Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Süt Ürünleri

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Süt Ürünleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süt Ürünleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump'tan Kanada'ya yeni ticaret hamlesi: Kanada ürünleri ABD kamu ihalelerinden çıkarılacak Haber

Trump'tan Kanada'ya yeni ticaret hamlesi: Kanada ürünleri ABD kamu ihalelerinden çıkarılacak

Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kanada hükümeti ile eyalet yönetimlerinin Amerikan küçük işletmeleri ve şirketlerinin kamu ihalelerine katılımını engellediğini öne sürdü. Buna karşılık ABD'nin Kanada menşeli ürün ve şirketlere kamu tedarik piyasasında erişim sağladığını savunan Trump, mevcut uygulamayı "mütekabiliyet" ilkesine aykırı olarak değerlendirdi. "Tam ve adil mütekabiliyet sağlanana kadar devam edecek" Trump, Kanada'nın Amerikan çiftçileri ve şirketleri için eşit erişim sağlamaması halinde ABD'nin de Kanada ürünlerine yönelik kamu alımlarındaki erişimi sınırlandıracağını belirtti. ABD Başkanı, GSA'nın ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) ile birlikte çalışarak Kanada menşeli ürünleri GSA'nın "Multiple Award Schedules" olarak bilinen çoklu tedarik listelerinden çıkarması için gerekli adımları atacağını duyurdu. Trump, söz konusu uygulamanın Kanada'nın Amerikan şirketlerine yönelik kamu ihale politikalarında değişikliğe gitmesine kadar sürdürüleceğini ifade etti. GSA ihalelerinin yıllık hacmi 50 milyar doların üzerinde Trump, ABD kamu kurumlarının kullandığı söz konusu tedarik programlarının yıllık hacminin 50 milyar doların üzerinde olduğunu belirterek, Kanada'ya sağlanan erişimin daha önce sınırlandırılması gerektiğini savundu. ABD Başkanı ayrıca Kanada'nın süt ürünleri pazarındaki uygulamalarını eleştirdi. Amerikan süt üreticilerinin Kanada pazarına erişemediğini ileri süren Trump, buna karşın Kanada'nın geçmiş dönemlerde yapılan ticaret anlaşmaları sayesinde ABD'de otomotiv üretimini sürdürebildiğini dile getirdi. Trump'ın son açıklaması, iki ülke arasında aylardır devam eden ticaret anlaşmazlığında yeni bir cephe açılması anlamına geliyor. Kanada'nın ABD ürünlerine yönelik misilleme tarifelerinin yürürlüğe girmesinin ardından Washington'ın kamu alımlarında Kanada ürünlerini hedef alması, ticari gerilimin kapsamını genişletmiş oldu. Kanada hükümeti ise Trump'ın son açıklamasına ilişkin henüz resmi bir değerlendirme yapmadı.

Kanada’dan ABD’ye 20 Milyar Dolarlık Misilleme: 700’den Fazla Ürüne Yeni Tarife Haber

Kanada’dan ABD’ye 20 Milyar Dolarlık Misilleme: 700’den Fazla Ürüne Yeni Tarife

Kanada hükümeti, ABD ile tırmanan ticaret gerilimine karşı yeni gümrük vergilerini açıkladı. 8 Eylül’de yürürlüğe girmesi planlanan düzenleme kapsamında, yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki 700’den fazla ABD menşeli ürüne yüzde 15 ila yüzde 50 arasında değişen misilleme tarifeleri uygulanacak. Kanada ile ABD arasındaki ticaret anlaşmazlığı yeni bir aşamaya taşındı. Kanada hükümeti, Washington yönetiminin Kanada ürünlerine yönelik tarifeleri artırmasının ardından ABD'den ithal edilen çok sayıda ürüne ek gümrük vergisi getirme kararı aldı. Kanada Maliye Bakanı François-Philippe Champagne, diğer hükümet üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında, yeni tarifelerin 8 Eylül itibarıyla uygulanmaya başlanacağını duyurdu. 700’den fazla ABD ürünü hedefte Yeni misilleme tarifeleri kapsamında ABD'den Kanada'ya ithal edilen 700’den fazla ürün hedef alınacak. Düzenlemenin toplam ticaret hacminin yaklaşık 20 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtildi. Tarifelerin oranı ürün grubuna göre değişecek. Çelik, süt ürünleri, beyaz eşya, tarım makineleri, kağıt ve elektronik ürünlerinde yüzde 15, 25 ve 50 arasında değişen oranlarda ek vergi uygulanacak. Bazı alüminyum ürünleri, mobilya ve giyim ürünlerinde ise tarife oranının yüzde 50'ye kadar çıkacağı bildirildi. Beyaz eşya, peynir ve diğer bazı süt ürünleri, balık ve deniz ürünleri ile belirli çelik ve alüminyum ürünleri için yüzde 25 oranında vergi uygulanması planlanıyor. ABD menşeli otomobillere yönelik Kanada'nın daha önce yürürlüğe koyduğu karşı tarifelerin ise devam edeceği açıklandı. Kanada: Ekonomik egemenlik pazarlık konusu değil Maliye Bakanı Champagne, ABD'nin uyguladığı tarifelerin Kanada'daki çalışanlar, şirketler ve yerel topluluklar üzerinde etkiler oluşturduğunu belirtti. Kanada'nın ticaret anlaşmazlığını başlatan taraf olmadığını savunan Champagne, ülkesinin buna karşılık vermek zorunda kaldığını ifade etti. Champagne, ekonomik ilişkilerin karşılıklı fayda sağlayan bir ortaklık yerine baskı aracı olarak kullanılmasına karşı olduklarını belirterek, “Ekonomik egemenliğimizi korumak müzakere konusu değil” mesajını verdi. İşletmelere 5,4 milyar dolarlık destek Kanada hükümeti, ABD tarifelerinden etkilenen çalışan ve işletmeleri desteklemek amacıyla yaklaşık 5,4 milyar dolarlık yeni bir paket de açıkladı. Yetkililer, karşılıklı tarifelerin bazı sektörlerde işletmelerin maliyetlerini ve tüketici fiyatlarını artırabileceğini kabul ederken, düzenlemelerin Kanada ekonomisi üzerindeki genel etkisinin sınırlı kalmasının beklendiğini belirtti. Hükümetin 2025'in başından bu yana ABD tarifelerinin etkilerini azaltmak amacıyla sağladığı toplam desteğin ise 21,7 milyar doları aştığı bildirildi. Kanadalılara yerli ürün çağrısı Kanada Sanayi Bakanı Melanie Joly, ticaret geriliminin etkilerini azaltmak için vatandaşlara yerli ürünleri tercih etme çağrısında bulundu. Joly, ABD'nin ticaret politikalarına karşı Kanada'da bir “direniş hareketinin” başlatıldığını ifade etti. Çalışma ve Aile Bakanı Patty Hajdu ise tarifelerin ekonomik belirsizliği artırdığını söyledi. Hajdu, gümrük vergilerinin yalnızca şirketleri değil, vatandaşların günlük ekonomik kararlarını da etkilediğine dikkat çekti. Hajdu'ya göre belirsizlik, vatandaşların yatırım yapma, ev satın alma, tatile çıkma veya işletmelerini büyütme gibi konularda karar vermelerini zorlaştırıyor. Ticaret savaşı yeniden sertleşiyor Kanada'nın yeni misilleme kararı, iki ülke arasında devam eden ticaret müzakerelerinin sonuçsuz kalmasının ardından geldi. ABD yönetiminin Kanada ürünlerine uyguladığı tarifeleri artırması sonrasında Ottawa'nın da kapsamlı bir karşılık vermesi, Kuzey Amerika'daki ticaret geriliminin yeniden tırmandığını gösteriyor. Yeni tarifelerin 8 Eylül'de yürürlüğe girmesiyle birlikte ABD ve Kanada arasındaki ticaret ilişkilerinde özellikle çelik, alüminyum, tarım, beyaz eşya ve tüketim ürünleri sektörlerinde yeni maliyet baskılarının oluşması bekleniyor.

Türkiye süt üretiminde güçlü, ama tüketimde bilinç şart Haber

Türkiye süt üretiminde güçlü, ama tüketimde bilinç şart

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, süt ve süt ürünlerinin hem çocuklar hem yetişkinler için dengeli beslenmenin temel bileşenlerinden biri olduğunu söyledi. < p class="MsoNormal">Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük süt üreticileri arasında yer aldığını belirten Çallı, sektörün üretim gücünün yanı sıra gıda güvencesi, kalite ve ihracat açısından da stratejik önem taşıdığını ifade etti. 2025 yılında Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatının 523,3 milyon dolara ulaştığını hatırlatan Çallı, ihracattaki en büyük payın 236 milyon dolar ile (%45,1) peynire ait olduğunu, dondurma ihracatının ise 72,7 milyon dolarla toplam ihracatın %13,9’unu oluşturduğunu söyledi. Çallı, süt ve süt ürünlerinin ekonomik erişilebilirlik açısından da önemli bir hayvansal gıda ürünü olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Süt ve süt ü rünleri, özellikle çocuklar ve gençler için en ulaşılabilir protein kaynakları arasında yer alıyor. Protein ihtiyacını et ürünlerinden karşılamak için daha yüksek maliyet gerekiyor. Bu nedenle halen en ucuz hayvansal protein kaynağı olan süt ürünleri, toplum beslenmesinde ve kalkınmada kritik öneme sahip.” ASÜD öncülüğünde başlatılan ve geçmiş yıllarda yürütülen Okul Sütü Programı’nın önemine dikkat çeken Çallı, çocukların süt tüketim alışkanlığı kazanmasının uzun vadeli halk sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi, “Okul Sütü gibi uygulamalar yalnızca bir gıda desteği değildir. Aynı zamanda çocukların süt içme alışkanlığı kazanmasını sağlayan sosyal bir yatırımdır. Sağlık Bakanlığı verilerinde de görülen protein eksikliği ve bodurluk riskine karşı mücadelede de önemli katkı sağlar ” dedi. Süt ve süt ürünlerinin ileri yaşlardaki yetişkinler için de kemik sağlığı, kas kütlesinin korunması ve dengeli beslenme bağlamında önemli bir role sahip olduğunu dile getiren Çallı, “Akademik unvanlı bazı kişilerin bilimsel bilgiyle çelişen açıklamalarına inanan yetişkin bireylerin beslenmelerinde süt ürünlerine yer vermemeleri, bitkisel içeceklere yöneltilmeleri önemli sağlık sorunları doğuracaktır. Geçmişten beri tüketilen, süt gibi sağlıklı bir gıdanın bugün kalkıp sağlıksız olduğunu söylemek ve ‘çiftçinin emeği ak süte kara çalmak’ akıl alır gibi değil. Ebeveynler olarak kendi sağlığımız ve gelecek nesillerin sağlığı için gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran, yoğurt, peynir ürünlere soframızda daha fazla yer açmalı, çocuklarımıza da örnek olmalıyız” dedi. “Sokak sütü romantizmi halk sağlığı riski oluşturuyor” Kayıt dışı ve kaynağı belirsiz süt satışlarına ilişkin de bir değerlendirme yapan Harun Çallı, tüketicilerin güvenilir süt ürünlerini tercih etmesi gerektiğini söyledi, “Sağlığın en kıymetli hazine olduğunu bir kez daha idrak ettiğimiz bir dönemde halen nerede, hangi koşullarda, hangi hayvandan sağıldığı belli olmayan çiğ sütlerin tüketiciye sunulduğunu görüyoruz. Uygun koşullarda muhafaza edilmeyen, sıcak havalarda mahallenize kadar soğutulmadan açıkta taşınan çiğ sütlerde, zoonotik ve gıda kaynaklı enfeksiyon riskleri bulunduğu gerçeği unutulmamalı” diye konuştu. Çallı, “Gelişmiş ülkelerde örneğine rastlanmayan sok ak sütü satışlarının, ‘doğal’, ‘organik’ yada ‘köy sütü’ algısıyla masum gösterilmeye çalışılması tüketiciyi yanıltıyor. Oysa bu ürünlerin önemli bir bölümü, kalite ve gıda güvenliği kriterlerini karşılamayan, içeriği ve üretim koşulları tam olarak bilinmeyen sütlerden oluşabiliyor. Tüketicinin güvenilir, denetlenen ve izlenebilir ürünleri tercih etmesi büyük önem taşıyor. Gıda güvenliği ihmale gelmez. Ambalajlı ve kayıtlı ürünler; izlenebilirlik, denetim ve soğuk zincir güvencesiyle tüketiciye ulaşıyor. Tüketicinin güvenilir gıdaya erişimi açısından bu sistem büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki süt ve süt ürünleri üretim tesislerimiz, satış noktalarımız yılın 365 günü 24 saat Tarım ve Orman Bakanlığımızın denetimindedir” dedi. “Süt sektörü ortak akılla yönetilmeli” Süt sektörünün yalnızca üretim değil, tarım, hayvancılık, halk sağlığı ve ekonomi açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çallı, sektörün günlük değil uzun vadeli politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Yem maliyetlerinin üretici üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Çallı, sürdürülebilir üretim için çiftçinin Avrupalı rakipleri gibi desteklenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti ve şunları ekledi: “Hayvan yeminin erişilebilir maliyetlere düşürülmesi için üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Süt sektörünün günlük kararlarla değil, ortak akıl ve uzun vadeli politikalarla yönetilmesi büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki; süt tüketimindeki ar tış yalnızca halk sağlığına değil, üreticiye, kırsal kalkınmaya ve ülke ekonomisine de katkı sağlıyor.” “Türkiye’nin güçlü süt sanayisi korunmalı” Türkiye süt sektörünün bugün 100’ü aşkın ülkeye süt ve süt ürünleri ihraç eden önemli bir üretici konumunda bulunduğunu belirten Çallı, 42 tesisin AB’ye ihracat onayına sahip olduğunu, bunun yanında farklı ülkelerden ihracat yetkisi alan çok sayıda modern tesisin de uluslararası standartlarda üretim gerçekleştirdiğini söyledi. “Türkiye’nin güçlü bir süt sanayisi var. Gıda güvenliği standartları yüksek, denetlenen ve kayıtlı üretim yapan işletmelerimiz hem iç pazarda hem ihracatta önemli başarılar elde ediyor” diyen Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü’nün toplumda sağlıklı beslenme bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.

Öztrak: Memur ve emekli zammı enflasyonun çok gerisinde kaldı Haber

Öztrak: Memur ve emekli zammı enflasyonun çok gerisinde kaldı

NATO PA Ekonomi ve Güvenlik Komitesi Başkanı Öztrak, 2025 yılı Aralık ayı enflasyonuna ilişkin değerlendirmesinde, “TÜİK’in tabelasında bu sabah itibariyle, Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,89 olarak yazıldı. Böylece 2025 yılında enflasyon yüzde 31’in altına geriliyor. Pandemiden bu yana görülen en düşük Aralık ayı enflasyonu” dedi. Öztrak, bunun sonucunda memur ve memur emeklilerinin maaş zammının yüzde 18,6, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranının ise yüzde 12,2’de kaldığını vurguladı. Aralık ayında EN-AG endeksinin yüzde 2,11, İTO Ücretliler Geçinme Endeksi’nin yüzde 2,61 ve İTO İstanbul Tüketici Fiyat Endeksi’nin yüzde 1,23 arttığını hatırlattı. Son 6 ayda ise TÜİK’e göre tüketici fiyatları yüzde 12,2 artarken, EN-AG enflasyonu bunun 8 puan, İTO enflasyonu ise yaklaşık 5 puan üstünde gerçekleşti. Bakan Öztrak, TÜİK’in 2025 yılı verilerini de paylaştı: “Eğitim ücretleri yüzde 65–70, kiralar yüzde 62, tıbbi hizmet ücretleri yüzde 51, ekmek yüzde 43, dana eti yüzde 48, süt ürünleri (peynir, tereyağı gibi) yüzde 31–42, taze meyve yüzde 41, elektrik ve doğalgaz yüzde 38 arttı. Vatandaşlarımızın en çok ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetlerdeki artışlar böyleyken, memura, emekliye, emekçiye yapılan zam bunların yanına bile yaklaşamıyor.” Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 2026 yılı beklentilerine atıfta bulunarak, “Bakan, dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızı kast etmemiş anlaşılan” dedi ve Gustav Jung’dan alıntı yaptı: “İnsan yaptığı şeydir, yapacağını söylediği şey değil…” sözlerini aktardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.