Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sivil Toplum

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kurtulmuş: Devletlerin egemenliğinin ortadan kalktığı bir kuralsızlık dönemine giriyoruz Haber

Kurtulmuş: Devletlerin egemenliğinin ortadan kalktığı bir kuralsızlık dönemine giriyoruz

TBMM Başkanı Kurtulmuş'un konuşmasından satır başları şu şekilde: "Değerli bir geleneğinde temsilcileri olarak hizmet veriyorsunuz. Çalışmalarınızın bereketli olmasını, işlerinizin kolay olmasını temenni ediyorum. Bu sivil toplum çalışmaları bakımından da özellikle önümüzdeki dönemde çok daha dikkatli ve güçlü bir şekilde olmamızın da açık olduğu aşikardır. Bu anlamda yaptığımız çalışmaların, organik çalışmaları olması gerektiğine dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Sadece literatürde yazan ya da sadece şu alanda da çalışma yapılsa iyi olur değil, halkın gönlüne değen, toplumun bastığı yere ayak basan, toplumla birlikte olan organik çalışmaları gerçekleştirmek durumundayız. Eğer çalışmalar organik olarak yapılırsa bunların ne kadar değerli olduğunu, büyüklerimizin gösterdiği vakıf çalışmaları bize öğretiyor. Birinci mesele organik ve sahici olabilmektir. Sahici olan güçlüdür. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının artırılması, güçlendirilmesi, bölgesinde yıldız bir şekilde yükselişe geçtiğimiz bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde sivil toplum kuruluşlarımızın da aynı duyarlılık ve güçle çalışmalarını sürdürmesini dua ve temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Özellikle son dönemde yaşadığımız gelişmeler, kural bazlı dünya sisteminin yerle yeksan olduğunu gösteriyor. Gücü elinde bulunduranın istediği şekilde dünyayı dizayn etmeye çalıştığı bir döneme giriyoruz. Devletlerin egemenliği meselesinin tamamen ortadan kalktığı bir kuralsızlık dönemine giriyoruz."

Nur: Türkiye ile kardeşliğimiz şartlar ne olursa olsun varlığını korudu Haber

Nur: Türkiye ile kardeşliğimiz şartlar ne olursa olsun varlığını korudu

Somali Federal Cumhuriyeti Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Mohamed Nur, Türkiye ve Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin tarihsel derinliğine ve son yıllarda kazandığı stratejik ivmeye dair açıklama yaptı. Bağımsızlık dönemine atıfta bulunan Nur, “Türkiye ile kardeşliğimiz şartlar ne olursa olsun varlığını korudu Bağımsızlığımızı ilan ettiğimizde Türk dostlarımız yine yanımızdaydı. Bu yalnızca diplomatik bir adım değil, tarihsel hafızanın yeniden canlanmasıydı” dedi. 1961-1966 yılları arasında resmi diplomatik ilişkilerin temellerinin atıldığını belirten Nur, sonrasında savaş yıllarında da diplomatik bağların sürdüğünü ancak küresel dengeler, mesafeler ve sınırlı imkanlar nedeniyle ilişkilerin potansiyelini tam anlamıyla yansıtamadığını belirtti. “Küresel dengeler daraltıcıydı, mesafeler uzaktı, imkanlar sınırlıydı. Ancak tarihsel bağımız hiçbir zaman zayıflamadı” diyen Nur, asıl dönüşümün Ağustos 2011’de başladığını vurguladı. 19 Ağustos 2011 tarihinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Somali’ye gerçekleştirdiği ziyareti “tarihin akışını değiştiren bir dönüm noktası” olarak nitelendiren Nur, “Gidilmez denilen yere gitti, düzelmez denilen yere umut oldu” ifadelerini kullandı. Bu ziyaretin yalnızca bir devlet ziyareti olmadığını belirten Nur, Erdoğan’ın ailesi, bakanları ve sivil toplum temsilcileriyle birlikte Somali’ye geldiğini, riskleri göze alarak sahada bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin o süreçte sadece diplomatik ilgi göstermediğini, “kader ortaklığı bilinciyle” hareket ettiğini dile getirdi. Türkiye’nin sahadaki varlığına dikkat çeken Nur, Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere Türk kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının Somali’de aktif rol üstlendiğini belirtti. “Türkiye uzaktan konuşmadı, sahada çalıştı. Sadece rapor yazmadı, insan hayatına dokundu ve umudu inşa etti” dedi. Binlerce Somalili öğrencinin Türkiye’de eğitim almasının Somali’nin geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olduğunu ifade eden Nur, Türkiye’nin yalnızca bugünü değil Somali’nin yarınını da düşündüğünü söyledi. Türkiye’nin Mogadişu’daki büyükelçiliğini açarak kalıcı diplomatik varlık tesis ettiğini hatırlatan Nur, bugün Somali’de çok sayıda büyükelçiliğin faaliyet göstermesinde Türkiye’nin öncü rol oynadığını dile getirdi. 2011 sonrasında Türk–Somali ilişkilerinin insani yardımdan stratejik ortaklığa evrildiğini belirten Nur, 8 Şubat 2024’te imzalanan savunma ve ekonomik iş birliği çerçeve anlaşmasıyla ilişkilerin “geri dönülmez bir stratejik ortaklık seviyesine” taşındığını kaydetti. Uzay iş birliğinden enerjiye, balıkçılıktan limanlara, askeri eğitimden güvenliğe kadar geniş bir yelpazede iş birliğinin derinleştiğini vurgulayan Nur, “2011 yılında bu tabloyu hayal etmek bile zordu. Ancak kararlılık, sabır ve karşılıklı güvenle bunu başardık” dedi. Nur, 2024 çerçeve anlaşmasının yalnızca ikili ilişkileri güçlendirmekle kalmadığını, ortak bir gelecek vizyonunu da ortaya koyduğunu ifade ederek, bu stratejik ortaklığın sadece iki ülkeye değil, başta İslam âlemi olmak üzere tüm insanlığa katkı sunacağını söyledi. Konuşmasının sonunda Nur, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Somali Cumhurbaşkanı Hassan Sheikh Mohamud’a teşekkür ederek, iki ülke ilişkilerinin daha da güçlenmesi temennisini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan : Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. İkinci günü idrak edilen Ramazanın katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah'tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, 'Kim var?' denildiğinde, sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. "SİZİNLE BİRLİKTE YÜRÜMEK BENİM İÇİN AYRI GURURDUR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı program vesilesiyle bugün Türkiye'nin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum. Rabb'im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini aktararak, genç kardeşlerine bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın, suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü dile getirdi. Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizlere bakınca 'Benim sadık yârim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı hâline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum." "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL, DOĞRU DA DEĞİL" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan katılımcıları ve Cemre Vakfını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor" diye konuştu. Hava, su ve toprağın, artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikro plastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri hâline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz." Gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfının, farkında olmakla sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı, harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kâinatla, kâinatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimiz, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız." Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZİ 'BİR CEMRE DE SEN OL' DİYEREK CEMRE VAKFIMIZA ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM" Amerikan yerlilerine atfedilen "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hâle geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda kendimizin, insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kâinattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre Vakfı ve Cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine, yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum. Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi 'Bir cemre de sen ol' diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördükleri tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösterdiklerini kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlayın, şu kavram fakire aittir. Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hâllettik. Kökü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i, tekrar Boğaz'ın incisi hâline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri hâline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik" diye konuştu. "RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNİ YAYGINLAŞTIRARAK YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayarak, şehirlerin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdüklerini belirterek, "Rüzgâr ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalanların inşasının da hızla devam ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız." "SIFIR ATIK PROJESİ BUGÜN GELİNEN NOKTADA KÜRESEL BİR ÇEVRE HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ" Türkiye'nin çevre konusunda, küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin önünde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre projelerinin çatısını sıfır atık anlayışının oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31'in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya'da 200'e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık 'Söz değil, eylem zamanı' diyeceğiz. Çevreye, afetlere ve topluma dair ilk ısıyı büyütme gayretiyle kurulan Cemre Vakfımızın bizlere bu mücadelemizde destek olacağına, omuz ve katkı vereceğine yürekten inanıyorum. İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas'ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hâle getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" dedi. Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye'nin 'cemre'leriyle bir araya gelmekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin Ramazan-ı Şerif'ini de tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'imden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfının faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum" diye konuştu.

CHP'li Altaca Kayışoğlu’ndan Almanya’da İslamofobi ve Çifte Vatandaşlık Vurgusu  Haber

CHP'li Altaca Kayışoğlu’ndan Almanya’da İslamofobi ve Çifte Vatandaşlık Vurgusu 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Almanya ziyareti kapsamında siyasi ve sivil toplum temsilcileriyle bir dizi temas gerçekleştirdi. Altaca Kayışoğlu, temaslarında ayrımcılık, İslamofobi ve çifte vatandaşlık başlıklarını gündeme taşıdı. Altaca Kayışoğlu, ziyaret programı çerçevesinde Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ni (DİTİB) ziyaret etti. Ardından Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu’na geçen Altaca Kayışoğlu, Parlamento Başkan Yardımcısı Rainer Schmeltzer ile SPD Eyalet Milletvekili Dilek Engin’le görüşmeler gerçekleştirdi. Altaca Kayışoğlu, program kapsamında Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nu (AABF) da ziyaret etti. İSLAMOFOBİ VE AYRIMCILIK UYARISI DİTİB ziyaretinde, yurtdışında yaşayan Müslümanların karşı karşıya kaldığı sorunlar ele alındı. Görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altaca Kayışoğlu, İslamofobi ve ayrımcı söylemlerin arttığına dikkat çekti. Altaca Kayışoğlu, “Hem ülkemizden giden Müslümanların hem de başka ülkelerden Almanya’ya gelen Müslümanların, ayrımcılık ve İslamofobi nedeniyle sözlü ve fiili saldırılara maruz kaldıklarını öğrendik. Bu saldırıların artış eğilimi son derece kaygı vericidir” ifadelerini kullandı. Altaca Kayışoğlu, Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu’ndaki görüşmelerde ise sosyal demokratların ve sol hareketlerin, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı ortak evrensel değerler çerçevesinde mücadele etmesi gerektiğini vurguladı. “BÜROKRATİK ENGELLER AZALTILMALI” Ziyaretler sırasında çifte vatandaşlık konusunun da gündeme geldiğini belirten Altaca Kayışoğlu, “Çifte vatandaş olmayan Türklerin hem Almanya’da hem de Türkiye’de seçimlerde oy kullanabilmesi açısından, çifte vatandaşlık başvurularında karşılaşılan bürokratik engellerin azaltılması ve işlemlerin hızlandırılması yönünde güçlü bir beklenti bulunuyor. Almanya’da ve dünyanın dört bir yanında yaşayan vatandaşlarımızın her türlü sorununu hassasiyetle takip ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz” dedi. Program kapsamında Cumhuriyet Halk Partisi’nin Almanya Birlik Başkanlarıyla da bir araya gelen Altaca Kayışoğlu, “Birlik ve dayanışma içerisinde, yurt içinde ve yurt dışında tüm vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın sorunlarını çözmek için kararlılıkla çalışacağız” dedi.

Genç Bilim İnsanı Ödülleri 11. Kez Sahiplerini Buldu Haber

Genç Bilim İnsanı Ödülleri 11. Kez Sahiplerini Buldu

Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen Genç Bilim İnsanı Ödülleri, on birinci kez sahiplerini buldu. Genç Bilim İnsanı Ödülleri; ülkemizdeki genç bilim insanlarına kamuoyu önünde teşekkür etmek ve geleceğin genç bilim insanlarına ilham vermek üzere, her yıl farklı üniversitelerin rektörlerinin ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. Bu yıl seçilen 5 genç bilim insanına ödülleri, 8 Aralık Pazartesi günü İstanbul’da gerçekleştirilen törenle takdim edildi. İki yılın ardından yeniden yüz yüze yapılan törene bilim, iş ve sivil toplum alanından çok sayıda davetli katıldı. Bilim Kahramanları Derneği tarafından, her yıl farklı üniversitelerle gerçekleştirilen iş birliği ile verilen Genç Bilim İnsanı Ödülleri’nin 11.’si düzenlendi. Temel bilimler ve mühendislik alanlarına katkıda bulunan, ülkemizde bu alanların görünürlüğünün artmasına, yayılmasına ve gelişmesine öncülük eden 38 yaşın altındaki, bilim insanlarına verilen ödüllerde bu yıl 5 Genç Bilim İnsanı, ödül almaya değer bulundu. Genç bilim insanlarına kamuoyu önünde teşekkür ederek onları yüreklendirmek, geleceğin genç bilim insanlarına ilham vermek üzere verilen ödüllerin bu yılki ev sahipleri: Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş oldu. Beş Genç Bilim İnsanı Ödül Aldı 146 başvuru arasından seçici kurul tarafından yapılan değerlendirme sonucunda; Doç. Dr. Fatih Mehmet Yılmaz (Aydın Adnan Menderes Üniversitesi), Prof. Dr. Metin Gençten (Yıldız Teknik Üniversitesi), Dr. Nur Mustafaoğlu (Sabancı Üniversitesi), Doç. Dr. Safacan Kölemen (Koç Üniversitesi) ve Doç. Dr. Saniye Söylemez (Necmettin Erbakan Üniversitesi) 2024 Yılının Genç Bilim İnsanı Ödülleri’ni kazanan isimler oldu. Başvuruları titizlikle değerlendiren ve bu yılın başarılı Genç Bilim İnsanları’nı belirleyen Seçici Kurul’da ise; Bahçeşehir Üniversitesinden Prof. Dr. Arif Ergin, Prof. Dr. Yalçın Çekiç ve Prof. Dr. Engin Haliloğlu, İstanbul Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Levent Subaşı, Prof. Dr. Hakan Durmaz, Prof. Dr. Gizem Dinler Doğanay ve Prof. Dr. Hüseyin Çimenoğlu, Uşak Üniversitesinden Prof. Dr. Mustafa Tolga Balta, Prof. Dr. Yaser Açıkbaş, Prof. Dr. Mehmet Akif Akyol ve Dr. Öğretim Üyesi Bengi Hakgüder, ayrıca Derneğin yönlendirmesiyle seçici kurula dahil olan Koç Üniversitesinden Doç. Dr. Didem Unat yer aldı. Ödül Töreni İki Yıl Aranın Ardından Yeniden Gerçekleşti 5 bilim insanına ödülleri 8 Aralık 2025 tarihinde Bahçeşehir Üniversitesi Fazıl Say Salonunda yapılan ödül töreni ile takdim edildi. Sunuculuğunu Dernek Yönetim Kurulu Üyesi tiyatrocu Hakan Bilgin ve Dernek üyesi Prof. Dr. Ali Koşar’ın üstlendiği tören Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir’in açılış konuşması ile başladı. Törene İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bilim Kahramanları Derneği Başkan Vekili Prof. Dr. Gökhan Malkoç ve Seçici Kurul Üyelerini temsilen Bahçeşehir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Ergin konuşmalarıyla katıldı. Ödül töreninin açılış konuşmasını yapan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir şunları söyledi: “Başvuran ve seçilen tüm genç bilim insanlarımızı, bir kez daha tebrik ediyoruz. Bilim insanlarımızın daha iyi ve sürdürülebilir dünya hayalimize yön veren ve dünyamızın zorluklarını çözen bilimsel çalışmalarını hayata geçirmeye devam edeceklerine inanıyorum. Tekrar bütün bilim insanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çok değer verdiğim, kendime ilke seçtiğim ve Amerika Birleşik Devletleri'nde 25 yıl hizmet yaptığım sürede her zaman söylediğim sözünü tekrar etmek istiyorum: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir fendir.” İkinci konuşmayı gerçekleştiren törenin de ev sahibi Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu “Bahçeşehir Üniversitesi olarak bizler, bilimin ve bilim insanının toplumdaki rolünü güçlendirmeyi temel önceliklerimizden biri olarak görüyoruz. Üniversite ekosistemimizi; araştırmayı destekleyen, genç akademisyenleri cesaretlendiren, disiplinlerarası iş birliğini teşvik eden bir anlayışla sürekli geliştirmeye devam ediyoruz. Bugün ödül almaya hak kazanan genç bilim insanlarımızın her biri alanlarında gösterdikleri üstün başarılarla ve geleceğin Türkiye’sine değer katan çalışmalarıyla ön plana çıktılar, kendilerini tebrik ediyorum.” dedi. Türkiye’nin bilimsel alanda daha ileri noktalara taşınmasında genç bilim insanlarının dinamizminin ve yenilikçi bakış açısının belirleyici olduğunu ifade eden Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, konuşmasında “Bugün burada ödül alan tüm genç bilim insanlarımız, ülkemizin bilimsel geleceğine ışık tutuyor.” diyerek bilim insanlarına teşekkür etti. İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise “Günümüzde bilimin toplumla birlikte üretilmesi, karşı karşıya olduğumuz karmaşık sorunlarla başa çıkabilmek için kritik bir önem taşıyor. İklim krizi, gıdaya ve suya erişimde yaşanan güçlükler ve yaşamın sürdürülebilirliğini tehdit eden pek çok küresel mesele, yeni bilgi üretmekten ziyade bu bilgiyi toplumsal etki yaratacak değerlere dönüştürmenin gerekliliğini daha da görünür kılıyor. Bu yaklaşım, bilimin topluma olan etkisini güçlendirirken, genç nesillerin bilime olan ilgisini ve katılım isteğini de pekiştiriyor.” diyerek etkinliğe katkı veren paydaş üniversite rektörlerimize, seçici kurul üyelerine ve Bilim Kahramanları Derneği'ne teşekkürlerini sundu.

MHP Bilecik'ten 'Terörsüz Türkiye' vurgusu Haber

MHP Bilecik'ten 'Terörsüz Türkiye' vurgusu

Milliyetçi Hareket Partisi Bilecik İl Başkanı İbrahim Bağ, terörün tamamen sona erdirilmesi ve toplumsal bütünlüğün güçlendirilmesine yönelik çalışmalar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bağ, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız’ın da altını çizdiği gibi, kurulan komisyonun amacının Türkiye’nin terör sorununu kökten çözmek olduğunu belirtti. Komisyonun ilk görevinin terörden etkilenen tüm kesimleri dinlemek olduğunu vurgulayan Milliyetçi Hareket Partisi Bilecik İl Başkanı İbrahimBağ, bugüne kadar şehit yakınları, gaziler, bölge halkı, baro başkanları, sivil toplum temsilcileri ve çatışma çözümü üzerine çalışan akademisyenlerin görüşlerinin alındığını ifade ederken, “Yıllardır bu milletin ocaklarına ateş düşmüş, annelerimizin yüreği dağlanmıştır. Bu meselenin mutlak surette çözülmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi. Terörün yalnızca güvenlik alanını değil, sosyal adalet ve toplumsal eşitliği de derinden yaraladığını belirten Bağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü siyasi irade sayesinde güvenlik, hukuk ve sosyoekonomik alanlarda kapsamlı adımlar atıldığını vurguladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı açıklamaların önemine dikkat çeken Bağ, gazeteci Elif Çakır ve komisyon üyesi Mehmet Emin Ekmen’in değerlendirmelerine de atıf yaptı. Bağ, “Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, elindeki balyozla Türkiye’nin önündeki görünmez duvarları yıkmaktadır. Barışı, huzuru ve milli bütünlüğü engelleyen ne varsa balyozu oraya vurmaktadır.” ifadelerini kullandı. İl Başkanı Bağ, MHP’nin tek gayesinin milletin huzuru ve ülkenin geleceği olduğunu belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bizim derdimiz; ülkemizin huzuru, birliği, kardeşliği ve geleceğidir.” MHP’nin terörle mücadele sürecindeki kararlılığı ve toplumsal birlik mesajları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.