Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sorumluluk

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. İkinci günü idrak edilen Ramazanın katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah'tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, 'Kim var?' denildiğinde, sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. "SİZİNLE BİRLİKTE YÜRÜMEK BENİM İÇİN AYRI GURURDUR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı program vesilesiyle bugün Türkiye'nin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum. Rabb'im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini aktararak, genç kardeşlerine bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın, suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü dile getirdi. Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizlere bakınca 'Benim sadık yârim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı hâline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum." "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL, DOĞRU DA DEĞİL" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan katılımcıları ve Cemre Vakfını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor" diye konuştu. Hava, su ve toprağın, artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikro plastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri hâline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz." Gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfının, farkında olmakla sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı, harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kâinatla, kâinatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimiz, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız." Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZİ 'BİR CEMRE DE SEN OL' DİYEREK CEMRE VAKFIMIZA ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM" Amerikan yerlilerine atfedilen "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hâle geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda kendimizin, insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kâinattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre Vakfı ve Cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine, yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum. Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi 'Bir cemre de sen ol' diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördükleri tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösterdiklerini kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlayın, şu kavram fakire aittir. Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hâllettik. Kökü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i, tekrar Boğaz'ın incisi hâline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri hâline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik" diye konuştu. "RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNİ YAYGINLAŞTIRARAK YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayarak, şehirlerin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdüklerini belirterek, "Rüzgâr ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalanların inşasının da hızla devam ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız." "SIFIR ATIK PROJESİ BUGÜN GELİNEN NOKTADA KÜRESEL BİR ÇEVRE HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ" Türkiye'nin çevre konusunda, küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin önünde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre projelerinin çatısını sıfır atık anlayışının oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31'in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya'da 200'e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık 'Söz değil, eylem zamanı' diyeceğiz. Çevreye, afetlere ve topluma dair ilk ısıyı büyütme gayretiyle kurulan Cemre Vakfımızın bizlere bu mücadelemizde destek olacağına, omuz ve katkı vereceğine yürekten inanıyorum. İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas'ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hâle getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" dedi. Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye'nin 'cemre'leriyle bir araya gelmekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin Ramazan-ı Şerif'ini de tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'imden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfının faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum" diye konuştu.

Avusturya'nın en yüksek dağında kız arkadaşını ölüme terk eden dağcı yargılanıyor Haber

Avusturya'nın en yüksek dağında kız arkadaşını ölüme terk eden dağcı yargılanıyor

BBC'nin haberine göre, Kerstin G, korkunç bir şekilde ters giden Grossglockner dağcılık gezisinde hipotermiden öldü. Erkek arkadaşı, 19 Ocak 2025'in erken saatlerinde, fırtınalı koşullarda, zirveye yakın bir yerde onu korumasız ve bitkin halde bırakmakla suçlanıyor; kendisi yardım almak için gitmişti. Dava, sadece Avusturya'da değil, sınırlarının çok ötesindeki dağcılık camialarında da ilgi ve tartışmalara yol açtı. Savcılar, daha deneyimli bir dağcı olan sanığın "turun sorumlu rehberi" olduğunu ve kız arkadaşına yardım etmek için zamanında geri dönmediğini veya destek çağırmadığını söylüyor. Avusturya medyasında Thomas P. olarak tanımlanan kişi, suçlamaları reddediyor ve avukatı Karl Jelinek, kadının ölümünü "trajik bir kaza" olarak nitelendirdi. Trajedi, çiftin 3.798 metre yüksekliğindeki Grossglockner'e tırmanışlarına başlamasının ardından yaşandı. Savcılar, Thomas P.'nin baştan beri hatalar yaptığını iddia ediyor ve 9 hatadan oluşan bir liste yayınladı. Burada, kişisel yargı ve risk alma davranışının ne zaman cezai sorumluluk konusu haline geldiği sorusu tartışılıyor. Avusturya'nın Der Standard gazetesine göre, dağcı suçlu bulunursa bu "dağ sporları için bir paradigma değişikliği" anlamına gelebilir. Davanın kilit noktası, Innsbruck'taki devlet savcılarının, "kız arkadaşının aksine, yüksek irtifa Alplerinde turlarda çok deneyimli olduğu ve turu planladığı" gerekçesiyle "turun sorumlusu rehber" olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki suçlamasıdır.

Ankara'da Araç muayenesinde darp ile gerçekleşen ölümden sonra TÜVTÜRK'ten yeni karar! Haber

Ankara'da Araç muayenesinde darp ile gerçekleşen ölümden sonra TÜVTÜRK'ten yeni karar!

Ankara'da araç muayene istasyonunda yaşanan kavganın ardından hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin'in ölümüyle ilgili TÜVTÜRK'ten yeni ve kritik bir açıklama geldi. Şirket, olayda adı geçen ve ismi tespit edilen diğer çalışanların da iş akitlerinin feshedildiğini duyurdu. TÜVTÜRK'ten yapılan açıklamada, 2 Şubat'ta Ankara İvedik Araç Muayene İstasyonunda yaşanan ve polis memuru Keskin'in vefatıyla sonuçlanan olay nedeniyle derin bir üzüntü yaşandığı belirtildi. Meselenin her yönüyle açıklığa kavuşturulması için yoğun ve titiz bir çalışma yürütüldüğü vurgulanan açıklamada, olayın ardından hiçbir koşulda şiddet içeren davranışlara müsamaha göstermeme ilkesinin bir gereği olarak merhum polis memuruna saldırıyı gerçekleştiren çalışanın iş akdinin feshedildiği anımsatıldı. "İŞ AKDİ FESHEDİLDİ" Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Olayın ardından başlayan adli süreçte ortaya çıkan yeni bulgular doğrultusunda aldığımız yeni kararlar dışında, bu elim olaya ismi karıştığı tespit edilen diğer çalışanların da iş akdi feshedilmiştir. İç soruşturma ayrıca devam etmektedir. Gelinen noktada, sürecin sorumluluk ilkeleri çerçevesinde devam etmesi, şeffaflık ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle yürütülmesine destek olmayı temel ilke edindiğimizin bilinmesini isteriz. Soruşturma makamlarına her türlü bilgi ve belge iletilmiştir. Yargıya intikal eden olayla ilgili olarak bizden istenecek her türlü desteği sağlayacağımızı belirterek, resmi makamların vereceği kararları beklediğimizi beyan ederiz. Bu vesileyle bir kez daha merhum polis memurumuzu rahmetle anıyor, acılı ailesine baş sağlığı diliyoruz."

DEM Parti'den CHP'ye 'İmralı' tepkisi: Bunu bir yere not ettik Haber

DEM Parti'den CHP'ye 'İmralı' tepkisi: Bunu bir yere not ettik

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun, üye sayısının 5'te 3 çoğunluğuyla İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gitme kararı almasına dair, "CHP'nin üye vermeme yönündeki kararı, Kürtleri incitmiş ve kırmıştır. Yüz yıllık bir yaranın sarılması için şimdi sorumluluk almayacaksak, ne zaman alacağız? Bu durumu kaydettik, ancak beklentilerimiz devam ediyor," şeklinde konuştu. Bakırhan, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'ndeki halk buluşmasında, "Terörsüz Türkiye" sürecine değinerek, Erzurum'da bu konunun konuşulmasını son derece önemli bulduğunu ifade etti. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerinin dün aldıkları tarihi karara atıfta bulunan Bakırhan, "Komisyon sadece bir görev gerçekleştirmedi, aynı zamanda Türkiye barışına katkıda bulunan bir duruş sergiledi. Bu vesileyle, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'a süreçteki katkılarından dolayı teşekkür etmek istiyorum," dedi. CHP'nin komisyondaki tavrını eleştiren Bakırhan, "Ana muhalefet partimiz, bu tarihi sürecin kritik bir aşamasında İmralı'ya gitmeye olumsuz oy vererek, önemli bir eksiklik yaratmıştır. Bunu üzülerek dile getiriyorum çünkü ana muhalefet partisinden beklentimiz bu değildi. CHP'nin üye vermeme kararı, Kürtleri incitmiş ve kırmıştır. Yüz yıllık bir sorun için şimdi sorumluluk almayacaksak, ne zaman alacağımızı merak ediyorum. Bu duruma dikkat çektik ama beklentilerimiz sürüyor çünkü barış 86 milyon içindir. 86 milyonun bu sürece katılımı değerli ve önemlidir. Hiçbir partiye 'Bütün ilkelerinizden vazgeçin' demiyoruz," diye konuştu. Konuya ilişkin bir açıklama da CHP lideri Özgür Özel'den geldi. Özel, "Kimsenin peşine takılmak, kimsenin dediğini yapmak, kimsenin planının parçası olmak zorunda değiliz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.