Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tazminat

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tazminat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tazminat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mahkeme Meta ve YouTube, çocuklar arasında bağımlılığa neden oldukları gerekçesiyle milyonlarca dolar tazminat ödemeye mahkum etti Haber

Mahkeme Meta ve YouTube, çocuklar arasında bağımlılığa neden oldukları gerekçesiyle milyonlarca dolar tazminat ödemeye mahkum etti

25 Mart'ta Los Angeles'taki bir jüri, Instagram'ın (Meta'ya ait) ve YouTube'un (Google'a ait) davacı Kaley'e toplam 6 milyon dolarlık tazminat ödemekle yükümlü olduğuna karar verdi; bu miktarın 4,2 milyon doları Meta'ya, 1,8 milyon doları ise Google'a aitti. Kaley, 6 yaşında YouTube'u, 9 yaşında ise Instagram'ı kullanmaya başladı. Ergenlik yıllarına geldiğinde yüzlerce video yayınlamış, birden fazla hesap oluşturmuş ve bir dönem günde 16 saate kadar Instagram'da vakit geçirmişti. Davacı, bu platformların kullanıcıları meşgul tutmak için sonsuz kaydırma, otomatik oynatılan videolar ve sürekli bildirimler gibi bağımlılık yapıcı özellikler tasarladığını ve bunun da kendisinde bağımlılığa, depresyona, anksiyeteye, vücut dismorfisine ve kendine zarar verme düşüncelerine yol açtığını iddia ediyor. Örnek görsel. Bu dava, platform içeriğinden ziyade doğrudan ürün tasarımını hedef aldığı için dönüm noktası niteliğinde bir dava olarak kabul ediliyor ve davacıların ABD İletişim Yasası'nın 230. maddesi kapsamındaki yasal engelleri aşmalarını sağlıyor. Bu federal yasa, genellikle çevrimiçi platformları kullanıcı tarafından oluşturulan içerikten kaynaklanan sorumluluktan koruyor. İlk kez, Mark Zuckerberg gibi teknoloji liderleri, iç operasyonları ve kullanıcıyı elde tutma mekanizmaları hakkında ifade vermek zorunda kaldılar. Kaley'nin avukatları, uygulamaların gençlerin psikolojik zaaflarını istismar eden "beyin uyuşturucusu" gibi davrandığını savundu. Davalılar ise davacının sorunlarının platformun kendisinden değil, kişisel ve ailevi koşullardan kaynaklandığını ileri sürdü. Tazminat miktarı teknoloji devlerine kıyasla çok büyük olmasa da, uzmanlar bu kararın yeni bir dava dalgasının önünü açabileceğine inanıyor; zira Kaliforniya'da halihazırda 3.000'den fazla benzer dava devam ediyor. Kararın ardından Meta, "karara katılmadığını ve daha fazla yasal adım atmayı düşündüğünü" belirtirken, Google da YouTube'un sorumlu bir şekilde oluşturulmuş bir platform olduğunu savunarak karara itiraz edeceğini söyledi. Çocukları sosyal medyayla ilgili sorunlar yaşayan birçok aile, jürinin kararını destekleyerek, bunu teknoloji şirketlerinin ürünleri için daha net sorumluluk almaya başladığının bir işareti olarak gördü.

İranlı yetkili: Mücteba Hamaney ‘barış zamanı değil’ diyerek arabuluculuk tekliflerini reddetti Haber

İranlı yetkili: Mücteba Hamaney ‘barış zamanı değil’ diyerek arabuluculuk tekliflerini reddetti

Reuters’ın ismini açıklamadığı üst düzey yetkiliye dayandırdığı habere göre, Mücteba Hamaney dış politika ve savaş gündemiyle toplanan kurulda oldukça sert bir tutum sergiledi. Haberde, yeni liderin ABD ve İsrail’e yönelik misilleme konusunda "tavizsiz" olduğu vurgulandı. "Diz çöktürene kadar barış yok" İranlı yetkilinin aktardığına göre, iki arabulucu ülke İran Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla "gerilimi düşürme ve ABD ile ateşkes" önerisinde bulundu. Ancak Mücteba Hamaney bu teklifleri şu sözlerle reddetti: "ABD ve İsrail’i diz çöktürene, yenilgilerini kabul ettirene ve tazminat ödetene kadar barış için uygun bir zaman değildir." Haberde, Hamaney'in bu stratejik toplantıya bizzat fiziksel olarak mı katıldığı yoksa yaralı olduğu iddiaları nedeniyle uzaktan mı bağlandığına dair bilgi verilmedi. Sağlık durumu gizemini koruyor Babası Ali Hamaney’in 28 Şubat’ta öldürülmesinin ardından Uzmanlar Meclisi tarafından "Rehber" seçilen Mücteba Hamaney’e ait henüz yeni bir fotoğraf veya video paylaşılmadı. İranlı kaynaklar onun babasıyla aynı yerleşkedeyken düzenlenen saldırıdan hafif yaralı kurtulduğunu iddia etse de, ABD’li yetkililer Hamaney’in yüzünde ve vücudunda kalıcı hasar bırakacak ağır yaralar olduğunu savunuyor. Hürmüz Boğazı "silah" olarak kullanılıyor ABD-İsrail ittifakı ile İran arasındaki savaş 3’üncü haftasına girerken, küresel ticaretin şahdamarı olan Hürmüz Boğazı büyük oranda kapalı kalmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın boğazın güvenliği için müttefiklerine yaptığı yardım çağrısının karşılık bulmaması, enerji fiyatlarını tırmandırırken küresel enflasyon endişesini de tetikledi. Mücteba Hamaney, geçen hafta devlet televizyonunda bir spiker tarafından okunan ilk halka açık mesajında, Hürmüz Boğazı’nın "İran düşmanları üzerinde bir baskı aracı" olarak kapalı tutulması talimatını vermişti.

Bakan Gürlek’ten Özel’e: İddialar asılsız, yargıya taşıyorum Haber

Bakan Gürlek’ten Özel’e: İddialar asılsız, yargıya taşıyorum

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. Bakan Gürlek, söz konusu iddiaların herhangi bir somut delile dayanmadığını ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ifade etti. Açıklamasında 20 yılı aşkın süredir devlet kademelerinde görev yaptığını vurgulayan Bakan Gürlek, mal varlığı beyanlarının yasal çerçevede düzenli şekilde ilgili kurumlara sunulduğunu belirterek, Özgür Özel’in gündeme getirdiği iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Özgür Özel’in bugün şahsıma yönelik yaptığı açıklamalar, herhangi bir delile dayanmayan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonudur. 20 yılı aşkın süredir çeşitli kademelerde devletime hizmet ediyorum. Hâkim olan eşim ile birlikte mal varlığı beyanlarımızı, ilgili… — Akın Gürlek (@abakingurlek) March 17, 2026 “Tapu kayıtlarında karşılığı olmayan, hayal ürünü bilgilerle kamuoyu yanıltılmak isteniyor” diyen Bakan Gürlek, Özgür Özel’in daha önce de benzer iddialarda bulunduğunu ve bunların gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını ileri sürerek, söz konusu açıklamaların bir karalama kampanyasının parçası olduğunu söyledi. Yargı görevleri sırasında terör ve organize suçlarla mücadele ettiğine dikkat çeken Bakan Gürlek, bu süreçte hedef alındığını savundu. Bakan Gürlek, elinde bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin bunu siyasi platformlar yerine yargıya sunması gerektiğini belirterek, “Bu iftiralar karşısında başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri başlatıyorum” dedi. Hatırlanacağı gibi bugün CHP Genel Merkezi'nde kameralar karşısına geçerek 'turpun küçüğü' açıklaması yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in mal varlığını açıklamıştı. CHP lideri Özel, Bakan Gürlek'in 19 yıllık maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayirmenkul aldığını iddia etmiş, söz konusu bu iddialara ilişkin mal varlıklarını ID numaraları ile birlikte açıklamıştı.

Deepfake ve yapay zeka içerikleri ceza hukuku kapsamında suç oluşturabiliyor Haber

Deepfake ve yapay zeka içerikleri ceza hukuku kapsamında suç oluşturabiliyor

Avukat Sergen, yapay zeka ve deepfake kullanımının başlı başına suç olmadığını ancak bu teknolojilerle işlenen fiillerin Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi yaptırımlar doğurabileceğini söyledi. “Türk Ceza Kanunu’nda ‘deepfake’ kelimesi yer almaz ancak deepfake kullanılarak işlenen fiiller açıkça suçtur” diyen Sergen, ceza hukukunda değerlendirmenin kullanılan araçtan değil, ihlal edilen hukuki değerden yapıldığını vurguladı. Sergen, “Bir kişinin onuru, özel hayatı, kişisel verileri ya da malvarlığı hedef alınıyorsa, deepfake doğrudan ceza hukukunun konusuna girer” ifadelerini kullandı. Deepfake içeriklerin birçok suçun işlenme aracı haline geldiğini belirten Sergen, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı, şantaj, iftira ve dolandırıcılık suçlarının bu kapsamda değerlendirildiğini kaydetti. “Kanunda deepfake yazmıyor diye suç oluşmaz düşüncesi hukuken geçerli değildir” diyen Sergen, bu suçların büyük bölümünün serbest hareketli suçlar olduğunu ve yapay zeka kullanılarak da işlenebileceğini ifade etti. Deepfake yoluyla üretilen sahte görüntü, ses ve videoların özellikle sosyal medyada paylaşılması halinde cezaların ağırlaştığını vurgulayan Sergen, “Bir kişinin söylemediği sözleri söylemiş gibi gösteren ya da özel hayatına ilişkin içerikler üreten deepfake videolar, alenen işlendiğinde ceza artırılır” dedi. Kişisel veriler açısından da önemli riskler bulunduğunu belirten Sergen, “Bir kişinin yüzü, sesi ve biyometrik özellikleri kişisel veridir. Bu verilerin rıza olmadan yapay zeka ile işlenmesi, kaydedilmesi veya paylaşılması açıkça suçtur” şeklinde konuştu. Deepfake içeriklerin şantaj ve dolandırıcılık suçlarında da sıklıkla kullanıldığını ifade eden Sergen, “Görüntünün gerçek olup olmaması önemli değildir. Tehdit aracı olarak kullanılması suçun oluşması için yeterlidir” açıklamasını yaptı. Avukat Mehmet Mert Sergen, özellikle siyasi liderler veya iş insanları adına oluşturulan sahte videolarla yatırım tavsiyesi verilmesinin nitelikli dolandırıcılık kapsamına girdiğini vurguladı. Cinsel içerikli deepfake üretimlerine de dikkat çeken Sergen, “Bir kişinin rızası olmadan cinsel içerikli görüntü veya seslerin üretilmesi cinsel dokunulmazlığa karşı suçtur. Çocuklara yönelik deepfake içerikler ise en ağır cezalara tabidir” ifadelerini kullandı. Sergen, bu tür içeriklerin, Türk Ceza Kanunu’nun müstehcenlik suçunu düzenleyen 226’ncı maddesi kapsamında değerlendirildiğini hatırlattı. Sosyal medyada yayılan deepfake içeriklerde sorumluluğun zincirleme olduğunu belirten Sergen, “İçeriği üreten faildir. Bilerek yayan kişi suça iştirak eder. Platformlar ise hukuka aykırı içeriği bildikleri hâlde kaldırmazsa sorumluluk doğabilir” dedi. Mağdurların hem ceza hem de tazminat yoluna başvurabileceğini söyleyen Sergen, “Savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir, içeriğin kaldırılması için sulh ceza hâkimliklerine başvurulabilir. Maddi ve manevi tazminat da talep edilebilir. En kritik nokta ise zaman kaybetmemektir” uyarısında bulundu. Son olarak birey ve kurumlara çağrıda bulunan Sergen, “Yapay zeka çağında ‘herkes yapıyor’ düşüncesi en büyük hatadır. Paylaşmadan önce ‘Bu içerik gerçek mi ve bu kişi buna rıza göstermiş mi?’ sorusu mutlaka sorulmalıdır” dedi.

Türkiye'de de satılan robot süpürge iRobot  markası iflas etti Haber

Türkiye'de de satılan robot süpürge iRobot markası iflas etti

Robot süpürge denildiğinde ilk akla gelen markalardan biri olan Roomba’nın üreticisi iRobot Corp., iflas için başvuruda bulunduğunu bildirdi. ABD merkezli firma, yeniden yapılanma çerçevesinde kontrolün Çin merkezli ana tedarikçisi Picea Robotics’e devredilmesini önerdi. Hâlâ borsada işlem görmeyi sürdüren tüketici robotları üreticisi iRobot, özellikle düşük maliyetli Çinli rakiplerin sert rekabetiyle son dönemde ciddi finansal zorluklar yaşadı. Firmanın, rekabetin yoğunlaştığı bu ortamda satışlarında düşüş kaydederken, mali dengesini korumakta zorlandığı belirtildi. İflas başvurusu hakkında açıklama yapan iRobot Üst Yöneticisi Gary Cohen, bu adımın firmanın geleceği için kritik bir eşik olduğunu ifade etti. Cohen, sürecin iRobot’un uzun vadeli sürdürülebilirliğini temin etmek, mali yapıyı kuvvetlendirmek ve müşteriler ile iş ortaklarının iş sürekliliğini sağlamak amacı güttüğünü belirtti. 1990 yılında MIT temelli mühendisler tarafından kurulan iRobot, kuruluşundan bu yana Roomba başta olmak üzere 40 milyondan fazla cihaz satışı gerçekleştirmiştir. Fakat artan maliyetler ve yoğun rekabet baskısı, firmayı yeniden yapılanmaya zorladı. Bu süreçte çalışan sayısı azaltılırken, 2024 yılı başında yönetim kadrosunda değişikliğe gidildi ve kurucu ortaklardan biri CEO’luk görevinden ayrıldı. iRobot’un mali durumu üzerine etkili gelişmelerden biri de Amazon’un 2023’te şirketi satın alma girişimi oldu. Amazon’un iRobot’u 1,5 milyar dolara satın alma planı, Avrupa Birliği düzenleyicilerinin rekabet endişeleri nedeniyle onaylanmadı. AB, bu anlaşmanın Amazon’un platformunda rakip robot süpürge markalarının görünürlüğünü kısıtlayabileceğinden dolayı onay vermemeyi seçti. Satın alma anlaşmasının iptal edilmesinin ardından iRobot, Amazon’dan 94 milyon dolarlık bir tazminat aldı. Ancak bu miktarın büyük kısmı danışmanlık giderleri ve Carlyle’dan alınan 200 milyon dolarlık kredinin geri ödemesi için kullanıldı. Öte yandan Picea Robotics’in Hong Kong’daki iştiraki, geçtiğimiz ay Carlyle’dan kalan 191 milyon dolarlık borcu üstlenmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.