Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Steve Witkoff

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Steve Witkoff haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Steve Witkoff haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arakçi ile Witkoff ile temasa geçti. Trump çok sert seçenekleri değerlendiriyor Haber

Arakçi ile Witkoff ile temasa geçti. Trump çok sert seçenekleri değerlendiriyor

Amerikan kaynaklarına göre, ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, hafta başında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’den bir telefon aldı. Aynı zamanda, ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın "kırmızı çizgileri aştığını" ifade ederek, askerî müdahale dahil "çok güçlü seçeneklerin" masada olduğunu söyledi. Trump, Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada, ordunun durumu çok dikkatle takip ettiğini belirterek, çok sert seçeneklerin değerlendirildiğini ve uygun bir kararın alınacağını dile getirdi. Beyaz Saray’dan bir yetkili de Trump’ın İran’a karşı askerî bir müdahaleyi ciddi bir şekilde düşündüğünü onayladı. Arakçi ile Witkoff arasındaki temas, Tahran’ın tansiyonu düşürme veya Trump’ın İran rejimini daha da zayıflatacak bir hamle yapmasından önce zaman kazanma çabası olarak değerlendiriliyor. Kaynaklar, tarafların önümüzdeki günlerde olası bir görüşmeyi de tartıştığını iletti. Trump’ın Salı sabahı, askerî liderler, yönetimin üst düzey yetkilileri ve Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilileriyle bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşmede; askerî saldırılar, siber silahların kullanımı, yaptırımların sertleştirilmesi ve protestocuların desteklenmesi gibi seçenekler değerlendirilecek. Toplantıya Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ulusal Güvenlik Danışmanı, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Kane de katılacak. ABD yönetimi, protestolara destek olmak ile bölgesel bir savaştan kaçınmak arasında hassas bir denge sağlamaya çalışıyor. Uzmanlar, bölgedeki gerginliğin geniş çaplı bir kaosa yol açabileceği endişesiyle askerî olmayan seçeneklere yöneliyor. Analizlere göre Trump, kararını saatler içinde verebilir ve bu da kritik bir kararın eşiğinde olduğumuz anlamına geliyor. Amerikalı yetkililer, Witkoff ile Arakçi arasındaki iletişimin geçen yıl gerçekleştirilen nükleer görüşmeler esnasında başladığını ve ABD’nin haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef almasının ardından sürdüğünü açıkladı. Tarafların, ekim ayına kadar olası müzakereler konusunda iletişim hâlinde kaldıkları belirtildi.

İngiltere ve Fransa, ateşkesin ardından Ukrayna'ya asker göndermeye hazır Haber

İngiltere ve Fransa, ateşkesin ardından Ukrayna'ya asker göndermeye hazır

Bu açıklama, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ev sahipliğinde Paris'te düzenlenen ve Ukraynalı müttefiklerden oluşan "istekli koalisyonu" oluşturan iki düzineden fazla devlet liderinin yanı sıra ABD elçisi Steve Witkoff ve Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in katıldığı zirvenin ardından geldi. Kushner, ABD başkanının güvenlik protokollerinin arkasında "güçlü bir şekilde durduğunu" söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy, saatler süren görüşmelerin ardından Salı akşamı üçlü niyet bildirgesini imzaladılar. Bildirgede, Fransız ve İngiliz birliklerinin Ukrayna topraklarına konuşlandırılmasının önünün açılacağı belirtildi. Starmer, "Ateşkesin ardından İngiltere ve Fransa, Ukrayna genelinde askeri üsler kuracak" dedi. Ancak planlanan kara kuvvetinin, Moskova'nın Ukrayna'yı yeniden işgal etmesi durumunda Rus kuvvetleriyle doğrudan çatışmaya girmesi olası görünmüyor. Macron, kuvvetin amacının "ateşkesin ardından güvence sağlamak" olduğunu açıkça belirtti ve "temas hattının çok gerisinde" konuşlandırılacağını kaydetti. Potansiyel kuvvetin büyüklüğü veya kapsamı hakkında hemen daha fazla açıklama yapılmadı. Macron, koalisyonun ayrıca "Amerikan liderliğinde ateşkes izleme taahhütleri" ve "savunmanın ön saflarında yer alan ve yer almaya devam edecek olan Ukrayna silahlı kuvvetlerine uzun vadeli destek" sağlama planı hazırladığını söyledi. ABD'nin Ukrayna'da saldırıya uğramaları durumunda Avrupa kuvvetlerine yardım edip etmeyeceği sorusuna yanıt olarak Witkoff, güvenlik garantilerinin "şimdiye kadar görülen en güçlü garantiler" olduğunu ve "herhangi bir saldırıyı caydırmak [...] eğer herhangi bir saldırı olursa savunmak için" tasarlandığını ve her ikisini de yapacaklarını söyledi. Witkoff, "Başkan taahhütlerinden geri adım atmıyor, Ukrayna ülkesi ve barış anlaşması için güçlü bir duruş sergiliyor. Ukraynalıların nihai barışa ulaşmalarına yardımcı olmak için orada olacağız," dedi. Witkoff ve Kushner, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Trump'ın Venezuela saldırısının ardından görüşmelerden çekilmesi üzerine ABD'yi temsilen Paris'teydiler. Paris'teki görüşmeler, Trump'ın dikkatini Ukrayna'dan Venezuela'ya kaydırdığı ve Grönland'ı ilhak etme tehditlerinin ABD-Avrupa ilişkilerinde gerginliğe yol açtığı bir dönemde gerçekleşti. İmza töreninin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Trump'ın bir başka NATO üyesini askeri harekatla tehdit ettiği bir dönemde Avrupa'nın ABD'nin güvenlik garantilerine güvenip güvenemeyeceği konusunda birçok soru yöneltildi.

Zelenskyy: Rus savaşının sonunu getirmek için 7/24 çalışıyoruz Haber

Zelenskyy: Rus savaşının sonunu getirmek için 7/24 çalışıyoruz

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskyy, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile Ukrayna’da kalıcı barışa yönelik görüşme yaptıklarını açıkladı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskyy, Başkan Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile bir araya geldiklerini duyurdu. Zelenski, görüşmeye ilişkin olarak, “Bugün Başkan Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile çok iyi bir görüşme gerçekleştirdik. Yapıcı yaklaşımları, yoğun çalışmaları ve Ukrayna halkına yönelik nazik sözleri ve Noel tebrikleri için kendilerine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarına dikkat çeken Zelenski, “Ukrayna'ya karşı yürütülen bu acımasız Rus savaşının sonunu getirmek ve tüm belgelerin ve adımların gerçekçi, etkili ve güvenilir olmasını sağlamak için gerçekten 7/24 çalışıyoruz” dedi. Toplantıya Ukrayna heyetinden Rustem Umerov, Andrii Hnatov, Andrii Sybiha, Sergiy Kyslytsya, Ihor Brusylo ve Oleksandr Bevz de katıldı. Zelenskyy, açıklamasını “Bugünkü görüşmenin barışa doğru atılan bir adım daha olmasını dileriz. Ayrıca, Noel tebriklerimizi Donald Trump'a ve tüm Trump ailesine iletmelerini rica ettim” sözleriyle tamamladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Kanada, Hollanda, Estonya, Almanya ve Danimarka liderleriyle yaptığı görüşmelerde, hem diplomatik hem de askeri alandaki koordinasyonun önemine değindi. Zelenski, ülkesinin güvenliği, dron savunması ve savaşın sonlandırılması için ortak çalışmaların kritik olduğunu vurguladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskyy, bir dizi Avrupa ve Kuzey Amerika lideriyle gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde ülkesinin güvenlik ve diplomasi stratejilerini paylaştı. Zelenskyy, Kanada Başbakanı Mark Carney ile yaptığı görüşmeyi “Çok iyi bir görüşmeydi. Kanada, güvenlik ve yeniden yapılanma konularında birlikte çalışmanın önemini net olarak anlıyor” sözleriyle özetledi. Cumhurbaşkanı Zelenski, ABD ile hazırlıkları süren belgeler ve koalisyon ortaklarıyla yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdiğini belirtti. Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile yapılan görüşmede ise Zelenski, Floridada gerçekleşecek diplomatik görüşmeler öncesinde pozisyon koordinasyonu yaptıklarını aktardı. Zelenski,“Ukrayna hiçbir zaman ve hiçbir koşulda barışa engel değildir. Belgelerin hızlı hazırlanması için çalışıyoruz” dedi. Zelenski ayrıca, Avrupa’daki güvenlik politikalarının Ukrayna’yı ve tüm kıtayı desteklemesi gerektiğini vurguladı. Estonya Başbakanı Kristen Michal ile görüşmesinde, Zelenskyy, Amerika ile yürütülen müzakere sürecindeki son gelişmeleri paylaştı ve Estonya’nın destekleyici rolüne teşekkür etti. Estonya’nın 1 Ocak’tan itibaren NB8 ülkelerinin koordinasyonunu üstleneceğini hatırlattı. SAFE ve PURL programları çerçevesinde hava savunma ve enerji altyapısının güçlendirilmesine ilişkin projelerin önemine değindi. Cumhurbaşkanı Zelenskyy, ayrıca ülke içinde askeri durumları da ele aldı. Dron saldırılarına karşı alınan önlemler, “şahad” dronlarının tespit ve önlenmesi için yapılan çalışmalar ve dron dağıtım sisteminin modernizasyonu konularında talimatlar verdi. Belarus üzerinden yapılan saldırıların risklerine dikkat çekerek, sivil alanlarda kullanılan askeri ekipmanın insan hayatına tehdit oluşturduğunu ifade etti. Almanya Şansölyesi Merz ile yapılan görüşmede, Zelenski, Avrupa’nın Ukrayna’nın savunması ve kıtasal güvenlik için birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Danimarka Başbakanı Frederiksen ile görüşmesinde ise, müzakere sürecinin detaylarını paylaştı ve Amerika ile yapılan çalışmaların verimliliğinin önemine değindi. Ayrıca Danimarka’nın AB dönem başkanlığı sürecinde sağladığı 90 milyar dolarlık finansal güvenlik desteğine teşekkür etti. Zelenskyy, tüm görüşmelerin ortak mesajını özetlerken, “Avrupa her ortak adımımızla güçleniyor. Ortak diplomatik ve güvenlik çabalarımız Ukrayna’yı ve Avrupa’yı koruyor. Rusya’nın sorumluluğu açık: savaşın uzamasının ve barışın gecikmesinin sorumlusu Moskova’dır” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Zelenskyy, hem diplomatik hem de askeri iş birliğinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, tüm ortakların Ukrayna’nın güvenliğine katkı sağlamaya devam etmesini istedi.

Hakan Fidan:  Gazze görüşmesi için Varılan mutabakatlar umut verici" Haber

Hakan Fidan: Gazze görüşmesi için Varılan mutabakatlar umut verici"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslar kapsamında bulunduğu ABD'de, Florida eyaletinin Miami kentinde ABD, Katar ve Mısır'dan temsilcilerle Gazze Şeridi'ndeki gelişmeleri değerlendirdi. Bakan Fidan, bu görüşmenin önemine ilişkin açıklamalarda bulundu ve "Şarm eş-Şeyh'te varılan mutabakat sonrasında Gazze Barış Planı'nın uygulanmasının üstünden epey bir süre geçti. Son rehinenin teslim edilmesinin ardından artık ikinci aşamaya geçişin parametreleri görüşülüyor. Dünkü toplantı, Şarm eş-Şeyh'ten sonraki en anlamlı toplantıydı. Gece geç saatlere kadar çeşitli ortamlarda görüşmelerimiz sürdü. Ana toplantıda sağlanan mutabakatlar umut verici. Birinci aşamada ortaya çıkan sorunları da tartışma olanağı bulduk. Özellikle Türkiye olarak ateşkes ihlallerinin barış planını tehdit ettiğini, ikinci aşamaya geçişte büyük riskler taşıdığını belirttik. İsrail tarafından süren ihlaller, süreci inanılmaz derecede zorlaştırıyor. Gördüğümüz kadarıyla tüm taraflar bu konuda uzlaşmış durumda ve bu konunun önüne geçilmesi adına çeşitli tartışmalarımız oldu" diye konuştu. "Gazze ile ilgili çalışmalarda üç parametre bizim için önemli" Bakan Fidan, "Dört arabulucu ülke; Türkiye, ABD, Katar ve Mısır'ın bu konuda üst düzey istişareleri yoğun bir şekilde sürdürmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Dünkü görüşmelerde, Gazze'nin yeniden imarı konusunda ön çalışma sunduk. Bunun üzerine ilk tartışmaları yürüttük. Türkiye olarak Gazze ile ilgili tüm çalışmalarda bizim için üç parametrenin önemli olduğunu vurguladık: Gazze'nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi, Gazze'nin toprak olarak bütünlüğünü koruması ve Gazze'deki yatırımların tamamının Gazzeliler için yapılması. Yeniden imar sürecinde planlanan yatırımların yine Gazzeliler için olması önem taşıyor. Bu üç kırmızı çizgi gözetildikçe diğer konuların teknik bir platformda tartışılabileceğine dair genel stratejik çerçevemizi aktardık" ifadelerini kullandı. "İnsani yardımlar konusunda atılması gereken adımlarda yetersizlik var" Bakan Fidan, "Gazze'nin yönetiminin teknokratlardan oluşacak bir komiteye devri fikri üzerine nasıl bir takvim oluşturulabileceği tartışıldı. Barış kurulu ve uygulama aşamalarına dair çalışmalar sürüyor. İstikrar gücünün inşasıyla ilgili paralel görüşmeler de devam ediyor. Bu konularda neler yapılabileceği, bizim perspektifimiz nedir gibi konuları anlattık. Diğer ülkelerin bakış açılarını dinledik. Ayrıca insani yardımlar konusu da oldukça kritik. Bu konuda yapılması gereken adımlarda eksiklik söz konusu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da bu konuda duyarlı. Kendini gece bilgilendirirken bu konuda yürütülen tartışmaları özellikle vurguladım" şeklinde konuştu. "Şehirlerin inşa edilmesine dair ciddi bir tecrübemiz var" Kış mevsimindeki olumsuz koşullardan etkilenen Filistinliler için Gazze'ye insani yardım ve barınma çözümleri gönderilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Bakan Fidan, Türkiye'nin Şubat 2023'te yaşadığı depremden elde edilen tecrübelerin Gazze'de kullanılabileceğini belirtti. Bakan Fidan, "Deprem sonrasında iki önemli husus var elimizde. Birincisi, insani yardım ve barınma ile ilgili çadır ve konteynerler. İkincisi, deprem nedeniyle yıkılmış bölgelerin yeniden inşası; şehirlerin yeniden kurulmasında ciddi bir deneyimimiz var. Bu iki tecrübeyi toplantılarda gündeme getirdik" açıklamasında bulundu. "Türkiye'nin tecrübesi Gazze'de de kullanılabilir" Bakan Fidan, "Türkiye, 50 bin insanın hayatını kaybettiği bir deprem sonrasında yaklaşık 500 bin konutluk dev bir projeyi üç yıl gibi kısa bir sürede tamamlayan bir ülke. Bu tecrübe Gazze'de de uygulanabilir. Ayrıca, depremzede vatandaşlarımızın barınma sorunlarının çözümünde kullandığımız altyapı da onların evlerine sunulabilir. Bu konular yoğun bir koordine gerektiriyor ve biz bunların takipçisi olmaya devam edeceğiz. Burada mutabık kalınan konuları Türkiye'ye döndüğümüzde ilgili kurumlarla ve bakanlık içerisindeki genel müdürlüklerle görev dağılımı yaparak sürdüreceğiz" dedi. Ukrayna-Rusya Savaşı'na dair temaslar ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın danışmanı ve damadı Jared Kushner'in Gazze'deki görüşmelerin yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı'nda oynadıkları rolü değerlendiren Bakan Fidan, bu konuda da görüş alışverişinde bulunma fırsatı bulduklarını söyledi. Bakan Fidan, "Witkoff ve Kushner sadece Gazze meselesinde değil, aynı zamanda Ukrayna'da da arabuluculuk yapıyorlar. Hafta sonu Gazze toplantısının yanı sıra Ukrayna görüşmeleri için hem Ruslar hem Ukraynalılar hem de Avrupalılardan gelen arkadaşlarımız bulunuyordu. Onlarla da bu vesileyle bir araya gelme fırsatı bulduk. Barış görüşmelerinde en son gelinen nokta ve onların perspektifinde görünenler neler, bunları tartışma imkanı bulduk. Bir görüş alışverişinde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Putin'in perspektifini birinci elden öğrenme imkanımız oldu" Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 12 Aralık'ta Türkmenistan'a yaptığı resmi ziyarette Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğünü belirterek, "Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Türkmenistan'da uluslararası bir toplantı vesilesiyle Sayın Putin ile uzun bir görüşme gerçekleştirdi. Burada Sayın Putin'in son tartışılan konulara ilişkin perspektifini birinci elden öğrenme imkanımız oldu. Dün de Amerikalılar, Ukraynalılar ve Avrupalılar kendi içlerinde yaptıkları tartışmalarda geldikleri noktaları öğrenme imkanımız oldu. Kendi bakış açımızı da onlara anlattık. Çalışmalar sürecek" dedi.

Kremlin, Rusya'nın işgal altındaki Ukrayna bölgelerine ilişkin uzlaşmayı reddettiğini söyledi. Haber

Kremlin, Rusya'nın işgal altındaki Ukrayna bölgelerine ilişkin uzlaşmayı reddettiğini söyledi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergei Ryabkov Salı günü yaptığı açıklamada, Rusya'nın Ukrayna'nın işgal altındaki topraklarıyla ilgili herhangi bir "uzlaşmayı" kabul etmeyeceğini söyledi. Ryabkov, Moskova'nın taleplerini azaltmadığını ve beş Ukrayna bölgesi üzerindeki kontrolü elinde tutmak istediğini belirtti: Kırım, Donetsk, Luhansk, Zaporizhzhia ve Kherson. İlhak edilen Kırım ve Luhansk bölgesinin neredeyse tamamı dışında, Rusya Ukrayna'nın diğer üç bölgesinin hiçbirinin tamamını kontrol etmiyor. Zaporizhzhia ve Kherson'da Moskova güçleri de bölgesel başkentlerin kontrolüne sahip değil. Avrupalı liderler, askeri yollar da dahil olmak üzere gelecekte Ukrayna'yı Rusya'ya karşı koruma sözü verirken, Kremlin şimdi Moskova için güvenlik garantileri de talep ediyor. Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, "Kiev barış anlaşmaları imzalayıp sonra onları sabote etmeye başlarsa" Moskova'nın bunu kabul etmeyeceğini söyledi. Ukrayna hiçbir zaman Rusya'ya karşı bir saldırganlık eyleminde bulunmadı. Peskov ayrıca yanlış bir şekilde bir NATO temsilcisinin "Ukrayna'ya geldiğini ve Ukrayna hükümetine sızdığını", Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşını "tetiklediğini" iddia etti. NATO temsilcileri Ukrayna hükümetinin üyesi veya Ukrayna kurumlarının bir parçası değildir. İttifak güçleri ayrıca Rusya'nın 2022'nin başlarındaki tam ölçekli işgalinden önce veya bu yana Ukrayna'da bulunmamıştı. Kremlin ayrıca Salı günü, Rusya'nın olası herhangi bir Noel ateşkesine katılma olasılığının düşük olduğunu söyledi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz Pazartesi günü Berlin'de Rusya'nın tatillerde saldırılarını durdurabileceğini ve bunun sonunda gerçek bir ateşkes için müzakerelerin açılmasına yol açabileceğini öne sürdü. Zelenskyy, Kiev'in Noel döneminde enerji altyapısına yapılan grevler de dahil olmak üzere ateşkes fikrini desteklediğini söyledi. Ancak Moskova, Peskov'un “Barış istiyoruz. Ukrayna'ya bir nefes alma alanı vermek ve savaşın devamına hazırlanmak için bir ateşkes istemiyoruz." Kremlin sözcüsü, "Bu savaşı durdurmak, hedeflerimize ulaşmak, çıkarlarımızı güvence altına almak istiyoruz" dedi. Berlin'den sonra Zelenskyy, birçok konuda ilerleme kaydedildiğini söyledi Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy, Berlin'deki Ukrayna-ABD görüşmelerinin ardından, kendisi ile ABD Başkanı Donald Trump'ın elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner arasındaki ilk doğrudan müzakerelerin ardından önemli ilerleme kaydedildiğini söyledi. Zelenskyy, ABD'li müzakerecilerin Kiev'in yetkilileriyle görüşmeden önce "Rusya'da (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin ile birçok toplantı" yaptıklarını belirtti. "Her zaman bu takımın Ukrayna'ya gelmesini istedim, ancak çeşitli nedenlerle işe yaramazsa uzun bir konuşma yapıp birbirimizi anlamaya çalışabileceğimize hazırdım." Zelenskyy, Trump'ın ekibinin şimdi Rusya'ya sunacakları Ukrayna ve Kiev'in tutumlarını "duyduğunu" söyledi. "Dürüst olmak gerekirse, saldırganların bunu nasıl algılayacağını bilmiyorum" diye ekledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Ukrayna ordusu işgal ettiği bölgelerden çekilecek, o zaman çatışmalar duracak. Haber

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Ukrayna ordusu işgal ettiği bölgelerden çekilecek, o zaman çatışmalar duracak.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Ukrayna ordusu, işgal ettiği bölgelerden çekildiğinde çatışmalar sona erecek" diyerek, "Ukrayna yönetimi ile bir anlaşma imzalamak anlamsız" açıklamasında bulundu. Rusya Devlet Başkanı Putin, Kırgızistan’ın Bişkek şehrinde yapılan Kolektif Güvenlik Anlaşması Devlet Başkanları Zirvesi sonrasında bir basın toplantısı gerçekleştirdi. ABD'nin Ukrayna'daki krize dair çözüm planı hakkındaki soru üzerine Putin, "(Ukrayna barışı) anlaşma taslağı yoktu. Müzakere edilmesi ve nihai bir forma büründürülmesi önerilen çeşitli konular vardı. Amerika Birleşik Devletleri ziyaretinden önce Amerikalı arabulucularla tartışmıştık ve ardından 28 maddelik bir plan oluşturuldu ve daha önce belirttiğim gibi belirli kanallar üzerinden değerlendirilmek üzere bize ulaştırıldı. Cenevre'de ABD ve Ukrayna heyetleri arasında müzakereler gerçekleşti. Anladığım kadarıyla, 28 maddeyi 4 bölüme ayırarak anlaşmanın temelini oluşturabileceği üzerinde uzlaştılar. Nihai bir versiyon henüz mevcut değil. Genel olarak, ABD'nin Alaska ziyaretim öncesi ve sonrası tutumunu değerlendirdiğini görüyoruz. Belirli konuları ciddi bir şekilde ele almalıyız. Her şeyi diplomatik yollardan çözmeliyiz." dedi. "Hiçbir zaman Avrupa’ya saldırmayı düşünmedik" Rusya Devlet Başkanı Putin, Avrupa'nın güvenlik garantileri hakkında yaptığı açıklamada, "Rusya'nın Avrupa'ya saldırı hazırlığında olduğuna dair söylentiler bizi güldürüyor. Asla böyle bir düşüncemiz olmadı. Bunu bizzat duyurmak isterlerse sorun yok. Orada bazı kişiler, kendi ülkelerinde Rusya'nın Avrupa'ya saldırı hazırlığında olduğunu iddia ediyorlar. Kendi savunma kapasitelerini artırmaları gerektiğini söylüyorlar veya savunma sanayi kuruluşları ve özel şirketlerin çıkarlarına hizmet ediyor ya da iç politikada popülerlik kazanma çabasındalar. Hareket motivasyonlarını söylemek zor. Bu tamamen saçma görünüyor bize. Yine de Avrupa’ya herhangi bir saldırı planımız olmadığını duymak isterlerse uygun bir şekilde kayıtlara geçmeye hazırız. Eğer hepimiz bir araya gelerek Avrupa güvenliği konusunda bazı belirleyici noktalar oluşturmak istiyorsak, belki bu mantıklı olabilir. Zirve önerimiz de bu doğrultudadır. Eğer Batılı sözde ortaklar bunu istiyorsa, biz hazırız. Bu konuları ciddi bir şekilde ele almamız ve tartışmamız gerektiğinin farkındayız. Stratejik istikrar konularını ABD'li ortaklarla çözmemiz gerektiği bir belgede hatırlatılıyor. Obama yönetimine bu öneriyi yapmıştık. "Evet'" yanıtını aldık, ancak ardından Obama yönetiminin Beyaz Saray'dan ayrılmasına az bir süre kala her şey durdu. Biz ciddi tartışmaları yürütmeye hazırız. Gelecek hafta ABD delegasyonunun Moskova'yı ziyaret etmesi bekleniyor." dedi. "Savaş esirlerinin takasıyla ilgili konuların çözümü için Abu Dabi aktif olarak kullanılıyor" Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de Ukrayna konulu görüşmelerin gerçekleştirildiğine dair soru karşısında Putin, "Abu Dabi konusunda evet, bu konuyla ilgili birkaç haber duydum. Ancak olağanüstü veya gizli bir şey olmadı. Rus ve Ukraynalı istihbarat servisleri, zorlu zamanlarda dahi daima iletişim içindeydi ve halen öyleler. Şimdi oradalar. Ne yapıyorlar? İnsani meseleleri ele alıyorlar, öncelikli olarak savaş esirlerinin takasıyla ilgili meselelerde ve bu konuda Abu Dabi aktif bir şekilde kullanılmakta." dedi. Witkoff-Uşakov görüşmesinin sızdırılması ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Yardımcısı Yuri Uşakov arasında 14 Ekim'de yapılan telefon görüşmesinin sızdırılması olayına değinen Putin, bunu bir suç olarak nitelendirdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmenin ardından "gözden düştüğüne" dair iddialara değinen Putin, bunun "yalan" olduğunu belirterek, "Onun kendi programı var. Bana programıyla ilgili bilgi verdi. ABD'li meslektaşlarıyla görüşmek için hazırlanıyor" ifadelerini kullandı. "Ukrayna ordusu işgal ettiği bölgelerden çekilecek, o zaman çatışmalar duracak" Ukrayna'da çatışmaların durup durmayacağı hakkında konuşan Putin, "Ukrayna ordusu, işgal ettiği bölgelerden çekildiğinde çatışmalar sona erecek. Çekilmezlerse bu sonuca silahsız yolla ulaşılamaz" ifadesini kullandı. Putin, "Kırım, Donbas ve Novorossiya’nın tanınması, ABD ile Rusya arasındaki müzakerelerin konularından biri olmalıdır" dedi. Putin, Avrupa’daki Rus varlıklarının ele geçirilmesi, Avrupa Birliği için sonuçlarını değerlendirerek, "Bu durumun dünya finans sistemi üzerinde olumsuz etkileri kaçınılmazdır. Euro bölgesine olan güven hızla azalacaktır. Avrupa ekonomisinin dinamosu konumundaki Almanya'nın resesyona girdiği zorlu ekonomik koşullar göz önünde bulundurulduğunda, bunun kolay bir sınav olmayacağını düşünüyorum. Rusya hükümeti, benim talimatımla, böyle bir durum ortaya çıkarsa devreye sokulacak bir önlem paketini hazırlıyor. Bu, başkalarının malına el koyma anlamına geldiği için herkes bunun hırsızlık olduğunu açıkça bilmekte ve ifade etmektedir." dedi. Putin, Ukrayna’daki askeri gerilim sona erdikten sonra devlet başkanlığı seçimleri, referandum yapılması ve yeni bir anayasa mahkemesi oluşturulması gerektiğini belirterek, "Sonuç olarak Ukrayna ile bir anlaşmaya varmayı arzu ediyoruz. Ancak şu an için bu mümkün değil ve hukuki olarak imkansız. Onlara göre kim arzu ediyorsa müzakere edebilir. Bizim kararlarımızın uluslararası arenada kabul görmesi önem arz ediyor." ifadelerini kullandı. Mevcut Ukrayna yönetimiyle anlaşma imzalamanın anlamını yitirdiğini belirten Putin, "Ukrayna yönetimiyle anlaşma imzalamak manasız. Yönetimleri, başkanlığa aday olma korkusuyla köklü ve stratejik bir hata yaptı ve başkanlığın meşru statüsünü kaybetti." diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.