Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Susan Collins

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Susan Collins haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Susan Collins haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Senatosu'ndan Trump'a İran Yetkisi: Askeri Operasyonları Sınırlandıracak Tasarı Kıl Payı Reddedildi Haber

ABD Senatosu'ndan Trump'a İran Yetkisi: Askeri Operasyonları Sınırlandıracak Tasarı Kıl Payı Reddedildi

Senato'da Kritik Oylama: Tasarı Bir Oy Farkla Geçemedi ABD Senatosu'nda Demokrat senatörler tarafından hazırlanan ve Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı askeri güç kullanma yetkilerini sınırlandırmayı amaçlayan yasa tasarısı, yapılan kritik oylamada yeterli desteği bulamadı. Tasarı, 49 senatörün desteğini almasına karşın 50 "hayır" oyuyla reddedildi. Kabul edilmesi için gerekli olan 51 oya ulaşılamaması nedeniyle düzenleme Senato'da ilerleyemedi ve askıya alındı. Böylece Başkan Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonlar konusunda sahip olduğu mevcut yetkiler korunmuş oldu. Tasarı Ne Öngörüyordu? Demokratların hazırladığı düzenleme, ABD Anayasası'nda Kongre'ye tanınan savaş ilan etme yetkisini temel alıyordu. Tasarıya göre Kongre açık bir savaş ilanında bulunmadığı sürece Başkan'ın İran'a yönelik askeri operasyonları tek taraflı sürdürmesi engellenmek isteniyordu. Yasa teklifinin kabul edilmesi halinde, Kongre'den resmi onay alınmadan yürütülen askeri faaliyetlerde görev yapan ABD askerlerinin belirli bir süre içerisinde bölgeden çekilmesi gerekecekti. Destekleyen senatörler, bu düzenlemenin yürütme organının savaş yetkilerini dengeleyeceğini savundu. Ancak Senato'daki oylama sonucunda bu girişim başarısız oldu ve mevcut uygulama değişmeden kaldı. Trump'ın Askeri Yetkileri Korundu Oylamanın ardından Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri karar alma yetkilerinde herhangi bir değişiklik yapılmadı. Bu sonuç, Beyaz Saray'ın Orta Doğu politikalarında hareket alanını koruması açısından önemli görülüyor. Uzmanlara göre Senato'dan çıkan sonuç, yönetimin olası güvenlik tehditlerine karşı hızlı karar alma kapasitesini sürdürmesini sağlayacak. Ancak aynı zamanda Kongre ile Beyaz Saray arasındaki savaş yetkileri tartışmasının da devam edeceğine işaret ediyor. ABD'de başkanların askeri operasyon yetkileri uzun yıllardır siyasi ve hukuki tartışmaların merkezinde yer alıyor. Özellikle Kongre onayı olmadan gerçekleştirilen operasyonlar, geçmiş dönemlerde de benzer anlaşmazlıklara neden olmuştu. Demokratlardan Sert Eleştiriler Tasarıyı destekleyen Demokrat senatörler, İran konusunda atılan askeri adımların Kongre'nin bilgisi ve onayı olmadan yürütülmesinin anayasal dengeyi zedelediğini savundu. Muhalefet, askeri gerilimin yalnızca dış politika açısından değil, ABD ekonomisi üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getirdi. Özellikle enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmaların ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın, İran ile yükselen tansiyonun ekonomik sonuçlarından biri olduğu ifade edildi. Demokratlar ayrıca, ABD'nin yeni ve kapsamlı bir askeri çatışmanın içine sürüklenmemesi için Kongre'nin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini savunuyor. Parti İçi Ayrışmalar Dikkat Çekti Senato'daki oylamanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise her iki büyük partide de yaşanan görüş ayrılıkları oldu. Cumhuriyetçi senatörler Susan Collins, Lisa Murkowski ve Rand Paul, parti yönetiminin aksine hareket ederek Trump'ın askeri yetkilerinin sınırlandırılması yönünde oy kullandı. Bu isimlerin kararı, Cumhuriyetçi Parti içinde dış politika konusunda farklı yaklaşımların sürdüğünü gösterdi. Öte yandan Demokrat Senatör John Fetterman, partisinin büyük çoğunluğundan ayrılarak tasarıya karşı oy verdi ve Cumhuriyetçilerle aynı safta yer aldı. Fetterman'ın tercihi, Demokrat Parti içerisinde de İran politikasına ilişkin ortak bir görüş bulunmadığını ortaya koydu. Cumhuriyetçi liderlerden Senatör Mitch McConnell ise oylamaya katılmadı. McConnell'ın yokluğu da Washington kulislerinde dikkat çeken gelişmeler arasında değerlendirildi. ABD-İran Geriliminde Yeni Dönem Senato'dan çıkan sonuç, ABD'nin İran politikasında kısa vadede önemli bir değişiklik beklenmediğini gösteriyor. Başkan Trump yönetimi, Kongre'den yeni bir yetki almaksızın mevcut yasal çerçevede hareket etmeyi sürdürebilecek. Bununla birlikte uzmanlar, İran ile yaşanabilecek yeni gelişmelerin Kongre'de benzer girişimlerin yeniden gündeme gelmesine yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle Orta Doğu'da güvenlik dengelerini etkileyebilecek olası askeri operasyonlar, hem iç siyasette hem de uluslararası arenada yakından takip ediliyor. Washington'da yaşanan bu kritik oylama, yalnızca Başkan Trump'ın yetkilerini değil, ABD'de yürütme ve yasama organları arasındaki güç dengesine ilişkin tartışmaları da yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Önümüzdeki dönemde İran ile ilişkilerde yaşanacak gelişmelerin, Kongre'nin benzer düzenlemeleri tekrar değerlendirmesine zemin hazırlayabileceği ifade ediliyor.

Trump, Kongre'deki "Birliğin Durumu" konuşmasında başarılarını övdü: ABD “altın çağını” yaşıyor Haber

Trump, Kongre'deki "Birliğin Durumu" konuşmasında başarılarını övdü: ABD “altın çağını” yaşıyor

ABD Başkanı Donald Trump, yıllık “Birliğin Durumu” konuşmasında ekonomik başarılarıyla övünürken, başkanlığının kritik bir döneminde başarı havası yaratmak amacıyla ABD’nin ‘altın çağını’ yaşadığını söyledi. Önümüzdeki kasım ayında zorlu ara seçimlerle karşı karşıya olan Cumhuriyetçilerin çağrılarına yanıt veren Trump, televizyon ekranlarında yayınlanan konuşmasının ilk saatinde ekonomiye odaklandı ve enflasyonu dizginlediğini, borsayı rekor seviyelere çıkardığını, kapsamlı vergi indirimlerini onayladığını ve ilaç fiyatlarını düşürdüğünü söyledi. Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin “Amerika, Amerika” sloganları eşliğinde kürsüye çıkan Trump, Demokratların tamamen sessiz kaldığı bu ortamda, “Ülkemiz geri döndü... Artık her zamankinden daha büyük, daha iyi, daha zengin ve daha güçlü” dedi. Televizyon ekranlarından yayınlanan konuşma, Trump'a seçmenleri Cumhuriyetçilerin iktidarda kalması için ikna etme fırsatı verse de bu konuşma, Trump'ın yurt içinde ve yurt dışında zorlu siyasi koşullarla karşı karşıya olduğu bir dönemde gerçekleşti. Öte yandan bu Trump’ın, Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana 13 ay içinde yaptığı ikinci ‘Birliğin Durumu’ konuşmasıydı. Trump konuşmasına ekonomi hakkında konuşarak başladı ve gıda, konut, sigorta ve kamu hizmetleri fiyatlarının birkaç yıl öncesine göre çok daha yüksek olmasına rağmen enflasyonun ‘hızla düştüğünü’ açıkladı. Beyaz Saray danışmanları, Trump'a Amerikalıların ekonomik endişelerine odaklanması için baskı yapmıştı. Trump'ın 2024 seçimlerindeki zaferi, büyük ölçüde yaşam maliyetini düşürme vaatlerine dayanıyordu, ancak seçmenler şimdiye kadar yaptıklarına pek ikna olmuş görünmüyor. Reuters ve Ipsos'un ortak anketine göre Amerikalıların sadece yüzde 36'sı Trump'ın ekonomiyi yönetme şeklinden memnun. Trump, abartmayı sevdiği bilinen eski bir reality televizyon yıldızına yakışır şekilde, pazar günü Kış Olimpiyatları'nda altın madalya kazanan ABD erkek hokey takımı önünde ülkenin elde ettiği tüm ‘zaferlerle’ övündü. Konuşmasında selefi Joe Biden'ı sert bir şekilde eleştiren Trump, “On iki ay önce, kriz içindeki bir ülkeyi devraldım. Bir yıl sonra, daha önce hiç kimsenin görmediği değişiklikler başardık. Biden bize tarihin en kötü enflasyonunu miras bıraktı, ben ise bunu düşürdüm” ifadelerini kullandı. Trump, “Reçeteli ilaç fiyatlarındaki büyük enflasyonu sona erdireceğim. Bu, önceki başkanların girişimlerine rağmen daha önce hiç başarılmamış bir şey” diye açıkladı. Washington’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu görevden almasından bu yana ABD'nin Venezuela'dan 80 milyon varilden fazla petrol aldığını açıklayan Trump, “Yeni dostumuz ve ortağımız Venezuela'dan 80 milyon varilden fazla petrol aldık. ABD'nin petrol üretimi günde 600 bin varilden fazla arttı” dedi. ABD’nin ‘kısa bir süre önce ölü bir ülke’ olduğunu, şimdi ise ‘dünyanın en çekici ülkesi’ haline geldiğini söyleyen Trump, “Gümrük vergileri konusunda Yüksek Mahkeme'nin hayal kırıcı kararına rağmen, daha karmaşık alternatif prosedürler aracılığıyla para akışını hala güvence altına alıyoruz” diye devam etti. Sınırdan geçen ölümcül fentanil akışıyla ilgili olarak Trump, “bir yıl içinde rekor bir düşüşle yüzde 56 azaldı” dedi. İran'ı ‘ABD'yi vurabilecek füzeler geliştirmeye çalışmakla’ suçlayan Trump, konuşmasında, “İran, Avrupa'yı ve yurtdışındaki üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdi bile ve yakında ABD'ye ulaşabilecek füzeler üretmek için çalışıyor” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte ‘tercih ettiği seçeneğin’ İran'ın nükleer sorununu diplomasi yoluyla çözmek olduğunu açıkladı. Kongre’deki 20'den fazla Demokrat Partili temsilci oturumu boykot edeceklerini açıklarken, sivil toplum örgütleri Washington'da yönetimin politikalarına karşı protesto gösterileri düzenlemeye hazırlandı. Trump, konuşması sırasında yaklaşık bir saat boyunca alışılmadık bir şekilde ölçülü davrandı, çoğunlukla yazılı metne sadık kaldı ve her zamanki doğaçlama tarzından kaçındı. Trump, her zamanki gibi Demokrat Partili selefi Joe Biden ve Demokrat Parti temsilcilerine bazı eleştirilerde bulunsa da cuma günü onun imzalı gümrük vergisi politikasını iptal eden ABD Yüksek Mahkemesini eleştirmedi. Kararın ardından yargıçlara kişisel hakaretler yağdırdığı saatlerin aksine, salona girerken duruşmaya katılan dört yargıçla tokalaştı ve kararı sadece ‘talihsizlik’ olarak nitelendirdi. Demokratlarla çatışmalar Konuşmasına devam ederken gerginlik artmaya başladı. Trump en sevdiği konu olan göçmenlik konusuna geçtiğinde, 2024 seçim kampanyasının merkezinde yer alan aynı söylemi tekrarladı ve birçok araştırma bunun aksini kanıtlamasına rağmen, yasadışı göçmenlerin şiddet suçları dalgasından sorumlu olduğunu söyledi. Demokratlara dönerek, “Kendinizden utanmalısınız!” diyen Trump, Trump yönetimi altında Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) yetkililerinin uyguladığı sert taktikleri engelleyecek önlemler alınmadıkça İç Güvenlik Bakanlığı'na fon sağlamayı reddeden Demokratları eleştirdi. Anketler, Minneapolis'te maskeli federal ajanlar tarafından Amerikan vatandaşlarının öldürülmesinin ardından, Amerikalıların çoğunluğunun Trump'ın göçmenlere yönelik sert önlemlerinin çok ileri gittiğine inandığını gösteriyor. Trump göçmenlik yasalarını uygulamakla övünürken, ABD Temsilciler Meclisi'nde Minneapolis'i temsil eden Demokrat Partili temsilci İlhan Ömer ona “Sen Amerikalıları öldürdün!” diye bağırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.