Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HÜDA PAR'dan Üç Başlıkta Hükümete Çağrı: Şırnak-Van Yolu, Urfa'da Elektrik Kesintileri ve Muş Talebi Haber

HÜDA PAR'dan Üç Başlıkta Hükümete Çağrı: Şırnak-Van Yolu, Urfa'da Elektrik Kesintileri ve Muş Talebi

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Şahzade Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında bölgesel sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demir, ulaşım, tarım ve afet yönetimi alanlarında yaşanan sorunların çözümü için hükümete çağrı yaptı. "Şırnak-Van yolu 13 yıldır tamamlanmayı bekliyor" Şahzade Demir, yapımına 2013 yılında başlanan Şırnak-Van kara yolu projesinin aradan geçen uzun zamana rağmen tamamlanamadığını söyledi. Projenin bütçe sıkıntıları ve yüklenici firmaların yaşadığı sorunlar nedeniyle ilerlemediğini savunan Demir, mevcut yol şartlarının vatandaşların güvenliğini tehdit ettiğini ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na çağrıda bulunan Demir, projenin öncelikli yatırım programına alınmasını, gerekli kaynakların aktarılmasını ve yüklenici firmaların daha sıkı denetlenmesini istedi. Yolun tamamlanmasıyla bölgedeki ulaşımın önemli ölçüde kolaylaşacağını belirten Demir, ulaşım süresinin iki saatin altına düşeceğini ve bunun Şırnak başta olmak üzere bölge ekonomisine olumlu katkı sağlayacağını dile getirdi. Urfa'da sulama elektriği kesintilerine tepki HÜDA PAR'lı Demir, Urfa'da tarımsal sulama döneminde yaşanan elektrik kesintilerinin çiftçileri zor durumda bıraktığını söyledi. Bazı sulama birliklerinin borçları gerekçe gösterilerek uygulanan hat bazlı kesintilerin, borcunu düzenli ödeyen üreticileri de etkilediğini ifade eden Demir, uygulamanın tarımsal üretime zarar verdiğini belirtti. Özellikle ürünlerin yoğun suya ihtiyaç duyduğu dönemde yapılan kesintilerin çiftçilerin emeğini riske attığını kaydeden Demir, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ortak bir çözüm mekanizması oluşturması gerektiğini söyledi. Demir, elektrik dağıtım sisteminde düzenleme yapılmasını ve mağduriyet yaşayan çiftçilerin korunmasını talep etti. "Muş riskli iller kapsamına alınmalı" Şahzade Demir'in gündeme getirdiği bir diğer konu ise Muş'taki boğulma vakaları oldu. Yaz aylarında Murat Nehri, barajlar, göletler ve sulama kanallarında yaşanan can kayıplarına dikkat çeken Demir, kentte yeterli arama-kurtarma kapasitesinin bulunmadığını savundu. Olası olaylarda ekiplerin çevre illerden gelmesinin zaman kaybına yol açtığını belirten Demir, Muş'un "Riskli İller" kategorisine alınması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda AFAD ve ilgili kurumların bölgede daha fazla ekipman, personel ve eğitim imkânına sahip olabileceğini belirten Demir, Muş Valiliği ile ilgili kurumların gerekli çalışmaları başlatması çağrısında bulundu. Bölgesel sorunlara çözüm çağrısı HÜDA PAR Milletvekili Şahzade Demir, yaptığı açıklamalarla ulaşım altyapısından tarımsal üretime, afet yönetiminden bölgesel yatırımlara kadar farklı alanlarda yaşanan sorunların çözümü için adım atılması gerektiğini vurguladı. Demir, vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen bu başlıklarda hızlı ve kalıcı çözümler üretilmesinin önemine dikkat çekti.

Mahmut Arıkan: “20 yıllık kanun uygulanmıyor, çiftçiye destek sadece yüzde 0,25” Haber

Mahmut Arıkan: “20 yıllık kanun uygulanmıyor, çiftçiye destek sadece yüzde 0,25”

Çiftçilerin yeni hasat dönemine büyük bir karamsarlıkla girdiğini vurgulayan Mahmut Arıkan, açıklamasına şu sözlerle başladı: "Gönül isterdi ki bu ziyaretimizde çiftçimizin güler yüzünü görelim. Gönül isterdi ki biçerdövere binerken çiftçimizin umutla bindiği günleri görmek isterdik ama maalesef umutla tarlaların biçildiği bir döneme değil, umutsuzlukla geleceğe dair ümitsiz cümlelerin kurulduğu bir güne denk geldik." “AVUSTRALYA'DAKİ ÇİFTÇİ EL ÜSTÜNDE, KONYALI ÇİFTÇİ KARAMSAR” Sorunları gündeme getirmek ve icra makamındakilere Sarayönü ile diğer ilçelerdeki çiftçilerin taleplerini iletmek için sahada olduklarını belirten Saadet Partisi Genel Başkanı, küresel bir kıyaslama yaptı. Dünyanın neresine gidilirse gidilsin tarımla uğraşanların beklentilerinin benzer olduğunu ifade eden Arıkan, şu değerlendirmede bulundu: "Buradan binlerce, on binlerce kilometre ötedeki Avustralya'ya da gitsek, Konya'da eli nasırlı çiftçi kardeşimizle de buluşsak akşam başını yastığa koyarken mazotu düşünüyor, gübreyi düşünüyor, ürün fiyatını düşünüyor. Ama sabah uyandığında Avustralya'daki çiftçimiz Avustralyalı yöneticiler tarafından el üzerinde tutulduğunu, sorunlarının giderilmesiyle alakalı devletinin yanında olduğunu görüyor ama Konya’mıza geldiğimizde sabah çiftçimizin daha bir karamsar güne başladığını üzülerek görüyoruz." “MALİYET 19-20 LİRA, SATIŞ 16 LİRA” Açıklanan buğday alım fiyatlarının üreticinin maliyetini karşılamadığını, bizzat tarladaki üreticiyle yaptığı diyalog üzerinden aktaran Saadet Partisi Genel Başkanı, durumu şu sözlerle özetledi: "Geçtiğimiz günlerde buğday alım fiyatları açıklandı. Hep beraber takip ettik, 16,5 lira açıklandı. Biraz önce biçer kullanırken arkadaşımıza sordum, 'Ne kadar, yaklaşık maliyetiniz ne kadar?' dediğimde, ‘Başkanım' dedi, 19 lira, 20 lira aşağısına mal etmemiz mümkün değil’ dedi. Peki 16,5 liraya bu fiyat açıklandı. Toprak Mahsulleri Ofisi kaç liradan alıyor diye sorduğumuzda, '14 liraya, 14,5 liraya satabilirsek bizden mutlusu yok' dedi. 19 liraya mal ediliyor, 20 liraya mal ediliyor; 16,5 liraya satıldığı günlere maalesef bugünlerde şahitlik ediyoruz." “GİRDİ MALİYETLERİ İLE ÜRÜN FİYATI ARASINDAKİ UÇURUM BÜYÜYOR” Son bir yıl içerisindeki maliyet artışlarına dikkat çeken Arıkan, enflasyonun çiftçi üzerindeki yükünü rakamlarla ortaya koydu: “Değerli arkadaşlar, son 1 yıl içerisinde gübre fiyatlarındaki artışa baktığımızda %64'lük bir artış görüyoruz. Keza mazot fiyatlarına baktığımızda %41'lik bir artış görüyoruz ama ürün fiyatında sadece %22'lik bir artış var. Bu %22'lik artışın da tam manasıyla uygulanmadığına, ürün üreticisine tam manasıyla rakamların verilmediğine şahitlik ediyoruz.” “20 YILLIK KANUN UYGULANMIYOR, DESTEK SADECE YÜZDE 0,25” Yaşanan krizin anlık değil, uzun yıllardır süren tarım politikalarının bir neticesi olduğunu savunan Arıkan, 2006 yılında çıkarılan tarım destekleme yasasını hatırlatarak iktidarı eleştirdi: “2006 yılı içerisinde bugünkü hükümet bir yasa çıkartmıştı. Tarımla uğraşan, çiftçilikle uğraşan insanlara destek, %1'lik gayrisafi milli hasıladan %1'den az olmamak üzere bir destek açıklaması yapmıştı. Aradan 20 yıl geçmesine rağmen 2007'de %1 olması gereken destek %0,6 (binde 6) olarak gerçekleşmiş; 2026, içinde bulunduğumuz yıl içerisinde de sadece %0,25 olarak gerçekleşmiş.” "KONYA’DA ON BİNLERCE DÖNÜM ARAZİ SATIŞA ÇIKTI" Açıklamasını, sistemin sürdürülemez olduğuna vurgu yaparak tamamlayan Arıkan, tarımdan kaçışın tehlikeli boyutlara ulaştığını belirterek, “Bu şekilde bu sistemin, bu çiftçinin ayakta kalması mümkün değil. İşte buradayız, Sarayönü'nde on binlerce dönüm arazinin satışa çıktığını görüyoruz. İkinci neslin, evlatların bu” diyerek tarımda yaşanan nesil kopuşuna ve artan arazi satışlarına dikkat çekti.

Türkiye'de Sıcak Hava Dalgaları Son 75 Yılın Zirvesine Ulaştı Haber

Türkiye'de Sıcak Hava Dalgaları Son 75 Yılın Zirvesine Ulaştı

Türkiye'de iklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl daha belirgin hale gelirken, yeni bir bilimsel çalışma aşırı sıcaklarla ilgili dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü tarafından gerçekleştirilen araştırmada, Türkiye'deki sıcak hava dalgalarının geçmişten günümüze değişimi incelendi. Prof. Dr. Barış Önol ve meteoroloji mühendisi Tolga Karakaya tarafından hazırlanan çalışma, Avrupa Yerbilimleri Birliği (EGU) Konferansı'nda bilim dünyasıyla paylaşıldı. Araştırmada, 1950-2025 yılları arasındaki döneme ait günlük maksimum sıcaklık verileri kullanılarak "Sıcak Hava Dalgası Büyüklük İndeksi (HWMId)" yöntemiyle analiz yapıldı. Türkiye'de yaz sıcaklıkları 2000'lerden sonra hızla arttı Araştırma sonuçları, Türkiye'de özellikle son 25 yılda yaz sıcaklıklarında belirgin bir yükseliş yaşandığını gösterdi. Çalışmaya göre 1970-1990 döneminde Türkiye genelinde yaz mevsimi ortalama sıcaklıkları 22-23 derece seviyelerinde bulunurken, 2000'li yıllardan itibaren bu değerlerde ciddi artış görüldü. Isınma eğiliminin hızlanmasıyla birlikte yaz ortalama sıcaklıklarının 24-25 derece seviyelerine yükseldiği belirtildi. 2024 yılı ise dikkat çekici bir rekorla öne çıktı. Araştırma verilerine göre 2024 yazında Türkiye genelindeki ortalama sıcaklık 26,1 dereceye ulaşarak ölçüm dönemlerinin en yüksek seviyesine çıktı. Sıcak hava dalgalarının şiddeti üç kat arttı İTÜ araştırması, yalnızca ortalama sıcaklıkların değil, aşırı sıcak olaylarının gücünün de arttığını ortaya koydu. Bilim insanları, 1980-2009 dönemini referans alarak yaptıkları değerlendirmede, 2010 sonrası yıllarda sıcak hava dalgalarının yıllık toplam şiddetinin yaklaşık üç kat yükseldiğini belirledi. Bu artışın, Türkiye'deki iklim koşullarında önemli bir değişime işaret ettiği vurgulandı. Araştırmacılar, sıcak hava dalgalarının artık daha uzun süre etkili olduğunu, daha yüksek sıcaklık değerlerine ulaştığını ve geçmiş dönemlere göre daha güçlü hissedildiğini ifade etti. 2023 ve 2025 en kritik yıllar oldu Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise 2023 ve 2025 yazlarına ilişkin veriler oldu. Çalışmaya göre 2023 yazında yaşanan sıcak hava dalgalarının büyüklüğü, referans döneme göre yedi katın üzerinde gerçekleşti. 2025 yılında ise bu oran yaklaşık 11 kata kadar çıktı. Bu veriler, 2023 ve 2025 yazlarını son 75 yılın en şiddetli sıcak hava dalgalarının yaşandığı dönemler haline getirdi. Araştırmacılar, en sıcak yaz mevsimlerinin her zaman en güçlü sıcak hava dalgalarıyla aynı döneme denk gelmediğine dikkat çekti. Sıcak hava dalgalarının oluşumunda; Atmosferik blokajlar, Sıcak hava taşınımları, Deniz yüzeyi sıcaklıkları, Kuraklık koşulları, Toprak nemindeki değişimler gibi birçok faktörün birlikte etkili olduğu belirtildi. Türkiye'yi daha uzun sıcak dönemler bekliyor Araştırmada, gelecekte sıcak hava dalgalarının daha uzun süreli ve daha sık görülebileceği uyarısı yapıldı. Bilim insanlarının iklim projeksiyonlarına göre, 1976-2005 döneminde Türkiye'nin önemli kentlerinde yılda ortalama 3 ila 5 gün arasında görülen sıcak hava dalgalarının, önümüzdeki yıllarda ciddi şekilde artması bekleniyor. Kötümser iklim senaryosuna göre 2021-2050 döneminde sıcak hava dalgası görülen gün sayısının; İstanbul'da yaklaşık 16 gün, Ankara'da yaklaşık 16 gün, Konya'da yaklaşık 16 gün, Antalya'da yaklaşık 18 gün, İzmir'de yaklaşık 23 gün seviyelerine çıkabileceği tahmin ediliyor. 2050 sonrası sıcak hava dalgaları iki aya yaklaşabilir Araştırmanın daha ileri dönem projeksiyonları ise sıcaklık artışının devam etmesi halinde riskin daha da büyüyeceğini ortaya koydu. 2051-2080 döneminde sıcak hava dalgası yaşanan gün sayısının; İstanbul ve Ankara'da yaklaşık 38 gün, Antalya ve Konya'da yaklaşık 40 gün, İzmir'de yaklaşık 53 gün seviyelerine ulaşabileceği öngörülüyor. Bu tablo, özellikle büyük şehirlerde sağlık, enerji tüketimi, tarım ve su kaynakları açısından yeni risklerin oluşabileceğine işaret ediyor. Uzmanlardan iklim uyumu çağrısı Araştırmacılar, artan sıcak hava dalgalarının yalnızca meteorolojik bir olay olmadığını, aynı zamanda toplum sağlığı ve şehir planlaması açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu belirtti. Aşırı sıcakların daha doğru tahmin edilmesi, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve şehirlerin iklim değişikliğine uyumlu hale getirilmesi gerektiği vurgulandı. Bilim insanları, Türkiye'nin özellikle sıcak hava dalgalarına karşı hazırlık kapasitesini artırması gerektiğini ifade ederken, iklim değişikliğinin etkilerinin önümüzdeki yıllarda daha belirgin hissedileceği uyarısında bulundu.

Noul Tayfunu Çin'in Güneyini Vurdu: 20.000'den Fazla Kişi Tahliye Edildi, Ulaşım Durma Noktasına Geldi Haber

Noul Tayfunu Çin'in Güneyini Vurdu: 20.000'den Fazla Kişi Tahliye Edildi, Ulaşım Durma Noktasına Geldi

Çin'in güney kıyıları, Noul Tayfunu'nun etkisiyle alarm durumuna geçti. Çin Ulusal Meteoroloji Merkezi (NMC), fırtına nedeniyle turuncu seviyedeki uyarısını sürdürürken, Guangdong ve Fujian eyaletlerinde şiddetli yağış, kuvvetli rüzgar ve gök gürültülü fırtınaların etkili olması bekleniyor. Yetkililer, olası can ve mal kayıplarını önlemek amacıyla geniş kapsamlı önlemleri devreye aldı. Noul Tayfunu'nun Güney Çin Denizi'nin kuzeydoğusunda batı-kuzeybatı yönünde ilerlediği belirtilirken, fırtınanın kıyı bölgelerinde yaşamı olumsuz etkilemesi bekleniyor. Meteoroloji uzmanları, özellikle alçak kesimlerde su baskınları, heyelan ve ulaşımda ciddi aksaklıklar yaşanabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Guangdong'da 20 Binden Fazla Kişi Tahliye Edildi Tayfunun yaklaşmasıyla birlikte Guangdong eyaletinde afet yönetim planları hızla uygulamaya konuldu. Yerel yönetimler, yüksek risk taşıyan bölgelerde yaşayan 20 binden fazla kişiyi güvenli alanlara tahliye etti. Denizde bulunan tüm balıkçı tekneleri ve ticari gemilere limanlara dönmeleri talimatı verilirken, kıyı kesimlerinde faaliyet gösteren işletmeler de tedbir amaçlı çalışmalarını durdurdu. Yetkililer, vatandaşlardan zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını ve resmi uyarıları yakından takip etmelerini istedi. Tren Seferleri Askıya Alındı Noul Tayfunu yalnızca günlük yaşamı değil, ulaşım ağını da ciddi şekilde etkiliyor. Guangdong eyaletindeki demiryolu yetkilileri, 25 Temmuz sabahından itibaren birçok tren seferinin geçici olarak iptal edildiğini, 26 Temmuz'da ise demiryolu ulaşımının tamamen durdurulacağını açıkladı. Yetkililer, olumsuz hava koşullarının raylı sistem altyapısında oluşturabileceği riskleri en aza indirmek amacıyla bu kararın alındığını belirtti. Yolculuk planı bulunan vatandaşların güncel sefer bilgilerini takip etmeleri tavsiye edildi. Chaozhou'da Okullar ve Toplu Etkinlikler Durduruldu Guangdong eyaletine bağlı Chaozhou kentinde de tayfun öncesi olağanüstü tedbirler yürürlüğe girdi. Kent genelindeki tüm okullarda eğitim faaliyetleri geçici olarak durdurulurken, kamuya açık grup etkinlikleri de iptal edildi. Yerel yönetimler, öğrencilerin ve vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla kamu kurumlarıyla koordineli şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Acil durum ekipleri ise olası sel, su baskını ve altyapı hasarlarına karşı hazır bekletiliyor. Pekin'den Acil Müdahale Ekibi Gönderildi Çin Acil Durum Yönetimi Bakanlığı, afetle mücadele çalışmalarını yerinde koordine etmek amacıyla Guangdong eyaletine özel bir çalışma grubu gönderdi. Merkezi yönetim, yerel yönetimlerle koordinasyon halinde tahliye süreçlerini, acil yardım faaliyetlerini ve afet risk yönetimini yakından takip ediyor. Ekiplerin, özellikle sel riski bulunan bölgelerde önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanmasını sağlaması hedefleniyor. Tarım ve Balıkçılık Sektörüne Kritik Uyarılar Tarım ve Kırsal İşler Bakanlığı da yaklaşan tayfun nedeniyle çiftçilere ve su ürünleri yetiştiricilerine yönelik önemli uyarılarda bulundu. Bakanlık, ekonomik kayıpların azaltılması amacıyla denizdeki yetiştiricilik kafeslerinin güçlendirilmesini, tarım ürünlerinin ise mümkün olan alanlarda erken hasat edilmesini istedi. Özellikle kıyı bölgelerinde faaliyet gösteren balıkçılık işletmelerinin tüm güvenlik tedbirlerini eksiksiz uygulamaları gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, şiddetli yağışların tarım arazilerinde su baskınlarına neden olabileceğini, bunun da ürün kayıplarını artırabileceğini belirtiyor. Hong Kong da Alarm Durumunda Noul Tayfunu'nun etkisinin Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde de hissedilmesi bekleniyor. Bölgedeki meteoroloji yetkilileri, tayfunun 26 Temmuz sabahı karaya ulaşabileceğini ve beraberinde çok şiddetli yağış ile kuvvetli rüzgarlar getireceğini açıkladı. Hong Kong yönetimi, acil durum ekiplerini 24 saat esasına göre görev başında tutarken, vatandaşlara resmi uyarıları takip etmeleri ve güvenlik tedbirlerine uymaları çağrısında bulundu. Yetkililerden Vatandaşlara Uyarı Çin genelinde ilgili kurumlar, tayfunun oluşturabileceği sel, heyelan, kuvvetli rüzgar ve kıyı taşkınlarına karşı hazırlıklarını sürdürüyor. Uzmanlar, vatandaşların gereksiz seyahatlerden kaçınmalarını, acil durum çantalarını hazır bulundurmalarını ve yalnızca resmi kurumlardan yapılan açıklamaları dikkate almalarını öneriyor. Noul Tayfunu'nun önümüzdeki saatlerde Çin'in güney kıyılarındaki etkisini artırması beklenirken, meteoroloji ekipleri hava koşullarını anbean takip ederek yeni gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmayı sürdürüyor.

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi Haber

Çin, ABD'ye Tayvan ve İran'la ilgili mesajlar verdi

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, 13-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen ziyarette tartışılan konulara dair basına yazılı değerlendirmede bulundu. ABD Başkanı Trump'ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 9 saate yakın birlikte vakit geçirdiğini ifade eden Vang, liderlerin iki ülke ilişkilerinin yanında dünya barışı ve kalkınmasını ilgilendiren konularda da uzun tartışmalar yaptıklarını belirtti. Vang, Çin'in egemenlik ihtilafı içinde olduğu Tayvan ile yeniden birleşmesinin Çin ulusunun ortak özlemi, Çin Komünist Partisinin (ÇKP) tarihi misyonu ve İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzenin önemli bir parçası olduğuna işaret ederek şunları kaydetti: "(Tayvan sorunu) Eğer uygun şekilde ele alınırsa ABD-Çin ilişkileri istikrarlı olacak ve taraflar karşılıklı işbirliğini ilerletmeye daha fazla enerji ayırabilecektir. Aksi halde, iki ülke arasında gerginlikler ve hatta çatışmalar yaşanabilir, ilişkilerin geneli tehlikeye girebilir." Çinli Bakan, ABD'nin "tek Çin" ilkesine ve iki ülke arasında siyasi ilişkilerin temelini oluşturan Üç Ortak Bildiri'deki Tayvan konusundaki taahhütlerine uyacağını umduklarını vurguladı. İran ile kalıcı ve kapsamlı ateşkes çağrısı Ziyarette Devlet Başkanı Şi'nin, Ortadoğu'daki savaş konusunda Çin'in pozisyonunu dile getirdiğini, burada güç kullanımın sorunları çözmeyeceğini ve diyaloğun tek doğru tercih olduğunu vurguladığını aktaran Vang, müzakerelerden hemen sonuç alınamasa da diyalog yolu hazır açılmışken yeniden kapanmaması gerektiğini söylediğini belirtti. Vang, Çin'in ABD'yi İran ile nükleer sorunu dahil farklılıklarını ve anlaşmazlıklarını müzakerelerle çözmeyi sürdürmeyi teşvik ettiğini, ateşkesin sürdürülerek Hürmüz Boğazı'nın en kısa zamanda yeniden açılması çağrısı yaptığını, burada yaşanan açmazın temel çözümünün kalıcı ve kapsamlı ateşkesin sağlanması olduğunu dile getirdiğini kaydetti. Çin ve ABD liderlerinin, temaslarının ardından iki ülke arasında "yapıcı stratejik istikrar ilişkisi" olarak tanımladıkları bir vizyon oluşturma konusunda siyasi mutabakata vardıklarını aktaran Vang, tarafların, dış politika, askeri ilişkiler, ekonomi, ticaret, halk sağlığı, tarım, turizm, halklar arası bağlar, kanun koruma dahil tüm alanlarda ve her seviyede temasların artırılmasında anlaştıklarını belirtti. İki ülke ilişkilerinde stratejik istikrarın tesisine odaklanan bu yeni vizyonun, büyük güç ilişkilerinde yeni bir paradigma ihtiyacına yanıt verdiğine işaret eden Vang, Çin'in, bundan, işbirliğinin temel dayanak olduğu, rekabetin uygun sınırlar içinde sürdürüldüğü ve savaş ve çatışma yerine barış odaklanan bir istikrar ilişkisini anladığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımsal desteği bu yıl 939 milyar TL'ye çıkardık Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımsal desteği bu yıl 939 milyar TL'ye çıkardık

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı kapsamında Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin tarım ve gıda arz güvenliği konusunda güçlü bir konumda olduğunu söyledi. Geçtiğimiz yıl tarım sektörüne doğrudan destek, kredi, yatırım ödeneği ve ihracat teşvikleri dahil toplam 706 milyar lira destek sağlandığını belirten Erdoğan, bu rakamın bu yıl için 939 milyar liraya çıkarıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ölçekte yaşanan salgınlar, savaşlar ve iklim krizinin gıda güvenliğinin önemini artırdığına dikkat çekerek, Türkiye’nin bu süreçte gerekli tedbirleri önceden aldığını ifade etti. Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorun olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarımsal üretimde dünyadaki konumuna ilişkin verilerini de paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyve üretiminde ise dördüncü sırada bulunulduğunu söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “‘Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek’ ve ‘Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek’ projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği, bir yıllık bakım ve… pic.twitter.com/vipjkQUajw — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 12, 2026 21 bitkisel üründe Türkiye’nin dünyada ilk üçte yer aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayvancılık desteklerine de değinerek, “Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek” ve “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projelerinin yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Büyükbaş hayvancılık desteklerinin sonuç vermeye başladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küçükbaş destek programı kapsamında ilk hayvan teslimatlarının gelecek ay yapılacağını açıkladı. Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı kapsamında ayrılan 10 milyar liralık bütçenin önemli bölümünün gençler, kadınlar ve aile işletmelerine tahsis edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde yüzde 50 ila 70 arasında hibe desteği sağlanacağını söyledi. Başvuruların 12 Haziran’a kadar devam edeceğini duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Dünya Bankası desteğiyle yürütülecek “Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah için Dönüşüm Projesi”nin bu yıl hayata geçirileceğini açıklayarak, proje kapsamında yatırımcılara 10 milyon dolara kadar finansman sağlanacağını, toplam 5,3 milyar dolarlık destek paketinin ilk etapta 750 milyon dolarlık bölümünün 2026’da kullanıma sunulacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje sayesinde 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar oluşturulacağını ve yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlanacağını sözlerine ekledi.

Bursa Büyükşehir' arıcılık desteklerini sürdürüyor Haber

Bursa Büyükşehir' arıcılık desteklerini sürdürüyor

Tarım ve hayvancılık konularında üreticilere birçok destekte bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla ‘Arı Sağlığı ve Arı Ürünleri’ paneli düzenledi. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen panele, bürokratlar, birlik temsilcileri, akademisyenler ve çiftçiler büyük ilgi gösterdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen programa katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, arıcılığın doğanın dengesini koruyan, tarımsal verimliliği destekleyen, kırsal kalkınmaya güç veren çok önemli ekonomik alan olduğunu söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal üretimin güçlenmesini büyük önem verdiğini anlatan Saldız, tarımı, üreticiyi ve yerel ekonomiyi desteklemeye devam edeceklerini ifade etti. Geliştirdikleri projelerle Bursa’da arıcılığı tekrar canlandırdıklarını anlatan Saldız, bugüne kadar yüzlerce üreticiye binlerce kovan teslim ettiklerini, önümüzdeki süreçte de teslim edeceklerini belirtti. Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Umut Buğra Kavas da arıcılık mesleğinin önemine dikkat çekerek düzenlenen programın değerli olduğunu anlattı. Panel bölümünde TKDK İletişim Uzmanı Ferit Ensar Güner ile BEBKA Program Yönetim Birimi Başkanı Talha Göktaş hibe ve destek programları hakkında bilgi verdi. Bursa Teknik Üniversitesi'nden Doç. Dr. Aycan Yiğit Çınar, BAYBİR Denetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Hüsnü Serdar ve Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aslı Özkırım ise arı sağlığı ve arı ürünleri konularında üreticileri bilgilendirdi. ARICILARA KOVAN DESTEĞİ Programın sonunda üreticilere 750 adet arı kovanı teslim edildi. Kovan desteğinden duydukları memnuniyeti dile getiren üreticiler, arıcılığın sürdürülebilirliği açısından verilen desteğin çok kıymetli olduğunu belirterek, üretim maliyetlerinin arttığı bir dönemde bu tür katkıların kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Üreticiler, kırsal kalkınmaya yönelik proje ve desteklerinden dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.