Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tbmm

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstiklal Marşımız 105 yaşında Haber

İstiklal Marşımız 105 yaşında

Türkiye Büyük Millet Meclisi, kuruluşundan bir yıl sonra duyulan ihtiyaç neticesinde "Milli Marş" yazımı için 500 lira ödüllü bir yarışma düzenledi. Bu ödülün miktarını ve yarışmanın düzenlenmesini yürüten dönemin Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanı) Rıza Nur, yarışmaya güfte dışında 500 lira da beste ödülü koydu. Yarışmaya olabildiğince çok sayıda katılım olması için Meclis tarafından aktif olarak çalışan gazetelere ve ülkede ulaşılabilen her yere bilgi gönderilirken, 6 ayda 724 şiir gönderildi. Mehmet Akif Ersoy'un eseri Milli Marş olarak kabul edildi Bu 724 adet şiirin değerlendirilmesi için Meclis bünyesinde görev yapan hükümetin Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) bir komisyon oluşturdu. Komisyonda görevlendirilen uzman kişiler, 724 şiiri tek tek okuyarak değerlendirme yaptı ve arasından 6 tanesini seçti. Para ödülü konulduğu için yarışmaya katılmak istemeyen Burdurmilletvekili Mehmet Akif Ersoy, daha sonra Hamdullah Suphi'nin ısrarı üzerine Taceddin Dergahı'nda kaleme aldığı ve Türk Ordusu'na hitap ettiği şiiriyle yarışmaya katıldı. "Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın" diyen Ersoy'u ikna etmek için Hamdullah Suphi, "İstiklal Şairi"ne şu mektubu yazmıştı: "Pek aziz ve muhterem efendim İstiklal Marşı için açılan müsabakaya, iştirak buyurmamalarındaki sebebin izalesi için pek çok tedbirler vardır. Zat-ı üstadanelerinin matlup şiiri vücuda getirmeleri, maksadın husulü için son çare olarak kalmıştır. Asil endişenizin icap ettirdiği ne varsa hepsini yaparız. Memleketi bu müessir telkin ve tehyiç vasıtasından mahrum bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en derin hürmet ve muhabbetimi arz ve tekrar eylerim efendim." Yapılan elemeler sonucu TBMM'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, Mehmet Akif'in yazdığı şiir coşkulu alkışlarla kabul edildi. Meclis'te İstiklal Marşı'nı okuyan ilk kişi de Hamdullah Suphi Tanrıöver oldu. Mehmet Akif Ersoy, marşın kabulü sonrası bütçeden ayrılan 500 lira ödemeyi kadın ve çocuklara mesleki eğitim veren Darül Mesai Vakfına bağışladı. Şiirin bestelenmesi için açılan yarışmaya 24 besteci katıldı İstiklal Marşı'nın güftesini, şiirlerini topladığı Safahat'a dahil etmeyen Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı'nın Türk milletinin eseri olduğunu beyan etti. Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katıldı ve 1924 yılında Ankara'da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay'ın bestesini kabul etti. Bu beste 1930'a kadar çalındıysa da 1930'da değiştirilerek dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konuldu ve toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini de İhsan Servet Künçer yaptı. [İstiklal Marşı'nın Osman Zeki Bey (Üngör) tarafından yapılan bestesi.] Üngör'ün yakın dostu Cemal Reşit Rey ile yapılmış bir röportajda belirtildiğine göre, bu beste aslında başka bir güfte üzerine yapılmıştı ve İstiklal Marşı olması düşünülerek bestelenmemişti. Söz ve melodide yer yer görülen uyum eksikliğinin (örneğin "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" mısrası ezgili okunduğunda "şafaklarda" sözcüğü iki müzikal cümle arasında bölünmüştür) esas sebebi de budur. Protokol gereği, sadece ilk iki dörtlük beste eşliğinde günümüzde İstiklal Marşı olarak söyleniyor. Mehmet Akif Ersoy hakkında Bazı kaynaklara göre İstanbul Fatih'te, bazı kaynaklara göre ise Çanakkale Bayramiç'te 1873'ün aralık ayında doğan Mehmet Akif, ilk şiirlerini yazmaya okul yıllarında başladı. Şair, babasının 1888'de vefatının ardından yaşadığı sıkıntılar nedeniyle Mülkiye Mektebini bırakıp, mezunlarına hemen iş imkanı veren Halkalı Baytar Mektebi'ne kaydoldu. Mezuniyetinin ardından memuriyet hayatına başlayan ve Anadolu, Rumeli ve Şam bölgelerinde görev yapan Mehmet Akif, 1898’de Tophane-i Amire Veznedarı Mehmet Emin Bey’in kızı İsmet Hanım'la evlendi, bu evlilikten üç kız ve üç erkek çocuğu dünyaya geldi. Ünlü kitabı "Safahat" 1911'de, ikinci kitabı "Süleymaniye Kürsüsünde" 1912'de, üçüncü kitabı "Hakkın Sesleri" ve dördüncü kitabı "Fatih Kürsüsünde" 1913'te, beşinci kitabı "Hatıralar" ise 1917'de yayımlandı. İstiklal Marşı'nı 48 yaşında kaleme alan Mehmet Akif Ersoy, meclis seçimlerine tekrar katılmayı hiç düşünmedi. Ersoy, ailesi ve Sebilürreşad Dergisi ekibi ile birlikte İstanbul'a geri dönmesinin ardından, Abbas Halim Paşa’nın daveti üzerine gittiği Mısır’a 1926'da ailesi ile birlikte yerleşir. Şair, hastalıklar ve maddi sıkıntıların yakasını Mısır'da da bırakmamasına rağmen, Mısır Üniversitesi’nde Türk Dili eğitimi verdi ve Mısır'da kaldığı sürede "Firavunla Yüzyüze" adlı şiirini yazdı. Mehmet Akif, 1935'te hastalandı ve gurbette yaşadığı sürece, çok sevdiği, hasretini çektiği memleketinde ölmek istediğinden 1936'da İstanbul'a döndü. Büyük şair 27 Aralık 1936'da Beyoğlu'ndaki Mısır Apartmanı'nda vefat etti ve tabutu Türk Bayrağına sarıldı. Hayatı boyunca taşıdığı asaletine, tevazuuna uygun, gösterişten ve şatafattan uzak bir merasimle Edirnekapı Mezarlığı'na defnedildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Silahların susması için umudumuzu kaybetmedik Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Silahların susması için umudumuzu kaybetmedik

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısına katılarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bölgedeki çatışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savaşın büyümesini önlemek için diplomasiye öncelik verdiğini belirterek, “Silahların susması için umudumuzu hâlen kaybetmedik. Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak mümkündür. Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz” dedi. Türkiye’nin süreçte temkinli hareket ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin etrafındaki gerilimlere rağmen rotasını koruduğunu belirterek mezhep çatışmalarını körükleyen senaryolara karşı da gerekli tedbirlerin alındığını dile getirdi. “TÜRKİYE OYUN KURUCU BİR ÜLKE KONUMUNDA” Konuşmasında Türkiye’nin savunma kapasitesine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda yapılan yatırımlarla ordunun caydırıcılığının arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye edilgen konumdan çıkmış; bölgesinde denklem kurucu, oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye’ye el uzatanın eli yanar, Türkiye’ye dil uzatanın dili yanar” dedi. Türkiye’nin macera veya gerilim peşinde olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasını istediklerini ifade etti. Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta olduğu gibi İran, Lübnan ve bölgedeki diğer ülkelerin toprak bütünlüğünü savunduğunu söyledi. AK Parti TBMM Grup Toplantısı https://t.co/BMlis3Saiu — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) March 11, 2026 DİJİTALLEŞME VE ÇOCUKLAR İÇİN UYARI Konuşmasının bir bölümünde dijitalleşmenin etkilerine de değinerek dijital teknolojilerin birçok alanda avantaj sağladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle çocukların ekran karşısında geçirdiği sürenin ciddi riskler barındırdığını kaydetti. Dünya genelinde yetişkinlerin günlük ortalama internet kullanımının 6 saat 38 dakika olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de ise internet kullanım süresinin günde ortalama 7 saat 13 dakikaya ulaştığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 66,1’inin aktif olarak sosyal medya kullandığını, önemli bir bölümünün telefonlarını sık sık kontrol ettiğini ve çoğunun dijital oyun oynadığını ifade etti. Çocukların dijital ortamda zararlı içeriklere kolay ulaşabildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda yeni bir düzenleme hazırladıklarını açıkladı. Erdoğan, çocukları dijital dünyadaki risklerden korumayı amaçlayan yasa teklifinin geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduğunu belirterek, düzenleme kapsamında sosyal medya platformlarına güvenilir yaş doğrulama mekanizması getirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu teklifin Meclis’te yapılacak çalışmalar ve önerilerle yasalaşacağına inandığını vurguladı.

Meclis’te kapalı oturum dört saatlik İran mesaisi Haber

Meclis’te kapalı oturum dört saatlik İran mesaisi

TBMM Genel Kurulu, İran gündemiyle toplandı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un açılış konuşmasını yapmasının ardından “Hükümet Bilgilendirmesi” gündemine geçildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları, Orta Doğu’da savaş riski ve çatışmaların yayılması ile Türkiye’nin aldığı tedbirlere ilişkin Genel Kurul’u bilgilendirmek üzere Meclis’e geldi. Kurtulmuş, her bir bakana 30’ar dakika, takip eden konuşmalarda siyasi parti gruplarına 20’şer dakika, grubu bulunmayan partilerden iki milletvekiline de beşer dakika söz verileceğini belirtti. Kapalı oturum tutanakları 10 yıl açıklanamayacak Hakan Fidan ile Yaşar Güler’in bilgi vereceği Genel Kurul’un çalışmaya kapalı oturumla devam etmesi için oylama yapıldı. Kapalı oturuma geçilmesinin ardından basın mensuplarının salondan çıkması ve Genel Kurul Salonu’nun yanında bulunan odaların boşaltılması için oturuma ara verildi. Kapalı oturum tutanakları 10 yıl süreyle kamuoyuna açılmayacak ve oturumda bulunan milletvekilleri de konuşulanlarla ilgili bilgi veremeyecek. Numan Kurtulmuş’tan “sistem bunalımı” değerlendirmesi Kurtulmuş, Genel Kurul başında yaptığı konuşmasında bölgede zaten kırılgan olan dengeleri daha hassas hale getirdiğini belirtti. “Kuralsızlığın normalleştirildiği, güç kullanımının hukukun yerine geçirildiği ve uluslararası mekanizmaların etkisizleştirildiği açık bir sistem bunalımı” olarak tariflediği gelişmelerle ilgili Kurtulmuş, uluslararası düzenin meşruiyet ve işlev kaybına uğradığını söyledi. Yaşananların “geçici kriz” olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş en ağır bedeli sivillerin ödediğini vurguladı. ABD’nin doğrudan savaşın içine çekilmesinin bölgesel ve küresel ölçekte çok daha büyük felaketlerin habercisi olabileceğine dikkati çeken Kurtulmuş, “Enerji güvenliğinden ticaret yollarına, göç hareketlerinden toplumsal ve ekonomik istikrara kadar pek çok başlıkta yeni kırılmaların ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelecektir” dedi. “‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin akamete uğratılmasına müsaade edilmeyecek” Saldırıların derhal durdurulmasının ve çatışmanın engellenmesinin herkes için zorunluluk olduğunu kaydeden Kurtulmuş “Türkiye’nin son günlerde ortaya koyduğu yoğun diplomasi trafiğini tam da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil, insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündeme almaktadır” ifadelerini kullandı. Kurtulmuş “Terörsüz Türkiye” sürecine de şu sözlerle değindi: “Barış için en ileri çabayı gösterirken kendi güvenliğimiz, sınırlarımızın emniyeti ve milletimizin huzuru konusunda tereddüt göstermeyecek kudrete, iradeye, dirayete ve tecrübeye sahibiz. Bölgemizde yaşanan her sarsıntının terör örgütleri ve vekalet unsurları eliyle yeni bir istikrarsızlık zeminine dönüştürülmesine ve ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin akamete uğratılmasına da asla müsaade edilmeyecektir. Kardeşi kardeşe kırdırmaya, bölgedeki halkları karşı karşıya getirmeye ve ülkeleri içeriden zayıflatmaya dönük hiçbir girişime de izin verilmeyecektir.” “Netanyahu ile ikinci bir Hitler karanlığı” Kurtulmuş, diplomasi yürürlükteyken saldırının başlamasının müzakere zemininin güvenilirliğini zedelediğine de dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump’ın Oval Ofisindeki dualarla savaş siyasetine destek verildiğini söyleyen Kurtulmuş, meselenin güvenlik eksenli olmadığını, ideolojik ve fanatik zeminden kaynaklandığını savundu. Asıl sorunun “ İsrail yönetimini elinde bulunduran saldırgan ve hukuk tanımaz siyonist anlayış” olduğunu ifade eden Kurtulmuş “Netanyahu’ya ikinci Davut rolü biçmeye çalışanların, aslında insanlığı ikinci bir Hitler karanlığına sürükleyen bir barbarlık ürettiklerini görmelerini isteriz. Tarihten ibret almayanlar, tarihin en ağır hükümleriyle yüzleşmek zorundadır” dedi. " “Milli güvenlik” toplantıları kapalı oturumla görüşüldü." Meclis’te yakın dönemde milli güvenlik konularında yapılan toplantıların kapalı oturumla gerçekleştirildiği örnekler de oldu. Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki “Aksa Tufanı Operasyonu”nun ardından İsrail’in Gazze’ye dönük saldırılarına ve bölgesel gelişmelere dair bilgi vermek üzere 12 Ekim 2023’te Dışişleri Bakanı Hakan Fidan yine Meclis’teydi. Fidan’ın katıldığı toplantı kapalı oturumla yapıldı. Irak’ın kuzeyinde Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 12 askerin şehit olmasının ardından Fidan ile birlikte Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 16 Ocak 2024’te Genel Kurul’u bilgilendirdi. Fidan ve Güler, 8 Ekim 2024’t CHP’nin talebi üzerine düzenlenen kapalı oturum için Meclis’teydi. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1 Ekim 2024’te İsrail saldırganlığının Türkiye’yi de içine aldığına yönelik sözlerinin ardından CHP bakanlardan bilgi istedi. Ancak kapalı oturumun ardından CHP lideri Özgür Özel “Bilmediğimiz hiçbir şey söylemediler ve sorun tam olarak budur. Türkiye Erdoğan’ın söylediği sözden endişe etmesin, altını dolduracak bir kelime yok” diyerek tepki gösterdi. 29 Ağustos 2025’te Meclis tatildeyken muhalefet “Gazze’deki insanlık dışı katliamı durdurmak ve insani yardım ulaştırabilmek için yapılması gerekenleri konuşmak üzere” Genel Kurul’u olağanüstü toplantıya çağırdı. Hakan Fidan’ın bölgeden bilgileri aktardığı toplantı da kapalı gerçekleştirildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da yeni çözüm sürecine ilişkin Milli İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın ile bakanların katıldığı toplantıları yine kapalı oturumlarla yapıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan : Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan : Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da dini azınlık temsilcileri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan ayı gönülden gönüle köprülerin kurulduğu, paylaşmanın ve dayanışmanın arttığı kardeşliği güçlendiği müstesna bir zaman dilimidir. Savaşların, çatışmaların, ayrışmaların, acıların, zulümlerin insanlığın gündemini belirlediği günümüzde burada verilen birlik beraberlik ve dayanışma görüntüsünün çok anlamlı olduğunu inanıyor ve anlıyorum. Üzerinde yaşadığımız Anadolu toprakları medeniyetlerin buluştuğu, farklı inançların kaynaştığı, aynı sokakta yer alan camiilerin, kiliselerin, sinagogların her birini birbirine yakıştığı bir coğrafyadır. Bu akşam da aynı sofranın etrafında Rum Ortodoks, Ermeni, Musevi, Süryani, Katolik ve farklı cemaatlerimizin kıymetli temsilcileri buluşuyor. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Allah’ın yarattığı insanları ayırmanın kimsenin haddi olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler sadece kendi cemaatlerinizin değil, aynı zamanda Türkiye’nin çok kültürlü ve çok inançlı toplumsal yapısının da temsilcilerisiniz. Bu toprakların mayasında birlikte yaşama kültürü vardır, bu toprakların ruhunda karşılıklı saygı vardır, bu toprakların hafızasında kardeşlik vardır. Mesele yaratılanı yaratandan ötürü sevebilmektir. Allah’ın yarattığı insanları kategorilere ayırmak, ırkçılık yapmak, mezhep ve meşrebine göre ötekileştirmek kimsenin haddi de hakkı da değildir" ifadelerini kullandı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi" Türkiye’de farklı inançlara mensup vatandaşların sosyal yaşamın birçok alanında bulunduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda bu minvalde çok kapsamlı adımlar attık. Cemaat vakıflarının geçmişten gelen mülklerinin iadesi konusunda önemli düzenlemeler yaptık. Vakıflar mevzuatında gerçekleştirdiğimiz reformlarla cemaat vakıflarının haklarını genişlettik. Uzun yıllar ihmal edilmiş pek çok kilise ve ibadethaneyi restore ederek yeniden cemaatlerin hizmetine sunduk. Cemaatlerin ihtiyaç duyduğu din görevlileri konusunda da ciddi kolaylıklar sağladık. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni bir kilise bizim dönemimizde inşa edildi. İstanbul Yeşilköy’de ibadete açtığımız Süryani Kilisesi, Türkiye’deki dini özgürlük ortamının güçlü bir sembolü olmuştur. Farklı inançlara mensup vatandaşlarımızın akademide, bürokraside, iş dünyası ve siyasette aktif olmalarından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yakın zamanda Ermeni kökenli bir vatandaşımızın kaymakam olarak atanması ve Ermeni milletvekillerimizin TBMM’de uzun süredir görevde bulunması bunun en güzel örneklerinden biridir. İnşallah önümüzdeki dönemde sizlerle el birliği ve gönül birliği içerisinde bu iklimi daha da güzelleştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Türkiye, herkesin inançlarını özgürce yerine getirebildiği örnek bir ülkedir" "Gerçekler apaçık ortadayken zaman zaman bazı uluslararası çevrelerin dini özgürlükler konusunda ülkemizi haksızca eleştirdiğini görüyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye karşıtlığını siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenlerin söylediklerinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği, cemaatlerin kendi kurumlarını yaşatabildiği ve karşılıklı saygının hakim olduğu örnek bir ülkedir. Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Fransuva’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında yaşananlar bunun önemli bir göstergesidir. Gerek İznik’teki dua programı, gerekse İstanbul’da gerçekleştirilen ayin devletimizin sağladığı imkanlar sayesinde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Camii, kilise, havra demeden bombalayanlara müsamahamız yoktur" Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün dünya maalesef ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme gibi ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle son yıllarda tırmanan İslam düşmanlığı, hem bizim insanlarımızı hem de bir arada yaşama kültürünü açıkça tehdit ediyor. Türkiye olarak her türlü ayrımcılığa karşıyız. Bunun da mücadelesini içeride ve dışarıda kararlılıkla veriyoruz. Aynı şekilde camii, kilise, havra demeden bombalayan, ibadethaneler dahi saygısı olmayan DEAŞ vari karanlık yapılara da müsamahamız yoktur. Söylediğim gibi İslam düşmanlığı nasıl bir insanlık suçuysa, Anti-Semitizm de suçtur, makul ve meşru görünemez bir kötülüktür. Bizim hedefimiz açıktır, bu topraklarda yaşayan herkesin kendini eşit, özgür ve güvende hissettiği bir Türkiye’yi inşallah hep birlikte inşa ettik, inşa edeceğiz. Bu akşamki İftar soframızı bu arzumuzun bir nişanesi olarak görüyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programına katılan dini azınlık temsilcilerine teşekkür etti, ramazanın ayının ülkeye, millete ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini diledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve birçok davetlinin bulunduğu programa, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı David Sevi, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, Papa Türkiye Dini Temsilcisi Latin Katolik Metropoliti Massi Milano, Arkepiskopos İzmir Metropoliti Monsenyör Martin Kmetec, Türkiye Süryani Katolik Metropoliti Orhan Çanlı, Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Vartan Kerabaydzar Kirakos Kazancıyan, Kadıköy Metropoliti Emanuel Adamakis, Hatay Katolik Anadolu Havarisi Vekili Antuan Ilgıt, Mardin Süryani Metropoliti Mor Timotheos Samuel, Keldani Kilisesi Başepiskoposu Sabri Anar, Ermeni Vakıflar Birliği Platformu Başkanı Bedros Şirinoğlu, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Konstantin Yuvanidis, Türk Musevi Toplumu Başkanı Erol Kohen, Yahudi Cemaati Başkanı İsak İbrahimzadeh, Süryani Vakfı Başkanı Kenan Gürdal, Mor Gabriel Vakfı Başkanı Kuryakus Ergun, Kadıköy Rum Vakfı Başkan Vekili Lena Kaçi Açık, Ermeni Katolik Vakfı Başkanı Antuan Sultanoğlu ve Süryani Katolik Vakfı Başkanı Münir Üçkardeş katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.