Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tasarım

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tasarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HUAWEI WATCH FIT 5 serisi.... Giyilebilir teknolojide modern şıklığı yeniden tanımlıyor Haber

HUAWEI WATCH FIT 5 serisi.... Giyilebilir teknolojide modern şıklığı yeniden tanımlıyor

Huawei'nin kare tasarımlı akıllı saat kategorisinin öne çıkan modeli olan HUAWEI WATCH FIT Serisi, ilk günden bu yana markanın moda, inovasyon ve zarif tasarım anlayışını yansıtan güçlü serilerinden biri oldu. Konforlu kullanımını dinamik ve modern bir estetikle birleştirenbu seri, özellikle genç kitleler arasında hem güvenilir bir sağlık asistanı hem de kişisel tarzı ifade etmenin çok yönlü bir aracı olarak öne çıkıyor. 2026 yılında HUAWEI WATCH FIT Serisi, yenilenen renk seçenekleri ve daha detaylı işçiliğiyle giyilebilir teknolojinin sınırlarını bir adım daha ileri taşıyor. HUAWEI WATCH FIT 5 Serisi, ikonik kare tasarımını yeni renk seçenekleri, daha kaliteli malzemeler ve bilekte daha konforlu bir kullanım sunuyor. Bu yenilikler, bilekte daha rahat nefes alabilen bir kullanım sunarken, çeşitli senaryolarda kullanıcıların şık kombin tercihlerine mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor ve aynı zamanda enerjik bir yaşam tarzını yansıtıyor. Cilt dostu ve konfor odaklı kayış seçenekleri sayesinde gün boyu rahat bir kullanım sunarken, açık hava aktivitelerinde de kullanıcıya daha fazla özgürlük sağlıyor. HUAWEI WATCH FIT 5 Pro, golf, patika koşusu ve bisiklet sporlarını destekleyecek şekilde tasarlanmış olup, serinin hem günlük kullanım hem de profesyonel sporlar için kullanım kolaylığını daha da artırmaktadır. Bu serinin en önemli noktası ise, cihazın gövdesinin çığır açan bir şekilde yeniden tasarlanmasıoldu. HUAWEI WATCH FIT 5, ince ve hafif yapıya öncelik vermeye devam ederek son derece konforlu bir kullanım deneyimi sunuyor. Bununla birlikte HUAWEI WATCH FIT 5 Pro, üstün çizilme ve aşınma direnci sağlayan geliştirilmiş malzeme ile sınırları daha da zorluyor. Her detayı özenle işlenen seri, bilekte yalnızca teknolojik bir cihaz değil, rafine dokusu ve premium hissiyle şık bir tasarım objesi olarak da öne çıkıyor. HUAWEI WATCH FIT 5 Serisi, ekran deneyimini de bir üst seviyeye taşıyor.Ultra ince çerçeve tasarımıyla ekran genişliğini en üst düzeye çıkararak sürükleyici bir görüntüleme deneyimi sunar. Yeni nesil bir ekranla donatılan Watch Fit 5 Pro sürümü, en yüksek parlaklıkta önemli bir artışa imza atıyor ve bu da onu güneş ışığı altında ve açık hava etkinlikleri sırasında kullanım için ideal hale getiriyor. Her yaşam tarzına uyum sağlamak amacıyla HUAWEI WATCH FIT 5 Serisi, özel tasarımlar, kişiselleştirilebilir seçenekler ve tematik koleksiyonlar dahil olmak üzere kapsamlı bir özelleştirilebilir saat kadranı yelpazesi sunuyor. Bu çeşitlilik, kullanıcıların günlük aktivitelerden yoğun antrenmanlara kadar her senaryo için mükemmel uyumu bulabilmelerini sağlıyor. Zamansız tasarımı, canlı renkleri, kaliteli malzemeleri ve yenilikçi detaylarıyla, HUAWEI WATCH FIT 5 Serisi giyilebilir teknolojinin sınırlarını yeniden tanımlıyor. Huawei, 7 Mayıs'ta Tayland'ın başkenti Bangkok'taki Queen Sirikit Ulusal Kongre Merkezi'nde düzenleyeceği Yenilikçi Ürün Lansmanı'nda kullanıcıları giyilebilir teknolojinin geleceğini yakından keşfetmeye davet ediyor. Gelişmeleri takip edin ve HUAWEI WATCH FIT 5 Serisi ile benzersiz deneyime hazır olun.

Samsung'a Edison Awards 2026’da Dört Ödül Birden Haber

Samsung'a Edison Awards 2026’da Dört Ödül Birden

Samsung Electronics, ABD’nin Florida eyaletinde 15-16 Nisan tarihlerinde düzenlenen prestijli Edison Awards 2026’da iki altın ve iki gümüş ödül kazandığını duyurdu. Samsung’un ödüle layık görülen çözümleri arasında Smart Modular House (Akıllı Modüler Ev), Vision AI Companion, Spatial Signage ve Bespoke AI Laundry Combo yer aldı. Bu ürünler, ileri teknolojiye dayalı inovatif özellikleriyle öne çıktı. Samsung Electronics Cihaz Deneyimi (DX) Bölümü Başkanı ve Baş Tasarım Sorumlusu (CDO) Mauro Porcini, konuyla ilgili şunları söyledi: “Tasarım; iş, teknoloji ve insanın kesişim noktasında yer alır. Bizim rolümüz, insanları derinlemesine anlamak ve onların ihtiyaçlarını, hayallerini ve duygularını anlamlı deneyimlere dönüştürmektir. İnsanların hayatını gerçekten zenginleştiren inovasyonları hayata geçirme vizyonuyla çalışmalarımıza devam edeceğiz.” 1987 yılında Amerikan Pazarlama Derneği tarafından kurulan ve adını mucit Thomas Edison’dan alan Edison Awards, ürün ve hizmet geliştirme, pazarlama ve insan odaklı tasarım alanlarında mükemmelliği ödüllendiriyor. Kazananlar; sektör profesyonelleri, bilim insanları ve akademisyenlerden oluşan bir jüri tarafından, yenilikçilik kriterlerine göre belirleniyor. Bu yıl ödüller 14 farklı kategoride altın, gümüş ve bronz seviyelerinde verildi. Altın Ödül kazanan inovasyonlar Smart Modular House- Akıllı Modüler Ev: Yapay zekâ tabanlı mimari çözümlerle geliştirilen bu konsept, yaşam alanlarının kullanıcıların hayatına uyum sağlayacak şekilde dinamik olarak adapte olmasını mümkün kılıyor. Gelişmiş AI teknolojisi sayesinde ortam, cihazlar ve kullanıcılar entegre şekilde çalışarak iç mekân yönetimi, cihaz durumu ve enerji kullanımını optimize ediyor. Böylece daha erişilebilir ve akıllı bir yaşam deneyimi sunuluyor. Vision AI Companion (VAC): Televizyon deneyimini yeniden tanımlayan bu çözüm, üretken yapay zekâ tabanlı etkileşimlerle kullanıcıların içerikle daha doğal ve sezgisel şekilde iletişim kurmasını sağlıyor. Kullanıcılar içerik hakkında sorular sorabiliyor, ek bilgilere ulaşabiliyor veya sesli komutlarla kontrol sağlayabiliyor. Karmaşık menü ve kumanda kullanımını ortadan kaldıran VAC, daha akıcı bir izleme deneyimi sunuyor.

WorldWideSeller ile Türkiye'de Bir İlk Haber

WorldWideSeller ile Türkiye'de Bir İlk

Türkiye'de Bir İlk Gerçekleşti: Türk Markaları Smithsonian, MoMA ve The Metropolitan Museum of Art Satış Kanallarına TaşındıWorldWideSeller, dünyanın en prestijli kültür kurumlarının perakende ağlarını ilk kez Türk markalarına açtı. Şubat ve Mart aylarında tamamlanan sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk koleksiyonları; Smithsonian, MoMA ve The Met satış mağazalarında ve ABD online satış kanallarında yerini almaya başladı. Türkiye'nin ilk online showroom'u olarak ABD'de Türk markalarını uluslararası lüks perakende ağlarıyla buluşturan WorldWideSeller, sektörde tarihi bir adım attı. Şirket, dünyanın en seçkin satış alanlarından biri olarak kabul edilen museum retail kanalını ilk kez Türk markalarına açmayı başardı. Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilen sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk markalarının koleksiyonları; The Metropolitan Museum of Art, Museum of Modern Art (MoMA) ve Smithsonian Institution satış mağazalarında ve bu kurumların Amerika Birleşik Devletleri genelinde faaliyet gösteren online satış kanallarında konumlandırılmaya başlandı. Sanat ile Ticaretin Kesişiminde Yeni Bir Pazar Müze perakendesi, dünya genelinde sanat severlerin, koleksiyonerlerin ve tasarım meraklılarının buluşma noktası olarak biliniyor. Yüksek ziyaretçi hacmi, küratöryel itibar ve uluslararası görünürlük sağlayan bu kanal, marka konumlandırması açısından geleneksel perakendenin ötesinde stratejik bir alan sunuyor. WorldWideSeller, hayata geçirdiği bu programla Türk markalarını yalnızca bir satış noktasına değil, küresel kültürün şekillendiği kurumlara taşıdı. Markaların ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye doğrudan ulaşma imkânı buldu. Hangi Kategorileri Kapsıyor? Program; sanat eseri, tasarım objesi, ev dekorasyonu, mücevher, aksesuar, hediyelik ürünler, kitap ve özgün koleksiyon parçaları üreten markaları kapsıyor. Değerlendirmeler, ürünlerin estetik kimliği, üretim kalitesi ve kültürel anlatısı üzerinden gerçekleştirildi. Yeni Dönem Başvuruları İçin Süreç Devam Ediyor İlk sunum dönemi tamamlanmış olsa da, WorldWideSeller'ın müze perakendesi programı yeni başvurulara açık kalmaya devam ediyor. Bir sonraki değerlendirme dönemine dahil olmak isteyen markalar, şirketle doğrudan iletişime geçebilir.

Türkiye Bir Kez Daha Dünya Sahalarında  Haber

Türkiye Bir Kez Daha Dünya Sahalarında 

Milli gururu yansıtan güçlü tasarım detayları ve sahadaki en zorlu anlarda performansı destekleyen ileri teknolojiyle hazırlanan formalar, Ay-Yıldızlıların mücadele gücünü ve özgüvenini en üst seviyeye taşıyor. Türkiye, futbol tarihine parlak bir sayfa daha eklemek için dünyanın en büyük futbol sahnesindeki mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. A Milli Takım, Nike imzalı yepyeni formalarla sahaya çıkmaya hazırlanıyor. Milli gururu yansıtan güçlü tasarım detayları ve sahadaki en zorlu anlarda performansı destekleyen ileri teknolojiyle hazırlanan formalar, Ay-Yıldızlıların mücadele gücünü ve özgüvenini en üst seviyeye taşıyor. Formalarda Türk kültürüne ait ebru sanatı kullanıldı a A Milli Takım’ın dünya sahalarında giyeceği Nike imzalı yeni formalarda ay yıldızlı bayrak, Türkiye’nin 1954 ve 2002 yıllarındaki yolcuğunda olduğu gibi dikdörtgen formda konumlandırılıyor. Kırmızı ve beyaz olmak üzere iki ana renkte tasarlanan formalar, Türk kültüründen ilham alan ebru desenleriyle geçmişten bugüne uzanan köklü mirasa, takımımızın kendine özgü ruhuna ve uyumuna gönderme yaparken, sahaya taşınan yüksek zafer arzusunu da vurguluyor. Nike’ın soğutma teknolojilerindeki en ileri inovasyonunu temsil eden yeni Aero-FIT Teknolojisi ile geliştirilen formalar, önceki nesil Nike performans ürünlerine kıyasla iki kattan fazla hava akışı sağlayarak ekstrem koşullarda en üst düzey performansı desteklemeye yardımcı oluyor. Ten ile kumaş arasında daha fazla hava dolaşımı sağlayacak şekilde tasarlanan Aero-FIT, terleme verimliliğini desteklerken oyunun temposunun yükseldiği anlarda sporcuların kuru kalmasına yardımcı oluyor. Nike’ın on yıllardır sürdürdüğü karbon ayak izini küçültme hedefi doğrultusunda, yüzde 100 atık tekstillerden ürettiği ilk elit performans ürünü olan Aero-FIT formalar, modern, cesur ve dinamik tasarımıyla A Milli Takım’ın karakterini de sahaya yansıtıyor. Genç, hırslı ve çok iddialı: Kampanya yüzü Arda Güler Aynı hedefe kilitlenmiş bir takımın hikâyesi yeniden yazılıyor. Genç yetenekleri, enerjik oyun anlayışı ve birlikte mücadele ruhuyla A Milli Takım, dünyanın zirvesine doğru tek yürek ilerliyor. Kampanya yüzü Arda Güler’in gözlerindeki kararlılık ve zafer hırsı, bu yolculuğun ortak inancını özetliyor: enerjisi ve birlikte mücadelesiyle tüm A Milli Takım “Biz Geliyoruz” diyor. Taraftarları bu büyük yolculuğun bir parçası olmaya davet eden A Milli Takım formaları, 23 Mart itibarıyla TFF’nin E-Shop ((https://eshop.tff.org/yeni-koleksiyon)) sayfasında, 25 Mart’tan itibaren de Nike ve Sportive mağazalarında satışa çıkacak. Ayrıca, yurt dışında yaşayan Türk taraftarlar da Ay-Yıldızlıları desteklemek için Avrupa'nın en büyük takım sporları satış kanallarından biri olan 11TeamSports üzerinden yeni formaları temin edebilecek.

Grand Hyatt İzmir İstinyePark Açıldı Haber

Grand Hyatt İzmir İstinyePark Açıldı

Grand Hyatt markasının Türkiye’deki ikinci temsilcisi olan Grand Hyatt İzmir İstinyePark açıldı. Daha önce Hyatt Regency markasıyla İzmir’in konaklama ve misafirperverlik algısına yeni bir vizyon kazandıran otel, Grand Hyatt anlayışıyla yeniden tasarlanan birçok ortak alanı ile misafirlerine lüks konaklama deneyimi sunuyor. Yeni otel girişi, İstinyePark İzmir alışveriş merkezine kolay erişim sağlayan, GEO ID tarafından tasarlan ve modernize edilen yeni lobisi, yeni restoran FARO7 ve kısa süre içinde açılacak özel Grand Club’ı ile otel, İzmir’in konaklama deneyimini üst sıralara çıkarıyor. Modern tasarımı, geniş SPA alanı ve gastronomik deneyimleriyle Grand Hyatt İzmir İstinyePark, şehir deneyimini yeniden tanımlamak isteyenler için bir kaçış noktası oluyor. İzmir’in merkezi, Balçova’da, şehirle denizin kesiştiği noktada konumlanan, panoramik körfez manzarasıyla çevrili Grand Hyatt İzmir İstinyePark, şehrin tarihi merkezlerine sadece birkaç dakika mesafede bulunuyor. Misafirler, meşhur Kemeraltı Çarşısı’nı keşfedebilir, simge yapı Saat Kulesi’ni görebilir ve şehrin en bilinen noktalarından biri olan Tarihi Asansör’den nefes kesen manzaraların keyfini çıkarabilirler. Daha geniş bir keşif yapmak isteyenler için otel; şirin bağları ve gastronomik lezzetleri ile Urla, muhteşem plajları ile ünlü Çeşme ve dünyanın en büyük antik şehirlerinden biri olan Efes gibi bölgenin en popüler destinasyonlarına kolay erişim sağlıyor. Adnan Menderes Uluslararası Havalimanı’na sadece 20 dakika uzaklıkta bulunan otel, iş seyahatleri ve tatil için ideal bir konum sunuyor. Grand Hyatt İzmir İstinyePark Genel Müdürü Zafer Canbaz, “Grand Hyatt İzmir İstinyePark, İzmir’in canlı ritmini yansıtırken, kentin zengin Ege mirasına saygı gösteriyor. Grand Hyatt markasının bir parçası olarak, cesur tasarımı, üstün hizmeti ve dinamik gastronomik deneyimlerini bir araya getiren yeni bir otel deneyimini sunmaktan gurur duyuyoruz.” Körfez manzaralı odalar Grand Hyatt İzmir İstinyePark’ın standart odaları DeSallesFlint Interior Design, penthouse süiti ise Autoban tarafından tasarlandı. Özenle seçilmiş 160 odası bulunan ve her odası doğal ışıkla dolup taşan otelde, her odanın İzmir Körfezi’ni gören yerden tavana kadar pencereleri, geniş balkonları ve mini barı, 65” UHD TV ve karartma perdeleri gibi ayrıcalıklı konfor detayları bulunuyor. Hareket sensörlü gece aydınlatması, ısıtmalı mermer banyo zeminleri, lavabolar ve sensör tabanlı sistemler gibi teknolojik detaylar misafir deneyimini lükse taşıyor. Modern tasarım ve Ege esintisi Modern kıyı yaşamından ve Ege’nin zamansız ruhundan ilham alan Grand Hyatt İzmir İstinyePark, zarif mimari çizgileri, sıcak ve doğal malzemelerle birleştiriyor. Zengin ahşap, mermer dokuları ve yumuşak nötr tonlar, genelinde şık ve davetkar bir atmosfer yaratıyor. GEO ID Architects tarafından tasarlanan yeni otel girişi ve lobi, şehrin enerjisini yansıtan sofistike bir kaçış noktası sunuyor. Geniş cam cepheler, deniz manzarasına odaklanmayı kesintisiz hale getirirken, otel ayrıca Orjin Group’un özel koleksiyonundan 40’a yakın sanat eserine de ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 20 bin mertekare doğal taş kaplama, otele zamansız ve sofistike bir estetik kazandırıyor. Sakin, deniz manzaralı wellness alanları 1.360 metrekarelik SPA alanı ve açık havuz dahil olmak üzere geniş wellness olanaklarına sahip otelde misafirler, parlayan Ege kıyısına bakan huzurlu bir ortamda rahatlayabilir. Aromatik Hamam Terapi, Argan Terapi ve Dolunay Ritüeli gibi özenle seçilmiş imza uygulamalar ve kişiselleştirilmiş wellness deneyimleri, uluslararası tanınmış SPA markalarıyla sunuluyor. Panoramik manzaraya sahip fitness merkezi ise kişisel antrenman hizmetleri sağlıyor. Şık gastronomi deneyimleri Grand Hyatt İzmir İstinyePark’ta gastronomi deneyimi, misafirleri keşif yolculuğuna çıkarıyor. Bay Restaurant ana restoran olarak hizmet verirken, The Park Bar, öğleden sonra çayı veya imza kokteyller için ideal bir mekan sunuyor. Öne çıkan seçeneklerden bir diğeri de otelin yeni gün boyu açık alakart restoranı FARO7. Restoran, otel girişinin dışında, zemin katta yer alıyor ve “Follow the Light” mottosundan ilham alıyor. Modern mutfak ile şık bir ortamı birleştiren FARO7, imza kokteyller, geniş mahzeni, özel içki eşleşmeleri ve büyük avlu içindeki açık hava terasıyla İzmir’in merkezinde hareketli bir sosyal alan yaratıyor. Önümüzdeki aylarda açılacak Grand Club ile ise otel misafir deneyimini daha da lükse taşıyacak. Lounge seçkin misafirler için rahatlama, kişiselleştirilmiş hizmet ve özenle hazırlanmış gastronomik seçenekler sunacak. Özel toplantı ve etkinlik alanları İş ve sosyal etkinlikler için tasarlanan otel, 2 bin metrekarelik esnek toplantı ve etkinlik alanı sunuyor; ayrıca 500 metrekare kapalı bir fuaye alanı bulunuyor. Otel 10 toplantı odası, 629 metrekarelik balo salonu dahil, Ege kıyısı manzarası eşliğinde konferanslar, yönetici toplantıları, düğünler ve farklı organizasyonlara hizmet veriyor. Grand Ballroom, İstinye Ballroom ve iki orta boy toplantı odası gibi bazı alanlar doğrudan terasa erişim sağlıyor ve etkinliklerin açık havada sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesine olanak tanıyor. 11. kattaki özel bir etkinlik alanı ise kokteyl düzeninde 80 kişiye kadar misafir ağırlayabiliyor ve özel etkinlik konseptlerine uyarlanabilir samimi bir alan sunuyor.

Philips Sound 100. Yılını İkonik Tasarımlar ve Modern Ses Teknolojileriyle Taçlandırıyor Haber

Philips Sound 100. Yılını İkonik Tasarımlar ve Modern Ses Teknolojileriyle Taçlandırıyor

Philips Sound, 100 yıllık ses inovasyonu mirasını yeni ürün ailesiyle geleceğe taşıyor. Geçmişin ikonik tasarımlarını modernize eden Moving Sound serisinin dönüşünden, Retro Range serisinin genişlemesine; yapay zeka destekli Soundbar ailesinden, her türlü maceraya hazır TAR3500 acil durum radyosuna kadar geniş bir portföy ses tutkunlarıyla buluşuyor Philips Sound, 100 yıllık ses mirasını yeni ürün ailesiyle kutluyor. Markanın Century Campaign kapsamında duyurduğu yeni ürünler; evde, dışarıda, hareket halinde ve beklenmedik anlarda kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yanıt veren kapsamlı bir ses ekosistemi sunuyor. Retro ilhamlı ürünlerden taşınabilir hoparlörlere, yeni soundbar modellerinden çok amaçlı acil durum radyosuna kadar uzanan seri, Philips Sound’un tasarım, performans ve kullanım kolaylığı yaklaşımını daha geniş bir ürün dünyasında bir araya getiriyor. Retro Range: Geçmişin karakteri, bugünün performansı Philips Sound’un Retro Range ailesi, markanın tasarım hafızasını güncel performans beklentileriyle buluşturuyor. 1950’lerin ikonik Philips radyolarından ilham alan The Janet XL, daha büyük formu, 40W gücü, 20 radyo hafızası, 18 saate varan pil ömrü, Auracast destekli Bluetooth bağlantısı ve IPX5 dayanıklılığıyla hem ev içinde hem açık havada güçlü bir kullanım deneyimi sunuyor. V2500C ve V2500F olmak üzere iki farklı versiyonla gelen ürün, nostaljik görünümü güncel işlevsellikle bir araya getiriyor. Retro Range’in bir diğer dikkat çekici yeniliği ise The Stevie Pro. Markanın 2025’te tanıttığı The Stevie modelinin daha gelişmiş versiyonu olarak konumlanan ürün; yükseltilmiş hoparlör sistemi, geliştirilmiş alüminyum tabla ve tone arm yapısı, Bluetooth in/out ve Auracast bağlantı seçenekleriyle vinil deneyimini daha rafine hale getiriyor. Böylece Philips Sound, analog müzik keyfini modern yaşam alanlarına ve çoklu kullanım senaryolarına uygun biçimde yeniden tanımlıyor. Moving Sound geri dönüyor Philips Sound’un 1980’lerin cesur, renkli ve karakter sahibi tasarım anlayışını günümüze taşıyan Moving Sound serisi de markanın 100. yıl kutlamalarının önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. 2026’nın ikinci çeyreğinde tüketiciyle buluşacak seri; iki taşınabilir hoparlör ve iki kulaklık modelinden oluşuyor. Sarı ve siyah renk seçenekleriyle, neon pembe detaylar taşıyan bu seri; yalnızca ses performansına değil, stil ve kişiliğe de odaklanıyor. Seride yer alan MS80 The Tube ve MS60 The Roller, taşınabilir hoparlör kategorisinde güçlü ses, Bluetooth 6.0, USB audio playback, Auracast desteği, 24 saate varan pil ömrü, powerbank işlevi ve IP67 dayanıklılık gibi özelliklerle dikkat çekiyor. MS3 The Buds modeli ANC, Spatial Audio ve 42 saate varan kullanım süresiyle gerçek kablosuz deneyimini Moving Sound evrenine taşırken; MS1 The Ringo Duo ise hafif formu, kablolu ve kablosuz kullanım seçeneğiyle serinin nostaljik ruhunu günlük kullanıma uyarlıyor. Ev eğlencesinde yeni soundbar serisi Philips Sound, ev eğlencesi tarafında ise yeni B8301, B5601 ve B5201 soundbar modelleriyle farklı kullanıcı ihtiyaçlarına hitap eden üçlü bir seri sunuyor. Haziran ayında lanse edilecek bu modeller, güçlü teknik özellikleri ve premium Avrupa tasarımıyla ev sineması deneyimini daha erişilebilir ve daha kullanıcı dostu hale getirmeyi hedefliyor. Serinin üst modeli B8301, 3.1.2 kanal yapısı, Dolby Atmos ve DTS:X desteği, 190W RMS güç çıkışı ve kablosuz subwoofer’ı ile daha kapsayıcı bir surround deneyim sunuyor. B5601, daha kompakt alanlar için tasarlanmış 2.1 sistem yapısıyla güçlü bir performans sunarken; B5201 ise kompakt gövdesinde günlük TV izleme deneyimini belirgin biçimde iyileştiren pratik bir çözüm olarak öne çıkıyor. Üç modelde de bulunan AI destekli Intellisound Engine, içerik türüne göre ses profilini optimize ederken; EasyLink+ 3.0 ve Philips Entertainment App entegrasyonu kullanıcı deneyimini daha sezgisel hale getiriyor. Maceraya ve Acil Durumlara Hazır: TAR3500 Yeni ürün ailesinin en işlevsel üyelerinden biri olan Philips TAR3500, markanın ses teknolojilerini yalnızca eğlence ekseninde değil, hazırlık ve güven odağında da yeniden yorumladığını gösteriyor. Dijital AM/FM radyo, 60 saate varan pil ömrü, USB-A powerbank özelliği, güneş paneli ve hand-crank şarj seçenekleri, IP55 dayanıklılık, fener, okuma ışığı ve SOS sireni gibi özellikleriyle ürün; doğa tutkunlarından kampçılara, evde acil durum hazırlığı yapan kullanıcılardan mobil yaşam tarzını benimseyenlere kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. TAR3500 aynı zamanda Philips Sound’un kullanım kolaylığına verdiği önemi de yansıtıyor. Dijital tuning, 20 FM ve 20 AM hafıza seçeneği, kolay kontrol yapısı ve güçlü anteniyle ürün, bağlantının kesildiği anlarda dahi bilgiye erişimi sürdürmeyi amaçlıyor. Bu yönüyle TAR3500, hem açık hava kullanımı hem de ev tipi hazırlık setleri için güncel ve işlevsel bir çözüm olarak konumlanıyor. Sürdürülebilirlik ürünlerin ortak paydası Philips Sound’un yeni ürün gamında sürdürülebilirlik de önemli bir tasarım prensibi olarak öne çıkıyor. Değiştirilebilir piller, geri dönüştürülmüş plastik kullanımı, çıkarılabilir parça tasarımları ve FSC sertifikalı, plastik içermeyen ambalaj tercihleri; markanın çevresel sorumluluğu ürün geliştirme yaklaşımına entegre ettiğini gösteriyor. Böylece Philips Sound, 100 yıllık ses mirasını yalnızca yeni teknolojilerle değil, daha sorumlu tasarım tercihleriyle de geleceğe taşıyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Arçelik’ten Öğrencilere Yönelik Tasarım İş Birliği Haber

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Arçelik’ten Öğrencilere Yönelik Tasarım İş Birliği

İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü, üçüncü sınıf öğrencilerine yönelik ID 302 endüstriyel tasarım stüdyosu dersi kapsamında Arçelik ile bir eğitim iş birliğini hayata geçirdi. Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Soylu, Rana İmam Esirger, Umut Pulat ve Özgür Mutlu Öz yürütücülüğünde gerçekleştirilen stüdyo çalışması, öğrencilere küçük ev aletleri tasarımının kuramsal ve pratik temellerini deneyimleme olanağı sundu. Ders kapsamında ele alınan “Ev Temizliği” teması doğrultusunda öğrenciler, Arçelik markası için yeni nesil temizlik çözümleri geliştirdi. Tasarımlarda fiziksel ürünlerin yanı sıra akıllı dijital kullanıcı deneyimine de odaklanıldı. Proje süreci, Arçelik’in tasarım ve mühendislik ekiplerinde görev yapan uzmanların mentorluğuyla yürütüldü. Sektör profesyonelleri dönem boyunca öğrencilere endüstriyel standartlar, sürdürülebilirlik ve pazar beklentileri konularında bütüncül bir bakış açısı kazandırdı. Malzeme seçiminden ileri üretim tekniklerine, kullanıcı deneyiminden çevresel sürdürülebilirlik ilkelerine kadar endüstriyel tasarımın tüm bileşenlerini kapsayan çalışmalar santralistanbul Kampüsü’nde düzenlenen sergide ziyaretçilerle buluştu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Soylu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Lisans eğitiminde kurduğumuz sektörel iş birlikleri, öğrencilerimizin iş dünyasının beklentilerini ve güncel pratikleri erkenden öğrenmesini sağlıyor. Öğrencilerimiz, üniversite-sanayi iş birlikleri sayesinde portfolyolarını güçlendirme; networking, zaman yönetimi ve takım çalışması yetkinliklerini geliştirme imkânı buluyor. 2025-2026 Güz döneminde Arçelik ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin, öğrencilerimizin üniversiteden iş hayatına daha donanımlı ve özgüvenli bir şekilde geçiş yapmalarına katkı sağladığına inanıyoruz.” Arçelik Beyaz Eşya Tasarımı Direktörü Özgür Mutlu Öz ise şunları dile getirdi: “Arçelik Tasarım Ekibi olarak bu iş birliğinden büyük heyecan duyduk. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen tasarım eğitimi kapsamında, genç meslektaşlarımızın gelişimine katkı sağlarken onların farklı bakış açılarını birlikte tartışma ve değerlendirme fırsatı bulduk. Öğrencilerimizi, profesyonel hayatta karşılaşacakları tasarım problemleriyle tanıştırma imkânı yakaladık. Hem süreç hem de ortaya çıkan çalışmalar açısından oldukça verimli bir dönem geçirdiğimize inanıyoruz.”

Galaxy S26 Ultra ve iPhone 17 Pro Max'in karşılaştırılması Haber

Galaxy S26 Ultra ve iPhone 17 Pro Max'in karşılaştırılması

Samsung, 25 Şubat 2026'daki Unpacked etkinliğinde Galaxy S26 Ultra'yı resmen tanıttı ve şirketin en yeni üst düzey cihazının lansmanını gerçekleştirdi. Bu amiral gemisi model, kullanıcı deneyimini geliştirmeyi amaçlayan birçok önemli yükseltme içeriyor. S26 Ultra, selefiyle birçok benzerliği korusa da, asıl soru Apple'ın en üst düzey ürünü olan iPhone 17 Pro Max ile rekabet edebilecek mi? Ekran ve tasarım Galaxy S26 Ultra, 3120 x 1440 piksel çözünürlüğe ve 120 Hz dinamik yenileme hızına sahip 6,9 inç AMOLED ekrana sahip. Cihaz, selefine benzer şekilde, yansımaları ve parlamayı azaltan Corning Gorilla Armor 2 ile korunmaktadır. Bu yılki S26 Ultra'nın en dikkat çekici özelliği, yepyeni Gizlilik Ekranı. Samsung bu özelliği piksel düzeyinde geliştirdi; geniş açılı aydınlatılmış pikseller, dar açılı aydınlatılmış piksellerle dönüşümlü olarak kullanılıyor. Etkinleştirildiğinde, dar pikseller 90 derecelik bir açıyla aydınlanarak yakındaki kişilerin içeriğe göz atma olasılığını en aza indiriyor. Kullanıcılar, özelliğin otomatik olarak etkinleştirilmesi için belirli uygulamaları veya zaman dilimlerini seçebilirler; iki mod mevcuttur: Kısmi Ekran Gizliliği ve Maksimum Gizlilik Koruması. Maksimum modda, gizliliği artırmak için parlaklık daha da azaltılır. Bu arada, iPhone 17 Pro Max de 6,9 ​​inçlik bir OLED ekrana sahip, ancak çözünürlüğü yalnızca 2.868 x 1.320 piksel ve 120 Hz uyarlanabilir yenileme hızıyla daha düşük bir performans sunuyor. Apple, yansımaları azaltan Ceramic Shield 2 teknolojisini ekranlarına entegre etmiş olsa da, parlamayı önleme ve ekran güvenliği açısından Samsung'un çözümü hala daha üstün kabul ediliyor. Tasarım açısından Galaxy S26 Ultra, 7,9 mm kalınlığında ve 214 gram ağırlığında olup, 8,5 mm kalınlığında ve 233 gram ağırlığındaki iPhone 17 Pro Max'ten daha hafif ve şıktır. Elde tutulduğunda ise iPhone daha sağlam ve güvenli bir his veriyor. Her iki ürün de IP68 toz ve su geçirmezlik özelliğine sahiptir. Performans ve Yapay Zeka Gizlilik Ekranı etkinleştirildiğinde, Galaxy S26 Ultra'nın ekranı her açıdan bakıldığında neredeyse tamamen siyah olur. (Resim: CNET) Samsung Galaxy S26 Ultra, Qualcomm Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemci, 16 GB'a kadar RAM ve 1 TB'a kadar dahili depolama ile donatılmıştır. Özellikle, Samsung, zorlu görevleri yerine getirirken performansı artırmak için buhar odası soğutma sistemini yeniden tasarlamıştır; bu özellik genellikle oyun cihazlarında bulunur. Bu arada, Apple'ın iPhone 17 Pro Max modeli, geçen yılın A18 Pro çipinden daha hızlı olan en yeni A19 Pro çipini kullanıyor. Bu çip, yapay zeka işlem yeteneklerini optimize eden yeni nöral hızlandırıcıları entegre ediyor. iPhone 17 Pro Max, 256 GB'tan 2 TB'a kadar çeşitli depolama seçenekleriyle geliyor ve bu da şu anda akıllı telefonlarda bulunan en yüksek depolama kapasitesi anlamına geliyor. Samsung ayrıca Bixby sanal asistanını da geliştirerek daha konuşkan ve bağlamsal olarak daha duyarlı hale getirdi. Bixby, Google'ın Gemini'si ile birlikte çalışarak Uber çağırmak gibi görevleri yerine getirebiliyor, ancak henüz otomatik ödeme yapamıyor. Apple bu yıl Siri'nin daha akıllı bir versiyonunu da hazırlıyor, ancak A19 Pro çipi, optimize edilmiş donanım-yazılım mimarisi sayesinde yapay zeka işlem verimliliğinde şimdiden bir avantaj gösterdi. Pil açısından bakıldığında, Galaxy S26 Ultra 60W hızlı şarj özelliğine sahip 5.000 mAh'lik bir pile sahipken, iPhone 17 Pro Max 5.088 mAh'lik bir pile sahip ve 40W'lık bir şarj cihazıyla %0'dan %69'a kadar şarj olabiliyor. CNET tarafından 2025 yılında piyasaya sürülecek 35 telefon modeli üzerinde yapılan son pil testlerinde, iPhone 17 Pro Max pil ömründe liderliği ele geçirdi; bu da pil ömrüne önem veren kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlıyor. Kamera Samsung, kullanıcılar Siri güncellemesini beklemeye devam ederken Bixby'yi güncelledi. (Resim: CNET) Galaxy S26 Ultra, önceki modelle aynı dörtlü kamera kurulumunu koruyor ancak diyafram açıklığı iyileştirilmiş durumda. Özellikle, f/1.4 diyafram açıklığına sahip (f/1.7'den genişletilmiş) 200MP ana kamera, f/2.9 diyafram açıklığına sahip 50MP 5x telefoto kamera, f/2.4 diyafram açıklığına sahip 10MP 3x telefoto kamera ve f/1.9 diyafram açıklığına sahip 50MP ultra geniş açılı kamera bulunuyor. Ön kamera ise 85 derecelik geniş açılı görüşe sahip 12MP'lik bir kamera. Bu arada, iPhone 17 Pro Max, standart, ultra geniş ve 4x telefoto lens içeren üçlü 48MP kamera sistemiyle donatılmış olup, 8x zoom'da video kaydı için görüntü sabitleme özelliğine sahiptir. En dikkat çekici özellik ise, telefonu döndürmeye gerek kalmadan otomatik olarak dikey ve yatay modlar arasında geçiş yapan ve daha esnek ve yaratıcı bir deneyim sunan, Dinamik Ada'nın yanına yerleştirilmiş yeni tasarlanmış ön kameradır. Samsung ayrıca selfie görüntü kalitesini iyileştirmek için "AI ISP" teknolojisini de tanıttı, ancak Apple'ın görüntü işleme ve optimizasyon yeteneklerini aşmak önemli bir zorluk olacak. Galaxy S26 Ultra için 36,99 milyon VND ve iPhone 17 Pro Max için 37,59 milyon VND'lik başlangıç ​​fiyatlarıyla, her iki ürün de önemli yatırımları temsil ediyor. Samsung, öncü ekran teknolojisi, benzersiz ekran güvenlik özellikleri ve çeşitli odak uzaklığına sahip kamera sistemiyle öne çıkıyor. Öte yandan Apple, optimize edilmiş performans, mükemmel pil ömrü ve çığır açan ön kamera deneyimiyle puan topluyor. Bu iki dev arasındaki rekabet sadece teknik özelliklerin karşılaştırılmasıyla sınırlı değil, aynı zamanda ekosistemlerindeki ve ürün geliştirme felsefelerindeki farklılıkları da yansıtıyor. Nihai seçim, kullanıcıların Android'in esnekliğine ve özelleştirilebilirliğine mi yoksa iOS'un senkronizasyonuna ve derin optimizasyonuna mı öncelik vereceğine bağlı olacaktır. Kaynak: CNET

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.