Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tahliye

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tahliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahliye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

17 yıllık Semih Dizbay davasında yeni gelişme: Müebbet hapis kararı bozuldu, sanık tahliye edildi Haber

17 yıllık Semih Dizbay davasında yeni gelişme: Müebbet hapis kararı bozuldu, sanık tahliye edildi

Semih Dizbay 2006 yılında kayboldu İzmir’de yaşayan Semih Dizbay, 24 Ekim 2006’da bayram günü ekmek almak için evinden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailesinin kayıp başvurusu üzerine bölgede arama çalışması başlatıldı. Yaklaşık iki yıl süren aramalar sırasında 21 Ocak 2008’de Bornova’daki ormanlık alanda bir ceset bulundu. Yapılan incelemeler sonucunda cesedin Semih Dizbay’a ait olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında Dizbay ile aynı mahallede yaşayan ve cesedin bulunduğu bölgeye yaklaşık 760 metre uzaklıktaki bir at çiftliğinde çalışan Muharrem H. ile akrabası Hakan H. gözaltına alındı. Sanıklar daha önce iki kez beraat etti Semih Dizbay’ın ölümüyle ilgili açılan davada Muharrem H. ve Hakan H. daha önce iki kez delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etti. Yargıtay’ın bozma kararlarının ardından dosya yeniden yerel mahkemede görüldü. İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde 31 Mart 2023’te yapılan karar duruşmasında Muharrem H. müebbet hapis cezasına çarptırılırken, Hakan H. hakkında beraat kararı verildi. Yerel mahkemenin kararı istinaf incelemesinin ardından Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’ne taşındı. Daire, 5 Şubat 2024’te kararı 3’e karşı 2 oyla onadı. Böylece Muharrem H. hakkındaki müebbet hapis cezası kesinleşti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı bozdu Muharrem H.’nin avukatı Ozan Dora, kesinleşen hükme karşı olağanüstü kanun yoluna başvurdu. Savunma makamı, Semih Dizbay’ın kaybolduğu gün öldürüldüğünü ortaya koyan kesin bir delil bulunmadığını ileri sürdü. Başvuruyu değerlendiren Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dosyayı yeniden ele aldı. Kurul, Muharrem H.’nin suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak biçimde kanıtlanamadığı sonucuna vardı ve sanığın beraat etmesi gerektiğine hükmetti. Bu kararın ardından Muharrem H.’nin söz konusu dosyadan aldığı cezanın infazı durduruldu ve sanık tahliye edildi. Dosya yeniden İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi vurgulandı Muharrem H.’nin avukatı Ozan Dora, kararın “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi kapsamında verildiğini belirtti. Dora, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı olağanüstü kanun yollarının önemine dikkat çekerek, bu dosyada söz konusu hukuki yolun işletilmesi sonucunda müvekkilinin tahliye edildiğini ifade etti. Dosyanın yeniden görülmesi bekleniyor Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bozma kararının ardından Semih Dizbay dosyası yeniden yerel mahkemenin gündemine gelecek. Böylece yaklaşık 20 yıldır devam eden dava sürecinde yeni bir yargılama aşaması başlayacak. Muharrem H. hakkındaki önceki mahkumiyet kararının bozulması, sanığın kesin olarak suçsuz bulunduğu yönündeki nihai bir yerel mahkeme kararı anlamına gelmiyor; dosya yeniden İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ele alınacak.

Ezgi Apartmanı davasında karar: 2 sanığa 8’er yıl hapis, tahliye Haber

Ezgi Apartmanı davasında karar: 2 sanığa 8’er yıl hapis, tahliye

876 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle yargılanıyorlardı 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde yıkılan Ezgi Apartmanı’nda 35 kişi yaşamını yitirdi. Binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanede taşıyıcı sisteme yönelik müdahaleler yapıldığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturma, uzun süren yargılamanın ardından karara bağlandı. Davada pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel ve iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı hakkında “olası kastla öldürme” ve “olası kastla yaralama” suçlarından ayrı ayrı 876 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edilmişti. Karar duruşmasında mahkeme, Kervancıoğlu ve Pekel yönünden suç vasfını “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” olarak değerlendirdi. Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’e 8’er yıl hapis Yaklaşık 15 saat süren duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’i 8’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Tutuklu bulunan iki sanığın, kararın ardından yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün karakola imza vermeşeklindeki adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliye edilmesine karar verildi. Sanıklar duruşmadaki son savunmalarında suçlamaları kabul etmediklerini belirterek beraat ve tahliye talebinde bulunmuştu. Fenni mesule 6 yıl 8 ay hapis ve meslekten men Mahkeme, davanın diğer sanıklarından fenni mesul Mehmet Tekin hakkında da “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Tekin hakkında ayrıca 2 yıl süreyle meslekten men kararı uygulanmasına hükmedildi. Duruşmada savunma yapan Tekin, fenni mesuliyet görevini yerine getirdiğini savunarak beraatini istedi. Tekin, Kahramanmaraş’ta daha önce sorumluluğunu üstlendiği çok sayıda binada hata yapmadığını ileri sürerek, Ezgi Apartmanı yönünden de suçsuz olduğunu savundu. 5 kamu görevlisine 4 yıl 5 ay 10 gün hapis Mahkeme heyeti, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi ve Onikişubat Belediyesi bünyesinde görev yapan bazı kamu görevlileri hakkında da hüküm kurdu. Eski İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu, mimar Veli Çiftaslan, Onikişubat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Sait Avşar, inşaat mühendisi Ali Gemci ve inşaat teknikeri Mehmet Akif Canlı, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. 3 sanık beraat etti Davada pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı ile dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri mimar Mehmet Dişçeken ve makine mühendisi Mustafa Şirikçi hakkında ise beraat kararı verildi. Mahkeme, bu sanıklar yönünden “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesini esas aldı. Böylece mahkeme, 11 sanıktan 8'i hakkında hapis cezasına hükmederken 3 sanığın beraatine karar vermiş oldu. Sanıklar suçlamaları kabul etmedi Karar öncesinde savunma yapan Sami Kervancıoğlu, yaklaşık 14 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek suçsuz olduğunu savundu ve tahliyesini istedi. Mustafa Pekel ise dosyaya giren bilirkişi raporlarının önemli bölümünde kendilerinin sorumlu tutulmadığını öne sürerek beraat talebinde bulundu. Davada yakınlarını kaybeden müştekiler ise sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Ezgi Apartmanı davasında verilen karar, 6 Şubat depremlerinde yıkılan binalara ilişkin yürütülen davalar açısından da dikkat çeken kararlar arasında yer aldı.

Çin'de tersanede kargo gemisi yangını: 25 kişi hayatını kaybetti Haber

Çin'de tersanede kargo gemisi yangını: 25 kişi hayatını kaybetti

Yangın bakım çalışmaları sırasında çıktı Yangın, Qingdao'daki bir tersanede bakım işlemleri sürdürülen yabancı bir kargo gemisinde meydana geldi. Yerel saatle 11.15 sıralarında başlayan yangın kısa sürede geminin farklı bölümlerine yayıldı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis, sağlık ve acil durum ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesi sonucunda alevlerin yaklaşık 14.30 sıralarında kontrol altına alınarak söndürüldüğü bildirildi. Gemideki 42 kişiden 25'i hayatını kaybetti Yangın sırasında gemide bulunan 42 kişiden 12'si ekiplerin müdahalesiyle güvenli şekilde tahliye edildi. Yangında yaralanan 5 kişi ise sağlık ekipleri tarafından hastaneye götürüldü. Yaralıların sağlık durumlarının stabil olduğu açıklandı. Yangının söndürülmesinin ardından gemide bulunan ve kendilerinden haber alınamayan 25 kişi için arama kurtarma çalışması başlatıldı. Çalışmaların ilk aşamasında 20 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Ekiplerin gemideki arama çalışmalarını sürdürmesiyle kayıp durumdaki 5 kişinin de cansız bedenine ulaşıldı. Böylece yangındaki toplam can kaybı 25 olarak açıklandı. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı Yangının ardından bölgede geniş çaplı arama kurtarma çalışması yürütüldü. Olayın çıkış nedeninin belirlenmesi için ilgili ekiplerin incelemelerinin sürdüğü bildirildi. Yetkililerin yangının hangi nedenle çıktığını ve olay sırasında gemideki kişilerin tahliye sürecine ilişkin ayrıntıları araştırdığı belirtildi.

Aksu'daki orman yangını 3. gününde devam ediyor Haber

Aksu'daki orman yangını 3. gününde devam ediyor

Karaöz Mahallesi'nde başlayan yangında 8 kişi etkilenirken, çok sayıda ev ve ahırın zarar gördüğü bildirildi. Yangına havadan ve karadan müdahale devam ediyor. Alevlerin etkisi azaltıldı Yangın, Karaöz Mahallesi'nde pazartesi günü saat 16.30 sıralarında başladı. Çam ağaçlarının yoğun olduğu bölgede rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyen alevler, yerleşim yerlerine yaklaştı. Tehlike altındaki bölgelerde vatandaşlar ve hayvanlar güvenli alanlara tahliye edildi. Yangının üçüncü gününde alevlerin enerjisinin düşürüldüğü belirtildi. Gece saatlerinde hava araçlarıyla müdahaleye ara verilirken, kara ekipleri çalışmalarını sürdürdü. Günün aydınlanmasıyla birlikte helikopter ve uçaklar yeniden söndürme faaliyetlerine katıldı. Mahalleli yangın havuzunu doldurdu Yangının yerleşim alanlarını tehdit ettiği bölgelerde yaşayan vatandaşlar da ekiplerin çalışmalarına destek oldu. Mahalle sakinleri, kendi imkanlarıyla temin ettikleri suyu traktör, tanker ve beton mikserleriyle yangın havuzuna taşıdı. Tankerlerden havuza su aktarılırken, helikopterler de aynı noktadan bambi kovalarıyla su aldı. Vatandaşlar, helikopterlerin oluşturduğu güçlü hava akımına rağmen sırayla su taşımaya devam etti. Mahalle sakini Şaban Yağan, günlerdir yangının yerleşim alanlarına ulaşmasını engellemek için çalıştıklarını belirterek, suyu kendi imkanlarıyla satın alıp yangın havuzuna taşıdıklarını söyledi. Hasan Kahya hayatını kaybetti Yangınla mücadele sırasında mahalle sakinlerinden Hasan Kahya da fenalaştı. Yeşilkaraman Mahallesi'nde yaşayan 53 yaşındaki Kahya, evinin çevresine yaklaşan alevlere karşı ekiplerin çalışmalarına yardım ettiği sırada kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan Kahya, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kahya'nın yangın sırasında evinin yakınındaki ahırda bulunan hayvanlarını güvenli bölgeye taşıdığı, ardından saman balyalarının tutuşmasını önlemek amacıyla hortum aradığı sırada rahatsızlandığı belirtildi. Kahya'nın fenalaştığı sırada kendisini taşıyan araçtaki sürücüye yol tarif ettiği, daha sonra hasta nakil aracıyla hastaneye götürüldüğü ve burada yaşamını yitirdiği öğrenildi. Kuryelerden yangın bölgesine lojistik destek Yangın bölgesinde gönüllü olarak görev yapan motosikletli kuryeler de söndürme ekiplerine destek verdi. Kuryeler, erzak dağıtım noktalarından temin ettikleri su, soda, ayran, kek ve sandviçleri ulaşılması güç bölgelere motosikletlerle taşıyarak personele ulaştırdı. Yangın yönetim merkezinde ise İHA ve helikopterlerden alınan görüntüler anlık olarak analiz edilerek alevlerin yoğunlaştığı bölgeler ve sıcak noktalar takip edildi. Ekiplerin ve yangın söndürme araçlarının konumları da merkezden koordine edildi. Söndürme çalışmaları sürüyor Yangına 2 uçak, 8 helikopter, 182 arazöz, 77 iş makinesi ve 204 diğer araçla müdahale edildiği bildirildi. Yangın nedeniyle 26 büyükbaş ve 90 küçükbaş hayvanın tahliye edildiği, 18 ahırın zarar gördüğü belirtildi. Dört mahallede 993 abonenin elektriğinin kesildiği, iletişimin kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla bölgeye 3 mobil baz istasyonu kurulduğu aktarıldı. Hasar ve zarar tespit çalışmalarının ardından, vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla AFAD Başkanlığı'ndan ilk aşamada 2 milyon liralık acil yardım ödeneği talep edildiği bildirildi. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin havadan ve karadan çalışmaları devam ediyor.

Türk Tabipleri Birliği: Dr. Adnan Selçuk Mızraklı’nın tahliye edilmesini memnuniyetle karşılıyoruz Haber

Türk Tabipleri Birliği: Dr. Adnan Selçuk Mızraklı’nın tahliye edilmesini memnuniyetle karşılıyoruz

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Dr. Adnan Selçuk Mızraklı’nın tahliye edilmesine ilişkin yazılı açıklama yaparak memnuniyetini dile getirdi. Açıklamada, Diyarbakır Tabip Odası Başkanlığı da yapan Mızraklı’nın, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Diyarbakır halkının oylarıyla Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçildiği, ardından görevden alınarak yerine kayyum atandığı ve tutuklandığı hatırlatıldı. “HALKIN İRADESİNE YÖNELİK AĞIR MÜDAHALE” TTB, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması, yerlerine kayyum atanması ve seçilmişlerin tutuklanmasının yalnızca bireysel hak ihlali olarak görülemeyeceğini belirterek, bunun halkın seçme ve seçilme hakkına, yerel demokrasiye ve demokratik iradeye yönelik ağır bir müdahale olduğunu vurguladı. Açıklamada, yargılama süreci boyunca meslek örgütlerinin duruşmaları takip ettiği, masumiyet karinesi ile adil yargılanma hakkı ve kişi özgürlüğü ile güvenliği hakkının korunması yönünde çağrılarını sürdürdüğü ifade edildi. https://t.co/CW3YXcP1ZS — Dr. Adnan Selçuk Mızraklı (@SelcukMizrakli) September 8, 2026 “TUTUKLAMA, PEŞİN CEZA ARACI OLARAK KULLANILMAMALI” TTB Merkez Konseyi, halkın iradesinin yok sayılamayacağını belirterek, tutuklamanın peşin cezalandırma ya da kişileri siyasal yaşamın dışına çıkarma aracı olarak kullanılmaması gerektiğini kaydetti. Açıklamada ayrıca, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının güvence altına alınması, sandıkta ortaya çıkan sonuca hukuk dışı müdahalelere izin verilmemesi gerektiği vurgulandı. TTB, Türkiye’nin ihtiyacının kayyumların atandığı bir yönetim anlayışı değil, halk iradesinin esas alındığı, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu demokratik bir düzen olduğunu ifade etti. Açıklamanın sonunda Dr. Mızraklı’ya, ailesine, yakınlarına ve meslektaşlarına geçmiş olsun dilekleri iletilirken, TTB’nin iyi hekimlik, barış, emek, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve adaletten yana tavrını sürdüreceği belirtildi.

Veyis Ateş tahliye edildi: Uyuşturucu davasında duruşma 27 Kasım'a ertelendi Haber

Veyis Ateş tahliye edildi: Uyuşturucu davasında duruşma 27 Kasım'a ertelendi

Ateş suçlamaları reddetti İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savunma yapan Veyis Ateş, yaklaşık 9 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Ateş, soruşturmanın ilk aşamasında savcılığa ifade verdiğini ve Adli Tıp Kurumu’nda yapılan incelemede uyuşturucu kullanmadığının tespit edildiğini savundu. Buna rağmen daha sonra yeniden gözaltına alındığını ve tutuklandığını belirten Ateş, kendisine yöneltilen suçlamalar açısından somut delil bulunmadığını ileri sürdü. Mehmet Akif Ersoy’un evine giderek uyuşturucu kullanımına yer temin ettiği iddiasını da reddeden Ateş, söz konusu evin kendisine ait olmadığını belirterek uyuşturucu kullanmadığını ve temin etmediğini söyledi. Ateş ayrıca, uyuşturucu ticareti yaptığı iddiasına ilişkin kendisine uyuşturucuyu kimden aldığı, kime sattığı veya kimin için temin ettiği konusunda somut bir delil sunulmadığını savundu. “Mehmet Akif Ersoy benden özür diledi” iddiası Savunmasında Mehmet Akif Ersoy’un daha önce savcılığa verdiği ek ifadeye de değinen Ateş, Ersoy’un kendisini uyuşturucu kullanımına başlatmakla suçladığını söyledi. Ateş, cezaevindeki avukat görüşü sırasında Ersoy ile karşılaştığını ve Ersoy’un kendisinden özür dilediğini iddia etti. Ateş, Ersoy’un aleyhinde ifade vermek zorunda kaldığını ve bunun başka bir dava nedeniyle yaşadığı baskıdan kaynaklandığını söylediğini öne sürdü. Bu iddianın Ateş’in savunmasındaki beyan olduğu, Ersoy’un duruşmada ise Ateş’e ilişkin farklı açıklamalarda bulunduğu kayda geçti. Mehmet Akif Ersoy tanık olarak dinlendi Duruşmada tutuklu bulunan Mehmet Akif Ersoy da SEGBİS aracılığıyla tanık sıfatıyla dinlendi. Ersoy, 2019 yılında Piyalepaşa’daki evde Veyis Ateş’in yanında getirdiği uyuşturucu maddeyi kullandığını söyledi. Ancak Ateş’in kendisine uyuşturucu kullanması yönünde teklif veya baskı yapmadığını, maddeyi merak ettiği için kendi iradesiyle kullandığını belirtti. Ersoy ayrıca, Veyis Ateş’in başka bir ortamda uyuşturucu madde getirdiğini hatırlamadığını ifade etti. Dilara Yıldız farklı iddialarda bulundu Duruşmada SEGBİS üzerinden dinlenen Dilara Yıldız ise Ateş’i Mehmet Akif Ersoy aracılığıyla tanıdığını belirtti. Yıldız, Piyalepaşa’daki bir evde Ateş’in uyuşturucu madde getirdiğini ve aynı ortamda uyuşturucu kullanıldığını iddia etti. Benzer bir durumun daha sonra başka bir evde de yaşandığını öne süren Yıldız, Ateş’in kendilerini daha fazla uyuşturucu kullanmaya zorladığını iddia etti. Ateş ise Yıldız’ın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve kendisiyle uyuşturucu kullandıklarına ilişkin somut delil bulunmadığını savundu. Tanık Osman Tıraş’ın beyanı Tanık Osman Tıraş da Veyis Ateş’i Habertürk’te çalıştığı dönemden tanıdığını belirtti. Tıraş, İstanbul’daki “Kütüphane” isimli mekanda Mehmet Akif Ersoy ve Ela Rümeysa Cebeci ile bulunduğunu, Veyis Ateş’in de aynı mekanda olduğunu söyledi. Ancak uyuşturucu kullanımını doğrudan görmediğini, Ersoy ve Cebeci’den uyuşturucu kullanıldığına ilişkin duyum aldığını ifade etti. Tıraş, uyuşturucu maddeyi getiren kişinin Veyis Ateş olduğunun kendisine Mehmet Akif Ersoy tarafından söylendiğini de öne sürdü. Mahkemeden tahliye kararı Savunmaların ve tanık beyanlarının alınmasının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Heyet, yaklaşık 9 aydır tutuklu bulunan Veyis Ateş’in tahliyesine karar verdi. Ateş’in yargılanmasına tutuksuz devam edilecek. Mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasını 27 Kasım 2026 tarihine bıraktı.

Selçuk Mızraklı 7 yıl sonra tahliye edildi: “Barış süreci şeffaf yürütülmeli” Haber

Selçuk Mızraklı 7 yıl sonra tahliye edildi: “Barış süreci şeffaf yürütülmeli”

2019’da görevden uzaklaştırılmıştı 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilen Mızraklı, göreve başladıktan yaklaşık 4 ay sonra, 19 Ağustos 2019’da İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı. Mızraklı, aynı yıl “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla tutuklandı. Hakkında 2020 yılında 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verildi. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada aynı hapis cezasına hükmedildi ve karar daha sonra kesinleşti. Tahliye kararının ardından cezaevinden çıktı Yaklaşık 7 yıldır cezaevinde bulunan Mızraklı, cezasının infazını tamamlamasının ardından 8 Eylül 2026’da Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edildi. Mızraklı’nın son yaklaşık 5 yıldır eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile aynı koğuşta kaldığı bildirildi. Cezaevi önünde kendisini bekleyenlerle buluşan Mızraklı, yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğini belirterek barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Barışın kalıcı olması için samimiyet gerekiyor” Mızraklı, geçmişten gelen sorunların ve toplumda oluşan kaygıların bulunduğunu belirterek, kalıcı bir barış için sürecin toplumun hafızasında ve düşüncesinde karşılık bulması gerektiğini ifade etti. Hukuka dönüş ve demokratikleşme yönünde adımlara ihtiyaç olduğunu söyleyen Mızraklı, toplumdaki kaygı ve korkuların azaltılması için güven duygusunu artıracak uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. Mızraklı, bu noktada sürecin şeffaflaştırılmasının önemine dikkat çekti. Demirtaş’ın mesajını paylaştı Selçuk Mızraklı, aynı cezaevinde bulunduğu Selahattin Demirtaş’ın mesajını da kamuoyuyla paylaştı. Demirtaş’ın mesajının temelinde “demokrasi, barış ve çözüm” bulunduğunu belirten Mızraklı, bu yaklaşımın Demirtaş tarafından uzun süredir dile getirildiğini söyledi. Mızraklı’nın tahliyesi öncesinde Demirtaş da yaptığı paylaşımda, Mızraklı’nın 8 Eylül’de cezaevinden çıkacağını duyurmuştu.

Antalya Aksu’daki orman yangınında 720 kişi tahliye edildi, 2 bin 97 abonenin elektriği kesildi Haber

Antalya Aksu’daki orman yangınında 720 kişi tahliye edildi, 2 bin 97 abonenin elektriği kesildi

Yangın, dün saat 16.30 sıralarında Aksu ilçesi Karaöz Mahallesi’ndeki ormanlık alanda başladı. Sık çam ağaçlarının bulunduğu bölgede rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen alevler, yerleşim yerlerine doğru ilerledi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda orman ve itfaiye ekibi sevk edildi. Yangına gece boyunca karadan müdahale edilirken, günün aydınlanmasıyla birlikte uçak ve helikopterler yeniden söndürme çalışmalarına katıldı. Yangın Döşemealtı sınırlarına ulaştı Karaöz Mahallesi’nde başlayan yangın, Aksu sınırlarını aşarak Döşemealtı ilçesine bağlı bölgelere kadar ilerledi. Kızıllı ve Ilıca mahallelerinde jandarma ekipleri tedbir amacıyla tahliye uyarılarında bulundu. Alevlerin ilerlediği bölgelerde güvenlik önlemleri artırılırken, bazı noktalara TOMA'lar konuşlandırıldı. Yangın bölgesine giriş ve çıkışlar da tedbir amacıyla kapatıldı. DSİ’ye ait iş makineleriyle orman içerisinde yangının ilerleyişini yavaşlatmak amacıyla yeni yollar açıldı. Yangınla mücadelede dumandan etkilenen bazı orman işçilerine ise olay yerindeki ambulanslarda müdahale edildi. 254 haneden 720 kişi tahliye edildi Antalya Valiliği’nin açıkladığı son bilgilere göre Aksu’nun Karaöz Mahallesi’nde 10 hane ve 25 kişi, Yumuk Mahallesi’nde 29 hane ve 105 kişi tahliye edildi. Kepez ilçesine bağlı Çamlıca Mahallesi’nde ise 175 haneden 439 kişi tahliye edildi. Yeşilkaraman Mahallesi’nde tahliye çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Yangından etkilenen bölgelerde hayvanların da güvenli alanlara nakledilmesi için çalışmalar devam ediyor. Tahliyeler nedeniyle Aksu’daki hayvan barınağında bulunan 105 köpek de Antalya Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne götürüldü. Dumandan etkilenen ve vücudunun bazı bölgelerinde yanık oluşan hayvanların tedavilerine başlandı. 2 bin 97 abonenin elektriği kesildi Yangın nedeniyle bölgede elektrik kesintileri yaşandığı, mevcut durumda 2 bin 97 abonenin kesintiden etkilendiği açıklandı. Mobil iletişimde yaşanan kesintiler nedeniyle bölgeye mobil baz istasyonu araçları da gönderildi. AFAD Mobil Koordinasyon TIR'ı ile Kızılay ikram araçları da yangın bölgesinde hizmet vermeye başladı. 1086 personel görev yapıyor Son açıklanan verilere göre yangının kontrol altına alınması için 1086 personel, 168 arazöz, 7 TOMA, 30 iş makinesi, 115 araç, 3 uçak ve 9 helikopter görev yapıyor. Çalışmalara Orman Bölge Müdürlüğü, AFAD, emniyet, jandarma, itfaiye, sağlık ekipleri, belediyeler, DSİ ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra çevre illerden gelen ekipler de destek veriyor. Yangının kontrol altına alınan bölgelerinde ise hasar ve zarar tespit çalışmalarına başlandı. Vali Şahin: Yangının enerjisi düşmüş vaziyette Yangın bölgesinde incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, çalışmaların kesintisiz sürdüğünü belirterek yangının mevcut durumuna ilişkin bilgi verdi. Şahin, “Yangının enerjisi düşmüş vaziyette, yani birkaç saate inşallah kontrol altına alınmasını bekliyoruz” dedi. Köylüler traktörleriyle su taşıdı Yangının tehdit ettiği Kızıllı Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar da söndürme çalışmalarına kendi imkanlarıyla destek verdi. Caminin hoparlörlerinden yapılan anonsun ardından mahallede bulunan su tankerleri traktörlerle yangın havuzuna taşındı. Gece boyunca evlerini terk etmeleri istenen bazı vatandaşların, hayvanlarını bırakmak istemedikleri için bölgede kaldığı belirtildi. Mahalle sakinleri sabah saatlerinde tankerlerini doldurarak ekiplerin kullandığı su havuzlarına su taşımayı sürdürdü. Yangından 8 kişi etkilendi Yangın nedeniyle 8 kişinin etkilendiği, bunlardan 2’sinin bacaklarındaki yaralanmalar nedeniyle hastaneye sevk edildiği, 6 kişinin ise ayakta tedavi edildiği bildirildi. Kızılay ekipleri de yangın bölgesinde su, ayran, soda, sandviç, sıcak içecek ve çeşitli yiyeceklerden oluşan ikramlarda bulundu. Yaklaşık 24 saattir farklı noktalarda devam eden yangının başlangıç noktası olan Karaöz Mahallesi’ndeki yanmış alanlar dronla havadan görüntülenirken, söndürme ekiplerinin alevleri tamamen kontrol altına almak için çalışmaları sürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.