Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tayvan

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tayvan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tayvan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Japonya ve Tayland'da erken seçimler Haber

Japonya ve Tayland'da erken seçimler

Japon halkı, Başbakan Sanae Takaichi'nin çağrısıyla yapılan erken seçimde oy kullanmak için kar fırtınasına rağmen sokaklara döküldü. Seçimden koalisyonunun ezici bir zafer kazanması bekleniyor. Takaichi, geçen Ekim ayında partisinin liderlik yarışını kazandıktan kısa bir süre sonra, halktan yetki almak amacıyla seçim çağrısı yaptı. Bazıları bu hamleyi riskli bir girişim olarak nitelendirdi; zira Liberal Demokrat Parti (LDP) parlamentonun her iki meclisinde de çoğunluğunu kaybetmiş ve Komeito partisiyle on yıllardır süren koalisyonu çökmüştü. Japonya'da aşırı sağ nasıl yükseldi? Güçlü bir muhalefetin olmaması nedeniyle, Japonya savaş sonrası tarihinin büyük bir bölümünde LDP liderliğindeki bir koalisyon tarafından yönetildi. Ancak Takaichi göreve gelmeden önce son yolsuzluk skandalları koalisyonun imajını zedeledi. Kişisel popülaritesinin partiye yardımcı olduğu düşünülüyor; hükümetinin destek oranları çoğunlukla %70'in üzerinde seyrediyor. Anketler ayrıca, LDP'nin Japon İnovasyon Partisi ile mevcut koalisyonunun alt meclisteki 465 sandalyenin 300'ünü kazanabileceğini gösteriyor. Son iki liderinin karıştığı bağış skandalı ve seçim kayıpları nedeniyle LDP zor bir dönem yaşadı. Japon seçmenler, özellikle yaşam maliyetlerin artmasıyla birlikte, LDP'deki son siyasi skandallardan dolayı hayal kırıklığına uğradılar. Ancak Takaichi'nin coşkusu, popülist harcama vaatleri ve milliyetçi söylemi bazı seçmenleri harekete geçirmiş gibi görünüyor. Japonya'nın 'Demir Leydi'si Sanae Takaichi kimdir? Yine de işletmeler de dahil olmak üzere kendisini eleştirenler, daha fazla harcama yapma vaadinin durgun Japon ekonomisini canlandırabileceğinden şüphe duyuyor. Ülkenin halihazırda gelişmiş ülkeler arasında en yüksek iç borç oranında sahip olanlardan biri. Ayrıca, göçmenlik konusundaki muhafazakar duruşunun, zaten işgücü sıkıntısı çeken ve yaşlanan ülkeye yardımcı olmayacağına dair endişeler artıyor. Diğer yandan kar yağışının, özellikle kuzey ve doğu bölgelerde, seçmen katılımını olumsuz etkilemesi bekleniyor. Katılım oranının 2024'teki son seçimlere göre %2,5 daha düşük olduğu açıklandı. Takaichi'nin popülaritesinin oylara yansıyacağından herkes emin değil. Sophia Üniversitesi'nden siyaset bilimi profesörü Koichi Nakano, BBC'ye verdiği demeçte, "Bu bir başkanlık seçimi değil, parlamento seçimi ve LDP'nin adaylarının çoğu geçmiş skandallarla lekelenmiş erkeklerden oluşuyor" dedi. Nakano, Takaichi'nin "Çin'i karşısına alarak dış ve güvenlik politikasında kendini derin bir çıkmaza soktuğunu" da sözlerine ekledi. Takaichi, geçen yılın sonlarında, Çin'in Tayvan'a saldırması durumunda Japonya'nın kendi öz savunma gücüyle karşılık verebileceği yönündeki önerisiyle Tokyo'nun en büyük ticaret ortağı olan Pekin'i kızdırmıştı. Tokyo'nun en yakın müttefiki olan Washington ile ilişkileri de, ABD'nin başlangıçta uygulamayı tehdit ettiği %25'lik gümrük vergilerini %15'e indirmesine rağmen, öngörülemez bir Trump başkanlığı altında belirsizlikle de karşı karşıya. Son üç yılda üç başbakan değiştiren Tayland'da erken seçimler Taylandlılar meclisin feshedilmesinin ardından düzenlenen erken genel seçim için sandık başına gitti. Tayland parlamentosunun alt meclisi olan Temsilciler Meclisi 500 sandalyeli. 2023'ten farklı olarak, muhafazakarların hakim olduğu üst meclisin başbakanı seçmede hiçbir söz hakkı yok. Bu yarış, mevcut Başbakan Anutin Charnvirakul liderliğindeki muhafazakar, askeri destekli Bhumjaithai Partisi ile muhalefetteki reformist Halk Partisi arasında bir mücadele olarak görülüyor. Anutin, seçmenlerin partisine güvenmeye devam edeceğini umduğunu söylerken, Bhumjaithai Partisi lideri Natthaphong "sadece azınlığa değil, herkese fayda sağlayacak" politikalar vadetti. Tayland Türkiye'ye sığınmak isteyen Uygurları Çin'e iade etti Diğer yandan eski başbakan Thaksin Shinawatra'nın aile hanedanı tarafından desteklenen Pheu Tay partisi var. Son iki yılda iki başbakanını görevden alan, bir zamanlar baskın olan parti, son Shinawatra üyesi ile geri dönüş umuyor. Kamuoyu yoklamaları, partilerin hiçbirinin genel çoğunluğu sağlayamayacağını gösteriyor, bu da koalisyon hükümetinin muhtemel olduğu anlamına geliyor. Bugünkü oylamada ayrıca askeri yönetim tarafından hazırlanan anayasanın yeniden yazılmasına ilişkin bir referandum da yer alıyor. Eleştirenler anayasanın senatoya çok fazla yetki verdiğini söylüyor. kaynak : bbc

''Çin artık Pentagon'un en önemli güvenlik önceliği değil'' Haber

''Çin artık Pentagon'un en önemli güvenlik önceliği değil''

Dört yılda bir yayınlanan belge, bunun yerine ABD ana vatanının ve Batı Yarımküre'nin güvenliğinin bakanlığın başlıca endişesi olduğunu belirtiyor ve Washington'un uzun zamandır Amerikalıların "somut çıkarlarını" ihmal ettiğini ekliyor. Pentagon ayrıca ABD müttefiklerine "daha sınırlı" destek sunacağını söylüyor. Bu, geçen yıl yayınlanan ve Avrupa'nın "medeniyet çöküşüyle" karşı karşıya olduğunu söyleyen ve Rusya'yı ABD için bir tehdit olarak göstermeyen ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi'nin ardından geliyor. O zamanlar Moskova, belgenin vizyonuyla "büyük ölçüde tutarlı" olduğunu söylemişti. Karşılaştırma olarak, 2022 Ulusal Savunma Stratejisi, Çin'in oluşturduğu "çok alanlı tehdidi" en önemli savunma önceliği olarak adlandırmıştı. 2018'de belge, Çin ve Rusya gibi "revizyonist güçleri" ABD güvenliğine yönelik "merkezi meydan okuma" olarak tanımlamıştı. Cuma günü yayınlanan 34 sayfalık belge, büyük ölçüde Trump yönetiminin göreve döndükten sonraki ilk yılında ortaya koyduğu politika pozisyonlarını pekiştiriyor. Bu süre zarfında, ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu yakaladı, Doğu Pasifik ve Karayipler'de uyuşturucu taşıyan teknelere karşı operasyonlar düzenledi ve daha yakın zamanda Grönland'ı ele geçirmek için ABD müttefiklerine baskı uyguladı. Strateji, Pentagon'un "özellikle Panama Kanalı, Amerika Körfezi ve Grönland olmak üzere kilit bölgelere ABD askeri ve ticari erişimini garanti edeceğini" yineledi. Belge ayrıca, Trump yönetiminin yaklaşımının "geçmişteki Soğuk Savaş sonrası yönetimlerin görkemli stratejilerinden temelde farklı" olacağını söylüyor. Şunu da ekliyor: "Ütopik idealizmden vazgeçin; sert gerçekçiliğe geçin." Çin ile ilişkiler "çatışma değil, güç" yoluyla ele alınacak. Belgeye göre amaç "Çin'e hükmetmek değil; onları boğmak veya aşağılamak da değil". Stratejinin önceki versiyonlarından farklı olarak, Çin'in hak iddia ettiği özerk ada Tayvan'dan bahsedilmiyor. Ancak belge, ABD'nin "Çin de dahil olmak üzere hiç kimsenin bize veya müttefiklerimize hükmetmesini engellemeyi" hedeflediğini belirtiyor. Geçtiğimiz yılın sonlarında ABD, Tayvan'a 11 milyar dolar (8,2 milyar sterlin) değerinde büyük bir silah satışı duyurdu ve bu da Çin'in adanın çevresinde askeri tatbikatlar düzenlemesine yol açtı. Strateji ayrıca ABD müttefiklerinden daha fazla "yük paylaşımı" çağrısında bulunarak, ortakların Washington'ın "savunmalarını sübvanse etmesine" "memnun" olduklarını söylüyor. Ancak bunun "izolasyonculuğa" doğru bir hareket olduğunu reddediyor. "Aksine, bu, ulusumuzun karşı karşıya olduğu tehditlere odaklanmış ve gerçekten stratejik bir yaklaşım anlamına gelir," diyor ve Amerikan çıkarlarını "dünyanın geri kalanının çıkarlarıyla karıştırmak istemediğini - dünyanın diğer ucundaki bir kişiye yönelik tehdidin bir Amerikalıya yönelik tehditle aynı olduğunu" ekliyor. Bunun yerine, müttefiklerin, özellikle Avrupa'nın, "bizim için daha az şiddetli, ancak onlar için daha şiddetli olan tehditlere karşı liderliği üstleneceğini" belirtiyor. Yaklaşık dört yıl önce Ukrayna'ya tam ölçekli bir işgal başlatan Rusya, "NATO'nun doğu üyeleri için kalıcı ancak yönetilebilir bir tehdit" olarak tanımlanıyor. Strateji ayrıca, ABD'nin Kuzey Kore'yi caydırma rolünün "daha sınırlı" olacağını da öngörüyor. Güney Kore'nin bu görevin "birincil sorumluluğunu üstlenebilecek kapasitede" olduğu da ekleniyor. Bu hafta başında Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı bir konuşmada, Kanada Başbakanı Mark Carney, eski dünya düzeninin "geri gelmeyeceğini" söyledi ve Güney Kore, Kanada ve Avustralya gibi orta güçlerin bir araya gelmesi çağrısında bulundu. Carney, Davos toplantısında, "Orta güçler birlikte hareket etmeli çünkü masada olmazsak, menüde oluruz" dedi. Bu açıklamalar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un da "kuralsız bir dünyaya doğru kayma" konusunda uyarıda bulunmasıyla aynı zamana denk geldi.

Birçok ülkeden Japonya’ya Tek Çin mesajı Haber

Birçok ülkeden Japonya’ya Tek Çin mesajı

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin son açıklamalarına ilişkin olarak, farklı ülkelerden siyasetçiler ve uzmanlar, dünyada yalnızca Tek Çin bulunduğunu vurguladı. Askeri genişlemeyi teşvik eden söz konusu açıklamaların bölgesel gerilimleri tırmandırabileceği uyarısında bulundu. Güney Afrika Dışişleri Bakanlığı’nın Çin–Güney Afrika ikili ilişkilerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Vekili Jodwa Lali, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Güney Afrika’nın Tek Çin politikasına açık ve kararlı biçimde bağlı olduğunu belirtti. Lali, Taiwan’ın Çin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, bunun bir gerçek olarak, kendileri açısından tartışmaya açık bir konu olmadığını ifade etti. Nijeryalı Uluslararası Konular Uzmanı Efem Nkam Ubi de yaptığı açıklamada, Takaichi’nin söylemlerini sert bir dille eleştirdi. Ubi, Taiwan’la ilgili her konunun Çin’in iç işi olduğunu belirterek, diğer ülkelerin bu konuya müdahil olmaktan kaçınması gerektiğini söyledi. Takaichi’nin açıklamalarının yalnızca gerilimi artırdığını ifade eden Ubi, bu tutumun bölgede daha çok güvenlik sorununun yaşanmasına yol açacağını ve Japonya’yı bölgede askeri genişlemeye teşvik edeceğini ve bunların Asya-Pasifik bölgesini güvenlik zorluklarına düşüreceğini dile getirdi. Öte yandan Avrupa Parlamentosu eski üyesi Mahle de konuya ilişkin değerlendirmesinde, Takaichi’nin açıklamalarının yalnızca Çin ve Kore Yarımadası için değil, küresel istikrar açısından da ciddi riskler taşıdığını söyledi. Mahle, Japonya’nın Barış Anayasası’nın uzun yıllar barış ve silahsızlanmanın güvencesi olarak görüldüğünü hatırlatarak, Takaichi’nin “düşüncesiz” açıklamalarının uluslararası düzeni ciddi biçimde zedelediğini ifade etti. Takaichi'nin Tayvan'a ilişkin sözleri Japon Başbakan Takaiçi, 7 Kasım'da Japon parlamentosu Diet'te düzenlenen oturumda Tayvan Boğazı'na yönelik bir askeri müdahalenin Japonya için "varlığını tehdit eden durum" olarak görüleceğini ifade etmişti. Japonya'nın 2015 tarihli Ulusal Güvenlik Yasası'nda "varlığını tehdit eden durum", ülkenin müttefiklerine yönelik, Japonya'ya da varoluşsal tehdit oluşturan silahlı saldırı anlamına geliyor. Ülke bu durumda "öz savunma güçleri" olarak adlandırdığı silahlı kuvvetlerini görevlendirebiliyor. Japon Başbakan, tepkiler üzerine Tayvan'a ilişkin sözlerinin varsayımsal olduğunu, gelecekte bu tür yorumlardan kaçınacağını belirtmiş ancak sözlerini geri almayı reddetmişti. Pekin yönetimi, Japonya'nın Pekin Büyükelçisi Kenji Kanasugi'yi, konuyla ilgili Çin Dışişleri Bakanlığına çağırarak protesto notası vermişti.

Spot gümüş 83,62 dolara ulaştıktan sonra ons başına 78,12 dolara geriledi Haber

Spot gümüş 83,62 dolara ulaştıktan sonra ons başına 78,12 dolara geriledi

İstanbul, 29 Aralık - A1 Capital, Spot gümüşün tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 83,62 dolara ulaştıktan sonra yüzde 1,3 düşüşle ons başına 78,12 dolara gerilediğini bildirdi. A1 Capital'in raporunda, 2026'da Fed'in daha fazla gevşeme politikası izleyeceği beklentisi ve güvenli liman çekiciliği, zayıf dolar ve artan jeopolitik gerilimler (ABD'nin Nijerya'nın kuzeybatısında IŞİD militanlarına karşı hava saldırıları düzenlemesi), değerli metallerin fiyatlarının tüm zamanların en yüksek seviyelerine taşırken, sığ piyasalarda oynaklığı artırdığı belirtildi. Yıl sonundan önce kar alma riski olsa da, trendin güçlü kalmaya devam ettiğine değinilirken şunlar aktarıldı: "Bu sabah özelinde de Hem kar alma eğilimi hem de Trump ve Zelensky arasında olası bir barış anlaşmasına ilişkin verimli görünen görüşmeler, altın ve gümüşü geri plana itti. Spot altın, Cuma günkü 4.549 dolar ile rekor seviyeden sonra yüzde 0,36 düşüşle 4.515 dolardan ve Şubat teslimatlı ABD altın vadeli işlemleri de yüzde 0,4 gerileme ile 4.536 dolardan işlem görmekte. Spot gümüş ise tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 83,62 dolara ulaştıktan sonra yüzde 1,3 düşüşle ons başına 78,12 dolara geriledi. Platinin spot fiyatı da tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 2.478 dolara yükseldikten sonra yüzde 0,4 düşüşle ons başına 2.441 dolara ve paladyum ise yüzde 8 kayıpla ons başına 1.771 dolara geriledi. ABD'nin önde gelen borsa endeksleri Cuma günü rekor seviyelere yakın kapandı ve Noel sonrası durgun geçen işlem seansının başlangıcına göre çok az değişiklik gösterdi. ABD ekonomisinin dirençli olduğunu gösteren veriler ve Jerome Powell'ın yerine geçecek yeni merkez bankası başkanının gelecek yıl faiz oranlarını düşürme olasılığı, piyasaları destekliyor. Yüksek değerlemeler ve kârı azaltan sermaye harcamalarıyla ilgili endişelerden kaynaklanan yapay zeka hisseleri üzerindeki son baskı da azaldı. Yatırımcılar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını ne zaman ve ne kadar düşüreceğine odaklanarak 2026 yılına hazırlanıyor. Piyasa katılımcıları yıl içinde en az iki faiz indirimi bekliyor, ancak Fed'in Haziran ayından önce harekete geçmesini beklemiyorlar. Merkez bankası gelecek yıl bir faiz indirimi daha öngörüyor ancak karar vericiler arasındaki görüş ayrılıkları yatırımcıları politika görünümü konusunda tedirgin ediyor. Piyasalar ayrıca Başkan Trump'ın, görev süresi Mayıs ayında sona erecek olan Powell'ın yerine geçecek bir Fed başkanı atamasını bekliyor. Trump'ın vereceği herhangi bir karar, bu hafta piyasaları etkileyebilir. Dış etkenlerden kaynaklanabilecek herhangi bir olay olmadığı sürece, hisse senetleri için en kolay yolun yukarı yönlü olduğunu düşünüyoruz. Çin ordusu, "Adalet Misyonu 2025" tatbikatı kapsamında bu sabah Tayvan çevresine kara, deniz, hava ve topçu birliklerini konuşlandırmış, Tayvan demokrasiyi savunma sözü verirken, olası bir Çin saldırısını püskürtme provası için birliklerini seferber etmiş haberiyle güne başlıyoruz. Japonya Merkez Bankası'nın Aralık ayı politika toplantısının hafifçe şahin görüş özetinden sonra Japon yeni, ABD doları karşısında yüzde 0,2 değer kazanarak 156,13 seviyesine yükseldi. Özet, birçok kurul üyesinin Japonya Merkez Bankası'nın politika faizinde daha fazla artışa ihtiyaç duyduğunu gösterdi. Tatil nedeniyle kısalacak haftada piyasaların odağında! FED'in son toplantısının tutanakları olurken, yıl sonu portföy ayarlamaları, düşük işlem hacimlerinin varlık fiyat hareketlerini abartabileceği bir dönemde bazı dalgalanmalara neden olabilir."

Çin, Tayvan çevresinde askeri tatbikatlar düzenleyecek Haber

Çin, Tayvan çevresinde askeri tatbikatlar düzenleyecek

Pekin Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Çin'in Salı günü Tayvan çevresindeki sularda ve hava sahasında askeri tatbikatlar düzenleyeceğini duyurdu. Tayvan ise bu açıklamayı kınadı. Açıklamada, ordu, donanma, hava kuvvetleri ve ülkenin roket kuvvetlerinin tatbikatlara katılacağı belirtildi. Açıklamaya göre, tatbikatlar “Tayvan bağımsızlık yanlısı ayrılıkçılara sert bir uyarı” olarak görülmelidir. Açıklama Taipei tarafından hızla kınandı. Başkan Lai Ching-Te'nin sözcülerinden birine göre, Tayvan, Çin'in yaklaşan tatbikatlarını “askeri bir korkutma taktiği” olarak görüyor ve “uluslararası düzene aykırı” olduğuna inanıyor. Ülkenin ordusu da buna karşılık “uygun güçlerin” konuşlandırıldığını açıkladı. Pekin hükümeti Tayvan'ı Çin'in bir parçası olarak görüyor, ancak pratikte Tayvan, 1949'daki Çin İç Savaşı'nın sona ermesinden bu yana kendi kendini yöneten ve ayrı bir devlet konumunda. Tayvan meselesi, Çin için dış politika düzeyinde oldukça hassas bir konu. Öte yandan Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin olası bir Çin saldırısı durumunda Japon askeri müdahalesine ilişkin açıklamalarının ardından Çin ve Japonya arasındaki ilişkiler son zamanlarda kötüleşti. Çin'in ABD ile ilişkileri Tayvan konusunda da gergin. Aralık ortasında ABD hükümeti, Tayvan'a büyük ölçekli bir silah satışını onayladı. Anlaşmanın değeri yaklaşık 100 milyar dolara denk geliyor. Çin, bu açıklamaya sert tepki gösterdi ve ABD'yi Tayvan'ı silahlandırmaya yönelik "tehlikeli önlemleri" derhal durdurmaya çağırdı.

Tayvan başkanı, Çin'in 'bölgesel genişleme'ye değil kendi ekonomisine odaklanması gerektiğini söyledi Haber

Tayvan başkanı, Çin'in 'bölgesel genişleme'ye değil kendi ekonomisine odaklanması gerektiğini söyledi

Tayvan Cumhurbaşkanı Lai Ching-te, New York Times'a verdiği röportajda, Çin'in ekonomisinin kötü durumda olduğunu ve Başkan Xi Jinping'in "bölgesel genişleme" değil, halkının yaşamlarını iyileştirmeye odaklanması gerektiğini söyledi. Demokratik olarak yönetilen adayı kendi toprakları olarak gören Çin, hükümeti Pekin'in toprak iddialarını reddeden Tayvan'a karşı askeri ve siyasi baskıyı artırdı. New York Times'ın DealBook Zirvesi'nde konuşan Lai, Tayvan ekonomisinin bu yıl %7,37 büyümesinin tahmin edildiğini, "uluslararası finans kurumları ise Çin'in büyümesinin sadece %4'ün biraz üzerinde olacağını tahmin ettiğini" söyledi. Perşembe günü ofisi tarafından yayınlanan bir transkripte göre Lai, "Çin ekonomisi gerçekten mücadele ediyor" dedi. "Çin'in ekonomik baskılarla karşı karşıya kaldığı için Başkan Xi Jinping'in bölgesel genişlemeye değil, Çin halkının refahını iyileştirmeye odaklanacağını içtenlikle umuyoruz" diye ekledi. Lai, detaylandırmadan, "Tayvan, bu ekonomik zorlukların üstesinden gelmede yardım etmeye ve işbirliği yapmaya isteklidir" dedi. Çin'in Tayvan İşleri Ofisi, yorum talebine hemen yanıt vermedi. IMF, Dünya Bankası, Goldman Sachs ve Standard Chartered gibi uluslararası finans kurumları ve bankalar, Çin'in 2025 büyümesinin %4,5 ile %5 arasında olduğunu tahmin ediyor. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin, tarifelerin daha da yükselebileceği korkularıyla Amerika Birleşik Devletleri'ne teslimatları hızlandıran tüccarlar tarafından desteklenen politika desteği ve esnek ihracat sayesinde bu yılki yaklaşık %5'lik büyüme hedefine ulaşma yolunda ilerliyor. Ancak fabrika üretimi talebi geride bıraktıkça ekonomik dengesizlikler bu yıl kötüleşti ve analistler, hükümet firmalar arasındaki aşırı kapasite ve fiyat savaşlarını engelleme çabalarını hızlandırsa bile, gelecek yıl deflasyonist baskıların devam etmesini bekliyor. İstatistik ofisi geçen hafta yaptığı açıklamada, Tayvan'ın teknoloji ağırlıklı ekonomisinin yapay zeka teknolojisine olan talep dalgasına binerek son 15 yılın en hızlı hızında büyümesinin beklendiğini söyledi. Kaynak : reuters

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.