Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Statü

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Statü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Statü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MHP'li Semih Yalçın 'dan Bülent Arınç 'a sert tepki Haber

MHP'li Semih Yalçın 'dan Bülent Arınç 'a sert tepki

AK Parti’nin kurucularından olan Bülent Arınç, Ankara’da Tam Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Toplumsal Barış ve Siyaset İlişkisi” konferansında yaptığı konuşmada, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bazı KHK’lilerin mağdur olduğunu savunmuştu. Arınç, “Bugün Apo’ya statü peşinde koşanlar önce bunu halletsinler. Apo’nun statüsünü ne koyarsan koy. O sürecin karşısında değilim, yanındayım. Bu sürecin neticeye ulaşmasını istiyorum” demişti. Arınç’ın bu sözlerinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında Abdullah Öcalan’ın “statü açığının giderilmesi” yönündeki açıklamalarına gönderme olduğu yorumları yapıldı. Semih Yalçın’dan sosyal medya paylaşımı MHP’li Semih Yalçın ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Arınç’ı hedef aldı. Yalçın, “Fosil siyasetçi Bülent Arınç’ın derdi ne?” ifadelerini kullanarak, Arınç’ın gündemde kalmaya çalıştığını savundu. Paylaşımında sert ifadeler kullanan Yalçın, Arınç için şu değerlendirmede bulundu: “FETÖ’ye kuryelik ve aracılık ettiği günlerde elde ettiği politik kazanımların karşılığını vermeye çabalıyor. Arınç, KHK’lılarla ilgili yanlış adrese gönderme yapıyor. Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor.” “KHK’liler” açıklaması Semih Yalçın, paylaşımında KHK’lileri de “terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen veya kapatılan kurumlarda çalışan kişiler” olarak tanımladı.

Paşinyan’dan ‘Karabağ’ özeleştirisi: Orası bizim değildi Haber

Paşinyan’dan ‘Karabağ’ özeleştirisi: Orası bizim değildi

Başbakan Paşinyan, ülkesinin geçmişte Azerbaycan’ın Karabağ bölgesine yönelik izlediği politikalara ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Ermenistan basınında yer alan haberlere göre Paşinyan, Karabağ’ın hukuken Ermenistan toprağı olmadığını vurguladı. Karabağ’ın Ermenistan’a bağlanması hedefiyle yürütülen sürece değinen Paşinyan, "Karabağ hareketinin bizim için ölümcül bir hata olduğunun belirtilmesi gerekiyor. Karabağ bizim değildi" ifadelerini kullandı. “Onu bizim yapan neydi?” Ermenistan’ın bölgedeki kontrolünü kaybetmesinin ardından gelen eleştirilere yanıt veren Paşinyan, mülkiyet ve statü konusundaki çelişkiyi şu sözlerle dile getirdi: "Onu bizim yapan şey neydi? Bana açıklayın, onu bizim yapan neydi? Orada okullar, anaokulları, fabrikalar kurduk, orada yaşadık; ama temelde nasıl bizim oldu? Bizim değildi." Ne olnuştu? Ermenistan 2020 yılında yaşanan ve 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan karşısında ağır bir askeri kayıp yaşamıştı. Bu yenilginin ardından Ermenistan içinde yoğun siyasi baskılarla karşılaşan Paşinyan hükümeti, 2023 yılında Azerbaycan’ın düzenlediği operasyonla bölgedeki Ermeni kontrolünün tamamen sona ermesine tanıklık etmişti. Paşinyan’ın son açıklamaları, Ermenistan kamuoyunda süregelen "statü" ve "tarihi haklar" tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir. Haber

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.

Zafer Partisi Sözcüsü Karamahmutoğlu, yaptığı değerlendirmede; Yüce Türk milleti, son 1,5 yıldır ülkemize yaşatılan aşağılamanın, bir yenilgi duygusunun ve elindeki tarihi kazanımları kaybetmenin siyasal tehdidi, saldırısı altında yaşatılıyoruz. 2024 yılının ekim ayından itibaren Devlet Bahçeli'nin anonsuyla başlatılan bir yeni süreç, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla elde ettiği tarihsel kazanımları tehlikeye atmaktadır. Devlet Bahçeli'yle beraber iktidardaki parti, Adalet ve Kalkınma Partisi'yle birlikte kurduğu bu pazarlık masasının bir diğer ucunda PKK isimli narko terör örgütü ve onun kurucusu ve yöneticisi olan baş terörist Abdullah Öcalan vardır. Bu al-ver pazarlık masasından kayıpla, zararla kalkacak olan Türkiye Cumhuriyeti olacaktır. Çünkü devlet pazarlık etmez, egemenliğine ortak getirmez, egemenliğini paylaşmaz. O masa hiç kurulmayacak. Çünkü millet hak ve menfaatlerinden vazgeçmez, toplumsal olarak bölünmeyi kabul etmez. O pazarlık masası hiç kurulmayacak. Ekonomik olarak fakirleştirilen, yoksulluğa, açlığa mahkûm edilen Türk halkı, vatandaşlar her gün yeni yalan, aldatmacalarla tavize, teslime sürükleniyor. 1,5 yıl önce ne güzel PKK terör örgütü silah bırakıyor aldatmacasıyla başlayan sürecin bugünkü geldiği aşama, 50 binden fazla yurttaşımızın katili olan ve cezasını çekmekte olan, ömür boyu hapse mahkûm edilmiş bir caninin siyasallaştırılması ve yeni bir konuma statüye kavuşturulması olmuştur. PKK silah bırakıyor aldatmacasıyla girilen yolda PKK teröristlerinin affedilmesine, suçun cezasız bırakılmasına geçilmişti bu aşamada, bu süreç içerisinde. İlk gün, Ekim 2024'te ‘Öcalan gelsin, mecliste konuşsun’ diyen Devlet Bahçeli'nin yarattığı hayret ve şaşkınlıktan bugün Abdullah Öcalan'a yeni bir statü, yeni bir konum sağlansın aşamasına geldik. PKK'nın yasal siyasi partisinin eski genel başkanı Selahattin Demirtaş, Apo'nun heykelini dikeceğiz diyordu. Devlet Bahçeli de bugün heykelin değil fakat statüsünün, Apo'nun statüsünün derdine düşmüş. Suriye PKK'sı olan YPG silah bırakmadı ve silahlarıyla birlikte tümenler halinde Suriye ordusuna eklemlendi. Ve Türkiye sınırında kendine ait yarı otonom, özerk bir coğrafya oluşturdu. Birinci çözüm ihanet sürecinden başlayarak şimdiki ikinci çözüm ihanet sürecinde de Türk ulus devleti aşama aşama kaybediyor, geriletiliyor. Bu gerilemenin, bu kaybın nerede duracağı ise belirsiz. Üniter Türk ulus devletinin varlığı ve laisizim güçlendirilmiş olan rejimi, Devlet Bahçeli-Tayyip Erdoğan ikilisinin yönetiminde aşama aşama geriletiliyor, aşındırılıyor. Cumhur İttifakı iktidarlarının kalan son 1,5 yılına daha hangi aşamaları sığdırmaya çalışacak? Buna seyirci kalacak değiliz, itirazımızı ve retlerimizi yükseltmemiz gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti Devlet Bahçeli'nin siyasal fantezilerine ve Recep Tayyip Erdoğan'ın doyumsuz siyasal ihtirasına, hırsına yenik düşmeyecektir. Parmak sallamalar ve tehditler altında Türk halkını bilgilendirme ve bilinçlendirme çabamızdan geri durmadık, durmayacağız. Zafer Partisi Türk seçmenine bu ikinci ihanet sürecinin en başından beri hep işin iç yüzünü ve doğruları anlata geldi. Susturulmamız için Partimizin Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ tutuklandı, hapsedildi. Fakat biz Zafer Partisi Türk milletine, vatandaşlarımıza, Türk seçmenine hep güvendik. Türk seçmeni oyunun rengini değiştirir ve bu oyunu sandıkta bozar. Büyük Türkiye Cumhuriyeti ne Devlet Bahçeli'nin siyasi fantezilerine mecburdur, ne de AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın yaşadıkça iktidarda kalma hırsına mahkumdur. Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.