Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Konut

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sosyal Konut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Konut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu Haber

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu

Şişli'de gerçekleştirilen zirveye Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile sendika başkanları ve iş dünyası temsilcileri katıldı. "2027'de küresel büyümenin yüzde 3,4 olması bekleniyor" Dünyada ekonomik ve jeopolitik açıdan olağan dışı bir dönemden geçildiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik politikalarını küresel gelişmeleri dikkate alarak şekillendirdiğini söyledi. Yılmaz, küresel büyümenin 2026'da yaklaşık yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini, 2027'de ise bu oranın yüzde 3,4'e çıkmasının öngörüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin ihracatında önemli paya sahip ticaret ortaklarının büyüme performansının da gelecek yıl daha olumlu bir görünüm sergilemesinin beklendiğini belirten Yılmaz, küresel ticaretteki toparlanmanın Türkiye açısından olumlu bir gelişme olacağını kaydetti. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3 Enerji ve emtia fiyatlarındaki artış ile ticaret ortaklarındaki yavaşlamanın Türkiye ekonomisini de etkilediğini belirten Yılmaz, buna rağmen 2026 yılı için yüzde 3,3'lük büyüme öngördüklerini söyledi. Yılmaz, yılın ilk yarısında büyümenin yaklaşık yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleştiğini, yılın ikinci yarısında ve özellikle üçüncü çeyrekte ekonomik aktivitede daha güçlü bir ivme beklediklerini ifade etti. Enerji ithalatının 2026'da 63 milyar dolardan yaklaşık 71 milyar dolara çıkmasının beklendiğini belirten Yılmaz, dış ticaret açığının da 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükselmesinin öngörüldüğünü aktardı. Milli gelir 1,8 trilyon doları aşacak Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin beklentilerini de paylaşan Yılmaz, 2026 sonunda milli gelirin ilk kez 1,8 trilyon dolar seviyesini aşmasının beklendiğini söyledi. Kişi başına milli gelirin de ilk kez 20 bin dolar seviyesini aşacağını belirten Yılmaz, yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının ise 2026 sonunda ilk kez 400 milyar doların üzerine çıkmasını beklediklerini kaydetti. Orta-yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracattaki payının son üç yılda yüzde 40'tan yüzde 44,1'e yükseldiğini belirten Yılmaz, ekonomik büyümede verimlilik ve teknolojinin katkısının giderek arttığını vurguladı. Enflasyonla mücadele devam edecek Yılmaz'ın konuşmasında enflasyonla mücadele de önemli başlıklardan biri oldu. Enflasyonun 2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine kadar yükseldiğini, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5'e gerilediğini belirten Yılmaz, savaşın enerji, ulaşım ve emtia fiyatları üzerindeki etkilerinin son dönemde enflasyonda geçici bir yataylaşmaya neden olduğunu söyledi. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 28,4 olduğunu ifade eden Yılmaz, gelecek dönemde maliye politikalarının dezenflasyon sürecine daha fazla katkı sağlamasının planlandığını belirtti. Güncel 2027-2029 OVP'de de enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesi hedefleniyor. Sosyal konut yatırımları artırılacak Enflasyonla mücadelede arz yönlü adımların da önem taşıdığını belirten Yılmaz, sosyal konut çalışmalarının sürdürüleceğini açıkladı. 500 bin konut ve kiralık sosyal konut kampanyasının devam ettiğini söyleyen Yılmaz, sosyal konut için bütçeden ayrılan ödeneğin 100 milyar liradan 250 milyar liraya çıkarıldığını belirtti. Deprem bölgesindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Yılmaz, son üç yılda yaklaşık 455 bin konut inşa edildiğini, depremin ardından şehirlerin yeniden inşası ve altyapı çalışmalarına önemli kaynak aktarıldığını söyledi. Büyüme 2029'da yüzde 5'e çıkacak Orta Vadeli Program kapsamında büyümenin önümüzdeki yıllarda kademeli olarak yükseltilmesi hedefleniyor. Yılmaz, 2026 için yüzde 3,3 olarak öngörülen büyümenin 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Yılmaz, program dönemi sonunda Türkiye ekonomisinin 2,2 trilyon doların üzerinde bir büyüklüğe ulaşmasını hedeflediklerini belirterek, kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyesine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılmasının amaçlandığını söyledi. Güncel OVP de aynı dönemin sonunda 2,2 trilyon doların üzerinde milli gelir ve 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedeflerini ortaya koyuyor. 2,1 milyon yeni istihdam hedefi Ekonomik büyümenin istihdama da yansıması hedefleniyor. Yılmaz, 2027-2029 döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişilik ilave istihdam oluşturulmasının planlandığını belirtti. İşsizlik oranının ise program dönemi sonunda yüzde 7,6 seviyesine indirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Yılmaz, büyüme, üretim, ihracat, teknoloji ve istihdam politikalarının birlikte yürütülerek Türkiye ekonomisinin daha yüksek katma değerli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını ifade etti.

İstanbul'da kiralık sosyal konut projesi: Başvuru tarihleri ve konut sayıları belli oldu Haber

İstanbul'da kiralık sosyal konut projesi: Başvuru tarihleri ve konut sayıları belli oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı proje kapsamında İstanbul'da toplam 15 bin kiralık sosyal konut hayata geçirilecek. İlk etapta kiraya verilecek konutlar için başvuruların 14 Eylül'de başlaması ve 25 Eylül 2026'da sona ermesi planlanıyor. Kiralar 10 bin TL'den başlayacak İstanbul'daki kiralık sosyal konut projesinde vatandaşlara piyasa koşullarının altında kira bedelleriyle konut imkanı sunulması hedefleniyor. Proje kapsamında aylık kira bedellerinin 10 bin TL'den başlayacağı bildirildi. Konutların kamu eliyle kiraya verilmesiyle özellikle dar gelirli ve konut sahibi olmayan vatandaşların İstanbul'da daha uygun maliyetlerle barınma imkanına kavuşması amaçlanıyor. Bakan Kurum, proje kapsamında ilk 1071 kiralık konutun ekim ayında vatandaşlara teslim edileceğini açıkladı. Hangi ilçelerde kaç kiralık konut bulunacak? İstanbul'da ilk etapta kiraya verilecek 1071 konut, dört ayrı bölge kapsamında değerlendirilecek. Konutların ilçelere göre dağılımı şöyle: Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu ve Güngören: 360 konut Maltepe, Tuzla ve Kartal: 330 konut Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye ve Üsküdar: 291 konut Arnavutköy: 90 konut Böylece ilk etapta toplam 1071 kiralık sosyal konut vatandaşların kullanımına sunulacak. İstanbul'un il sınırları içinde ikamet eden vatandaşların, ikamet ettikleri ilçeyle sınırlı olmaksızın projede yer alan istedikleri bölge için başvuru yapabilmesi planlanıyor. Kimler kiralık sosyal konutlardan yararlanabilecek? Projeden yararlanacak vatandaşlar için farklı aile gruplarına yönelik kontenjanlar oluşturulacak. Başvuru kapsamında 18 yaşından büyük ve evli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının belirlenen şartları taşıması gerekecek. Konut tipleri ise aile yapısına göre farklılık gösterecek. Genç evli ailelere 1+1 veya 2+1 konut seçenekleri sunulurken, iki veya daha fazla çocuğu bulunan aileler için 2+1, 3+1 veya 4+1 konut seçenekleri değerlendirilecek. İstanbul'da 15 bin kiralık sosyal konut hedefi Kiralık sosyal konut uygulaması, İstanbul'da yürütülen geniş kapsamlı sosyal konut çalışmalarının bir parçası olarak hayata geçiriliyor. Bakan Kurum daha önce yaptığı açıklamalarda İstanbul'da 15 bin kiralık sosyal konut planlandığını belirtmişti. Projede ev sahibi TOKİ olacak, vatandaşlar ise belirlenen koşullar çerçevesinde konutları kiracı olarak kullanacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan da 7 Eylül'deki açıklamasında İstanbul'daki kiralık sosyal konut projesi için başvuruların 14 Eylül'de başlayacağını ve ekim ayında ilk 1000 kiralık konutun kurasının çekileceğini duyurmuştu. Başvurular ne zaman yapılacak? İstanbul'daki kiralık sosyal konut projesi için başvuruların 14 Eylül-25 Eylül 2026 tarihleri arasında alınması bekleniyor. Başvuru sürecinin başlamasıyla birlikte vatandaşların hangi belgeleri sunacağı, gelir ve diğer uygunluk kriterleri ile başvuruların hangi kanallar üzerinden yapılacağına ilişkin ayrıntıların da açıklanması bekleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte İstanbul'da ev sahibi olmayan vatandaşların daha uygun kira bedelleriyle konuta erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor. BAŞVURU ÜCRETİ ALINMAYACAK Başvurular e-Devlet üzerinden, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı hizmetleri arasında yer alan "Konut / İşyeri Başvuru" hizmeti menüsünden gerçekleştirilecek. Başvuru ücreti alınmayacak. Bakan Kurum’un paylaştığı sorular ve yanıtlar şöyle: 15 SORUDA KİRALIK KONUT PROJESİ 1-KİRALIK KONUT PROJESİNDE KAÇ KONUT YAPILACAK? Sosyal Konut Tahsisi Projesi kapsamında, Ekim 2026’da ilk etapta 1071 adet konutun teslimi yapılacak olup toplamda 15 bin konut kiralanacak. 2- İLK ETAPTA HANGİ İLÇEDE KAÇ KONUT KİRALANACAK? Konutlar 4 grupta tahsis edildi. Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu ve Güngören ilçelerinde toplam 360, Maltepe, Tuzla ve Kartal ilçelerinde toplam 330, Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye ve Üsküdar ilçelerinde toplam 291 ve Arnavutköy ilçesinde 90 olmak üzere toplam 1071 konut kiralanacak. 3- HANGİ GRUPLARA HANGİ BÜYÜKLÜKTE EVLER TAHSİS EDİLECEK? Genç Evli Ailelere, 1+1 veya 2+1 konut, İki veya Daha Fazla Çocuklu Ailelere 2+1, 3+1 veya 4+1konut tahsis edilecek. 4- PROJEYE BAŞVURU ŞARTLARI NELERDİR? -Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. -Başvuru tarihi itibarıyla 18 yaşını tamamlamış olmak. -Evli olmak. -En az 1 yıldır İstanbul il sınırları içerisinde kesintisiz ikamet ediyor olmak. -Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde tapuda kayıtlı bağımsız bir konutunun bulunmaması, -Daha önce TOKİ ile konut sözleşmesi imzalanmamış olması, -Aylık ortalama hane halkı net gelirinin 100.000 TL üst sınırını aşmaması gerekiyor. 5- İSTANBUL DIŞINDAKİ İLLERDEN BAŞVURU YAPILABİLECEK Mİ? Projeye sadece İstanbul ilinde ikamet eden vatandaşlarımız başvuru yapabilecek. 6- İSTEYEN AÇIKLANAN İLÇELERDEN HERHANGİ BİRİNE BAŞVURU YAPABİLECEK Mİ? BU İLÇELERDE İKAMET EDİYOR OLMA KOŞULU VAR MI? İstanbul il sınırları içerisinde ikamet edenler istediği ilçe için başvuru yapabilecek. 7- ÜZERİNDE TAPU OLANLAR BAŞVURU YAPABİLECEK Mİ? Üzerinde konut tapusu olanlar başvuru yapamayacak. 8- DAHA ÖNCE EV ALIP SATANLAR BAŞVURABİLECEK Mİ? Son 5 yıl içerisinde bağımsız konut niteliğindeki bir taşınmazı satın alan veya satanlar başvuru yapamayacak. 9- KİRALIK KONUT ÇIKAN KİŞİ EV ALIRSA EVDEN ÇIKARILACAK MI? Evet, tahsis süresi içerisinde konut alınması durumunda konutun tahliye edilmesi gerekmektedir. 10- PROJEDE KAÇ TİP EV YER ALACAK? Proje kapsamında 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 konut tipleri bulunmaktadır. 11- YILLIK KİRA ARTIŞI OLACAK MI? Konut teslimi için İdarece bildirilen tarihten itibaren 12 ay süreyle artırılmayacak. 12 aylık sürenin sona ermesini takip eden ilk ocak ayında, TÜFE oranında artış yapılacak. 12- KİRA ÖDEMELERİ NE ZAMAN BAŞLAYACAK? Tahsis bedeli, konut teslimini takip eden ayın 20’sinde ödenmeye başlanacak. 13- SOSYAL KONUT VEYA İLK EVİM ARSA PROJELERİ KAPSAMINDA ASİL VEYA YEDEK AKTİF HAK SAHİPLİĞİ BULUNANLAR BAŞVURABİLİR Mİ? Hayır, başvuru yapamazlar. 14-BAŞVURULAR NASIL, NE ZAMAN YAPILACAK, BAŞVURUNUN KABUL EDİLİP EDİLMEDİĞİ NASIL ÖĞRENİLECEK? Başvurular, e-Devlet üzerinden 14/09/2026 – 25/09/2026 tarihleri arasında alınacak. Yine vatandaşlarımız başvuru durumunu TOKİ hizmetleri arasında yer alan "Konut / İşyeri Başvuru" menüsünde görebilecektir. 15- 3 YIL SONRA SÜREYİ UZATABİLİYOR MUYUZ? Hayır, tahsis süresi 3 yıl ile sınırlı olup uzatılmayacak.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yeni ekonomik hedefleri açıkladı, enflasyon tek haneye inecek Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yeni ekonomik hedefleri açıkladı, enflasyon tek haneye inecek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) sunumunda ekonomiye ilişkin hedef ve politikaları açıkladı. Yılmaz, programın temel önceliklerinden birinin enflasyonla mücadele olduğunu belirterek, 2024 yılı Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine çıkan enflasyonun uygulanan politikalarla gerilediğini söyledi. Ağustos 2026 itibarıyla enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, yıl sonunda enflasyonun yüzde 28,4 olmasının beklendiğini ifade etti. Yılmaz, savaş kaynaklı arz baskılarının enflasyonun düşüşünü geçici olarak yavaşlattığını belirterek, arz şoklarının etkisinin azalmasıyla birlikte enflasyondaki düşüşün yeniden hızlanmasının beklendiğini kaydetti. 2,1 MİLYON YENİ İSTİHDAM HEDEFİ “Güçlü Türkiye” hedefi doğrultusunda program döneminde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması planlanıyor. Yılmaz, dönem sonunda işsizlik oranının yüzde 8’in altına çekilmesinin hedeflendiğini belirtti. Ekonomik büyüklüğün artırılması kapsamında ise milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara taşınması öngörülüyor. Kişi başına milli gelirin de 25 bin dolar seviyesine çıkarılması hedeflenirken, uzun vadeli amaçlardan birinin enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere indirmek olduğu vurgulandı. DEPREM BÖLGESİNE 116 MİLYAR DOLARI AŞAN KAYNAK OVP sunumunda deprem bölgesine yönelik harcamalar da önemli başlıklardan biri oldu. Yılmaz, 2023-2026 döneminde depremin yarattığı kayıp ve zararların telafisi ile afet risklerinin azaltılması amacıyla 2026 fiyatlarıyla 5,4 trilyon lira, yaklaşık 104 milyar dolar harcama yapılmış olacağını açıkladı. Bu tutarın 2027 sonunda 116 milyar doları aşmasının beklendiğini belirten Yılmaz, deprem bölgesinde yalnızca yıkılan yapıların yerine yenilerinin yapılmadığını, daha güvenli ve dayanıklı yaşam alanlarının oluşturulduğunu söyledi. Hak sahipleri için 455 bin bağımsız bölümün inşasının tamamlandığını belirten Yılmaz, bölgede ilave sosyal konut çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sunumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye) "İlk defa açtığımız bir başlık olarak, program döneminde ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltan ve ekonomimizin çoklu… pic.twitter.com/yatl9aLUIW — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026 DÖRT ALANDA EKONOMİK GÜVENLİK HEDEFİ OVP kapsamında ilk kez ayrı bir başlık olarak “ekonomik güvenlik ve dayanıklılık” yaklaşımının öne çıkarıldığı belirtildi. Bu kapsamda dört kritik alana odaklanılacak: Enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması, Gıda arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılığın güçlendirilmesi, Savunma sanayii, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâ başta olmak üzere kritik teknolojilerde yerli kapasitenin artırılması, Ailenin ve demografik yapının güçlendirilmesi ile şehirlerin afetlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi. Kritik mineraller, nükleer ve hidrojen teknolojileri ile enerji ve madencilikte kullanılan kritik ekipmanlarda yerli üretim ve Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesi de programın öncelikleri arasında yer alacak. SAVUNMA HARCAMALARI YÜZDE 229 ARTIRILACAK Bütçe önceliklerine ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını açıkladı. Gıda arz güvenliği kapsamında sulama yatırımlarının yüzde 42, içme suyu yatırımlarının yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarının ise yüzde 103 artırılması planlanıyor. Madencilik alanında MTA yatırımları yüzde 139, sanayi altyapı yatırımları ise yüzde 54 artırılacak. Dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarına ayrılan bütçenin yüzde 150 artırılması hedefleniyor. İstanbul’da başlatılan kiralık sosyal konut uygulamasının da önümüzdeki dönemde farklı illere yaygınlaştırılması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sunumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye) “Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat ettik. 2024 yılı Mayıs’ında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız… pic.twitter.com/mWMDit4yen — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026 DEMİRYOLLARINA DAHA FAZLA KAYNAK AYRILACAK Ulaştırma yatırımlarında ise demiryolları öncelikli alanlardan biri olacak. Yılmaz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın demiryolu projelerine ayrılan kaynağın yüzde 49 artırıldığını belirterek, sanayi ve ticaretin gelişmesi ile ulaşım imkanlarının güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. OVP ile birlikte hükümetin önümüzdeki üç yıllık dönemde enflasyonun düşürülmesi, istihdamın artırılması, üretim ve ihracat kapasitesinin genişletilmesi, enerji ve teknoloji alanlarında dışa bağımlılığın azaltılması ve sosyal konut yatırımlarının artırılması hedeflerine odaklanması bekleniyor.

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde Haber

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir’de düzenlenen Ekonomi İstişare Toplantısı’nda küresel ekonomideki gelişmeler, Türkiye ekonomisinin görünümü, enflasyonla mücadele, cari açık ve özel sektörün finansmana erişimi hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir programı kapsamında gerçekleştirilen **“Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı”**nda iş dünyası ve ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel ekonominin jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve ülkelerin daha korumacı politikalara yöneldiği bir süreçten geçtiğini belirten Yılmaz, yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin de ekonomilerin geleceğini şekillendiren temel başlıklar arasında bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin bu değişim sürecinde ekonomi politikalarını kararlı biçimde uygulamasının önemine dikkat çekti. Türkiye'nin bütçe ve cari açığı yönetilebilir seviyede Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cevdet Yılmaz, bütçe ve cari açığın yönetilebilir seviyelerde olduğunu ifade etti. Deprem nedeniyle gerçekleştirilen yüksek harcamalara rağmen 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, cari açığın ise yüzde 1,9 seviyesine gerilediğini aktardı. Birkaç yıl önce yüzde 5-6 seviyelerinde bulunan cari açığın önemli ölçüde azaltıldığını belirten Yılmaz, savaşlar ve enerji maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle bu yıl cari açıkta bir miktar artış yaşanabileceğini, ancak açığın yönetilebilir düzeylerde kalmasının beklendiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdüğünü hatırlatan Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin kümülatif büyümesinin yüzde 19, Türkiye ekonomisinin büyümesinin ise yüzde 35 olduğunu belirtti. Yılmaz ayrıca temmuz itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 278 milyar dolara, hizmet ihracatı da dahil toplam ihracatın ise 401 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Enflasyonla mücadelede yeni hedefler güncellenecek Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de enflasyon oldu. Enflasyonun ekonomi politikalarının öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75'in üzerinde seyreden enflasyonda başlayan düşüş eğiliminin devam ettiğini ifade etti. Temel mallardaki yıllık enflasyonun temmuz ayında yüzde 16,8 seviyesine gerilediğini aktaran Yılmaz, hizmet enflasyonunda da aşağı yönlü hareketin başladığını ve hizmet enflasyonunun ilk kez yüzde 40'ın altına indiğini söyledi. Ekonomi politikalarının yalnızca para ve maliye politikalarıyla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, arz yönlü tedbirlerin de sürece dahil edildiğini kaydetti. Bu kapsamda Orta Vadeli Program'daki makroekonomik hedeflerin güncelleneceğiniaçıkladı. Gıda arzı için yeni adımlar geliyor Enflasyonla mücadelede arz yönlü politikaların önemine dikkat çeken Yılmaz, özellikle gıda, sosyal konut, enerji ve lojistik alanlarının öncelikli konular arasında bulunduğunu belirtti. Gıda üretiminin ve arzının artırılmasının hem vatandaşların refahı hem de fiyat istikrarı açısından kritik olduğunu ifade eden Yılmaz, sulama yatırımlarının artırıldığını söyledi. Gıda Komitesi'nin çalışmalarına da değinen Yılmaz, fiyat hareketlerinin daha yakından izleneceğini ve gıda piyasasındaki gelişmelerin haftalık olarak takip edileceğini belirtti. Arz ve talep koşullarının erken uyarı mekanizmalarıyla izleneceğini aktaran Yılmaz, gerekli durumlarda hızlı şekilde tedbir alınacağını ve gıda alanındaki çalışmaların yoğunlaştırılacağını kaydetti. Enerjide yerli üretimin artırılması, Türkiye'nin enerji bağımsızlığının güçlendirilmesi ve lojistik maliyetlerinin azaltılması da Yılmaz'ın işaret ettiği diğer arz yönlü politikalar arasında yer aldı. Sanayici ve KOBİ'ler için yeni finansman paketleri hazırlanıyor Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, özel sektörün finansmana erişiminin de ekonomi gündeminin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Fiyat istikrarının sağlanması ve ekonomik risklerin azaltılmasıyla birlikte finansman maliyetlerinin zaman içinde düşmesinin beklendiğini belirten Yılmaz, çiftçi ve esnafa yönelik sübvansiyonlu kredi imkanlarının sürdüğünü ifade etti. Reeskont kredilerinde finansman maliyetlerinin daha uygun seviyelere çekilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirten Yılmaz, sanayiciler ve KOBİ'ler için yeni finansal paketler üzerinde çalışıldığını açıkladı. Yılmaz, seçici destek mekanizmaları ve hedef odaklı ekonomi politikalarıyla Türkiye ekonomisinin dengeli büyümesinin desteklenmeye devam edeceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehrimizdir. İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehrimizdir. İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Programı’na katıldı. İl Danışma Meclisi'nin ülkeye, millete ve şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerini bir araya getiren AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve ekibine teşekkür etti. Kuruluşundan itibaren İl Başkanlığı bünyesinde büyük Türkiye mücadelesine, güçlü Türkiye davasına omuz vermiş tüm yol arkadaşlarını, yöneticileri şükranla andığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahirete irtihal etmiş kardeşlerine Allah'tan rahmet niyaz etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul İl Teşkilatı'nın, İstanbul'daki belediyelerin, meclis üyelerinin, kadın ve gençlik kollarının tam bir adanmışlık içinde, bir bayrak yarışı anlayışıyla şehre ve davaya hizmet etmeyi sürdürdüğünü ifade ederek, "Gönüller kazanmak, gönüller yapmak için çıktığımız bu kutlu yolculukta üye sayımızı artırarak, büyüyerek, güçlenerek yola devam ediyoruz. Mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı hatta site site çalışarak Türkiye Yüzyılı'nı milletimizle birlikte inşa ediyoruz" diye konuştu. Şehirleşmenin artmasıyla birlikte "Her site bir teşkilat" anlayışıyla komşuluk hukukunu güçlendiren, gönüllere dokunan yeni nesil teşkilatçılık modellerinden birini ilk etapta İstanbul'da hayata geçirmeye başladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini harmanladığımız bu güzel faaliyetlerimizin yansımalarına bizzat şahit oluyoruz. Partimize yönelik teveccüh artmaya devam ediyor. AK Parti, Türk siyasetinin çekim merkezi, cazibe merkezi olma vasfını daha da güçlendiriyor. Özellikle yeni üye seferberliğimizin başta İstanbul olmak üzere ülkemiz genelinde teşkilatlarımıza yepyeni heyecan kazandırdığını görüyoruz. Üye sayısı itibarıyla Türkiye'nin açık ara birinci partisiyiz. Geçen ay açıklanan verilere göre, üye sayımız 11 milyon 710 bine ulaştı. Son 6 ayda 166 bin 612 kardeşimizi saflarımıza dâhil ettik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin İstanbul teşkilatının üye seferberliğinde adeta lokomotif olduğunu söyledi. Son 15 ayda sadece İstanbul'da AK Parti'ye 253 bin yeni üye kazandırdıklarını, böylece İstanbul'daki üye sayısını 2 milyon 198 bine çıkardıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en fazla yeni üye kazandıran ilçelerin sırasıyla Beyoğlu, Ataşehir, Kartal, Fatih ve Zeytinburnu olduğunu açıkladı. "Durmak yok, yola devam" sloganını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partiye katılan 253 bin yeni üyeye "hoş geldiniz" diyerek teşkilata katılımlarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu üyelerin partiye kazandırılmasında emeği geçen teşkilat mensuplarına da teşekkür etti. “HİÇBİR AYRIM YAPMADAN HER BİR VATANDAŞIMIZI AYNI MUHABBETLE BAĞRIMIZA BASIYORUZ” Üye seferberliğinde 39 ilçe arasında ilk beşe giren ilçe teşkilatlarını kutlayan, başarılarının katlanarak sürmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şahsıma sizler gibi gayretli, sizin gibi inanmış yol arkadaşları bahşettiği için Rabbime her zaman hamdettiğimi burada bir kere daha ifade ediyorum" diye konuştu. Sadece üye sayısı bakımından değil, toplumsal temsil açısından da ülkenin en büyük siyasi hareketi olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "86 milyonun tamamına aynı nazarla bakıyor, hiçbir ayrım yapmadan her bir vatandaşımızı aynı muhabbetle bağrımıza basıyoruz. Onun için 'AK Parti bir Türkiye kitabıdır' diyoruz. Onun için burada herkese bir sayfa var, herkesin hikâyesine yer var diyoruz. Bundan 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken siyasetimizi işte bu temel ilkeler üzerine bina ettik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 yıldır bu ilkeler istikametinde siyaset yaptıklarını vurgulayarak, "Bilinmesini isterim ki AK Parti'nin cümle kapısı millete sevdalı olan, millete hizmet aşkıyla yanan herkese sonuna kadar açıktır. Bu çatının altında Türkiye merkezli siyaset yapmak, Türkiye'ye hizmet etmek isteyen her bir insanımıza yer vardır. Türkiye Yüzyılı hedefine giden yolda ilkelerimizi benimseyen herkesle partimizin çatısı altında bir olmak, beraber olmaktan, birlikte omuz omuza yol yürümekten biz sadece şeref duyarız, bahtiyarlık duyarız. Yolunu ayırana uğurlar olsun dediğimiz gibi, yolumuza ve kolumuza girene de hoş geldin der, bağrımıza basar, Allah izin verirse mezara kadar da onlarla yol arkadaşlığı yaparız" sözlerini sarf etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin 25. yıl dönümünü 14 Ağustos'ta Ankara'da coşkulu bir mitingle kutlayacaklarını bildirerek, şunları kaydetti: "Şanla, şerefle, milletimize hizmetle geçirdiğimiz bu 25 yıla baktığımızda gördüğümüz şudur değerli kardeşlerim, AK Parti yıldan yıla büyüyen, güçlenen, büyüdükçe ve güçlendikçe de tıpkı bir yıldız gibi Türk siyasetinde parlayan bir partidir. AK Parti kendisiyle birlikte Türkiye'yi de büyüten, Türkiye'nin itibarını tüm dünyada yükselten, Türkiye'nin gücüne güç katan bir partidir. AK Parti aynı zamanda Türkiye'de siyasete kalite kazandıran, siyasetin sadece pratiğini değil, paradigmasını da dönüştüren devrimci bir partidir. Kim ne derse desin, kim hangi ham hayali kurarsa kursun, AK Parti budur, AK Parti'nin farkı budur, siyasal vizyonu budur. Ahlaki üstünlük de, psikolojik üstünlük de işte burada, bu çatı altındadır." Bugünkü programda AK Parti ailesine katılan belediye başkanlarına ve meclis üyelerine "Hoş geldiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçelerine hizmet çabalarında her zaman yanlarında olacaklarını anlattı. “GÜNDEMİMİZDE, TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİYLE ÜLKEMİZİN YARIM ASIRLIK SORUNLARINA ÇÖZÜM BULMA GAYRETİ VAR” Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aziz kardeşlerim, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, AK Parti ve Cumhur İttifakı'na yönelik artan ilginin sırrını çözmek için öyle detaylı analizlere, beyin fırtınalarına gerek yok. Yalnızca son günlerde muhalefet cephesinde yaşanan tartışmalara ve bunların niteliğine bakmak bile bunu anlamak için kâfidir. Bizim gündemimizle onların gündemi arasında dağlar kadar fark var. Biz etrafımızdaki çatışmalardan Türkiye'yi uzakta tutmanın mücadelesini verirken onlar kendi ilçelerinde kavga ediyor, birbirleriyle çatışıyor. Biz ülkemizin küresel ölçekte itibarını daha da yükseltmenin peşinde koşarken onlar Ankara'da sonu gelmez siyasi çekişmelerle uğraşıyor. Biz Gazze'den Lübnan'a, Somali'den Sudan'a nerede bir sıkıntı varsa onu çözmeye çalışırken onlar kendi sorunlarına bile çözüm bulamıyor. Biz plan üretirken, proje üretirken, milletimizin derdine çare üretirken onlar sadece ve sadece gerilim, çatışma, hakaret ve polemik üretiyor." Kendi gündemlerinde Körfez'le Avrupa'yı Türkiye üzerinden ticari olarak birbirine bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eskisi ve yenisiyle onların gündeminde ise kimin figüran, kimin proje, kimin hain olduğunu tespit etmek var. Bizim gündemimizde, Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizin yarım asırlık sorunlarına çözüm bulma gayreti var. Yine eskisi ve yenisiyle onların gündeminde internet hesaplarını, il ilçe başkanlığı binalarını bölüşmek var" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemiz belki de son asrın en büyük krizlerinden birini yaşıyor ama bu bizim muhalefetin umurunda bile değil. Lafa gelince ülkeyi yönetmeye talipler ama gündemlerinde Türkiye yok. Ne ekonomide ne şehircilikte ne dış politikada ne de iç siyasette bize ve millete faydası olacak, bizim ufkumuzu açacak hiçbir önerileri yok. Biz ise tüm bu zorlu konjonktüre rağmen Türkiye'yi kalkınma rotasında tutuyor, insanımızın sıkıntılarına çare bulmaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un trafiğin yanı sıra en önemli sorunlarından birisinin kentsel dönüşüm meselesi olduğunu söyledi. İstanbul'un çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehir olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte, hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur. Bu anlayışla iktidar olarak şu anda her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul'da yapıyoruz. Şehrimizin dört bir yanında riskli yapıları hızla dönüştürüyor, İstanbul'u daha güvenli hâle getiriyoruz. Bugüne kadar İstanbul'da yaklaşık 1 milyon bağımsız bölümü yeniledik. 'Yarısı Bizden' kampanyamızla 377 bin konutu dönüştürüyoruz. Sadece kentsel dönüşümle değil, dar gelirli insanlarımıza yönelik sosyal konutlarımızla da İstanbul'un yapı stokunu yeniliyoruz" ifadelerini kullandı. “KİRALIK SOSYAL KONUT UYGULAMAMIZIN İLK ADIMINI, İSTANBUL'DA 15 BİN KİRALIK SOSYAL KONUTLA ATIYORUZ” Kuraları çekilerek yapımına başlanan "Ev Sahibi Türkiye" projesi ile 100 bin sosyal konutu İstanbul'a kazandıracaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Kiralık sosyal konut uygulamamızın ilk adımını, bismillah diyerek İstanbul'da 15 bin kiralık sosyal konutla atıyoruz. Eylül ayında konutlarımızı kiralamaya başlıyoruz. Talep toplayıp adil ve şeffaf bir şekilde, noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz. En önemlisi bu konutlarımız bulunduğu bölgedeki piyasa rayiç bedelinin altında kiralanacak. Kira sözleşmelerimiz üç yıllık olacak. Üç sene sonra evlerin tahliye ve bakım süreçleri tamamlanacak ve bu konutlar kurayla belirlenen yeni ihtiyaç sahiplerine devredilecek. Böylece on binlerce dar gelirli ailemize bu sirkülasyon içinde rahat bir nefes aldıracağız. İstanbullu vatandaşlarıma şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum." "Bir diğer müjdemiz de esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırılan, hazine destekli işletme kredilerinin limitini 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya çıkarıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş yeri, taşıt ve makine tesisat alımına yönelik yatırım kredilerinin limitlerini de 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükselttiklerini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir temennisini tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Ülkemizdeki muhalefetin de bizim vizyonumuzu paylaşması, bizimle aynı ufka bakması, bilhassa Türkiye'nin hayrına olacak konularda bizimle aynı hassasiyeti taşıması dün olduğu gibi bugün de en büyük arzumuzdur. Millet değişirken, ülke değişirken, dünya değişirken bu değişime paralel olarak AK Parti ve Cumhur İttifakı kendisini sürekli yenilerken, muhalefetin yerinde sayması, hatta geriye gitmesi ülkemize yakışan bir durum değildir. Şurası bir gerçek ki Türkiye'den kopuk, milletin gündeminden kopuk, daha vahimi hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopuk bir muhalefetin bu ülkeye hiçbir hayrı dokunmaz. Aynı şekilde suç örgütleriyle rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye ile hesabı olan birtakım güç odaklarına dayayan bir muhalefet de Türkiye'ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez. Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye'nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir. Türkiye hepimizin ortak paydasıdır. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir." "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZİ HERHANGİ BİR YOL KAZASI OLMADAN BUGÜNE KADAR GETİRMEYİ BAŞARDIK" Cumhur İttifakı olarak ülkenin terör meselesini çözmek için çok önemli bir süreç başlattıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Terörsüz Türkiye sürecimizi herhangi bir yol kazası olmadan bugüne kadar getirmeyi başardık. 40 yıldır Türkiye'ye ayak bağı olan, 40 yıldır enerjimizi, kaynaklarımızı, zenginliğimizi adeta tüketen, 40 yıldır on binlerce insanımızın hayatına mal olan bu meselenin çözülmesi hususunda ciddi bir beklenti, toplumumuzda ciddi bir talep var. Halkımız ülkemize ekonomik faturası 2,3 trilyon doları aşan bu sorunun artık kalıcı biçimde çözülmesini istiyoruz. Bunu da AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak elbette siyaset kurumunun da desteğiyle bizim başaracağımıza inanıyorum. Biz de bu inancın boşa çıkartılmasını asla ve asla istemiyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, meselenin çözümü noktasında toplumun farklı kesimlerinde oluşan güçlü mutabakatın heba edilmemesi, gündelik siyasetin gelip geçici hesaplara kurban edilmemesi gerektiği inancında olduklarını vurgulayarak, şöyle konuştu: "Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile zaten ilk günden itibaren yapıcı ve samimi tavrımızı pek çok defa ortaya koyduk. Çözümsüzlükten yana değil, çözümden yana olduğumuzu, bunun için son derece hasbi bir mücadele verdiğimizi her kritik kavşakta aziz milletimize çok net biçimde gösterdik. İnşallah önümüzdeki günlerde de aynı yapıcı tavrı sürdüreceğiz. Hazırlıklarımızı tamamladığımız yasal düzenlemenin Gazi Meclisimizin gündemine gelmesiyle birlikte sürecin ivme kazanmasını temenni ediyoruz. Milletin sorunlarını çözmeyi şiar edinmiş tüm partilerimizin katkısıyla inşallah bu meseleyi bir an önce hâl yoluna koymak durumundayız. Ümitvar tutumumuzu kurarken elbette riskleri de göz ardı etmiyoruz. Süreci istismar etmek isteyenler olacağını, iftira ile karalama ile çarpıtma ile bu süreci engellemeye çalışanlar olacağını kuşkusuz çok iyi biliyoruz. Allah'ın izniyle onlara fırsat vermeyeceğiz. Aklıselimle sağduyuyla sabırla hareket edecek, tahriklere gelmeden inşallah süreci menziline ulaştıracağız. Gayemiz, terör engelini aradan çekip alarak Türkiye'yi kardeşlik içinde, birlik ve bütünlük içinde, güçlendirilmiş huzur atmosferi içinde geleceğe hazırlamaktır. Şüphesiz mesuliyetimiz büyük, yükümüz ağırdır ama cesaret ve kararlılıkla bu meselenin üzerine gidersek inanıyorum ki menzile varmamıza kimse mani olamaz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerinden bu konuda daha fazla gayret göstermelerini isteyerek, şunları kaydetti: "Özellikle önümüzdeki haftadan itibaren yaz boyunca herkese ulaşalım ve her bir kardeşimize bu süreci etraflıca anlatalım. Buna hazır mısınız? Buna var mısınız? Terörün bu ülkeye olan 2,3 trilyon dolarlık faturasını anlatalım. Ülkenin inşallah bu sorundan kurtulduğunda neler kazanacağını anlatalım. 40 yıllık bu parantez kapandığında milletimizin tamamının nasıl huzura kavuşacağını anlatalım. Sizlere güveniyorum. Sizlerden çok çalışmanızı, kapı kapı dolaşmanızı bekliyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum."

Buca Onat Tüneli projesinde tahliye süreci uzlaşıyla ilerliyor Haber

Buca Onat Tüneli projesinde tahliye süreci uzlaşıyla ilerliyor

Belediye, hak sahiplerine farklı seçenekler sunarken kira, taşınma ve sosyal konut desteği sağlayarak sürecin mağduriyet oluşturmadan tamamlanmasını hedefliyor. Buca ile Bornova’yı birbirine bağlayarak kent trafiğini rahatlatması planlanan ve belediye kaynaklarıyla inşa edilen en uzun karayolu tüneli olma özelliği taşıyan proje kapsamında, hasar tespiti yapılan taşınmazlara ilişkin teknik incelemeler tamamlandı. Belediye Meclisi tarafından onaylanan esaslar doğrultusunda uzlaşma görüşmeleri yürütülüyor. Hazırlanan program kapsamında hak sahiplerine satın alma, kat karşılığı sözleşme ve destek modeli olmak üzere üç temel seçenek sunuluyor. Taşınmazın arsa ve yapısı güncel piyasa bedeli üzerinden belediye tarafından satın alınabiliyor. Talep edilmesi halinde yalnızca yapının satın alınması ve mülkiyet hakkının korunması mümkün oluyor. Zemin etüdü uygun çıkarsa kat karşılığı model uygulanabiliyor. Bu seçenekleri tercih etmeyen hak sahipleri için de destek paketi devreye alındı. Bu kapsamda 2026 yılı için aylık 30 bin TL kira yardımı ve tek seferlik 25 bin TL taşınma desteği sağlanıyor. Kat karşılığı modelde ise daire teslimine kadar kira desteği sürüyor ve isteyen vatandaşlara sosyal konut imkânı sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Emlak Şube Müdürü Aytaç Koçak, hasarlı yapılar için güncel piyasa koşullarına göre değerleme yapıldığını, uzlaşma ve protokol sürecinin şeffaf şekilde yürütüldüğünü belirtti. Koçak, “Önceliğimiz can ve mal güvenliği. Süreci yurttaşlarımızın inisiyatifi ve onayıyla yürütüyoruz” dedi. Zemin analizlerinin yapılaşmaya uygun çıkmaması durumunda ise belediyeye ait başka alanlardaki konut veya iş yerlerinin hak sahiplerine teklif edileceği, bunun da mümkün olmaması halinde taşınmazların güncel bedelle satın alınacağı ifade edildi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı verilerine göre, 2025 yılında 40 vatandaşa yaklaşık 1 milyon TL taşınma yardımı yapıldı. 2026’da ise 19 vatandaşa 475 bin TL destek sağlandı. Kira yardımı kapsamında 2025’te 13 vatandaşa toplam 4 milyon 320 bin TL ödeme yapılırken, 2026 yılında aylık 30 bin TL olarak güncellenen destekle 60 vatandaşa 1 milyon 675 bin TL ödeme sürüyor. Belediye, teknik çalışmalarla birlikte sosyal destek mekanizmalarını da devreye alarak tahliye sürecini uzlaşma ve güvenlik esaslı bir yaklaşımla tamamlamayı hedefliyor.

Kurum: Kentsel dönüşümde İstanbul ne kadar acilse Kocaeli de o kadar acil Haber

Kurum: Kentsel dönüşümde İstanbul ne kadar acilse Kocaeli de o kadar acil

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum'un konuşmasında satır başları şu şekilde: ''Sizlere Kocaeli sevdalısı olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını, sevgilerini, muhabbetlerini iletiyorum. Yine buradan Başiskele’den Çayırova’ya, Dilovası’ndan Gebze’ye, Kocaeli’nin her hanesindeki her bir kardeşimi de hürmetle selamlıyorum. Hepinize hoş geldiniz, şeref verdiniz, sefalar getirdiniz diyorum kıymetli kardeşlerim. Kocaeli bizi iyi bilir, biz de Kocaeli’yi biliriz. Bu şehir öyle bir şehir ki tarih boyunca hem kardeşi olmuş İstanbul’umuza hem de muhafızı olmuş, Osmanlı cihan devletine giden ufuk olmuştur. Bu nedenle Kocaeli bizim için şehirlerden bir şehir değil; Marmara Bölgemizin parlayan yıldızı, Türkiye’mizin yüz akı, Türkiye Yüzyılı’nın anahtarıdır. Biz şehirlerimize işte öyle bakıyor, bu aşkla, bu şevkle hep beraber belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle, valimizle hizmet ediyoruz. Allah’a hamdolsun ki bugün Kocaeli’mizin hangi ilçesine giderseniz gidin, hangi mahallesini gezerseniz gezin, işte bizim bu aşkla, sevdayla yaptığımız eserlerimizi görürsünüz. Bugüne kadar Kocaeli’mize hemen her alanda sayısız hizmet verdik. Ancak bizim için Kocaeli deyince iki önemli konu daima liste başıdır. Birincisi, Kocaeli havasını ve Körfez’in yeşilini korumak en önemli önceliğimizdir. İkincisi ise kentsel dönüşüm ve sosyal konutlarla, daha önce acı hatıraları olan Kocaeli’mizi depreme dirençli hale getirmektir. Buradaki kardeşlerim iyi bilir; Körfez maalesef çok kötü durumdaydı. Yanında gezdirmiyor, yürütmüyor; çocuklarımız, ailelerimiz burada huzurla vakit geçiremiyordu. Aynı Sayın Cumhurbaşkanımızın 1994’te yaptığı gibi biz de kollarımızı sıvadık. Büyükşehir Belediyemizle birlikte gerçekten tüm dünyaya, tüm Avrupa’ya örnek bir çevre projesini hayata geçirdik. Bu manada Avrupa’nın en kapsamlı çevre projelerinden birine imza attık. On binlerce kamyon dip çamurunu çıkararak sudaki yaşamı yeniden canlandırdık. Havadan görüntüsüne baktığınızda temizlenen yer ile temizliği devam eden yer arasında gözle görülür büyük fark var. Vatandaşlarımız bunu orada gezerken, artık huzur içerisinde yürürken hissedecekler. Temizlemek yetmez; yeniden kirlenmesin diye bölgedeki atık su arıtma tesis sayısını, 12’si ileri biyolojik olmak üzere, 23’e çıkardık. Bu hizmetlerin hiçbirini belki görmüyorsunuz ama arka tarafta Körfez bir daha kirlenmesin diye altyapı işlerini de Büyükşehir Belediyemizle birlikte uyum içerisinde yürütüyoruz. Bir yandan Körfez’i kurtarırken diğer yandan tüm ilçelerimize yeni yeşil alanlar kazandırıyoruz. Bu çerçevede şimdiye kadar dokuz millet bahçemizi vatandaşımızın hizmetine sunduk, dört millet bahçemizin de yapımı devam ediyor. Dilovası Millet Bahçemiz, Gebze Kışlası Sultanorhan Millet Bahçemiz ve Gölcük’te yaptığımız millet bahçemiz şehrimize nefes aldırıyor. Kocaeli bir sanayi şehri; istihdam üreten, ekonomimize katkı sağlayan önemli bir merkez. Ancak hava kirliliğinin de temel nedenlerinden biri bu sanayi faaliyetleridir. Bunun için de önemli çalışmalar yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Dilovası’nda yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında Kömürcüler OSB’yi yeni yerine taşıyarak şehrimizi hava kirliliğinden kurtarıyoruz. Taşıdığımız OSB’lerle birlikte inşa ettiğimiz yaklaşık 3 milyon metrekarelik millet bahçeleriyle daha yeşil, daha nefes alan bir Kocaeli inşa ediyoruz. Bizim için kentsel dönüşümde İstanbul’un aciliyeti neyse Kocaeli’nin aciliyeti de aynıdır. Bu anlayışla Cedit Mahallesi’nde, tüm Marmara Bölgesi’ne örnek olacak 1105 konutluk bir deprem dönüşüm projesi yürütüyoruz. Son dönemde meydana gelen depremler nedeniyle inşaat sürecimiz uzadı. Bunun farkındayız. Ancak artan maliyetleri vatandaşımıza yansıtmayacağız; tamamını devletimiz karşılayacak. Gölcük merkezde yürüttüğümüz dönüşüm projesi kapsamında 750 konut ve iş yerini hayata geçiriyoruz. Gebze Kirazpınar’daki vatandaşlarımız, aynı bölgede yaptığımız 393 rezerv konuta taşınıyor. Tavşancıl’da ise sosyal konutlarla birlikte yaklaşık 5 bin konutluk projeyi hayata geçiriyoruz. Derince Deniz Mahallesi’nde 239 konutumuz, İzmit Sekbanlı-Sepetçi’de 2267 konutumuzun inşaatı devam ediyor. Dilovası, İzmit Cedit ve Gölcük’teki dönüşüm projelerinde hak sahibi vatandaşlarımızın kuralarını inşallah Ramazan Bayramı’ndan sonra çekeceğiz. Cedit’teki konutlarımızın teslimine de bayram sonrasında başlayacak ve mart ayı sonuna kadar tamamlayacağız. Bugün 500 bin sosyal konut projemizin Kocaeli ayağında 10 bin 340 konut için kura çekimini gerçekleştiriyoruz. Bu konutların 4 bin 800’ünü Kocaeli merkezde, 1750’sini Dilovası’nda, 90’ını Derince’de, 1200’ünü Körfez’de, 2 binini Gebze’de ve 500’ünü Çayırova’da inşa edeceğiz. Deprem konutlarında nasıl bir başarı hikayesi yazdıysak, sosyal konutlarımızı da aynı hız ve kararlılıkla hayata geçiriyor olacağız''

"Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik" Haber

"Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin değerli genel başkanları, kıymetli genç kardeşlerim, saygıdeğer hanımefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Kadirli'den Düziçi'ne, Hasanbeyli'den Toprakkale'ye, Sumbas'tan Bahçe'ye, Osmaniye'mizin dört bir yanındaki tüm kardeşlerime sizlerin vasıtasıyla selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı şekilde deprem bölgemiz başta olmak üzere buradan 81 ilimizin tamamına, 86 milyon vatandaşımızın her birine, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza en içten muhabbetlerimi iletiyorum. Cebelibereket Sancağı'nın merkezinde, Kuvayımilliye ruhunun ete kemiğe büründüğü yerde, Çukurova'nın bu bereketli ikliminde sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Millet olarak yüreklerimize kor bir ateş düşüren 6 Şubat depremlerinin birinci seneidevriyesinde sizlerle bir aradayız. Konuşmamın hemen başında asrın felaketinde ebediyete irtihal eden 53 bin 537 vatandaşımızın her birine Cenab-ı Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Sizleri şehitlerimiz için buyurun birer Fatiha okumaya davet ediyorum. Rabbim deprem şehitlerimizin kabirlerini nur, mekanlarını cennet eylesin. Bizleri de Peygamber Efendimiz'in Liva-ül Hamd ismiyle müsemma sancağı altında tüm şehitlerimizle inşallah haşru cem eylesin. "Rabbim böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin" Aynı gün yaşadığımız iki büyük deprem sebebiyle rahmet-i rahmana kavuşan bu kardeşlerimizi unutmayacak, onların hatıralarını kalbimizde ve zihnimizde daima yaşatacağız. Burada bulunan siz kıymetli kardeşlerime, sizlerin şahsında tüm depremzedelerimize ve milletimizin tamamına bugün bir kez daha sabr-ı cemil diliyorum. Rabbim böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü felaketten muhafaza buyursun diyorum. Sevgili Osmaniyeliler, sevgili kardeşlerim; burada şu gerçeği tüm kalbimle bugün sizlerle paylaşmak isterim: Bakın bizler beşer olarak elbette geçmişe dönemeyiz, zamanı durduramayız, kaybettiğimiz canları ne yazık ki geri getiremeyiz. Evet, zaman pek çok şeyin ilacıdır, şifasıdır, yaralarımızın merhemidir ama şurası da bir gerçek ki bazı acıları dindirmeye zaman bile yetmez. 6 Şubat depremlerinde milyonlarca insanımızın kimi anne babasını, kimi kardeşini, kimi canından çok sevdiği evladını, kimi de yoldaşını, hayat arkadaşını kaybetti. Nice kalpler dağlandı, nice hayatlar yarım kaldı, nice canlar bir gecede ahiret yurduna göç eyledi. Tüm bunlar şüphesiz bir milletin tarihi boyunca yaşayacağı en zorlu sınavlardan hafızasında taşıyacağı en çetin imtihanlardan biridir. Fakat biz metanet, sabır, tevekkül ve dirayet sahibi bir milletiz. Şu anda karşımda bu dirayet sahibi milleti görüyorum. Dirayet sahibi Osmaniye'yi görüyorum. Ümitsiz olmayı, yeise kapılmayı yasaklayan bir inancın mensuplarıyız. Biz Müslümanız. Acımız tabii ki fazla. Yaşayacağız, yasımızı tabii ki tutacağız ama geleceğe bakmayı, ne olursa olsun yola devam etmeyi de asla ihmal etmeyeceğiz. Birbirimize destek olduk ve olacağız. Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız. Bizi büyük millet yapan ne kadar kıymet varsa hepsine sıkı sıkıya sarılacak bunlara sahip çıkacağız. İşte bugün sizlere baktığımda hamdolsun tüm bunları başarabilmiş en karanlık gecelerde hem devletine hem milletine güvenebilmiş el ele, sırt sırta, yürek yüreğe vererek bu zorlukların üstesinden gelebilmiş bir vakar tablosu, bir umut zaferi görüyorum. Bundan da büyük bir gurur ve bahtiyarlık duyuyorum. Eğilmediğiniz için, yıkılmadığınız için, umutsuzluk girdabına düşmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Aziz milletim, değerli kardeşlerim; 6 Şubat 2023'te cumhuriyet tarihimizin en yıkıcı felaketiyle sarsıldık. 11 ilimizde 120 bin kilometrekarelik alanda yaşayan 14 milyon insanımız bu afetten doğrudan etkilendi. 53 bin 697 vatandaşımızı kara toprağın bağrına verdik. 107 bin 213 kardeşimiz ise depremden yaralı olarak kurtuldu. 3,5 milyon vatandaşımızı bölgeden tahliye etmek durumunda kaldık. Deprem bölgesindeki 2 milyon 302 bin binadan yaklaşık 39 bin 555'i afet sırasında yıkıldı. 199 binin üzerinde bina ağır hasar alırken 36 bin bina ise orta hasarlı hale geldi. Tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olan bu depremlerin ekonomimize doğrudan maliyeti 104 milyar doları dolaylı maliyeti ise 150 milyar doları buldu. 2023 yılındaki milli gelirimizin yüzde 9'una tekabül eden bu tutar ülkemiz tarihinde doğal afetlerden kaynaklanan en ağır ekonomik kayıptır. Devlet olarak depremin ilk anından itibaren dakikalar içerisinde harekete geçtik ve 650 bin personelimizi hızlıca sahaya intikal ettirdik. Bu süreçte bakanlıklarımız, belediyelerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, hayırseverlerimiz adanmışlık ruhuyla seferber oldu. Ve hamdolsun sonunda devlet-millet dayanışmasının en güzel örneğini sergileyerek depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk. Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. Sevgili Osmaniyeliler, tabii şurası da son derece üzüntü ve endişe vericidir: Biz vatandaşlarımızın hayatını kurtarmaya, onlara yepyeni bir gelecek sunmaya çalışırken maalesef ana muhalefetin başını çektiği bazı çevreler de bu depremden siyasi rant devşirmenin hesabını yapıyordu. Millet ve memleket hayrına ne kadar proje, eser, hizmet veya yatırım varsa hepsine çamur atmayı vazife sayan bu hazımsızlar; bu depremzedelerimizin acılarını menfaate çevirmeye, duygularını istismar etmeye çalıştılar. Deprem turistlerinin atmadıkları iftira, söylemedikleri yalan, yapmadıkları dezenformasyon kalmadı. Çıktılar hep bir ağızdan, koro halinde 'Devlet vatandaşını yalnız bıraktı' dediler. 'Arama kurtarma faaliyetleri, yardım çalışmaları oy rengine göre yapılıyor' dediler. 'Bunlar bu evleri bitiremez' dediler. İşte evler burada! Evler burada! Kardeşlerim, bunların 'bitmez' dediği evler burada. Ne bir işin ucundan tuttular ne de ellerini taşın altına koydular.[2] Maalesef böyle bir mesele bile ne yazık ki bunların gündemine gelmedi, burada da partizanca davrandılar. Peki sonuçta ne oldu? Hepsinin hevesi kursaklarında kaldı. İktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalmasını bekleyenler büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Bunların bizleri yıldırmayı, bizim irademizi kırmayı amaçlayan toksik siyasetine teslim olmadık. Allah'ın izniyle biz bu işin altından kalkarız dedik ve hemen işe koyulduk. Sadece 3 yıl gibi kısa sürede şehirlerimizi yeniden imar ve ihya ettik. İttifak ve iktidar olarak sizlere verdiğimiz sözleri yerine getirdik. İşte rakamlar ortada: Bugüne kadar 433 bin 667'si konut, 21 bin 690'ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladık. Geçtiğimiz 27 Aralık'ta Hatay'ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize gönül huzuruyla teslim ettik. İlk günden itibaren bize inanan, güvenen ve samimiyetle destek olan tüm vatandaşlarıma sizlerin şahsında canıgönülden teşekkür ediyorum. Bu aziz millete layıkıyla hizmet etmeyi, bu aziz milletin hizmetkarı olmayı şahsıma nasip eden Rabbime sonsuz hamdü senalar olsun diyorum. Sevgili Osmaniyeliler, şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, anma yıl dönümleri siyasi polemik yapma, birilerine laf yetiştirme günleri değildir. Bugünler hem acımızı paylaşma hem kayıplarımızı özlemle yad etme hem de milletçe kenetlenmemizi güçlendirme dönemleridir. Ne yazık ki ana muhalefetin başındaki zat dört gündür akla, vicdana, ahlaka sığmayan çirkin bir üslupla bizi hedef alıyor. 'Laf ola beri gele' misali boş atıp dolu tutturmanın derdinde. Oysa bir siyasetçi eserleriyle konuşur. Varsa bir eserin, icraatın, projen çıkar millete anlatırsın. Ama eserin yoksa CHP Genel Başkanı gibi sadece polemik yaparsın, ona buna sataşarak günü kurtarmaya çalışırsın. Hatasını kabul etse, belki biraz mahcup olsa, biraz kendini düzeltse biz de acemiliğine verir, bir yere kadar anlayışla karşılarız. Fakat bunda o erdem de yok. Öyle ya; madem bir işin ucundan tutmuyorsun, bari hizmet edene engel olma. Madem Türkiye’ye hiçbir faydan yok, bari faydası olana engel çıkarma. Üç yıl boyunca sürekli eleştirdiniz, sürekli çamur attınız; bari bugün 455 bin konutu teslim eden devletine bir teşekkür et. Ortadaki başarıyı gör, verilen emekleri, dökülen terleri kuru bir cümleyle de olsa takdir et. Gözü var görmüyor, kulağı var duymuyor, dili var hakkı konuşmuyor. İhtirasları boylarını aşan bu kifayetsizlere sadece şunu hatırlatmak isterim: Kardeşlerim; ters çevirmekle kuyudan minare olmaz. Hakikat güneşi balçıkla sıvanmaz. Sizin de yalanlarınız, çarpıtmalarınız hakikatin yerini alamaz. Siz inkar etseniz de milletim bizim ne yaptığımızı çok iyi biliyor. İşte eserler ortada, konutlar ortada. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. 6 Şubat 2023’ten beri 11 ilimizi ayağa kaldırmak için nasıl çırpındığımızın en yakın şahidi işte bu meydandaki kardeşlerimdir. Burada çok kısa bir şekilde deprem bölgemiz için neler yaptığımızı genel hatlarıyla ifade etmekte fayda görüyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim; depremin yol açtığı kayıp ve zararların telafisi için bugüne kadar toplam 3,6 trilyon lira, yani 90 milyar dolar civarında kaynak kullandık. Hasarların onarılması ve şehirlerimizin depreme karşı daha dirençli hale getirilmesi için 2026 yılı bütçemizde 653 milyar lira ödenek ayırdık. Afet bölgesindeki evlatlarımızın eğitimi, üzerinde durduğumuz konuların başında yer alıyor. Bölgedeki 119 bin 200 dersliğin 9 bin 800'ü kullanılamaz duruma gelmişti. 14 bin 310 derslik inşa ettik. 2 bin 965 dersliğin güçlendirme çalışmalarını bitirdik. Toplam derslik sayımızı 126 bin 675'e çıkardık. Deprem illerimizdeki gençlerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere 14 bin 400 yatak kapasiteli 15 adet yeni yurt projesi yürütüyoruz. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Sağlık altyapısında meydana gelen hasarın telafisi için 123 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Toplamda 5 bin 864 yatak kapasiteli 36 devlet hastanesini bitirdik. İbadethanelerimizi ihya ettik. Kütüphanelerimizi ayağa kaldırdık. Kültür varlıklarımızı, tarihi yapılarımızı ve müzelerimizi onardık. Adalet ve emniyet hizmetlerinin hiçbir aksaklığa mahal verilmeden devam ettirilmesi için gerekli tüm adımları attık. Deprem bölgemizde 203 bin metrekare büyüklüğünde 3 adalet binası ve 1 ceza infaz kurumu inşa ederek hizmete açtık. Toplam 224 bin metrekarelik 9 adalet binası ile 1 ceza infaz kurumunun yapımını da yakında tamamlıyoruz. 60 emniyet binamızın inşa ve onarımı ile jandarmamıza ait 29 hizmet binasının yapımını ve 143 binanın güçlendirme işlemlerini tamamladık. 10 adet hizmet binamızın yapımı ise sürüyor. Depremden etkilenen 11 ilimizdeki huzurevleri, çocukevleri ve sosyal hizmet merkezleri gibi hizmet binalarımızı da yeniden ihya ettik. Sevgili Osmaniyeliler; esnafımızın, sanayicimizin, çiftçimizin, üreticimizin hep yanında olduk. Mücbir sebep hallerini 2025 yılının sonuna kadar uzattık. Prim borçlarını erteledik ve bu borçların 31 Mart 2026'ya kadar yapılandırılmasının önünü açtık. Hizmetlerin aksamadan yürütülmesi için yerel yönetimlere ciddi miktarda nakdi yardımda bulunduk. Böylelikle yol, su, elektrik gibi temel ihtiyaçlarla birlikte eğitim ve sağlık gibi ana hizmetlerin de karşılandığı yaşam alanları oluşturduk. İçme suyu ve atık su altyapısının hızla tesis edilmesi amacıyla 11 deprem ilimizde 8 bin kilometre uzunluğunda boru hattı inşa ediyoruz. Su ve sulama alanında devam eden yatırımlarımız bittiğinde 110 milyar liralık bir rakamı bölgemiz için kullanmış olacağız. Ulaşım yatırımları için harcadığımız tutar 80 milyar lirayı buluyor. Yeni yerleşim alanlarının ulaşımı için 294 kilometrelik bağlantı ve imar yolu yaptık. Enerji ve madencilik sektörlerindeki zararları önemli ölçüde telafi ettik. Depremde zarar gören demiryolu hatlarının onarımını gerçekleştirdik. Hatay ve Malatya havalimanlarını onararak sivil uçuşlara açtık. Her iki havalimanımızda da inşallah yıl sonuna kadar tam kapasite hizmet vermeye başlayacak. Madenli Yat Limanı ve Su Sporları Merkezi'nin yapımını da bu sene bitireceğiz. Deprem bölgemizdeki haberleşme altyapımızı da hızla yenileyerek daha güçlü bir seviyeye taşıdık. 6 Şubat öncesinde 58 bin kilometre olan fiber uzunluğumuz bugün 80 bin kilometreye ulaştı. Yaklaşık 5.300 adet kalıcı baz istasyonu kurduk. Sanayi yatırımlarımızı da süratle hayata geçiriyoruz. Daha burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak nice yatırımı, desteği depremden etkilenen şehirlerimizin emrine verdik. Sevgili kardeşlerim; bütün bunları kardeşlikle, dayanışmayla, paylaşımla başardık. İnşallah omuz omuza verip çok daha fazlasını yine sizlerle birlikte başaracağız. Osmaniye’mize buradan ayrı bir parantez açmak isterim. Depremden sonra Osmaniye’mizde pek çok faaliyet yürüttük. Depremde zarar gören okullarımızın imarından Korkut Ata Üniversitemizin bakım ve onarım çalışmalarına; sağlıktan ulaştırma ve tarım alanındaki ihtiyaçların giderilmesine kadar her sıkıntısında şehrimizin yanında olduk. Bugün konut, köy evi ve iş yeri olmak üzere inşası tamamlanan 12 bin 557 bağımsız bölümün resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Ayrıca 67 bin 813 metrekare büyüklüğündeki Millet Bahçemiz ile diğer yatırımlarımızı resmen sizlerin hizmetine veriyoruz. Toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın şehrimize ve siz Osmaniyeli kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum. Bunların Osmaniye’mize kazandırılmasında emeği geçen herkesi, tüm kurumlarımızı, bakanlıklarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Sizlere şunun da müjdesini vermek istiyorum: 'Ev Sahibi Türkiye' sloganıyla başlattığımız 500 bin sosyal konut projesinde Osmaniye’mize 2.990 konut tahsis ettik. Deprem konutlarımız gibi sosyal konutlarımızı da söz verdiğimiz vakitte inşallah sizlere teslim edeceğiz. Şundan emin olunuz; size ve milletimize asla hayal kırıklığı yaşatmayacak, şahsımıza ve ittifakımıza olan teveccühünüzü asla boşa çıkarmayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle asrın felaketinde ebediyete uğurladığımız tüm kardeşlerime bir kez daha Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Anma programımızı teşrif eden her bir kardeşime, başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere diğer genel başkanlarımıza da, tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum. Tekrar buluşmak dileğiyle sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun, Allah'a emanet olun."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bölgemizde her türlü terörün kökü kurutuluyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bölgemizde her türlü terörün kökü kurutuluyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ev Sahibi Türkiye” 6.973 Kura Çekimi, 1.482 Konut Anahtar Teslimi, Şehir Hastanesi ve Yapımı Tamamlanan Diğer Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: "Dün rahmeti rahmana kavuşan 24, 25, 26 ve 27. dönem Uşak Milletvekilimiz, Ege'nin yiğit evladı Mehmet Altay'a Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Aydın Büyük Menderes'in bereketiyle, zeytiniyle, inciriyle, çalışkan insanlarıyla Türkiye'nin yüz akı şehirlerinden biridir. Adnan Menderes’in demokrasi bayrağını yükselttiği ve kalesi olarak gösterdiği Aydın’ın bizim gönlümüzde her zaman müstesna bir yeri vardır. Aydın’a mahcup olmamak, mahcup etmemek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Büyükşehir belediyemiz bir taraftan, valiliğimiz diğer taraftan, bakanlıklarımız öbür taraftan Aydın için seferber olmuş durumdalar. Devletimizin bütün kurumları tam bir iş birliği içerisinde tam bir koordinasyonla Aydın’ı daha da güzelleştirme ve kalkındırmanın mücadelesini veriyor. Bugün toplam değeri 87.5 milyar lirayı aşan yatırımları şehrimizin hizmetine sunuyoruz. ‘Ev Sahibi Türkiye’ sloganıyla bir konut projesi başlattık. Projemizde ülke genelinde toplam 500 bin sosyal konut inşa edeceğiz. Ayrıca 500 mahalle konağını, 500 anaokulunu, aile sağlığı merkezlerini, gündüz bakım evlerini, taziye evlerini, misafirhaneleri ve spor salonlarını da sosyal konutlarla birlikte Türkiye’mize kazandıracağız. Yüzyılın Konut Projesinin kura çekimlerine geçen ay başladık. Bugün de Aydın’da Merkez’de 2 bin 100, ilçelerde 4 bin 873 olmak üzere toplam 6 bin 973 konutun kurasını çekiyoruz. Konutlarımızın ilk teslimatlarını 2027 yılının mart ayından itibaren yapmak niyetindeyiz. Ana muhalefetin genel başkanı çıkıp ‘Bu evleri bitiremezler’ diyecektir. Kendisinin bile inanmadığı bir sürü argümanı öne sürerek bu evlerin neden yapılamayacağını millete anlatmaya çalışacaktır. 6 Şubat depreminden sonra bize neler neler söylediler. Dünyanın en büyük şantiyesini deprem bölgesinde kurarak 7 gün 24 saat esasıyla çalıştık, çabaladık, millete mahcup olmamak için adeta çırpındık. 27 Aralık’ta yani yıl bitmeden 455 bininci konutun anahtarlarını Hatay’da hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Milletimize söz verdik sözümüzü de yerine getirdik. Biz eserlerimizle, yaptıklarımızla konuşuyoruz. Nasıl 455 bin konutu söz verdiğimiz gibi yaptıysak 500 bin sosyal konutu da aynı hız ve kararlılıkla inşa edeceğiz. Bugün ayrıca, farklı mahallelerimizde inşası tamamlanan bin 467 konut ve 15 işyerini Aydınlı kardeşlerimizin kullanımına sunuyoruz. 64 bin metrekare alana sayılan 4 Millet Bahçemizi hizmete açmıştık. 123 bin metrekare alanda yapımı devam eden 4 Millet Bahçemizi daha çok kısa bir süre içerisinde tamamlayacağız. Açılışını yaptığımız Aydın Şehir Hastanemiz her açıdan Aydınımıza layık bir eser olacak. İçerisinde 365 poliklinik ve 34 ameliyathanenin yer aldığı bin 300 yatak kapasiteli Aydın şehir hastanemizin kurdelesini bugün kesiyoruz. 65.5 milyar liralık yatırıma sahip Aydın Şehir Hastanemizde 2 bin 269 araçlık açık ve kapalı otoparkımız bulunuyor. Nükleer Tıp Merkeziyle, 45 diyaliz cihazla, 16 yanık yatak sayısıyla toplam 250 yoğun bakım yatağıyla her açıdan guru verici bir şifa merkezini kazandırıyoruz. Aydın Şehir Hastanemiz aynı zamanda bir eğitim ve araştırma hastanesi olacak. Aydınlı kardeşim birinci sınıf sağlık hizmetini başka yere gitmeden kendi şehrinde alacak. Aralarında 75 yataklı Çine Devlet Hastanemizin, Didim Devlet Hastanemizin 75 yataklı ek binasını, Nazilli’de 40 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinin de olduğu diğer sağlık yatırımlarımızın da şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Büyükşehir belediyemizin 8 projesini de bugün hizmete açıyoruz. İkinci Dünya savaşı sonrasında kurulan küresel sistem kökten çatırdıyor. Hukukun gücü yerine gücün hukukunun egemen olduğu bir yapıya doğru hızla ilerliyoruz. Yıllardır konforlu bir coğrafyada bulunmanın keyfini çıkaran ülkeler ilk defa hayatın gerçek yüzüyle karşılaşıyor. Bizim senelerdir uğraştığımız meselelerin çok küçük bir kısmıyla onlar da burun buruna gelmeye başladı. Davos'taki tartışmalara baktığımızda küresel sisteme yönelik yaptığımız eleştirilerin artık Batı dünyasında da karşılık bulduğunu görüyoruz. Düne kadar bize küresel sistemi öven Batılı liderler bugün sistemin sorunlarından bahsediyorlar. Bizi acımasızca eleştirenler bugün bize hak veriyorlar. Aynı durum komşumuz Suriye için de geçerlidir. Suriye’deki mazlumlara sahip çıktığımız için 13,5 yıl boyunca bize demediklerini bırakmadılar. Türkiye, Orta Doğu bataklığına saplanıyor dediler. Peki sonuçta ne oldu? Suriye’de zalim rejim devrildi, zulüm bitti. Elinde 1 milyona yakın Suriyelinin kanı olan yönetim yerine, Türkiye’nin çok yakın dostu bir hükümet geldi. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın güçlü liderliğinde ülkemizin de güçlü desteğiyle Suriye hızla toparlanıyor. 13,5 yıllık çatışmaların ardından güvenlik ve istikrar yeniden sağlanıyor. Terör örgütleri işgal ettikleri yerlerden Suriye Ordusu tarafından yavaş yavaş çıkartılıyor. Eski rejim döneminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimiz, yeni Suriye’nin asli parçası oluyor, hakları en üst seviyede teslim ediliyor. DEAŞ denilen terör örgütüyle mücadele eskisinden bile daha güçlü ve kararlı hale geliyor. Bölgemizde her türlü terörün kökü kurutuluyor. Yıllardır ülkemiz için endişe kaynağı olan sorunlar birer birer çözüme kavuşuyor. Suriye’nin kuzeyindeki ayrılıkçı terör tehdidi tamamen ortadan kalkınca sadece Suriye halkı değil tüm bölgemiz rahatlayacak. Hükümet, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. İç siyasette de dış politikada da attığımız her adımı hesaplıyor ondan sonra harekete geçiyoruz. Türkiye, eğil kadroların yönetimdedir. Size bir müjde vermek istiyorum. Aydın Çıldır havalimanının ticari uçuşlara açılması için gerekli çalışmaları başlatıyoruz. Hayırlı ve uğurlu olsun. "

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.