Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Silahsızlanma

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Silahsızlanma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Silahsızlanma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Netanyahu’dan Gazze’de ateşkes açıklaması: Hamas silahsızlanmadan çekilme yok Haber

Netanyahu’dan Gazze’de ateşkes açıklaması: Hamas silahsızlanmadan çekilme yok

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşamasına ilişkin uluslararası planlara sert tepki gösterdi. Netanyahu, Hamas tamamen silahsızlanmadan İsrail ordusunun Gazze’den çekilmeyeceğini ve operasyonların devam edeceğini söyledi. Netanyahu’dan “tam silahsızlanma” şartı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısının açılışında Gazze’deki ateşkes sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Netanyahu, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş kapsamında gündeme gelen planlara İsrail'in yaklaşımını ortaya koydu. Hamas’ın silahsızlandırılmasını temel şart olarak öne çıkaran Netanyahu, İsrail ordusunun örgüt tamamen silahsızlanmadan Gazze’den çekilmeyeceğini belirtti. Netanyahu, Barış Kurulu tarafından duyurulan 15 maddelik yeni yol haritasına ilişkin de İsrail'in itirazlarını dile getirdi. İsrail Başbakanı, silahsızlanma konusunda yalnızca sembolik veya kısmi bir uygulamayı kabul etmeyeceklerini belirterek ağır ve hafif silahların tamamını kapsayan bir süreç istediklerini ifade etti. ABD ile görüşmeler sürüyor Netanyahu, Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda ABD yönetimiyle temasların sürdüğünü de açıkladı. Washington yönetiminin bazı önerileri bulunduğunu belirten Netanyahu, bu önerilerin bir bölümünün İsrail açısından kabul edilebilir olduğunu, bazı önerilerin ise kabul edilemez nitelikte bulunduğunu söyledi. Bu açıklama, ABD ile İsrail arasında sürecin ayrıntıları konusunda henüz tam bir mutabakat sağlanmadığı şeklinde değerlendirildi. Trump ve Mladenov’dan farklı açıklamalar gelmişti Netanyahu’nun açıklamaları, son dönemde ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin uluslararası alandan gelen olumlu mesajların ardından geldi. Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Hamas’ın ikinci aşamaya ilişkin ayrıntılı yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump da Barış Kurulu’nun Hamas ve diğer silahlı gruplarla silah bırakma konusunda uzlaşıya vardığını duyurmuştu. Ancak Netanyahu’nun son açıklamaları, İsrail tarafının özellikle Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda daha sert şartlar ortaya koyduğunu gösterdi. Hamas’tan takvim ve saldırıların durması şartı Hamas cephesi ise sürece olumlu yaklaştığını belirtmekle birlikte kendi temel şartlarını koruyor. Hamas, İsrail saldırılarının durdurulmasını ve üzerinde anlaşmaya varılan hususların uygulanması için net bir takvim oluşturulmasını istiyor. Filistinli gruplar da ateşkesin ikinci aşamasına geçilebilmesi için İsrail’in ilk aşamada üstlendiği yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini savunuyor. Tarafların özellikle silahsızlanma, İsrail ordusunun çekilmesi ve ateşkesin uygulanma takvimi konularındaki farklı yaklaşımları, sürecin önündeki en önemli başlıklar arasında bulunuyor. Gazze’de ateşkes sürecinde belirsizlik Gazze Şeridi'nde 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin ilk aşamasında esir takası ve insani yardım başlıkları öne çıkmıştı. Buna karşın bölgede gerilimin tamamen sona ermediği ve ateşkesin uygulanmasına ilişkin tartışmaların devam ettiği belirtiliyor. Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi ise bölgenin yönetimini devralmaya yönelik kurumsal hazırlıklarını tamamladığını açıkladı. Ancak İsrail’in Gazze’den çekilme konusunda Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını şart koşması, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş sürecinin önündeki en önemli anlaşmazlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Netanyahu’nun son açıklamasıyla birlikte tarafların ikinci aşamaya ilişkin müzakerelerinde yeni bir diplomatik sürecin başlaması bekleniyor.

Çerçeve yasa teklifinin detayları ortaya çıktı: 12 maddelik düzenlemede silah bırakma şartı ve erteleme hükümleri yer alıyor Haber

Çerçeve yasa teklifinin detayları ortaya çıktı: 12 maddelik düzenlemede silah bırakma şartı ve erteleme hükümleri yer alıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması beklenen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin ayrıntıları açıklandı. Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak değerlendirilen düzenleme, PKK/KCK terör örgütünün faaliyetlerinin sona erdirilmesi, silahların teslim edilmesi ve bu sürecin devlet kurumları tarafından teyit edilmesine yönelik hükümler içeriyor. Düzenlemenin uygulanması için silah bırakma şartı Teklif metnine göre, kanundan yararlanılabilmesi için PKK/KCK terör örgütünün ve bağlantılı yapıların fiili varlığına son vermesi, kontrolündeki silah ve mühimmatları teslim etmesi gerekiyor. Bu sürecin tamamlandığının güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi öngörülüyor. Düzenlemede, “Tespit ve Teyit Makamı” olarak güvenlik kurumlarının değerlendirmesi ve MGK onayı esas alınıyor. Kapsama giren suçlar belirlendi Teklif kapsamında; PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, Örgüte üye olma, Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, Örgüt propagandası yapma, Örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen bazı suçlar, Terörizmin finansmanına ilişkin suçlar yer alıyor. Ancak bazı ağır suçlar kapsam dışında tutuluyor. 2005 öncesi ağırlaştırılmış müebbet cezaları kapsam dışında Düzenlemede, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçların kapsam dışında bırakıldığı belirtiliyor. Bu kapsam nedeniyle 2005 öncesi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin düzenlemeden yararlanamayacağı ifade ediliyor. Soruşturma ve davalara erteleme düzenlemesi Teklifte, kapsam dahilindeki kişiler hakkında devam eden soruşturma ve davalar için erteleme hükümleri yer alıyor. Buna göre; Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 10 yıl süreyle soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi öngörülüyor. Erteleme kararlarına karşı iki hafta içinde itiraz edilebilecek. Cezaların infazına ilişkin düzenleme Teklifte, kesinleşmiş cezalar için de erteleme hükümleri bulunuyor. Buna göre; Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezaları 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezaları ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezaları 10 yıl süreyle infaz hâkimi kararıyla ertelenebilecek. Belirlenen süre içerisinde yeni bir suç işlenmemesi halinde verilen cezanın infaz edilmiş sayılması düzenleniyor. Örgüt faaliyetlerine son verilmesi izlenecek Kanunun uygulanmasını takip etmek amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulması planlanıyor. Kurulda; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı, MGK Genel Sekreteri yer alacak. Ayrıca TBMM bünyesinde 17 üyeden oluşan bir İzleme Komisyonu kurulması öngörülüyor. Başvurular için 6 aylık süre Teklif kapsamında düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından 6 ay içinde yazılı başvuru yapması gerekiyor. Düzenlemede ayrıca teslim ve silahsızlanma sürecine ilişkin uygulama esaslarının Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanacağı belirtiliyor. Çerçeve yasa teklifinin TBMM’deki komisyon ve Genel Kurul süreçlerinin ardından yürürlüğe girip girmeyeceği siyasi partilerin tutumu ve Meclis görüşmeleriyle netleşecek.

Trump'tan İspanya, İran, Gazze ve Ukrayna Mesajları: "İran Çok Ağır Şekilde Vurulacak" Haber

Trump'tan İspanya, İran, Gazze ve Ukrayna Mesajları: "İran Çok Ağır Şekilde Vurulacak"

Trump'tan İspanya'daki Göç Krizi Yorumu ABD Başkanı Donald Trump, Maryland eyaletindeki Camp David Başkanlık Konutu'nda gerçekleştirilen kabine toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Konuşmasında İspanya'da yaşanan düzensiz göç hareketliliğine değinen Trump, Avrupa'daki son gelişmeleri ABD için de önemli bir uyarı olarak değerlendirdi. Trump, "Dün İspanya'daki felaketi gördüm. Yüz binlerce insanın bir ülkeyi istila etmesine benziyordu. Cumhuriyetçiler seçilmezse aynı şey bizim de başımıza gelecek. Hatta daha da büyüğü yaşanacak. Biz görevde olmazsak ülkemiz, İspanya'daki olayları küçük gösterecek ölçüde istila edilir." ifadelerini kullandı. ABD'deki sınır güvenliği politikalarının seçim sürecinin en önemli başlıklarından biri olmaya devam edeceğini vurgulayan Trump, düzensiz göç konusunda Demokrat yönetimi sert sözlerle eleştirdi. "İran'ın Askeri Kapasitesi Büyük Ölçüde Yok Edildi" Trump, kabine toplantısında İran ile yaşanan gerilime ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ABD ordusunun son dönemde önemli operasyonlar gerçekleştirdiğini belirten Trump, İran'ın askeri kapasitesinin ciddi ölçüde zayıflatıldığını öne sürdü. Trump, "İran'ın donanması tamamen imha edildi. Hava kuvvetleri ortadan kaldırıldı. Uçakları kalmadı. Füze stoklarının büyük bölümü yok edildi. İHA kapasiteleri de neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı. Ellerinde hâlâ bir miktar güç var ancak bu da yakında tükenecek." dedi. ABD Başkanı, İran'ın askeri üretim altyapısının da ağır darbe aldığını savunarak, Washington yönetiminin bölgedeki operasyonlarını kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti. "İran Nükleer Silaha Sahip Olamaz" İran ile yürütülen diplomatik sürece ilişkin konuşan Trump, temel hedeflerinin değişmediğini belirtti. "Nükleer silaha sahip olamazlar." diyen Trump, İran'ın nükleer silah elde etmesi halinde Orta Doğu'da çok daha büyük bir istikrarsızlık yaşanacağını savundu. İran'ın müzakere sürecinde güven vermediğini öne süren Trump, "Sürekli yalan söyledikleri için onlara olan güvenimi kaybediyorum." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, ABD ile İran arasındaki çatışmaların kısa vadede sona ermeyeceğinin sinyalini vererek, "Onları çok ağır şekilde vuracağız. Bir noktada artık dayanamayacaklarını söyleyecekler." dedi. Gazze Planı: "İsrail ile Mutabakatımız Var" Trump, Gazze'de ateşkes ve Hamas'ın silahsızlandırılmasını içeren yeni barış planına ilişkin de açıklamalarda bulundu. İsrail ile bu konuda uzlaşı sağlandığını belirten Trump, sürecin beklenenden daha hızlı ilerlediğini söyledi. "Hamas'ın silahsızlandırılmasının mümkün olacağını kimse düşünmüyordu. Bu, Orta Doğu açısından çok büyük bir adım." ifadelerini kullanan Trump, İsrail'in süreç boyunca iş birliği yaptığını dile getirdi. Gazze'de oluşturulması planlanan yeni yönetim modeli kapsamında silahsızlanma sürecinin Barış Kurulu tarafından koordine edileceğini belirten Trump, kurulun alanında uzman isimlerden oluştuğunu ifade etti. "İran ile Çatışmalar Bir Süre Daha Devam Edecek" ABD Başkanı, İran ile askeri gerilimin tamamen sona ermesi için henüz erken olduğunu söyledi. Trump, İran'ın zaman zaman yeniden saldırı kapasitesi oluşturabileceğini ancak bunun uzun vadede sürdürülebilir olmayacağını savundu. "Biraz sürecek. Belki kısa süreli toparlanırlar ama yeniden zayıflayacaklar ve etkileri tamamen tükenecek." değerlendirmesinde bulundu. Trump ayrıca, İran ile sürdürülen diplomatik görüşmelere Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Jared Kushner, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun katıldığını açıkladı. Ukrayna Mesajı: "Bu Savaş Bitmeli" Trump'ın gündemindeki bir diğer başlık ise Rusya-Ukrayna savaşı oldu. Ukrayna'nın Patriot hava savunma sistemleri ve Tomahawk füzeleri konusundaki taleplerine ilişkin konuşan Trump, bu teknolojilerin paylaşılmasının son derece hassas bir konu olduğunu söyledi. Bu tür sistemlerin üretim lisanslarının verilmesi konusunda temkinli davrandıklarını belirten Trump, gelişmiş askeri teknolojilerin gelecekte ABD'ye karşı kullanılma riskine dikkat çekti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı görüşmeye de değinen Trump, savaşın artık sona ermesi gerektiğini açık şekilde dile getirdiğini söyledi. Trump, "Zelenskiy'e de Putin'e de anlaşma yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu savaşın sona ermesi gerekiyor. Her ay çoğu asker olmak üzere yaklaşık 25 bin genç insan hayatını kaybediyor. Bir anlaşma yapılmalı ve bunun için her iki tarafın da taviz vermesi gerekiyor." ifadelerini kullandı. Küresel Gündemde Yeni Dönem Mesajı Camp David'deki açıklamalarında düzensiz göç, Orta Doğu'daki gelişmeler ve Ukrayna savaşı gibi birçok kritik başlığa değinen Trump, ABD'nin hem askeri hem de diplomatik alanda aktif rolünü sürdüreceğini vurguladı. Önümüzdeki dönemde İran ile yaşanacak gelişmeler, Gazze'deki barış planının uygulanması ve Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin diplomatik girişimlerin uluslararası gündemin en önemli başlıkları arasında yer almayı sürdüreceği değerlendiriliyor.

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde Haber

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde

Gazze İçin Yeni Dönem Planı Açıklandı Gazze'de devam eden savaşın sona erdirilmesi ve bölgede kalıcı bir yönetim mekanizması oluşturulması amacıyla hazırlanan kapsamlı yol haritası yayımlandı. Barış Kurulu (Board of Peace) tarafından açıklanan 15 maddelik plan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planının uygulanmasına yönelik son aşamaları içeriyor. 31 Temmuz'da duyurulan plana göre, İsrail, Hamas ve diğer Filistinli grupların tüm askeri faaliyetlerini durdurması hedefleniyor. Tarafların planı kabul etmesinin ardından 14 gün içinde uygulama takviminin ve sahadaki mekanizmaların belirlenmesi öngörülüyor. Gazze Yönetimi Yeni Bir Komiteye Devredilecek Yol haritasının en dikkat çeken maddelerinden biri Gazze'nin gelecekteki yönetim modeli oldu. Plana göre bölgede "Ulusal Gazze Yönetim Komitesi" adıyla yeni bir yapı kurulacak. Bu komitenin, Gazze'deki sivil yönetimin temel otoritesi olması ve "tek yönetim, tek hukuk ve tek silah" ilkesi doğrultusunda hareket etmesi planlanıyor. Yeni yönetim modelinde Gazze polis teşkilatının yeniden yapılandırılması da yer alıyor. Kriterleri karşılamayan güvenlik personelinin başka görevlere aktarılması, polis teşkilatındaki silahların ise yeni yönetim mekanizmasının denetimine verilmesi öngörülüyor. Hamas'ın Silahsızlandırılması Planın Merkezinde Barış Kurulu'nun açıkladığı yol haritasında Hamas'ın askeri kapasitesinin sona erdirilmesi önemli bir başlık olarak yer alıyor. Plana göre; Ağır silahların aşamalı şekilde devre dışı bırakılması, Askeri üretim altyapısının kaldırılması, Tünel sistemlerinin imha edilmesi hedefleniyor. Silahsızlanma sürecinin İsrail ordusunun Gazze'den aşamalı çekilmesiyle eş zamanlı yürütülmesi planlanıyor. Yol haritasında, Gazze'deki silahların İsrail'e veya başka bir dış aktöre teslim edilmeyeceği, yalnızca Ulusal Gazze Yönetim Komitesi'nin kontrolünde tutulacağı ifade ediliyor. İsrail'in Çekilmesi Aşamalı Olacak Plan kapsamında İsrail güçlerinin Gazze'den kademeli olarak çekilmesi öngörülüyor. Ancak bu sürecin Hamas'ın silahsızlandırılması ve güvenlik mekanizmalarının oluşturulmasıyla bağlantılı şekilde ilerlemesi hedefleniyor. İsrail tarafı ise daha önce yaptığı açıklamalarda Hamas'ın askeri kapasitesi tamamen ortadan kaldırılmadan Gazze'den çekilmeyeceğini savunmuştu. Bu nedenle planın uygulanabilirliği konusunda en önemli belirsizliklerden biri İsrail'in güvenlik talepleri ile Filistin tarafının beklentileri arasındaki fark olarak görülüyor. Gazze'ye Uluslararası İstikrar Gücü Gönderilecek 15 maddelik yol haritasında Gazze'de geçici süreyle görev yapacak uluslararası bir istikrar gücü kurulması da bulunuyor. Bu gücün; Ateşkesi takip etmesi, Filistin polis güçlerine eğitim vermesi, İnsani yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlaması bekleniyor. Ancak uluslararası gücün doğrudan sivil yönetim veya klasik güvenlik görevlerini üstlenmeyeceği belirtiliyor. Hamas ve İsrail'den Farklı Yaklaşımlar Planın açıklanmasının ardından taraflardan farklı açıklamalar geldi. Hamas, bazı şartlarla öneriye olumlu yaklaştığını ancak İsrail'in tüm askeri operasyonlarını durdurması ve Gazze'den tamamen çekilmesi gerektiğini bildirdi. Örgüt, bu şartlar gerçekleşmeden ağır silahların teslim edilmesine sıcak bakmadığını açıkladı. İsrail tarafında ise plana ilişkin resmi destek açıklaması yapılmadı. İsrailli yetkililer, Hamas'ın tamamen silahsızlandırılmasının temel şart olduğunu vurgularken, hükümet içindeki bazı sağ kanat temsilciler operasyonların devam etmesi gerektiğini savundu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da geçmişte yapılan anlaşmaların Hamas tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek temkinli açıklamalarda bulundu. Türkiye, Katar ve Mısır'dan Destek Mesajı Gazze'deki ateşkes sürecinde arabulucu rol üstlenen Türkiye, Katar ve Mısır ise planı kalıcı çözüm açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Üç ülke, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların artırılması ve bölgede siyasi çözüm zemininin oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Barış Kurulu Tartışmaları Sürüyor Barış Kurulu, Gazze'de ateşkesin uygulanması ve yeniden yapılanma sürecini yönetmek amacıyla oluşturulan uluslararası bir yapı olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 28 ülkenin temsil edildiği belirtilen kurulun, Donald Trump tarafından "daimi başkan" sıfatıyla yönetildiği ifade ediliyor. Kurulun Gazze konusunda merkezi karar mekanizması olma hedefi bulunurken, bazı ülkelerin yapıya mesafeli yaklaşması uluslararası meşruiyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Özellikle Batılı bazı ülkeler ile Çin ve Rusya'nın yaklaşımı, kurulun geleceği açısından belirleyici faktörler arasında gösteriliyor. Diplomatik Sürecin En Kritik Aşaması Gazze için açıklanan 15 maddelik yol haritası, savaş sonrası dönemin nasıl şekilleneceğine ilişkin en kapsamlı planlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak planın hayata geçebilmesi için İsrail, Hamas ve bölgesel aktörler arasında ciddi görüş ayrılıklarının aşılması gerekiyor. Uzmanlara göre, ateşkesin kalıcı hale gelmesi, güvenlik mekanizmasının kurulması ve Gazze'nin gelecekteki yönetim modelinin belirlenmesi, sürecin başarısını belirleyecek temel unsurlar olacak.

Trump: Gazze'de Hamas ve diğer silahlı grupların silah bırakmasına yönelik "tarihi bir anlaşmaya" varıldığını açıkladı Haber

Trump: Gazze'de Hamas ve diğer silahlı grupların silah bırakmasına yönelik "tarihi bir anlaşmaya" varıldığını açıkladı

Gazze İçin Yeni Dönem İddiası Ortadoğu'da devam eden çatışmaların gölgesinde ABD Başkanı Donald Trump'tan Gazze sürecine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi. Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Barış Kurulu'nun Hamas ve Gazze'deki diğer silahlı grupların silah bırakması konusunda anlaşmaya vardığını öne sürdü. Trump açıklamasında, "Barış Kurulu bugün Hamas ve Gazze'deki diğer tüm silahlı grupların tamamen silahlarını bırakması konusunda tarihi bir anlaşmaya vardı" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı'nın duyurduğu bu gelişme, Gazze'deki savaşın geleceği ve bölgedeki güvenlik düzeninin nasıl şekilleneceği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. İsrail Güçleri İçin Geri Çekilme Mesajı Trump, açıklamasında İsrail ordusunun Gazze'den çekilme sürecinin Hamas'ın silahsızlanmasına bağlı olduğunu belirtti. ABD Başkanı, "Silahsızlanma tamamlandıkça İsrail güçleri geri çekilecek ve Uluslararası İstikrar Gücü, Gazze'nin sakinleri ve komşuları için güvenli olmasını sağlamak üzere yeni bir Filistin polis gücüyle birlikte çalışacaktır" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Gazze'de savaş sonrası dönemde nasıl bir güvenlik mekanizmasının kurulacağı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Uluslararası bir güç ile yeni yapılandırılacak Filistin güvenlik birimlerinin birlikte hareket etmesi planı, bölgenin gelecekteki yönetimi açısından önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Türkiye, Katar ve Mısır'a Özel Teşekkür Trump, açıklamasında diplomatik süreçte rol oynayan ülkelere de teşekkür etti. ABD Başkanı, özellikle Türkiye, Katar ve Mısır'ın arabuluculuk çabalarına dikkat çekerek bu ülkelerin sürece katkı sunduğunu ifade etti. Trump, "Tarihi bir ilerleme kaydettik ve hala yapılacak çok iş var" sözleriyle anlaşmanın tamamlanmış bir barış süreci anlamına gelmediğini de vurguladı. Türkiye, Katar ve Mısır daha önce de İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes görüşmelerinde ve esir takası süreçlerinde arabulucu ülkeler arasında yer almıştı. Gazze'nin Geleceği İçin Yeni Yönetim Modeli Trump, söz konusu anlaşmanın Gazze'nin gelecekte yeni bir Filistin hükümeti tarafından yönetilmesi açısından önemli bir aşama olduğunu belirtti. ABD yönetimi tarafından daha önce de gündeme getirilen savaş sonrası Gazze planlarında, bölgede yeni bir siyasi ve güvenlik yapılanmasının oluşturulması hedefleniyordu. Ancak Hamas'ın silahsızlanmayı kabul edip etmeyeceği, İsrail'in çekilme takvimi ve yeni yönetimin nasıl oluşturulacağı gibi konular, sürecin en kritik belirsizlikleri arasında yer alıyor. Uzmanlara göre Gazze'de kalıcı bir çözüm sağlanabilmesi için yalnızca askeri adımlar değil, aynı zamanda siyasi uzlaşı, insani yardım mekanizmaları ve yeniden imar sürecinin de eş zamanlı yürütülmesi gerekiyor. Anlaşmanın Uygulanması En Büyük Sınav Olacak Ortadoğu'daki geçmiş barış girişimleri incelendiğinde, anlaşmaların imzalanmasından çok uygulanma süreçlerinin belirleyici olduğu görülüyor. Hamas'ın silahlı yapısının geleceği, İsrail'in güvenlik talepleri ve Filistin tarafında oluşacak yönetim modeli, sürecin başarısını doğrudan etkileyecek. İsrail yönetiminin güvenlik endişeleri devam ederken, Filistin tarafında ise Gazze'nin siyasi geleceğine ilişkin farklı görüşler bulunuyor. Bu nedenle Trump'ın açıkladığı gelişme, diplomatik açıdan önemli bir adım olarak görülse de sahadaki uygulamanın nasıl gerçekleşeceği uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Ortadoğu'da Yeni Dengeler Oluşabilir Gazze krizinin çözümüne yönelik olası bir anlaşma, yalnızca bölge için değil, küresel diplomasi açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. ABD'nin öncülük ettiği süreçte Türkiye, Katar ve Mısır gibi bölgesel aktörlerin rol üstlenmesi, Ortadoğu'daki diplomatik dengelerin yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor. Başarılı bir silahsızlanma ve siyasi geçiş süreci, İsrail-Filistin meselesinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Ancak taraflar arasındaki derin güvensizlik ve geçmişte yaşanan başarısız girişimler nedeniyle sürecin oldukça zorlu ilerlemesi bekleniyor. Önümüzdeki dönemde Hamas'ın tavrı, İsrail'in geri çekilme planı ve uluslararası istikrar gücünün yapısı, Gazze'deki gelişmelerin seyrini belirleyecek temel unsurlar olacak.

Ateşkesin üzerinden altı ay geçmesine rağmen Gazze'deki durum her geçen gün zorlaşıyor Haber

Ateşkesin üzerinden altı ay geçmesine rağmen Gazze'deki durum her geçen gün zorlaşıyor

Yaklaşık 2 milyon insanın yaşadığı Filistin topraklarında, İsrail ile Hamas arasındaki yoğun çatışmalar geçici olarak azaldı. Ancak, Hamas'ın silahsızlandırılması, uzun süredir devam eden kontrolünün sona erdirilmesi, uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve büyük ölçekli yeniden yapılanmanın başlatılması da dahil olmak üzere anlaşmanın birçok temel maddesi henüz uygulanmadı. İnsani durum son derece vahim olmaya devam ediyor; yardımlar yalnızca İsrail'in kontrolündeki sınırlı bir güzergah üzerinden ulaşıyor. Gazze halkı çoğunlukla çadır kamplarında veya harap binalarda barınarak son derece kötü koşullarda yaşamaya devam ediyor. Filistinli mülteciler ateşkes anlaşmasının ardından evlerine döndü. Daha önce, ABD Başkanı Donald Trump liderliğindeki ABD girişimli Barış Konseyi, yalnızca Gazze sorununu değil, küresel çatışmaları da ele almak için 7 milyar dolar taahhüt etmişti. Ancak, ilk toplantısından sadece dokuz gün sonra ABD ve İsrail, İran'a bir saldırı başlattı. Konsey henüz yeniden toplanmadı ve Hamas'ın silahsızlanma önerisine ilişkin yanıtını bekliyor. Mart ayında BM Güvenlik Konseyi önünde konuşan Barış Konseyi Direktörü Nickolay Mladenov, dünyayaGazze'yi unutmamaları konusunda uyarıda bulundu. Bölgenin iki seçeneği olduğunu savundu: ya savaşa geri dönmek ya da yeni bir başlangıç ​​yapmak. Aslında, ateşkesin üzerinden altı ay geçmesine rağmen, Gazze'deki durum, çatışmaların şiddetindeki azalma dışında, büyük ölçüde değişmeden kaldı. Beş uluslararası yardım kuruluşunun 9 Nisan'da yayınladığı bir rapor, ABD tarafından önerilen 20 maddelik ateşkes planının insani açıdan başarısız olduğunu gösteriyor. Rapora göre, Mart ayının ilk iki haftasında Gazze'ye giren yardım kamyonlarının sayısı %80 azaldı, buna karşılık temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları keskin bir şekilde arttı ve tıbbi tahliyeler neredeyse tamamen durdu. Gazze sakinleri umutsuzluklarını dile getirmeye devam ediyor. Bazıları yaygın kirlilik ve hastalıktan bahsederken, yaşamda herhangi bir iyileşme belirtisi görülmüyor. Büyük çaplı çatışmalar azalmış olsa da, birçok bölgede hala hava saldırıları ve silahlı çatışmalar yaşanıyor. Gazze sağlık yetkililerine göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana geçen altı ayda, 9 Nisan itibarıyla 738 kişi hayatını kaybetti. 7 Ekim 2023'te çatışmaların başlamasından bu yana öldürülen Filistinlilerin toplam sayısı ise 72.317'dir. ABD-İsrail ve İran çatışmasının başlamasından bu yana Gazze'ye yönelik uluslararası ilgi azaldı ve ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik baskı düştü. İnsani yardım kuruluşları, Gazze'deki yardımlarda ilerlemenin genellikle yalnızca ABD'den gelen güçlü diplomatik baskı yoluyla sağlanabildiğini, ancak bu baskının sürekli olarak sürdürülmediğini belirtiyor. ABD'nin yanı sıra Mısır ve Katar gibi önemli arabulucular da İran'daki savaşın sonuçlarına odaklanıyor. Bu arada, Lübnan'daki artan gerilimler, Gazze'ye uluslararası bir istikrar gücü konuşlandırma olasılığını daha da zorlaştırıyor. Endonezya da dahil olmak üzere barış gücü gönderme sözü veren birçok ülke, son günlerde Güney Lübnan'da üç askerinin öldürülmesiyle kayıplar yaşadı ve bu durum, yakın gelecekte Gazze için uluslararası güçlerin seferber edilmesi olasılığı konusunda endişeleri artırdı.

Çin Savunma Bakanlığı: ABD, uluslararası nükleer düzen için en büyük belirsizlik kaynağı Haber

Çin Savunma Bakanlığı: ABD, uluslararası nükleer düzen için en büyük belirsizlik kaynağı

Çin Savunma Bakanlığı, ABD’nin uluslararası nükleer düzen ve küresel stratejik istikrar için en büyük belirsizlik kaynağı olduğunu açıkladı. Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kıdemli Albay Zhang Xiaogang, bugün düzenlenen olağan basın toplantısında, ABD’nin Çin’i 2020 yılının haziran ayında bir nükleer patlama denemesi yapmakla suçlamasına ve artık tek taraflı olarak Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Antlaşması’nın (CTBT) sıfır verim standardına bağlı kalmayacağı yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. ABD’nin açıklamalarının tamamen asılsız ve dayanaksız olduğuna dikkat çeken Zhang, Çin’in nükleer silahları ilk kullanan taraf olmama politikasını izlediğini, öz savunmaya dayalı nükleer stratejiyi sürdürdüğünü ve nükleer yeteneklerini ulusal güvenlik için gereken asgari seviyede koruduğunu dile getirdi. Çin’in hiçbir ülke ile nükleer silahlanma yarışına girmediğine işaret eden Zhang, “Nükleer silah denemelerini askıya alma taahhüdümüze kesinlikle bağlıyız ve CTBT’yi ihlal eden hiçbir faaliyette bulunmadık.” ifadelerini kullandı. Zhang aksine dünyanın en büyük nükleer cephaneliğine sahip olan ve nükleer silahları ilk kullanan taraf olma politikasını sürdüren ABD’nin uluslararası nükleer düzen ve küresel stratejik istikrar için en büyük belirsizlik kaynağı olduğunu vurguladı. Zhang, ABD’ye CTBT kapsamındaki yükümlülüklerini ve nükleer silah denemelerini askıya alma taahhüdünü ciddiyetle yerine getirmesi, nükleer silahsızlanma konusundaki özel ve öncelikli sorumluluğunu üstlenmesi, uluslararası nükleer silahsızlanma ve yayılmayı önleme sistemini savunarak küresel stratejik denge ve istikrarı korumak için somut adımlar atması çağrısında bulundu.

Gazze 'Barış Kurulu' ilk kez toplanırken Trump ne başarabilir? Haber

Gazze 'Barış Kurulu' ilk kez toplanırken Trump ne başarabilir?

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, ABD liderinin yakın zamanda başlatılan panelin Gazze'deki aylarca süren İsrail ateşkes ihlalleri karşısında - destek için imzalayanlardan bile - şüpheciliğin üstesinden gelebileceğini kanıtlamayı umduğu bir etkinlik olan Washington, DC'de ilk "Barış Kurulu" zirvesinidüzenlemeye hazırlanıyor. Perşembe günkü zirve, BM Güvenlik Konseyi'nin İsrail'in Gazze'deki soykırımınınortasında ABD destekli bir "ateşkes" planını onaylamasından bu yana, Barış Kurulu'nun harap olmuş Filistin yerleşiminin yeniden inşasını ve sözde Uluslararası İstikrar Gücü'nün başlatılmasını denetlemesi için iki yıllık bir görev süresini içeren bir "ateşkes" planını onaylamasından bu yana yaklaşık üç ay kaldı. 3 öğenin listesi, 1/3 yeniden yapılanma İsrail'in Gazze'de yeni 'sessiz transfer' silahı haline nasıl geldi 3'ün 2. listesiMarcoRubio 'yeni bir Batı yüzyılı' inşa etmek istiyor. Avrupa katılacak mı? 3 Hamas'ın 3 listesi: Trump'ın 'Barış Kurulu' İsrail'in Gazze'deki öldürülmesini durdurmalılistenin sonu Kasım güvenlik konseyi oylamasından bu yana yönetim kurulunu sardı ve birçok geleneksel Batılı müttefik, bazılarının Trump'ın egemen olduğu bir formatta Birleşmiş Milletler'e rakip olma girişimi olarak gördüğü ABD yönetiminin bariz daha geniş hırslarından temkinli. Zaten üye olarak imza atmış olan ülkeler de dahil olmak üzere diğerleri, yönetim kurulunun Gazze'de anlamlı bir değişiklik yapma uygunluğuyla ilgili endişelerini dile getirdi. Birkaç bölgesel Orta Doğu gücü yönetim kuruluna katıldı, İsrail geç kaldı ve bazılarına Şubat ayı başlarında rahatsız edici bir ek oldu. Perşembe günkü toplantı itibariyle, yönetim kurulunun hala bir Filistin temsili yok ve bunu birçok gözlemci ileriye dönük kalıcı bir yol bulmanın önünde büyük bir engel olarak görüyor. "Trump bu toplantıdan tam olarak ne almak istiyor?" Washington DC Arap Merkezi'ndeki İsrail-Filistin programının başkanı Yousef Munayyer sorguladı. Al Jazeera'ya verdiği demeçte, "Bence insanların katıldığını, insanların projesine, vizyonuna ve işleri ilerletme yeteneğine inandığını söyleyebilmek istiyor." dedi. "Ancak, şimdiye kadar bekleyen kilit siyasi sorulara daha net çözümler gelene kadar herhangi bir büyük taahhüt göreceğinizi sanmıyorum." 'Şehirdeki tek oyun' Emin olmak için, Munayyer, Barış Kurulu'nun şu anda Gazze'deki Filistinlilerin yaşamlarını iyileştirmekle ilgilenen taraflar için "şehirdeki tek oyun" olmaya devam ederken, aynı zamanda "Donald Trump'ın kişiliğine aşırı ve yakından bağlı" kaldığını açıkladı. t Bu, yönetim kurulunun krize onlarca yıllık bir yanıt olması muhtemel olan uzun ömürlülüğü konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor. Munayyer, "Bölgenin geleceği ve soykırım konusunda ciddi bir endişesi olan bölgesel oyuncuların, bu Barış Kuruluna katılımlarının önümüzdeki birkaç yıl içinde Gazze'nin geleceği üzerinde bir miktar kaldıraç ve bir yöne sahip olmalarına izin verdiğini gerçekten ummaktan başka seçeneği yok" dedi. "Müddetlerin "zorlukları anlayan ve bağlamı anlayan" üye devletler için en büyük fırsatın "zaman diliminde gerçekçi olarak elde edilebileceklere ... acil ihtiyaçlara odaklanmak ve bunları agresif bir şekilde ele almak" olacağını değerlendirdi. Buna sağlık altyapısı, hareket özgürlüğü, insanların barınaklarının sağlanması, ateşkes ihlallerine son verilmesi için baskı yapmak, birkaçını saymak gerekirse, dedi. 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de en az 72.063 Filistinli öldürüldü ve 11 Ekim 2025'ten bu yana 603 kişi öldürüldü, "ateşkes" yürürlüğe girdi. 2,1 milyonluk nüfusun neredeyse tamamı yerinden edildi ve binaların yüzde 80'inden fazlası yıkıldı. Daha önce Gazze'yi bir "Orta Doğu Rivierası"na dönüştürmeyi öngören Trump, toplantıdan önce olumlu bir ton attı. Trump, Pazar günü Truth Social hesabındaki bir gönderide, "Tarihin en önemli Uluslararası Organı" olduğunu kanıtlayacağını söylediği yönetim kurulunun "sınırsız potansiyelini" lanse etti. Trump ayrıca, "Gazze İnsani Yardım ve Yeniden Yapılanma çabalarına yönelik" 5 milyar dolarlık finansman taahhüdünün açıklanacağını ve üye devletlerin "Gazzeliler için Güvenlik ve Barışı korumak için Uluslararası İstikrar Gücü ve Yerel Polise binlerce personel taahhüt ettiğini" söyledi. Daha fazla ayrıntı vermedi. Bu arada, panelin sözde "Gazze yönetim kurulu"nun bir üyesi olan Trump'ın damadı Jared Kushner, Ocak ayında Washington'un Gazze için "ana planının" şimdiye kadarki en net vizyonunu açıkladı. Gazze'deki Filistinlilerden herhangi bir girdi olmadan toplanan plan, yerleşimin kentsel dokusunun silinmesine dayanan ışıltılı konut kulelerini, veri merkezlerini, sahil beldelerini, parkları ve spor tesislerini özetledi. O sırada Kushner, yeniden yapılanma planının nasıl finanse edileceğini söylemedi. Hamas'ın tam silahsızlanmasının ve İsrail ordusunun geri çekilmesinin ardından başlayacağını söyledi, her ikisi de çözülmemiş sorunlar. İsrail üzerinde baskı mı? Quincy Sorumlu Devletçilik Enstitüsü'nde Orta Doğu programında araştırma görevlisi olan Annelle Sheline'e göre, ABD yönetimi kapsamlı inşaat planları üzerinde yıldızla bakarken, üye olarak imzalayan 25 ülkenin bir koleksiyonunun yanı sıra toplantıya gözlemci gönderen diğer birkaç ülkeyle bir araya geldiğinde daha sert bir gerçekle karşı karşıya kalması muhtemeldir. Yönetim kurulunun "kavram kanıtını" göstermek için herhangi bir ilerleme, kesinlikle İsrail üzerinde tek taraflı baskının iddiasını gerektireceğini belirtti. Sheline, Al Jazeera'ya verdiği demeçte, "Trump, kağıt üzerinde gerçek taahhütler elde etmek için ülkelerin 5 milyar dolar hakkındaki iddiasını desteklemesini umuyor." dedi. "Bu muhtemelen zor olacak, çünkü - özellikle Körfez ülkeleri - birkaç yıl içinde tekrar yok edilecek başka bir yeniden yapılanmayı finanse etmekle ilgilenmedikleri konusunda çok açıktılar." İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun başlangıçta karşı çıktığı İsrail'in yönetim kuruluna katılma kararı, ABD politikası üzerinde daha fazla etki yaratma konusundaki endişeleri artırdı. Sheline, ABD'nin daha kalıcı bir barışı ilerletmek için iyi niyetli bir eylemin, bir Filistinli yetkilinin yönetim kuruluna dahil edilmesi olabileceğini de sözlerine ekledi. İsrail'de art arda müebbet hapis cezasına çarptırılmaya devam eden yaygın olarak popüler Filistinli siyasi mahkum Marwan Barghouti'yi olası bir aday olarak önerdi. Serbest bırakılmasının, Washington'un kaldıraçını hemen etki etmek için kullanabileceği bir alana örnek olabileceğini söyledi. Kısa vadede, "[ilgilenen üye devletler] büyük ölçüde güvenlik durumunun çözülmesini bekliyor. İsrail her gün ateşkesi ihlal ediyor ve sarı çizgiyi hareket ettiriyor" dedi Sheline, İsrail ordusunun "ateşkes" anlaşmasının ilk aşamasının bir parçası olarak geri çekilmesi gereken Gazze'deki sınıra atıfta bulunarak. Endonezya hükümeti, sonunda 8.000'e kadar büyüyebilecek bir istikrar gücüne 1.000 asker göndermeye hazırlandığını söyledi. Ancak herhangi bir konuşlandırmanın muhtemelen daha iyi ateşkes garantileri olmadan gecikeceğini söyledi. Sheline, "Hala aktif bir savaş bölgesi," diye ekledi. "Bu nedenle, varsayımsal olarak istikrar gücüne asker katkıda bulunacağını söyleyen Endonezya'nın bile, durum istikrarlı olana kadar bunu gerçekten yapmayacağımızı söylemesi çok anlaşılabilir." Bir fırsat mı? Notre Dame Üniversitesi Kroc Uluslararası Barış Çalışmaları Enstitüsü'nde arabuluculuk programı direktörü Laurie Nathan'a göre, ihlaller için hesap verebilirlik mekanizmaları oluşturmak da dahil olmak üzere gerçek bir ateşkesin uygulanmasını sağlamak, yönetim kurulunun açılış toplantısı için "açık ara en kritik" görev olmaya devam etti. El Cezire'ye verdiği demeçte, Trump'ın Barış Kurulu'nun "Gazze'de istikrarın yokluğunda anlamlı bir yeniden yapılanma rolü oynayamayacağını ve istikrarın ateşkese bağlı kalmayı gerektirdiğini" söyledi. Bir sonraki önemli adım - ve Perşembe günkü toplantıdan kaynaklanabilecek büyük bir gelişme - birlik taahhüdü olacaktır, ancak Nathan, gönüllü bir Hamas silahsızlanma anlaşmasına varılana kadar herhangi bir konuşlandırmanın muhtemelen çıkmaza gireceğini belirtti. Durum karşısında Trump, Gazze'de başkanın kendi benlik imajıyla yakından uyumlu bir istikrarı teşvik etmek için Washington'un İsrail üzerindeki önemli etkisini kullanmaya giderek daha fazla teşvik edilmiş gibi görünüyor. Ne de olsa Trump ve müttefikleri, sahadaki gerçekler iddiaları baltalasa bile, çatışma çözümündeki başarısını defalarca lanse ederek ABD başkanını düzenli olarak "baş barışçı" olarak tasvir ettiler. Trump, Nobel Barış Ödülü'nü alması gerektiğine olan inancında ses çıkardı. Yine de, "Trump'ın motivasyonu çok yönlü," diye açıkladı Nathan. "Barışı önemsiyor mu? Bence öyle. Barış komisyoncusu olmak istiyor mu? Evet. Nobel Barış Ödülü'nü gerçekten istiyor mu? Evet.” "Öte yandan, o performatif ... onun için ne kadar ciddi olduğu hiçbir zaman tam olarak belli değil," diye ekledi. "Diğer sorun, Trump bunları yaparken kişisel çıkarların her zaman dahil olmasıdır." Daha geniş hırslar mı? Hem Washington'un Batılı müttefikleri hem de çatışma çözümü uzmanları, geçen yıl BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan Gazze yetkisinin çok ötesinde, Barış Kurulu'nun esneme kapsamı gibi görünen şeyi incelediler. Davetli ülkelere gönderilen yaygın olarak bildirilen bir kuruluş "tüzüğü", "sürekli bağımlılığı teşvik eden ve insanları ötesine götürmek yerine krizi kurumsallaştıran" barış inşasına yönelik önceden var olan yaklaşımlara yönelik kazılar yaptığı için doğrudan Gazze'ye atıfta bulunmadı. Bunun yerine, "daha çevik ve etkili bir uluslararası barış inşa organı" öngördü. Eleştirmenler, Trump'ın BM gibi kuruluşlarda yer alması amaçlanan çok taraflılık ilkelerini büyük ölçüde baltalayan "başkan" ve tek veto sahibi olarak tekil ve belirsiz rolünü daha da sorguladılar. Yapının hem ABD hükümeti hem de bir birey olarak Trump ile ilişkilerde işlemsel bir yaklaşımı teşvik ettiğini savundular. Uluslararası Kriz Grubu'nda küresel sorunlar ve kurumlar program direktörü Richard Gowan, bu endişelerin yakın zamanda azalmasının muhtemel olmadığını söyledi. Yine de, Avrupa ülkelerinin anlamlı bir ilerleme kaydedebilmesi durumunda yönetim kurulunun çabalarını desteklemesini engellediğini görmedi. "Bence, pratik anlamda, diğer ülkelerin yönetim kurulunun Gazze davasında yaptıklarını desteklemeye çalışırken, diğer konularda onu kol boyu tutmaya devam ettiğini göreceksiniz" dedi. Perşembe günkü toplantı, Barış Kurulu'nun ileriye dönük dinamiklerini ve tonunu gösterebilir. Gowan, "Trump, etrafındaki herkese emir vermek için tüzük kapsamındaki yetkisini kullanırsa, sevmediği teklifleri engeller ve bunu tamamen kişisel bir şekilde yürütürse, "Bence Trump'la iyi davranmak isteyen ülkeler bile neye bulaştıklarını merak edeceklerdir." "Trump daha yumuşak tarafını gösterirse. Özellikle Arap grubunu ve Gazze'nin neye ihtiyacı olduğu hakkında söylediklerini gerçekten dinlemeye istekliyse, gerçek bir temas grubunda gerçek bir konuşma gibi görünüyorsa," diye ekledi, "bu yönetim kurulunun geleceğiyle ilgili tüm soruları silmeyecek, ancak en azından bunun ciddi bir diplomatik çerçeve olabileceğini öne sürecektir." kaynak : Aljazeera

Trump: Hamas hızlı bir şekilde silahsızlanmazsa “cehennemi yaşar” Haber

Trump: Hamas hızlı bir şekilde silahsızlanmazsa “cehennemi yaşar”

Washington, 30 Aralık (- ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü Florida'da İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşürken Gazze barış planının ikinci aşamasına “çok hızlı” bir şekilde ulaşmayı umduğunu belirterek, Hamas'ın hızlı bir şekilde silahsızlanmaması halinde “cehennemi yaşayacağını” söyledi. Görüşmenin ardından Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında Trump, İsrail'in Gazze'deki askeri saldırılarına devam etmesine rağmen "plana yüzde 100 uyduğunu" söyledi. ABD Başkanı ayrıca, İran'ın balistik füze veya nükleer silah programlarını yeniden inşa etmeye başlaması durumunda ülkesinin İran'a karşı büyük bir saldırıyı daha destekleyebileceğini söyledi. Hamas ve İsrail'in barış planının ikinci aşamasına ne kadar hızlı geçmesi gerektiği sorusuna Trump, "Mümkün olduğunca hızlı. Ama silahsızlanma olmalı" yanıtını verdi. Hamas hakkında konuşurken şunları söyledi: "Eğer anlaştıkları gibi silahsızlanmazlarsa, bunun bedelini çok ağır ödeyecekler. "Oldukça kısa bir süre içinde silahsızlanmaları gerekiyor." Trump ayrıca Gazze'deki yeniden yapılanmanın "çok yakında başlayabileceğini" söyledi. Basın brifinginde Trump, İran'ın nükleer silah geliştirmek için farklı tesisler kullandığının tespit edilmesi halinde ABD'nin İran'a daha fazla saldırı başlatacağı konusunda da uyardı. Haziran ayında Trump, ABD hava ve füze saldırılarının İran'ın nükleer tesislerini "yok ettiğini" iddia etmişti. İran, nükleer silah geliştirmeye çalıştığı iddialarını reddetti. "Umarım tekrar inşa etmeye çalışmıyorlardır, çünkü eğer öyleyse, bu birikimi ortadan kaldırmaktan başka seçeneğimiz kalmayacak" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.