Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tayvan

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tayvan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tayvan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’tan İran açıklaması: “Anlaşma mı yapayım, ortadan mı kaldırayım?” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “Anlaşma mı yapayım, ortadan mı kaldırayım?”

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la savaşta hedeflerine ulaştıklarını öne sürerek Tahran’a yönelik sert mesajlar verdi. Fransa’daki olayları göç ve sınır güvenliğiyle ilişkilendiren Trump, Tayvan’ı da ABD’nin yarı iletken sektörünü ele geçirmekle suçladı. ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan basınına yaptığı değerlendirmelerde İran’la savaş, Fransa’daki olaylar ve küresel çip üretimine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın askeri ve ekonomik kapasitesini büyük ölçüde etkisiz hale getirdiklerini iddia eden Trump, Tahran yönetimiyle anlaşma yapılması ya da başka bir yol izlenmesi arasında seçim yapılması gerektiğini savundu. Trump’tan İran’a sert mesaj İran’la savaşta istedikleri sonuçları aldıklarını öne süren Trump, ülkenin askeri ve ekonomik kapasitesini yok ettiklerini iddia etti. İran’la olası bir anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde Trump, “Onlarla anlaşma mı yapayım, yoksa onları ortadan mı kaldırayım? Tek soru bu” ifadelerini kullandı. Trump’ın açıklamaları, Washington yönetiminin İran’a yönelik politikası ve olası diplomatik adımlar konusunda sert tutumunu sürdürdüğüne işaret etti. Fransa’daki olayları göç ve sınır güvenliğine bağladı Trump, Fransa’da yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmesinde göçmenleri ve sınır güvenliğini gündeme getirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a daha önce sınırları kapatması yönünde tavsiyede bulunduğunu belirten Trump, kendi yönetiminin sınır politikasını örnek gösterdi. ABD sınırlarında düzensiz göçün sona erdiğini ileri süren Trump, “Sınırları tamamen kapattım. Sızma vakasının sıfır olduğunu biliyorsunuz. Artık hiçbir düzensiz göçmen gelmiyor” dedi. Tayvan’ı ABD’nin çip sektörünü çalmakla suçladı Trump’ın açıklamalarında yarı iletken sektörü de yer aldı. Tayvan’ı ABD’nin çip üretimindeki konumunu ele geçirmekle suçlayan Trump, üretim maliyetlerinin düşük olmasının piyasadaki rekabeti etkilediğini savundu. Trump, “Çip işimizi çaldılar, hepsini, çünkü çipleri gülünç bir fiyata ürettiler ve piyasaya sürdüler” ifadelerini kullandı. Trump’ın açıklamaları, ABD’nin İran politikası, Avrupa’daki göç tartışmaları ve küresel yarı iletken rekabetine ilişkin mesajlarını aynı gündemde bir araya getirdi.

Çin-Japonya ilişkilerinde gerilim: Wang Yi’den Tokyo’ya “Tayvan” ve tarih mesajı Haber

Çin-Japonya ilişkilerinde gerilim: Wang Yi’den Tokyo’ya “Tayvan” ve tarih mesajı

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya ile Pekin’de gerçekleştirdiği görüşmede, Çin-Japonya ilişkilerindeki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Wang, Japonya’nın Tayvan konusundaki tutumunu düzeltmesi ve tarihsel meselelerde daha dikkatli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savundu. Wang Yi’den Japonya’ya tarih ve Tayvan mesajı Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Wang Yi, başkent Pekin’de Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya’yı kabul etti. Görüşmede bu yılın, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Japon savaş suçlularının yargılandığı Tokyo Duruşmaları’nın başlamasının 80’inci yılı olduğuna dikkat çeken Wang, Japonya’nın geçmişten ders çıkarması gerektiğini söyledi. Wang, Japonya’nın savaş sonrası “Barış Anayasası”na meydan okumaması ve saldırganlık geçmişine ilişkin yaklaşımını değiştirmemesi gerektiğini belirterek, Tokyo yönetiminin Tayvan konusunda bazı açıklama ve adımlarını düzeltmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Japonya’nın Çin’e ilişkin “objektif ve akılcı” bir anlayış geliştirmesi gerektiğini ifade etti. “Çin-Japonya ilişkileri yeniden normalleşmeli” Wang Yi, gelecek yıl Çin ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesinin 55’inci yılının kutlanacağını hatırlattı. İki ülke ilişkilerinin yeniden ciddi bir durumla karşı karşıya olduğunu belirten Wang, ilişkilerin yeniden normalleşmesi gerektiğini söyledi. Wang ayrıca Japonya’daki dostane ilişkileri savunan çevrelerin iki ülke arasındaki geleneksel bağların sürdürülmesine katkı sağlamasını umduğunu dile getirdi. Iwaya: İlişkilerin mevcut durumu endişe verici Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya ise Çin-Japonya ilişkilerinin mevcut durumundan duyduğu endişeyi dile getirdi. Iwaya, derneğin eski başkanı Yohei Kono’nun yaklaşımını sürdürerek iki ülke ilişkilerinin daha önce kabul edilen dört siyasi belgenin ortaya koyduğu hedef ve temel çizgiye dönmesini destekleyeceklerini belirtti. Japonya’nın geçmişten çıkarılan dersleri unutmaması gerektiğini söyleyen Iwaya, siyasetçilerin ülkenin yönünü doğru belirlemesi ve barışçıl kalkınma çizgisinin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. İki ülke arasında hassas başlıklar öne çıkıyor Görüşmede tarih, Tayvan ve iki ülke ilişkilerinin siyasi temelleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Çin tarafı, Japonya’nın Tayvan konusundaki açıklamalarının ilişkiler açısından önem taşıdığını vurgularken, Japon tarafı ise Çin-Japonya ilişkilerinin daha önce üzerinde mutabık kalınan siyasi belgelerdeki çerçeveye dönmesi gerektiğini savundu. Tarafların açıklamaları, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde tarih ve Tayvan konularının önemini koruduğunu gösterdi.

Trump’tan Xi Jinping’e kırmızı halılı karşılama: Çin Devlet Başkanı Xi Jinping 3 Yıl sonra Amerika’da Haber

Trump’tan Xi Jinping’e kırmızı halılı karşılama: Çin Devlet Başkanı Xi Jinping 3 Yıl sonra Amerika’da

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, eşi Peng Liyuan ile birlikte ABD’ye geldi. Xi ve Peng, Joint Base Andrews Hava Üssü’nde ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump tarafından karşılandı. Kırmızı halının serildiği törende ABD askeri onur kıtası yerini alırken, askeri bando iki ülkenin milli marşlarını çaldı. Tören sırasında top atışı yapılırken B-1 bombardıman uçakları da üssün üzerinden uçuş gerçekleştirdi. Xi’nin ziyareti, Çin liderinin yaklaşık üç yıl sonra ABD’ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret ve 2015’ten bu yana bir Çin devlet başkanının ABD’ye yaptığı ilk devlet ziyareti olarak kayda geçti. 11 yıl sonra bir ilk ABD başkanlarının yabancı liderleri çoğunlukla Beyaz Saray’da karşılaması nedeniyle Trump’ın Xi’yi Joint Base Andrews’te bizzat karşılaması dikkat çekti. Reuters kaynaklı haberlere göre bu karşılama, 2015’te dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın Papa Francis’i aynı üste karşılamasından bu yana bir ABD başkanının yabancı bir lideri Joint Base Andrews’te karşılamasına yönelik ilk örnek oldu. Xi: “Çin ve ABD ortak olmalı” Xi Jinping, karşılama töreninin ardından yaptığı yazılı açıklamada Çin ile ABD’nin rakipler yerine ortaklar olması gerektiğini belirtti. İki ülkenin çıkarlarının birbirine bağlı olduğunu ifade eden Xi, Çin’in ulusal yeniden canlanma hedefi ile Trump’ın “ABD’yi yeniden büyük yapma” söyleminin birbirini tamamlayabileceğini savundu. Xi ayrıca iki ülkenin iş birliğini temel alan, farklılıkların yönetilebildiği ve istikrarın korunduğu bir ilişki geliştirmesi gerektiğini söyledi. Xi, ABD ziyaretinin verimli geçmesini umduğunu ve iki ülke arasındaki yapıcı ilişkilerin geliştirilmesini beklediğini ifade etti. Trump ve Xi Beyaz Saray’da görüşecek Trump ile Xi’nin bugün Beyaz Saray’da bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşmelerin gündeminde ticaret ve gümrük tarifelerinin yanı sıra teknoloji, yapay zeka, Tayvan, İran, nadir toprak elementleri ve askeri iletişim kanallarının geliştirilmesi gibi başlıkların bulunması bekleniyor. İki ülke arasındaki ticaret ilişkilerinin yanı sıra Çin’in ABD'den tarım ürünleri ve Boeing uçakları satın almasına yönelik taahhütleri ile teknoloji ve kritik mineraller konularının da görüşmelerde ele alınması bekleniyor. Ticaret ateşkesi 10 Ocak 2027’ye uzatıldı ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Xi’nin Washington ziyareti öncesinde Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülkenin “Busan Anlaşması” olarak adlandırılan ticaret ateşkesini uzatma konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı. Bessent’in açıklamasına göre 10 Kasım 2026’da sona ermesi planlanan mevcut düzenleme 10 Ocak 2027’ye kadar uzatıldı. Böylece Washington ve Pekin, daha kapsamlı bir ekonomik anlaşma için görüşmelerini sürdürme imkanı elde etti. Ticaret ateşkesinin uzatılması, iki ülke arasındaki tarife geriliminin kısa vadede yeniden tırmanmasını önlerken, tarafların ticaret, teknoloji ve kritik mineraller gibi başlıklardaki müzakerelerini sürdürmesine imkan tanıyor.

ABD’nin silah stoklarını yenilemesi 2030’u bulacak Haber

ABD’nin silah stoklarını yenilemesi 2030’u bulacak

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tarafından hazırlanan kapsamlı rapor;Tomahawk, Patriot ve THAAD gibi kritik sistemlerin savaş öncesi seviyeye dönmesi içinABD'nin en az 3 ila 5 yıla ihtiyacı olduğunu ortaya koydu. Dün yayımlanan analize göre, İran operasyonları sırasında sergilenen yoğun ateş gücü, ABDaskeri endüstrisini kapasite sınırlarını zorlamaya itti. Rapor, bu mühimmat açığının özellikle Pasifik’te Çin ile yaşanabilecek olası bir gerilimde"stratejik bir risk" oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Tomahawk stokları alarm veriyor CSIS verilerine göre, ABD ordusu İran’daki hedefleri vurmak için 1.000’den fazla Tomahawkseyir füzesi kullandı. Bu miktarın yerine konması için öngörülen tarih ise 2030 yılının sonu. Mevcut üretimkapasitesinin yıllık 200 adet civarında olduğu belirtilirken, dev savunma yüklenicisiRaytheon'un bu sayıyı 1.000’e çıkarmak için Alabama ve Arizona’daki tesislerini genişlettiğikaydedildi. Savunma sistemlerinde "zaman" yarışı İran füze ve dronlarına karşı etkili olan hava savunma sistemlerinde de durum benzer: THAAD: Envanterden eksilen 290 füzenin tamamlanması 2029 sonunu bulacak. Patriot: 1.000’den fazla füzenin ikamesi için 2029 ortası işaret ediliyor. "Sorun para değil, zaman" Trump yönetiminin gelecek yıl için teklif ettiği 1,5 trilyon dolarlık dev savunma bütçesi,mühimmat üretimini hızlandırmayı hedeflese de uzmanlar fiziksel kısıtlamalara dikkat çekiyor. CSIS raporunda yer alan, "Bugünün sorunu para değil; bu karmaşık sistemlerin inşa edilmesiiçin gereken zamandır" ifadesi, endüstriyel kapasitenin zorlandığını gösteriyor. Trump ve Pentagon’dan "hazırız" mesajı Eleştirilere ve raporlara rağmen Beyaz Saray ve Pentagon iyimserliğini koruyor. SavunmaBakanı Pete Hegseth, savunma sanayisindeki yatırımların kapasiteyi üç katına çıkaracağınısavunurken; Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, "Ordumuz, Başkan'ın seçtiği her yerde göreviniyapacak donanıma ve envantere sahiptir" açıklamasında bulundu. Kritik fark: Savaş tecrübesi vs. envanter sayısı Analiz, mühimmat eksikliğine rağmen ABD’nin bir avantajına dikkat çekiyor: Modern savaştecrübesi. ABD ordusunun son dönemde İran, Venezuela ve Husilere karşı aktif operasyonyürüterek gücünü kanıtladığı, öte yandan en son 1979’da savaşan Çin ordusunun butecrübeden yoksun olduğu vurgulanıyor. Uzmanlara göre bu "tecrübe makası", stoklar dolana kadar Çin’in Tayvan konusundakiadımlarını caydırabilecek en önemli unsur olmaya devam ediyor.

Tayvan 'dan ABD-Çin iddialarına sert çıkış: Ülkemizin barışı pazarlık konusu yapılamaz Haber

Tayvan 'dan ABD-Çin iddialarına sert çıkış: Ülkemizin barışı pazarlık konusu yapılamaz

Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te, son günlerde kamuoyunda tartışılan "Washington ile Pekin'in Tayvan üzerinden bir anlaşmaya varabileceği" yönündeki iddialara resmi Facebook hesabı üzerinden yayımladığı bir mesajla yanıt verdi. ABD ile Tayvan arasındaki güvenlik işbirliğinin ve devam eden silah satışlarının bölge barışı için "anahtar ve temel dayanak" niteliğinde olduğunun altını çizen Lai, "Tayvan, dünyanın temel çıkarlarının kesiştiği bir noktadır. Bu nedenle Tayvan'ın barış ve istikrarının kurban edilmesine veya herhangi bir pazarlık konusu yapılmasına asla izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Trump'ın "koz" açıklamasına yanıt niteliğinde Tayvan liderinin bu sert çıkışı, zamanlama açısından dikkat çekti. Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın adaya yönelik silah satışlarının Çin ile yürütülecek müzakerelerde bir "baskı kartı" veya koz olarak kullanılabileceğine dair imalarının hemen ardından geldi. Çin tehdidine karşı savunma kapasitesini artırmaya çalışan Tayvan yönetimi, gelişmiş Amerikan silahlarının tedarikini hayatta kalmanın ve güçlenmenin tek yolu olarak değerlendiriyor. "Sadece bizim değil, dünyanın güvenliğiyle ilgili" Mesajında küresel güvenliğe de atıfta bulunan Lai Ching-te, Tayvan Boğazı ve çevresindeki istikrarın yalnızca adanın yerel bir çıkarı olmadığını, tüm dünyanın güvenliğini ve ekonomik düzenini doğrudan ilgilendirdiğini belirtti. Doğu Asya'da yer alan Tayvan, kendi hükümeti, anayasası ve ordusuyla bağımsız bir devlet gibi hareket etse de Çin yönetimi adayı kendi topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Amerika Birleşik Devletleri ise 1979 yılında kabul edilen "Tayvan İlişkileri Yasası" çerçevesinde, adanın kendisini savunabilmesi için gerekli askeri teçhizatı ve silahları sağlamakla yasal olarak yükümlü bulunuyor.

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi Haber

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, 13-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen ziyarette tartışılan konulara dair basına yazılı değerlendirmede bulundu. ABD Başkanı Trump'ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 9 saate yakın birlikte vakit geçirdiğini ifade eden Vang, liderlerin iki ülke ilişkilerinin yanında dünya barışı ve kalkınmasını ilgilendiren konularda da uzun tartışmalar yaptıklarını belirtti. Vang, Çin'in egemenlik ihtilafı içinde olduğu Tayvan ile yeniden birleşmesinin Çin ulusunun ortak özlemi, Çin Komünist Partisinin (ÇKP) tarihi misyonu ve İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzenin önemli bir parçası olduğuna işaret ederek şunları kaydetti: "(Tayvan sorunu) Eğer uygun şekilde ele alınırsa ABD-Çin ilişkileri istikrarlı olacak ve taraflar karşılıklı işbirliğini ilerletmeye daha fazla enerji ayırabilecektir. Aksi halde, iki ülke arasında gerginlikler ve hatta çatışmalar yaşanabilir, ilişkilerin geneli tehlikeye girebilir." Çinli Bakan, ABD'nin "tek Çin" ilkesine ve iki ülke arasında siyasi ilişkilerin temelini oluşturan Üç Ortak Bildiri'deki Tayvan konusundaki taahhütlerine uyacağını umduklarını vurguladı. İran ile kalıcı ve kapsamlı ateşkes çağrısı Ziyarette Devlet Başkanı Şi'nin, Ortadoğu'daki savaş konusunda Çin'in pozisyonunu dile getirdiğini, burada güç kullanımın sorunları çözmeyeceğini ve diyaloğun tek doğru tercih olduğunu vurguladığını aktaran Vang, müzakerelerden hemen sonuç alınamasa da diyalog yolu hazır açılmışken yeniden kapanmaması gerektiğini söylediğini belirtti. Vang, Çin'in ABD'yi İran ile nükleer sorunu dahil farklılıklarını ve anlaşmazlıklarını müzakerelerle çözmeyi sürdürmeyi teşvik ettiğini, ateşkesin sürdürülerek Hürmüz Boğazı'nın en kısa zamanda yeniden açılması çağrısı yaptığını, burada yaşanan açmazın temel çözümünün kalıcı ve kapsamlı ateşkesin sağlanması olduğunu dile getirdiğini kaydetti. Çin ve ABD liderlerinin, temaslarının ardından iki ülke arasında "yapıcı stratejik istikrar ilişkisi" olarak tanımladıkları bir vizyon oluşturma konusunda siyasi mutabakata vardıklarını aktaran Vang, tarafların, dış politika, askeri ilişkiler, ekonomi, ticaret, halk sağlığı, tarım, turizm, halklar arası bağlar, kanun koruma dahil tüm alanlarda ve her seviyede temasların artırılmasında anlaştıklarını belirtti. İki ülke ilişkilerinde stratejik istikrarın tesisine odaklanan bu yeni vizyonun, büyük güç ilişkilerinde yeni bir paradigma ihtiyacına yanıt verdiğine işaret eden Vang, Çin'in, bundan, işbirliğinin temel dayanak olduğu, rekabetin uygun sınırlar içinde sürdürüldüğü ve savaş ve çatışma yerine barış odaklanan bir istikrar ilişkisini anladığını kaydetti.

Trump'tan Çin dönüşü Tayvan mesajı: 15 bin kilometre gidip savaşamam Haber

Trump'tan Çin dönüşü Tayvan mesajı: 15 bin kilometre gidip savaşamam

Trump, “Birinin bağımsız olmasını istemiyorum” ifadelerini kullanarak, ABD’nin Tayvan’a ilişkin mevcut politikasının değişmediğini savundu. Ancak açıklamanın zamanlaması, Trump’ın Pekin ziyaretinde Çin’in Tayvan konusundaki sert tutumuyla karşı karşıya kalmasının hemen ardından gelmesi nedeniyle dikkat çekti. Şi’den Trump’a Tayvan uyarısı Çin devlet medyasına göre Şi Cinping, Trump ile yaptığı görüşmede Tayvan meselesini “Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli konu” olarak nitelendirdi. Şi, meselenin yanlış yönetilmesi halinde iki ülkenin “karşı karşıya gelebileceği, hatta çatışmaya sürüklenebileceği” uyarısında bulundu. Trump ise dönüş yolunda gazetecilere, Şi ile Tayvan hakkında “çok fazla” konuştuklarını ancak ABD’nin Tayvan’ı savunup savunmayacağına ilişkin net bir cevap vermekten kaçındığını söyledi. Trump, Şi’nin Tayvan konusunda “çok güçlü hislere sahip olduğunu” belirterek, “Bağımsızlık yönünde bir hareket görmek istemiyor” dedi. “9 bin 500 mil gidip savaşmak istemiyorum” Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada ABD’nin Tayvan için Çin’le savaşa girme ihtimaline mesafeli konuştu. “Biliyorsunuz, 9 bin 500 mil gidip savaşmamız bekleniyor. Ben bunu istemiyorum. Onların sakinleşmesini istiyorum. Çin’in de sakinleşmesini istiyorum” diyen Trump, Çin ile Tayvan arasında savaş öngörmediğini de söyledi. Trump, “Hayır, sanmıyorum. Bence iyi olacağız. Şi savaş görmek istemiyor” ifadelerini kullandı. Washington’ın Tayvan dengesi ABD, Tayvan’ı resmen bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ancak uzun yıllardır Tayvan’a savunma kapasitesi sağlamayı öngören yasal yükümlülükler çerçevesinde Ada’ya silah satışı yapıyor. Washington’ın geleneksel politikası, Çin’in “tek Çin” iddiasını diplomatik olarak dikkate almak, ancak Tayvan’ın güvenliğini de dolaylı biçimde desteklemek üzerine kurulu. Trump’ın açıklaması ise bu hassas denge içinde Tayvan’a verilen desteğin sınırları konusunda yeni soru işaretleri yarattı. 11 milyar dolarlık silah satışı belirsiz Trump yönetimi geçen yıl Tayvan’a gelişmiş roket sistemleri ve çeşitli füzeleri içeren yaklaşık 11 milyar dolarlık silah satış paketi açıklamıştı. Çin bu karara sert tepki göstermişti. Trump, söz konusu satışın devam edip etmeyeceğine yakında karar vereceğini belirtti. Şi ile bu konuyu “çok ayrıntılı” konuştuklarını söyleyen Trump, Tayvan yönetimiyle de görüşebileceğini ima etti. Ancak ABD başkanlarının Tayvan lideriyle doğrudan görüşmesi alışılmış bir diplomatik adım değil. Böyle bir temasın Pekin’le ciddi gerilime yol açabileceği belirtiliyor. Tayvan’dan temkinli cevap Tayvan Dışişleri Bakan Yardımcısı Chen Ming-chi, Trump’ın sözlerinin tam olarak ne anlama geldiğinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi. Chen, ABD’nin Tayvan’a silah satışlarının Amerikan yasaları çerçevesinde güvence altına alındığını vurguladı. Tayvan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada da ABD silah satışlarının bölgesel tehditlere karşı ortak caydırıcılığın parçası olduğu ifade edildi.

Trump yanına Elon Musk ve diğer CEO’ları alarak Çin’e uçtu Haber

Trump yanına Elon Musk ve diğer CEO’ları alarak Çin’e uçtu

Beyaz Saray’ın açıklamasına göre, Fox News sunucusu Sean Hannity de heyette yer alırken; başlangıçta resmi listede bulunmayan Nvidia CEO’su Jensen Huang, uçağın Alaska’daki Anchorage yakıt ikmali molası sırasında son dakika kararıyla kafileye dahil oldu. Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımla Huang’ın Air Force One’da olduğunu bizzat doğruladı. ABD Başkanı, resmi ziyarette kendisine eşlik eden diğer ağır topları da tek tek açıkladı. Heyette; Tim Cook (Apple), Larry Fink (BlackRock), Stephen Schwarzman (Blackstone), Kelly Ortberg (Boeing), Brian Sikes (Cargill), Jane Fraser (Citigroup), Larry Culp (GE Aerospace), David Solomon (Goldman Sachs), Sanjay Mehrotra (Micron) ve Cristiano Amon (Qualcomm) gibi isimler bulunuyor. Trump, Pekin’deki görüşmede Başkan Şi’den "ilk ve en önemli talebinin", Çin kapılarını Amerikan iş dünyasına tamamen açması olacağını ifade etti. Trump paylaşımında, "Muazzam ülkelerimiz için bundan daha faydalı olabilecek başka bir fikir ne gördüm ne de duydum” dedi. 13-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek olan ziyaret, 2017’den bu yana bir ABD Başkanı’nın Çin’e yaptığı ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Ziyaretin başlangıçta nsan ayında yapılması planlanmış, ancak ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı nedeniyle ertelenmişti. Aylardır süren diplomatik hazırlıkların ardından gerçekleşen bu kritik zirvede; ticaret, Tayvan meselesi, İran savaşı ve yapay zeka konularının masadaki ana gündem maddeleri olması bekleniyor. Trump, Çin’i ziyaret etme niyetini ilk kez 30 Ekim’de Güney Kore’deki Busan Zirvesi’nde Şi ile yaptığı yüz yüze görüşmede ilan etmişti. Pekin yönetimi, görüşmelerde ABD’nin Tayvan politikasını öncelikli konu olarak belirleyeceğinin sinyalini verirken; Trump’ın ticaret dengesi ve Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefere kapatılması konularında somut ilerleme için bastırması bekleniyor.

Trump-Xi zirvesinin gündemi: Hürmüz Boğazı ve İran krizi Haber

Trump-Xi zirvesinin gündemi: Hürmüz Boğazı ve İran krizi

13-15 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşmesi beklenen zirve, bir ABD başkanının neredeyse on yıl aradan sonra Çin'e ilk ziyareti olacak. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkiler açısından kritik bir dönemde gerçekleşecek. Zirvede Çin’in geçtiğimiz yıla oranla öncelikleri değişmiş durumda. ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Cinping arasında uzun süredir beklenen Pekin zirvesinin ana gündemi başlangıçta ticaret savaş üzerineydi. Ancak İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan yeni kriz, görüşmenin önceliklerini değiştirdi. Şimdi Pekin için en kritik meselelerden biri, küresel enerji akışı açısından hayati önemdeki Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması. Zirve İran savaşı nedeniyle ertelendi 20 Şubat’ta Beyaz Saray’dan bir yetkili, Donald Trump’ın bir sonraki ay Pekin’e giderek Xi Cinping ile görüşeceğini doğrulamıştı. Görüşmenin ana başlığı ise ABD-Çin ticaret savaşıydı. Ancak bir hafta sonra Trump, İsrail ile birlikte İran’a yönelik ortak saldırıları onayladı ve Orta Doğu’da yeni bir savaş başladı. Krizin bölge dışına taşan etkileri Pekin’de de endişe yarattı ve liderler zirvesi ertelendi. Şimdi ise Trump ile Xi ’nin 13-15 Mayıs tarihlerinde Pekin’de bir araya gelmesi bekleniyor. Ancak Çin’in öncelikleri artık değişmiş durumda. Çin, yüksek gümrük tarifelerinin geri dönmesini istemiyor Pekin yönetimi, Trump’ın geçen yıl uygulamaya koyduğu ve tarafların Ekim ayında ateşkes benzeri bir uzlaşıya varmasından önce yüzde 145’e kadar çıkan yüksek gümrük tarifelerinin yeniden yürürlüğe girmemesini istiyor. Bununla birlikte Çin açısından daha acil mesele, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması. Çünkü Çin’in ham petrol ithalatının yaklaşık yarısı bu su yolundan geçiyor. Çin, enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi ve büyük rezervlere sahip olması nedeniyle diğer Asya ülkelerine kıyasla enerji şokundan daha az etkilenmiş durumda. Ancak Uluslararası Para Fonu’nun İran savaşı nedeniyle küresel resesyon riskine dikkat çekmesi, Pekin açısından daha büyük bir tehdit olarak görülüyor. Çin ekonomisinin yaklaşık beşte biri ihracata dayanıyor. Dünyadaki tüketimin düşmesi durumunda Çin ekonomisinin de ciddi zarar görebileceği değerlendiriliyor. “Çin kısa vadeye hazırlıklı ama uzun vadeli kriz daha tehlikeli” Uluslararası Kriz Grubu kıdemli danışmanı Ali Wyne, geçen hafta yaptığı değerlendirmede, “Bu çatışmanın sürmesinden çıkar sağlayacak hiçbir ülke yok” dedi. Wyne, Çin’in Hürmüz Boğazı’ndaki kısa süreli bir ticaret aksamasına birçok ABD müttefikinden daha hazırlıklı olduğunu, ancak uzun süreli bir kesintinin Çin açısından ciddi sorun yaratacağını söyledi. Bu nedenle Trump-Xi zirvesinin en önemli sorularından biri, Çin’in İran krizinin çözümü için nasıl bir rol üstleneceği olacak. Washington, Pekin’in İran üzerindeki etkisini kullanmasını istiyor Geçen ay çıkan haberlerde Çin’in, İran’ı önceki ateşkes görüşmelerinde ABD ile müzakere masasına dönmeye teşvik ettiği öne sürülmüştü. Geçen hafta İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüştü. Çin tarafından yapılan açıklamada Wang Yi’nin Orta Doğu’daki çatışmaların “tamamen durdurulması” çağrısı yaptığı ve Çin’in İran’ın “ulusal egemenliği ve güvenliğini koruma” çabalarını desteklediği belirtildi. ABD yönetimi de giderek daha açık biçimde Çin’in İran konusunda devreye girmesini istediğini gösteriyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Pekin’in İran üzerindeki baskısını artırarak Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına katkı sunmasını beklediklerini söyledi. “Trump alışık olmadığı bir pozisyonda” Chicago Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Dali Yang’a göre, Trump’ın Çin’den yardım istemesi görüşmenin dengelerini değiştirebilir. Yang, “Trump şu anda Çin liderinden yardım isteyen bir durumda. Bu onun alışık olduğu bir pozisyon değil” değerlendirmesinde bulundu. Uzmanlara göre Pekin, İran üzerindeki etkisini ticaret ve Tayvan başlıklarında elini güçlendirecek bir koz olarak da kullanabilir. Ticaret savaşında “sumo güreşi” benzetmesi ABD ile yaşanan ticaret savaşına rağmen Çin’in ticaret fazlası geçen yıl 1,2 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaştı. Çin’in en büyük müşterisi ise yine ABD oldu. Yang, karşılıklı tarifeler ve Çin’in nadir toprak elementleri ihracatına getirdiği sınırlamalar nedeniyle iki taraf arasındaki süreci “sumo güreşine” benzetti. “İki taraf da birbirini yıprattı ama sonuçta berabere kaldılar” diyen Yang, büyük bir ticaret anlaşması beklemediğini söyledi. Analistlere göre zirveden çıkabilecek en olası sonuç, Ekim ayında Güney Kore’de varılan geçici uzlaşının süresinin uzatılması olabilir. Pekin için asıl hassas konu Tayvan Çinli uzman Da Wei’ye göre zirvenin asıl kritik başlığı ise Tayvan’a yapılacak silah satışları olacak. ABD Kongresi geçen yıl Tayvan’a 11 milyar dolarlık silah satış paketini onaylamıştı. Pekin’in kendi toprağı olarak gördüğü Tayvan’a yönelik bu satışın Trump-Şi zirvesi öncesinde Dışişleri Bakanlığı tarafından beklemeye alındığı belirtiliyor. Ancak Çin yönetimi satışın tamamen iptal edilmesini istiyor. Öte yandan Tayvan Meclisi cuma günü aylar süren tartışmaların ardından 25 milyar dolarlık özel savunma bütçesini kabul etti. Kabul edilen bütçenin hükümetin talep ettiğinden daha düşük olduğu ve yalnızca ABD’den yapılacak alımları kapsayacağı belirtildi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise Tayvan’ın yerli savunma kapasitesine yönelik finansmanın geciktirilmesini “Çin Komünist Partisi’ne verilmiş bir taviz” olarak değerlendirdi. Pekin, Trump yönetimini daha “yumuşak” görüyor Pekin yönetimi, bazı konuların Kongre denetiminde olduğunu ve Trump’ın doğrudan kontrolünde bulunmadığını biliyor. Ancak Çin’in, özellikle söylem düzeyinde Washington’dan daha fazla taviz talep edebileceği belirtiliyor. Örneğin ABD’nin mevcut “Tayvan bağımsızlığını desteklemiyoruz” söylemi yerine “Tayvan bağımsızlığına karşı çıkıyoruz” ifadesini kullanmasının Pekin açısından önemli bir diplomatik kazanım olacağı değerlendiriliyor. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi de kısa süre önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmede Tayvan’ın “Çin-ABD ilişkilerindeki en büyük risk” olduğunu söyledi. Pekin ayrıca Trump yönetimini önceki ABD yönetimlerine kıyasla daha “yumuşak” görüyor. Trump’ın Çin’e gelişmiş çip satışlarına yönelik bazı kısıtlamaları gevşetmesi, Tayvan’a güçlü destek vermemesi ve Pentagon’un savunma stratejilerinde Çin’i tehdit olarak gösteren bazı ifadeleri azaltmasını istemesi, Pekin’de dikkatle izleniyor. Trump’ın Pekin ziyareti öncesinde Xi Cinping’den “büyük ve sıcak bir kucaklama” beklediğini söylemesi de Çin’de olumlu bir işaret olarak yorumlandı. Dali Yang, “Çin, Başkan Trump’ın Xi Cinping’e gösterdiği saygıyı çok önemsiyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.