Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Soruşturma

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Soruşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soruşturma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manisa Akhisar’daki cinayetin şüphelisi çiftlik evinde yakalandı Haber

Manisa Akhisar’daki cinayetin şüphelisi çiftlik evinde yakalandı

Husumetlisini tabancayla vurdu Olay, 29 Ağustos’ta Akhisar ilçesi Atatürk Mahallesi 164’üncü Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre G.M., aralarında husumet bulunan Eren Kırmızı ile telefon görüşmesi sırasında tartıştı. Görüşmenin ardından motosikletiyle Kırmızı’nın bulunduğu bölgeye giden G.M., belinden çıkardığı tabancayla Eren Kırmızı’ya ateş etti. Saldırının ardından motosikletine binerek olay yerinden kaçan şüpheli, Kırmızı’yı ağır yaralı halde bıraktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ambulansla hastaneye kaldırılan Eren Kırmızı, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Kırmızı’nın cenazesi, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edilerek toprağa verildi. Firari şüphelinin saklandığı adres belirlendi Cinayetin ardından Manisa Valiliği ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda soruşturma başlatıldı. Manisa İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü teknik ve fiziki takip sonucunda G.M.’nin İzmir’in Karşıyaka ilçesinde bulunan bir çiftlik evinde saklandığı tespit edildi. Manisa ve İzmir emniyet ekipleri, özel harekat polislerinin de desteğiyle şafak operasyonu düzenledi. Operasyonda G.M., saklandığı çiftlik evinde yakalanarak gözaltına alındı. Cinayette kullanıldığı değerlendirilen tabanca ele geçirildi Şüphelinin saklandığı adreste ve üzerinde yapılan aramalarda ruhsatsız bir tabanca ele geçirildi. Silahın Eren Kırmızı’nın öldürüldüğü cinayette kullanıldığı değerlendirildi. İzmir’de yakalanmasının ardından Manisa’nın Akhisar ilçesine getirilen G.M., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan G.M., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Cinayetle ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Adana Ceyhan’da traktör devrildi: Sürücü öldü, 14 yaşındaki oğlu ağır yaralandı Haber

Adana Ceyhan’da traktör devrildi: Sürücü öldü, 14 yaşındaki oğlu ağır yaralandı

Traktör zeytin bahçesine devrildi Kaza, akşam saatlerinde Ceyhan ilçesine bağlı Kurtkulağı Mahallesi Tecirli mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, tarladan evine dönmek üzere yola çıkan Resul Süplün’ün kullandığı 01 ANB 400 plakalı traktör, sürücüsünün kontrolünü kaybetmesi sonucu yol kenarındaki zeytin bahçesine devrildi. Kazanın ardından traktörün altında kalan Resul Süplün ile oğlu Mehmet Yiğit Süplün için yardım çağrısında bulunuldu. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Baba hayatını kaybetti, oğlu ağır yaralandı Olay yerine ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, traktörün altında kalan Resul Süplün’ün yaşamını yitirdiği belirlendi. Kazada ağır yaralanan 14 yaşındaki Mehmet Yiğit Süplün ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Ceyhan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hayati tehlikesinin bulunduğu belirtilen çocuk, burada yapılan ilk müdahalenin ardından daha kapsamlı tedavi için Adana kent merkezindeki bir hastaneye sevk edildi. Resul Süplün’ün cenazesi ise kaza yerindeki incelemelerin tamamlanmasının ardından Adana Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı Jandarma ekipleri, Ceyhan’daki traktör kazasının meydana geliş nedenini belirlemek amacıyla inceleme başlattı. Kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Ahbap Derneği soruşturmasında 5'inci dalga: 20 şüpheli tutuklandı Haber

Ahbap Derneği soruşturmasında 5'inci dalga: 20 şüpheli tutuklandı

49 şüphelinin tamamı hakkında karar verildi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen 49 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan şüpheliler daha sonra nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Hakimlik, 20 şüphelinin tutuklanmasına hükmetti. Diğer şüphelilerden 8'i hakkında ev hapsi uygulanırken, 21 kişi için imza atma ve yurt dışına çıkış yasağını kapsayan adli kontrol tedbirleri kararlaştırıldı. Böylece beşinci dalga operasyonunda gözaltına alınan 49 şüphelinin tamamı hakkında adli işlem yapılmış oldu. Soruşturmanın geçmişi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerin ardından Ahbap Derneği üzerinden toplanan bağışların kullanımına ilişkin inceleme başlatmıştı. Soruşturma kapsamında İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin raporları, özel denetim çalışmaları, derneğin mali kayıtları ve envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ve şüpheli ifadelerinin değerlendirildiği bildirildi. Başsavcılık tarafından yapılan tespitlere göre, 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelere ulaştırılmak amacıyla derneğe 4,3 milyar lira bağış yapıldı. Bu tutarın 4,2 milyar lirasının harcandığı, yaklaşık 950 milyon liranın ise nakit olarak çekildiği belirtildi. Nakit çekimlerden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu bildirildi. Konut ve mal hizmet harcamaları da inceleniyor Soruşturma dosyasındaki incelemelerde 2 milyar liranın üzerinde paranın konut projelerinde, 1 milyar liranın üzerinde tutarın ise mal ve hizmet alımlarında kullanıldığı belirtildi. Konut ve okul harcamalarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı TOKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından incelendiği, mal ve hizmet alımlarına ilişkin çalışmaların ise ayrı bir bilirkişi heyeti tarafından yürütüldüğü aktarıldı. Ayrıca soruşturma kapsamında, İzmit'teki depolarda depremzedelere ulaştırılmak üzere temin edilen çok sayıda yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiğine ilişkin tespitler bulunduğu bildirildi. Bu malzemeler arasında çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet ve kırtasiye ürünlerinin de yer aldığı belirtildi. Beşinci dalgada 49 kişi gözaltına alındı Soruşturma kapsamında 7 Eylül'de İstanbul merkezli 20 ilde operasyon düzenlendi. Hakkında gözaltı kararı bulunan 53 şüpheliden 49'u yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adli işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte operasyonun bu aşamasında 20 kişi tutuklanmış oldu. 29 şüpheli ise tutuklanmadan, çeşitli adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı. Soruşturma, dosyada yer alan mali hareketler, mal ve hizmet alımları, konut ve okul projeleri ile diğer iddialara ilişkin incelemelerle devam ediyor.

Diyarbakır’da şüpheli kadın ölümü: Hamile Nurcan Akpirinç’in ailesi adalet istiyor Haber

Diyarbakır’da şüpheli kadın ölümü: Hamile Nurcan Akpirinç’in ailesi adalet istiyor

Tartışmanın ardından annesini aradı Olay, 20 Haziran akşamı Bağlar ilçesine bağlı Çiçekliyurt Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, dini nikahla birlikte yaşadığı M.A. ile tartışan Nurcan Akpirinç, annesini telefonla arayarak ailesinin yanına gitmek istediğini söyledi. Ailenin aktardığına göre Akpirinç’in annesi, kızının daha önce de benzer şekilde evden ayrılmak istediğini belirterek başka bir yakınının evine gitmesini istedi. Bir süre sonra Akpirinç’ten haber alamayan ailesi, genç kadının yaşadığı eve gitti. Ancak aileye Nurcan’ın evde olmadığı söylendi. Ailesi evden ayrıldıktan yaklaşık 2 saat sonra ise genç kadının aynı evin misafir odasında asılı halde bulunduğu haberini aldı. İhbar üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde Nurcan Akpirinç’in hayatını kaybettiği belirlendi. Cenaze, olay yerindeki incelemenin ardından otopsi için morga kaldırıldı. Kesin ölüm nedeni henüz belirlenmedi Otopsi tutanağında Nurcan Akpirinç’in kesin ölüm nedeninin henüz tespit edilemediği belirtildi. Ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla genç kadından toksikolojik ve histopatolojik incelemelerde kullanılmak üzere kan ve doku örnekleri alındı. Ayrıca cesedin boyun bölgesinden elde edilen çift hatlı halat da delil olarak muhafaza altına alınarak incelemeye gönderildi. Kesin ölüm nedeninin yapılacak laboratuvar ve patolojik incelemelerin ardından netleşmesi bekleniyor. Ablası: "Kardeşim evin içinde asılı bulundu" Nurcan Akpirinç’in ablası Pınar Akpirinç, olay günü yaşananlara ilişkin ailesinin anlatımlarını paylaştı. Pınar Akpirinç, kardeşinin ölümünden önce annesini arayarak eşiyle tartıştığını ve ailesinin yanına gelmek istediğini söylediğini aktardı. Ailenin daha sonra eve gittiğini belirten Akpirinç, kendilerine Nurcan’ın evde olmadığının söylendiğini ifade etti. Ablası, aile eve döndükten yaklaşık 2 saat sonra kardeşinin hayatını kaybettiğini öğrendiklerini belirterek, Nurcan’ın evin içinde asılı halde bulunduğunu söyledi. Pınar Akpirinç ayrıca kardeşinin hamile olduğunu ve iki çocuğunun bulunduğunu belirterek, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. "Kayınvalidem beni öldürecek" mesajı gönderdiğini öne sürdü Pınar Akpirinç, kardeşinin ölümünden önce kendisine kayınvalidesiyle ilgili endişelerini aktardığını da ileri sürdü. Ailesinin anlatımına göre Nurcan, hamile olduğunu öğrendikten sonra ablasına mesaj gönderdi. Pınar Akpirinç, kardeşinin kendisine kayınvalidesi tarafından öldürülebileceğine ilişkin bir mesaj attığını söyledi. Bu iddianın ardından aile, Nurcan’ın ölümünün intihar olarak değerlendirilmeden tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini savundu. Akpirinç ailesi ayrıca genç kadının eşi ve ailesinin olay sonrasındaki davranışlarının da soruşturulmasını talep etti. Aile, M.A. ve yakınlarından şikayetçi oldu Nurcan Akpirinç’in ailesi, olayın ardından M.A. ile ailesinden şikayetçi oldu. Pınar Akpirinç, kız kardeşinin ölümünden sonra M.A. ve ailesinin ifadeye çağrılma sürecine ilişkin de eleştirilerde bulundu. Ablası, M.A. ile babasının olaydan iki gün sonra, annesinin ise altı gün sonra ifade verdiğini iddia ederek, soruşturmanın daha kapsamlı yürütülmesi gerektiğini savundu. Nurcan’ın babası Hasan Akpirinç de kızının ölümünün şüpheli olduğunu belirterek eşi ve ailesinden şikayetçi olduğunu söyledi. Soruşturma devam ediyor Nurcan Akpirinç’in ölümüyle ilgili adli soruşturma sürerken, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için yapılan incelemelerin sonucu bekleniyor. Ailenin dile getirdiği şiddet, tehdit ve olayın oluş şekline ilişkin iddiaların da soruşturma kapsamında değerlendirilmesi bekleniyor. Son dönemde dosyayla ilgili kamuoyuna yansıyan bilgilerde, ailenin ölümün aydınlatılması yönündeki çağrısını sürdürdüğü ve soruşturmanın tüm yönleriyle yürütülmesini istediği belirtildi. Nurcan Akpirinç’in ölümünün cinayet mi yoksa intihar mı olduğu yönünde şu aşamada kesinleşmiş bir adli tespit bulunmuyor. Kesin ölüm nedeni, devam eden incelemelerin ardından netlik kazanacak.

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet Haber

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet

Mahkeme ayrıca her iki sanık hakkında, “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası verdi. Sayyora’nın kaybolmasıyla soruşturma başladı Özbekistan’dan 28 Aralık’ta Türkiye’ye gelen Sayyora Ergashaliyeva’dan 23 Ocak’tan itibaren haber alınamaması üzerine ailesinin ihbarıyla soruşturma başlatıldı. Polis ekiplerinin yaptığı araştırmada, Sayyora’nın daha önce Durdona Khakımova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki evde bulunduğu belirlendi. Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesiyle Sayyora’nın 23 Ocak’ta eve girdiği, kısa süre sonra Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in de aynı adrese geldiği tespit edildi. Görüntülerde iki sanığın ertesi gün evden çok sayıda siyah çöp poşetiyle çıktığı, daha sonra beyaz bir valizle adresten ayrıldığı belirlendi. Sanıkların ticari taksiyle Fatih’e gittikleri, valizde bulunan parçaları bir çöp konteynerine bıraktıkları ve ardından Yenikapı Marmaray İstasyonu’na yürüdükleri tespit edildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında, Sayyora Ergashaliyeva’nın da aynı evde öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak İstanbul’un farklı ilçelerindeki çöp konteynerlerine bırakıldığı ortaya çıkarıldı. Sanıklar cinayetlerle ilgili farklı savunmalar yaptı Anadolu 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar, avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı hazır bulundu. Gofurjon Kamalkhodjaev savunmasında Sayyora Ergashaliyeva’nın dini nikahlı eşi olduğunu ileri sürdü. Sayyora’yı “namus” gerekçesiyle kendisinin öldürdüğünü savunan Kamalkhodjaev, cinayeti tek başına işlediğini ve Dilshod Turdimurotov’un olay sırasında kendisine yardım etmediğini iddia etti. Kamalkhodjaev, Sayyora’nın ölümünün ardından evde bulunan kanlı battaniye ve kıyafetleri poşetlerle dışarı çıkardığını, ancak cesedi kendisinin parçalamadığını öne sürdü. Durdona Khakımova’nın öldürülmesiyle ilgisinin bulunmadığını ve diğer sanığın kendisinden yardım istediğini belirterek valizi birlikte taşıdıklarını söyledi. Dilshod Turdimurotov ise Durdona Khakımova’yı “namus meselesi” nedeniyle öldürdüğünü kabul etti. Cesedi parçaladığını söyleyen Turdimurotov, yaptığı eylemlerden dolayı pişman olduğunu ve en ağır cezayı hak ettiğini ifade etti. Sanıkların duruşmadaki beyanları birbirleriyle örtüşmezken, mahkeme heyeti dosyadaki delilleri ve savcılığın esas hakkındaki mütalaasını değerlendirdi. Savcı iki sanık için de ağırlaştırılmış müebbet istedi Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca sanıkların “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan da ikişer kez 7’şer yıl hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Mahkeme kararını açıkladı Mahkeme heyeti, yargılamanın sonunda her iki sanığı da iki ayrı cinayet nedeniyle 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanıklar ayrıca “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası aldı. İddianamede cinayetlerin ayrıntıları yer aldı Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların birlikte hareket ederek önce Sayyora Ergashaliyeva’yı bıçakla öldürdükleri ve cesedini parçaladıkları belirtildi. İddianamede, cesedin baş, ayak ve kollarının çöp poşetleri içerisinde olayın yakınındaki konteynerlere, ana gövdenin ise Fatih’te bir caminin yakınındaki çöp kutusuna bırakıldığı aktarıldı. Daha sonra aynı eve dönen sanıkların Durdona Khakımova’yı da bıçakla öldürdükleri, cesedini parçaladıktan sonra çöp poşeti ve valizle farklı bir noktadaki konteynere bıraktıkları ifade edildi. Savcılık iddianamesinde iki sanığın eylemleri birlikte gerçekleştirdiği değerlendirilirken, her iki sanık hakkında iki ayrı cinayetten ağırlaştırılmış müebbet ve hırsızlık suçundan ayrıca hapis cezası talep edilmişti.

Girne'deki gemi faciasında 9 şüphelinin tutukluluğu uzatıldı Haber

Girne'deki gemi faciasında 9 şüphelinin tutukluluğu uzatıldı

Şüpheliler, "tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlaması kapsamında yeniden mahkemeye çıkarıldı. Mahkemede soruşturmanın geldiği aşamaya ilişkin bilgi veren tahkikat memuru, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 5 kişinin daha arandığını bildirdi. 239 kişi kurtarıldı, 14 kişinin aranmasına devam ediliyor Tahkikat memuru, kazanın ardından gemide bulunan 239 kişinin kurtarıldığını, 14 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını ve 14 kayıp kişinin bulunması için arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Otopsi işlemleri tamamlanan cenazelerde ölüm nedeninin suda boğulma olarak tespit edildiği aktarıldı. Soruşturma kapsamında bugüne kadar 294 kişinin ifadesinin alındığı belirtildi. Ayrıca geminin 2003 yılında karıştığı kazaya ilişkin hazırlanan raporların tercüme edilerek incelenmesinin planlandığı kaydedildi. Kayıp yolcunun gönderdiği görüntü soruşturmaya girdi Mahkemede verilen bilgiler arasında, kayıp yolculardan birinin kaza sırasında ailesine gönderdiği görüntüler de yer aldı. Tahkikat memuru, söz konusu videoda geminin sol kızağının koptuğunun açık şekilde görüldüğünü ve geminin bu duruma rağmen seyrine devam ettiğinin tespit edildiğini söyledi. Görüntünün yanı sıra kazanın meydana geliş şekli, geminin teknik durumu ve sefer sırasında alınan kararların da soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Kaptan ve mürettebatın belgeleri Türkiye'den bekleniyor Soruşturmanın önemli başlıklarından biri de gemi kaptanı ve mürettebatın sahip olduğu belgeler oldu. Tahkikat memuru, kaptan ve mürettebata ilişkin Türkiye'den talep edilen resmi evrakın henüz ulaşmadığını ifade etti. Belgelerin teslim alınmasının ardından mevcut bilgilerle karşılaştırmalı inceleme yapılacağı bildirildi. Soruşturma kapsamında geminin geçmişine ilişkin belgelerin de incelenmesiyle kazaya neden olan şartların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Şüpheli avukatları suçlamaları kabul etmedi Duruşmada savunma yapan şüpheli avukatları ise kazanın müvekkillerinin tedbirsizliği veya dikkatsizliğinden kaynaklanmadığını ileri sürdü. İkinci kaptanın avukatı, müvekkilinin kendisine verilen görevleri yerine getirdiğini savunarak, ikinci kaptanın olay kapsamında şüpheli yerine tanık olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. 9 şüphelinin tutukluluğu 7 gün daha sürecek Mahkeme, soruşturmanın selameti ve devam eden adli işlemleri gerekçe göstererek 9 şüphelinin tutukluluk halinin 7 gün daha sürmesine karar verdi. Soruşturma kapsamında 5 kişinin daha arandığı bildirilirken, Türkiye'den beklenen resmi belgelerin ulaştırılması ve geminin geçmişine ilişkin raporların incelenmesinin ardından soruşturmanın kapsamının genişlemesi bekleniyor. Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasında hayatını kaybedenlerin ve kayıp kişilerin yakınlarının bekleyişi sürerken, arama-kurtarma faaliyetleri ile adli soruşturmanın eş zamanlı olarak devam ettiği bildirildi.

Girne'deki gemi faciasında kayıp Mehmet Bayhan'ın kardeşi: "Gemi çok su alıyor dedi" Haber

Girne'deki gemi faciasında kayıp Mehmet Bayhan'ın kardeşi: "Gemi çok su alıyor dedi"

30 Ağustos'ta Girne Limanı'ndan Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere hareket eden katamaran tipi yolcu gemisi, sefer sırasında alabora oldu. Gemide bulunan 267 kişiden bir bölümü kurtarılırken, kazada can kayıpları yaşandı ve kayıp yolcular için arama çalışmaları başlatıldı. Son açıklamalara göre hayatını kaybedenlerin sayısı 14'e yükselirken, 14 kişinin de halen kayıp olduğu bildirildi. Mehmet Bayhan kazadan hemen önce kardeşini aradı Kayıp Mehmet Bayhan'ın kardeşi Ahmet Bayhan, ağabeyinin 30 Ağustos günü kendisini telefonla aradığını belirtti. Görüşmenin saat 12.11 sıralarında gerçekleştiğini söyleyen Bayhan, ağabeyinin daha önce böyle bir gemiye binmediğini ve telefon görüşmesinde geminin su aldığını ifade ettiğini aktardı. Ahmet Bayhan, ağabeyinin kendisine yolcuların geminin geri dönmesini istediğini ancak kaptanın bu taleplere karşılık vermediğini söylediğini belirtti. Bayhan, yaklaşık bir dakika süren görüşmenin ardından ağabeyinin kendisine "Yukarı gitmem gerekiyor" dediğini ve telefonu kapattığını anlattı. Bu görüşmeden sonra Mehmet Bayhan'a ulaşmaya çalıştıklarını ancak herhangi bir sonuç alamadıklarını söyledi. "Bu olayın peşini bırakmayacağız" Ağabeyinin halen kayıp olmasının aile açısından büyük bir belirsizlik oluşturduğunu ifade eden Ahmet Bayhan, kazada sorumluluğu bulunanların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Bayhan, yaşananların ardından çok sayıda ailenin acı içinde kaldığını belirterek, olayda ihmali veya sorumluluğu bulunan kişilerin belirlenmesi için hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti. Aileler kayıp yakınlarından gelecek haberi bekliyor Mehmet Bayhan'ın ailesinin avukatı Gurbet Bilbay da kazaya ilişkin soruşturmanın tüm yönleriyle yürütülmesi gerektiğini belirtti. Bilbay, geminin daha önce herhangi bir hasarının bulunup bulunmadığının, kazanın yaşandığı gün deniz ve hava koşullarının nasıl olduğunun ve gemide görev yapan personelin gerekli belge ve yeterliliklere sahip olup olmadığının araştırılması gerektiğini söyledi. Ailelerin önceliğinin kayıp Mehmet Bayhan'a ulaşılması olduğunu vurgulayan Bilbay, belirsizliğin yakınları açısından en ağır süreçlerden biri olduğunu ifade etti. Avukat Bilbay ayrıca, olayın yalnızca bir tedbirsizlik veya dikkatsizlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, soruşturma ve hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Arama kurtarma çalışmaları sürüyor Girne açıklarında yaşanan deniz faciasının ardından Türkiye ve KKTC'nin ilgili kurumları tarafından denizden ve havadan arama çalışmaları yürütülüyor. Kayıp kişilere ulaşılması için farklı arama kurtarma unsurlarının bölgede çalışmalarını sürdürdüğü bildiriliyor. Kazayla ilgili soruşturma kapsamında gemi kaptanı, mürettebat, şirket çalışanı ve liman görevlilerinin de aralarında bulunduğu kişiler hakkında adli işlem başlatılmıştı. Soruşturmanın geminin sefer öncesi durumu, gerekli izin ve belgeleri ile kazanın meydana geliş koşullarını da kapsadığı bildirildi. Mehmet Bayhan'ın ailesi ise arama çalışmalarından gelecek haberi beklerken, kazanın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve varsa sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.