Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siyaset Haberleri

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Siyaset Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu’ndan “Çerçeve Yasa” açıklaması: "Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz" Haber

Kılıçdaroğlu’ndan “Çerçeve Yasa” açıklaması: "Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, komisyonda kabul edilen kamuoyundaki adıyla “Çerçeve Yasa”ya ilişkin partisinin tutumunu açıkladı. Kılıçdaroğlu, CHP olarak sürece “tereddütsüz” katkı vereceklerini belirterek, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kılıçdaroğlu: “Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz” Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, CHP Grubu’nun komisyonda kabul edilen Çerçeve Yasa kapsamında yürütülen sürece ilişkin tutumunu değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, CHP’nin yalnızca süreci destekleyen bir konumda olmayacağını, aynı zamanda sorumluluk üstleneceğini ifade etti. Kılıçdaroğlu açıklamasında, “Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz” mesajını verdi. CHP Genel Başkanı, Türkiye’de yeni bir iç karışıklık, ayrışma veya çatışma ortamı oluşturulmasına yönelik girişimlere ise karşı çıkacaklarını belirtti. “Sorumluluk alan ve öncülük eden bir anlayış” Sürecin CHP açısından tarihi bir sorumluluk taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, partisinin aktif bir tutum sergileyeceğini söyledi. CHP Grubu’nun yalnızca destek veren bir siyasi aktör olmayacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, süreçte sorumluluk alan, öncülük eden ve doğru istikameti göstermeye çalışan bir anlayışla hareket edeceklerini kaydetti. Bu açıklamayla birlikte CHP’nin Çerçeve Yasa konusunda sürece tamamen mesafeli bir tutum yerine, belirli ilkeler çerçevesinde katkı sunmayı hedeflediği mesajı verildi. “Bu süreç bölünme ve parçalanma süreci değil” Kılıçdaroğlu, açıklamasında sürecin Türkiye’nin toplumsal bütünlüğünü güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Söz konusu sürecin bir bölünme veya ayrışma süreci olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, temel hedefin yaraları sarmak, kardeşliği güçlendirmek ve toplumun yeniden kenetlenmesini sağlamak olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin farklılıklarının ayrışma nedeni değil, ortak ülkenin zenginliği olarak görülmesi gerektiğini savundu. CHP’nin kırmızı çizgileri Kılıçdaroğlu, açıklamasında Türkiye’nin üniter devlet yapısı ile Anayasa’nın ilk dört maddesine de özel vurgu yaptı. Bu konuların CHP açısından tartışma konusu yapılamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün korunması gerektiğini ifade etti. Kılıçdaroğlu ayrıca farklı kültürlerin, dillerin ve toplumsal kesimlerin Türkiye’nin ortak yapısının bir parçası olduğunu belirterek, farklılıkların ayrışma yerine birlik anlayışı içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi. “Bizim milliyetçiliğimiz milleti birleştirmektir” Açıklamasında CHP’nin milliyetçilik ve vatanseverlik anlayışına da değinen Kılıçdaroğlu, partisinin yaklaşımının toplumu bir arada tutmak olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, milliyetçiliğin milleti bölmek değil birleştirmek, vatanseverliğin ise toplumsal çatışmayı artırmak değil aynı ülke ve bayrak altında birlikte hareket etmek olduğunu belirtti. CHP Genel Başkanı, hedeflerinin birlik ve bütünlüğünü koruyan, demokrasisi güçlü, ekonomisi sağlam ve uluslararası alanda itibarlı bir Türkiye olduğunu dile getirdi. Kılıçdaroğlu’ndan birlik mesajı Kılıçdaroğlu açıklamasının sonunda Türkiye’nin geleceği açısından birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. CHP’nin Çerçeve Yasa sürecine yönelik yaklaşımını ortaya koyan Kılıçdaroğlu, sürece katkı sunacaklarını ancak Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü zedeleyebilecek girişimlere karşı duracaklarını belirtti. Kılıçdaroğlu’nun açıklaması, komisyonda kabul edilen Çerçeve Yasa sonrasında CHP’nin süreçte nasıl bir pozisyon alacağına ilişkin önemli mesajlardan biri olarak değerlendirildi.

Meclis'te kritik hafta: "Çerçeve Yasa" 10 Ağustos'ta görüşülecek Haber

Meclis'te kritik hafta: "Çerçeve Yasa" 10 Ağustos'ta görüşülecek

TBMM Genel Kurulu'nun çalışma programı ve gündemi yeniden düzenlendi. Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin 10 Ağustos Pazartesi günü Genel Kurul gündemine alınması bekleniyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni haftanın çalışma takvimi belli oldu. Genel Kurul, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplanırken, çalışma saatleri ve gündem maddelerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin AK Parti grup önerisi görüşülerek kabul edildi. Kabul edilen önergeyle birlikte bazı kanun tekliflerinin Genel Kurul'daki sıralaması değiştirilirken, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak adlandırılan düzenlemenin de pazartesi günü görüşülmesinin önü açıldı. Gündemde şehit yakınları ve gazilere yönelik düzenlemeler var Genel Kurul'da yapılan değişiklik kapsamında 289 sıra sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, "Kanun Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" bölümünün ikinci sırasına alındı. Teklifte şehit anne ve babalarına asgari gelir güvencesi sağlanması, malul sayılmayan gazilere aylık ve sosyal haklar verilmesi, bakıma muhtaç gazilere evde bakım desteği sağlanması gibi düzenlemeler bulunuyor. Düzenlemenin kapsamı 15 Temmuz gazileri, er gaziler, korucular, askeri öğrenciler ve sivillere yönelik bazı hükümleri de içeriyor. Teklif, Genel Kurul gündemine alınırken 48 saat geçme şartı aranmadı. Diğer kanun tekliflerinin sıralaması da yapılan değişikliğe göre yeniden düzenlendi. "Temel kanun" yöntemiyle görüşülecek Söz konusu teklifin TBMM İçtüzüğü'nün 91'inci maddesi kapsamında "temel kanun" olarak görüşülmesi kararlaştırıldı. Bu yöntem kapsamında teklifin tümü üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına yapılacak konuşmaların süresi ve konuşmacı sayısı sınırlandırılabilecek. Genel Kurul'daki görüşmelerin ardından teklifin maddeleri üzerinde değerlendirmeler yapılacak. "Çerçeve Yasa" için pazartesi günü kritik TBMM Genel Kurulu, 10 Ağustos Pazartesi günü saat 11.00'de yeniden toplanacak. Meclis gündeminde haftanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi olacak. Düzenlemenin Genel Kurul'da görüşülmesiyle birlikte Meclis'teki "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yasal adımların da önemli bir aşamaya gelmesi bekleniyor. Meclis'te yeni haftanın gündeminde hem şehit yakınları ve gazilere yönelik sosyal hakları içeren düzenlemeler hem de toplumsal bütünleşme başlığı altında hazırlanan "Çerçeve Yasa" bulunacak.

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz" Haber

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyunda "çerçeve yasa teklifi" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında partisinin yol haritasını açıkladı. TBMM'de parti komisyon üyeleriyle yaklaşık 3,5 saat süren bir toplantı gerçekleştiren Özel, teklifin hazırlanma sürecine yönelik eleştirilerini dile getirirken, çözüm sürecinin Meclis çatısı altında yürütülmesi gerektiği yönündeki tutumlarının devam ettiğini belirtti. Özel, YENİ Parti'nin teklifin mevcut haline imza atmayacağını ancak komisyonda ve Genel Kurul aşamasında görüşlerini açık şekilde ortaya koyacağını ifade etti. "Teklifin hazırlanma sürecinde özensizlik var" Özgür Özel, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, kanun teklifinin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu hatırlattı. Teklifin partiye ulaştırılmasının ardından kısa süre içinde Meclis Başkanlığı'na teslim edildiğini belirten Özel, bu süreçte yeterli değerlendirme imkanı oluşmadığını savundu. Özel, özellikle böylesine kritik bir konuda hazırlık sürecinin daha şeffaf ve kapsamlı yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, teklif metninin kamuoyundan ve siyasi partilerden yeterince tartışılmadan gündeme getirildiğini ileri sürdü. YENİ Parti'nin hukukçu milletvekilleri ve akademisyenlerle kapsamlı değerlendirmeler yaptığını belirten Özel, metnin teknik açıdan eleştiriye açık noktaları bulunduğunu söyledi. Hukukçular ve akademisyenlerle değerlendirme yapıldı Özel, teklifin değerlendirilmesi kapsamında ceza hukuku alanında uzman akademisyenlerin katıldığı toplantılar gerçekleştirildiğini aktardı. Toplantılarda teklifin hukuki boyutunun yanı sıra siyasi sonuçlarının da ele alındığını belirten Özel, partisinin sürece yalnızca teknik açıdan değil, toplumsal ve siyasi etkileri bakımından da baktığını ifade etti. Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin teklif konusunda tamamen dışarıda kalmayacağını ancak mevcut metne doğrudan destek vermeden değişiklik önerileri sunacağını gösterdi. "Kanun teklifine imza atma gibi bir niyetimiz yok" YENİ Parti'nin bundan sonraki süreçte izleyeceği politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, teklifin mevcut haline sonradan imza verme gibi bir yaklaşım içinde olmadıklarını açık şekilde ifade etti. Özel, parti üyelerinin komisyonda eleştirilerini, önerilerini ve katkılarını ortaya koyacağını belirterek, Genel Kurul aşamasında da süreci takip edeceklerini söyledi. "İlk günden beri takındığımız ilkesel tutumumuza uygun davranacağız" diyen Özel, partisinin kararının Meclis görüşmeleri sırasında netleşeceğini ifade etti. "Sorunu ortaya çıkaran nedenler ortadan kaldırılmalı" Özgür Özel, partisinin teklif hakkındaki temel yaklaşımının yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı olmadığını vurguladı. Kalıcı bir çözüm için öncelikle mevcut sorunun ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin ele alınması gerektiğini belirten Özel, demokratikleşme adımlarının sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Özel, YENİ Parti'nin komisyonda özellikle demokratikleşme başlığı altında değerlendirmeler yapacağını, öneriler sunacağını ve gerekli gördüğü noktalarda değişiklik teklifleri hazırlayacağını açıkladı. Meclis vurgusu: "Çözüm parlamento zemininde olmalı" YENİ Parti liderinin açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de çözüm adresinin Meclis olması gerektiği yönündeki mesaj oldu. Özel, geçmişten bu yana savundukları yaklaşımın, toplumsal sorunların demokratik temsil mekanizmaları içerisinde ve parlamento çatısı altında çözülmesi olduğunu ifade etti. Bu açıklama, partisinin sürece tamamen karşı çıkmadığını ancak yöntemin, içeriğin ve uygulama biçiminin önemli olduğunu düşündüğünü ortaya koydu. Çerçeve yasa teklifinde kritik süreç başlıyor Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin önümüzdeki süreçte TBMM komisyonlarında ve Genel Kurul aşamasında görüşülmesi bekleniyor. Siyasi partilerin teklif üzerindeki değerlendirmeleri, önerileri ve olası değişiklik talepleri Meclis sürecinin belirleyici unsurları olacak. YENİ Parti'nin de komisyon aşamasında vereceği katkılar ve yapacağı eleştiriler, teklifin nihai şeklinin oluşmasında etkili olabilecek başlıklar arasında gösteriliyor. Siyasi dengeler açısından önemli mesaj Özgür Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin hem toplumsal uzlaşı vurgusunu koruduğunu hem de yasa teklifinin mevcut haliyle bazı çekinceler taşıdığını ortaya koydu. Önümüzdeki günlerde Meclis'teki görüşmeler sırasında partilerin tavrı ve yapılacak değişiklik önerileri, teklifin geleceği açısından kritik rol oynayacak.

Çerçeve yasa teklifinin detayları ortaya çıktı: 12 maddelik düzenlemede silah bırakma şartı ve erteleme hükümleri yer alıyor Haber

Çerçeve yasa teklifinin detayları ortaya çıktı: 12 maddelik düzenlemede silah bırakma şartı ve erteleme hükümleri yer alıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması beklenen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin ayrıntıları açıklandı. Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak değerlendirilen düzenleme, PKK/KCK terör örgütünün faaliyetlerinin sona erdirilmesi, silahların teslim edilmesi ve bu sürecin devlet kurumları tarafından teyit edilmesine yönelik hükümler içeriyor. Düzenlemenin uygulanması için silah bırakma şartı Teklif metnine göre, kanundan yararlanılabilmesi için PKK/KCK terör örgütünün ve bağlantılı yapıların fiili varlığına son vermesi, kontrolündeki silah ve mühimmatları teslim etmesi gerekiyor. Bu sürecin tamamlandığının güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi öngörülüyor. Düzenlemede, “Tespit ve Teyit Makamı” olarak güvenlik kurumlarının değerlendirmesi ve MGK onayı esas alınıyor. Kapsama giren suçlar belirlendi Teklif kapsamında; PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, Örgüte üye olma, Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, Örgüt propagandası yapma, Örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen bazı suçlar, Terörizmin finansmanına ilişkin suçlar yer alıyor. Ancak bazı ağır suçlar kapsam dışında tutuluyor. 2005 öncesi ağırlaştırılmış müebbet cezaları kapsam dışında Düzenlemede, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçların kapsam dışında bırakıldığı belirtiliyor. Bu kapsam nedeniyle 2005 öncesi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin düzenlemeden yararlanamayacağı ifade ediliyor. Soruşturma ve davalara erteleme düzenlemesi Teklifte, kapsam dahilindeki kişiler hakkında devam eden soruşturma ve davalar için erteleme hükümleri yer alıyor. Buna göre; Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 10 yıl süreyle soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi öngörülüyor. Erteleme kararlarına karşı iki hafta içinde itiraz edilebilecek. Cezaların infazına ilişkin düzenleme Teklifte, kesinleşmiş cezalar için de erteleme hükümleri bulunuyor. Buna göre; Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezaları 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezaları ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezaları 10 yıl süreyle infaz hâkimi kararıyla ertelenebilecek. Belirlenen süre içerisinde yeni bir suç işlenmemesi halinde verilen cezanın infaz edilmiş sayılması düzenleniyor. Örgüt faaliyetlerine son verilmesi izlenecek Kanunun uygulanmasını takip etmek amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulması planlanıyor. Kurulda; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı, MGK Genel Sekreteri yer alacak. Ayrıca TBMM bünyesinde 17 üyeden oluşan bir İzleme Komisyonu kurulması öngörülüyor. Başvurular için 6 aylık süre Teklif kapsamında düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından 6 ay içinde yazılı başvuru yapması gerekiyor. Düzenlemede ayrıca teslim ve silahsızlanma sürecine ilişkin uygulama esaslarının Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanacağı belirtiliyor. Çerçeve yasa teklifinin TBMM’deki komisyon ve Genel Kurul süreçlerinin ardından yürürlüğe girip girmeyeceği siyasi partilerin tutumu ve Meclis görüşmeleriyle netleşecek.

Müsavat Dervişoğlu'ndan çerçeve yasa teklifine sert tepki: "Asla kabul etmeyeceğiz" Haber

Müsavat Dervişoğlu'ndan çerçeve yasa teklifine sert tepki: "Asla kabul etmeyeceğiz"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında değerlendirilen çerçeve yasa teklifine ilişkin açıklamalarda bulundu. Teklifin içeriğine yönelik eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, söz konusu düzenlemenin Türkiye'nin geleceği açısından önemli sonuçlar doğuracağını savundu. Dervişoğlu, "Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bu metin iki farklı anlayışın ortak noktasıdır" Konuşmasında sürece ilişkin sert eleştiriler yönelten Dervişoğlu, teklifin farklı siyasi anlayışların ortak metni olduğunu ileri sürdü. Dervişoğlu, "Bu, Cumhuriyeti '100 yıllık reklam arası' görenlerle '100 yıllık zulüm' diye tarif edenlerin ortak metnidir" ifadelerini kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerinin korunması gerektiğini söyledi. TBMM'nin millet iradesinin temsil edildiği en önemli kurum olduğunu belirten Dervişoğlu, Meclis'in alacağı kararların tarihi sorumluluk taşıdığını ifade etti. "Milletvekili görmediği metne imza atıyor" İYİ Parti lideri, yasa teklifinin yeterince şeffaf olmadığını iddia ederek, milletvekillerinin ve vatandaşların düzenlemenin içeriği konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini savundu. Dervişoğlu, "Milletvekili görmediği metne imza atıyor. Milletin bilmediği bir yasa hazırlanıyor" sözleriyle sürece yönelik eleştirilerini dile getirdi. Türkiye'nin geçmişten gelen devlet yapısı ve milli birlik anlayışının korunması gerektiğini belirten Dervişoğlu, "Hiçbir çoğunluk Meclis'in namusunu kirletemez" değerlendirmesinde bulundu. Gaziler ve şehit aileleri üzerinden eleştiri Konuşmasında şehit aileleri ve gazilerin taleplerine de değinen Dervişoğlu, bu kesimlerin sorunlarının çözüm süreciyle aynı döneme denk getirilmesini eleştirdi. Dervişoğlu, gazilerin haklarının siyasi tartışmalara konu edilmemesi gerektiğini belirterek, "Gazilik sadece bir özlük hakkı değildir. Gazi, devlet ile vatandaş arasındaki en yüksek ahdin tarafıdır" ifadelerini kullandı. "Bir kanunu geçirmek yapılanı haklı çıkarmaz" Yasa teklifinin TBMM'de çoğunlukla kabul edilmesinin mümkün olabileceğini ancak bunun yapılanları meşru hale getirmeyeceğini söyleyen Dervişoğlu, siyasi mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Dervişoğlu, "Sayısal çoğunlukları bu yasayı geçirmeye yetebilir. Ancak bir kanunu geçirmek yapılanı haklı kılmaz. Meclis çoğunluğu milletin vicdanını oylayamaz" diye konuştu. "Mücadelemiz yeni başlıyor" İYİ Parti Genel Başkanı, partisinin söz konusu düzenlemeye karşı çıkmaya devam edeceğini belirterek, destek verenleri siyasi ve tarihi sorumlulukla karşı karşıya bırakacaklarını ifade etti. Dervişoğlu, "Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz. Bu sürecin bir parçası olmayacağız" dedi. Konuşmasının sonunda mücadele mesajı veren Dervişoğlu, "Yasa gelebilir, Genel Kurul'dan geçebilir. Ancak karar Türk milletinin aklında ve vicdanında verilecektir" ifadelerini kullandı. Grup toplantısında sağlık müdahalesi Öte yandan İYİ Parti Grup Toplantısı sırasında salonda bulunan bir kişi rahatsızlandı. Rahatsızlanan kişiye ilk müdahaleyi İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ve Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım yaptı. Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından söz konusu kişi revire götürüldü.

CHP’li Canpolat’tan ‘Barış’ çıkışı: Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim Haber

CHP’li Canpolat’tan ‘Barış’ çıkışı: Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim

TBMM’de yasa aşamasına geçilen ikinci çözüm sürecine ilişkin CHP’nin yeni politikaları merak konusu olurken, CHP İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat’tan önemli bir açıklama geldi. Barış sürecinde yurttaşların üzerine düşen sorumlulukları vurgulayan Canpolat, gerçek barışın kimlik ve inanç özgürlüğüyle mümkün olacağını ifade etti. Canpolat, “Bugün hepimize düşen görev; kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil; insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir.” dedi. Açıklamasında “Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim.” ifadelerini kullanan Canpolat, “Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim.” diye vurguladı. “BARIŞA HER ZAMANKİNDEN ÇOK İHTİYAÇ DUYUYORUZ” Canpolat’ın “Yurtta Barış, Dünyada Barış” başlığıyla paylaştığı metnin tamamı şöyle: Bu topraklar, yüzyıllar boyunca farklı kimliklerin, farklı inançların, farklı dillerin ve kültürlerin ortak yaşamına ev sahipliği yaptı. Sevinçlerimizi de acılarımızı da aynı gökyüzünün altında paylaştık. Tarih boyunca bizi ayrıştırmak, birbirimize düşürmek ve ortak geleceğimizi zayıflatmak isteyen pek çok girişim oldu. Ancak bu ülkenin en büyük gücü, farklılıklarına rağmen bir arada yaşayabilme iradesidir. Bugün, her zamankinden daha fazla birlik, kardeşlik, sağduyu ve barışa ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü çevremizde yaşanan savaşlar, çatışmalar ve insani trajediler sadece sınırların ötesinde kalmıyor; acısı, göçü, yoksulluğu ve şiddeti hepimizi etkiliyor. Suriye'de, Irak'ta ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan savaşlar, yüz binlerce insanın hayatını altüst etti. Bu acılar bize bir gerçeği tekrar hatırlatıyor: Savaşın kazananı yoktur; gerçek zafer, barışı inşa edebilmektir.” “SİLAHLARIN SUSMASI KADAR ÖNYARGILARIN SONA ERMESİ GEREKİR” “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" sözü, yalnızca bir dış politika ilkesi değil; insanlığın ortak vicdanına seslenen evrensel bir çağrıdır. Bu söz, ülke içinde huzurun, adaletin ve toplumsal dayanışmanın; dünyada ise karşılıklı saygının, diplomasinin ve barışın temel alınması gerektiğini anlatır. Dünyada yıllarca süren çatışmaların ardından barışın mümkün olduğunu gösteren örnekler vardır. Önemli olan geçmişin acılarını unutmadan, geleceği birlikte kurabilecek cesareti gösterebilmektir. Barış; silahların susması kadar, önyargıların sona ermesi, insanların birbirini anlamaya çalışması ve ortak bir gelecek için el ele vermesidir.” “GERÇEK BARIŞIN TEMELİ KİMLİK VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜDÜR” “Bu ülkenin Kürtleri, Türkleri, Alevileri, Sünnileri, farklı etnik kökenlerden, inançlardan ve yaşam biçimlerinden tüm vatandaşları; eşit haklara sahip, aynı geleceği paylaşan insanlardır. Kimsenin kimliğinden, inancından ya da düşüncesinden dolayı dışlanmadığı; herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, hukukun üstünlüğüne dayanan bir toplum, gerçek barışın en sağlam teminatıdır. Farklılıklarımız bizi zayıflatan değil, zenginleştiren değerlerdir. Birbirimizi dinleyerek, anlamaya çalışarak ve ortak insani değerlerde buluşarak daha güçlü bir toplum olabiliriz. Ayrıştıran değil birleştiren, nefret dili yerine sevgi ve saygıyı büyüten bir anlayış, geleceğe bırakabileceğimiz en değerli mirastır.” “GELİN, AYRIŞMAYA KARŞI DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM” “Bugün hepimize düşen görev; kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil; insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir. Gelin, bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim. Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim. Barış; yalnızca savaşın olmaması değil, adaletin, eşitliğin, özgürlüğün ve insan onurunun güvence altında olduğu bir yaşamdır. Hep birlikte daha huzurlu, daha adil ve daha umut dolu bir gelecek için tek yürek olalım.”

YENİ Parti’den dikkat çeken iddia: “200’ün üzerinde belediye başkanı katılmak için istifa etti” Haber

YENİ Parti’den dikkat çeken iddia: “200’ün üzerinde belediye başkanı katılmak için istifa etti”

Türkiye siyasetinde yeni parti hareketliliği sürerken, YENİ Parti’den dikkat çeken bir açıklama geldi. YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, farklı siyasi partilerden çok sayıda belediye başkanının partilerine geçmek için hazırlık yaptığını iddia etti. Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı açıklamada, özellikle yerel yönetimlerde önemli bir hareketlilik yaşandığını belirterek, 200’ün üzerinde belediye başkanının YENİ Parti’ye katılım amacıyla istifa ettiğini söyledi. “Belediye başkanlarımız büyük hazırlık içinde” YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, belediye başkanlarının partiye geçiş sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, bazı isimlerin süreci hızlandırmak istediğini ifade etti. Günaydın açıklamasında, “Belediye başkanlarımızın büyük bölümünün bizim ‘daha temkinli olmanızda fayda var’ yönündeki değerlendirmelerimize rağmen YENİ Parti’ye üye olmak için büyük bir hazırlık ve adeta acele içerisinde olduğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı. Yeni siyasi oluşumların yerel yönetimler üzerinden güç kazanma arayışları devam ederken, belediye başkanlarının olası parti değişiklikleri Ankara kulislerinde de yakından takip ediliyor. “200’den fazla belediye başkanı üyelik sürecinde” Gökhan Günaydın, YENİ Parti’nin belediye başkanlarının üyelik işlemleri için teknik hazırlıklarını sürdürdüğünü belirtti. Günaydın, “Bugün itibarıyla ifade etmek isterim ki, 200’ün üzerinde belediye başkanı YENİ Parti’ye katılmak amacıyla istifa etmiş bulunuyor. Partiye üyelik koşullarını hızla hazırlıyoruz. Bu hafta içerisinde bütün bu paneller açılmış olacak” dedi. Söz konusu açıklama, yerel seçimlerin ardından siyasi partiler arasında yaşanan geçiş tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Cemil Tugay iddialarına yanıt verdi Günaydın, CHP’den ayrıldığı ve AK Parti’ye katılacağı yönünde iddialar ortaya atılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Cemil Tugay ile herhangi bir iletişiminin olmadığını belirten Günaydın, “Kendisi ile hiçbir iletişimim yok. Nereden seçildiği belli. İzmir halkının tavrı ve tutumu da belli” ifadelerini kullandı. İzmir seçmeninin beklentilerinin dikkate alınması gerektiğini savunan Günaydın, belediye başkanlarının seçildikleri siyasi çizgi ve kent halkının talepleri doğrultusunda hareket etmelerinin önemli olduğunu söyledi. Günaydın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İzmir halkının taleplerine uygun davrananlar siyasete devam edebilirler. ‘Bu tutum beni ilgilendirmez, ben istediğim gibi davranırım’ diyenler ise halktan gerekli reaksiyonu görürler.” Siyasi dengeler yeniden şekilleniyor Türkiye’de son dönemde belediye başkanlarının parti değiştirme tartışmaları siyasetin önemli gündem başlıklarından biri haline geldi. Yerel seçimlerin ardından bazı belediye başkanlarının farklı siyasi partilerle görüşmeler yaptığı iddiaları gündeme gelirken, yeni kurulan siyasi hareketler de yerel yönetimler üzerinden örgütlenme çalışmalarını sürdürüyor. YENİ Parti’nin önümüzdeki günlerde gerçekleştirmesi beklenen katılımlarla birlikte, özellikle büyükşehir ve ilçe belediyelerinde yeni siyasi dengelerin oluşabileceği değerlendiriliyor. Ancak Günaydın’ın açıkladığı “200’ün üzerinde belediye başkanı” iddiasına ilişkin olarak henüz bağımsız doğrulama veya isim listesi paylaşılmış değil. Siyasi kulislerde, belediye başkanlarının hangi partilerden geldiği ve hangi şehirleri temsil ettiği konusunda yapılacak resmi açıklamalar yakından takip ediliyor.

Erdoğan'dan TBMM'ye sunulacak yasal düzenleme mesajı: "Önümüzdeki günlerde Meclisimizin takdirine sunacağız" Haber

Erdoğan'dan TBMM'ye sunulacak yasal düzenleme mesajı: "Önümüzdeki günlerde Meclisimizin takdirine sunacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasının önemli bölümünü "Terörsüz Türkiye" sürecine ayıran Erdoğan, hükümetin uzun süredir üzerinde çalıştığı yasal düzenlemenin kısa süre içerisinde TBMM'nin gündemine geleceğini açıkladı. Erdoğan, Türkiye'nin terörle mücadelesinde yeni bir döneme girildiğini belirterek, atılacak yasal adımların hem toplumsal huzuru hem de ekonomik kalkınmayı destekleyeceğini ifade etti. Erdoğan: "Yasal düzenlemeyi Meclisimizin takdirine sunacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında hazırlıkları devam eden yasa teklifine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Önümüzdeki günlerde bir süredir üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi Gazi Meclisimizin takdirine sunacağız." Düzenlemenin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmayan Erdoğan, sürecin tamamlanmasının ardından Türkiye'nin güvenlikten ekonomiye kadar birçok alanda yeni bir döneme gireceğini söyledi. "Türkiye ekonomisi yeni bir hikâye yazacak" Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör tehdidinin tamamen ortadan kalkmasının ekonomik kalkınma açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Terörün oluşturduğu mali yükün sona ermesiyle birlikte yatırım ortamının güçleneceğini ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikâye yazmaya başlayacaktır. Biz buna yürekten inanıyoruz." Ekonomik büyüme, yatırım, istihdam ve bölgesel kalkınmanın önündeki engellerin azalacağını belirten Erdoğan, yeni dönemde Türkiye'nin üretim ve yatırım kapasitesinin daha da artacağını dile getirdi. Cumhur İttifakı vurgusu Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürütülen sürecin Cumhur İttifakı'nın tam dayanışmasıyla devam ettiğini belirtti. Sürecin yalnızca hükümetin değil, milli meseleleri ön planda tutan tüm siyasi partilerin desteğiyle başarıya ulaşacağını ifade eden Erdoğan şöyle konuştu: "Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci, milli meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız." "Terörsüz Türkiye" hedefi Erdoğan, açıklamasında "Terörsüz Türkiye" hedefinin yalnızca güvenlik politikaları açısından değil, toplumsal huzur bakımından da önemli sonuçlar doğuracağını söyledi. Terörün sona ermesiyle birlikte vatandaşların daha güvenli bir ortamda yaşayacağını belirten Cumhurbaşkanı, ekonomik kaynakların da kalkınma projelerine yönlendirilebileceğini ifade etti. Konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Terörsüz Türkiye süreci menzile vardığında, analar başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, ülkemiz ağır ekonomik faturadan kurtulmuş olacaktır." Gözler TBMM'ye çevrildi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasının ardından gözler TBMM'ye sunulacak yasal düzenlemenin ayrıntılarına çevrildi. Hükümetin hazırladığı teklifin önümüzdeki günlerde Meclis Başkanlığı'na sunulması beklenirken, düzenlemenin komisyon ve Genel Kurul süreçlerinin ardından yasalaşması hedefleniyor. Düzenlemenin kapsamı ve içeriğine ilişkin ayrıntıların, teklifin TBMM'ye sunulmasının ardından netleşmesi bekleniyor. Yeni düzenlemeden beklentiler Uzmanlar, hazırlanacak yasal düzenlemenin güvenlik politikalarının yanı sıra yatırım ortamı, bölgesel kalkınma ve ekonomik istikrar üzerinde de etkili olabileceğini değerlendiriyor. Özellikle uzun yıllardır terör nedeniyle ekonomik potansiyelini tam olarak kullanamayan bölgelerde yatırım ortamının güçlenmesi, istihdamın artması ve özel sektör yatırımlarının hız kazanması beklentiler arasında yer alıyor. Hükümet cephesi ise yeni düzenlemenin Türkiye'nin güvenlik, ekonomi ve sosyal bütünleşme hedeflerine katkı sağlayacağını vurguluyor.

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli" Haber

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşandığı belirtilen son gelişmeler ve Yeni Parti'nin kuruluş sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin gündeminin parti içi tartışmalar yerine ülkenin geleceği olması gerektiğini ifade etti. Siyasi rekabetin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, farklı görüşlerin zenginlik olduğunu ancak bunun kişisel husumet ve kutuplaşmaya dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi. Son dönemde siyasetin en çok tartışılan başlıklarından biri haline gelen CHP'deki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkiye'nin köklü demokrasi geleneğine vurgu yaparak, hiçbir siyasi çekişmenin devletin ve milletin ortak menfaatlerinin önüne geçemeyeceğini söyledi. "Türkiye'nin ortak geleceği her şeyden önemlidir" Bahçeli, açıklamasında Türk siyasetinin uzun yıllara dayanan demokratik birikimle şekillendiğini belirterek, siyasi partiler arasındaki rekabetin doğal olduğunu ifade etti. CHP'nin Cumhuriyet'in kurucu partisi olduğuna dikkat çeken MHP Genel Başkanı, MHP ile CHP arasında birçok konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu ancak bunun demokratik sistem açısından olağan karşılanması gerektiğini söyledi. Farklı siyasi anlayışların demokratik hayatın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, siyaset kurumunun toplumu ayrıştıran değil, ortak hedeflerde buluşturan bir anlayış sergilemesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlara göre bu değerlendirme, son dönemde sertleşen siyasi söylemlerin yumuşatılmasına yönelik bir mesaj olarak yorumlanıyor. Kemal Kılıçdaroğlu için hukuk devleti mesajı Bahçeli'nin açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yaptığı değerlendirmeler oldu. Kılıçdaroğlu'nun uğradığını düşündüğü haksızlıkları kamuoyuyla paylaşmasının ve hukuki süreçlere başvurmasının en temel demokratik haklardan biri olduğunu belirten Bahçeli, hukuk devletinde herkesin yargı yollarına başvurma hakkına sahip olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerin hakaret ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesini doğru bulmadığını dile getiren Bahçeli, siyasi rekabet ile kişisel saldırılar arasındaki çizginin korunması gerektiğini söyledi. Geçmişte yaşanan siyasi anlaşmazlıkların bugünün siyasi iklimini belirlememesi gerektiğini belirten MHP lideri, toplumsal huzurun korunmasının tüm siyasi aktörlerin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Özgür Özel'e ilişkin dikkat çeken ifadeler Bahçeli, açıklamasında Yeni Parti Genel Başkanı olduğu belirtilen Özgür Özel'in siyasi mücadelesine de değindi. Siyasi liderlerin günlük polemikler içerisinde yıpratılmasının demokratik siyasete katkı sağlamayacağını belirten Bahçeli, siyasi emeğe ve demokratik temsil hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Kemal Kılıçdaroğlu için savunduğu hukuki hassasiyetin, Özgür Özel'in genel başkanlık görevi ve siyasi mücadelesi açısından da geçerli olduğunu belirten Bahçeli, demokratik rekabetin karşılıklı saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca CHP ile Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların Türkiye'nin temel gündem maddesi haline getirilmesini doğru bulmadığını belirten Bahçeli, tüm taraflara sağduyu ve demokratik olgunluk çağrısı yaptı. Rozet töreni iddiaları için "hukuk" çağrısı Kamuoyunda son günlerde gündeme gelen rozet töreni ve organizasyon iddialarına da değinen Bahçeli, söz konusu iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Gerçekliği kesinleşmeyen bilgiler üzerinden insanların hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Bahçeli, hakikatin ancak hukuk mekanizmaları aracılığıyla ortaya çıkarılabileceğini belirtti. Masumiyet karinesinin demokratik hukuk devletlerinin temel ilkelerinden biri olduğuna işaret eden Bahçeli, yargı süreci tamamlanmadan yapılan kesin yargıların hem bireylerin haklarına hem de kamu vicdanına zarar verebileceğini dile getirdi. "MHP siyasi tartışmalardan çıkar beklemez" MHP'nin başka siyasi partilerde yaşanan iç tartışmalardan siyasi kazanç elde etmeyi doğru bulmadığını söyleyen Bahçeli, Türkiye'nin bugün çok daha önemli meselelerle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Ekonomik gelişmeler, bölgesel güvenlik, dış politika, terörle mücadele ve küresel krizlerin Türkiye'nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını belirten Bahçeli, siyaset kurumunun enerjisini iç çekişmelere değil ülkenin geleceğine yöneltmesi gerektiğini söyledi. Analistler, bu açıklamanın Türkiye'nin hem iç hem de dış politikada yoğun gündem yaşadığı bir dönemde siyasi tansiyonun düşürülmesine yönelik önemli mesajlar içerdiğini değerlendiriyor. Analiz: Bahçeli'nin açıklamasında öne çıkan dört mesaj Siyasi iletişim açısından değerlendirildiğinde Bahçeli'nin açıklaması dört temel başlıkta öne çıkıyor. İlk olarak, siyasi rekabetin demokratik sistemin doğal bir parçası olduğu ancak kişisel hesaplaşmaya dönüşmemesi gerektiği vurgulanıyor. İkinci olarak, hukuk devletinin tüm siyasetçiler için eşit şekilde işlemesi gerektiği mesajı veriliyor. Üçüncü olarak, CHP ve Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların ülke gündeminin merkezine yerleştirilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Dördüncü olarak ise Türkiye'nin ekonomi, güvenlik ve dış politika gibi stratejik başlıklara odaklanmasının önemine dikkat çekiliyor. Bahçeli, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan büyük Türk milletidir." Bu sözlerle devletin sürekliliği, milli birlik ve ortak değerlerin günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiği mesajını veren Bahçeli, tüm siyasi aktörlere sağduyu, karşılıklı saygı ve demokratik olgunluk çağrısını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.