Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sürdürülebilirlik

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uygunluk Değerlendirme Sektöründe Yetkinlik Eşiği Yükseliyor Haber

Uygunluk Değerlendirme Sektöründe Yetkinlik Eşiği Yükseliyor

İkinci ve Üçüncü Taraf Kontroller Yönetim Aracına Dönüşüyor Enerji, sanayi, turizm ve stratejik altyapı projelerinde uygunluk değerlendirme faaliyetlerinin rolü giderek artarken, bu alandaki denetim ve muayeneleri n teknik doğruluğu ve bağımsızlığı kritik önem taşıyor. Uygunluk değerlendirme süreçleri sonunda belge veya raporlar alınması gereken bir doküman değil; yatırım kararlarını, operasyonel sürekliliği ve kurumsal itibarı doğrudan etkileyen bir yönetim aracı olarak değerlendiriliyor. TSE Global’in ulusal ve uluslararası projelerde edindiği deneyim, muayene, gözetim, sörvey ve tüm 2. ve 3. Taraf hizmetleri ile; endüstriyel projeler, enerji, gıda ve tarım, inşaat, otomotiv, tüketici ürünleri ve tedarikçilere dair uygunluk değerlendirme faaliyetleri yalnızca mevzuata uyum değil, aynı zamanda uzun vadeli güven ve istikrar sağ lamasına katkı sunuyor. Sürdürülebilirlik alanında ölçüm ve doğrulama süreçleri belirleyici hale gelmiş durumda. Karbon ve su ayak izi hesaplamaları, sürdürülebilirlik raporlaması ve uluslararası geçerliliğe sahip denetimler; iletişim diliyle değil, teknik altyapı ve saha uygulamalarıyla anlam kazanıyor. Denetim ve teknik güvenlik faaliyetlerinde sahaya hakimiyet ise muayene ve belgelendirmenin güvenilirliğini belirleyen temel unsur olarak öne çıkıyor. Tedarikçi ve şube denetimleri, mekanik ve elektrik ekipmanların periyodik muayeneleri, yükleme ve tahliye gözetimleri ile asansör denetimleri; kamu güvenliği ve operasyonel süreklilik açısından kritik rol oynuyor. Bu alanlardaki uzmanlık, TSE Global’i yalnızca belge veren değil, sahada güveni doğrulayan bir teknik otorite konumuna taşıyor. Bağımsız ve tarafsız raporlama kabiliyetini en öde tutarak yürütülen endüstriyel muayene ve gözetim projelerine liderlik ederek, eğitimden personel belgelendirmeye, test ve analizden sürdürülebilir raporlamaya kadar anahtar teslim uygunluk değerlendirme çalışmaları sunan TSE Global örneği, kalite, güven, mevzuata uyum ve rekabet şartlarının günümüzde kamu yararı ve kurumsal sorumluluk ekseninde yeniden tanımlandığını ortaya koyuyor.

ESBAŞ aşçıları uluslasarası yarışmadan altın ünvanlarla döndü. Haber

ESBAŞ aşçıları uluslasarası yarışmadan altın ünvanlarla döndü.

Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonunun Dünya Aşçılar Birliği iş birliği ile Bahçelievler Kongre Merkezinde 17-20 Aralık tarihleri arasında düzenlediği yarışmada ESBAŞ Gıda İşletmesi aşçılarından Görkem Karip, Yılın Altın Türk Şefi kategorisinde altın madalya ve altın kupa, Modern Cuisine kategorisinde altın madalya aldı. Görkem Karip, Mustafa Göksü ve Süleyman Kurkutan, ekip olarak yarıştıkları Grand Prix Kapalı Kutu kategorisinde altın madalya alırken, Modern Türk Mutfağı kategorisinde Ömercan Özsü, Restoran Tatlı Tabağı kategorisinde Mustafa Göksu, Ustalar Balık Tabağı kategorisinde Süleyman Kurkutan altın madalya kazanan ESBAŞ şefleri oldu. ESBAŞ Gıda İşletmeleri ekibi, yarışma sonucunda toplam 8 Altın Madalya ve 2 Altın Kupakazanarak organizasyonun en başarılı ekiplerinden biri oldu. ESBAŞ, Uluslararası Jüride 2 Şefle Yer Aldı Ayrıca, eğitimlerini başarıyla tamamlayarak Uluslararası Jüri Ünvanını olan ESBAŞ şefleri Ahmet Çavuşoğlu ve Nur Biçimveren Ertaş, 22. Uluslararası İstanbul Mutfak Günleri Festivali Yemek Yarışması Jürisinde yer alarak, Türk ve yabancı jüri üyeleriyle birlikte birçok kategoride profesyonel değerlendirmelerde bulundular. Bu gelişme, ESBAŞ Gıda İşletmeleri’nin yalnızca yarışmacı değil, aynı zamanda gastronomi alanında değerlendirici ve eğitici bir güç olduğunu da ortaya koydu. ESBAŞ, Dünya Mutfaklarından Lezzetler Sunuyor Ege Serbest Bölgesinde faaliyet gösteren ve günlük 25 bin kişiye yemek üretimi gerçekleştiren ESBAŞ Gıda İşletmeleri, yıl boyunca menülerine dünya mutfaklarından farklı ve özgün lezzetler eklemeye devam ediyor. Türk mutfağının köklü mirasının yanı sıra dünyanın önde gelen mutfaklarına ait örnekleri de Ege Serbest Bölgesinde faaliyet gösteren firmaların çalışanlarına ve mutfak ekiplerine workshoplar, eğitim programları ve kurum içi yarışmalarla aktarıyor. Uluslararası başarılarla taçlanan bu yaklaşım, ESBAŞ Gıda İşletmelerinin kalite, sürdürülebilirlik ve gastronomi kültürünü geliştirme vizyonunun güçlü bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Private Label Zirvesi'nde görkemli 10. yıl buluşmasına Cem Yılmaz damga vurdu Haber

Private Label Zirvesi'nde görkemli 10. yıl buluşmasına Cem Yılmaz damga vurdu

*HIZLI TÜKETİM ÜRÜNLERİ PERAKENDESİNİN KALBİ “10’SUZ OLMAZ” MOTTOSUYLA ATTI Ekonominin ve hızlı tüketim ürünlerinin kalbinin attığı Private Label Zirvesi bu yıl 10. yıl coşkusu ve heyecanıyla gerçekleşti. Zirveye Cem Yılmaz’ın 'İş Hayatı' temalı özel stand-up gösterisi damgasını vurdu. "10'suz Olmaz" mottosuyla düzenlenen zirvenin yıldan yıla büyüyerek sektörün nabzı haline gelmesinde, katılımcıların emeğine vurgu yapan PLAT Başkanı M. İmer Özer’in, "Olmak kolaydır, asıl mesele kalmaktır. Bu zirveyi on yıldır burada tutmamızı ve kalmamızı sağladığınız için teşekkür ederim. Bu hikâyeyi hep birlikte yazdık." ifadeleri ise büyük beğeni topladı. Özel markalı ürünler (Private Label) sektörünün Türkiye'deki en köklü ve yetkin temsilcisi olan PLAT Özel Markalı Ü rünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği tarafından onuncusu düzenlenen Private Label Zirvesi, sektörün bir araya geldiği en önemli platform olma geleneğini bu yıl da sürdürdü. Onuncu yılını kutlamanın ayrıcalıklı önemiyle hazırlanan ve ünlü sunucu Pınar Altuğ’un takdimleriyle gerçekleşen zirve, 11 Aralık Perşembe günü Kurtköy Crowne Plaza Otel’de sektörün önde gelen isimlerini büyük bir coşkuyla ağırladı. Türkiye’nin önde gelen FMCG üreticileri, tedarikçileri ve Ulusal-Yerel Perakende Zinciri yöneticilerinin bir araya geldiği bu özel etkinlikte; sektördeki köklü değişimler, gelecek beklentileri, inovasyon odaklı yaklaşımlar ve sürdürülebilirlik konuları kapsamlı şekilde masaya yatırıldı. Zirvenin açılışını gerçekleştiren ünlü sunucu Pınar Altuğ, katılımcıları büyük bir coşkuyla karşılayarak, etkinliğin sıradan bir gün değil, bir dönüm noktası olduğunun altını çiz di. Altuğ, on yıldır aynı heyecanla sektörün tüm paydaşlarının bir araya geldiğini aktardı. PLAT BAŞKANI M. İMER ÖZER'DEN VİZYONER MESAJ Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren PLAT Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı M. İmer Özer, açıklamasına 2025 yılının genel bir değerlendirmesini yaparak başladı. Sektörün başarıları doğru ifade etme ve perspektif geliştirme ihtiyacına dikkat çeken Başkan Özer, “2025 iyi temenniler ile umutlarla girdiğimiz bir sene oldu. Ancak maalesef o sene bu sene olmadı. Gerçekten ‘bu da mı oldu ya’ dediğimiz birçok olay yaşadık. Tabi bazı başarılar da yaşıyoruz ancak bunları doğru şekilde pazarlama konusunda iyi değiliz. Bazen perspektifi farklı görmek ve doğru anlatabilmek meziyetimiz olursa daha başarılı olabiliriz.” ifadelerini kullandı. “BUGÜN TEKRAR İNSAN ÇAĞINDAYIZ” Daha sonra konuşmasının merkezine insanı koyan Başkan Özer, “Her şeyin başı insan. Zamanında makineleşme arttıkça daha az çalışacağımız bir döneme gireceğimiz öngörülmüştü. Ancak öyle olmadı. O zamanlar insan emeğinin ön planda olduğu bir zaman dilimiydi. Sonrasında makine çağı, bilgisayar çağı ve anlam çağı dönemlerini yaşadık.” dedi. “Bugün tekrar insan çağındayız çünkü nitelikli iş gücüne olan ihtiyaç tekrar önem kazandı.” diyerek gelinen noktayı özetleyen Başkan Özer, piyasa bilgisi ve pratik tecrübenin önemini vurgulayarak, teorik bilginin pazarın dinamikleriyle birleştirilmesinin asıl meziyet olduğunu belirtti. KURUMLARIN UZUN VADELİ BAŞARISININ SIRRI: SAĞLIKLI BENCİLLİK Kurumsal sürdürülebilirliğin temelinde yatan bireysel dengeye işaret eden Özer, ‘Sağlıklı Bencillik’ kavramını detaylandırdı. Bu kavramı; başkasının haklarını ihlal etmede n, bireyin kendi iyi oluşuna ve önceliklerine odaklanabilmesi hali olarak tanımlayan Başkan Özer, bu dengeli yaklaşımın yalnızca kişisel huzur için değil, aynı zamanda kurumların uzun vadeli başarısı için de vazgeçilmez olduğunu belirtti. “BU HİKÂYEYİ HEP BİRLİKTE YAZDIK” Son 10 yıldır bu zirvenin başarıyla büyümesindeki en önemli katkının sektörün paydaşlarının desteği olduğunun altını çizen Başkan Özer, "Unutmamalıyız ki, en iyi ölümsüzlük, insanlara faydalı olmak ve bu dünya için iyi bir şeyler yapmaktır. Bu ortamı birlikte yaratma şansını bulduğumuz için sizlere teşekkür ederim. Mutluluk kolonya gibidir, ikram ederken size de kokusu gelir. Umarım bu coşkumuz ve mutluluğumuz hepimize bulaşmıştır. Olmak kolaydır, asıl mesele kalmaktır. Bu zirveyi on yıldır burada tutmamızı ve kalmamızı sağladığınız için tüm katılımcılara ve sponsorlarımıza teşekkür ederim . Bu hikâyeyi hep birlikte yazdık." sözleriyle cümlelerini sonlandırdı. Başkan Özer’in bu akılda kalıcı ve duygusal mesajı salondaki katılımcılardan büyük alkış aldı. NIELSENIQ İLE PİYASA VE TÜKETİCİ ANALİZİ Program, NielsenIQ+GFK Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan ve NielsenIQ+GFK Perakende Hizmetleri Direktörü Serkan Sükan’ın sunduğu, Private Label markalarının güçlü yükselişini analiz eden verilerle devam etti. PL PAZAR PAYI GLOBAL ORTALAMAYI YAKALADI: TERCİH SEBEBİ ARTIK SADECE FİYAT DEĞİL Sunum, Private Label ciro payının Ekim 2025 itibarıyla %21,7 seviyesine ulaştığını ve Q3 2025 verileriyle global ortalamaya (%22,7) neredeyse eşitlendiğini gözler önüne serdi. Tüketicilerin artık PL ürünlerini sadece düşük fiyat nedeniyle değil, artan kalite ve güçlenen tavsiye etkisiyle tercih ettiğini, hatta premium PL markalarına y� �nelimin arttığını vurguladı. Perakende Sektörü ve Alışverişçi Trendleri bölümünde, tüketicilerin ortalama 3,3 farklı mağazayı ziyaret ederek çok kanallı alışveriş yaptıkları tespit edildi. NielsenIQ'nun 2026 Private Label Ajandası'nda ise Tüketici Güveninden Yararlanmak / Sadakat ve Yenilik Yoluyla Farklılaşmak gibi stratejik hedefler ön plana çıktı. SERKAN KARAİSMAİLOĞLU İLE SİNİRBİLİM BAKIŞIYLA İŞ HAYATI Sinir Bilimci Serkan Karaismailoğlu, sabah oturumlarının finalinde, günümüz toplumunun ve iş hayatının temel sorunlarına sinirbilim perspektifinden yaklaştı. Kişisel gelişim ve bilimsel gelişim arasındaki farkları aktararak konuşmasına başlayan Karaismailoğlu, "Mutluluğun Trajedisi" kavramını derinleştirerek, modern yaşamın dayattığı sürekli mutluluk arayışının bireyleri sistematik olarak mutsuzluğa sürükleyen bir kısır döngü yarattığına dikka t çekti. İletişim hızının artışına rağmen, doğru ve anlamlı iletişim kurma becerisinin azaldığını vurgulayan Karaismailoğlu, mutsuzlukla mücadelede ve zihinsel dayanıklılığı artırmada içsel bir yol haritasının önemini bilimsel verilerle açıkladı. SAPRO'DAN SEKTÖRÜN GELECEĞİNDE "PLASTİKSİZLEŞME" VİZYONU Sapro Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı Murat Gönül, sektördeki değişimi sadece bir zorunluluk değil, geleceği inşa etme sorumluluğu olarak gördüklerini vurguladı. Gönül, bu dönüşümün en önemli adımının "Plastiksizleşme" olduğunu belirterek, sektörün geleceğinin ambalajı geri dönüşüme uygun çevre dostu ürünlerde olduğunu net bir şekilde ifade etti. Private Label sektörünün en büyük gücünün değişime hızla adapte olabilme yeteneği olduğunun altını çizen Gönül, "Sapro olarak biz sadece üretim yapmıyor, yarının standartlarını bugünden beli rliyoruz" mesajını verdi. SELUZ VE TEKNOLOJİ BULUŞMASI Seluz Yönetim Kurulu Temsilcisi Ahmet Yiğider ise zirvenin en yenilikçi sunumlarından birini gerçekleştirdi. Yiğider’in 2025 yılı global trend araştırmasının özel bir bölümünü paylaştığı sunumu farklı kılan en önemli yenilik ise ‘Seluz 2026 Macro Trend’ projesinin tamamen yapay zeka (YZ) ile hazırlanmış olmasıydı. Yiğider, kurum olarak pazardaki ihtiyaçlara yönelik sundukları inovatif hizmetleri ve zorlu pazar koşulları karşısında Seluz'un Private Label ekosistemindeki stratejik konumunu detaylandırarak büyüme vizyonlarını değerlendirdi. PROF. DR. ÖZGÜR DEMİRTAŞ'TAN GLOBAL FİNANS VE YAPAY ZEKA UYARILARI Zirvenin merakla beklenen oturumunda, güncel ekonomik gelişmeleri ve global finansal trendleri kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tuttan Prof. Dr. Özgür Demirtaş, özellikle küresel piya salarda yaşanan belirsizliklerin ve makroekonomik dalgalanmaların perakende ve tedarik zincirleri üzerindeki potansiyel etkilerini detaylı bir analize taşıdı. Yapay zekanın şaşırtıcı bir şekilde geliştiğini de belirten Prof. Dr. Demirtaş, yapay zekanın sadece bir teknoloji aracı olmanın ötesinde, iş modellerini kökten değiştirme ve operasyonel verimlilikte çığır açma potansiyeli taşıdığının altını çizdi. A101 STRATEJİSİ: TÜKETİCİ ARTIK 4 TEMEL ŞEYİ BİR ARADA İSTİYOR Zirvede söz alan bir diğer önemli isimden biri de A101 Satın Alma ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Volkan Yıldız oldu. Yıldız konuşmasında, rekabetçi pazarda tüketici beklentilerinin artık sadece fiyat avantajıyla sınırlı kalmadığına dair kritik bir durum analizi sundu. Yıldız, perakende sektörünün yeni gerçeğini şöyle özetledi: “Tüketici artık sadece ucuz aramıyor; kaliteli, hızl ı, güvenilir ve ulaşılabilir olanı aynı anda talep ediyor. Bu değişen talebe karşılık A101'in stratejik hamlelerini detaylandırarak, 13.500 mağaza ve günlük +5.5 Milyon ziyaretçi sayısıyla ulaştıkları yaygın erişilebilirliği ve kalite güvencesini öne çıkardı. Bu doğrultuda da tüketici beklentilerini en doğru şekilde karşılamaya yönelik çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.” MİGROS’TAN %78 TARIMA DAYALI CİRO VE 'İYİ TARIM' TAAHHÜDÜ ‘İyi Tarım İyi Gelecek’ projeleri hakkında katılımcılara bilgi veren Migros Grubu Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Ekmel Nuri Baydur ise sunumunda, Migros'un kalite ve sürdürülebilirlik odaklı büyüme stratejisini rakamlarla ortaya koydu. Cirolarının %78'inin tarıma dayalı olduğunu vurgulayarak, temel misyonlarının müşteriye kalite sunmak olduğunu belirten Baydur, sürdürülebilirlik alanındaki liderliklerini ise "İyi Tarım İ yi Gelecek" projesiyle pekiştirdiklerini belirterek, 145 çeşit üründe 1.7 milyon ton İTU’lu (İyi Tarım Uygulamaları) meyve sebze tedariği sağladıklarını paylaştı. Baydur, “Gururla söylemeliyim ki ‘İyi Tarım İyi Gelecek’ projesiyle bu alanda öncüyüz. Bu işleri yaparken de kaliteyi müşteriye sunmamız geriyor. Ekibimizle bu konuda kol kola çok ciddi çalışmalarımız var. Biz mutlaka bu konudaki hassasiyetimize devam edeceğiz. Kalite diyorsak altını dolu dolu yapmamız lazım.” şeklinde konuştu. CEM YILMAZ İLE KAHKAHA DOLU FİNAL Sektörün zirvesi, yılın yorgunluğunu ve yoğun bilgi akışını geride bırakan, yüksek enerjili bir finalle son buldu. Ünlü Komedyen Cem Yılmaz'ın 'İş Hayatı' temalı özel stand-up gösterisi ile doruk noktasına ulaşan kapanış, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Cem Yılmaz’ın özellikle perakende ve iş dünyasının dinamiklerine, toplantı kültürüne ve kurumsal ilişkilere dair yaptığı esprili göndermeler ve sektörel nükteler ile salondan büyük beğeni topladı.

Sungrow Avrupa’daki 3. Servis Merkezini Türkiye’de Açtı Haber

Sungrow Avrupa’daki 3. Servis Merkezini Türkiye’de Açtı

BloombergNEF tarafından “dünyanın en güvenilir fotovoltaik (PV) invertör ve enerji depolama sistemleri (ESS) markası” olarak derecelendirilen Sungrow, satış sonrası hizmetlerini güçlendirmeye yönelik uzun vadeli stratejisinin bir parçası olarak Avrupa’daki üçüncü servis merkezini Türkiye’de devreye aldı. Bu yatırım, şirketin bölgesel hizmet kapasitesini artırırken Türkiye’nin artan temiz enerji yatırımlarında önemli bir ihtiyaca karşılık veriyor. Türkiye’nin hızla artan güneş enerjisi kurulu gücü, güçlü bir bakım ve serv is altyapısına duyulan ihtiyacı her geçen yıl artırıyor. Orta Doğu ve Avrupa bölgesindeki stratejik servis merkezleri zincirinin bir parçası olarak İzmir’de Türk mühendis ve teknisyenlerin görev aldığı Sungrow Türkiye Servis Merkezi, operasyonel verimlilik açısından sektöre önemli bir kapasite kazandıracak. Daha önce yurt dışından yürütülen ve haftalar alan servis süreci, bu yatırımla birlikte birkaç güne düşürülerek ürünlerin yeniden üretime kazandırılmasını sağlıyor. Sungrow’u satış sonrası hizmetler alanında Türkiye’de en hızlı servis veren güneş invertör üreticilerinden biri konumuna getiren bu merkez, yatırımcılar ve mühendislik firmaları için enerji kaybının azaltılması, üretim sürekliliğinin korunması ve daha düşük operasyonel maliyetler anlamına gelirken, aynı zamanda şirketin küresel Ar-Ge ve teknoloji kapasitesinin Türkiye’ye taşınmasına da imkân tanıyor. Merkez, temiz ene rji alanında yerli istihdama katkı sunduğu gibi arızalı ürünlerin tekrar üretim döngüsüne kazandırılmasını mümkün kılarak sürdürülebilirlik açısından da ülke ekonomisine önemli fayda sağlıyor. “Bu Tesis Türkiye’nin Temiz Enerji Kapasitesine Önemli Katkılar Sunacak” Sungrow Türkiye Genel Müdürü Candaş Gültekin, merkezin önemini şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye, güneş enerjisinde bölgenin yükselen merkezi. Sungrow’un Avrupa operasyonları içinde önemli bir yere sahip. Avrupa’daki üçüncü servis merkezi olarak Türkiye’ye bu yatırımın yapılmasından dolayı gururluyuz. Bu yatırım yalnızca servis süresini kısaltarak iş ortaklarımıza önemli bir avantaj sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’ye teknoloji ve birikim transferine de imkân tanıyor. Bu yapı yalnızca hızlı servis değil; yerel mühendislik yetkinliğinin artması, know-how transferi ve sürdürülebilir teknik k apasitenin gelişmesi açısından da önemli. Sungrow’un küresel güven anlayışını Türkiye’deki hizmet ekosistemine taşıdığımız için mutluyuz.” Global Standartlarda Kapsamlı Hizmetler Toplam 1500 m² alanda faaliyet gösteren Sungrow Türkiye Servis Merkezi; invertör servisi, yük altında test hatları, kalite kontrol ve lojistik süreçlerini bir araya getiren kapsamlı bir mühendislik altyapısına sahip. Merkez, aylık ortalama 50 invertör servisi kapasitesi ile Türkiye’nin büyüyen güneş enerjisi pazarındaki talebe hızlı ve yüksek standartlarda yanıt veriyor. Merkezde Sungrow’un global kalite standartlarına uygun şekilde arıza tespiti, komponent değişimi, izolasyon testleri, MPPT doğrulama, termal izleme ve yük altında fonksiyonel test işlemleri uygulanıyor. Sungrow Türkiye Servis Merkezi, şirketin küresel ölçekte sürdürdüğü güven, hizmet kalitesi ve sürdürülebilirlik stratejisinin Türkiye’ deki en önemli halkalarından biri olarak konumlanıyor. Sungrow’un servis ekosistemi yalnızca fiziksel müdahaleye dayanmıyor. Uzaktan izleme, online teşhis ve yerinde bakım ekipleriyle entegre çalışan sistem sayesinde birçok arıza sahaya gidilmeden tespit edilebiliyor; fiziksel müdahale gerektiğinde ise tüm işlemler Türkiye içinde tamamlanarak üretim kaybı minimuma indiriliyor. Sungrow, 2026 ve sonrasında PV invertör ve enerji depolama sistemleri alanındaki yatırımlarını Türkiye’de büyütmeyi hedefliyor.

Konut Üretiminde Güven ve Sürdürülebilirlik Ön Planda Haber

Konut Üretiminde Güven ve Sürdürülebilirlik Ön Planda

Yapı sektöründe uzun yıllara dayanan deneyime sahip Yönetim Kurulu Başkanı Mücahit Şentürk, konut projelerinde güven, sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesinin belirleyici unsurlar olduğunu söyledi. Şentürk, aile geçmişlerine dayanan üretim anlayışının temelinde insan odaklı tasarımın yer aldığını, yapıların yalnızca barınma ihtiyacı değil uzun vadeli yaşam kültürü sunması gerektiğini vurguladı. Yeni projelerinde modern mimari, mühendislik güvenliği ve çevreyle uyumlu çözümleri bir araya getirdiklerini belirten Şentürk; mimari, iç mekân ve peyzaj disiplinlerinin ortak çalışmasının projelere bütüncül bir yapı kazandırdığını ifade etti. Sürdürülebilirliğin artık projelerin vazgeçilmez bir kriteri olduğunu söyleyen Şentürk, enerji verimliliği, su tasarrufu ve geniş yeşil alan tasarımının önemine dikkat çekerek, son projelerinde 15.180 m² peyzaj alanı tanımladıklarını aktardı. Şentürk, sektörün rekabet ortamında uzun vadeli değer üretme anlayışının belirleyici olduğunu, estetik–uyum–dayanıklılık dengesinin projelerde fark yarattığını ifade etti. Çevre dostu yapı yaklaşımının ise geleceğe dönük önemli bir fırsat oluşturduğunu belirtti. Türkiye’de inşaat sektörünün hızla dönüşmeye devam ettiğini söyleyen Şentürk, maliyet artışlarının zorluk yarattığını ancak yenilikçi tasarım ve teknoloji kullanımının sektörü ileri taşıyan başlıca unsurlar olduğunu vurguladı. Önceliklerinin her zaman güven ve uzun ömürlü yaşam alanları üretmek olduğunu ifade eden Şentürk, bu değerlendirmelerini MAG okurlarıyla paylaştı.

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü Haber

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü

Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir kalkınma kültürünün güçlenmesi, kurumsal dönüşümün hızlanması ve iyi uygulamaların paylaşılması ile Türkiye’ye öncü olmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin KalDer ve BUSİAD iş birliğiyle düzenlediği 2. Bursa Sürdürülebilirlik Konferansı, kamu, üniversite, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini buluşturarak kentin ortak geleceğine ışık tuttu. Kuruluşların sürdürülebilir kalkınma ve kurumsal sürdürülebilirlik konusundaki ihtiyaç ve beklentilerine yönelik bir platform oluşturmak, bu yöndeki uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik Konferansı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar’ın da yer aldığı toplantıya alanında uzman kamu, üniversite, sivil toplum kuruluşu ve özel sektör temsilcileri katıldı. “SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM VE BİR KÜLTÜR MESELESİDİR” Bursa’da kaliteli işleri her zaman takdir ettiklerini belirterek, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesini kente kazandıran eski dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’e rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kalite yolculuğuyla 2000’de tanıştıklarını, daha sonra EFQM Mükemmellik Modeli’ne geçtiklerini hatırlattı. Tüm sürecin hem kendilerinin gelişimine hem de Nilüfer’in gelişimine katkı sağladığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Şimdi de Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde aynı yolculuğa çıktık. Güvenli, dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir gelecek, ancak birlikte uyguladığımız sürdürülebilir adımlarla mümkün olabilir. Sürdürülebilirlik bir yaşam ve bir kültür meselesidir. 20 yılı aşkın yerel yönetim deneyimimde, sürdürülebilirliğin bir tercih değil; kaliteli ve nitelikli bir yaşamın ön koşulu olduğunu gördüm” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, BÜYÜKŞEHİR ÇALIŞMALARINA YÖN VERİYOR Sürdürülebilirliğin yalnızca bir kent yönetimi prensibi olmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bazen bir yöresel ürünün üretilmesinde, bazen de bir kültürel mirasın korunmasında ilk adımı belirleyen temel etken olduğunu anlattı. Bu anlayışın Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirilen tüm çalışmalara yön verdiğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Geçtiğimiz aylarda, önce Büyükşehir Belediyemiz, ardından BUSKİ ve KalDer Bursa Şubesi arasında kalite ve sürdürülebilirlik konusunda ‘Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladık. Tüm iştiraklerimiz dahil olmak üzere bu yolculuğa imza attık. Bu adım; Bursamızın geleceğini planlarken kaliteyi, verimliliği, şeffaflığı ve sürdürülebilirliği ortak bir kurumsal kültür haline getirmemiz için önemli bir başlangıç oldu” diye konuştu. “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, ORTAK AKIL VE DAYANIŞMA İLE HAYAT BULABİLİR” “Hedefimiz; daha yaşanabilir, daha dirençli ve gülümseyen bir Bursa’dır” diyen Başkan Mustafa Bozbey, bu hedef doğrultusunda projeler geliştirdiklerini, bilimsel verilerle ilerlediklerini, yeni iş birlikleri kurduklarını anlattı. Sivil toplum kuruluşlarını, özel sektör temsilcilerini ve kent gönüllülerini, sürdürülebilir bir gelecek için atılan adımlara eşlik etmeye davet eden Başkan Mustafa Bozbey, “Sürdürülebilirlik ancak ortak akıl, dayanışma ve kentlilik bilinci ile hayat bulabilir. Konferansa katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Ödül alan tüm kurumlarımızın projelerini gönülden tebrik ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar da sürdürülebilirliği sosyal sorumluluk sahibi bir kuruluş olma yolunda yapılan sonsuz bir yolculuk olarak tanımladı. Küçükkayalar, aşırı tüketim ve hedefsiz büyüme yerine, ihtiyaçların doğru belirlenmesinin ve gelişmenin odağa alınması gerektiğini ifade etti. KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ise Bursa’da sürdürülebilirlik bilincinin hızla yükseldiğini dile getirdi. Kurumların bugün vereceği kararların, yarının yaşam kalitesini, ekonomik gücünü ve toplumsal dayanıklılığını belirleyeceğinin altını çizen Ürkmez, “Kalder Bursa Şubesi olarak bu dönüşümdeki sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ve Başkanımız Mustafa Bozbey’in güçlü vizyonuyla bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Başkanımızın liderliğinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde, bağlı kuruluşlarda ve iştiraklerde EFQM Mükemmellik Modeli’nin yaygınlaştırılması, süreçlerin iyileştirilmesi ve veri temelli yönetimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı hızla yürütüyoruz. Bu işbirliğini sürdürülebilirlik alanında da genişlettik. Bunun, Bursa’nın örnek bir şehir olmasına katkı sunacağına inanıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından ana sponsor firmalara plaket verildi. Program, alanında uzman konuşmacıların yer aldığı oturumlarla devam etti. SEMTRIO Ceo’su İlker Turan ‘Stratejik İş Modeli Sürdürülebilirlik’, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ‘Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve iş dünyasına etkileri’ konularında bilgiler verdi. 'Özel sektör deneyim paylaşımı’ oturumlarında ise ŞÜTAŞ Grubu Yönetim Kurulu üyesi Duygu Yılmaz, Arçelik Pazarlama Kıdemli Pazarlama Direktörü Mehmet Tüfekçi, Kastamonu Entegre Global Ar-Ge ve İnovasyon Direktörü Dr. Hüseyin Güler ve Polisan Holding ve Grup Şirketleri Yönetim Sistemleri ve Sürdürülebilirlik Müdürü Dilek Sarıaslan, deneyimlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS Projesiyle Tüm Süreçlerini Mükemmelliğe Taşıyor Haber

Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS Projesiyle Tüm Süreçlerini Mükemmelliğe Taşıyor

Parsan, Döktaş, Güriş Endüstri gibi köklü şirketleri bünyesinde bulunduran Güriş Sanayi Grubu GÜRSİS ile Operasyonel Mükemmelliği Kurumsal Kültüre Dönüştürüyor. Güriş Sanayi Grubu, operasyonel mükemmelliği bir proje veya geçici bir iyileştirme hamlesi olarak değil, kurum genelinde benimsenen kalıcı bir yönetim kültürü olarak ele alarak hayata geçirdiği GÜRSİS Projesi ile tüm süreçlerinde hatasız, verimli, hızlı, düşük maliyetli ve sürdürülebilir bir iş yapısını hedefleniyor. Sürekli iyileştirme (Kaizen) anlayışıyla her seviyeden çalışanın gelişim süreçlerine aktif katılımını sağlayan, standartlaştırma ile her işin aynı kaliteyle yapılmasını güvence altına alan, KPI ve veri odaklı yönetim anlayışıyla kararlarını ölçülebilir sonuçlara dayandıran GÜRSİS; üretimden lojistiğe, kalite yönetiminden tedarik zincirine kadar tüm operasyonlarda israfın sistematik biçimde ortadan kaldırılmasını esas alıyor. Fazla üretimden beklemeye, gereksiz stoktan yeniden işlemeye kadar tüm kayıp alanlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen bu bütünsel dönüşümle Güriş Sanayi Grubu; maliyetlerini düşürmeyi, kalite ve hızını artırmayı, çalışan potansiyelini en etkin şekilde kullanmayı ve müşteri memnuniyetini kalıcı biçimde en üst seviyeye taşımayı amaçlanıyor. GÜRSİS, işletme süreçlerinin hatasız, hızlı, düşük maliyetli ve yüksek kaliteli şekilde yürütülmesini esas alan bütünsel bir operasyonel mükemmellik ve sürekli iyileştirme sistemi. A3 problem çözme, kök neden analizi (5N1K, 5 Neden, Balık Kılçığı), PDCA (Planla–Uygula–Kontrol Et–Önlem Al) gibi disiplinli problem çözme yöntemleriyle süreçlerin sürekli olarak izlenmesi, analiz edilmesi ve geliştirilmesi sağlanıyor. GÜRSİS Evi ile Güçlü Bir Kurumsal Kültür GÜRSİS yolculuğunun merkezinde yer alan GÜRSİS Evi, Güriş Sanayi Grubu’nun temel ilke ve yetkinliklerini temsil ediyor. Sağlık, iş güvenliği ve çevre koruma ilkeleri sistemin temelini oluştururken; güvenli devreye alma, yerinde kalite kültürü, tedarik süresinin azaltılması ve sürekli iyileştirme faaliyetleriyle şirket genelinde dünya standartlarında bir iş yapısı hedefleniyor. Standardizasyonun Gücü ile Verimlilik Artışı GÜRSİS kapsamında uygulanan standardizasyon yaklaşımı, tüm süreçlerde ortak yöntem ve kuralların hayata geçirilmesini sağlayarak kalite, verimlilik ve güvenilirliği artıyor. Kültürel Dönüşüm ve Çalışan Katılımı GÜRSİS, yalnızca bir verimlilik modeli değil aynı zamanda güçlü bir kültürel dönüşüm programı. Çalışanların ortak değerler etrafında birleşmesini sağlayan sistem; disiplinli, ölçülebilir ve sürekli gelişimi esas alan bir kurum kültürü inşa ediyor. Sürdürülebilirlik ile Entegre Dijital Uyum GÜRSİS sistemi, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterleriyle entegre bir yapı sunarak sürdürülebilirlik performansının dijital ortamda izlenmesini ve raporlanmasını mümkün kılıyor. “Birlikte Daha Güçlü” Vizyonu ile Geleceğe GÜRSİS’in sloganı olan “Birlikte Daha Güçlü!”, sistemin temel felsefesini yansıtmaktadır. 9 Eylül tarihinde canlı yayınla gerçekleştirilen GÜRSİS lansmanında, GÜRSİS Yürütme Kurulu ve Kolon Şampiyonları sürece resmen start verdi. Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS ile birlikte operasyonel mükemmelliği kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası haline getirerek; verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik ve müşteri memnuniyetini aynı çatı altında buluşturan güçlü bir dönüşüm sürecini kararlılıkla sürdürüyor.

10. Yılında Ağaçlandırma Seferberliğine Anlamlı Katkı Haber

10. Yılında Ağaçlandırma Seferberliğine Anlamlı Katkı

Kuruluşunun 10. yılını kutlayan İstanbul Rumeli Üniversitesi, sürdürülebilirlik vizyonunu güçlendiren çevresel bir projede yer aldı. Kurucusu Mehmet Balcı’nın bir fidanla başlattığı yolculuğu doğayla uyumlu bir geleceğe dönüştürme hedefiyle ilerleten kurum, ALJ Türkiye tarafından başlatılan Ağaçlandırma Seferberliğine destek veren ilk paydaşlardan biri oldu. Ülke genelinde 1,4 milyon fidanın toprakla buluşturulmasının hedeflendiği kampanyanın ilk etabı İzmir’in Buca ilçesinde gerçekleştirildi. Üniversiteyi temsilen, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Programı Öğr. Gör. Sevda Köyüstü öncülüğünde Mezunlar ve Mensuplar Derneği (RÜMED) ekibi, fidan dikim çalışmalarına katıldı. Ağaçlandırma Seferberliği, Türkiye’nin yeşil varlığını artırmayı, yangınlardan etkilenen orman alanlarını yeniden canlandırmayı ve gelecek nesillere kalıcı bir doğa mirası bırakmayı amaçlayan ulusal ölçekte bir çevre girişimi olarak öne çıkıyor. Kampanya kapsamında satılan her araç için 10 fidan dikiliyor; böylece hem karbon salımının azaltılmasına hem de iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlanıyor. Projenin ilk aşamasında 310 binden fazla fidan doğayla buluştu. Kurum yetkilileri, 10. yılın bu anlamlı proje ile taçlandığını belirterek şu açıklamayı yaptı: “Bir fidanla temelleri atılan kurumumuz, bugün aynı inançla doğaya ve topluma değer katmayı sürdürüyor. Çevreyle uyumlu bir gelecek hedefi, sadece kampüslerimizde değil, toplumsal projelerde de bizim için yol gösterici bir ilke. Sürdürülebilirlik, öğrencilerimizin ve çalışanlarımızın ortak sorumluluğu haline geldi. Ağaçlandırma Seferberliği’ne katılımımız, doğaya borcumuzu hatırlatan ve geleceğe umut aşılayan bir adımdır.”

Karadeniz Limanları İçin Mavi Dönüşüm Başladı Haber

Karadeniz Limanları İçin Mavi Dönüşüm Başladı

BTÜ’nün yürütücüsü olduğu, “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi” projesinin açılış toplantısı gerçekleşti. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) tarafından Türkiye'nin (BTÜ) yürütücülüğünde kabul edilen ilk proje olma özelliği taşıyan çalışma ile bölge limanlarının sürdürülebilirliği desteklenecek, duyarlı denizcilik uygulamaları teşvik edilecek. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi (Blue Port Index For BSEC Countries)”projesinin açılış toplantısına; Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreter Birinci Yardımcısı, Büyükelçi Merve Kavakçı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, proje ortakları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Projenin açılış toplantısında konuşan Büyükelçi Merve Kavakçı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü hakkında bilgi vererek, proje geliştirme fonu faaliyeti kapsamında bilim, teknoloji, çevre koruma, enerji, tarım gibi alanlarda çalışmaların desteklendiğini kaydetti. Bursa Teknik Üniversitesi tarafından sunulan “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi” projesinin KEİ tarafından desteklenmesinin kendileri için önemli olduğunu belirten Kavakçı, bu çalışmanın Karadeniz limanlarına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Büyükelçi Merve Kavakçı: Bu proje ile sürdürülebilirlik teşvik edilecek BTÜ yürütücülüğündeki proje kapsamında, Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’dan üç limanın seçildiğini aktaran Kavakçı, “Bu çalışma ile sürdürülebilir ulaşım sistemlerini teşvik etmek, ekonomik, sosyal ve çevresel ihtiyaçlara yanıt veren politikaları güçlendirmek ve çevresel boyutun ulaştırma süreçlerine entegrasyonunu artırmak hedefleniyor. BSEC bölgesinde ulaşımın karbonsuzlaştırılması, emisyonların azaltılması ve alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılması önceliklerimiz arasında yer alıyor. Dolayısıyla bu proje, güncellenmiş ekonomik gündemimiz açısından büyük önem taşıyor” dedi. Büyükelçi Kavakçı, proje hakkında detaylı bilgi vererek konuşmasını sonlandırdı. Rektör Çağlar: Projemiz Karadeniz havzasına önemli zemin oluşturacak BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi projesinin BTÜ’nün marka değerine önemli bir katkı sağlayacağını ifade etti. BTÜ yürütücülüğündeki çalışmanın, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından Türkiye’de desteklenen ilk ve tek proje olma özelliğini taşıdığını hatırlatan Rektör Çağlar, “Projemiz; limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı, geliştireceğimiz Mavi Liman İndeksi aracılığıyla daha sürdürülebilir, daha çevreci ve sosyal açıdan duyarlı denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi hedefliyor. Uluslararası ortaklı projemizin; Karadeniz havzasında daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir limanlar için önemli bir zemin oluşturacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Karadeniz limanlarına büyük katkı sağlayacak Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, projenin Bursa’ya, BTÜ’ye ve Karadeniz ülkelerine büyük katkı sağlayacağını dile getirdi. Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun, KEİ tarafından kabul edilen Türkiye’deki ilk projede yer almaktan duyduğu gururu dile getirerek, çalışma hakkında bilgilendirmede bulundu. BTÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Erasmus Koordinatörü Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser, BTÜ’nün uluslararası projeleri hakkında katılımcılara bilgi aktardı. Bulgaristan Burgas Free Universitesi Rektörü Prof. Dr. Milen Baltov, projenin ve uluslararası ortaklığın öneminden bahsetti. Gürcistan Tourism Enstitüsü Direktörü Mamuka Berdansvili, projenin Karadeniz için çok değerli olduğunu belirtti. Proje neyi amaçlıyor? Proje, limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı ve Mavi Liman Endeksi (BPI) ile sürdürülebilir denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu çalışma ile Karadeniz limanlarını temsilen Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’dan 3 limanın; çevresel sürdürülebilirlik, altyapı, dijitalleşme gibi çeşitli kriterler açısından karşılaştırılması hedefleniyor. Elde edilecek veriler doğrultusunda, bölgesel kalkınmayı destekleyecek ve denizcilik alanında iş birliğini güçlendirecek politika önerileri için bilimsel bir temel oluşturulacak. BTÜ öncülüğünde yürütülecek proje, bölgesel denizcilik stratejilerine katkı sunacak. Uluslararası ortaklı proje Bursa Teknik Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen projenin uluslararası paydaşları arasında Bulgaristan Burgas Free Universitesi ve Gürcistan Tourism Enstitüsü yer alıyor. Projenin koordinatörlüğünü BTÜ Denizcilik Fakültesi, Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun üstleniyor. Proje ekibinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser ve Prof. Dr. Oğuz Başol, Proje Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Oya Güler ve Proje Destek Ofisi’nden Öğretim Görevlisi Melis Ece Özyiğit bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.