Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suriye

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir. Haber

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.

Zafer Partisi Sözcüsü Karamahmutoğlu, yaptığı değerlendirmede; Yüce Türk milleti, son 1,5 yıldır ülkemize yaşatılan aşağılamanın, bir yenilgi duygusunun ve elindeki tarihi kazanımları kaybetmenin siyasal tehdidi, saldırısı altında yaşatılıyoruz. 2024 yılının ekim ayından itibaren Devlet Bahçeli'nin anonsuyla başlatılan bir yeni süreç, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla elde ettiği tarihsel kazanımları tehlikeye atmaktadır. Devlet Bahçeli'yle beraber iktidardaki parti, Adalet ve Kalkınma Partisi'yle birlikte kurduğu bu pazarlık masasının bir diğer ucunda PKK isimli narko terör örgütü ve onun kurucusu ve yöneticisi olan baş terörist Abdullah Öcalan vardır. Bu al-ver pazarlık masasından kayıpla, zararla kalkacak olan Türkiye Cumhuriyeti olacaktır. Çünkü devlet pazarlık etmez, egemenliğine ortak getirmez, egemenliğini paylaşmaz. O masa hiç kurulmayacak. Çünkü millet hak ve menfaatlerinden vazgeçmez, toplumsal olarak bölünmeyi kabul etmez. O pazarlık masası hiç kurulmayacak. Ekonomik olarak fakirleştirilen, yoksulluğa, açlığa mahkûm edilen Türk halkı, vatandaşlar her gün yeni yalan, aldatmacalarla tavize, teslime sürükleniyor. 1,5 yıl önce ne güzel PKK terör örgütü silah bırakıyor aldatmacasıyla başlayan sürecin bugünkü geldiği aşama, 50 binden fazla yurttaşımızın katili olan ve cezasını çekmekte olan, ömür boyu hapse mahkûm edilmiş bir caninin siyasallaştırılması ve yeni bir konuma statüye kavuşturulması olmuştur. PKK silah bırakıyor aldatmacasıyla girilen yolda PKK teröristlerinin affedilmesine, suçun cezasız bırakılmasına geçilmişti bu aşamada, bu süreç içerisinde. İlk gün, Ekim 2024'te ‘Öcalan gelsin, mecliste konuşsun’ diyen Devlet Bahçeli'nin yarattığı hayret ve şaşkınlıktan bugün Abdullah Öcalan'a yeni bir statü, yeni bir konum sağlansın aşamasına geldik. PKK'nın yasal siyasi partisinin eski genel başkanı Selahattin Demirtaş, Apo'nun heykelini dikeceğiz diyordu. Devlet Bahçeli de bugün heykelin değil fakat statüsünün, Apo'nun statüsünün derdine düşmüş. Suriye PKK'sı olan YPG silah bırakmadı ve silahlarıyla birlikte tümenler halinde Suriye ordusuna eklemlendi. Ve Türkiye sınırında kendine ait yarı otonom, özerk bir coğrafya oluşturdu. Birinci çözüm ihanet sürecinden başlayarak şimdiki ikinci çözüm ihanet sürecinde de Türk ulus devleti aşama aşama kaybediyor, geriletiliyor. Bu gerilemenin, bu kaybın nerede duracağı ise belirsiz. Üniter Türk ulus devletinin varlığı ve laisizim güçlendirilmiş olan rejimi, Devlet Bahçeli-Tayyip Erdoğan ikilisinin yönetiminde aşama aşama geriletiliyor, aşındırılıyor. Cumhur İttifakı iktidarlarının kalan son 1,5 yılına daha hangi aşamaları sığdırmaya çalışacak? Buna seyirci kalacak değiliz, itirazımızı ve retlerimizi yükseltmemiz gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti Devlet Bahçeli'nin siyasal fantezilerine ve Recep Tayyip Erdoğan'ın doyumsuz siyasal ihtirasına, hırsına yenik düşmeyecektir. Parmak sallamalar ve tehditler altında Türk halkını bilgilendirme ve bilinçlendirme çabamızdan geri durmadık, durmayacağız. Zafer Partisi Türk seçmenine bu ikinci ihanet sürecinin en başından beri hep işin iç yüzünü ve doğruları anlata geldi. Susturulmamız için Partimizin Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ tutuklandı, hapsedildi. Fakat biz Zafer Partisi Türk milletine, vatandaşlarımıza, Türk seçmenine hep güvendik. Türk seçmeni oyunun rengini değiştirir ve bu oyunu sandıkta bozar. Büyük Türkiye Cumhuriyeti ne Devlet Bahçeli'nin siyasi fantezilerine mecburdur, ne de AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın yaşadıkça iktidarda kalma hırsına mahkumdur. Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.”

Arap ve İslam ülkelerinden ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarına kınama Haber

Arap ve İslam ülkelerinden ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarına kınama

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Filistin Devleti ile birlikte Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman, Bahreyn, Lübnan ve Suriye Dışişleri Bakanlıkları ile İİT, Arap Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi genel sekreterliklerinin ortak açıklamasını yayımladı. Açıklamada, ABD’nin İsrail Büyükelçisinin, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria dahil Arap devletlerine ait topraklar üzerinde kontrol sağlamasının kabul edilebilir olabileceğine yönelik ifadeleri güçlü şekilde kınandı ve derin endişe dile getirildi. Söz konusu açıklamaların uluslararası hukuk ilkeleri ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık ihlali olduğu belirtilen metinde, bu tür söylemlerin bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit ettiği kaydedildi. Bakanlıklar, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığını vurguladı. Batı Şeria’nın ilhakına ya da Gazze Şeridi’nden ayrılmasına yönelik girişimlerin reddedildiği belirtilirken, yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine karşı çıkıldığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız devletinin kurulmasına yönelik desteğin sürdüğü bildirildi.

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee: İsrail'in Orta Doğu'daki tüm toprakları ele geçirmesi "sorun olmaz" Haber

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee: İsrail'in Orta Doğu'daki tüm toprakları ele geçirmesi "sorun olmaz"

Cuma günü yayınlanan bir röportajda Huckabee, Carlson'a "Her şeyi alsalar sorun olmazdı" dedi. Trump yönetimi tarafından atanan ve eski Arkansas valisi olan Huckabee, Carlson ile ABD Hristiyan milliyetçi hareketi içindeki Eski Ahit ayetlerinin yorumlarını ele aldı. İsrail'in Tel Aviv havaalanında gözaltına alındığı yönünde tartışmalı iddialarda bulunan Carlson, Huckabee'ye Tanrı'nın İbrahim'e soyundan gelenlere "Mısır vadisinden büyük Fırat nehrine kadar olan toprakları, Kenitlerin, Kenizzitlerin, Kadmonitlerin, Hititlerin, Perizitlerin, Refaitlerin, Amorilerin, Kenanlıların, Girgaşitlerin ve Yebusilerin topraklarını" vereceğini vaat ettiği İncil ayeti hakkında soru sordu. Carlson, bu bölgenin modern coğrafyada "temelde tüm Orta Doğu'yu" kapsayacağını belirtti. Carlson, "Levant… İsrail, Ürdün, Suriye, Lübnan – ayrıca Suudi Arabistan ve Irak'ın büyük bölümlerini de içerir" dedi. Huckabee ise, "Bu kadar geniş bir alanı kapsayacağından emin değilim, ama büyük bir toprak parçası olurdu" dedi. Devamında, "İsrail, Tanrı'nın İbrahim aracılığıyla seçtiği bir halka verdiği bir topraktır. Bir halk, bir yer ve bir amaçtı" dedi. Carlson'ın İsrail'in o topraklara hakkı olup olmadığı sorusuna Huckabee şu yanıtı verdi: "Hepsini alsalar sorun olmazdı." Huckabee ile yapılan röportaj, Carlson'ın Ben Gurion havaalanında "garip" bir muamele gördüğünü iddia etmesiyle manşetlere çıkan bir İsrail gezisi sırasında gerçekleştirildi. Ancak İsrail ve ABD yetkilileri, rutin güvenlik sorgulamasından geçtiğini söyledi.

Kaynaklar: ABD, Suriye'deki tüm birliklerini çekmeyi planlıyor Haber

Kaynaklar: ABD, Suriye'deki tüm birliklerini çekmeyi planlıyor

Askerler, bu yılın başlarında Suriye'nin güneyindeki El Tanf garnizonundan ve ülkenin kuzeydoğusundaki El Şaddadi üssünden ayrılmıştı. Kalan ABD güçlerinin ayrılmasının beklendiğini ilk olarak Wall Street Journal bildirdi. ABD, 2015'ten beri Suriye'de, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'ni de içeren IŞİD karşıtı bir koalisyonu destekleyerek varlığını sürdürüyordu. Suriye Demokratik Güçleri (SDF), Beşar Esad'ı zorlayan bir iç savaşın ortasında yıllarca Suriye'nin kuzeydoğusunun büyük bir bölümünü kontrol etti. Esad hükümetinin 2024 sonlarında çökmesinden bu yana ülkedeki güvenlik durumu önemli ölçüde değişti. Trump yönetimi, El Kaide ile olan eski bağlarını reddeden eski bir isyancı lider olan yeni Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile çalışmayı hedefledi. Hükümeti, Kürt liderliğindeki grubu Suriye silahlı kuvvetlerine entegre etmeyi amaçlayan bir anlaşma imzalamadan önce Suriye Demokratik Güçleri ile çatışmıştı. Yıllarca, ABD ile ortaklık yapan Suriye Demokratik Güçleri, binlerce IŞİD mahkumunun ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve mülteci kampları için güvenlik sağladı. ABD Merkez Komutanlığı'na göre, bu ayın başlarında ABD, Suriye'deki gözaltı tesislerinden 5.700 IŞİD savaşçısının Irak'taki gözetim altına alınmasına yardımcı oldu. ABD Başkanı Trump ilk döneminde Suriye'den tamamen çekilmek istemiş ve hatta 2.000 askerin tamamının geri çekileceğini duyurmuştu. O zamanki Savunma Bakanı Jim Mattis, politika anlaşmazlıklarını gerekçe göstererek kısa süre sonra istifa etti. Sonunda Trump, ülkede küçük bir askeri varlık bulundurmayı kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye hedefine sağlam adımlarla ilerliyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye hedefine sağlam adımlarla ilerliyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşünde medya mensuplarının sorularını yanıtladı. Türk milleti olarak tarihin hiçbir döneminde sömürgeci olunmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Afrika'daki insanları kardeşimiz, dostumuz olarak gördük. Bugün Kıta'da gözlerin ülkemize çevrilmesinin temelinde işte bu tertemiz sicilimiz vardır." dedi. Karşılıklı saygı ve eşit ortaklığın, Afrika politikasının esası, pusulası, değişmez ilkesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı "Biz Afrika'daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz. Barışın lafla değil, iradeyle tesis edileceğini biliyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Türkiye böylesi bir barış tesis etmeye muktedirdir, kimsenin bundan şüphesi olmasın. Sözümüz de sesimiz de artık çok daha güçlü." açıklamasını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye hedefine doğru dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerlendiğinin altını çizerek "Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız.Ülkemizdeki güçlü irade, Suriye'ye de sirayet etmiştir. Orada Terörsüz Bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor." açıklamasını yaptı. İran ile ABD arasındaki sorunların, diyalog yoluyla çözülmesini istediğini vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelere yer verdi: "Her iki ülkeyle de en üst düzeyde temas halindeyiz. İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Ertesi gün ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz, bunları konuştuk. Biz çatışmaları körükleyen değil, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız.İran'ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Türkiye olarak İran'a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze Barış Kurulu toplantısı için davet geldiğini ve Türkiye olarak toplantıya katılım sağlanacağına dikkat çekerek "Barış Kurulunun Gazze'de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum." dedi. Avrupa Birliği konusuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa'nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dâhil etmesinin vakti çoktan gelmiştir. İyi tercih, Türkiye'nin Avrupa'yla bütünleşmesinin önündeki ideolojik bariyerleri kaldırmak ve Avrupa'nın gücüne güç katmaktır. Avrupa'da yeni bir savunma mimarisi kurmak… Eğer bu niyettelerse bunun Türkiye'siz oluşturulmasının yetersiz bir çaba olacağı aşikardır. Türk ordusu bugün NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biridir. Ordumuza güvenimiz tamdır. Bu sayede sadece masa başında konuşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan bir ülkeyiz. Umarım Türkiye olmadan Avrupa'nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kurmasından söz edilemeyeceğini herkes anlamıştır.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP konusunda şu değerlendirmeyi yaptı: "Eğer CHP'de siyaset yapan bir politikacıysanız genel merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. CHP çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP'yi kuşatmış durumda. CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, hançerler, parti içi komplolar CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. CHP Genel Başkanı gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın. Onun için biz CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz, sadece işimize bakıyoruz." Nüfus konusundaki kaybı hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ciddi manada nüfus kaybımız var. Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği. Bu çekirdeği asla kaybetmememiz lazım. Buna yönelik veriler, alarm durumuna geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var. Bundan taviz veremeyiz.” bilgisini verdi.

Kalın: Üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye kararlıyız Haber

Kalın: Üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye kararlıyız

MİT Başkanı Kalın, Gazze ve Ukrayna gibi bölgesel krizlerde üstlendiği etkin arabuluculuk rolüyle diplomatik kapasitesini bir kez daha kanıtlayan Türkiye’nin, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun en kritik iç güvenlik ve toplumsal barış hedefi olan Terörsüz Türkiye sürecini derinleştirdiğini bildirdi. 2025’in ilk çeyreğinde atılan önemli adımlar ve somut silah bırakma çağrılarıyla ivme kazanan Terörsüz Türkiye’nin, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının da katkısıyla toplumsal bir mutabakata doğru ilerlediğini belirten Kalın, “Terör kamburundan kurtulma yolunda mesafe kat eden ülkemiz Terörsüz Türkiye hedefiyle; yalnızca bir güvenlik başarısı değil küresel belirsizlikler çağında devletimizin kendi kaderini tayin etmesi ve bölgesel istikrar sağlanması konusunda önemli bir stratejik kazanım da elde etmiş olacaktır.” dedi. Kalın, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’nın, devletin ve kuruların istihbarat gereksinimlerini karşılarken, teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiğini ve klasik istihbarat yöntemleriyle birleştirerek hibrit bir çalışma yöntemi izlediğine dikkati çekti. MİT Başkanı Kalın, Türkiye’nin ve milletin güvenliği ve huzuru için “Vatan İçin Her An Her Yerde” şiarıyla çalışan teşkilatın; 2025 yılı boyunca yasal yetkileri ve sorumlulukları çerçevesinde, çatışma bölgeleri başta olmak üzere milli güvenliği ilgilendiren her alanda ülkenin stratejik çıkarlarını gözeterek kritik görevler yerine getirdiğini, istihbarat diplomasisini aktif şekilde kullanarak dış istihbaratta etkinliğini artırdığını, farklı terör örgütleri ile mücadelesini eş zamanlı sürdürdüğünü, ülkeyi hedef alan casusluk girişimlerini deşifre ederek akamete uğrattığını belirtti. Suriye krizinin başlangıcından çözümüne kadarki süreçte aktif rol alan MİT’in, 8 Aralık Devrimi’nin üzerinden geçen bir yılı aşkın sürede Suriye’ye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaştığına değinen Kalın, şunları kaydetti: “Öte yandan yeni bir devlet inşası sürecinde, Suriye’de ülkemiz aleyhine oluşabilecek yeni tehdit unsurları karşısında ön alıcı adımlar atılarak sınır bölgemizde millî güvenliğimize karşı yeni tehditlerin oluşmasının önüne geçilmiştir. Orta Doğu’nun güvenlik mimarisini derinden etkileyen ve büyük bir insanlık dramına dönüşen Gazze’deki savaşın sonlandırılması adına kalıcı ateşkes, insani yardım, esir takası, Filistin İç Uzlaşısı ve İki Devletli Çözüm konularında ise teşkilat olarak ilgili tüm aktörlerle yoğun bir istihbarat diplomasisi yürütülmüştür. Ateşkes müzakerelerinde yaşanan sorunların aşılmasında tüm taraflar arasında bir köprü görevi üstlenerek, müspet neticelere ulaşılmasına somut katkı sağlamıştır.” Kalın, küresel siyasetin fay hatlarında yaşanan şiddetli kırılmalarla dünya gündemini sarsan olaylara sahne olan 2026 yılının ilk günlerinin de önümüzdeki dönemin jeopolitik açıdan son derece belirsizliklerle dolu olacağına işaret ettiğine değinerek, “Bu şartlar altında ülkemizin; çeşitli tehditlerle eş zamanlı mücadele etmek, güvenlik ve dış politikasında çok boyutlu bir strateji izlemek durumunda olduğu bilinciyle üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye kararlıyız. Mevcut tehditlerin dışına çıkıp onları kuşatacak bir zihin ve idrak geliştirildiğinde hasım ve rakiplerimizden bir adım öne geçtiğimiz gerçeğiyle, yeni anlayışlar geliştirme ve tehditler karşısında stratejik bir bakış açısıyla devletimizin hazırlık düzeyini artırma gayretimizi sürdüreceğiz.” dedi. Kalın, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’nın, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de milli çıkarları koruyarak bir adım daha ileri taşıyacağına olan inancının tam olduğunu vurgulayarak, şunları ifade etti: “Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, istiklali, milletimizin huzur ve güveni için 99 yıldır köklü bir gelenek ile omuz omuza ilerlediğimiz bu yolda büyük bir özveriyle çalışan Teşkilâtımızın fedakar ve cefakar mensuplarının gösterdiği büyük çabalarla gurur duyduğumu belirterek tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu kutsal görevi yerine getirirken, vatan uğruna en yüksek bedeli ödemeyi göze alarak şehit düşen kahramanlarımızı, rahmet, minnet ve şükranla anıyor; onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.”

Duran: Türkiye, diyalog kanallarını açık tutmaya devam etmektedir Haber

Duran: Türkiye, diyalog kanallarını açık tutmaya devam etmektedir

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul’da uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle buluştu. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde gazetecilerin üstlendiği sorumluluğa dikkat çeken Duran, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin zayıfladığını ve çok kutuplu bir yapının şekillendiğini belirtti. Türkiye'nin uluslararası sistemin çözüm kapasitesine yönelik eleştirilerini hatırlatan Duran, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın defalarca ifade ettiği gibi uluslararası sistemin küresel ölçekte sorunları çözme kapasitesi gittikçe zayıflamaktadır." dedi. Teknolojik dönüşüme ilişkin konuşan Duran, “Bugün iklim konuları, gıda güvenliği meselesi, teknolojik dönüşümün hayatımıza kattığı fırsatlar kadar riskler de geleneksel küresel sorunların yanına eklenmiş bulunuyor. Küresel olarak bu fotoğrafı çekebilmek için gazetecilerin çalışmaları, haberleri, katkıları en büyük delil olarak önümüzde duruyor” diye konuştu. Duran, Türkiye'nin dış politika ilkelerine ve sahadaki etkinliğine dair şunları kaydetti: “Rusya-Ukrayna savaşında Karadeniz Tahıl Girişimi’ne sağladığımız katkıdan İsrail’in soykırımına uğrayan Gazze’de ateşkes ve insani yardım çabalarına, Suriye’de istikrarın tesisi için verilen destekten Afrika’daki ara buluculuk girişimlerine ve Kafkasya’daki Karabağ işgalinin sonlandırılmasına kadar pek çok alanda barış ve istikrarı önceleyen ilkesel bir dış politika yürütüyoruz. Türkiye, diplomatik kapasitesini sahadaki tecrübesiyle birleştiren bütüncül bir devlet aklı ortaya koymaktadır” Dezenformasyonla mücadelenin önemine de değinen Duran, Türkiye Yüzyılı’nın bir parçası olan "İletişimin Yüzyılı" ideali çerçevesinde, uluslararası medya ile sağlıklı bir etkileşim sürdürmeye kararlı olduklarını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.