Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sorumluluk

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir Tayyip Erdoğan gider bin Tayyip Erdoğan gelir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir Tayyip Erdoğan gider bin Tayyip Erdoğan gelir

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada gençlik politikalarından siyasi mücadele vurgusuna, “Türkiye Yüzyılı” hedefinden muhalefete yönelik eleştirilere kadar geniş kapsamlı mesajlar verdi. Erdoğan, gençlerin ülkenin geleceğinde belirleyici rol oynayacağını vurgulayarak “Gençleri hafife alan bir hareketin başarı şansı yoktur” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarda geçen 23,5 yılı değerlendirerek gençlerle kurdukları bağı “siyasi başarılarının temel unsurlarından biri” olarak tanımladı. Gençlere seslenen Erdoğan, eğitimden spora, bilimden siyasete kadar her alanda destek vurgusu yaparak, “Türkiye Yüzyılı’nı sizler tamamlayacaksınız” ifadelerini kullandı. Gençlere hitabında Türkiye’nin tarihi ve kültürel mirasına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vatan sizindir, bu bayrak sizindir” sözleriyle birlik ve aidiyet mesajı verdi. Gençlerin ülkenin geleceğinde sorumluluk üstleneceğini belirten Erdoğan, devletin tüm imkanlarının gençler için seferber edildiğini söyledi. https://twitter.com/RTErdogan/status/2057026823792279743 SİYASİ MÜCADELE VE İKTİDAR VURGUSU Konuşmasının devamında siyasi hayatına ve iktidar sürecine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, mücadele ve risk alma üzerinden güçlü bir siyasi irade vurgusu yaptı. Eleştiriler karşısında geri adım atmadıklarını belirten Erdoğan, “Kolayı değil, zoru seçtik” ifadelerini kullandı. Erdoğan ayrıca, geçmişte yaşanan siyasi süreçlere atıfta bulunarak fedakârlık ve mücadele üzerinden kendi siyasi hareketini tanımladı. İktidarın “milletin takdiriyle şekillendiğini” söyleyen Erdoğan, seçim sonuçlarına ve toplumsal desteğe dikkat çekti. "Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bize düşen, bizden öncekilerden devraldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir. Bizim davamız budur; bizim misyonumuz budur. Bizim arzumuz, gayemiz, amacımız işte budur. Yarın ruz-ı mahşerde huzura vardığımızda vazifesini hakkıyla yapmış olmanın yüz akına sahip olabilirsek bu bize ziyadesiyle yeter; gayrısı boştur, gayrısı laf-ı güzaftır. Bizden öncekiler bu davaya, bu harekete ömürlerini verdiler. Hamdolsun, bizim yaptığımız da budur. Biz, Allah’a sonsuz hamdüsenalar olsun bu hareketin içinde doğduk, bu hareketle büyüdük. Vakti zamanı gelince dava taşını omuzladık. Allah’ın yardımıyla o dava taşını gücümüz yettiğince eğilmeden, bükülmeden taşıdık ve taşımaya da devam ediyoruz. Biz, üzerimizde milletin, memleketin, ümmetin mesuliyetini taşıyoruz" diye konuştu. MUHALEFETE MESAJ Konuşmada muhalefete de dolaylı göndermelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eleştirileri “konforlu alanlardan yapılan değerlendirmeler” olarak nitelendirerek, siyasi sorumluluk ve bedel vurgusu yaptı. Erdoğan, konuşmasının sonunda AK Parti’nin misyonunun “millete hizmet ve sorumluluk taşıma” üzerine kurulu olduğunu ifade ederek, iktidarın hem Türkiye’nin hem de “mazlum coğrafyaların” yükünü taşıdığını söyledi.

Bursa Yıldırımlı marifetli gençler büyüklerle buluşuyor Haber

Bursa Yıldırımlı marifetli gençler büyüklerle buluşuyor

BURSA (İGFA) - Bursa'nın Yıldırım ilçesindeki proje kapsamında liseli öğrenciler ile yaşlı bireyler bir araya getirilerek kuşaklar arası dayanışmanın güçlendirilmesi, öğrencilerin toplumsal hayata aktif katılımının artırılması ve yaşlı bireylerin moral motivasyonuna katkı sağlanması hedeflendi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde yer alan erdem, değer ve eylem bütünlüğü çerçevesinde yürütülen proje; öğrencilerin yalnızca akademik ve mesleki becerilerle değil, aynı zamanda vefa, saygı, empati, sorumluluk, yardımlaşma ve toplumsal duyarlılık gibi değerlerle yetişmesine katkı sundu. Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Öğretmeni Hacer Esen koordinatörlüğünde yürütülen projede, okulda görev yapan gönüllü 16 öğretmen ve 75 öğrenci görev alıyor. Ocak ayında başlatılan proje kapsamında ilk ziyaretler gerçekleştirildi. Öğrenciler, ziyaretlerde yaşlı bireylerle sohbet ederek vakit geçirdi, günlük yaşamlarında destek oldu, ev işlerine yardımcı oldu ve çeşitli sosyal etkinlikler düzenledi. Mayıs ayına kadar sürmesi planlanan proje kapsamında şimdiye kadar 16 yaşlı vatandaş ziyaret edildi. Belirlenen öğrenci gruplarının, öğretmenleri eşliğinde sorumlu oldukları yaşlı bireyleri her ay düzenli olarak ziyaret etmeleri hedefleniyor. Proje sürecinde ev ziyaretlerinin yanı sıra ortak piknikler, iftar programları ve sosyal buluşmalar da düzenlenerek yaşlı bireylerin sosyal hayata katılımı ve moral motivasyonlarının artırılması amaçlanıyor. Projede görev alan 16 öğretmenin, kendi belirledikleri öğrenci gruplarıyla sorumlu oldukları yaşlı bireyleri 5 ay boyunca ayda bir kez ziyaret etmesi planlanıyor. Aynı öğrenci grubunun aynı yaşlı bireyle düzenli olarak buluşması sayesinde ziyaretlerin süreklilik kazanması ve kuşaklar arasında kalıcı gönül bağlarının kurulması hedefleniyor. Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ömer Yılmaz, projenin öğrenciler açısından önemli bir sosyal sorumluluk çalışması olduğunu belirtti. Söz konusu proje ile gençlerin büyüklerimizin kapısını çalıyor, hâlini hatırını sorduğunu ifade eden Müdür Yılmaz, "İhtiyaç duydukları konularda destek oluyor ve en önemlisi gönüllere dokunuyor. Büyüklerimiz de öğrencilerimize hayat tecrübelerini, dualarını ve sevgilerini aktarıyor. Böylece iki nesil arasında çok kıymetli bir gönül köprüsü kuruluyor. Biz inanıyoruz ki marifetli gençlik; sadece üreten, öğrenen ve başaran gençlik değil, aynı zamanda paylaşan, hisseden ve toplumuna değer katan gençliktir. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde desteklerini esirgemeyen Yıldırım Kaymakamlığımıza, proje koordinatörümüz Sağlık Hizmetleri Öğretmeni Hacer Esen’e, gönüllü öğretmenlerimize ve özveriyle projeye katılan öğrencilerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Proje koordinatörü Sağlık Hizmetleri Öğretmeni Hacer Esen ise “Nesiller Buluşuyor” projesinin hem öğrenciler hem de yaşlı bireyler açısından önemli kazanımlar sunduğunu söyledi.

Almanya Rusya 'ya askeri önlem hazırlığında Haber

Almanya Rusya 'ya askeri önlem hazırlığında

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Carsten Breuer ve bakanlık yetkilileri ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni döneme ilişkin yol haritasını açıkladı. Konuşmasına "Dünya daha öngörülemez ve daha tehlikeli hale geldi" diyerek başlayan Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni stratejisinin öncelikle caydırıcılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Boris Pistorius, Almanya'nın yeni askeri stratejisinin askeri personel sayısının artırılması, NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlenilmesi ve teknolojik yatırımlarla hava savunmasının güçlendirilmesi aşamaları olduğunu açıkladı. Almanya ilk kez askeri stratejik belge ile yol haritasını duyurdu Önümüzdeki yıllarda oluşabilecek tehditleri öngörebilmek ve alınacak önlemleri belirlemek için ilk kapsamlı askeri stratejisini benimsediklerini ifade eden Boris Pistorius, bu kapsamda ilk olarak Alman ordusundaki asker sayısına odaklandıkları söyledi. Bunun da 2029, 2035 ve 2039 yılları olmak üzere üç aşamada tamamlanacağını ifade eden Alman Bakan, "Aktif görevdeki askerler, yedek askerler ve sivil personel sayısını artırmaya devam edeceğiz. Bu çerçevede en az 460 bin muharebeye hazır askere sahip olmayı hedefliyoruz" dedi. Pistorius, Almanya'nın önümüzdeki yıllarda NATO içinde daha fazla sorumluluk üstleneceğini de ifade etti. Boris Pistorius, ülkesinin hava savunma sistemlerine odaklanacağını kaydederek, "Hava savunması Almanya için de NATO için de kilit alan olacak. İnsansız hava araçları (İHA) ve hava savunma sistemleri önümüzdeki dönemde bizlerin öncelikli konuları olacak" şeklinde konuştu. "Stratejik hedeflere ulaşmak için tüm askerlerin şartlarını iyileştireceğiz" Almanya'nın hedefinin 2039 yılına kadar Avrupa'nın en konvansiyonel ordusunu kurmak olduğunu vurgulayan Almanya Savunma Bakanı, "Kısa ve orta vadeli hedeflerimiz ordumuzun tüm boyutlarıyla savunma yeteneklerini en yüksek seviyeye çıkarmak olacak. Uzun vadede ise silahlı kuvvetlerimizin, gelişmiş silah sistemleri ve yapay zeka araçları kullanarak teknolojik üstünlük yeteneğine kavuşmasını sağlamak" ifadelerini kullandı. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, yeni yol haritası kapsamında silahlı kuvvetlerdeki bürokrasiyi azaltmayı da arzu ettiklerini söyleyerek, "Yeni açıkladığımız bu stratejik hedeflere ulaşmak için yedekler dahil tüm askerlerin şartlarını iyileştireceğiz, bürokrasiyi azaltacağız, askeri yapıları da hızla modernize edeceğiz" diye konuştu. Alman Bakan Pistorius, konuşmasını "Hepimizin kabul etmesi gereken şey şu ki barış ve özgürlük, refah ve hoşgörü artık kendiliğinden var olan şeyler değil, savunulması gereken şeylerdir. Bu da onları savunabilecek yeteneğe sahip olmamız gerektiğini gösteriyor" diyerek tamamladı. Rusya ana tehdit olarak görülüyor Pistorius'un basın toplantısı sırasında gazetecilere dağıtılan ve ilk kez Alman Silahlı Kuvvetleri'nin stratejisini ortaya koyan belgelere göre Almanya Rusya'yı ana tehdit olarak görüyor. Söz konusu strateji belgelerinde Rusya'nın yeniden silahlanarak NATO ile askeri bir çatışmaya hazırlandığı ve askeri gücün kullanımını çıkarlarını korumak için meşru bir araç olarak gördüğü vurgulanıyor. Belgelerde Rusya'nın Batı'yı temelde düşman olarak gördüğü, demokratik devletlerin NATO'ya katılımını kuşatma olarak nitelendirdiğine dikkat çekiliyor. Rusya'nın kasıtlı olarak hibrit yöntemler kullanarak casusluk, sabotaj, siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları yaptığı savunulurken, "Rus liderliği NATO'nun bütünlüğünü zayıflatmayı ve ABD'nin Avrupa'dan kopmasını sağlamayı hedefliyor. Amaç, NATO'nun başarısızlığı ve Rusya'nın Avrupa'daki nüfuz alanının genişlemesi" ifadelerine yer veriliyor. Yeni strateji belgelerinde ABD'nin siyasi açıdan ve askeri gücüyle NATO ittifakı için vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu vurgulansa da Washington yönetiminin müttefiklerinden kendi güvenliklerini sağlamak için daha fazla çaba sarf etmelerini beklediğine işaret ediliyor. Bu nedenle Almanya'nın diğer müttefiklerle birlikte ortak Avrupa-Atlantik güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine işaret ediliyor.

Siyasilerden 23 Nisan mesajları Haber

Siyasilerden 23 Nisan mesajları

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, egemenliğin millete ait olduğunu belirterek, geleceğin çocukların olduğunu vurguladı. Kurum, gülüşleri ve neşeleriyle dünyayı güzelleştiren tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının esareti hiçbir zaman kabul etmeyen Türk milletinin yeniden doğuşunun ve milli egemenliğin en önemli simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Tunç, Türkiye Yüzyılı’nın araştıran, sorumluluk alan ve ülkesine bağlı nesillerin omuzlarında yükseleceğini belirtti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş ise 23 Nisan’ın milli egemenliğin ilan edildiği ve çocuklara armağan edilen eşsiz bir bayram olduğunu kaydetti. Kurtulmuş, bu vesileyle Mustafa Kemal Atatürk’ü, Birinci Meclisin kurucu kadrolarını, şehit ve gazileri saygı ve minnetle andığını belirtti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de yayımladığı mesajda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı idrak ettiklerini belirtti. Tekin, 23 Nisan’ın milletin istiklal mücadelesinin anlam kazandığı, egemenlik bilincinin çocuklara emanet edildiği ve dünya çocukları arasında dostluk köprülerinin kurulduğu özel bir gün olduğunu ifade etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik yayımladığı mesajda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladığını belirtti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi mesajında, 23 Nisan 1920’nin millet iradesinin tecelli ettiği ve bağımsızlık kararlılığının dünyaya ilan edildiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Çiftçi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı günden bu yana milli egemenliğin ve demokrasinin en güçlü teminatı olduğunu vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise yayımladığı mesajda, Mustafa Kemal Atatürk’ün bayramı çocuklara, egemenliği ise millete armağan ettiğini hatırlatarak, bu anlamlı günün coşkuyla kutlanmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Bayram Ali Ersoy yayımladığı mesajda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak yayımladığı mesajda ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak, Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle andı.a

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazetecilik hakikatin peşinde toplumun pusulasıdır Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazetecilik hakikatin peşinde toplumun pusulasıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gazeteci ve Yazarlarla İftar Programı”nda yaptığı konuşmada gazetecilik mesleğinin önemine dikkat çekerek, gazetecilerin ve yazarların toplumun hafızasını oluşturduğunu belirterek, güncel gelişmeleri kayıt altına almanın ve geleceğe aktarmanın büyük sorumluluk gerektirdiğini söyledi. Ramazan ayının bireysel ve toplumsal muhasebe açısından önemli bir dönem olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle hakikatin peşinde olan gazeteciler için bu sürecin ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Basın mensuplarının kalemleri ve emekleriyle toplumun düşünce dünyasına önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Dezenformasyonla mücadelenin önemine işaret eden Erdoğan, günümüzde bilgi akışının hızlanmasıyla birlikte yanlış ve maksatlı içeriklerin de yayılmasının kolaylaştığını belirterek, “Hakikat ile söylenti arasındaki sınırın belirsizleştiği bir dönemde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür” diye konuştu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Sizlerin de bildiği üzere, gazeteciler ve yazarlar, toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek de, yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak da, büyük bir sorumluluk… pic.twitter.com/HXZw0A0P1f — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 17, 2026 Devletin ilgili kurumlarıyla birlikte dezenformasyona karşı mücadele yürüttüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte basın mensuplarına da önemli görevler düştüğünü ifade etti. Konuşmasında geçmiş dönem medya düzenine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vesayetçi anlayışın geride kaldığını belirterek, “Bugün daha özgür, daha çoğulcu ve daha renkli bir basın iklimine sahibiz. Bu ortamı koruyup güçlendirmek istiyoruz” dedi. Erdoğan, konuşmasının sonunda gazetecilere çalışmalarında başarılar dileyerek, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. İkinci günü idrak edilen Ramazanın katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah'tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, 'Kim var?' denildiğinde, sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. "SİZİNLE BİRLİKTE YÜRÜMEK BENİM İÇİN AYRI GURURDUR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı program vesilesiyle bugün Türkiye'nin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum. Rabb'im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini aktararak, genç kardeşlerine bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın, suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü dile getirdi. Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizlere bakınca 'Benim sadık yârim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı hâline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum." "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL, DOĞRU DA DEĞİL" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan katılımcıları ve Cemre Vakfını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor" diye konuştu. Hava, su ve toprağın, artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikro plastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri hâline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz." Gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfının, farkında olmakla sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı, harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kâinatla, kâinatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimiz, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız." Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZİ 'BİR CEMRE DE SEN OL' DİYEREK CEMRE VAKFIMIZA ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM" Amerikan yerlilerine atfedilen "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hâle geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda kendimizin, insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kâinattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre Vakfı ve Cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine, yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum. Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi 'Bir cemre de sen ol' diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördükleri tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösterdiklerini kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlayın, şu kavram fakire aittir. Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hâllettik. Kökü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i, tekrar Boğaz'ın incisi hâline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri hâline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik" diye konuştu. "RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNİ YAYGINLAŞTIRARAK YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayarak, şehirlerin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdüklerini belirterek, "Rüzgâr ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalanların inşasının da hızla devam ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız." "SIFIR ATIK PROJESİ BUGÜN GELİNEN NOKTADA KÜRESEL BİR ÇEVRE HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ" Türkiye'nin çevre konusunda, küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin önünde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre projelerinin çatısını sıfır atık anlayışının oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31'in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya'da 200'e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık 'Söz değil, eylem zamanı' diyeceğiz. Çevreye, afetlere ve topluma dair ilk ısıyı büyütme gayretiyle kurulan Cemre Vakfımızın bizlere bu mücadelemizde destek olacağına, omuz ve katkı vereceğine yürekten inanıyorum. İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas'ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hâle getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" dedi. Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye'nin 'cemre'leriyle bir araya gelmekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin Ramazan-ı Şerif'ini de tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'imden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfının faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.