Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Silivri Cezaevi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Silivri Cezaevi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Silivri Cezaevi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklamalar: 56 faili meçhul dosya aydınlatıldı Haber

Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklamalar: 56 faili meçhul dosya aydınlatıldı

Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhul suçlara ilişkin özel bir birim oluşturulduğunu belirterek, bugüne kadar 56 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı. 56 faili meçhul dosya yeniden incelendi Akın Gürlek, faili meçhul suçlara ilişkin çalışmalar kapsamında Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde “Faili Meçhul Suçlarla Mücadele ve Araştırma Daire Başkanlığı” kurulduğunu söyledi. Mahkemelerden yaklaşık 640 faili meçhul dosyanın alındığını belirten Gürlek, oluşturulan teknik ekibin doğrudan soruşturma yürütmediğini, savcı ve başsavcılarla koordinasyon içinde çalıştığını ifade etti. Gürlek, yeni teknolojilerin eski cinayet dosyalarının yeniden incelenmesinde önemli imkanlar sunduğunu belirterek, adli tıp incelemeleri, HTS kayıtları, baz istasyonu analizleri ve genetik incelemelerden yararlanıldığını söyledi. Çalışmalar kapsamında şu ana kadar 56 dosyanın aydınlatıldığını belirten Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu ve Gülistan Doku dosyalarının yanı sıra Fenerbahçe otobüsüne yönelik saldırı ve Uğur Mumcu dosyalarının da incelendiğini açıkladı. Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni operasyon Gürlek, 2009 yılında meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmaya da değindi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının dosya kapsamında ikinci bir operasyon gerçekleştirdiğini belirten Gürlek, soruşturma kapsamında elde edilen delillerin olayın örgütsel boyutuna ilişkin değerlendirmeleri güçlendirdiğini söyledi. Gürlek, F-4 pilotu ve eşinin Adil Öksüz ile görüşmeleri, olay öncesindeki toplantılar, HTS kayıtları ve ByLock yazışmaları gibi çeşitli delil ve emarelerin bulunduğunu aktardı. Adalet Bakanı, soruşturmanın bağımsız yargı tarafından sürdürüldüğünü ve yeni gelişmelerin takip edildiğini belirtti. Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü yeniden araştırılıyor Gürlek, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmanın da yeniden ele alındığını açıkladı. Daha önce kalp krizi olarak değerlendirilen ölümle ilgili bir cezaevi personelinin ihbarı üzerine yeni soruşturma başlatıldığını belirten Gürlek, fethi kabir işleminin gerçekleştirildiğini ve Adli Tıp Kurumu raporunun beklendiğini söyledi. Gürlek, soruşturmada şu aşamada ölümün kesin nedeninin belirlenmeye çalışıldığını vurgularken, “daha fazla detay paylaşamayacağını” ifade etti. “Kurtlar Vadisi” açıklaması dikkat çekti Kaşif Kozinoğlu dosyasına ilişkin açıklamalarında “Kurtlar Vadisi” dizisine de değinen Gürlek, dizinin bir bölümünde Kozinoğlu'nun ölümüne benzer bir olayın işlendiğini söyledi. Gürlek, dizide devlet görevlisi bir karakterin Silivri Cezaevi'nde bulunduğunu, elektrik kesintisi yaşandığını ve olayın gerçek ölümden kısa süre önce ekrana geldiğini belirtti. Bu nedenle senaristlerin savcılık tarafından bilgi sahibi sıfatıyla dinlendiğini aktaran Gürlek, söz konusu benzerliğin soruşturma açısından araştırılması gereken bir husus olduğunu söyledi. Fon soruşturmasında 162 şüpheli, 100 tutuklu Adalet Bakanı Gürlek, fon soruşturmasına ilişkin de güncel rakamları paylaştı. Gürlek'in açıklamasına göre soruşturma kapsamında 162 şüpheli bulunuyor. Bunlardan 100'ü tutuklu, 26 kişi ise adli kontrol tedbiri altında. Soruşturma kapsamında bazı şirketlere de el konularak TMSF'ye devredildi. Gürlek, soruşturmanın özellikle örgüt kurma, nitelikli dolandırıcılık ve kara para aklama iddiaları kapsamında mali yönden sürdürüldüğünü belirtti. Haksız kazanç elde edenlerle meşru şekilde yatırım yapan vatandaşların birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Gürlek, haksız yollarla elde edildiği tespit edilen mal varlıklarının geri alınması için çalışmaların sürdüğünü söyledi. “Terörsüz Türkiye sürecinden dönüş yok” Gürlek, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise sürecin devlet açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Sürecin 40 yılı aşkın süredir Türkiye'ye ağır maliyetler getiren terör sorununu sona erdirmeyi hedeflediğini ifade eden Gürlek, Meclis bünyesinde yürütülen çalışmalara ve oluşturulan kurullara değindi. Gürlek, örgütün tüm unsurlarıyla ve silahlarıyla tasfiye edilmesine yönelik sürecin ilgili kurumlar tarafından takip edildiğini belirterek, süreci sabote etmeye veya provoke etmeye yönelik girişimlere karşı gerekli adımların atılacağını söyledi. Süresiz nafaka için yeni düzenleme hazırlığı Adalet Bakanı Gürlek'in açıklamalarında nafaka düzenlemesi de önemli başlıklardan biri oldu. Anayasa Mahkemesinin mevcut düzenlemeye ilişkin kararına değinen Gürlek, Adalet Bakanlığının yeni bir düzenleme hazırladığını ve teklifin Meclise sunulmasının planlandığını belirtti. Yeni sistemde evlilik süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur durumlarının dikkate alınacağını belirten Gürlek, aile mahkemesi hakimlerine somut olayın koşullarına göre nafakanın süresini belirleme konusunda takdir yetkisi verilmesinin planlandığını söyledi. Gürlek, düzenlemenin amacının kadınların mağduriyetini önlerken aynı zamanda hakkaniyetli bir sistem oluşturmak olduğunu ifade etti. #Canlı | Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlıyorum. https://t.co/icO4gj4rzS — Akın Gürlek (@abakingurlek) October 6, 2026

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında dikkat çeken gelişme: Turgay Tamer evinde ölü bulundu Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında dikkat çeken gelişme: Turgay Tamer evinde ölü bulundu

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Turgay Tamer, Büyükçekmece’deki evinde ölü bulundu. Tamer’in kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından belirlenecek. Eşi evde yerde buldu Olay, Büyükçekmece’nin Sinanoba Mahallesi’ndeki evde meydana geldi. Kozinoğlu soruşturması kapsamında yaklaşık iki hafta önce gözaltına alınan ve hakkında “yurt dışına çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılan Tamer, eşi tarafından evde yerde yatarken bulundu. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde Tamer’in hayatını kaybettiği belirlendi. Cenazesi, kesin ölüm nedeninin tespit edilmesi amacıyla Bahçelievler Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. İlk incelemelerde ölümün şüpheli bulunduğu bildirildi. Tamer’in eşi Marina Tamer’in yaklaşık 12 gün önce Moldova’ya gittiği, İstanbul’a döndüğünde evin kapısını açamayınca camdan içeri girdiği ve eşini yerde bulduğu öğrenildi. Eşinin ifadesinde Tamer’in bacaklarında kan dolaşımıyla ilgili rahatsızlık bulunduğunu ve el ve ayaklarındaki şişlikler nedeniyle yürümekte zorlandığını söylediği aktarıldı. Başsavcılıktan Kozinoğlu soruşturmasına ilişkin açıklama Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Turgay Tamer’in Kozinoğlu’nun tutuklu bulunduğu dönemde Silivri Cezaevi’nde kampüs doktoru olarak görev yaptığını açıkladı. Başsavcılık, Tamer’in adli tıp doktoru olmadığını ve Kozinoğlu’nun sağlık durumunun kötüleştiğine ilişkin kendisine herhangi bir bildirim yapılmadığını belirtti. Bu nedenle Tamer’in Kozinoğlu’na herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca Tamer’in bazı sağlık sorunlarının bulunduğu ve bu nedenle bir süredir doktorluk mesleğini yapamadığı bildirildi. Ölüm nedeni otopsiyle belirlenecek Turgay Tamer’in ölümüyle ilgili inceleme sürerken, kesin ölüm nedeninin Adli Tıp Kurumu’nda yapılacak otopsi ve incelemelerin ardından ortaya çıkması bekleniyor. Öte yandan Kaşif Kozinoğlu’nun 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma da devam ediyor.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni gelişme: 2 isme ev hapsi, 2 tutuklama Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni gelişme: 2 isme ev hapsi, 2 tutuklama

Soruşturma kapsamında 4 kişi gözaltına alınmıştı Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve cezaevi savcısı Necip Doğan gözaltına alındı. Hakkında yakalama kararı bulunan emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur ise KKTC’den İstanbul’a dönüşünün ardından İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınarak soruşturma kapsamında adliyeye sevk edildi. Uğur ve Yıldırım’a ev hapsi Silivri Adliyesi’ndeki işlemlerinin ardından Hasan Atilla Uğur ile Hasan Ataman Yıldırım, ev hapsi şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi. Mahkeme, iki şüpheli hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. Ali İşgören ve Necip Doğan tutuklandı Soruşturma kapsamında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ise “suç örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlikteki işlemlerin ardından İşgören ve Doğan hakkında tutuklama kararı verildi. Hasan Atilla Uğur: “Bu soruşturmanın açılmasını önemli buluyorum” Adliye çıkışında açıklama yapan Hasan Atilla Uğur, Kaşif Kozinoğlu ile aynı koğuşta kaldığını ve birlikte terörle mücadelede görev yaptıklarını belirtti. Uğur, Kozinoğlu’nun ölümünün yeniden soruşturulmasını önemli bulduğunu ifade ederek, soruşturmanın kapsamlı şekilde sonuçlandırılmasını istediğini söyledi. Kendisinin de soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla adliyede bulunmasından üzüntü duyduğunu belirten Uğur, sürecin sonunda gerçeğin ortaya çıkacağına inandığını dile getirdi. Soruşturma sürüyor Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevindeki ölümüne ilişkin soruşturmanın, gözaltına alınan şüpheliler hakkında verilen adli kararların ardından devam ettiği bildirildi. Soruşturmanın kapsamındaki incelemelerin sürdüğü belirtildi.

Ümit Özdağ: Vatandaşlığı değiştirenler vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir, Buna izin vermeyiz. Haber

Ümit Özdağ: Vatandaşlığı değiştirenler vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir, Buna izin vermeyiz.

Ümit Özdağ'ın konuşmasındaki satırbaşları şöyle ; Bir ramazanda daha iftar sofrasında bir araya geldik. Var olun. Davetimizi kabul ettiniz geldiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ne yazık ki ramazanların tadı kalmadı, bayramların tadı kalmadı. Ramazan sabır ayıdır, kanaat ayıdır, şükür ayıdır. Biz de millet olarak sabrediyoruz, şükrediyoruz ve Allah biliyor ya, milletimiz kanaat ediyor; kanaat etmek zorunda kalıyor. Çünkü adaletin olmadığı, kul hakkının yendiği, bayramların bayram, ramazanların ramazan tadı vermediği günlerden geçiyoruz. Değerli Antalyalılar, Geçen sene sahurları ve iftarları, bu salonda yaptığım bir konuşmadan dolayı Silivri Cezaevi’nde gerçekleştiriyordum. Nasip oldu, bu ramazanda yine aynı salonda, bu sefer sizlerle birlikte iftar sofrasında bir araya geldik. Biz bir araya geldik ama haksız yere tutuklu olan yurttaşlarımız hâlâ hapishanelerde kalmaya devam ediyor ve haksız yargılanmalar sürüyor. Belki sizler de görmüşsünüzdür; birkaç gün önce sosyal medyada küçük bir video dolaştı. Bir vatandaş, orada gördüğü bir başkasına, ‘Acaba İstanbul’da Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’ne nasıl gidebilirim’ diye soruyor. Soruyu sorduğu kişi ise, ‘Twitter kullanıyor musun’ diyor. ‘O zaman Twitter’a ‘Hükümet istifa’ yaz, seni hemen götürürler’ diyor. Maalesef böyle bir dönemden geçiyoruz ve düşman ceza hukuku uygulamaları devam ediyor. Öte yandan, 14 kişiyi diri diri yakarak öldüren bir terörist hapishaneden serbest bırakılıyor ve şimdi şehir şehir dolaştırılıyor. Gittiği şehirlerde belirli bir grup tarafından kahraman gibi karşılanıyor, konuşmalar yaptırılıyor. Bu adalet mi arkadaşlar? Bu adalet değil. Adaletsizlik sadece yargı sisteminde de değil; pazarda, çarşıda da var. Kul hakkının yenmesi, piyasada her gün yaşadığımız bir şey. Toplumun yüzde 10’u bütün servetin yüzde 68’ini kontrol ederken, 44 milyon insanın sahip olduğu servet Türkiye’nin toplam servetinin yüzde 2,47’si. Bazıları parfüm banyosu yapıp en lüks araçlara binip yurt dışında villalar satın alırken, ithal mal patlaması yaşanırken; 20 bin lira maaşla geçinmeye çalışan emekli, 250 lirayı cebine koyup pazar alışverişine gitmek zorunda kalıyor. 16 bin lira maaş alan bir dul, o 16 bin lirayla ayın sonunu getirebilmek için çalışıyor. Bakın, Hazreti Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi; sizden önceki toplulukların helak olmasına neden olan şeylerin başında şu gelir: İçlerinden zengin ve soylu birisi suç işlediği zaman cezasız bırakılır, fakir ve zayıf birisi suç işlerse ona ceza verilir. İşte bu toplumlar helak olur. Eski Kızılay Genel Müdürü’nün kızı ölümlü bir trafik kazası yaptı. Bir gün bile hapishaneye girmedi. Aynı kazayı fakir veya muhalif bir insan yapsaydı, şu anda hapisteydi. İşte bu adil değil. Biz, herkesin yasalar önünde eşit olduğu bir Türkiye istiyoruz. Anayasa’nın 10. maddesinin, yani bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğunu söyleyen maddenin uygulandığı bir Türkiye istiyoruz. Türk halkının büyük çoğunluğu fakirleşirken, küçük bir azınlığın kontrolsüz bir şekilde zenginleşmesine, bu ülkenin zenginliklerini talan etmesine ‘hayır’ diyoruz. Herkese aynı yasaların, aynı adalet anlayışıyla uygulandığı bir Türkiye’nin mücadelesini veriyoruz. Değerli Antalyalılar, değerli Zafer Partililer, Bütün bunlar olurken, bir de bütün bu sürecin içerisinde İmralı’daki bir teröristin yapılan pazarlıklar neticesinde yeni bir statü elde ettiğini görüyoruz. Bir taraftan MHP, öbür taraftan DEM; Öcalan için barışa olan hizmetlerinden dolayı yeni bir statü istiyor. Öcalan Türkiye’ye huzur getiriyormuş. Sanki 1976’dan 2026’ya kadar geçen 50 yıl içerisinde on binlerce yurttaşımızın ölümüne bu adam neden olmamış gibi; kadın, erkek, çocuk, bebek demeden binlerce insanı öldürtmemiş gibi; beşikteki bebeği, kümesteki tavuğu öldürün emrini vermemiş gibi, ‘Öcalan Türkiye’ye barış getiriyor, ona yeni bir statü lazım’ diyorlar. Demek ki Öcalan’ın İmralı’daki mahkûm statüsü sona erdi, artık yeni bir statü verecekler. Peki bu statü nasıl verilecek? Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Öcalan Komisyonu’nu çıkardığı raporla, Öcalan’ın nasıl serbest kalacağına ve PKK’lılara nasıl af getirileceğine ilişkin yol haritasını zaten çizdi. Öcalan’ın yeni statüsünün ne olacağını ise, Öcalan yapmış olduğu ikinci açıklamasında ortaya koyuyor. Öcalan kendisini baş müzakereci ve Cumhuriyet’in yeniden kuruluşunun kurucu önderi olarak gösteriyor. Öcalan bu utanmaz açıklamasında, Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl yanlış kurulduğunu ve devletin nasıl yeniden kurulması gerektiğini anlatıyor. Öcalan bize demokrasi ve hukuk dersi veriyor. Öcalan vatandaşlığı yeniden tanımlayacağımızı bize öğretiyor. Buradan, Anayasa’nın 66. maddesinde tanımlanan Türk vatandaşlığını değiştirmeyi düşünenlere sesleniyoruz: Vatandaşlığı değiştirenler, vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir. Buna izin vermeyiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.