Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Somali

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Somali haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Somali haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB: Gazze’de ateşkese rağmen İsrail’in ihlalleri , Somali'ye S400 gönderimi, İran ve gündemdeki konulara ilişkin basın açıklaması yaptı. Haber

MSB: Gazze’de ateşkese rağmen İsrail’in ihlalleri , Somali'ye S400 gönderimi, İran ve gündemdeki konulara ilişkin basın açıklaması yaptı.

MSB açıklamasında, “Gazze’de, Barış Kurulu’nun faaliyete geçmiş olmasına rağmen İsrail’in ateşkes ihlalleri sürmekte, insani kriz devam etmektedir. Gazze’nin yeniden inşası ile insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasının hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguluyoruz,” denildi. Bakanlık ayrıca, “İsrail’in ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları hilafına Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimleri genişletme çabaları, barış ve istikrarın tesisine zarar vermektedir,” ifadelerini kullandı. Açıklamada tüm aktörlere de çağrı yapılarak, “Tüm aktörleri, yapıcı bir dil kullanmaya ve sağduyulu hareket ederek iki devletli çözüm hedefine bağlı kalmaya davet ediyoruz,”sözleri aktarıldı. MSB: “Türkiye’nin İran topraklarına girmeyi planladığı” iddiaları gerçeği yansıtmıyor MSB tarafından, İran’daki gelişmeler ve hudutta alınan tedbirlerle ilgili açıklama yapıldı. Bakanlık açıklamasında, Türkiye’nin bölgede tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesi ve kalıcı istikrarın sağlanması yönündeki çabalarının devam ettiği belirtildi. Açıklamada, “Öte yandan, doğabilecek risklere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak gerekli önlemler alınmaktadır.” ifadesine yer verildi. Bakanlık ayrıca bazı basın ve sosyal medya yayınlarında yer alan “ABD’nin İran’a saldırması durumunda Türkiye’nin de güvenlik gerekçesiyle İran topraklarına girmeyi planladığı” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. MSB: S-400’lerin Somali’ye gönderimi yönünde bir planlama yok MSB, S-400 hava savunma sistemlerinin Somali’ye gönderileceği yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, Somali ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde Somali Silahlı Kuvvetlerinin teşkilatlanması ve terörle mücadelesine destek sağlamak, Somali’nin ekonomik kaynaklarının güvenliğini ve Türkiye’nin millî çıkarlarını korumak amacıyla yürütülen faaliyetlerin kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Açıklamada, “Daha önce açıkladığımız üzere, S-400 hava savunma sistemleri Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harekat ihtiyaçları doğrultusunda alınmış olup göreve hazır durumdadır. S-400 hava savunma sistemlerinin Somali’de kullanılması yönünde herhangi bir planlama bulunmamaktadır,” ifadelerine yer verildi. Bakanlık ayrıca, S-400’lerle ilgili basın ve sosyal medyada dönem dönem spekülasyonlar yapıldığını hatırlatarak, “Bu konuda açıklamalarımız dışındaki iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir,” uyarısı yaptı. MSB: Düşen F-16 uçağımızın enkazına ulaşıldı, kazanın nedeni araştırılıyor MSB açıklamasında, hava sahasının kontrol ve güvenliğinin radar, erken ihbar, elektronik harp ve önleme unsurlarını kapsayan katmanlı ve entegre bir mimariyle 7/24 sağlandığı belirtildi. Radarlarla tanımlanan veya tanımlanamayan hava izlerinin teşhis ve takibine yönelik uçaklarla alarm reaksiyon görevleri icra edildiği kaydedildi. Açıklamada, “25 Şubat’ta Bulgaristan sınırımızda tanımlanamayan bir radar izi tespit edilmesi üzerine, alarm reaksiyon görevi kapsamında 2 adet F-16 savaş uçağımız 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı-Balıkesir’den aynı anda kalkış yapmıştır. Savaş uçağımızın biri ile 00.56’dan itibaren telsiz irtibatı ve radar iz bilgisi kesilmiştir” denildi. Başlatılan arama-kurtarma çalışmaları sonucunda, uçağın kaza kırım ekibi tarafından enkazına ulaşıldığı ve kahraman pilotun uçağı terk etmek için fırlatma sistemini son anda kullandığının tespit edildiği ifade edildi. Meydana gelen kazada pilotun şehit olduğu vurgulandı. Bakanlık ayrıca, “Olayın meydana geliş sebebi, kaza kırım ekibinin detaylı incelemesi sonrası açıklığa kavuşacaktır. Bu konudaki yapılacak resmi açıklamalarımız dışında iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir” uyarısı yaptı. Son olarak, şehit pilot için, “Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz” ifadelerine yer verildi. MSB: Bu yıl da MSÜ kadın aday sayısı erkek aday sayısından fazla MSB, personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin planlandığı şekilde sürdüğünü duyurdu. Bakanlık açıklamasına göre,MSÜ’ye askeri öğrenci temini kapsamında düzenlenecek aday belirleme sınavına 340 bin 513’ü kadın olmak üzere toplam 645 bin 402 aday başvurdu. Sınav 1 Mart’ta gerçekleştirilecek. Açıklamada, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da kadın aday sayısının erkek aday sayısından fazla olmasının memnuniyet verici olduğu belirtilerek, adaylara ve ailelerine teşekkür edildi, sınava katılacak öğrencilere başarı dileğinde bulunuldu. Öte yandan, 25 Şubat’ta başlayan “2026 Yılı Teknik Sınıflarda Uzman Erbaş Temini” başvurularının 9 Mart’a kadar devam edeceği kaydedildi. Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) personel temin faaliyetlerini planlı şekilde sürdürdüğünü ve ülkenin savunma kapasitesini güçlendirmeye devam edeceğini vurguladı. MSB: “Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi”nin kalifikasyon süreci tamamlandı MSB,TSK’nın güçlü, modern ve etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Bu kapsamda,MKE tarafından geçtiğimiz hafta muhtelif adet ve çapta silah ile mühimmatın teslimatının tamamlandığı bildirildi. MKE’nin ayrıca 23-25 Şubat tarihleri arasında Almanya’da düzenlenen Enforce Tac 2026 savunma ve güvenlik fuarına katılım sağladığı kaydedildi. Öte yandan, Bakanlığa bağlı ASFAT ile Sonitus iş birliğinde yerli ve millî imkânlarla geliştirilen “Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi”nin, Açık Deniz Karakol Gemisi’nde icra edilen helikopter harekatı sırasında başarıyla test edildiği ve sistemin kalifikasyon sürecinin tamamlandığı bildirildi. Açıklamada ayrıca, OYAK’ın 1 Mart 1961 tarihli kuruluş yıl dönümü dolayısıyla tebrik mesajına da yer verilerek, kurumun ülke ekonomisine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin imkan ve kabiliyetlerine sunduğu katkıların artarak devam etmesi temennisi iletildi. MSB: 5 terörist teslim oldu, 108 kişi sınırda yakalandı MSB, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin(TSK) terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin haftalık bilgilendirme yaptı Açıklamada, TSK’nın terörle mücadelesine ve ülke savunmasına kararlılıkla devam ettiği belirtilerek, son bir haftada 5 PKK’lı teröristin teslim olduğu bildirildi. Kalıcı güvenliğin sağlanması amacıyla sınır içi ve sınır ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcılar ile mağara, sığınak ve barınaklara yönelik tespit ve imha çalışmalarının sürdürüldüğü kaydedildi. Öte yandan, Bahar Kalkanı Harekatı’nın 6’ncı yıl dönümü dolayısıyla şehitler anılırken, gaziler ile şehit ve gazi ailelerine saygı ve şükran mesajı iletildi. Hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında ise son bir haftada sınırdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 108 kişinin yakalandığı, 551 kişinin ise hududu geçemeden engellendiği bildirildi. Yıl başından bu yana yasa dışı geçiş girişiminde bulunurken yakalananların sayısının bin 74’e, hududu geçemeden engellenenlerin sayısının ise 10 bin 265’e ulaştığı açıklandı.

Nur: Türkiye ile kardeşliğimiz şartlar ne olursa olsun varlığını korudu Haber

Nur: Türkiye ile kardeşliğimiz şartlar ne olursa olsun varlığını korudu

Somali Federal Cumhuriyeti Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Mohamed Nur, Türkiye ve Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin tarihsel derinliğine ve son yıllarda kazandığı stratejik ivmeye dair açıklama yaptı. Bağımsızlık dönemine atıfta bulunan Nur, “Türkiye ile kardeşliğimiz şartlar ne olursa olsun varlığını korudu Bağımsızlığımızı ilan ettiğimizde Türk dostlarımız yine yanımızdaydı. Bu yalnızca diplomatik bir adım değil, tarihsel hafızanın yeniden canlanmasıydı” dedi. 1961-1966 yılları arasında resmi diplomatik ilişkilerin temellerinin atıldığını belirten Nur, sonrasında savaş yıllarında da diplomatik bağların sürdüğünü ancak küresel dengeler, mesafeler ve sınırlı imkanlar nedeniyle ilişkilerin potansiyelini tam anlamıyla yansıtamadığını belirtti. “Küresel dengeler daraltıcıydı, mesafeler uzaktı, imkanlar sınırlıydı. Ancak tarihsel bağımız hiçbir zaman zayıflamadı” diyen Nur, asıl dönüşümün Ağustos 2011’de başladığını vurguladı. 19 Ağustos 2011 tarihinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Somali’ye gerçekleştirdiği ziyareti “tarihin akışını değiştiren bir dönüm noktası” olarak nitelendiren Nur, “Gidilmez denilen yere gitti, düzelmez denilen yere umut oldu” ifadelerini kullandı. Bu ziyaretin yalnızca bir devlet ziyareti olmadığını belirten Nur, Erdoğan’ın ailesi, bakanları ve sivil toplum temsilcileriyle birlikte Somali’ye geldiğini, riskleri göze alarak sahada bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin o süreçte sadece diplomatik ilgi göstermediğini, “kader ortaklığı bilinciyle” hareket ettiğini dile getirdi. Türkiye’nin sahadaki varlığına dikkat çeken Nur, Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere Türk kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının Somali’de aktif rol üstlendiğini belirtti. “Türkiye uzaktan konuşmadı, sahada çalıştı. Sadece rapor yazmadı, insan hayatına dokundu ve umudu inşa etti” dedi. Binlerce Somalili öğrencinin Türkiye’de eğitim almasının Somali’nin geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olduğunu ifade eden Nur, Türkiye’nin yalnızca bugünü değil Somali’nin yarınını da düşündüğünü söyledi. Türkiye’nin Mogadişu’daki büyükelçiliğini açarak kalıcı diplomatik varlık tesis ettiğini hatırlatan Nur, bugün Somali’de çok sayıda büyükelçiliğin faaliyet göstermesinde Türkiye’nin öncü rol oynadığını dile getirdi. 2011 sonrasında Türk–Somali ilişkilerinin insani yardımdan stratejik ortaklığa evrildiğini belirten Nur, 8 Şubat 2024’te imzalanan savunma ve ekonomik iş birliği çerçeve anlaşmasıyla ilişkilerin “geri dönülmez bir stratejik ortaklık seviyesine” taşındığını kaydetti. Uzay iş birliğinden enerjiye, balıkçılıktan limanlara, askeri eğitimden güvenliğe kadar geniş bir yelpazede iş birliğinin derinleştiğini vurgulayan Nur, “2011 yılında bu tabloyu hayal etmek bile zordu. Ancak kararlılık, sabır ve karşılıklı güvenle bunu başardık” dedi. Nur, 2024 çerçeve anlaşmasının yalnızca ikili ilişkileri güçlendirmekle kalmadığını, ortak bir gelecek vizyonunu da ortaya koyduğunu ifade ederek, bu stratejik ortaklığın sadece iki ülkeye değil, başta İslam âlemi olmak üzere tüm insanlığa katkı sunacağını söyledi. Konuşmasının sonunda Nur, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Somali Cumhurbaşkanı Hassan Sheikh Mohamud’a teşekkür ederek, iki ülke ilişkilerinin daha da güçlenmesi temennisini iletti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Somali’nin egemenliğini hedef alan hiçbir girişim kabul edilemez Haber

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Somali’nin egemenliğini hedef alan hiçbir girişim kabul edilemez

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda düzenlenen panelde konuşan İletişim Başkanı Duran, Türkiye ile Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin 60. yıl dönümünü kutlayarak, “Köklü bir kardeşliğe dayanan bu müstesna ilişkinin, karşılıklı güven ve ortak vizyon temelinde daha da güçlenerek geleceğe taşınacağına yürekten inanıyorum” dedi. Ramazan ayını tebrik ederek sözlerine başlayan Duran, Türkiye’nin Afrika politikasının özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2005 yılında başlatılan Afrika Açılımı ile ivme kazandığını belirtti. Duran, “Afrika, tarihsel ve kültürel manada bizim gönül coğrafyamızın her daim tamamlayıcı ve vazgeçilmez bir parçası olmuştur” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011 yılında Somali’ye gerçekleştirdiği ziyareti “tarihî nitelikte” olarak tanımlayan Duran, “Tüm dünyada yankı uyandıran bu ziyaretin ardından kapsamlı bir dayanışma seferberliği hayata geçirilmiştir” diye konuştu. Türkiye’nin Afrika politikasının beş temel ilke üzerine kurulu olduğunu belirten Duran, ekonomik kalkınma desteği, güvenlik ve savunma sanayii iş birliği, arabuluculuk rolü, bölgesel örgütlerle iş birliği ve küresel meselelerde koordinasyon başlıklarına dikkat çekti. Duran, “Afrika’yı tek boyutlu okumalarla değerlendirmek, kıtanın asıl hikayesini ıskalamaktır. Afrika; genç ve dinamik nüfusu, kaynak zenginliği ve bölgesel entegrasyon adımlarıyla küresel ekonominin yeni çekim merkezlerinden biri haline gelmektedir” dedi. Türkiye’nin Afrika’daki varlığının bazı ülkeleri rahatsız ettiğini savunan Duran, “Bu devletler, Afrika kıtasını büyük güçlerin oyun sahası olarak görme hatasını devam ettirmektedirler” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 31 Afrika ülkesine ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Duran, 2005 yılında 12 olan büyükelçilik sayısının bugün 44’e çıktığını belirtti. Son 20 yılda karşılıklı ticaret hacminin 5 milyar dolardan yaklaşık 40 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Duran, “Bu kayda değer yükseliş, izlediğimiz samimi ve kararlı politikanın sonucudur” dedi. Duran, Türkiye’nin Afrika’daki varlığının yalnızca ekonomik olmadığını belirterek, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türk Hava Yolları, Türkiye Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Diyanet Vakfı başta olmak üzere birçok kurumun sahada aktif rol üstlendiğini söyledi. Konuşmasında Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne vurgu yapan Duran, “Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan; bunu meşrulaştırmaya yeltenen hiçbir girişim asla kabul edilemez” dedi. İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açıkça karşı olduklarını belirten Duran, “Bu adımı, bölgenin hassas güvenlik dengesini zedeleyen ve Afrika Boynuzu’nu belirsizliğe sürükleyen son derece tehlikeli bir hamle olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Somali’nin yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Duran, “Biz, bu tür dayatmalara karşı durmayı bir tercih değil, bir ilke olarak görüyoruz ve bu ilkeden asla geri adım atmayacağız” dedi. Duran, 2017 yılında açılan TÜRKSOM Askeri Eğitim Üssü ile 2024’te imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın iki ülke ilişkilerinde kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin Somali ile terör örgütü Eş-Şebab’a karşı birlikte mücadele ettiğini kaydeden Duran, “Somali’nin öz kaynaklarının Somali halkının yararına kullanılmasına önayak olduk” dedi. Enerji alanındaki iş birliğine değinen Duran, Oruç Reis araştırma gemisinin Ekim 2024-Haziran 2025 döneminde Somali açıklarında sismik araştırma yaptığını hatırlattı. Duran, “Somali açıklarında sondaj yapacak Çağrı Bey gemisini geçen hafta uğurladık” ifadelerini kullandı. Somali’de planlanan uzay üssü projesine de değinen Duran, “Bu heyecan verici projenin, Türkiye ve Somali’nin uluslararası prestijini artırmasının yanı sıra güvenlik, savunma sanayi, teknoloji paylaşımı gibi birçok alanda yeni imkanlara vesile olacağını öngörüyorum” dedi. Konuşmasının sonunda panelin barış, istikrar ve refaha katkı sunmasını temenni eden Duran, katılımcılara teşekkür etti.

MSB: Somali’de güvenlik ve istikrara desteğimiz artarak sürüyor Haber

MSB: Somali’de güvenlik ve istikrara desteğimiz artarak sürüyor

MSB tarafından Somali’deki son gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, Türkiye’nin uluslararası istikrara sunduğu katkılar kapsamında Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik faaliyetlerin artarak devam ettiği belirtilerek, “Dost ülke Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik eğitim, danışmanlık ve destek faaliyetlerimiz artarak devam etmektedir.” denildi. Bakanlık, Somali’de yürütülen çalışmalara ilişkin olarak, “Sondaj faaliyetleri ve Somali’de inşa edilen ‘Uzay Limanı ve Test Atış Alanı’nın emniyetini sağlamaya, Somali Milli Ordusu tarafından icra edilen terörle mücadele operasyonlarına azami destek vermeye devam etmekteyiz.” ifadelerine yer verdi. Açıklamada ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Somali’deki varlığına dikkat çekilerek, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir.” denildi. MSB: Yunanistan’ın tek taraflı ve hukuksuz faaliyetlerinin karşısındayız Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Yunanistan’ın Girit’in güneyindeki hidrokarbon sahalarına yönelik uluslararası şirketlerle yürüttüğü faaliyetlerin uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırı olduğu açıklandı. MSB tarafından, Yunanistan ile Chevron arasında Girit’in güneyindeki hidrokarbon sahalarına yönelik yürütülen faaliyetlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Yunanistan’ın söz konusu bölgede uluslararası şirketlerle tek taraflı olarak yürüttüğü faaliyetlerin doğrudan Türkiye’nin deniz yetki alanlarını etkilemediği ancak uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil ettiği belirtildi. Bakanlık, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarına İlişkin Mutabakat Muhtırası’na ve Libya’nın Birleşmiş Milletler’e bildirdiği deniz yetki alanlarına aykırı şekilde yürütülmeye çalışılan faaliyetlere tepki göstererek, “Libya ile ülkemiz arasındaki 2019 tarihli Deniz Yetki Alanlarına İlişkin Mutabakat Muhtırasına ve Libya’nın Birleşmiş Milletler’e bildirdiği deniz yetki alanları hilafına yürütülmeye çalışılan bu hukuksuz faaliyetin karşısındayız.” ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, Yunanistan’ın tek taraflı girişimlerine karşı Libya makamlarının gerekli adımları atabilmesi için desteğin sürdürüleceği vurgulandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Afrika Boynuzu, yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemeli Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Afrika Boynuzu, yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemeli

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: "11 yıl aradan sonra Addis Ababa'yı ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Başbakan Abiy ve Etiyopya makamlarına, şahsıma ve heyetime göstermiş oldukları sıcak misafirperverlikten dolayı teşekkür ediyorum. Etiyopya, bölgedeki ağırlığıyla Afrika kıtasında oynadığı öncü rol bakımından son derece önemli bir ülkedir. Sahra Altı Afrika’daki en eski büyükelçiliğimizim 1926 yılında Addis Ababa’da açılması bu şehri kıtayla ilişkilerimizin kalbine yerleştiriyor. Bu ziyaretimin, büyükelçiliğimizin açılışının 100’üncü yılına denk gelmesi de bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır. Biraz önce yaptığımız görüşmelerde, Sayın Başbakan ve heyetiyle ticari yatırımlar, enerji, madencilik, tarım, iletişim ve eğitim alanlarındaki ilişkilerimizi etraflıca görüştük. Diğer birçok alandaki potansiyel iş birliklerini nasıl değerlendirebiliriz, 1 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize nasıl ulaşırız bunları da ele aldık. Etiyopya’daki en büyük ikinci yatırımcı ülke olmaktan memnuniyet duyuyoruz. 200’ü aşkın firmamızın 2.5 milyar doları bulan yatırımlarıyla yaklaşık 20 bin Etiyopyalının istihdamına destek olması bizler için kıvanç vesilesidir. Türk müteahhitlik firmaları, Etiyopya’da demiryolu, ulaşım, özellikle fabrika, turistik tesis ve enerji nakil hatları gibi faaliyet alanlarında 2,6 milyar dolar değerinde 15 projeyi üstlendiler. Dost Etiyopya halkıyla yüzyıllara sari münasebetlerimizin geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. Etiyopya, İslam kültürü bakımından paha biçilemez bir değer niteliği taşıyor. Afrika’daki ilk Müslüman yerleşim yeri olarak bilinen Necaş Köyü’ndeki Necaşi Türbesi ve Cami kültürel bağlarımız bakımından çok önemlidir. TİKA’nın destekleriyle tadilatı ve tamiratı yapılan bu projeyle Afrika tarihinin önemli bir kültürel mirasını yaşatmakla kalmamış, Etiyopya ile aramızdaki kadim dostluk bağlarını da güçlendirmiş olduk. Maarif Vakfımızın eğitim alanındaki faaliyetlerinin yanı sıra TİKA Ofisimiz aracılığıyla aramızda kültür köprüleri kurmaya devam edeceğiz. Eşit ortaklı ve karşılıklı anlayış temelinde bu samimi coğrafyanın güzel insanlarının her daim yanındayız. Başbakan Abiy’in göreve başlamasından bu yana Etiyopya’nın siyasi, sosyal ve ekonomik dönüşümü için kendisini tebrik ediyorum. Tüm dünyanın gözleri Afrika Boynuzuyla buraya çevrilmişken Etiyopya’nın köklü devlet yapısı, örnek gösterilecek yönetiminin önemi daha da çok hissediliyor. Türkiye olarak bölgenin yeterince çektiği çatışma ve acılara yenilerinin eklenmesini asla istemiyoruz. Biz bölgenin sorunlarına yine bölge ülkelerinin çözüm geliştirmesini ve Afrika Boynuzu’nun yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu minvalde İsrail’in Somaliland’i tanımasının ne Somaliland’e ne de Afrika Boynuzu’na faydası olmadığını tekrar vurguluyorum. Bu vesileyle yakın geçmişte Etiyopya ve Somali arasında arabuluculuğunu yürüttüğümüz Ankara sürecindeki tutumları için her iki tarafa da tekrar teşekkür ediyorum. Türkiye olarak BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’na bu sene Kasım ayında ev sahipliği yapacağız. Etiyopya’nın da önümüzdeki yıl tertipleyeceği bu toplantı bağlamında yakın iş birliğimizi sergileyeceğiz."

Trump yönetiminin yeni operasyonunda ICE, Maine'deki Somali topluluklarını hedef alıyor Haber

Trump yönetiminin yeni operasyonunda ICE, Maine'deki Somali topluluklarını hedef alıyor

New York Times'ın haberine göre, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE), bu operasyonu kuzeydoğu eyaletinde yaşayan Somali göçmenlerini hedef alıyor. Girişim resmi olarak Salı günü başladı. ICE'nin bağlı olduğu İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), Guardian'a yaptığı açıklamalarda, tutuklananlar arasında ''ağırlaştırılmış saldırı, haksız hapis ve çocuk refahını tehlikeye atma gibi korkunç suçlardan hüküm giymiş suçlu yasadışı göçmenlerin'' de bulunduğunu iddia ederken, tutuklandığını söylediği yaklaşık 50 kişiden dördünün sabıka kayıtlarını verdi, diğerlerinin geçmişine dair hiçbir ayrıntı vermedi. Minnesota'daki büyük Somalili Amerikalı topluluğu, Donald Trump için özellikle ve tekrar tekrar hedef alınan bir topluluk oldu. ABD'ye giren birçok Afrika ülkesinden gelen sığınmacı, Maine'i evleri olarak seçti ve 2000'lerin başlarında mültecilerin Lewiston'a yerleşmesiyle orada oluşmaya başlayan Somali topluluğuna katkıda bulundu. Maine hala büyük ölçüde beyaz nüfusa sahip ve ülke genelinde en yaşlı nüfuslardan birine sahip. Bu arada, birçok işletme, yerli işçilerin emekli olması veya işgücünden ayrılması nedeniyle işgücü açığını gidermek için giderek daha fazla göçmen işçiye yöneliyor. Maine'deki ABD savcılığı, Pazartesi günü yayınladığı bir açıklamada, halkı barışçıl bir şekilde gösteri yapmaya çağırarak yaklaşan operasyona işaret etmişti. Salı günü, Lewiston Belediye Başkanı Carl Sheline, yaptığı açıklamada, ICE ajanlarının eyaletin ikinci büyük şehrindeki varlığını artırdığını söyledi. Sakin olunması çağrısında bulundu ve sakinleri “birbirlerine göz kulak olmaya” teşvik etti. Geçtiğimiz hafta Trump yönetimi, ABD'de yaşayan Somalililer için geçici koruma statüsünü (TPS) sona erdireceğini ve yüzlerce kişiye iki ay içinde ülkeyi terk etmeleri veya sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalmaları gerektiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.