırlatan Kılıç, olayı yalnızca bir basın özgürlüğü tartışmasına indirgemenin doğru olmadığını söyledi. Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Kılıç, “Hiç kimse hukukun üstünde olmadığı gibi, hukuki süreçler tamamlanmadan suçlu ilan edilemez” dedi. Medya kuruluşları hakkında yürütülen soruşturmaların, hukuki süreçlerin kendi mecrasında işlemesine saygı gösterilerek değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. DEMOKRASİ VE ELEŞTİRİ HAKKI AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Türkiye’nin demokratik gelişiminin tekil olaylar üzerinden değerlendirilmesinin, yapılan reformları ve dönüşümü görmezden gelmek anlamına geleceğini belirtti. AK Parti olarak temel hak ve özgürlüklerin korunmasını, hukuk devletinin güçlendirilmesini ve demokratik standartların yükseltilmesini önemsediklerini ifade eden Kılıç, demokrasinin sadece eleştiri hakkı olmadığını, aynı zamanda hukuka bağlılık ve toplumsal sorumluluğu da içerdiğini kaydetti. Kılıç’ın konuşması, basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında önemli mesajlar içerdi.

Müsavat Dervişoğlu: Bu işin faturası 86 milyona yüklenemez Haber

Müsavat Dervişoğlu: Bu işin faturası 86 milyona yüklenemez

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, fon soruşturmaları ve Halk TV’ye yönelik operasyona sert tepki gösterdi. Dervişoğlu, fon soruşturmalarının sıradan bir piyasa meselesi olmadığını belirterek, ortada kamu otoritesinin gözü önünde büyüyen büyük bir vurgun bulunduğunu savundu. Bu sürecin siyasi, bürokratik ve hukuki koruma zırhı olmadan büyüyemeyeceğini söyleyen Dervişoğlu, Meclis’te araştırma komisyonu kurulması talebinin iktidar tarafından reddedilmesini de eleştirdi. “ŞAFAK BASKINLARI ADALET İÇİN DEĞİL” Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında bazı şirketlere TMSF’nin kayyum atanmasına değinen Dervişoğlu, Halk TV’ye yönelik sabah operasyonunu da eleştirerek, bunun gazeteciliğe müdahale anlamı taşıdığını ileri sürdü. Dervişoğlu, polis ve yargı üzerinden atılan adımların hukuki olmaktan çıktığını savunarak, kayyum uygulamalarının siyasi parti, belediye, sivil toplum kuruluşu ve medya kuruluşlarına kadar uzandığını söyledi. Şafak baskınlarının adaleti sağlamak yerine iktidarın ömrünü uzatma çabası olduğunu ifade etti. Her yere kayyum düzeni; Raf ömrünü tamamlamış bir iktidarın son çırpınışlarıdır. https://t.co/stkwkE96LT — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) October 14, 2026 “FATURA VATANDAŞA ÇIKARILAMAZ” Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifini de değerlendiren Dervişoğlu, kayıpların Hazine’ye, kamu bankalarına ve vatandaşlara yüklenemeyeceğini söyledi. Dervişoğlu, “Kağıt üzerinde şişirilmiş hayali fon değerlerinin değil, vatandaşın cebinden çıkan anaparanın ve enflasyon farkının esas alınması gerekir” dedi. Gönüllü iade uygulamasını da eleştiren Dervişoğlu, bunun “çal ama yakalanırsan iade et kurtul” mantığına dönüşmemesi gerektiğini belirtti. Haksız kazanç varsa devletin bunu tespit edip geri alması ve cezai süreçleri işletmesi gerektiğini vurguladı. OKUL GÜVENLİĞİ VE DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ Konuşmasında okul güvenliği ve çocuklara yönelik saldırılara da değinen Dervişoğlu, devletin olaylar sonrası telafi eden değil, önceden tedbir alan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini söyledi. Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerinde ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı gündeme getiren Dervişoğlu, Türkiye’nin sınırları ve maliyeti belirsiz askeri yükümlülüklere sürüklenmemesi gerektiğini ifade etti. Karadeniz’de Türk sahipli gemilere yönelik saldırılara da değinen Dervişoğlu, hükümeti Türk denizcisinin güvenliği konusunda yeterince net olmamakla eleştirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.