Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sistem

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sistem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sistem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB davasında Eyüp Subaşı'nın savunması: “Yapmadığım bir fiilin sorumluluğunu kabul etmiyorum” Haber

İBB davasında Eyüp Subaşı'nın savunması: “Yapmadığım bir fiilin sorumluluğunu kabul etmiyorum”

Subaşı, hakkındaki suçlamalara ilişkin savunma yaptı İddianamede, Eyüp Subaşı'nın Beylikdüzü döneminden itibaren Ekrem İmamoğlu'nun açık hava reklam çalışmalarını yürüttüğü, İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasının ardından ise açık hava reklam işlerinin usulsüz ihalelerle Subaşı'na verildiği ileri sürüldü. Subaşı'nın yetkilisi olduğu şirketler üzerinden Kültür A.Ş.'den çeşitli işler aldığı ve Murat Ongun ile Fatih Keleş'e bağlı hareket ettiği iddiasına da iddianamede yer verildi. Savunmasında bu suçlamalara karşı çıkan Subaşı, şirketlerinin kendi sermayeleriyle kurulduğunu ve kamu kaynaklarından finansman sağlanmadığını söyledi. İhalelerin tamamının belgeli ve ticari nitelikte olduğunu savunan Subaşı, şirketleri aracılığıyla kamuya ve belediyeye yüksek miktarlarda kira ödemesi yaptıklarını ifade etti. Subaşı, şirketler grubu olarak 20 milyon doların üzerinde yatırım yaptıklarını belirterek, “kamu zararı” suçlamasını kabul etmediğini dile getirdi. “Devir bedeli 75 milyondan 46 milyona indirildi” Eyüp Subaşı, savunmasının devamında reklam ekranlarının Reklamist firmasına devredilmesi sürecine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Subaşı, Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz ile yaptığı görüşmelerin ardından Murat Ongun ile devir sürecine ilişkin görüşmeler gerçekleştirdiğini söyledi. İlk aşamada 75 milyon liranın üzerinde bir bedel üzerinde sözlü olarak anlaşmaya varıldığını öne süren Subaşı, daha sonra Murat Ongun'un yönlendirmesiyle bu rakamın 46 milyon liraya düşürüldüğünü iddia etti. Reklam alanlarının bir bölümünün görüşmelerin ardından azaltıldığını belirten Subaşı, yaşananları kendisini anlaşmaya zorlayan sistematik bir baskı olarak değerlendirdiğini ifade etti. Subaşı, ekonomik açıdan zor durumda kaldığını ve ticari faaliyetlerine devam edebilmek amacıyla reklam ekranlarını Kültür A.Ş.'ye olan borcuna mahsuben devretmek zorunda kaldığını savundu. “Etkin pişmanlık ifadelerimin arkasındayım” Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleri reddetmediğini belirten Subaşı, soruşturma kapsamında bildiği ve yaşadığı olayları anlattığını söyledi. Subaşı, verdiği ifadelerin örgüt üyeliği şeklinde yorumlanmasını kabul etmediğini belirterek, kendisini suç örgütünün parçası değil, ticari süreçlerde mağdur olan bir kişi olarak gördüğünü savundu. Şirket yönettiğini, ihalelere katıldığını ve yatırım yaptığını kabul eden Subaşı, bazı para hareketlerinin içerisinde bulunduğunu da inkar etmedi. Ancak üzerine atılı suçları ve herhangi bir örgüt üyeliğini kabul etmediğini ifade etti. Mahkeme başkanı “sistem” ifadesini sordu Savunmanın ardından Subaşı'nın çapraz sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanı, sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerde geçen “sistem” ifadesinin ne anlama geldiğini sordu. Subaşı, özellikle bazı danışmanların bu ifadeyi sık kullandığını belirterek, belediye içerisindeki yönlendirmeleri bu şekilde tanımladığını söyledi. Bir işin yapılması sırasında Fatih Keleş veya Ertan Yıldız tarafından bir talep iletilmesi ya da sistematik bir yönlendirme yapılması halinde bunu “sistem” olarak değerlendirdiğini anlatan Subaşı, “sistem” ifadesini danışmanların ağzından duyduğunu savundu. Para hareketleri de duruşmada gündeme geldi Duruşmada savcılık tarafından Subaşı'nın ifadelerinde yer alan para hareketlerine ilişkin sorular da yöneltildi. Savcının, bazı işler karşılığında yüzde 10 pay istendiğine ve bu paraların nakit olarak verildiğine ilişkin beyanlarını hatırlatması üzerine Subaşı, söz konusu paraların bazılarını Florya'da, bazılarını ise Mermerciler Sanayi Sitesi'ndeki iş yerinde verdiğini söyledi. Ertan Yıldız'a verildiği belirtilen paralarla ilgili de konuşan Subaşı, ödemelerin doğrudan Yıldız tarafından alınmadığını, bir aracının gönderildiğini öne sürdü. Subaşı, farklı tarihlerde 5 milyon, 5 milyon ve 10 milyon liralık ödemeler yapıldığını ifade etti. Savcının, daha önce verdiği ifadelerde Fatih Keleş ve Murat Ongun'un kendisine Ertan Yıldız'a verilmesi gereken paranın tamamlanıp tamamlanmadığını sorduklarını söylediğini hatırlatması üzerine Subaşı, bu ifadesinin doğru olduğunu belirtti. Duruşmada Subaşı'nın savunma ve çapraz sorgu işlemleriyle ilgili süreç devam ediyor.

Türkiye’de İlk Örneklerden: Tamamen Proje Odaklı Dijital Yerleşke Haber

Türkiye’de İlk Örneklerden: Tamamen Proje Odaklı Dijital Yerleşke

Üniversitenin dijital dönüşüm vizyonunun bir parçası olarak hayata geçirilen kampüs, tematik yapısıyla yalnızca bilişim alanındaki bölümlere ev sahipliği yapacak şekilde tasarlandı. İstanbul’un merkezi ulaşım aksları üzerinde konumlanan RUDIC’in, öğrencilerin kampüse erişimini kolaylaştıracak biçimde planlandığı belirtiliyor. Kampüste derslerin önemli bölümünün laboratuvar ortamında yürütülmesi ve uygulama ağırlıklı bir eğitim modelinin benimsenmesi öngörülüyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Taner Çevik, RUDIC’in kuruluş sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilişim alanındaki bölümlerin tek bir yerleşkede toplanmasının bilinçli bir tercih olduğunu belirten Çevik, şöyle konuştu: “Bilişim disiplinleri artık çok hızlı değişen ve sürekli güncellenen bir alan. Bu nedenle eğitim ortamının da bu dinamizme uyum sağlaması gerekiyor. Bölümlerimizi tematik bir kampüste bir araya getirerek hem akademik iş birliğini güçlendirmek hem de öğrencilerimize daha odaklı bir öğrenme atmosferi sunmak istedik. Merkezi konum sayesinde öğrencilerimizin kampüse erişimini de kolaylaştırmayı hedefledik.” “Dersleri Laboratuvarda, Üreterek İşliyoruz” RUDIC’te uygulanacak eğitim modelinin proje odaklı olarak tasarlandığını vurgulayan Çevik, klasik ders anlatımının ötesine geçmeyi amaçladıklarını ifade etti: “Alan derslerimizin tamamını laboratuvar ortamında yürütüyoruz. Öğrencilerimiz yalnızca dinleyen değil; kod yazan, sistem kuran, problem çözen ve proje geliştiren bir sürecin içinde yer alıyor. Dört yıllık lisans eğitimleri boyunca toplam 30 proje üreterek mezun olmalarını planlıyoruz. Böylece teorik bilgiyi aynı anda pratiğe dönüştürme imkânı buluyorlar.” Bu yaklaşımın öğrencilerin mesleki özgüvenini artırdığını belirten Çevik, “Mezunlarımızın iş hayatına başladıklarında ‘ilk kez proje yapıyorum’ demelerini istemiyoruz. Üniversite sürecinde farklı ölçeklerde projelerle deneyim kazanmış olmalarını önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ ve Veri İşleme İçin Güçlü Altyapı Kampüste iki bilgisayar laboratuvarının aktif olarak kullanıldığını ifade eden Çevik, teknik altyapının kademeli olarak güçlendirileceğini söyledi: “Yaz dönemi itibarıyla özellikle yapay zekâ ve veri işleme çalışmalarına yönelik yüksek performanslı bir araştırma ve uygulama sistemini devreye alacağız. Bu sistem, çoklu terminal yapısıyla öğrencilerimizin aynı anda ileri seviye projeler geliştirmesine imkân tanıyacak. Büyük veri analizi, makine öğrenmesi ve yapay zekâ uygulamaları gibi alanlarda daha kapsamlı çalışmalar yapılabilecek.” “Sanayinin Gerçek Problemlerini Yapay Zekâ ile Çözmeyi Hedefliyoruz” RUDIC bünyesinde Yapay Zekâ ve Sektör Uygulamaları Ofisinin de faaliyet gösterdiğini belirten Çevik, bu yapının üniversite-sanayi iş birliğini daha somut bir zemine taşıdığını ifade etti: “Bugün sanayi dünyasında ürün çeşitliliği ve pazar dinamikleri giderek artıyor. Bu durum işletmeler için oldukça karmaşık operasyonel süreçler ortaya çıkarıyor. Hızlı değişen bu ortamda şirketlerin yalnızca hızlı değil, aynı zamanda tutarlı kararlar alabilmesi gerekiyor. Kurduğumuz Yapay Zekâ ve Sektör Uygulamaları Ofisi ile sanayicilerin karşılaştığı gerçek problemleri merkeze alan bir çalışma modeli oluşturduk. Akademik bilgi birikimini saha deneyimiyle birleştirerek karmaşık süreçlerin yönetimi ve optimizasyonuna yönelik çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.” Ofisin aynı zamanda eğitim modeliyle de doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Çevik, sözlerini şöyle sürdürdü: “2025–2026 akademik yılında açılan Bilgisayar Bilimleri ile Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi bölümlerimiz bu çalışmaların akademik altyapısını oluşturuyor. Proje odaklı eğitim yaklaşımımız sayesinde öğrencilerimiz henüz eğitimleri devam ederken sektörün içinden gelen gerçek iş problemleriyle çalışıyor. Öğretim üyelerimizin rehberliğinde yürütülen bu çalışmalar, öğrencilerin teorik bilgilerini sahadaki dinamik koşullarda test etmelerine imkân tanıyor.” Bu modelin hem sektör hem de öğrenciler açısından önemli kazanımlar sağladığını belirten Çevik, “Şirketler üniversitenin araştırma kapasitesinden faydalanırken öğrencilerimiz de mezuniyet öncesinde iş dünyasının beklentilerini yakından tanıma fırsatı buluyor. Amacımız veri bilimini ve yapay zekâyı sanayinin hizmetine sunan sürdürülebilir bir iş birliği ekosistemi oluşturmak” dedi. “Uluslararası Modelleri İnceledik, Türkiye’ye Uyarladık” Proje temelli eğitim yaklaşımının teknoloji odaklı ülkelerde yaygın biçimde uygulandığını belirten Çevik, RUDIC modelinin bu örneklerden ilham aldığını ancak yerel ihtiyaçlara göre tasarlandığını vurguladı: “Dünyadaki iyi uygulama örneklerini inceledik. Teorik altyapıyı güçlü tutarken uygulamayı merkeze alan bir sistem kurduk. Ancak bunu doğrudan kopyalamak yerine Türkiye’nin eğitim dinamiklerine ve sektör beklentilerine uygun biçimde uyarladık. Amacımız sürdürülebilir, ölçülebilir ve geliştirilebilir bir model ortaya koymak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.