Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sözcü

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sözcü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sözcü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten,Orta Doğu ve 'Özel' yorumu... CHP kendi gündemine hakim değil Haber

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten,Orta Doğu ve 'Özel' yorumu... CHP kendi gündemine hakim değil

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hem dış politikada Türkiye’nin pozisyonuna, hem de muhalefetin gündemindeki tartışmalara dair değerlendirmelere yer veren Çelik, açıklamasında, Orta Doğu’daki gelişmelere dair, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi liderliği doğrultusunda senaryoların sürekli güncel tutulduğunu vurguladı. Çelik, İran ve İsrail ile ilgili, uluslararası hukuk açısından İran'ın tamamen haksız bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu ifade ederek, "Yeniden müzakere masasının kurulması gerekirken yapılan şey daha çok savaş uçağı istemek oluyor. İsrail’in bir devlet olarak suikast yöntemlerine başvurması kabul edilemez. Devletler devlet gibi hareket etmelidir. İsrail’in yaptığı bütün saldırılar gayrı meşrudur.” diye konuştu. https://t.co/hYmSjnepgj — Ömer Çelik (@omerrcelik) March 17, 2026 “Bize karşı yükselen tehditlere karşı vereceğimiz cevap merhum Akif’in İstiklal Marşı’dır" diyen Çelik, "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. Bütün gayretimiz bunun için olacaktır.” dedi. Bu arada Ömer Çelik, gazetecilerin sorusu üzerine, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bugün 'Turpun küçüğü' olarak yaptığı basın açıklamasında Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında yönelttiği iddialara da yanıt verdi. Çelik, Özgür Özel'in günlerdir bu konuyla ilgili açıklama yapacağını söylediğini ve sürekli ertelediğini belirterek, "Bakan'ın neden hedef alındığını biliyoruz. Özel’in iddialarını defalarca icat gibi okuduğunu ve sonrasında yalan çıktığını gördük. En son savunma sanayisini hedef almıştı. Bu iş neden Özgür Özel’e düşüyor? CHP kendi gündemine hakim değil" diye konuştu. Bakan Gürlek'in mal varlığıyla ilgili olarak cevap verdiğini belirten Sözcü Çelik, "Bunların yalan olduğunu ifade etti. Havada kalan iddialar bunlar.” dedi. Özgür Özel'in Cumhuriyet tarihinde silgisi kaleminden önce biten ilk siyasetçi olduğunu ifade eden Ömer Çelik,"CHP’ye duyduğumuz saygı gereği söylüyorum; bu gidişle CHP’yi tarihten silecek" yorumunda bulundu.

İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Ebulfezl Şikarçi: Hürmüz Boğazı'nı kapatmayacağız. Haber

İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Ebulfezl Şikarçi: Hürmüz Boğazı'nı kapatmayacağız.

İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Ebulfezl Şikarçi, cuma gecesi verdiği bir mülakatta, ABD ve İsrail ile yaşanan savaş, Hürmüz Boğazı'nın durumu hakkında açıklamalarda bulundu. "Hürmüz Boğazı'nı kapatmadık" Ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer durumuna değinen Şikarçi, boğazın kapatıldığı iddialarını reddetti. Şikarçi, "Hürmüz Boğazı'nı kapatmadık ve kapatmayacağız. Burası öncelikle Müslüman ülkelerin, ardından da tüm dünyanındır" dedi. Boğazın güvenliğini sağlama konusunda kararlı olduklarını belirten Sözcü, ticari gemilerin geçişine yönelik herhangi bir engelleme olmadığını, seyrüseferin durmasının yalnızca mevcut savaş koşullarından kaynaklandığını ifade etti. ABD ve İsrail gemilerine tehdit Buna karşılık ABD ve İsrail'e ait ticari gemileri açıkça tehdit eden Şikarçi, "Eğer Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye kalkışırlarsa, onlarla yüzleşir ve müdahale ederiz" uyarısında bulundu. Dünyanın enerji şahdamarı olarak bilinen Hürmüz Boğazı'ndan her gün küresel petrol ticaretinin beşte biri geçiyor. Boğazın kapanma ihtimali petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert yükselişlere neden olurken, analistler olası bir kapanmanın üç hafta sürmesi halinde petrolün varil fiyatının 120 doları aşabileceği uyarısında bulunuyor. İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi “Hürmüz Boğazı ABD-İsrail ile bağlantılı gemiler dışındakilere açık” dedi. Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin de değerlendirmelerde bulunan İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, İran'ın bölgesel ülkeleri veya egemenliklerini hedef almadığını, operasyonlarının ABD ve İsrail'e yönelik olduğunu ifade ederek, şunları aktardı: "Hürmüz Boğazı'nı kapatmadık ve kapatmayacağız. Hürmüz Boğazı bölgedeki Müslüman ülkelerine aittir ve küresel ticaret için hayati bir güzergahtır ve biz de bu uluslararası su yolunun güvenliğine her zaman önem verdik." İranlı general şöyle devam etti: "Bugün herhangi bir gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçebilir ve biz gemilerin geçişini engellemeyeceğiz ancak gemilerin canları, teçhizatları ve tesislerinin sorumluluğunun onlara ait olduğunu ve savaş koşullarında güvenliği garanti edemeyeceğimizi beyan ederiz. Hürmüz Boğazı'nda iki tür gemiye izin vermeyeceğiz. Amerikan ve Siyonist rejimlere bağlı gemiler. Bunlar geçmeye çalışırsa vurulacaklar. Sadece iki bayrağın geçmesine izin verilmiyor. Amerikan bayrağı ve Siyonist bayrağı. Diğer ülkeler diledikleri bayrak altında geçebilirler." ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ABD gemilerine eskort gönderileceğine dair açıklamasına işaret eden Şikarçi, "İran, petrol tankerlerine eşlik edilmesini ve Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için ABD güçlerinin varlığına dair iddiaları memnuniyetle karşılıyor ve onların varlığını bekliyoruz" diye konuştu. Diğer yandan İran'ın karşı saldırılarında bölgedeki 14 ABD üssünü hedef aldığını aktaran Şikarçi, bu üslerin enkaza dönüştüğünü ve özellikle Bahreyn'de olmak üzere yaralıların ABD hava ambulansları tarafından tahliye edildiğini iddia etti. Şikarçi, İran'ın ABD ve İsrail güçlerini kısıtlama olmaksızın hedef almaya devam edeceğini belirterek, yakında daha gelişmiş silahların kullanılacağı uyarısında bulundu ve Bahreyn'deki bir ABD üssünde yaşanan olayla ilgili daha fazla ayrıntının yarın açıklanmasının beklendiğini kaydetti. İranlı general, "Amerika Birleşik Devletleri ve Siyonist rejime yönelik saldırılarımız her geçen gün daha da artacaktır. ABD ve Siyonist rejim için daha fazla sürpriz açıklayacağız" dedi. Hürmüz Boğazı'nın kapanma tehdidi nedeniyle petrol ve doğalgaz fiyatları keskin bir şekilde yükseldi. Analistler, kapanmanın üç hafta daha devam etmesi halinde petrol fiyatlarının varil başına 120 doların üzerine çıkabileceği konusunda uyarıyor. Hürmüz Boğazı'nın kapanması, günde 21 milyon varil petrolün yanı sıra dünyanın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretiminin %20'sinin taşınmasını aksattı. Bu durum fiyatları doğrudan etkiledi; Brent petrolün varil fiyatı %17 artarak 83 dolara yükseldi. Irak ve Katar en büyük kaybedenler. Etkileri bölgedeki ülkelerin verimliliğinde hızla kendini gösterdi. Petrol rezervlerinin doluluk oranının artmasıyla Irak, petrol üretimini günde 1,5 milyon varil veya ülke üretiminin %50'si oranında azalttı. Dünyanın en büyük doğalgaz ihracatçılarından biri olan Katar, Ras Lafan sahasındaki üretimi durdurdu. Bu durum, günlük 10,5 milyar metreküp doğalgaz açığına yol açarak Katar'a günde 280 milyon dolar kayba neden oldu. Avrupa'da doğalgaz fiyatları iki katına çıktı. Avrupa'da doğalgazın (TTF) fiyatı beş gün içinde iki katına çıkarak megawatt saat başına 65,40 euro ile rekor seviyeye ulaştı. Yüksek enerji maliyetlerinin küresel enflasyonu da olumsuz etkileyerek bu yılın ilk çeyreğinin sonuna kadar %0,8 oranında artıracağı tahmin ediliyor. Asya'ya ve Suudi Arabistan'ın çabalarına verilen zarar Hürmüz Boğazı'nda aksayan ihracatın yüzde 80'inden fazlası Asya ülkelerine (Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore) gidiyordu. Şu anda 150'den fazla tanker hala hizmet dışı durumda ve gemiler için savaş sigortası 10 kat arttı. Bu arada, Saudi Aramco doğu-batı yönlü bir boru hattıyla Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışıyor, ancak ihracat kapasitesi sınırlı. Enerji analistleri, boğazın 21 günden (üç haftadan) fazla kapalı kalması durumunda "küresel enerji sisteminin çökeceği" ve petrol fiyatlarının 1 dolara ulaşacağı konusunda uyarıyor.

Pakistan Afganistan’a karşı savaş ilan etti Haber

Pakistan Afganistan’a karşı savaş ilan etti

Afgan Talibanı'na göre Pakistan’ın, Cuma sabahı erken saatlerde başkent Kabil de dahil olmak üzere Afganistan'ın çeşitli illerindeki bölgelere saldırılarına devam ettiği bildirildi. İslamabad’ın ise bu saldırıların Perşembe günü Kabil tarafından başlatılan bir saldırıya karşılık olduğunu belirttiği aktarıldı. BBC’nin haberine göre, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja M Asif, X adlı sosyal medya hesabından yaptığı sert bir paylaşımda Afgan Taliban hükümetine "açık savaş" ilan etti. Bu açıklamanın, Afganistan güçlerinin Pakistan birliklerine saldırmasının ardından büyük Afgan şehirlerine düzenlenen bir dizi saldırıdan sonra geldiği, Khawaja’nın açıklamasında “Pakistan, durumu normal tutmak için doğrudan yollarla ve dost ülkeler aracılığıyla her türlü çabayı gösterdi. Tam teşekküllü bir diplomasi yürüttü. Sabrımızın sınırı aşıldı. Şimdi aramızda açık savaş başladı." ifadelerine yer verdiği bildirildi. İki taraf, bir dizi ölümcül çatışmanın ardından ekim ayında kırılgan bir ateşkes konusunda anlaşmıştı, ancak daha sonra da çatışmalar devam etti. Pakistan Afganistan'ın Kabil ve Kandahar şehirlerine saldırdı Afgan Taliban Sözcüsü'nün X üzerinden yaptığı gönderide, ortak sınır boyunca Pakistan askerlerine karşı yeni saldırılarla karşılık verdiklerini söyledi, ancak bu gönderi daha sonra silindi. Pakistanlı yetkililer, Afgan şehirlerine yönelik “karşı saldırılarının” “Afganistan'ın sebepsiz saldırılarına” yanıt olduğunu söylediler, ancak Afgan Talibanı bu saldırıların Pakistan'ın daha önceki saldırılarına yanıt olduğunu belirtti. İki ülke, ölümcül sınır ötesi çatışmaların ardından Ekim ayında bir ateşkes anlaşması imzaladı, ancak son günlerde çatışmalar yeniden alevlendi. Her iki taraf da son çatışmalarda birbirlerine ağır kayıplar verdiklerini iddia ediyor. Pakistan'ın sınır bölgelerinde yaşayanlar BBC'ye patlamalar duyduklarını ve güvenli bir yere gitmeleri istendiğini söylediler. Pakistan, Afgan Taliban'ın Perşembe günü geç saatlerde ortak sınırları boyunca askeri mevzilere operasyon düzenlemesi sonucu iki askerinin öldüğünü açıklamıştı. Afgan Talibanı, bu hafta başında en az 18 kişinin öldüğünü iddia ettiği saldırılara yanıt olarak “büyük çaplı” bir operasyon başlattığını açıkladı. Pakistan, militanların kamp ve saklanma yerlerini hedef aldığını söyledi. Taliban askeri sözcüsü Mawlawi Wahidullah Mohammadi, “misilleme operasyonu”nun Perşembe günü yerel saatle 20:00 (15:30 GMT) civarında başlatıldığını söyledi. Grubun baş sözcüsü Zabihullah Mujahid, saldırıda “çok sayıda” Pakistanlı askerin öldürüldüğünü ve diğerlerinin esir alındığını söyledi. Bu iddia, Pakistan başbakanının sözcüsü tarafından yalanlandı. Sözcü, Mujahid'in 15 askeri karakolun ele geçirildiğine dair iddiasını da reddetti. Başbakan Shehbaz Sharif'in sözcüsü Mosharraf Zaidi, Pakistan tarafında hasar olduğu iddialarını reddetti ve tüm saldırılara “anında ve etkili” bir yanıt verileceğini söyledi.

Çin’den Avrupa Birliği’nin CBAM kısıtlamalarına tepki geldi Haber

Çin’den Avrupa Birliği’nin CBAM kısıtlamalarına tepki geldi

Bugün yürürlüğe giren CBAM kapsamında son günlerde yayımlanan yasa teklifleri ile uygulamalara dikkat çeken Bakanlık Sözcüsü yaptığı açıklamada, bunlar arasında karbon emisyon yoğunluğu için varsayılan değerlerin belirlenmesi ve kapsamın genişletilmesi planlarının yer aldığını belirti. AB’nin Çin’in yeşil ve düşük karbonlu kalkınma alanında elde ettiği önemli başarıları görmezden gelerek, Çin menşeli ürünler için belirgin şekilde yüksek varsayılan değerler belirlediğine işaret eden sözcü, AB’nin önümüzdeki üç yıl içinde söz konusu varsayılan değerleri her yıl artırmayı planladığını hatırlattı. Bu planın, Çin'in mevcut seviyesi ve gelecekteki gelişim eğilimine uygun olmadığını, aynı zamanda Çin’e karşı adaletsiz ve ayrımcı bir muamele olduğunu belirten sözcü, AB’nin bu uygulamalarının Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) "en çok kayrılan ülke muamelesi" ve "ulusal muamele" ilkelerini ihlal ettiğini ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ndeki "ortak ancak farklılaştırılmış sorumluluklar" ilkesine de aykırı olduğunu vurguladı. Sözcü, AB’in 2028'den itibaren CBAM kapsamını makine ekipmanları, otomobil ve parçaları ve ev aletleri gibi yaklaşık 180 çelik ve alüminyum yoğun ürünü de içerecek şekilde genişletmeyi öngören bir yasa tasarısı sunduğunu ifade etti. Bu tasarının iklim değişikliğiyle mücadele kapsamını aştığını ve belirgin şekilde tek taraflılık ve ticaret korumacılığı niteliği taşıdığını belirten sözcü, Çin’in bundan ciddi endişe duyduğunu ve kararlılıkla karşı çıktığını dile getirdi. Sözcü, Çin’in AB'nin yakın zamanda 2035 yılı fosil yakıtlı yeni araç yasağını değiştirerek birlik içindeki kontrol düzenlemelerini gevşettiğini de not ettiğini belirtti. AB’in dışarıya karşı yeşil adı altında korumacılık yaparken, içeride düzenlemeleri gevşeterek emisyon azaltma gereksinimlerini düşürdüğünü hatırlatan sözcü, bu çelişkili yaklaşımın tipik bir çifte standart olduğunu kaydetti. Sözcü, sözlerine şöyle devam etti: “AB, tarihsel emisyon sorumluluğunu, ülkelerin kalkınma aşamalarını ve teknoloji seviyelerini görmezden gelerek, ‘karbon kaçağını’ önleme bahanesiyle yeni ticaret korumacılığı uygulayarak, kendi karbon standartlarını gelişmekte olan ülkelere dayatıyor. Bu iklim ve ticaret yönetim kuralları arasında çatışmaya neden olurken, gelişmekte olan ülkelerin iklim eylemi maliyetlerini artırıyor ve uluslararası toplumun karşılıklı güvenine ciddi zarar veriyor. Bu, tarafların iklim değişikliğine karşı işbirliği yapma ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etme çabalarına tamamen aykırıdır. AB’nin iklim ve ticaret ile ilgili uluslararası kurallara uymasını, tek taraflılık ve korumacılığı terk etmesini, piyasa açıklığını korumasını ve adil, bilimsel ve ayrımcı olmayan ilkeler doğrultusunda yeşil alanda ticaret ve yatırımı serbestleştirme ve kolaylaştırmayı teşvik etmesini umuyoruz. Çin, AB ile işbirliği içinde küresel iklim değişikliğiyle mücadele etmeye isteklidir, ancak herhangi bir adaletsiz ticaret kısıtlamasına yanıt vermek, kendi kalkınma çıkarlarını, Çinli şirketlerin meşru haklarını ve küresel endüstri ve tedarik zincirlerinin istikrarını korumak için gerekli tüm önlemleri kararlılıkla alacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.