Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siyasi Partiler

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Siyasi Partiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyasi Partiler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üç Partinin Meclis Buluşması: Seçim İttifakı Sinyali Geldi Haber

Üç Partinin Meclis Buluşması: Seçim İttifakı Sinyali Geldi

Babacan, Arıkan ve Erbakan Meclis’te buluştu Çerçeve yasa teklifinin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri sırasında DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan bir araya geldi. Muhalefet kulisinde gerçekleşen buluşmada üç lider birlikte akşam yemeği yedi. Yemek sonrasında görüşme çay ve kahve sohbetiyle devam etti. Ali Babacan, buluşmanın ardından yaptığı değerlendirmede üç partinin Türkiye'nin sorunlarının çözümü konusunda çalışma yürüttüğünü belirterek, “Türkiye’yi seven, bu güzel ülke için çalışan, bir an önce sorunlarını çözsün, hak ettiği standartlara ulaşsın diye çabalayan siyasi partileriz” ifadelerini kullandı. Arıkan: Sürece şartlı “evet” dedik Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, görüşmede Türkiye'nin gündemindeki siyasi gelişmelerin yanı sıra yürütülen sürecin de değerlendirildiğini söyledi. Arıkan, Saadet Partisi olarak terörün sona ermesi ve Türkiye'de kan dökülmemesi konusunda geçmişten bu yana olumlu bir tutum sergilediklerini belirtti. Ancak sürecin yalnızca tek bir başlık üzerinden yürütülmesini eleştiren Arıkan, daha geniş kapsamlı bir toplumsal mutabakat gerektiğini savundu. Arıkan, iktidarın geçmişteki uygulamalarından dolayı bazı soru işaretleri taşıdıklarını belirterek, buna rağmen kutuplaşma yerine çözüm odaklı bir yaklaşımı tercih ettiklerini ve sürece “şartlı evet” dediklerini ifade etti. Erbakan'dan dikkat çeken ittifak açıklaması Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ise üç parti arasındaki görüşmelerin fikir alışverişi ve istişare açısından önemli olduğunu söyledi. Erbakan, Türkiye'nin mevcut sorunlardan kurtulması ve “yaşanabilir bir Türkiye” hedefi doğrultusunda iktidar değişimine ihtiyaç olduğunu düşündüklerini belirtti. Üç parti arasında seçim ittifakı yapılıp yapılmayacağı yönündeki soruya ise Erbakan'ın verdiği yanıt dikkat çekti. Erbakan, siyasi partiler arasındaki fikir alışverişinin ve ilişkilerin güçlü şekilde devam etmesi gerektiğini belirterek, “Gerekirse birtakım somut adımlar atmamız gerekebilir” dedi. Bu açıklama, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi arasında ilerleyen süreçte daha kapsamlı bir siyasi iş birliği ihtimalinin gündemde olabileceği şeklinde değerlendirildi. Arıkan: Yeni yol arkadaşlarımızın sayısını artıracağız Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da seçim ittifakı konusunda kapıyı tamamen kapatmadı. Arıkan, Türkiye'deki seçim sistemine ve siyasi dengelere dikkat çekerek, iktidar olma hedefi doğrultusunda çalışmalar yürütmeleri gerektiğini söyledi. Üç parti arasındaki istişarelerin yoğunlaştırılacağını belirten Arıkan, “Aramıza katılacak yeni yol arkadaşlarımızın sayısını çoğaltmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı. Üç parti arasında yeni dönem mi başlıyor? Babacan, Arıkan ve Erbakan'ın TBMM'deki buluşması, muhalefet cephesindeki olası siyasi iş birlikleri açısından dikkat çekici bir gelişme oldu. Tarafların açıklamalarında henüz resmen kurulmuş bir seçim ittifakından söz edilmezken, özellikle Erbakan'ın “somut adımlar” vurgusu ve Arıkan'ın yeni yol arkadaşlarına ilişkin açıklaması, üç parti arasındaki temasların önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşabileceğine işaret etti. Parti liderlerinin önümüzdeki süreçte gerçekleştireceği görüşmelerin, olası seçim iş birliklerinin kapsamı ve niteliği açısından belirleyici olması bekleniyor.

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza" Haber

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza"

TBMM gündemine taşınan çerçeve yasa teklifi siyasetin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürürken, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında teklifi değerlendirdi. Doğan, DEM Parti'nin tarihinde ilk kez bir kanun teklifine imza attığını belirterek, düzenlemenin Türkiye'nin demokratik geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. "İlk kez bir kanun teklifine imza attık" DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti olarak ilk kez bir kanun teklifinin altında imzalarının bulunduğunu belirtti. Teklifin yalnızca belirli bir kesimi değil, Türkiye'nin tamamını ilgilendirdiğini vurgulayan Doğan, şu ifadeleri kullandı: "86 milyon için önemli bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Bu atılmış alelade sıradan bir imza değil, ortak geleceğimiz için atılmış bir imzadır. Hepimize, tüm Türkiye'ye, ortak yaşam için mücadele edenlere hayırlı olsun. Uğurlar getirsin, barışı kalıcı bir hale getirsin." "Yeni dönemin ilk adımı" Doğan, söz konusu imzanın silahlı çatışma zemininden hukuk ve demokratik siyaset zeminine geçişi simgelediğini söyledi. Sürecin kolay olmayacağını dile getiren DEM Parti Sözcüsü, demokratikleşme ve kalıcı barış için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti. "Aylar süren istişarelerin ürünü" Yasa teklifinin uzun süren görüşmeler ve istişareler sonucunda hazırlandığını ifade eden Doğan, sürece katkı sunan siyasi partilere teşekkür etti. Doğan açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: "Neticede karşımıza çıkan yasa teklifi ve teklife yaklaşımla ilgili yapıcı katkı gösteren, çaba sarf eden tüm siyasi partilere partimiz adına teşekkür etmek isteriz." "Ortak geleceğin hukuki zemini" Teklifin birlikte inşa edilecek ortak geleceğin ilk hukuki adımı olduğunu söyleyen Doğan, düzenlemenin toplumsal barış açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Yasa teklifinin "eve dönüş" için de hukuki bir yol açacağını dile getiren Doğan, herkesin barış içerisinde yaşama hakkına sahip olduğunu vurguladı. "Türkiye bölgeye örnek olabilir" Ayşegül Doğan, Türkiye'nin kalıcı barışı sağlayabilmesi halinde yalnızca ülke içinde değil, bölge ve dünya açısından da örnek bir model oluşturabileceğini söyledi. Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bölgede örnek bir Türkiye modelini geliştirmek, dünya çatışma çözümü literatürüne başarabilmiş, barışı kalıcı hale getirebilmiş, demokratikleşmenin yolunu açmış ve bunu sağlayabilmiş bir ülke hep vurgulandı. Temennimiz, beklentimiz ve mücadelemiz bunun gerçekleşmesi içindir. Çünkü buna hem Türkiye'nin hem Ortadoğu'nun hem de dünyanın ihtiyacı var." TBMM'ye sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", siyasi partiler arasında farklı değerlendirmelere konu olurken, teklifin komisyon ve Genel Kurul sürecinde kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.

Özgür Özel: Suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek Haber

Özgür Özel: Suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararının ardından olağanüstü toplanan MYK'ya başkanlık etti. Yaklaşık 5 saat süren toplantının ardından kameraların karşısına geçen Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "Bugün Türk demokrasisi adına kara bir gün. Bugüne nasıl geldiğimiz kısaca özetlemek isterim. Hikayemiz Mayıs 2023'te başladı. Türkiye'yi yeniden ayağa kaldırmaya, demokratikleştirmeye, o seçimi kazanmaya çok istekliydik, tüm Türkiye istekliydi. Ancak o seçimi kazanamadık. En büyük sorumluluk CHP'deydi. Millet o gün partimizden bir duygusal kopuş yaşamaktaydı. CHP'nin özeleştiri yapması lazımdı ve milletin gönlünde kabul görmesi lazımdı. Bu duygu durumu içinde biz CHP değişmelidir dedik. Sonra görevi hep birlikte üstlendik. Aday dahi olmayacağımızı, 60 imza dahi bulamayacağımızı söylediler. Bütün Türkiye'yi, il kongrelerini gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Dedik ki 'O delegeyi saçını kestirdiği berberi, apartmandaki öğrenci, torunu, eşi ikna edecek'. Delegelerimize 'En güvendiğinizle konuşun, kurultaya öyle gelin' dedim. Kurultayda 'Delege sokağın sesini dinle' diye bağırıldı. Delege de bu sesi dinledi, değişime karar verdi. O kurultaydan sonra bizim sevincimizin kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik. Bana 'Sana devlet geldi mi?' diye sordular. İcazet almadan değişim olmazmış. “Bizim suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak” Kimseden icazet almadan değişebileceğini bütün Türkiye'ye ve dünyaya gösterdik. Bizden onay almadan değişim olmaz diyenler o gece bize savaş açmaya niyetlenmişler. Önümüzde seçimlere dört ay vardı. 1 Nisan'da felaket, kayıp bekleyenler, parti tarihinin en kısa genel başkanlığını yapacak diyenler, o akşam televizyonda en büyük yerel seçim başarısını gördüler. AK Parti'nin kara düzenine, müesses nizama esas çomağı da orada soktuk. Bunu görmeyen bilmeyen yaşamayan var mı? Bizim suçumuz 47 yıl sonra CHP'yi birinci parti yapmak, AK Parti'yi ilk kez yenmek. Bizim suçumuz günahımız bu. “Mutlu mesut muhalefet liderliği koltuğunu reddediyorum” Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybedince milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri kurultayı kazanmamızı, diğerleri yerel seçimleri kazanmamızı hazmedemedi. Milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. 19 Mart'ta darbeye kalkıştılar. Ekrem İmamoğlu 14 aydır hapiste. Bize sağdan soldan 'Ekrem'i bırak, Ankara'ya dön, partinin başında otur' dediler. Mutlu mesut muhalefet liderliği koltuğunu reddediyorum. Kontrollü muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Bugün gelinen noktada, kazanacak Cumhurbaşkanı adayı belirleme, kendini aday göstermeme, en doğru adayı bulurum deme suçundan da saldırı altındayım. Cumhurbaşkanı adaylığını kabul etseydim benden iyisi yoktu. Mesele ne Özgür Özel meselesi, ne de kurultayda göreve gelenlerin şahsi meselesidir. 19 Mart'ta geleceğin Cumhurbaşkanına, 21 Mayıs'ta da geleceğin iktidar partisine darbe yapılmıştır. Resmi rakamlarla göre bu kararla yarım saatte verdikleri zarar 10 milyar dolardır. Erdoğan milleti adaysız partisiz ve seçeneksiz bırakmanın çabası içinde. Şunu herkes bilsin ki, CHP de Özgür Özel de kendisini savunmanın peşinde değildir. CHP, Cumhuriyeti, demokrasiyi, sandığı ve sandığa umut bağlamış milyonları savunmak durumundadır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. “Yarın YSK'ya başvuracağız” Biz bugün ilk itirazımı tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde Yargıtay'a yaptık. Yarın da YSK'ya başvuracağız. Başvuruların en acil şekilde ele alınarak YSK'nın siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye'yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz. Bu gecenin bir felaket gecesi olmaktan bir umut gecesine dönüştüğünü ifade etmek isterim. Bir yanda boş bir sokak, koşturan muhterisler, diğer tarafta partisine sahip çıkanlar. Muhalefet partileri bu akşam tarihe geçmiştir. Şanlıurfa Barosu'nun ilk açıklamayı yapması ve peşi sıra yapılan açıklamalar kıymetlidir. Sendikaların, meslek örgütlerinin açıklamaları bu geceyi matem gecesinden umut gecesine dönüştürmüştür. CHP bu darbeye asla ve asla teslim olmayacaktır. Buradayız, bu darbeye karşı sonuna kadar direneceğiz. sözümüze kıymet veren herkesi direnişe, mücadeleye, bir arada olmaya, tepkiyi yükseltmeye davet ediyorum. Yarın aklıselimin hakim olmasını ümit ediyorum. CHP'yi savunmak rekabetçi bir seçimi savunmaktan başka bir şey değildir. Biz buradayız ve bütün o kirli teklifleri reddediyoruz. Müesses nizamın makbul partisi olmak yerine her şeyi göze almışız. Sadece ve sadece milletimizden yetki ve destek bekliyoruz. Onun dışında her türlü kirli teklife kapalıyız. Biz öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Bunun yanında hukuk mücadelesi veriyoruz. Kararın YSK tarafından nasıl yorumlanacağını göreceğiz. Her mücadele zemininde güçlüyüz. Bize verilen bayrağı yere bırakmayacağız. O bayrak elimizde, ölebiliriz ama milletin verdiği emaneti bırakmayacağız. Millete borcumuz var. Ne milleti ne partiyi yarı yolda bırakmayacağız." Genel Merkezimizde açıklama yapıyorum. https://t.co/d7ysDBPKkZ — Özgür Özel (@eczozgurozel) May 21, 2026

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama Haber

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama

TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta raporun neredeyse oybirliği ile kabul edilmesinden sonra bugün bu komisyona destek veren siyasi partilerimizin sayın genel başkanlarını ziyaret etme kararı aldık. Sabahleyin Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli’yi ziyaret ettim, bugün de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Özgür Özel Bey’i ziyaret ettim. Gayet güzel bir görüşme oldu. Öncelikle bir kere daha huzurlarınızda Sayın Genel Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden komisyonda bulunan arkadaşlara komisyon çalışmalarına verdikleri destek dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Gerçekten samimi bir şekilde bu sürecin başından itibaren destek verdiler ve Türkiye demokrasi bakımından örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamlamış olduk. Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar. Türkiye’nin farklı kesimlerinden, çok farklı kanaatlere ve siyasi oryantasyonlara sahip 137 kişi geldi, bunları dinledik ve sonuçta müzakereler sonucunda bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetindeki raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Üçüncü bir göze ihtiyaç duyulmaksızın, başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milli iradenin tecelligahı olan, Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekânda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuyla buluşturmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde özellikle altıncı ve yedinci bölümde dile getirilen somut teklifler yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanacaktır. Artık Türkiye’nin, Cumhuriyetimizin ilk asrının neredeyse yarısını meşgul etmiş olan terör sarmalının geride kalmasını ve Türkiye’nin bir daha asla o günlere dönmemesini temenni ediyorum. Bu çerçevede milletimizin tamamına yakınının verdiği desteğin siyasi temsilcileri olarak komisyonda büyük destek veren bütün siyasi partilerimize, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Sayın Genel Başkanı’na ve komisyonda yer alan milletvekili arkadaşlara katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu, hep beraber Türkiye’de demokrasinin başarısıdır; komisyona katkı veren partilerimizin ortak başarısıdır.” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sayın Kurtulmuş, Meclis Başkanımız olarak bu önemli süreçte komisyona bizzat başkanlık etti. İlk toplantıda da söylemiştim; biz bu komisyonun başkanının herhangi bir partiden ya da dönüşümlü olması yerine Meclis Başkanı tarafından yürütülmesini ve onun güvencesinde yürütülmesinin önemine vurgu yapmıştık. Bugün de içeride, Sayın Kurtulmuş’un bize yaptığı teşekkür üzerine, bu süreçteki yönetimi ve uzlaşı kültürüne yaptığı liderlik için kendisine teşekkür ettim. Komisyona girme evresinde en çok merak edilen konu Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutumuydu ve çok şiddetli tartışmalar vardı. O gün büyük bir özgüvenle şunu söylemiştik: Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin kurucu partisidir, bugün ana muhalefet partisidir, son seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin olduğu değil, olmadığı komisyondan korkun. Biz kimseye hesap veremeyeceğimiz, bilhassa şehit ailelerinin ve gazilerin yüzüne bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız. Ama mesele tarihi olarak çok önemlidir ve çözülmelidir. Zaman zaman ‘CHP komisyonda devam edecek mi?’ soruları soruldu. Hep aynı yanıtı verdik: Türkiye’de kardeşin kardeşin kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkânı olacaksa; hem Türklere hem Kürtlere hem Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa; evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma ve kavga değil zenginlik ve refah devredeceksek bu meselenin çözülmesi için herkes elini taşın altına koymalıdır dedik. Bundan sonraki süreçte de hepimiz süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde sorunun çözümüne yönelik düzenlemeleri, yedinci madde ise demokratikleşme adımlarını içermektedir. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç başarıya ulaştığında Türkiye hem terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı olmak üzere; tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yer alan önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması sağlanmış olacaktır. Bu güvencenin takipçisi olmak çok önemlidir. Süreç başarıya ulaştığında kaybedeni olmayacak, kazananı Türkiye olacaktır. Türkiye’nin kazandığı bir yerde katkı koymak hepimizin görevidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.