Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tahliye

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Tahliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahliye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump, Kaliforniya'da olağanüstü hal ilan etti. Haber

Trump, Kaliforniya'da olağanüstü hal ilan etti.

Bu karar, olası bir felaket patlamasına karşı önlem olarak yaklaşık 50.000 sakinin tahliyesi sırasında Federal Acil Durum Yönetim Ajansı'ndan (FEMA) destek alınmasına yardımcı oldu. Beyaz Saray'ın onayı, Kaliforniya Valisi Gavin Newsom'un 22 Mayıs'ta eyalet çapında olağanüstü hal ilan etmesinin ve federal hükümetten resmen yardım talep etmesinin ardından geldi. Olay, bir sanayi tesisindeki hasar görmüş bir metil metakrilat depolama tankından kaynaklandı ve çevredeki yoğun nüfuslu bölgede kamu güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturdu. Vali Newsom, talebin federal hükümet tarafından hızlı bir şekilde onaylanmasından dolayı minnettarlığını dile getirdi; bu onay, sahadaki mevcut kaynakların güçlendirilmesine yardımcı oldu. Genellikle yaygın hasar meydana geldikten sonra ilan edilen büyük bir afet durumunun aksine, bu olağanüstü hal ilanı, kriz devam ederken acil mali ve lojistik destek sağlamayı amaçlamaktadır. Son gelişmelerde, Orange County İtfaiye Teşkilatı (OCFA), kurtarma ekiplerinin günler süren acil durum operasyonlarının ardından büyük bir patlama riskini başarıyla azaltarak önemli bir atılım gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu sonucu elde etmek için, itfaiyeciler, tehlikeli madde uzmanları, çevre bilimciler ve kolluk kuvvetleri de dahil olmak üzere 785'ten fazla eyalet ve yerel acil durum personeli, gece gündüz çalışmak üzere seferber edildi. Doğrudan patlama riski geçici olarak kontrol altına alınmış olsa da, yetkililer yaklaşık 50.000 sakini kapsayan tahliye emrinin yürürlükte kaldığını vurguladı. Acil durum personeli şu anda çevresel ve halk sağlığı risklerini yakından izliyor ve hasar gören kimyasal altyapıyı tamamen stabilize etmek için çalışıyor. Yerel yetkililer, bölge sakinlerini güvenlik yönergelerine kesinlikle uymaya, olay yerine geri dönmekten veya olay yerini gözlemlemek için ziyaret etmekten kaçınmaya çağırmaya devam ediyor. Yetkililer şu açıklamayı yaptı: "Tahliye emri, halkın güvenliği için verilmiştir. Tahliye etmeniz istenirse lütfen tereddüt etmeyin."

İtalya’da 4 kişi hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı Haber

İtalya’da 4 kişi hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı

İtalyan basınında yer alan haberlere göre, söz konusu kişilerin hantavirüs vakalarıyla temas etmiş olabilecekleri değerlendirilirken, ülkeye dönüşlerinin ardından Sağlık Bakanlığının gözetiminde karantinaya alındıkları aktarıldı. Yetkililer, 4 kişide şu ana kadar herhangi bir semptoma rastlanmadığını belirtti. İtalya Sağlık Bakanlığı da hantavirüse ilişkin bir genelge hazırladığını duyurdu. Açıklamada, mevcut risk seviyesinin “düşük” olduğu kaydedildi. Bakanlığın Salgın Önleme Dairesi Başkanı Maria Rosaria Campitiello, riskin artması halinde yeni tedbirlerin devreye alınacağını ve kontrollerin sıkılaştırılacağını söyledi. “Şu an için acil durum yok” İtalya’daki ilaç şirketleri birliği Farmindustria’nın Başkanı Marcello Cattani ise hantavirüse karşı aşı geliştirmenin mümkün olduğunu ancak mevcut tablonun bir pandemiye dönüşmesinin beklenmediğini ifade etti. Cattani, “Şu an için acil bir durum söz konusu değil” dedi. Kovid-19 döneminde geliştirilen bilimsel ve teknolojik altyapının, olası yeni sağlık tehditlerine hızlı yanıt verilmesini sağlayabileceğini de sözlerine ekledi. Gemide başlayan salgın endişesi Hollanda bandralı lüks yolcu gemisi MV Hondius, 1 Nisan’da Arjantin’in Ushuaia Limanı’ndan hareket etmişti. Gemide ilk ölüm 11 Nisan’da meydana gelirken, daha sonra farklı yolcularda da hantavirüs belirtileri görüldü. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2 Mayıs’ta gemide hantavirüs vakalarının tespit edildiğini açıklamıştı. Daha sonra bir Alman yolcunun daha hayatını kaybetmesiyle virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 3’e yükseldi. Geminin Cabo Verde’ye yanaşmasına izin verilmemesi üzerine yolcuların tahliyesi için Tenerife’ye yönlendirildiği belirtildi. Tahliye edilen bazı yolcuların ülkelerine döndükten sonra hantavirüs testlerinin pozitif çıktığı açıklandı. Hantavirüs nedir? Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden insanlara bulaşan bir virüs olarak biliniyor. Virüs; kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla kirlenmiş havanın solunması ya da kemirgen temasları yoluyla bulaşabiliyor. Ateş, kas ağrısı ve yorgunluk gibi belirtilerle başlayan hastalık, bazı vakalarda solunum yetmezliği, iç kanama ve böbrek yetmezliğine yol açabiliyor.

Hantavirüs 'lü gemi kıyıya yanaşmaya hazırlanıyor Haber

Hantavirüs 'lü gemi kıyıya yanaşmaya hazırlanıyor

Tüm dünyanın dikkatle takip ettiği Hantavirüslü gemi “MV Hondius”, İspanya'nın Kanarya Adaları'ndaki Tenerife kentine demir atmaya hazırlanıyor. Geminin kıyıya yanaşmasından önce çeşitli önlemler alan İspanya Sağlık Bakanı, duruma dair açıklamalarda bulundu. Bakan, MV Hondius'un 10 Mayıs Pazar günü yerel saatle 04.00 ile 06.00 arasında limana gelmesinin beklendiğini açıkladı. Gemiden önce İspanyol vatandaşlarının ineceğini söyleyen Bakan, hantavirüs nedeniyle ölen kişinin mürettebatla beraber gemide kalacağını ve geminin Tenerife'den Hollanda'ya devam edeceğini söyledi. Geminin Hollanda'da dezenfekte edileceği bildirilirken İspanya Sağlık Bakanı, “Genel nüfus için risk düşük seviyede.” diye konuştu. İspanya İçişleri Bakanlığı da İspanyol olmayan diğer yolcuların uçaktan sadece ait oldukları ülkenin tahliye uçakları hazır olduğunda tahliye edileceğini açıkladı. Fransa, Almanya, Bekçika ve Hollanda'dan tahliye uçaklarının geleceği belirtildi. Singapurlu yolcuların test sonucu belli oldu Hantavirüs salgını yaşanan gemide 2 Singapurlu yolcunun ülkelerine döndükten sonra yapılan testlerinin negatif çıktığı bildirildi. 65 ve 67 yaşlarındaki iki erkek yolcunun olaylı gemide seyahat ettiği ve 25 Nisan'da St. Helena'dan Johannesburg'a giden ve daha sonra Güney Afrika'da hayatını kaybeden bir hantavirüs hastasıyla aynı uçakta bulunduğu açıklanmıştı. Laboratuvar testlerinde, Andes virüsü türü de dahil olmak üzere hantavirüs enfeksiyonuna dair hiçbir kanıt bulunmadığı ortaya çıktı. 2 yolcunun yine de karantinaya alındıkları ve 30 gün boyunca karantinada kalacakları belirtildi. Yetkililer hantavirüsün kuluçka süresine denk gelen toplam 45 günlük bir izleme süresi boyunca telefonla gözetim altında tutulacağını bildirdi. DSÖ'den hantavirüslü geminin yanaşacağı Tenerife halkına mesaj Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, hantavirüs vakalarının tespit edildiği geminin yanaşacağı Kanarya Adaları'na bağlı Tenerife Adası'ndaki halka yönelik mesaj yayınladı. DSÖ mesajında, yolcuların yerleşim yerlerinin uzağında tahliye edileceğini ve Tenerife halkının bu kişilerle karşılaşmayacağını bildirdi. Ghebreyesus, Arjantin'den kalkan, bazı yolcularında hantavirüs tespit edilen ve tahliye için Kanarya Adaları'na bağlı Tenerife Adası'na giden Hollanda bandıralı "MV Hondius" isimli gemiye ilişkin endişeler nedeniyle Tenerife halkına yönelik mesaj yayımladı. Geminin yanaşacağı Tenerife Adası halkının endişeli olduğunun farkında olduğunu kaydeden Ghebreyesus, "Salgın kelimesini duyduğunuzda ve kıyılarınıza doğru bir geminin yelken açtığını gördüğünüzde, hiçbirimizin tam olarak unutamadığı anıların yeniden canlandığını biliyorum. (Salgın) 2020'nin acısı hala gerçek ve bunu bir an bile göz ardı etmiyorum. Bu başka bir Kovid değil. Hantavirüsün mevcut halk sağlığı riski düşük kalmaya devam ediyor. Meslektaşlarım ve ben bunu kesin olarak söyledik ve şimdi size tekrar söylüyorum" ifadelerini kullandı. 3 kişi bu nedenle öldü Ghebreyesus, MV Hondius gemisindeki virüsün, Andes hantavirüs türü olduğunu, bunun ciddi bir virüs olduğunu ve 3 kişinin bu virüs nedeniyle öldüğünü hatırlattı. Tenerife'de günlük hayatını sürdüren halk için riskin düşük olduğunu belirten Ghebreyesus, şu değerlendirmede bulundu: "Bu, DSÖ'nün değerlendirmesidir ve bunu hafife almıyoruz. Şu anda gemide semptom gösteren yolcu yok. Gemide bir DSÖ uzmanı bulunuyor. Tıbbi malzemeler hazır. İspanya yetkilileri dikkatli, adım adım bir plan hazırladı. Yolcular, yerleşim alanlarından uzakta, Granadilla'nın sanayi limanına, tamamen kordon altına alınmış bir koridordan, mühürlü, korumalı araçlarla karaya çıkarılacak ve doğrudan ülkelerine geri gönderilecek. Onlarla karşılaşmayacaksınız. Aileleriniz de onlarla karşılaşmayacak." Ghebreyesus, gemiyi kabul ettiği için İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'e teşekkür etti ve bunun bir dayanışma ve ahlaki görev eylemi olduğunu kaydetti. Neden Tenerife seçildi? Ghebreyesus, gemidekilerin güvenliğini ve onurunu sağlamak için yeterli tıbbi kapasiteye sahip en yakın limanın Tenerife'de olduğuna işaret ederek, "Tenerife bu standardı karşıladı, İspanya da buna saygı gösterdi. 23 ülkeden yaklaşık 150 kişi haftalardır denizde, bazıları yas tutuyor, hepsi korkuyor, hepsi de ev özlemi çekiyor. Tenerife, tıbbi kapasitesi, altyapısı ve insanlığı sayesinde onların güvenliğe ulaşmalarına yardımcı olduğu için seçildi” açıklamasında bulundu. Operasyonu bizzat gözlemlemek, sağlık çalışanlarının, liman personelinin ve yetkililerinin yanında olmak için Tenerife'de olacağını bildiren Ghebreyesus, bu sürece yakından tanık olmanın önemine de işaret etti. “Virüsler siyaseti umursamaz” Ghebreyesus, mesajına şöyle devam etti: "Virüsler siyaseti umursamaz ve sınırları önemsemez. Hepimizin sahip olduğu en iyi bağışıklık dayanışmadır. Tenerife bugün bu dayanışmayı gösteriyor. Geminin kaptanı Jan Dobrogowski, mürettebatı ve gemiyi işleten şirket, bu zorlu dönemde örnek bir işbirliği sergiledi. Dünya Sağlık Örgütü adına ve dünyanın dört bir yanındaki yolcular ve aileleri adına Tenerife halkına ve ilgili herkese teşekkür ediyorum."

Washington Post açıkladı: İran, Ortadoğu’da 228 ABD hedefini tam isabetle vurdu Haber

Washington Post açıkladı: İran, Ortadoğu’da 228 ABD hedefini tam isabetle vurdu

Uydu görüntüleri ve Avrupa Birliği’nin Copernicus veri sistemi kullanılarak yapılan analizler, İran’ın bölgedeki ABD varlığına karşı "beklenmedik bir hassasiyetle" operasyon yürüttüğünü gösteriyor. Resmi rakamların çok ötesinde bir yıkım Haberde yer alan uydu analizlerine göre, savaşın başladığı 28 Şubat’tan Nisan sonuna kadar İran, bölge genelinde en az 228 ABD askeri binasını ve teçhizatını doğrudan hedef alarak imha etti veya ağır hasar verdi. Vurulan hedefler arasında uçak pistleri, yakıt depoları, askeri konutlar, savaş uçakları ve ABD’nin bölgedeki "gözü" sayılan hassas radar sistemleri bulunuyor. Bazı üslerin o kadar ağır darbe aldığı bildiriliyor ki, komutanlar saldırıların yarattığı risk nedeniyle binlerce personeli tahliye etmek zorunda kaldı. Can kaybı ve yaralı bilançosu ağır Rapora göre ABD’nin insani kaybı da kamuoyuna yansıtılandan fazla. Nisan ayı sonu itibarıyla, 6’sı Kuveyt’te, 1’i Suudi Arabistan’da olmak üzere 7 ABD askerinin hayatını kaybettiği, 400’den fazla askerin ise yaralandığı belirtildi. Yaralı askerlerden 12’sinin durumunun kritik olduğu kaydedildi. Washington Post, ABD yönetiminin hasarı gizlemek adına görüntü sağlayıcı şirketlere kısıtlama getirdiğini iddia etti. Haberde, "Vantour ve Planet gibi dev şirketler ABD’nin talebiyle görüntüleri sansürlerken, İran ajanslarının yayımladığı yüksek çözünürlüklü hasar fotoğraflarının AB Copernicus verileriyle teyit edildiği" bilgisine yer verildi. 109 ayrı görüntünün incelenmesi sonucu, İran kaynaklı fotoğrafların "gerçek ve üzerinde oynanmamış" olduğu kanıtlandı. Uzman görüşü: İran’ın hassasiyeti ve Rus istihbaratı şaşırttı Emekli General Mark Cancian, İran saldırılarını "inanılmaz derecede isabetli" olarak tanımlarken, "Hedeflerin çevresinde hiçbir rastgele atış çukuru yok, hepsi tam isabet" yorumunda bulundu. Stimson Enstitüsü’nden Kelly Grieco, ABD’nin Tahran’ın "istihbarat derinliğini" hesaba katmadığını vurguladı. En çok zarar gören üsler ve "misilleme" nedeni Araştırmaya göre yıkımın yüzde 50’sinden fazlası şu dört kritik merkezde yaşandı: Bahreyn: 5. Filo Deniz Kuvvetleri Karargahı Kuveyt: Ali Al Salem Hava Üssü Kuveyt: Arifjan Üssü Kuveyt: Buehring Üssü ABD’li yetkililer, Bahreyn ve Kuveyt’in bu denli ağır hedef alınmasını, bu ülkelerin topraklarından İran’a yönelik HIMARS füze saldırılarına izin vermesine bağlıyor. Savunma kalkanı çöküyor mu? Rapordaki en sarsıcı verilerden biri de mühimmat stoklarına dair. 28 Şubat - 8 Nisan tarihleri arasında ABD ordusunun, elindeki THAAD füzelerinin yüzde 53’ünü (190 adet) ve Patriot füzelerinin yüzde 43’ünü (1.060 adet) harcadığı belirtildi. Savunma stoklarının bu denli hızlı tükenmesi, olası bir yeni dalga karşısında ABD ve İsrail’in savunmasız kalabileceği endişesini doğurdu.

Hantavirüs gemisinde neler oluyor? Gemi Avrupa'ya yaklaşırken yolcular konuşuyor Haber

Hantavirüs gemisinde neler oluyor? Gemi Avrupa'ya yaklaşırken yolcular konuşuyor

Altmışlı yaşlarında emekli bir çift olan Julia ve Roland, dış raporların önerebileceğinden çok daha sakin bir durumu anlatıyor. "Gemide panik yok" diye yazıyorlar ve durumu "aşırı dramatize etmeye gerek olmadığını" ekliyorlar. Onlara göre, yeni bir vaka tespit edilmedi ve diğer üç Fransız yolcunun yanı sıra turistlerin ve mürettebatın geri kalanı için koşullar sabit kalıyor. Yeni şüpheli vaka bildirilmiş olsa da. Çift, enfekte yolcuların tahliyesinin ardından "önemli bir psikolojik yükün kalktığını" söylüyor. Toplamda üç kişi öldü ve enfekte beş kişi daha önce tahliye edildi. Gemideki yaşamın "neredeyse normal" kaldığını açıklıyorlar. Yolcular, küçük gruplar halinde ve uzaktan da olsa, ortak alanlarda maske zorunlulu olarak etkileşime girebiliyorlar. Yemekler yemek alanında katı mesafe kuralları altında servis edilir. Ayrıca Fransız yetkililerin aktif olarak dahil olmaya devam ettiğini vurguluyorlar. "Gemideki tüm Fransız vatandaşlarına ulaşan ve psikolojik destek de dahil olmak üzere acil durum iletişim hatları sağlayan bakanlığın kriz birimiyle temas halindeyiz" diye yazdılar. Julia ve Roland mesajlarında bunun lüks bir yolculuk değil, ornitologları, tarihçileri, coğrafyacıları, botanikçileri ve hatta balinalar ve astronomi uzmanlarını bir araya getiren bilimsel ve tutku odaklı bir keşif gezisi olduğunu da vurguluyor. 1 Nisan'da Cape Verde'ye giden Ushuaïa'dan kalkan gemi, şimdi kalan yolcuların demirlemesi ve tahliyesine başlaması beklenen Tenerife'ye doğru ilerliyor.

Çernobil nükleer felaketinin üzerinden 40 yıl geçti: Acılar ve alınan pahallı dersler. Haber

Çernobil nükleer felaketinin üzerinden 40 yıl geçti: Acılar ve alınan pahallı dersler.

Çernobil nükleer felaketinin üzerinden kırk yıl geçmesine rağmen, Kuzey Ukrayna ve Güney Belarus sakinleri, tarihin en kötü nükleer kazasının yıkıcı sonuçlarından kurtulmak için hâlâ mücadele ediyor. Çernobil nükleer santralinin 4 numaralı reaktöründeki patlamanın olduğu yer. Fotoğraf: CC BY-SA 2.0 26 Nisan 1986'da, saat 01:23'te, eski Sovyetler Birliği'ndeki Çernobil nükleer santralinin 4 numaralı reaktörü patlayarak garip bir mavi ışık yaydı ve çevreye büyük miktarda radyasyon saldı. Korogod köyü ve Pripyat şehri sakinleri de dahil olmak üzere yüz binlerce kişiye "sadece birkaç gün içinde" tahliye emri verildi, ancak gerçekte asla geri dönmediler. Afetin etkisi Bu felaket 350.000'den fazla insanı yerinden etti ve binlerce kurtarma görevlisi ve itfaiyeci, yangınları kontrol altına alma çabaları sırasında ölümcül radyasyona maruz kaldı. İlk resmi rakamlarda sadece 30 civarında ölüm kaydedilmiş olsa da, birçok uluslararası çalışma, özellikle tiroid kanseri olmak üzere radyasyona bağlı hastalıklar nedeniyle gerçek sayının çok daha yüksek olduğunu öne sürüyor. Verimli topraklar on yıllarca kirlendi, ormanlar kızıl kahverengiye döndü ve Korogod gibi kasabalar, onlarca kilometreye yayılan bir yasak bölge içinde "hayalet şehirler" haline geldi. Birçok aile, sevdiklerinin birbiri ardına hastalanıp öldüğüne tanık oldu. Çernobil sadece çevresel sonuçlar bırakmakla kalmadı, aynı zamanda derin sosyal ve psikolojik travmalara da neden oldu. Slavutych şehri tahliye edilenleri ağırlamak için inşa edilmişti, ancak birçok kişi için doğadan ve ev hatıralarından yoksun, yabancı bir yerdi. Pripyat'ın, özellikle terk edilmiş panayır alanının ıssız görüntüleri, sadece birkaç saat içinde gerçekleşen ancak nesiller boyu kalıcı sonuçlar bırakan bir felaketin akılda kalıcı bir sembolü haline geldi. Bugün, Ukrayna'da askeri çatışmalar devam ederken ve Çernobil ile Zaporijya nükleer santrali gibi bölgelerdeki faaliyetler yoğunlaşırken, benzer bir felaketin tekrarlanması korkusu yeniden ortaya çıkıyor. Hayatta kalanlar, tarihin tekerrür etme riski konusunda derin bir endişe duyuyorlar. Şubat 2025'te bir insansız hava aracı patlayarak Ukrayna'daki Çernobil nükleer santralinin reaktörünün dış gövdesine hasar verdi. (Fotoğraf: [Resim alt yazısı]) Kırk yıl sonra bile, radyasyonun uzun vadeli etkileri hala tartışma konusu olmaya devam ediyor. Ancak, terk edilmiş bölgede bir paradoks ortaya çıktı. Çernobil yasak bölgesi, insan yokluğunda vahşi yaşamın geliştiği Avrupa'nın en büyük doğa rezervlerinden biri haline geldi. Bazı bilim insanları, ekosistemin felaketten önceki halinden daha iyi bir şekilde iyileştiğini bile savunuyor. Mevcut Çernobil santrali Çernobil nükleer santrali 2000 yılından bu yana tamamen kapalı durumda. Şu anda devre dışı bırakma ve radyoaktif atık bertarafı işlemleri devam ediyor. Devasa, kemerli çelik bir kubbe 2016'da hizmete açıldı. Bu, 4 numaralı reaktörü çevrelemek ve radyoaktif serpintiyi en az önümüzdeki 100 yıl boyunca kontrol altında tutmak için tasarlanmış, dünyanın en büyük hareketli metal yapısıdır. Projenin maliyeti yaklaşık 2,1 milyar avro olup, Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve 40'tan fazla ülkenin katkılarıyla finanse edilmiştir. Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası, Çernobil santralindeki koruma yapısını onarmak için yaklaşık 500 milyon euro (586 milyon ABD doları) kaynak sağlamayı planlıyor. Kırk yıl sonra, Çernobil sadece dünyanın en kötü nükleer felaketinin sembolü değil, aynı zamanda teknolojik hataların, şeffaflık eksikliğinin ve nesiller boyu süren kalıcı sonuçlarının bedelini de hatırlatan bir yer haline geldi. Nükleer enerji, enerji güvenliği ve çevre güvenliği hakkındaki tartışmalar devam ediyor, ancak olayı yaşayanlar için o kader dolu günün anısı asla silinmiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.