Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Süveyş Kanalı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Süveyş Kanalı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süveyş Kanalı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güney Kore, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti talep etmesine karşı çıktı Haber

Güney Kore, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti talep etmesine karşı çıktı

Yonhap ajansının haberine göre, Güney Kore Okyanus ve Balıkçılık Bakanı Hwang Jong-woo, Bakanlığın genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından serbest geçişi garanti altına alınan küresel deniz ticaret rotalarından olduğunu ifade etti. Bu durumu "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendiren Hwang, boğazda geçiş ücreti almanın, boğazı kapatmakla eş değer olduğunu söyledi. Hwang, "İnsan eliyle inşa edilen Süveyş Kanalı'nın aksine burası gemilerin serbest dolaşımının uluslararası anlaşmalarla güvence altına alındığı uluslararası sular olup, bu tür sularda geçiş ücreti uygulamak uygun değildir." ifadesini kullandı. Güney Kore hükümetinin şimdilik bazı petrol tankerlerinin rotasını Kızıldeniz üzerinden değiştirmeyi planladığını belirten Hwang, Arktik deniz yollarının Güney Kore için alternatif bir rota haline gelebileceğini kaydetti. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve ABD'nin deniz ablukası İran, ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta ortak saldırılarıyla başlayan savaş sonrasında küresel enerjinin stratejik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nı kapatmıştı. Bu kararla petrol fiyatlarında savaş öncesine kıyasla yüzde 65'lere kadar artış görüldü. ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a deniz ablukası uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı. İran, 17 Nisan'da Lübnan'da ateşkes sağlanması üzerine ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'nın İran Donanması ile koordinasyon halinde olmak şartıyla ticari gemilerin geçişlerine açık olduğunu duyurmuş ancak ABD'nin deniz ablukasına devam edeceğini duyurması üzerine boğazdan geçişlere yeniden kısıtlamalar getirdiğini açıklamıştı. ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş, İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu.

Fransa, Hürmüz Boğazına Charles de Gaulle uçak gemisini gönderiyor Haber

Fransa, Hürmüz Boğazına Charles de Gaulle uçak gemisini gönderiyor

Fransa Cumhurbaşkanlığından bugün (6 Mayıs 2026 Çarşamba) yapılan açıklamada, Fransız donanmasının sembolü konumundaki dev uçak gemisinin Süveyş Kanalı'ndan geçiş yapmakta olduğu bildirildi. Paris yönetiminin bu adımı, Ortadoğu'da savaş geriliminin zirveye ulaştığı ve Hürmüz Boğazı'nın ABD ile İran arasındaki çatışmalar nedeniyle kilitlendiği bir dönemde atıldı. Elysee Sarayı: Göreve hazırız mesajı Elysee Sarayı’ndan yapılan yazılı açıklamada, uçak gemisinin bölgeye intikalinin tüm taraflara yönelik net bir mesaj içerdiği vurgulandı. Açıklamada, "Bu hamle sadece Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamaya hazır olduğumuzun değil, aynı zamanda bu görevi başarıyla yerine getirebilecek tam kapasiteye sahip olduğumuzun da bir göstergesidir" ifadelerine yer verildi. Söz konusu askeri hareketlilik, Paris ve Londra'nın küresel ticaretteki tıkanıklığı aşmak amacıyla haftalardır üzerinde çalıştığı "uluslararası ortak deniz gücü" planlamasının bir parçası olarak görülüyor. Boğazın kapalı kalması, şimdiye kadar Avrupa ve dünya ekonomisine milyarlarca dolarlık zarar vermiş durumda. Ne olmuştu? 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in İran'a yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetimi, komşu ülkelerdeki bazı hedeflere füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) misillemede bulunmuştu. Çatışmaların ikinci gününde stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine kapatan İran, aradan geçen sürede boğazı yalnızca bir günlüğüne açık tuttu. Tahranlı yetkililer, Washington yönetiminin geçtiğimiz ay İran limanlarına uyguladığı ablukaya yanıt olarak boğazı kapattıklarını belirterek, "Bu koridordan geçiş ya herkes için serbest olacak ya da hiç kimse için olmayacak" yaklaşımını savunuyor.

Kral Charles, iki ülke arasındaki ilişkileri düzeltmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret etti. Haber

Kral Charles, iki ülke arasındaki ilişkileri düzeltmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret etti.

Bu ziyaret, Kral III. Charles'ın saltanatı sırasında, Amerika'nın İngiliz egemenliğinden bağımsızlığını ilanının 250. yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle özellikle önemliydi. Daha da önemlisi, bu ziyaret, yirmi yıl sonra bir İngiliz hükümdarının ülkeye yaptığı ilk ziyaret olup, iki uzun süreli müttefik arasında önemli bir diplomatik dönüm noktası anlamına geliyordu. Ziyaret, iki ülke arasındaki "özel ilişkinin" 1956'daki Süveyş Kanalı krizinden bu yana en düşük seviyesinde olduğu bir dönemde gerçekleşti. ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşla ilgili derin anlaşmazlıklar, Başkan Donald Trump'ın İngiliz hükümetinin saldırıyı desteklememesinden duyduğu hoşnutsuzluğu dile getirmesine yol açmıştı. Başkan Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla'yı karşıladı. ABD'nin İran meselesinde İngiltere'ye destek vermemesine karşılık olarak Falkland Adaları üzerindeki İngiltere'nin hak iddiasına verdiği desteği yeniden gözden geçirebileceğini açıklayan bir Pentagon iç yazışmasıyla bu anlaşmazlık daha da belirginleşti. Ancak, İngiliz Başbakanı Keir Starmer hükümeti, ittifakın geleceğini güçlendirmek için bu ziyarete büyük umutlar bağlıyor. İngiltere'nin ABD Büyükelçisi Christian Turner, ziyaretin iki ülke arasındaki ortak tarihi, fedakarlıkları ve ortak değerleri vurgulayacağını ve özünde İngilizlere özgü "Sakin kal ve ilerlemeye devam et" sloganını teyit edeceğini belirtti. Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla, Washington'a varır varmaz Başkan Donald Trump ve First Lady Melania Trump ile özel bir çay partisi verecekler. Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly şunları söyledi: "Başkan Trump, Kral Charles'a her zaman büyük saygı duymuştur ve ilişkileri, Başkanın geçen yıl Birleşik Krallık'a yaptığı tarihi ziyaretin ardından daha da güçlenmiştir." Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla Beyaz Saray'ı ziyaret etti. Başkan Trump bizzat kralın ziyaretinin transatlantik ilişkilerin onarılmasına "kesinlikle" yardımcı olabileceğini iddia etti. Geçtiğimiz hafta sonu Beyaz Saray Muhabirleri Derneği resepsiyonunda yaşanan silahlı saldırı, etkinliğin üzerine karanlık bir gölge düşürmüştü. Ancak Buckingham Sarayı, güvenlik endişelerini gözden geçirdikten sonra gezinin planlandığı gibi devam edeceğini doğruladı. Olayla ilgili olarak Saray, Kral'ın "Başkanın, First Lady'nin ve tüm konukların zarar görmediğini öğrenmekten son derece rahatladığını" belirtti. Kral III. Charles'ın ziyareti sırasında ABD Kongresi'ne hitap etmesi bekleniyor ve bu, tarihte bunu yapan ikinci İngiliz hükümdarı olacak. Heyetin programında ayrıca Beyaz Saray'da bir akşam yemeği ve 11 Eylül 2001 saldırılarının kurbanlarını anmak için New York'a bir ziyaret de yer alıyor.

Antalya 'yı dev denizanaları sardı. Haber

Antalya 'yı dev denizanaları sardı.

Antalya Körfezi’nde 5 metrekareye bir denizanası düşerken, attıkları ağları çektiklerinde yüzlerce denizanasının dolandığını gören balıkçılar şaşkına döndü. Konuya ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Özellikle kıyıya vuran denizanalarına karşı çocuklar için dikkatli olunması ve temas edilmemesi gerekiyor. Ellerine vücutlarına dokunursa yakma, su toplama, kabarcıklar oluşturabilir" dedi. Gökoğlu, her yıl tekrarlanan periyodik bir durum olan geçişin, Nisan ayının sonuna doğru tamamlanacağını belirtti. Akdenizin en büyükleri, bir tanesi 10 kilogram Antalya’da son günlerde su yüzeyinde birçok noktada görülen denizanaları, hem balıkçıların ağlarına takılıyor hem de vatandaşların dikkatini çekiyor. Poyraz ve ters akıntı nedeniyle kıyıya kadar inen bazı denizanaları da Alanya sahillerinde kıyıya vurdu. Bilimsel adı Rhopilema nomadica olan ve ağırlığı 10 kilograma kadar ulaşan türün Antalya Körfezi’nde her yıl görülen periyodik bir yoğunluk oluşturduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, söz konusu türün Kızıldeniz kökenli olduğunu ve Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz’e ulaştığını söyledi. Gökoğlu, "Antalya Körfezi’nde yoğun görülen denizanası, Kızıldeniz kökenli, Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz’e girmiş olan, bilimsel adı Rhopilema nomadica olarak bilinen denizanası. Bu denizanası, Akdeniz’deki en büyük denizanalarından biri, hatta en büyüğü" ifadelerini kullandı. Plaj sezonunun henüz başlamamış olması nedeniyle şu anda denize girenler açısından doğrudan bir risk bulunmadığını kaydeden Gökoğlu, özellikle kıyıya vuran denizanalarına karşı çocuklar için dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Gökoğlu, "Plaj sezonu olmadığı için şu an denize sadece yabancı turistler giriyor, yerli halk girmiyor. Korkulması gereken bir durum yok. Çocuklar için dikkat edilebilir, denizanası kıyıya vurduğu zaman çocuklar onu bilmeyebilir, dokunabilir, temas edebilir. İşte bu temas sırasında çocukların ellerine vücutlarına dokunursa yahut da denize giren vatandaşlar temas ederse vücutlarında yakma, su toplama, kabarcıklar şeklinde hasarlar oluşturacaktır" dedi. Avcılığı zorlaştırıyor Denizanalarının yalnızca kıyıda değil, balıkçılık faaliyetlerinde de ciddi sorunlara yol açtığına dikkat çeken Gökoğlu, ağlara dolanan denizanalarının hem avcılığı zorlaştırdığını hem de ekonomik kayba neden olduğunu ifade etti. "Balıkçılar ağlarını bıraktığı zaman denizanası doluyor" Balıkçıların denize bıraktıkları ağların denizanalarıyla dolduğunu söyleyen Gökoğlu, "Balıkçılık açısından sıkıntılı bir durum var. Balıkçılar ağlarını bıraktığı zaman denizanası doluyor. Balıkçı alırken bu ağları torbaladığı için ağların yırtılmasına sebep oluyor. Ayrıca balık tutulmamasına neden oluyor. Çünkü torbalıyor, ağı büzdüğü için ağ normal açılmış vaziyette olmuyor. Ayrıca trol gibi sürüklenen av araçlarında av gözlerini tıkadığı için avın seçiciliğini de azaltıyor. Kütlesel bir trolün arkasında denizanası dolu kütlesel bir ağı çekiyor, bu nedenle yakıt giderini artırıyor. Özellikle ufak kıyı balıkçıları ağı alırken uzun zaman kaybediyor" şeklinde konuştu. "Temas halinde yüzde ve gözde travma oluşturabiliyor" Denizanası parçalarının teknedeki balıkçıların yüzüne ve gözlerine sıçramasının da risk taşıdığına dikkat çeken Gökoğlu, bunun balıkçılar üzerinde fiziksel tahribata yol açabildiğini belirtti. Gökoğlu, "Balıkçılar ağı aldıkları zaman teknenin üzerinde çok miktarda denizanası parçası ve denizanası kalıyor. Zaman zaman suratlarına, gözüne sıçramalar olduğu için gözlerinde, yüzlerinde tahribat ve travma oluşturuyor. Dolayısıyla balıkçılık açısından şu anda sıkıntılı bir durum söz konusu. Zaten balıkçıların çoğu da Antalya Körfezi’nde denizanası olduğu için uzatma ağlarını atmıyorlar" dedi. Yoğunluğun nedeni poyraz ve ters akıntı Bu yılki yoğunluğun nedenine de değinen Gökoğlu, poyraz rüzgarının yüzey suyunu sürüklemesi ve alttan gelen ters akıntının denizanalarını körfeze taşıdığını söyledi. Her yıl benzer bir geçiş yaşandığını ifade eden Gökoğlu, bu yıl da geçmiş yıllarla benzer yoğunluk gözlemlediklerini anlattı. Gökoğlu, şöyle devam etti: "Her sene bu geçiş oluyor. Ocak sonunda geçişleri başladı, şu anda körfezde yoğun miktarda var. Periyodik olarak tekrarlıyor bu. Bunun nedeni de bu sene poyrazın etkili olması. Poyraz yüzey suyunu aşağı doğru sürüklediği zaman, yerine alttan deniz suyunun gelmesi gerekiyor. Yani açıktaki ana akıntıdaki suyu alttan çekip üstten de itelediği için körfeze girdi. Bu ters akıntı nedeniyle şu anda denizanası Antalya Körfezi’nde. Geçmişe göre aynı yoğunlukta. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz dalışta, beş metrekarelik alanda neredeyse bir adet var şeklinde durum tespiti yaptık." Balık yumurtaları ve larvalar üzerinde olumsuz etkisi var Deniz ekosistemi üzerindeki etkilerine de değinen Gökoğlu, türün balık yumurtaları ve larvalarına zarar verdiğini, ancak bazı balık yavrularının da denizanasının dallı yapısı içinde saklanabildiğini söyledi. Buna rağmen olumsuz etkinin daha ağır bastığını belirten Gökoğlu, geçişin turizm ve plaj sezonu başlamadan sona ereceğini vurguladı. Gökoğlu, "Balık yumurta ve larvalarına zarar veriyor. Bazen de faydası oluyor. Denizanasının çan şeklindeki kafasının iç kısmındaki dallı yapıya bazı balık yavruları girip saklanıyor ve orada serpilip büyüdükten sonra ekosisteme katılıyorlar. Ama tabii tükettiği, öldürdüğü larva ve yumurta daha fazla. Bu geçiş Nisan’ın sonuna doğru Mayıs’ın başlarında tamamlanacak. Yani plaj sezonu, turizm sezonunun başladığı dönemde bu geçiş tamamlanacak. Her sene o tarihlerde tamamlanıyor. Şu anda risk yok, biz biraz önce sudan çıktık, dalıştaydık. Yine büyük, çok büyük kütleler halinde suyun altında gördük ve görüntüledik" ifadelerini kullandı.

Fransa saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu gerekçe göstererek savaş gemisi gönderiyor. Haber

Fransa saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu gerekçe göstererek savaş gemisi gönderiyor.

Salı gecesi televizyonda yayınlanan bir konuşmada Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bir dizi askeri ve konsolosluk önlemi açıklamadan önce, ortaya çıkan kriz için Tahran'ı suçlarken, aynı zamanda bunu tetikleyen ABD-İsrail saldırılarını da eleştirdi. Macron, "İran İslam Cumhuriyeti bu durumun birincil sorumluluğunu taşıyor" dedi. Aynı zamanda, çatışmaları Almanya ve Birleşik Krallık ile birlikte durdurmaya çağırırken bile, ilk İsrail-Amerikan askeri operasyonlarının "uluslararası hukukun dışında yürütüldüğünü" savundu. Konuşma, ABD ve İsrail'in İran'a saldırı düzenleyerek bölge genelinde misilleme saldırılarını tetiklemesinden ve daha geniş bir tırmanma korkusunu artırmasından dört gün sonra geldi. Dronlar "meşru savunmada" düşürüldü Macron, ikinci bir Fransız askeri tesisinin vurulduğunu doğruladı. "Bölgedeki askeri üslerimizin güvenliğini güçlendirdik. İkisi sınırlı grevlere maruz kalarak maddi hasara neden oldu" dedi. "Çatışmanın ilk saatlerinden itibaren meşru savunma için insansız hava araçlarını düşürdük" diye ekledi. Fransa'yı Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri ile bağlayan savunma anlaşmalarına atıfta bulunarak, Fransa'nın onlara dayanışma borçlu olduğunu söyledi ve ayrıca Ürdün, Irak ve Suriye'yi içeren taahhütlerden ve ortaklıklardan bahsetti. Devlet başkanı, Fransa'nın "savunma" bir kuvvetin parçası olarak bu müttefik ülkelerin birçoğuna hava savunma yeteneklerini konuşlandıracağını açıkladı. Kurtarma ekipleri, 3 Mart 2026'da Sidon'da İsrail saldırısıyla vurulan Lübnanlı İslami bir grubun yıkılan merkezinin önünde toplandı AP Fotoğrafı Ayrıca Lübnan'daki potansiyel bir İsrail kara operasyonuna karşı uyardı ve bunu "tehlikeli bir tırmanma ve stratejik bir hata" olarak nitelendirdi. Salı günü erken saatlerde Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Fransız Rafale savaş uçaklarının Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Fransız tesisleri üzerinde hava güvenliği operasyonları yürüttüğünü ve onları daha fazla insansız hava aracı saldırısından koruduğunu söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı ayrıca önemli deniz koridorlarının risk altında olduğu konusunda uyardı ve Fransa'nın onları korumak için inisiyatif aldığını söyledi. Küresel ticaret ve enerji arzı için gerekli deniz yolları olarak nitelendirdiği Hürmüz Boğazı ve Süveyş Kanalı'nda "Trafiği restore etme ve güvence altına alma araçlarını bir araya getirmek için bir koalisyon kurma çabalarına öncülük ediyoruz." Kıbrıs'a savaş gemisi ve Akdeniz'de uçak gemisi 'Charles de Gaulle' Macron ayrıca, insansız hava aracı olaylarının adadaki İngiliz tesislerini hedef almasının ardından Kıbrıs'a takviye olduğunu duyurdu. "Kıbrıs'a savunma araçları gönderiyoruz ve bu akşam itibariyle Kıbrıs'tan bir Fransız fırkateyn gelecek" dedi. Hareket, bir insansız hava aracının pistte düştüğü ve diğerlerinin ele geçirildiği bildirilen bir insansız hava aracı da dahil olmak üzere İngiliz egemen üssü RAF Akrotiri'deki insansız hava aracı olaylarını takip ediyor. Bu arada, uçak gemisi Charles de Gaulle, Macron'un genel bir caydırıcılık ve hazırlık duruşu olarak sunduğu şeyin bir parçası olarak Akdeniz'e doğru ilerliyor. Bölgede 400.000 Fransız vatandaşı var Başkan, şu anda daha geniş bölgede yaklaşık 400.000 Fransız vatandaşının bulunduğunu söyledi. Macron, "En savunmasız olanlardan başlayarak, ayrılmak isteyen vatandaşlarımızın geri dönüşünü düzenli bir şekilde düzenliyoruz" dedi. Tahliye çabalarının bir parçası olarak "ilk iki uçuşun bu gece Paris'e ineceğini" doğruladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.