Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Sorumluluk

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sosyal Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEGV ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden Gönüllülük için Güçlü İş Birliği Haber

TEGV ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden Gönüllülük için Güçlü İş Birliği

30 yılı aşkın süredir çocukları nitelikli eğitim desteğiyle buluşturan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi arasında gönüllülük ve iş birliği protokolü imzalandı. Bu iş birliği ile öğrencilerin toplumsal sorumluluk bilinci kazanmaları, iletişim becerilerini geliştirmeleri ve gönüllülük kültürünü benimsemeleri hedefleniyor. “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla 30 yılı aşkın süredir çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile önemli bir iş birliğine imza attı. Üniversite öğrencilerinin gönüllülük faaliyetlerine katılımını teşvik etmeyi amaçlayan “Gönüllülük Protokolü”, 7 Ocak’ta düzenlenen törenle imzalandı. Protokole, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Taşan, TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, TEGV Gönüllü Operasyonları Yöneticisi Aykut Saka, TEGV Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi Yöneticisi Hatice Buse Karaca ve Tekirdağ Çorlu Aysel Öğücü – Lila Öğrenim Birimi Yöneticisi Selen Kavuklu katıldı. Protokol kapsamında, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi öğrencileri TEGV’in Tekirdağ’da bulunan etkinlik noktalarında gönüllü olabilecek. Öğrenciler, Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi ile Tekirdağ Çorlu Aysel Öğücü – Lila Öğrenim Birimi’nin yanı sıra Tekirdağ ilinde faaliyet gösteren TEGV Ateşböceği eğitim tırlarında çocuklarla birlikte yürütülen etkinliklerde yer alabilecek. Bu iş birliği ile öğrencilerin toplumsal sorumluluk bilinci kazanmaları, iletişim becerilerini geliştirmeleri ve gönüllülük kültürünü benimsemeleri hedefleniyor. Öğrenciler, çocuklara yönelik etkinliklerde aktif rol üstlenecek İş birliği kapsamında TEGV, gönüllü olmak isteyen öğrencilerin başvurularını değerlendirerek kabul edilen gönüllülere oryantasyon ve program eğitimleri sunacak; gönüllülük sürecinin planlama ve motivasyon aşamalarını yürütecek. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ise gönüllülük duyurularını yaparak gönüllü olmak isteyen öğrencileri yönlendirecek ve katılımı destekleyecek. 7 Ocak 2026 – 31 Ağustos 2028 tarihleri arasında geçerli olacak protokol sayesinde üniversite gençliği sosyal sorumluluk alanında deneyim kazanırken, bölgedeki çocuklar da nitelikli eğitim desteğiyle buluşacak. Ayrıca, gönüllülük süreçlerine aktif olarak katılan öğrencilere talepleri doğrultusunda TEGV tarafından referans mektubu da sağlanacak. Bu anlamlı iş birliği, hem üniversite gençliğinin sosyal gelişimine katkı sunacak hem de Tekirdağ’daki çocukların eğitim yolculuğunu güçlendirecek. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Taşan, protokole ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Üniversite öğrenimi sürecinde öğrencilerimizin sosyal sorumluluk ve gönüllülük bilincinin kazandırılması, arttırılması ve sürekliliğinin sağlanması konusunda üniversitemizin tüm birimleri ve mensupları olarak yoğun çaba içerisindeyiz. Bu konudaki süreçleri gönüllülük çalışmalarını içeren dersler, sosyal sorumluluk ve gönüllülük konularını içeren çeşitli projeler, öğrenci topluluklarının çeşitli faaliyetleri, kamu kurumları ve çok sayıda sivil toplum örgütleri ile iş birliği halinde desteklemekteyiz. Üniversitemizin geçmiş yıllara dayanan çeşitli ve değerli iş birliklerinin bulunduğu Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) arasında imzalanan “Gönüllülük Protokolü” öğrencilerimizin sosyal sorumluluk ve gönüllülük faaliyetlerine katılımını teşvik edecek ve akademik bilgi, birikim ve yetkinliklerinin doğru ve etkin bir şekilde kullanılmasına imkân sağlayacaktır. Bu vesile ile TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı ve değerli ekibine üniversitemiz ve öğrencilerimiz adına çok teşekkür ederim.” “Üniversiteler, gönüllü ağımızın en güçlü paydaşları” TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile imzalanan protokole ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “TEGV’de 30 yılı aşkın süredir Türkiye’nin dört bir yanında çocuklarımızı nitelikli eğitim desteğiyle buluşturuyoruz. Bugüne kadar 108 binden fazla gönüllümüzün katkısıyla milyonlarca çocuğa ulaştık. Gönüllü ağımızın en güçlü ve sürdürülebilir paydaşları arasında üniversitelerimiz yer alıyor. Gençlerin akademik birikimini ve sosyal duyarlılığını TEGV’in eğitim deneyimiyle buluşturan bu protokolün, Tekirdağ’daki çocuklarımızın gelişimine olduğu kadar gönüllülerimizin kişisel ve toplumsal farkındalığına da kalıcı katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu vesileyle Sayın Rektör Yardımcımıza ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyorum.” TEGV ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi iş birliği uluslararası platformda yer almıştı TEGV, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile geçmiş yıllara dayanan iş birliği çerçevesinde, üniversite akademisyenlerinin davetiyle 04–08 Şubat 2025 tarihleri arasında Bulgaristan’ın Filibe (Plovdiv) kentinde düzenlenen Uluslararası Toplumsal Araştırmalar Kongresi’ne katılım sağlamıştı. TEGV Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi ile TEGV Genel Merkez Gönüllü Operasyonları birimi aracılığıyla gerçekleştirilen katılımda; Sosyal Bilimler ve Spor Bilimleri alanlarında düzenlenen kongrede TEGV’in gönüllülük modeli, üniversite öğrencilerinin gönüllülük ekosistemindeki rolü ve çocuklara yönelik nitelikli eğitim çalışmaları uluslararası akademik platformda temsil edilmişti. Kongre kapsamında sunulan iki bilimsel bildiride, üniversite öğrencilerinin TEGV gönüllülük modeli içindeki rolü Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi örneği üzerinden ele alınırken; Düşler Atölyesi çalışmalarıyla çocukların yaratıcılığına ve sanatın bilişsel, duygusal ve sosyal gelişime katkılarına odaklanılmıştı.

Dr. Gökhan Gündoğdu: “Sosyal sorumluluk, ilkokul ve ortaokulda karakteri inşa eder; eğitimi güçlendirir” Haber

Dr. Gökhan Gündoğdu: “Sosyal sorumluluk, ilkokul ve ortaokulda karakteri inşa eder; eğitimi güçlendirir”

Erken yaşta sosyal sorumluluk, kalıcı davranışa dönüşüyor Gündoğdu Vakfı Başkanı Dr. Gökhan Gündoğdu, sosyal sorumluluk projelerinin yalnızca gönüllülük faaliyeti olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek, “Bu çalışmalar öğrencilerin s� �nıf içinde öğrendiklerini hayata taşıdığı, sahada gözlem yaptığı, ihtiyaç analizi gerçekleştirdiği ve çözüm ürettiği güçlü bir öğrenme alanıdır. Öğrenme, ezberden çıkar; kalıcı bir beceriye ve anlamlı bir deneyime dönüşür” dedi. “İlkokul ve ortaokul, değerlerin temellendiği kritik dönem” İlkokul ve ortaokul yıllarının karakter gelişimi ve değerler eğitimi bakımından belirleyici olduğunu belirten Dr. Gündoğdu, erken yaşta kazanılan sosyal sorumluluk deneyiminin davranışa dönüştüğüne dikkat çekti. Dr. Gündoğdu, “Paylaşma, dayanışma, saygı, çevre bilinci gibi değerler bu dönemde yalnızca anlatılarak değil; yaşayarak öğrenildiğinde kalıcı hale gelir. Erken yaşta sosyal sorumlulukla tanışan çocuklarda ‘seyirci kalma’ azalır, inisiyatif alma ve çözüm üretme eğilimi güçlenir” ifadelerini kullandı. Sorumluluk ve özdisiplin gelişiyor Dr. Gündoğdu, proje takvimine uyma, görev takibi, ekip içinde rol alma ve işi sonuçlandırma gibi süreçlerin öğrencilerde sorumluluk duygusunu güçlendirdiğini belirtti. “Bu alışkanlıklar ilkokul ve ortaokulda kazanıldığında, öğrencinin akademik yaşamına uzun vadede olumlu yansıyor” dedi. Sosyal-duygusal beceriler güçleniyor Sosyal sorumluluk çalışmalarının empati, iletişim, duygu yönetimi ve çatışma çözme gibi sosyal-duygusal öğrenme (SEL) becerilerini doğal biçimde geliştirdiğine dikkat çeken Dr. Gündoğdu, bunun okul iklimine de olumlu yansıdığını vurguladı. “Akran ilişkilerinde yapıcı iletişim artıyor, aidiyet güçleniyor, sınıf içi davranışlar olumlu yönde değişiyor” değerlendirmesinde bulundu. Problem çözme ve eleştirel düşünme pekişiyor Projelerin öğrenciyi “sorunu fark eden” konumundan “çözüm üreten” konumuna taşıdığını belirten Dr. Gü ndoğdu, “Öğrenci, ihtiyacı tanımlar; neden-sonuç ilişkisi kurar, kaynak planlar ve uygulamayı değerlendirir. Bu süreç, derslerde hedeflenen üst düzey düşünme becerilerini sahada pekiştirir” diye konuştu. Özgüven ve motivasyon artıyor Öğrencinin yaptığı çalışmanın karşılığını görmesinin “Ben değiştirebilirim” duygusunu güçlendirdiğini kaydeden Dr. Gündoğdu, sosyal sorumluluk projelerinin öğrencinin okula aidiyetini ve öğrenme motivasyonunu artırdığını ifade etti. “Dijital çağda değerler bilgiyle değil, deneyimle güçlenir” Günümüzde çocukların yoğun bilgi akışıyla karşı karşıya kaldığını belirten Dr. Gündoğdu, “Değerler ve toplumsal duyarlılık yalnızca bilgiyle değil; deneyimle gelişir. Sosyal sorumluluk projeleri, çocukların ekran dışındaki dünyayla bağ kurmasını ve toplumsal sorunlara gerçekçi çözümler geliştirmesini sağlar” de di. Sonuç: “Daha duyarlı ve üretken nesiller için güçlü bir eğitim bileşeni” Açıklamasının sonunda sosyal sorumluluk projelerinin öğrenciyi sadece akademik açıdan değil, yaşam becerileri açısından da güçlendirdiğini vurgulayan Gündoğdu Vakfı Başkanı Dr. Gökhan Gündoğdu, şu değerlendirmeyi yaptı: “Sosyal sorumluluk projeleri; sorumluluk alan, empati kuran, iş birliği yapan ve çözüm üreten bireyler yetiştirmenin etkili yollarından biridir. Bu çalışmaların ilkokul ve ortaokul düzeyinde sistemli biçimde desteklenmesi; değerler eğitimini güçlendirir, okul iklimini iyileştirir ve öğrencilerin eğitim-öğretim hayatında kalıcı, pozitif etkiler oluşturur.”

Basın bulteni: “Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet" Projesi  Yeni Dönem Hazırlıkları Başladı Haber

Basın bulteni: “Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet" Projesi Yeni Dönem Hazırlıkları Başladı

Üniversite sınavına hazırlık sürecinde gelecek kaygısıyla mücadele edenöğrencileri desteklemek amacıyla başlatılan "Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet" projesi, ikinci dönemine üniversiteli gönüllü gençlerin eğitimleriyle devam ediyor. Proje, Menarini Türkiye ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ortaklığında yürütülüyor. Eğitimlerini tamamlayan Toplum Gönüllüsü gençler, okullara giderek sınav stresi ile başa çıkmakta zorlanan lise 10. ve 11. sınıf öğrencileri ile bilgilerini paylaşacak. Gençler, Gençlerin Kaygısını Yönetmeyi Öğretiyor Proje kapsamında, lise öğrencilerine sınav ve gelecek kaygısıyla başa çıkma becerilerini kazandırmak, özgüvenlerini artırmak ve psikolojik iyi oluşlarını desteklemek hedefleniyor. Bu doğrultuda, projede yer alacak gönüllü üniversite öğrencileri, 3 gün süren kapsamlı bir eğitimden geçti. Eğitimler sırasında Toplum Gönüllüsü gençler; kaygının doğasına, işlevine, bedensel etkilerine, sınav kaygısının neden olduğu düşünce kalıplarına dair farkındalık kazandılar. Bununla birlikte alternatif düşünce üretme, mindfulness pratikleri, iç ve dış kaynakların kullanımı gibi kaygı anında kendilerine ve kaygı yaşayan birine destek olabilecekleri yöntemleri deneyimlediler. Bu konuları liseli gençlere nasıl aktaracaklarını ise çeşitli uygulamalar ve simülasyonlar yaparak hazırlandılar. Menarini Türkiye Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Işıl Çelik Uzunçakmak, projenin gençlerin geleceği üzerindeki stratejik önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Gençlerin gelecek kaygısı günümüzde sadece akademik başarıyı değil, yaşam becerilerini ve psikolojik dayanıklılığı da etkiliyor. Menarini Türkiye olarak gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri, potansiyellerini fark edebilecekleri alanlar yaratmayı sosyal sorumluluk anlayışımızın bir parçası olarak görüyoruz. ‘Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet’ projesi, gençlerin yalnızca sınav için değil, hayat için güçlenmesine katkı sağlayan önemli bir yatırım.” "Menarini'de Sorumlu Olmak, İyi Niyetleri Somut Çabalara Dönüştürmek Anlamına Gelir" Menarini Türkiye Kurumsal İletişim Süreç Yöneticisi Duygu Başak Mumcu, pro jenin yeni dönemi ile ilgili şunları dile getirdi: "Menarini'de sorumlu olmak, iyi niyetleri somut çabalara dönüştürmek anlamına gelir. 'Daha fazla sağlık, daha fazla mutluluk, daha fazla hayat' misyonumuz doğrultusunda, eğitim gibi öncelikli alanlarda projeler yürütüyoruz. 'Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet' projesi, gençlerin yanında duran ve gençlerin yine gençler tarafından desteklenmesini sağlayan çok anlamlı bir yapı sunuyor." Toplum Gönüllüleri Vakfı Kaynak Geliştirme ve Projeler Direktörü Nilay Kalkavan ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Toplum Gönüllüleri Vakfı olarak 23 yıldır, gençlerin potansiyeline yapılan her yatırımın yalnızca bireyleri değil, toplumu da dönüştürdüğüne; gençlerin ruhsal iyi oluşunu merkeze alan çalışmaların ise bu dönüşümü kalıcı ve sürdürülebilir kıldığına inanıyoruz. Menarini Türkiye ile kurduğumuz bu iş birliği say esinde, gençlerin sınav ve gelecek kaygısıyla başa çıkma becerilerini güçlendirirken, onların dayanıklılıklarını ve içsel kaynaklarını da görünür kılıyoruz.” Projenin ilk yılında, eğitim alan 25 Toplum Gönüllüsü genç, farklı liselerde toplam 813 öğrenciyle birebir uygulamalar gerçekleştirmişti. Bu yıl daha fazla Toplum Gönüllüsü genç ile daha fazla öğrenciye ulaşmak hedefleniyor. Toplum Gönüllüleri Vakfı Hakkında: Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG), gençlerin ve onların değişim hayallerine destek olmak için büyük bir gönüllülük hareketiyle 2002 yılında kuruldu. TOG, “gençlerin öncülüğünde, yetişkinlerin rehberliğinde” toplumsal barış, dayanışma ve değişimi sağlama vizyonuyla çalışmalarını sürdürüyor. Çevresindeki sorunlara çözüm üretebilen, kendine güvenen girişimci ve duyarlı bir gençliğin oluşumuna katkıda bulunmayı hedefleyen TOG, ge nçlere sosyal sorumluluk eğitimleri vererek toplumsal sorunlara çözüm üreten projeler gerçekleştirmeleri için alan yaratıyor; burs ve mentorluk programlarıyla onları güçlendiriyor. Türkiye genelinde faaliyetlerini sürdüren Toplum Gönüllüsü gençler; çocuk haklarından kültür sanata, toplumsal cinsiyet eşitliğinden sağlığa, hayvan haklarından sürdürülebilir yaşama kadar birçok alanda projeler üreterek sosyal fayda yaratan çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Menarini Türkiye Hakkında: 1886 yılında Napoli’de kurulan Menarini, dünya çapında 140 ülkede 17.000’den fazla çalışanıyla ilaçtan tüketici sağlığına kadar geniş bir alanda sağlık çözümleri sunmaktadır. İtalya’nın en büyük ilaç firması olan Menarini, 2001 yılında İbrahim Etem Ulagay firmasını bünyesine katarak Türk sağlık sektörüne girmiştir. Dünyadaki 18 üretim tesisinden biri olan İstanbul'daki fabrikasında, T ürkiye ve bölge ülkelere sunulan ilaçların üretimini yapmaktadır. Menarini, Türkiye’de 1000’e yakın çalışanıyla birlikte 300’den fazla ürün ve farklı tedavi seçeneğiyle insanlara daha fazla sağlık sunmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Daha fazla bilgi için web sitesini ziyaret edebilirsiniz: www.menarini.com.tr

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü Haber

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü

Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir kalkınma kültürünün güçlenmesi, kurumsal dönüşümün hızlanması ve iyi uygulamaların paylaşılması ile Türkiye’ye öncü olmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin KalDer ve BUSİAD iş birliğiyle düzenlediği 2. Bursa Sürdürülebilirlik Konferansı, kamu, üniversite, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini buluşturarak kentin ortak geleceğine ışık tuttu. Kuruluşların sürdürülebilir kalkınma ve kurumsal sürdürülebilirlik konusundaki ihtiyaç ve beklentilerine yönelik bir platform oluşturmak, bu yöndeki uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik Konferansı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar’ın da yer aldığı toplantıya alanında uzman kamu, üniversite, sivil toplum kuruluşu ve özel sektör temsilcileri katıldı. “SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM VE BİR KÜLTÜR MESELESİDİR” Bursa’da kaliteli işleri her zaman takdir ettiklerini belirterek, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesini kente kazandıran eski dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’e rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kalite yolculuğuyla 2000’de tanıştıklarını, daha sonra EFQM Mükemmellik Modeli’ne geçtiklerini hatırlattı. Tüm sürecin hem kendilerinin gelişimine hem de Nilüfer’in gelişimine katkı sağladığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Şimdi de Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde aynı yolculuğa çıktık. Güvenli, dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir gelecek, ancak birlikte uyguladığımız sürdürülebilir adımlarla mümkün olabilir. Sürdürülebilirlik bir yaşam ve bir kültür meselesidir. 20 yılı aşkın yerel yönetim deneyimimde, sürdürülebilirliğin bir tercih değil; kaliteli ve nitelikli bir yaşamın ön koşulu olduğunu gördüm” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, BÜYÜKŞEHİR ÇALIŞMALARINA YÖN VERİYOR Sürdürülebilirliğin yalnızca bir kent yönetimi prensibi olmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bazen bir yöresel ürünün üretilmesinde, bazen de bir kültürel mirasın korunmasında ilk adımı belirleyen temel etken olduğunu anlattı. Bu anlayışın Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirilen tüm çalışmalara yön verdiğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Geçtiğimiz aylarda, önce Büyükşehir Belediyemiz, ardından BUSKİ ve KalDer Bursa Şubesi arasında kalite ve sürdürülebilirlik konusunda ‘Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladık. Tüm iştiraklerimiz dahil olmak üzere bu yolculuğa imza attık. Bu adım; Bursamızın geleceğini planlarken kaliteyi, verimliliği, şeffaflığı ve sürdürülebilirliği ortak bir kurumsal kültür haline getirmemiz için önemli bir başlangıç oldu” diye konuştu. “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, ORTAK AKIL VE DAYANIŞMA İLE HAYAT BULABİLİR” “Hedefimiz; daha yaşanabilir, daha dirençli ve gülümseyen bir Bursa’dır” diyen Başkan Mustafa Bozbey, bu hedef doğrultusunda projeler geliştirdiklerini, bilimsel verilerle ilerlediklerini, yeni iş birlikleri kurduklarını anlattı. Sivil toplum kuruluşlarını, özel sektör temsilcilerini ve kent gönüllülerini, sürdürülebilir bir gelecek için atılan adımlara eşlik etmeye davet eden Başkan Mustafa Bozbey, “Sürdürülebilirlik ancak ortak akıl, dayanışma ve kentlilik bilinci ile hayat bulabilir. Konferansa katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Ödül alan tüm kurumlarımızın projelerini gönülden tebrik ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar da sürdürülebilirliği sosyal sorumluluk sahibi bir kuruluş olma yolunda yapılan sonsuz bir yolculuk olarak tanımladı. Küçükkayalar, aşırı tüketim ve hedefsiz büyüme yerine, ihtiyaçların doğru belirlenmesinin ve gelişmenin odağa alınması gerektiğini ifade etti. KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ise Bursa’da sürdürülebilirlik bilincinin hızla yükseldiğini dile getirdi. Kurumların bugün vereceği kararların, yarının yaşam kalitesini, ekonomik gücünü ve toplumsal dayanıklılığını belirleyeceğinin altını çizen Ürkmez, “Kalder Bursa Şubesi olarak bu dönüşümdeki sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ve Başkanımız Mustafa Bozbey’in güçlü vizyonuyla bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Başkanımızın liderliğinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde, bağlı kuruluşlarda ve iştiraklerde EFQM Mükemmellik Modeli’nin yaygınlaştırılması, süreçlerin iyileştirilmesi ve veri temelli yönetimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı hızla yürütüyoruz. Bu işbirliğini sürdürülebilirlik alanında da genişlettik. Bunun, Bursa’nın örnek bir şehir olmasına katkı sunacağına inanıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından ana sponsor firmalara plaket verildi. Program, alanında uzman konuşmacıların yer aldığı oturumlarla devam etti. SEMTRIO Ceo’su İlker Turan ‘Stratejik İş Modeli Sürdürülebilirlik’, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ‘Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve iş dünyasına etkileri’ konularında bilgiler verdi. 'Özel sektör deneyim paylaşımı’ oturumlarında ise ŞÜTAŞ Grubu Yönetim Kurulu üyesi Duygu Yılmaz, Arçelik Pazarlama Kıdemli Pazarlama Direktörü Mehmet Tüfekçi, Kastamonu Entegre Global Ar-Ge ve İnovasyon Direktörü Dr. Hüseyin Güler ve Polisan Holding ve Grup Şirketleri Yönetim Sistemleri ve Sürdürülebilirlik Müdürü Dilek Sarıaslan, deneyimlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.