Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suriye

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay: Türkiye-Ürdün ticaret hacmi 5 milyar doları aşmalı Haber

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay: Türkiye-Ürdün ticaret hacmi 5 milyar doları aşmalı

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Ürdünlü heyetle görüşmesinde ekonomik, ticari, savunma ve enerji alanlarında iş birliğinin artırılmasını vurguladı. ANKARA (İGFA) - TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Ürdün Senatosu Ürdün-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Yasin El Husban ve beraberindeki heyetle TBMM’de bir araya geldi. Görüşmeye Dışişleri Komisyonu üyesi milletvekilleri de katıldı. Oktay, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2 milyar doları aştığını, hedeflerinin 3 milyar dolar, daha sonra ise 5 milyar doların üzerine çıkmak olduğunu söyledi. SERBEST TİCARET VE SAVUNMA SANAYİİ VURGUSU Görüşmede, Serbest Ticaret Anlaşması’nın yeniden yürürlüğe konulması, askeri savunma sanayii iş birliğinin güçlendirilmesi ve turizm alanında ortak çalışmalar yapılmasının önemine dikkat çekildi. Oktay, Amman uçuşlarının yeniden başlatılmasının turizm potansiyeline katkı sağlayacağını ifade etti. ENERJİ ALANINDA SOMUT PROJELER HEDEFLENİYOR Enerji başlığında da değerlendirmelerde bulunan Oktay, Ürdün ile özellikle yenilenebilir enerji alanında olmak üzere enerji arz güvenliğini güçlendirecek somut projeler geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti. Ürdün’ün Suriye ve Filistin açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayan Oktay, Gazze’de yaşananların yanı sıra Batı Şeria’daki işgal politikalarının da kabul edilemez olduğunu söyledi. İsrail saldırganlığının durdurulmasının önemine işaret eden Oktay, ABD’nin İsrail’in politikalarına destek vermemesi gerektiğini ifade etti. HUSBAN: “ERDOĞAN’IN BM KONUŞMASI GÖNÜLLERDE TAHT KURDU” Ürdün Senatosu Ürdün-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Yasin El Husban ise iki ülkenin birçok insani konuda ve kriz dönemlerinde birbirine yakın durduğunu belirtti. Husban, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasının İslam dünyasında büyük karşılık bulduğunu söyledi.

Trump’tan Irak açıklaması: “Onurlu ve saygın bir şekilde ayrıldık” Haber

Trump’tan Irak açıklaması: “Onurlu ve saygın bir şekilde ayrıldık”

ABD Başkanı Donald Trump, ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, ülkesinin 23 yılın ardından Irak’tan “onurlu ve saygın” bir şekilde ayrıldığını söyledi. Trump, Irak’ta ABD’nin yaklaşık 4 bin 500 kişinin kaybına uğradığını belirterek, elde edilen sonucun bu bedeli karşılamadığını savundu. “Irak’ta bulunmak başından beri hataydı” Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen basın toplantısında ABD’nin Irak’taki askeri varlığı ve çekilme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Irak’ta bulunmanın en başından itibaren hata olduğunu ifade eden Trump, ABD’nin ülkeden ayrılırken geride herhangi bir şey bırakmadığını belirtti. Trump, Irak’tan çekilmeyi “onurlu ve saygın” bir şekilde gerçekleştirildiği sözleriyle değerlendirdi. ABD Başkanı, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin ABD yönetimine yönelik olumlu yaklaşım sergilediğini de öne sürerek, Irak tarafının ABD’ye teşekkür ettiğini söyledi. “Gerekirse geri döneriz” Trump, ABD’nin ihtiyaç duyulması halinde Irak’a yeniden yardım amacıyla dönebileceğini belirtti. Yaklaşık 23 yıllık sürecin ardından Irak’tan çekilmeyi “büyük olay” olarak nitelendiren Trump, ABD’nin Irak savaşında yaklaşık 4 bin 500 kişinin hayatını kaybettiğini ifade etti. Trump, “Elde edilen sonuç buna değmedi” diyerek ABD’nin Irak’taki askeri müdahalesinin maliyetine ilişkin değerlendirmede bulundu. “Tek neden DEAŞ’tı” ABD Başkanı Trump, Irak’ta bulunmalarının temel gerekçesinin DEAŞ olduğunu söyledi. Trump, örgütü “kökünden kazımak” amacıyla hareket ettiklerini ve bunun kendi ilk başkanlık döneminde gerçekleştirildiğini savundu. ABD’nin Irak’taki askeri varlığının sona ermesi, Washington’ın Irak’taki güvenlik rolünün yeniden şekillendiği bir döneme denk geliyor. Beyaz Saray daha önce ABD güçlerinin Irak ve Suriye’de DEAŞ’a karşı operasyonlarını sürdürdüğünü açıklamıştı.

MGK: Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ardından 8 maddelik bildiri yayınlandı Haber

MGK: Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ardından 8 maddelik bildiri yayınlandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ardından 8 maddelik bildiri yayımlandı. Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerine karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen faaliyetler hakkında Kurul’a bilgi sunulduğu belirtildi. “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların da değerlendirildiği kaydedilerek, Türkiye’nin yanı sıra bölge ülkelerinin güvenliği, huzuru ve refahı için çalışmaların sürdürüleceği ifade edildi. SURİYE VE IRAK MESAJI MGK bildirisinde Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün güçlendirilmesi, devlet otoritesinin ülke geneline yayılması ve entegrasyon sürecindeki gelişmeler de değerlendirildi. Suriye halkının ülkesini yeniden ayağa kaldırmasına ve uluslararası toplumla ilişkilerini güçlendirmesine yönelik Türkiye’nin desteğinin devam edeceği bildirildi. Irak’ın huzur ve istikrarının bölgenin tamamı açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanan bildiride, Irak hükümetinin devlet egemenliğini ülke genelinde güçlendirme çabalarından duyulan memnuniyet dile getirildi. Türkiye’nin Irak’la stratejik iş birliğini geliştirme iradesinin sürdüğü belirtildi. İRAN, İSRAİL VE GAZZE GÜNDEMİ Bildiride, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın devam eden çatışmalar nedeniyle bölgede kırılganlıkları artırdığı değerlendirmesine yer verildi. Taraflara müzakerelere dönme ve çatışmanın daha ağır sonuçlara yol açmasının önüne geçilmesi çağrısı yapıldı. İsrail yönetiminin Gazze ve Lübnan’daki saldırılarını sürdürdüğüne işaret edilen bildiride, uluslararası toplum somut adımlar atmaya davet edildi. İsrail yönetiminin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini ihlal ettiği yönündeki değerlendirmeye de bildiride yer verildi. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE YEMEN Rusya-Ukrayna Savaşı’nın mevcut durumu ile sivil altyapılar ve seyrüsefer güzergâhlarına yönelik saldırıların bölgesel ve küresel etkileri de MGK’nın gündeminde yer aldı. Bildiride, “kontrolsüz tırmanma ve yayılma” belirtilerine karşı taraflara itidal ve ateşkes çağrısı yapıldı. Yemen’de son dönemde artan gerilimin başta komşu ülkeler olmak üzere bölgedeki güvenlik risklerini yükselttiği belirtilirken, küresel istikrar açısından da önem taşıyan sükûnetin bir an önce sağlanması gerektiği vurgulandı. MGK’nın 30 Eylül 2026 tarihli bildirisi, terörle mücadele ve “Terörsüz Türkiye” hedefinin yanı sıra Suriye, Irak ve Ortadoğu’daki çatışmalar ile Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin Türkiye’nin güvenlik değerlendirmelerini ortaya koydu.

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz” Haber

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz”

Erdoğan, Türkiye’nin milli çıkarları, bölgesel istikrar ve küresel barış arasında denge gözeten çok yönlü bir dış politika izlediğini belirterek, “Köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz” ifadelerini kullandı. BM Güvenlik Konseyi için reform çağrısı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki önceliklerine ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, dünyanın önemli jeopolitik kırılmalar yaşadığını, Rusya-Ukrayna Savaşı başta olmak üzere farklı bölgelerdeki çatışmaların güvenlik ve ekonomi üzerinde doğrudan etkiler oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin önceliğinin çatışmaların daha geniş bölgelere yayılmasını önlemek, diplomasi kanallarını açık tutmak ve tarafların yeniden müzakere zeminine dönmesine katkı sağlamak olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin farklı ihtilaflarda taraflarla temas kurabilmesinin önemli bir diplomatik imkan olduğunu ifade etti. Erdoğan ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin daha temsili ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek reform sürecinin ertelenmemesi gerektiğini söyledi. Hürmüz Boğazı için gerilimin düşürülmesi mesajı ABD ve İran arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan, Türkiye’nin hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile temaslarını sürdürdüğünü belirtti. Diplomasinin mümkün olduğunca kullanılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji arzı ve küresel ticaret açısından doğrudan sonuçlar doğurduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin önceliğinin çatışmanın yayılmasını engellemek, ticaret yollarının güvenliğini korumak ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesini sağlamak olduğunu kaydetti. Mekke Ortak Savunma Anlaşması açıklaması Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da konuşan Erdoğan, anlaşmanın İran, İsrail veya başka bir ülkeye karşı oluşturulmuş bir ittifak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Anlaşmanın bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirme amacı taşıdığını belirten Erdoğan, herhangi bir tarafın silahlı saldırıya uğraması halinde diğer tarafların desteğinin gündeme gelebileceğini ifade etti. Erdoğan, verilecek desteğin saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçlarına göre şekillenebileceğini belirterek, istihbarat, lojistik ve mühimmat desteğinin yanı sıra koşullara bağlı olarak daha ileri askeri desteğin de değerlendirilebileceğini söyledi. Ancak Irak, Yemen veya başka bir bölgede yaşanabilecek gelişmeler için bugünden otomatik bir askeri senaryo oluşturmanın doğru olmayacağını vurguladı. “Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü ülke üzerinden tarif etmiyorum” ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan ve açık bir iletişim yürüttüğünü belirten Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinin üçüncü ülkeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye ile ABD arasında savunma sanayii, ticaret ve bölgesel güvenlik başta olmak üzere uzun yıllara dayanan iş birliği bulunduğunu ifade eden Erdoğan, iki ülke arasındaki görüş ayrılıklarının doğrudan iletişim yoluyla yönetilebileceğini kaydetti. İsrail yönetimiyle Türkiye arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu da belirten Erdoğan, Türkiye’nin İsrail halkına karşı bir husumet taşımadığını, itirazlarının uluslararası hukuka aykırı gördüğü politikalara ve bölgesel istikrarsızlığı artıran adımlara yönelik olduğunu söyledi. Erdoğan’dan Suriye mesajı Suriye’deki gelişmeler ve İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerinden oluşturmadığını belirtti. Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunması gerektiğini ifade eden Erdoğan, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının ülkenin egemenliğine zarar verdiğini ve bölgede istikrarın sağlanmasını zorlaştırdığını savundu. Türkiye’nin NATO içerisindeki konumuna da değinen Erdoğan, farklı ülkeler arasındaki ilişkileri otomatik olarak Türkiye’ye yönelik tehdit şeklinde değerlendirmediklerini, ancak milli güvenlik ve çıkarlarına yönelik gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. “Terörsüz Türkiye stratejik bir hedef” Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin de röportajdaki başlıklardan biri olduğunu belirterek PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki kararlarının önemli bir eşik olduğunu, ancak sürecin sahada uygulanmasının belirleyici olduğunu söyledi. Örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve illegal yapının tasfiye edilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, gelişmelerin devletin ilgili kurumları tarafından tespit ve teyit edilmesinin önemine dikkat çekti. Suriye’deki silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesinin de Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından önemli olduğunu belirten Erdoğan, sürecin eşit vatandaşlık temelinde ilerlemesini desteklediklerini söyledi. Erdoğan, Kürtler, Araplar ve Türklerin bölgenin ortak geleceğinde bir arada yaşaması gerektiğini belirterek Türkiye’nin yaklaşımında etnik kimlikten ziyade terör, şiddet ve milli güvenliğe yönelik tehditlerin esas alındığını ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı için müzakere vurgusu Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yayılma riskine de değinen Erdoğan, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin hem Rusya hem Ukrayna ile doğrudan temas kurabilmesinin arabuluculuk açısından önemli olduğunu söyleyen Erdoğan, İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takaslarını bu temasların somut sonuçları arasında gösterdi. Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığının, ticaret yollarının ve enerji altyapısının korunması gerektiğini belirten Erdoğan, savaşın uzamasının insani, ekonomik ve siyasi maliyetleri artırdığını söyledi. Türkiye’nin gerekli siyasi iradenin oluşması halinde yeniden müzakere sürecinin kurulmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu ifade etti. “Türkiye’nin istikameti açıktır” Türkiye’nin dış politikadaki çok yönlü yaklaşımına ilişkin mesajlarını sürdüren Erdoğan, Ankara’nın NATO’daki konumunu güçlendirirken Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İş Birliği Teşkilatı, Şanghay İş Birliği Örgütü, G20 ve D-8 gibi farklı platformlardaki ilişkilerini de geliştirdiğini belirtti. Erdoğan, ASEAN ile ilişkilerin “Diyalog Ortaklığı” seviyesine yükseltilmesini ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı bu yaklaşımın örnekleri arasında gösterdi. Çin ile ticaret, yatırım ve bağlantısallık alanlarında ilişkileri geliştirmek istediklerini belirten Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun küresel lojistik ve ticarette daha etkin hale gelmesini önemsediklerini söyledi. Kalkınma Yolu Projesi ile Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'a yönelik ulaşım bağlantılarının da bölgesel iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki konumunun çok yönlü bir dış politika yürütmesini gerekli kıldığını belirterek, “Milli menfaatlerimizi, bölgesel istikrarı ve küresel barışı birlikte gözetiyor, köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Türkiye’nin istikameti açıktır” dedi.

Hakan Fidan New York’ta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) toplantısına başkanlık etti Haber

Hakan Fidan New York’ta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) toplantısına başkanlık etti

Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre toplantı, Türkiye’nin İİT Dışişleri Bakanları Konseyi 51’inci Dönem Başkanlığı kapsamında 24 Eylül 2026’da gerçekleştirildi. BM Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli haftası çerçevesinde her yıl düzenlenen toplantı, İİT üyesi ülkelerin dışişleri bakanları arasında bölgesel ve uluslararası gelişmelerin değerlendirilmesine imkan sağlıyor. Fidan’dan Gazze ve Filistin mesajları Toplantıda katılımcılara hitap eden Bakan Fidan, başta Gazze olmak üzere İslam dünyasını yakından ilgilendiren çok sayıda başlığı gündeme taşıdı. Fidan’ın konuşmasında İsrail’in Gazze’deki saldırıları, Filistin topraklarındaki işgal ve ilhak faaliyetleri ile Suriye ve Lübnan’daki gelişmeler ele alındı. Ayrıca İran, Yemen, Libya, Sudan ve Somali’deki gelişmelerin yanı sıra Müslüman azınlıkların ve toplulukların haklarının korunması konuları da değerlendirildi. İİT ülkeleri arasında koordinasyon vurgusu İİT Dışişleri Bakanları Yıllık Koordinasyon Toplantısı, teşkilata üye ülkelerin BM Genel Kurulu marjında bir araya gelerek ortak gündem maddeleri üzerinde görüş alışverişinde bulunmasına imkan tanıyor. Türkiye’nin İİT Dışişleri Bakanları Konseyi dönem başkanlığı kapsamında Fidan’ın başkanlık ettiği toplantıda, İslam dünyasını ilgilendiren bölgesel krizler ve uluslararası platformlarda yürütülecek çalışmaların koordinasyonu ele alındı. Fidan’ın New York programı kapsamında ayrıca BM 81’inci Genel Kurulu marjında farklı ülkelerin dışişleri bakanlarıyla çeşitli çok taraflı ve ikili temaslarda bulunduğu bildirildi.

Ahmed Şara BM’de konuştu: “Golan, Suriye toprağı olarak kalacak” Haber

Ahmed Şara BM’de konuştu: “Golan, Suriye toprağı olarak kalacak”

“Suriye uluslararası toplumdaki statüsünü yeniden elde etti” New York’taki BM Genel Kurulu’nda konuşan Şara, Suriye’nin son dönemde uluslararası toplumla ilişkilerinde yeni bir döneme girdiğini ifade etti. Suriye’nin artık uluslararası toplumdan izole olmadığını belirten Şara, diplomatik ilişkilerin geliştirildiğini ve ülkesinde güvenlik ile istikrarın tesis edilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Şara, yaptırımların kaldırıldığını ve ülkesinin ekonomik üretime yeniden başladığını belirterek, önceliklerinin vatandaşların güvenliği olduğunu ifade etti. Suriye Cumhurbaşkanı, ülkesinin savaşın sona ermesini ve barış içinde yaşamak istediğini dile getirdi. “Golan, Suriye toprağı olarak kalacak” Konuşmasının önemli bölümünü Golan Tepeleri’ne ayıran Şara, bölgenin Suriye toprağı olduğunu vurguladı. Şara, “Golan, Suriye toprağı olarak kalmaya devam edecek” diyerek, BM kararları doğrultusunda İsrail’in ilhak kararlarının geçersiz olduğunu söyledi. BM Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı da İsrail’in 1981’de Golan’a kendi hukukunu ve yönetimini uygulama kararını “hükümsüz ve geçersiz” kabul ediyor. Şara, Suriye’nin egemenliğini ihlal eden girişimlere karşı duracaklarını ifade etti. İsrail’e “geri çekilme” çağrısı Suriye Cumhurbaşkanı, İsrail’in Suriye’ye yönelik askeri faaliyetlerini de gündeme taşıdı. Şara, İsrail’in yüzlerce hava saldırısı gerçekleştirdiğini, çok sayıda sınır ihlali ve gözaltı yaşandığını öne sürdü. Şara, konuşmasında İsrail güçlerinin Suriye topraklarından çekilmesi gerektiğini savundu. TRT World'ün Anadolu Ajansı kaynaklı haberine göre Şara, yaklaşık 500 hava ve topçu saldırısı, 1.200'den fazla sınır ihlali ile yaklaşık 300 gözaltı ve tutuklama gerçekleştiğini iddia etti. “Barış isteyenler için fırsat var” Şara, Suriye'nin barış ve güvenlik istediğini vurgularken, ülkesinin egemenliği ve güvenliğinin korunmasının önemine dikkat çekti. Suriye Cumhurbaşkanı'nın BM Genel Kurulu'ndaki konuşması, Şam ile İsrail arasındaki gerilim ve Golan Tepeleri'nin statüsüne ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Şara, daha önce New York'taki temaslarında İsrail ile doğrudan görüşmeler yürütüldüğünü ve bazı başlıklarda önemli ilerleme sağlandığını da belirtmişti.

Macron’dan BM’de Gazze mesajı: “Utanç verici, hepimiz adına utanç verici” Haber

Macron’dan BM’de Gazze mesajı: “Utanç verici, hepimiz adına utanç verici”

Macron: Uluslararası düzen zayıflatılmamalı New York’taki BM Genel Merkezi’nde konuşan Macron, uluslararası düzenin korunması gerektiğini vurguladı. Güç sahibi ülkelerin kendi kurallarını diğerlerine dayatmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Macron, savaş, barış ve teknoloji alanlarında ortak çıkarların ve uluslararası hukukun esas alınması çağrısında bulundu. Macron, ülkelerin güç kullanımının belirleyici olduğu bir düzen ile kurallara dayalı uluslararası toplum arasında tercih yapmak durumunda olduğunu ifade ederek, somut çözümler üretilmesi ve barışın tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Ukrayna için müzakere çağrısı Fransa’nın Ukrayna’ya desteğinin devam edeceğini belirten Macron, Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelerin mümkün olan en kısa sürede başlaması için diplomatik çabaları sürdüreceklerini kaydetti. Macron ayrıca Lübnan’ın egemenliğine destek verdiklerini belirterek, ülkenin egemenliğinin ve güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik adımların önemine dikkat çekti. “Gazze’de insani yardımların ulaşmasına izin verilmedi” Macron, konuşmasının Gazze bölümünde, bir yıl önce BM Genel Kurulu kapsamında Filistin Devleti’nin tanınmasına yönelik adımlara da değindi. Uluslararası toplumun açıklamalarla yetinmemesi gerektiğini belirten Macron, Gazze’deki mevcut duruma ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Bazıları barışın sağlandığına inanıyor ama bu insani yardımların ulaşmasına imkan sağlamadı. İşte manzara, utanç verici, hepimiz adına utanç verici.” Macron, uluslararası toplumun Gazze konusunda harekete geçmemesi halinde kendi güvenilirliğinin de sorgulanacağını savundu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de Genel Kurulun açılışında yaptığı konuşmada Gazze’ye insani yardımın ulaştırılması gerektiğini vurgulamıştı. Suriye ve yapay zeka gündemi Macron, Suriye’nin egemenliği ve birliğinin korunmasına yönelik desteğin sürdüğünü de belirtti. Konuşmasında teknoloji ve yapay zeka konularına da değinen Macron, Avrupa’nın yapay zeka düzenlemeleri konusunda attığı adımlara dikkat çekti. Macron ayrıca 15 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.