Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suç Duyurusu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Suç Duyurusu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suç Duyurusu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SPK’dan Odine Solutions incelemesi: 21 kişi hakkında suç duyurusu Haber

SPK’dan Odine Solutions incelemesi: 21 kişi hakkında suç duyurusu

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) haftalık bülteni yayımlandı. Kurul, Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi AŞ (ODINE) hakkında yürütülen inceleme sonucunda 21 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Söz konusu kişiler hakkında 2 yıl süreyle işlem yapma yasağı uygulanırken, 16 kişinin sahip olduğu tüm lisansların da bu süre boyunca iptal edilmesi kararlaştırıldı. 21 kişi hakkında suç duyurusu SPK’nın haftalık bülteninde sermaye piyasalarına ilişkin alınan yeni kararlar kamuoyuyla paylaşıldı. Bültende yer alan bilgilere göre, Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi AŞ (ODINE) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlere yönelik inceleme tamamlandı. İnceleme sonucunda 21 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi. Ayrıca bu kişiler için 2 yıl süreyle işlem yapma yasağı uygulanması kararlaştırıldı. SPK, aynı listede yer alan 16 kişinin sahip olduğu tüm lisansların da işlem yapma yasağı süresince iptal edilmesine hükmetti. Yeni faaliyet izinleri SPK’nın haftalık bülteninde yalnızca inceleme ve yaptırım kararları değil, sermaye piyasası kurumlarına ilişkin yeni izin ve başvurular da yer aldı. Buna göre bir yatırım fonunun başka bir fon bünyesinde birleştirilmesine izin verildi. Bir portföy yönetim şirketinin işletme adı kullanmasına yönelik karar da Kurul tarafından onaylandı. Bir aracı kurumun sermaye artırımı talebine ilişkin başvurusu olumlu karşılanırken, başka bir şirketin borsada işlem görmeyen paylarının borsada satışa konu edilebilmesi amacıyla hazırlanan pay satış bilgi formunun onaylanması talebi reddedildi. Öte yandan bir aracı kurumun yurt içinde işlem aracılığı faaliyet izninin kapsamının genişletilmesine yönelik başvurusu da SPK tarafından uygun bulundu.

Hakem Emre Kargın’dan eski MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve gazeteci B.Y. hakkında suç duyurusu Haber

Hakem Emre Kargın’dan eski MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve gazeteci B.Y. hakkında suç duyurusu

Üst klasman hakemi Emre Kargın, avukatı Mehmet Sadi Kestepli aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak eski Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu ve gazeteci B.Y. hakkında suç duyurusunda bulundu. Kargın’ın avukatı, şikayet dilekçesinin kamuoyunda “Hakemler Dosyası” olarak bilinen soruşturmayla birleştirilmesini talep etti. Kargın tarafından savcılığa sunulan dilekçede, eski MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile gazeteci B.Y. hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi. Şikayet dilekçesinde yer alan iddiaların soruşturma kapsamında incelenmesi ve sorumlular hakkında kamu davası açılması talep edildi. Eski MHK Başkanı hakkında üç ayrı suçlama Şikayet dilekçesinde Ferhat Gündoğdu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 135. maddesinde düzenlenen “kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi”, TCK 257 kapsamında “görevi kötüye kullanma” ve TCK 106 kapsamında “tehdit” suçlarından işlem yapılması istendi. Gazeteci B.Y. hakkında ise TCK 217/A kapsamında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve TCK 267 kapsamında “iftira” suçlarından kamu davası açılması talep edildi. Tartışmalı Kayserispor-Konyaspor maçı dilekçede yer aldı 08/02/2025 tarihinde oynanan Trendyol Süper Lig 23. hafta müsabakası olan Kayserispor-Konyaspor maçında müvekkil AVAR (Video Yardımcı Hakem Asistanı) olarak görevlendirilmiştir. Söz konusu maçta orta hakem olarak Çağdaş Altay ve VAR hakemi olarak ise Wesli De Cremer görev yapmıştır. Müvekkil VAR hakemi olarak görev yapan Wesli De Cremer’in yardımcısı olarak müsabakada görev almıştır. Maçın doksanıncı dakikasında Konyaspor gol atmış, VAR hakemi Wesli De Cremer pozisyona ofsayt çizgisi çekerek ofsayt kararı vermiştir. Müvekkil, kendisini çizginin doğru yerden çekilmesi hususunda uyararak çizginin tekrar çizilerek verilen kararın teyit edilmesini istemiş, VAR hakemi Wesli De Cremer müvekkilin görüşü üzerine tekrardan çizgi çekerek yine ofsayt kararı vererek Konyaspor’un atmış olduğu golü iptal etmiştir. Yaşanan bu olaya ilişkin ses kayıtları, VAR odasının ses kayıt arşivinde halen bulunmaktadır. VAR hakemi Wesli De Cremer tarafından verilen ofsayt kararı kamuoyunda hatalı olarak değerlendirilmiş ve uzun bir süre tartışılmış, gündem olmuştur. Bahsi geçen maçtan sonra o döneminde MHK başkanlığını yapan Ferhat Gündoğdu yaşanan bu olaylardan ötürü müvekkili ve VAR operatörü Ahmet Uzuner’i suçlu ilan etmiş, VAR hakemi (talimata ilişkin doğrudan sorumlu tutulması gereken kişi olmasına rağmen) yabancı olduğu için kendisine bir yaptırım uygulamamıştır. “78 gün görev verilmedi” iddiası MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu bu maçtan sonra tabiri yerindeyse müvekkile kafayı takmış ve başkanlık yetkisini kullanarak müvekkil ile tabiri yerindeyse uğraşmaya başlamıştır. Söz konusu maçta müvekkil Emre Kargın, AVAR olarak görev yaptığı için MHK talimatına göre kendisine olumlu olumsuz herhangi bir maç puanı verilememektedir. Dolayısıyla müvekkilin cezaya girecek (maç almamasını gerektiren bir durum) durumu da usulen bulunmamaktadır. Ancak her ne kadar usulen ceza almasını gerektirecek bir durum olmasa da bu maçtan sonra tam 78 gün müvekkile herhangi bir görev verilmemiş, tabiri yerindeyse müvekkil o dönemki MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu tarafından kızağa çekilmiştir. Dilekçede “istifa et” görüşmesi 06/03/2025 tarihinde TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu tarafından üst klasman hakemlerinin ve Merkez Hakem Kurulu başkan ve yöneticilerinin katıldığı bir iftar organizasyonu düzenlenmiş ve müvekkil de bu organizasyona katılım sağlamıştır. Bu organizasyonun bitiminde TFF Riva tesislerinin çay ocağı olarak bilinen kısmında MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve MHK Başkan Vekili Hikmet Öksüzoğlu otururken müvekkil Emre Kargın, yanlarına gidip "Başkanım neden bana maç vermiyorsunuz, cezaya girecek bir durumum yok, benim sorumluluğumda yapılan bir hata yok" diyerek neden maç alamadığını muhataplarına sormuştur. MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ise müvekkile "Maç ile alakası yok, senin hakemliğin bitti, seni şimdi abilerin kurtarabiliyorsa kurtarsınlar bakalım" şeklinde cevap vermiştir. Müvekkil ne olduğunu anlamamış ve MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’ya sözlerinin ne anlama geldiğini sormuştur. Kendisi müvekkile "Git istifa dilekçeni ver beni uğraştırma" diyerek konuşmayı sonlandırmıştır. “Bilgi ve belgeler bana gazeteci B.Y. tarafından getirildi” iddiası Müvekkil Emre Kargın, 08/04/2025 tarihinde MHK Nisan Semineri için TFF Riva tesislerine giderek seminere katılım sağlamış, eğitim sonrasında yine MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile konuşmak amacıyla yanına gitmiştir. Ferhat Gündoğdu konuşmak için yanına gelen müvekkile "Uzatacak bir şey yok, hala istifa dilekçeni vermedin, hemen gönder" şeklinde cevap vermiştir. Müvekkil de kendisine "Suçumun ne olduğunu, neden hakemliğimin bittiğini bana açıklayın" şeklinde soru sormuştur. Şüpheli Ferhat Gündoğdu ise müvekkile "B.Y. isimli gazeteci bana senin hakkında tüm bilgi ve belgeleri teslim etti, ben de bunları HTS kayıtları ile karşılaştırarak doğruladım. Sen Cüneyt Çakır’ın, Alper Ulusoy’un, Tolga Özkalfa’nın ve Cevdet Kömürcüoğlu’nun adamısın. Bundan dolayı senin hakemliğini bitirdim" şeklinde cevap vermiştir. Konuşmanın devamında Ferhat Gündoğdu yine müvekkile, "Git B.Y. ile konuş. Bu adam senin hakkında 06/01/2024 tarihinden beri X platformunda yazılı içerikler paylaşıyor ve programında sana ’Ege Kliği’ diyerek bunların adamı olduğunu iddia ediyor. B.Y. aynı zamanda TFF yönetim kurulu tarafında da çok sözü geçen birisi, onunla aranı düzelt ancak bu şekilde hakemliğe geri dönebilirsin" demiştir. Müvekkil de kendisine "Hiçbir gazetecinin benim hakemliğim üzerinde söz hakkı olamaz" diyerek konuşmayı sonlandırmıştır." “Hakemler Dosyası” ile birleştirme talebi Emre Kargın’ın avukatı Mehmet Sadi Kestepli, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusu dilekçesinde dosyanın kamuoyunda “Hakemler Dosyası” olarak bilinen dosyayla birleştirilmesini talep etti. Dilekçede yer alan iddiaların hukuki niteliği ve suç unsuru oluşturup oluşturmadığı savcılık soruşturması sonucunda değerlendirilecek.

Bakan Gürlek, Ahmet Şık’ın iddialarına yanıt verdi: “Cevap hukuk önünde verilecek” Haber

Bakan Gürlek, Ahmet Şık’ın iddialarına yanıt verdi: “Cevap hukuk önünde verilecek”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın daha önce gündeme getirdiği iddialara ilişkin açıklama yaptı. Gürlek, Şık’tan iddialarını destekleyen somut bilgi ve belge sunmasının istendiğini ancak bugüne kadar herhangi bir belge ortaya konulmadığını belirtti. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Ahmet Şık’ın kendisiyle ilgili daha önce dile getirdiği iddialara değindi. Gürlek, Şık’tan söz konusu iddialarını destekleyecek somut bilgi ve belgeleri paylaşmasının istendiğini belirterek, bugüne kadar iddiaları destekleyen herhangi bir belgenin kamuoyuna sunulmadığını ifade etti. Ahmet Şık hakkında suç duyurusu ve tazminat davası Gürlek, açıklamasında Şık’ın paylaşımlarının dayanaktan yoksun ve gerçeği yansıtmadığını savundu. Bu paylaşımlar nedeniyle Ahmet Şık hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve tazminat davası açıldığını bildirdi. Gürlek’in avukatı Abdullah Adır da daha önce yaptığı açıklamada, Bakan Akın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek hakkında ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunmuştu. Adır, Gürlek ve eşinin Adalet Bakanlığı tarafından tahsis edilen lojmanda ikamet ettiğini belirtmiş, Şık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve manevi tazminat davası açıldığını açıklamıştı. “Gerekli cevap hukuk önünde verilecek” Akın Gürlek, açıklamasında Ahmet Şık’ın ifadelerine yönelik sert ifadeler kullanarak, söz konusu açıklamaları muhatap almadığını ve gerekli cevabın hukuk önünde verileceğini söyledi. Gürlek’in açıklamasında, “İddiasını ispat edemeyen bu müptezelin iftira ve hakaretleri tarafımızca muhatap alınmamaktadır. Gerekli cevap yalnızca hukuk önünde verilecektir” ifadeleri yer aldı. Açıklamanın bu bölümü farklı haber kaynaklarında da aynı şekilde aktarıldı. Süreç yargıya taşındı Gürlek ile Ahmet Şık arasındaki tartışmanın hukuki boyut kazandığı belirtildi. Daha önceki açıklamalarda da Şık hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle manevi tazminat davası açıldığı duyurulmuştu. Konuyla ilgili hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı, yapılacak yargısal değerlendirmelerin ardından netleşecek.

SPK’dan Tera Holding kararı: 37 kişi hakkında suç duyurusu, 24 kişinin lisansı iptal edildi Haber

SPK’dan Tera Holding kararı: 37 kişi hakkında suç duyurusu, 24 kişinin lisansı iptal edildi

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Tera Finansal Yatırımlar Holding AŞ’nin (TRHOL) pay piyasasındaki işlemlere ilişkin incelemesini tamamladı. Kurul, 37 kişi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verirken, 37 kişi ile iki kuruma 2 yıl süreyle işlem yasağı uygulanmasını kararlaştırdı. Suç duyurusu kararı verilen 24 kişinin ise tüm sermaye piyasası lisansları aynı süre boyunca iptal edildi. 37 kişi hakkında suç duyurusu SPK’nın 28 Eylül 2026 tarihli haftalık bülteninde yer alan karara göre, TRHOL pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/1 maddesi kapsamında değerlendirildi. Kurul, söz konusu işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Suç duyurusu, SPK’nın değerlendirmesine göre piyasa dolandırıcılığı kapsamında değerlendirilen fiillere ilişkin olarak yapıldı. Kararda adı geçen kişiler arasında Emre Tezmen, Emir Münir Sarpyener, Abdülkadir Özkan, Kerem Alkin, Kadir Boy, Erdin Özel, Ethem Umut Beytorun, Emre Alkin, Haldün Saffet İnal, Ecem Tuğçe Akçay ve Bülent Uygun’un yanı sıra 26 kişi daha bulunuyor. Tera Yatırım ve Tera Portföy’e de işlem yasağı SPK, incelemeye konu işlemlerle bağlantılı olarak Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ ve Tera Portföy Yönetimi AŞ hakkında da karar aldı. İki kuruma ve hakkında suç duyurusu kararı verilen 37 kişiye, borsalarda ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda 2 yıl süreyle işlem yapma yasağı uygulanmasına hükmedildi. Kurumlara yönelik yasak, kendi nam ve hesaplarına gerçekleştirecekleri TRHOL pay piyasası işlemleriyle sınırlandırıldı. 24 kişinin sermaye piyasası lisansları iptal edildi Kurul ayrıca, suç duyurusunda bulunulmasına karar verilen kişilerden sermaye piyasası lisansına sahip 24 kişinin tüm lisanslarının, işlem yapma yasağının devam ettiği 2 yıllık süre boyunca iptal edilmesine karar verdi. SPK’nın bu kararının, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği hükümleri kapsamında alındığı belirtildi. Karar kapsamında lisansları iptal edilenler arasında Emir Münir Sarpyener, Ethem Umut Beytorun, Ecem Tuğçe Akçay, Bülent Uygun, İbrahim Bekçi, Okan Uzunoğlu, Furkan Açar, Mehmet Selim Tunçbilek, Adem Karatepe, Ali Cesur, Anıl Tokat, Mustafa Zeki Kayahan, Ömer Eryılmaz, Mehmet Nuri Gökalp, Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Nilgül Sarıçalı, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya, Ahmet Özcan ve Sezai Bekgöz yer aldı. SPK’nın suç duyurusu ve idari yaptırım kararları, ilgili kişiler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor; adli süreç bakımından nihai değerlendirme yetkisi yargı mercilerinde bulunuyor. ETKİN PİŞMANLIK HÜKMÜ DE HATIRLATILDI Kurul, hakkında suç duyurusu kararı verilen kişilerin, kanunun 107/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmeleri için belirli şartları yerine getirmeleri gerektiğini de karar metninde belirtti. Buna göre ilgili kişilerin, elde ettikleri veya elde edilmesine sebep oldukları menfaatin iki katı tutarında ve 500 bin liradan az olmamak üzere ödemeyi, Kurul kararından itibaren 15 gün içinde gerçekleştirmeleri gerekiyor. Söz konusu SPK'nın kararının detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

SPK’dan Özata Denizcilik kararı: 11 kişi hakkında suç duyurusu Haber

SPK’dan Özata Denizcilik kararı: 11 kişi hakkında suç duyurusu

11 kişi hakkında suç duyurusu SPK’nın 25 Eylül 2026 tarihli 2026/65 sayılı bülteninde yer alan karara göre, Özata Denizcilik pay piyasasındaki işlemler nedeniyle İbrahim Bekçi, Ethem Umut Beytorun, Erdin Özel, Haldun Saffet İnal, Bülent Uygun, Emre Tezmen, Emir Münir Sarpyener, Kadir Boy, Kerem Alkin, Gül Ayşe Çolak ve Abdülkadir Özkan hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi. Kurul, söz konusu işlemleri 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirdi. 13 kişi ve kuruma 2 yıl işlem yasağı SPK, suç duyurusunda bulunulan 11 kişi hakkında 2 yıl süreyle işlem yasağı uygulanmasına da karar verdi. Ayrıca Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ile Tera Portföy Yönetimi A.Ş.’ye, kendi nam ve hesaplarına gerçekleştirecekleri işlemler bakımından yalnızca Özata Denizcilik pay piyasasıyla sınırlı olmak üzere 2 yıl süreyle işlem yasağı getirildi. 5 kişinin lisansları iptal edilecek Kurulun kararına göre İbrahim Bekçi, Ethem Umut Beytorun, Bülent Uygun, Emir Münir Sarpyener ve Gül Ayşe Çolak’ın sahip olduğu tüm sermaye piyasası lisansları, işlem yasağı süresince geçersiz olacak. SPK’nın kararları, Özata Denizcilik pay piyasasındaki işlemlere ilişkin inceleme kapsamında suç duyurusu, işlem yasağı ve lisans iptali olmak üzere birden fazla yaptırımın uygulanmasını içeriyor.

‘Made in Türkiye’ etiketli çorap soruşturmasında yeni gelişme: Ticaret Bakanlığı suç duyurusunda bulundu Haber

‘Made in Türkiye’ etiketli çorap soruşturmasında yeni gelişme: Ticaret Bakanlığı suç duyurusunda bulundu

Bayrampaşa’daki firmada denetim yapıldı Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, sosyal medyada gündeme gelen ürünle bağlantılı olduğu belirlenen Bayrampaşa’daki firmada 16 Eylül 2026 tarihinde piyasa gözetimi ve denetimi gerçekleştirildi. Denetim sırasında sosyal medya paylaşımlarında yer alan Mladiç görselli çoraba rastlanmadığı bildirildi. Firma yetkilisinin ise Sırbistan’da faaliyet gösteren “Blue Land” adlı şirketle geçmişte ticari ilişkilerinin bulunduğunu söylediği aktarıldı. Firma yetkilisinin, çoraptaki görselde yer alan kişiyi tanımadığını ve söz konusu kişi hakkında bilgi edindikten sonra bu ticari ilişkiyi yaklaşık 1,5 yıl önce sonlandırdığını beyan ettiği belirtildi. Farklı üründen numune alındı Denetim kapsamında firmaya ait farklı bir çoraptan numune alan ekipler, ürün etiketinde ilgili mevzuat açısından bazı eksiklikler tespit etti. Numunelerin gerekli incelemelerin yapılması amacıyla akredite laboratuvara gönderildiği, test sonuçlarının ardından mevzuat kapsamında gerekli işlemlerin uygulanacağı bildirildi. Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu Bakanlık ayrıca, sosyal medyada gündeme gelen ürün ve üzerindeki görsellerle ilgili olarak “suçu ve suçluyu övme” kapsamında değerlendirilmesi gereken hususlar bulunduğunu belirtti. Bu kapsamda firma ve ilgililer hakkında gerekli adli soruşturmanın başlatılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı. Ticaret Bakanlığı: Denetimler sürecek Bakanlık açıklamasında, ihracata konu ürünlerde yalnızca üretim ve sevkiyat süreçlerinin değil, ürünlerin üzerinde bulunan görsel, ifade ve diğer unsurların da ihracatçıların sorumluluğunda olduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca, “Made in Türkiye” ibaresini taşıyan ürünlerin içeriği ve üzerindeki unsurlar konusunda ihracatçıların gerekli hassasiyeti göstermesinin önemine dikkat çekilerek, Bakanlığın görev alanı kapsamında denetim ve işlemlerin sürdürüleceği belirtildi.

Ankara'da "sahte polis" tuzağı: İki kardeş 40 milyon lira dolandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu Haber

Ankara'da "sahte polis" tuzağı: İki kardeş 40 milyon lira dolandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu

Telefon dolandırıcılığına ilişkin çarpıcı bir iddia Ankara'da gündeme geldi. 64 yaşındaki Afife Y. ile 66 yaşındaki Fatma Y., kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan şüphelilerin, haklarında sözde FETÖ soruşturması yürütüldüğünü söyleyerek yaklaşık 40 milyon lira zarara uğrattığını iddia etti. Mağdur kardeşler adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan suç duyurusu dilekçesinde, şüphelilerin yaklaşık üç ay boyunca psikolojik baskı kurarak para, altın ve gayrimenkulleri ele geçirdiği öne sürüldü. "Hakkınızda tutuklama kararı var" diyerek aradılar Suç duyurusu dilekçesine göre süreç, 26 Mart tarihinde Afife Y.'nin telefonla aranmasıyla başladı. Kendisini başkomiser olarak tanıtan bir kişinin, FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan bazı şüphelilerde mağdurların kimlik bilgilerinin bulunduğunu ve haklarında tutuklama kararı çıkarıldığını söylediği iddia edildi. İlerleyen günlerde farklı kişiler tarafından yapılan aramalarda ise kendilerini emniyet müdürü, savcı ve polis olarak tanıtan şüphelilerin aynı senaryoyu sürdürerek mağdur kardeşleri korku ve panik içine sürüklediği öne sürüldü. Sahte resmi evrak gönderildiği iddiası Dilekçede, şüphelilerin güven kazanmak amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adına düzenlenmiş izlenimi veren sahte belgeleri mağdurlara gönderdiği ileri sürüldü. İddiaya göre şüpheliler, yürütüldüğünü söyledikleri "gizli operasyon" kapsamında mağdurların iş birliği yapması halinde haklarındaki sözde tutuklama kararının kaldırılacağını belirtti. Bu süreçte mağdurların operasyonun gizliliği gerekçesiyle hiçbir yakınıyla konuşmamaları konusunda uyarıldığı, aksi halde suç işlemiş sayılacaklarının söylendiği ifade edildi. "Ay yıldız" parolasıyla teslimat yaptılar Dilekçede yer alan iddialara göre şüpheliler, banka çalışanları arasında da örgüt üyeleri bulunduğunu öne sürerek mağdurlardan banka kasalarındaki altınlarını çekmelerini istedi. Daha sonra evlerine gönderilen kişinin polis olduğu söylenerek ziynet eşyalarının "devlet güvencesine alınacağı" ifade edildi. Teslimat sırasında güven oluşturmak amacıyla "ay yıldız" parolasının kullanıldığı, mağdurların da bu yöntemle yaklaşık 40 milyon lira değerindeki altın ve nakit varlığı teslim ettiği öne sürüldü. Dükkan piyasa değerinin altında satıldı iddiası Suç duyurusunda yer alan beyanlara göre dolandırıcılık yalnızca altın ve nakit parayla sınırlı kalmadı. Afife Y., Bahçelievler Mahallesi'nde bulunan iş yerinin de sözde operasyon kapsamında kullanılacağına inandırıldığını ve satış işlemini gerçekleştirdiğini iddia etti. Yaklaşık 7 milyon lira değerindeki iş yerini baskı ve korku nedeniyle 3 milyon 600 bin liraya satmak zorunda kaldığını öne süren mağdur, satış sürecinde de şüpheliler tarafından uzaktan takip edildiğini ileri sürdü. İddiaya göre satıştan elde edilen 67 bin avro da yine eve gelen ve "ay yıldız" parolasını kullanan başka bir kişiye teslim edildi. Şüphe üzerine emniyete başvurdular Mağdur kardeşler, şüphelilerin kalan taşınmazlarının da satılmasını istemesi üzerine durumdan şüphelenmeye başladı. Olayı erkek kardeşlerine anlatmalarının ardından emniyet birimlerine giderek şikâyette bulundukları belirtildi. Suç duyurusu dosyasına şüphelilerin kullandığı telefon numaraları, tapu belgeleri ve güvenlik kamerası kayıtlarının da delil olarak sunulduğu ifade edildi. Dilekçede, toplam maddi zararın yaklaşık 40 milyon liraya ulaştığı öne sürüldü. Avukattan vatandaşlara kritik uyarı Mağdur kardeşlerin avukatı Murat Koç, müvekkillerinin organize şekilde yürütüldüğü iddia edilen hileli yöntemlerle tüm birikimlerini kaybettiğini belirterek, şüpheliler hakkında "kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan işlem yapılmasını talep ettiklerini açıkladı. Koç ayrıca vatandaşlara önemli uyarılarda bulunarak, emniyet, savcılık veya mahkemelerin telefonla para, altın ya da banka hesabı işlemleri talep etmeyeceğini vurguladı. Kendisini polis, savcı veya kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerin yönlendirmeleri karşısında panik yapılmaması gerektiğini belirten Koç, böyle durumlarda vatandaşların resmi kurumların bilinen telefon numaraları üzerinden doğrudan iletişime geçmesi ve en yakın emniyet birimine başvurması gerektiğini ifade etti. Uzmanlar uyarıyor: Telefon dolandırıcılığına karşı dikkatli olun Son yıllarda telefon dolandırıcılığı vakalarında en sık kullanılan yöntemlerden biri, vatandaşlara haklarında soruşturma bulunduğu yönünde korku oluşturmak oluyor. Güvenlik birimleri, kamu görevlilerinin hiçbir koşulda telefonla para, altın, döviz veya ziynet eşyası talep etmeyeceğini sürekli hatırlatıyor. Uzmanlar, özellikle yaşlı vatandaşların hedef alındığı bu tür dolandırıcılık girişimlerinde paniğe kapılmadan resmi kurumlarla doğrudan iletişim kurulmasının mağduriyetlerin önüne geçebileceğini belirtiyor. Devam eden soruşturma kapsamında şüphelilerin kimliklerinin belirlenmesi ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için adli sürecin sürdüğü bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.