Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tayland

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tayland haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tayland haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Laos’ta film gibi kurtarma operasyonu: 10 gündür mağarada mahsurdular Haber

Laos’ta film gibi kurtarma operasyonu: 10 gündür mağarada mahsurdular

5 kişi kurtarıldı, iki kişi kayıp Güneydoğu Asya ülkesi Laos'ta zamana karşı yarış var. Günlerdir çamura bulanmış bir haldekaranlıkta bekliyorlardı. 10 gün sonunda gün ışığına kavuştular. Mağarada mahsur kalan 5 kişikurtarıldı. İki kişiyi ise arama çalışmaları sürüyor. Altın aramak için mağaraya girdiler Yedi kişi, 20 Mayıs'ta altın aramak amacıyla başkent Vientiane'nin kuzeydoğusundaki birmağaraya girmişti. Ancak aşırı yağışlar ve ani su baskınları sonrası meydana gelen toprak kayması çıkış yollarınıkapattı. Yedi kişi mahsur kaldı. Yedi kişiden beşine günler sonra yerin yaklaşık 300 metre derinliğinde ulaşıldı. Sırada beşkişiyi kurtarma operasyonu vardı. Kurtarma operasyonu 37 dakika sürdü Tayland, Endonezya, Fransa ve Avustralya’dan uzman dalgıçlar, uzun uğraşlar sonunda birkişiyi yeniden gün ışığına kavuşturdu. Dar bir geçitten yapılan kurtarma operasyonunun 37 dakika sürdüğü belirtildi. Ancakoperasyona dair ayrıntı verilmedi. Aslında kurtarma ekipleri mağaradaki suyu pompalarla tahliye etme çabasındaydı. Ancak buplan ilk etapta başarısız oldu. Mağarada mahsur kalan kişiler nasıl kurtarıldı? Mağarada mahsur kalan kişilere tüplü dalış eğitimi verilerek dışarı çıkarılmaları seçeneği degündemdeydi. İlk kurtarılan kişinin ardından sağ bulunan dört kişi de kurtarıldı. Operasyona dairse ayrıntıverilmedi. Uzman ekiplerin kayıp iki kişiyi arama çalışmaları sürüyor.

Tayland'ın eski Başbakanı Thaksin Shinawatra Mayıs ayı başlarında serbest bırakılacak. Haber

Tayland'ın eski Başbakanı Thaksin Shinawatra Mayıs ayı başlarında serbest bırakılacak.

Tayland Cezaevleri Dairesi'nin 29 Nisan'da yaptığı açıklamaya göre, Thaksin bu turda erken tahliye için onaylanan 850'den fazla mahkumdan biri. 76 yaşındaki Bay Thaksin, geçen Eylül ayında bir yıllık hapis cezasını çekmeye başlamıştı. Tayland Adalet Bakanı, ileri yaşı ve kalan cezasının kısa olması nedeniyle erken tahliyeye hak kazandığını belirtti. Tahliye edildikten sonra, elektronik izleme cihazı takmak da dahil olmak üzere denetimli serbestlik koşullarına tabi olacak. Eski Tayland Başbakanı Thaksin Shinawatra, 2005 yılında. Fotoğraf: CC/Wiki Thaksin 2001'de başbakan seçildi ve 2005'te yeniden seçildi. İkinci dönemi askeri darbeyle kesintiye uğradıktan sonra sürgüne gitti. Ağustos 2023'te Tayland'a döndüğünde yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma suçlarından sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sağlık sorunları nedeniyle cezaevinde kalmak yerine tedavi için hastaneye sevk edildi. Kraliyet affı sayesinde cezası bir yıla indirildi. Eylül ayında Yüksek Mahkeme, ciddi bir hastalığı olmadığına ve hastanede geçirdiği sürenin cezasından düşülmeyeceğine karar vererek, bir yıl daha hapis cezası çekmek üzere cezaevine geri dönmesine neden oldu. Kendisi tarafından kurulan Pheu Thai Partisi ve selefleri, bir zamanlar 21. yüzyılda Tayland'ın en başarılı siyasigücüydü. Shinawatra ailesinin dört üyesi başbakanlık yapmış ve kırsal kesimlerden güçlü destek görmüştür. Ancak, son Şubat seçimlerinde parti üçüncü sıraya gerileyerek tarihindeki en kötü sonucunu elde etti.a

Petrol  krizi Tayland 'ıda vurdu halk istasyonlara akın etti Haber

Petrol krizi Tayland 'ıda vurdu halk istasyonlara akın etti

Orta Doğu’da devam eden savaşın yol açtığı petrol krizinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Güneydoğu Asya’da kriz derinleşiyor. Hindistan , Filifpinler gibi ülkelerden sonra Tayland hükümetinin dün akaryakıta uyguladığı 6 bahtlık zammın ardından ülke genelinde sürücüler akaryakıt istasyonlarına akın etti. Başkent Bangkok ve çevresindeki bazı istasyonlarda kilometrelerce uzunlukta araç kuyrukları oluştu. Araçların istasyonlara kontrollü şekilde alınması nedeniyle vatandaşlar binek araç, motosiklet ve hatta yaya olarak yüksek sıcaklık altında saatlerce bekledi. Birçok istasyonda ise yakıtın kısa sürede tükenmesi nedeniyle satışlar durdu. Akaryakıt krizinin ulaşım sektörüne de doğrudan yansıdığı ülkede, başkentteki Suvarnabhumi Havalimanı’nda hizmet veren taksilerin büyük bölümü faaliyetlerini azalttı ya da durdurdu. Havalimanına kayıtlı 5 binden fazla taksiden yaklaşık yarısının aktif olarak çalışmadığı, sürücülerin yakıt bulamama riski nedeniyle özellikle uzun mesafeli seferlerden kaçındığı öğrenildi. Tayland genelinde devam eden kriz, tarım, hayvancılık ve gıda sektörlerini de olumsuz etkiledi. Ülke genelinde birçok tarım kooperatifi, dernekler ve sivil toplum kuruluşları, üreticilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirirken, tarım sektöründe üretimin yavaşladığı konusunda uyarılarda bulundu. Ayrıca ülkede gıda sektörünün önemli bir parçası olan balıkçılıkta da kriz yaşanıyor. Balıkçılık sektörü temsilcileri, artan maliyetler nedeniyle teknelerin limandan ayrılamadığını belirterek destek sağlanmaması halinde sektörün durma noktasına gelebileceği uyarısında bulundu. Tayland hükümeti ise çiftçilere destek amacıyla piyasanın üzerinde fiyatla pirinç alımı ve gübre sübvansiyonu gibi önlemler açıkladı. Ancak uzmanlar, akaryakıt fiyatlarındaki artışın ulaşım ve üretim maliyetleri üzerinden geniş çaplı ekonomik baskı oluşturmaya devam edebileceğini belirtiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü söz konusu gelişmeleri küresel gıda sistemleri açısından ciddi risk olarak değerlendirirken, Dünya Gıda Programı ise krizin uzaması halinde dünya genelinde gıda güvensizliği yaşayan kişi sayısının rekor seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulundu.

Hürmüz Boğazı'ndaki saldırının ardından 20 Taylandlı denizci geri döndü. Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki saldırının ardından 20 Taylandlı denizci geri döndü.

Bu dönüş, gemilerinin 11 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nda bir saldırının hedefi olmasının ardından yaşanan korkunç bir yolculuğun sonunu işaret ediyor. Ancak, üç meslektaşlarının hala kayıp olması nedeniyle, yeniden bir araya gelmenin sevinci tam değil. Tayland'daki havaalanına gelen denizcilerin görüntüleri. Tayland bayraklı Mayuree Naree gemisi, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bir limandan ayrıldıktan sonra Basra Körfezi su yolunda seyrederken saldırıya uğradı. Umman Donanması, olaydan sonra 20 mürettebat üyesini derhal kurtardı. İran Devrim Muhafızları, Liberya bayrağı taşıyan bir başka gemiyle birlikte bu gemiye de saldırdıklarını, çünkü bu gemilerin daha önceki uyarıları dikkate almadığını iddia etti. 16 Mart sabahı erken saatlerde Suvarnabhumi Havalimanı'na indikten hemen sonra, denizciler bekleyen medyaya röportaj vermeden yetkililer tarafından hızla uzaklaştırıldı. Umman Donanması, 11 Mart'ta meydana gelen olayın ardından bu 20 denizciyi derhal kurtardı. Geminin sahibi Precious Shipping, mürettebat için tıbbi kontroller ve ruh sağlığı değerlendirmeleri de dahil olmak üzere sosyal destek hizmetleri sağlamayı taahhüt etti. Şirketin şu anki önceliği, kayıp üç mürettebat üyesini arama çalışmalarına devam etmektir. Geçen haftaki bilgilere göre, bu üç kişinin saldırıdan sonra en ağır hasar gören bölge olan makine dairesinde mahsur kaldığı düşünülüyor. Bu acil durum ışığında, Tayland Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Bayan Maratee Andamo, ülkenin hâlâ mahsur kalanları kurtarmak için diğer iki ülkeden aktif olarak yardım aradığını doğruladı.

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya Haber

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, 9-13 Mart tarihleri arasında Brüksel'de gerçekleştirilen yıllık AB Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu.Büyükelçilere hitabında dünyada kutuplaşma ve parçalanmanın arttığını ve böyle bir ortamda Avrupa'nın küresel vizyonunun stratejik bir varlık olduğunu ifade eden Costa, dünyadaki yeni gerçekliğin Rusya'nın barışı ihlal ettiği, Çin'in ticareti bozduğu ve ABD'nin kurallara dayalı uluslararası düzeni sorguladığı bir gerçeklik olduğunu söyledi. AB'nin görevinin kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmak olduğunu söyleyen Antonio Costa, "Uluslararası hukukun ihlalleri, ister Ukrayna'da, ister Grönland'da, ister Latin Amerika'da, ister Afrika'da, ister Gazze'de veya Orta Doğu'da olsun, kabul edilmemelidir. İnsan hakları ihlalleri de, ister İran'da, ister Sudan'da, ister Afganistan'da olsun, kabul edilemez" dedi. Orta Doğu'daki savaşın son derece kaygı verici olduğunu ve durumun temel nedenlerinden İran'ın sorumlu olduğunu söyleyen AB Konseyi Başkanı Costa, "Gerginliğin daha fazla tırmanmasından kaçınmalıyız. Böyle bir yol, Orta Doğu'yu, Avrupa'yı ve daha geniş bölgeleri tehdit eder. Bunun sonuçları ağırdır. Ekonomik alanda da ağırdır. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması bunun açık örneğidir" diye konuştu. "Kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız" AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya. Rusya, uluslararası hukuku ihlal ederek Ukrayna'nın konumunu sürekli olarak zayıflatıyor. Rusya, enerji fiyatlarının yükselmesi sayesinde Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın finansmanı için yeni kaynaklar elde ediyor" ifadelerini kullandı. Rusya'nın ayrıca Orta Doğu'daki savaşın gündemin merkezine oturması nedeniyle Ukrayna'ya ilginin azalmasından da istifade ettiğini söyleyen Costa, "Rusya üzerinde baskıyı sürdürmeli, Ukrayna için kabul edilebilir ve Avrupa'nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız. Umarım, yarın mevcut yaptırımların uzatılmasını onaylar ve 20. Yaptırım Paketi'nin kabulü yönünde ilerleriz" dedi. "BM, reformdan geçirilmeli ancak yerine başka bir yapı konulamaz" AB'nin Birleşmiş Milletler'in (BM) güçlü bir destekçisi olmaya devam edeceğini de ifade eden Costa, "BM, reformdan geçirilmeli, ancak yerine başka bir yapı konulamaz. BM, çok taraflı sistemin temel taşı olmaya devam etmelidir. BM, evrensel meşruiyete sahip tek forumdur. Ayrıca, etkili ve çok taraflı iş birliğini sürdürebilecek güce sahip tek platformdur" şeklinde konuştu. Costa, BM sisteminin ciddi finansal kısıtlamalarla karşı karşıya olduğu dönemde, AB'nin küresel dayanışmada öncü rol oynamaya devam edeceğini söyledi. "Mercosur ve Hindistan ile ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu" AB'nin dünyanın en kapsamlı ticaret anlaşmaları ağını kurduğunu ve bu ağın 80 ticaret ortağını kapsadığını vurgulayan Antonio Costa, "Ayrıca, 27 ülkeyle daha anlaşmalar müzakere ediyor ve onay sürecini yürütüyoruz. Bunlar arasında Meksika, Avustralya, Endonezya, Tayland, Filipinler ve Birleşik Arap Emirlikleri de yer alıyor" ifadelerini kullandı. AB Konseyi Başkanı Costa, "Yakın zamanda imzalanan Mercosur ve Hindistan ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu. Bu anlaşmalar, 32 ülkeyi ve yaklaşık 3 milyar insanı kapsıyor" diye konuştu. Görevi süresinde genişlemeyi de bir öncelik olarak kabul ettiğini ifade eden Antonio Costa, Ukrayna'nın AB'ye üyelik başvurusunun genişleme sürecinde Moldova ve Batı Balkan ülkelerini de etkileyen bir dinamizme yol açtığını söyledi. AB Konseyi Başkanı, "Bu ülkelerin geleceği, AB içindedir. Lakin katılım süreci, liyakat esasına dayalı olmalıdır" dedi. Konuşmasında 2025 yılında Avrupa savunmasına odaklandıklarını ve 2026'yı ise Avrupa'nın rekabetçilik yılı yapmak istediklerini söyleyen Costa, "Bu iki alan, Avrupa'nın egemenliğinin temel sütunlarıdır. ABD'nin Grönland'a yönelik tehditlerine AB olarak verilen kararlı ve etkili yanıt, küresel konumumuzun nasıl güçlendiğinin bir örneğidir" şeklinde konuştu.

Japonya ve Tayland'da erken seçimler Haber

Japonya ve Tayland'da erken seçimler

Japon halkı, Başbakan Sanae Takaichi'nin çağrısıyla yapılan erken seçimde oy kullanmak için kar fırtınasına rağmen sokaklara döküldü. Seçimden koalisyonunun ezici bir zafer kazanması bekleniyor. Takaichi, geçen Ekim ayında partisinin liderlik yarışını kazandıktan kısa bir süre sonra, halktan yetki almak amacıyla seçim çağrısı yaptı. Bazıları bu hamleyi riskli bir girişim olarak nitelendirdi; zira Liberal Demokrat Parti (LDP) parlamentonun her iki meclisinde de çoğunluğunu kaybetmiş ve Komeito partisiyle on yıllardır süren koalisyonu çökmüştü. Japonya'da aşırı sağ nasıl yükseldi? Güçlü bir muhalefetin olmaması nedeniyle, Japonya savaş sonrası tarihinin büyük bir bölümünde LDP liderliğindeki bir koalisyon tarafından yönetildi. Ancak Takaichi göreve gelmeden önce son yolsuzluk skandalları koalisyonun imajını zedeledi. Kişisel popülaritesinin partiye yardımcı olduğu düşünülüyor; hükümetinin destek oranları çoğunlukla %70'in üzerinde seyrediyor. Anketler ayrıca, LDP'nin Japon İnovasyon Partisi ile mevcut koalisyonunun alt meclisteki 465 sandalyenin 300'ünü kazanabileceğini gösteriyor. Son iki liderinin karıştığı bağış skandalı ve seçim kayıpları nedeniyle LDP zor bir dönem yaşadı. Japon seçmenler, özellikle yaşam maliyetlerin artmasıyla birlikte, LDP'deki son siyasi skandallardan dolayı hayal kırıklığına uğradılar. Ancak Takaichi'nin coşkusu, popülist harcama vaatleri ve milliyetçi söylemi bazı seçmenleri harekete geçirmiş gibi görünüyor. Japonya'nın 'Demir Leydi'si Sanae Takaichi kimdir? Yine de işletmeler de dahil olmak üzere kendisini eleştirenler, daha fazla harcama yapma vaadinin durgun Japon ekonomisini canlandırabileceğinden şüphe duyuyor. Ülkenin halihazırda gelişmiş ülkeler arasında en yüksek iç borç oranında sahip olanlardan biri. Ayrıca, göçmenlik konusundaki muhafazakar duruşunun, zaten işgücü sıkıntısı çeken ve yaşlanan ülkeye yardımcı olmayacağına dair endişeler artıyor. Diğer yandan kar yağışının, özellikle kuzey ve doğu bölgelerde, seçmen katılımını olumsuz etkilemesi bekleniyor. Katılım oranının 2024'teki son seçimlere göre %2,5 daha düşük olduğu açıklandı. Takaichi'nin popülaritesinin oylara yansıyacağından herkes emin değil. Sophia Üniversitesi'nden siyaset bilimi profesörü Koichi Nakano, BBC'ye verdiği demeçte, "Bu bir başkanlık seçimi değil, parlamento seçimi ve LDP'nin adaylarının çoğu geçmiş skandallarla lekelenmiş erkeklerden oluşuyor" dedi. Nakano, Takaichi'nin "Çin'i karşısına alarak dış ve güvenlik politikasında kendini derin bir çıkmaza soktuğunu" da sözlerine ekledi. Takaichi, geçen yılın sonlarında, Çin'in Tayvan'a saldırması durumunda Japonya'nın kendi öz savunma gücüyle karşılık verebileceği yönündeki önerisiyle Tokyo'nun en büyük ticaret ortağı olan Pekin'i kızdırmıştı. Tokyo'nun en yakın müttefiki olan Washington ile ilişkileri de, ABD'nin başlangıçta uygulamayı tehdit ettiği %25'lik gümrük vergilerini %15'e indirmesine rağmen, öngörülemez bir Trump başkanlığı altında belirsizlikle de karşı karşıya. Son üç yılda üç başbakan değiştiren Tayland'da erken seçimler Taylandlılar meclisin feshedilmesinin ardından düzenlenen erken genel seçim için sandık başına gitti. Tayland parlamentosunun alt meclisi olan Temsilciler Meclisi 500 sandalyeli. 2023'ten farklı olarak, muhafazakarların hakim olduğu üst meclisin başbakanı seçmede hiçbir söz hakkı yok. Bu yarış, mevcut Başbakan Anutin Charnvirakul liderliğindeki muhafazakar, askeri destekli Bhumjaithai Partisi ile muhalefetteki reformist Halk Partisi arasında bir mücadele olarak görülüyor. Anutin, seçmenlerin partisine güvenmeye devam edeceğini umduğunu söylerken, Bhumjaithai Partisi lideri Natthaphong "sadece azınlığa değil, herkese fayda sağlayacak" politikalar vadetti. Tayland Türkiye'ye sığınmak isteyen Uygurları Çin'e iade etti Diğer yandan eski başbakan Thaksin Shinawatra'nın aile hanedanı tarafından desteklenen Pheu Tay partisi var. Son iki yılda iki başbakanını görevden alan, bir zamanlar baskın olan parti, son Shinawatra üyesi ile geri dönüş umuyor. Kamuoyu yoklamaları, partilerin hiçbirinin genel çoğunluğu sağlayamayacağını gösteriyor, bu da koalisyon hükümetinin muhtemel olduğu anlamına geliyor. Bugünkü oylamada ayrıca askeri yönetim tarafından hazırlanan anayasanın yeniden yazılmasına ilişkin bir referandum da yer alıyor. Eleştirenler anayasanın senatoya çok fazla yetki verdiğini söylüyor. kaynak : bbc

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.