Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şiddet

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sudan 'da açlık krizi tırmanıyor Haber

Sudan 'da açlık krizi tırmanıyor

CARE International, Action Against Hunger, Uluslararası Kurtarma Komitesi, Mercy Corps ve Norveç Mülteci Konseyi tarafından 13 Nisan'da yayınlanan bir rapora göre, Sudan ordusu ile rakibi Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki yaklaşık üç yıllık çatışma, ülkenin gıda sistemini harap ederek yaygın kıtlığa ve büyük ölçekli yerinden edilmelere yol açmıştır. 15 Nisan'da üçüncü yılına girmesi beklenen savaş, birçok tarlayı, yolu ve pazarı tahrip ederek tüm gıda tedarik zincirini aksatmıştı. Bu durum özellikle Kuzey Darfur ve Güney Kordofan eyaletlerinde çok daha vahim; buralarda birçok aile günde sadece bir öğün yemek yiyebiliyor, hatta tüm gün aç kalmak zorunda kalıyor veya hayatta kalmak için yaprak ve hayvan yemiyle besleniyor. Önemli bir destek kaynağı olan topluluk mutfaklarının kaynakları tükeniyor; ekonomik kriz ve iklim değişikliğinin etkileri ise durumu daha da kötüleştiriyor. Nisan 2023'te ordu ve RSF arasında patlak veren Sudan'daki çatışma, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. 12 milyondan fazla insan yerinden edildi, 33 milyondan fazla insan ise insani yardıma muhtaç durumda. Birleşmiş Milletler'e göre, son üç yılda 40.000'den fazla insan hayatını kaybetti; ancak yardım kuruluşları gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğine inanıyor. 2026 İnsani Yardım Planı, Sudan nüfusunun %61,7'sine denk gelen yaklaşık 28,9 milyon insanın ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uluslararası raporlar, etnik çatışmalar ve insan hakları ihlalleri de dahil olmak üzere çok sayıda şiddet olayını belgeliyor. El-Fasher ve Kadugli gibi bazı bölgelerde kıtlık doğrulandı, Um Baru ve Kernoi gibi yerlerde ise akut yetersiz beslenme göstergeleri acil durum seviyelerini aştı. Raporda, savaşın yalnızca tarımsal üretimi sekteye uğratmakla kalmadığı, aynı zamanda kıtlığı bir baskı aracı olarak kullandığı, çiftliklerin ve pazarların kasıtlı olarak yok edilmesi gibi durumlara da işaret ettiği belirtildi. Kadınlar ve kız çocukları, yiyecek ve su ararken şiddet ve tacize maruz kalma riski daha yüksek olan, en ağır şekilde etkilenen gruptur. Kadınların yönettiği hanelerin, erkeklerin yönettiği hanelere kıyasla gıda güvensizliği yaşama olasılığı üç kat daha fazladır.

Güney Sudan 'da Altın madenine düzenlenen saldırıda en az 74 kişi öldü. Haber

Güney Sudan 'da Altın madenine düzenlenen saldırıda en az 74 kişi öldü.

Güney Sudanlı yerel bir yetkili Pazartesi günü yaptığı açıklamada, saldırının 28 Mart akşamı Orta Equatoria eyaletindeki Jebel Iraq altın madeni bölgesinde meydana geldiğini doğruladı. Yetkililer, arama kurtarma çalışmaları devam ettiği için ölü sayısının artmaya devam edebileceği konusunda uyardı. Videodan alınan ekran görüntülerinde yerde çok sayıda ceset olduğu görülüyor. Güney Sudan Ulusal Polisi sözcüsü, kimliği belirsiz bir grup silahlı kişinin bölgede çalışan madencilere sürpriz bir saldırı düzenleyerek 74 kişiyi öldürdüğünü söyledi. Şunları belirtti: "Kurbanların hepsi altın madenciliğiyle uğraşan sivillerdi. Ölenlerin yanı sıra, olay yerinden kaçtıktan sonra ormanda kayıp olan birçok kişi daha var." Polis ve Güney Sudan Halk Savunma Kuvvetleri de dahil olmak üzere güvenlik güçleri, durumu değerlendirmek, devriyeleri artırmak ve arama kurtarma operasyonları yürütmek üzere bölgeye konuşlandırıldı. Şu ana kadar 11 ceset morga kaldırıldı, kurtarma ekipleri ise kayıp olanları aramaya devam ediyor. Yetkililer, ölü sayısının önümüzdeki günlerde artabileceğini söylüyor. Saldırganların kimliği henüz bilinmiyor. Ancak bazı doğrulanmamış haberlere göre, olay yerinin yakınlarında muhalif güçlerle bağlantılı bir kamp bulunuyor. Olay yerindeki görgü tanıkları, saldırganların at sırtında ilerlediklerini, Anguwan Rukuba kavşağından geçtikten sonra kalabalığa rastgele ateş açtıklarını ve bunun da insanların paniğe kapılarak saklanmasına neden olduğunu söyledi. Bu olay, Güney Sudan'daki kaynak üreten bölgelerde güvenlik durumuna ilişkin endişeleri artırdı; bu bölgelerde anlaşmazlıklardan kaynaklanan şiddet ve silahlı grupların faaliyetleri sıkça yaşanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi geleceğe taşıyacak güç, nitelikli eğitimdir. Şiddete töleransımız yoktur. Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi geleceğe taşıyacak güç, nitelikli eğitimdir. Şiddete töleransımız yoktur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eğitim Ailesi ile İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, Çanakkale ruhundan eğitimin önemine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin taşıdığı anlamı vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale’dir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili, Balkanlar, Kafkaslar ve Kuzey Afrika vardır” ifadelerini kullandı. Eğitimin bir milletin geleceğini belirleyen en önemli unsur olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir milleti büyük yapan sadece kazandığı zaferler değil, aynı zamanda iyi yetişmiş, özgüven sahibi fertleridir. Güçlü bir Türkiye hedefi, ancak iyi eğitim almış insan kaynağıyla mümkündür” dedi. Son 23 yılda eğitim alanında önemli reformlar hayata geçirildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’yi “muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak en önemli kaldıraçlardan birinin nitelikli ve milli bir eğitim sistemi” olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli… pic.twitter.com/ZTfx5avFCD — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 18, 2026 Öğretmenlere yönelik şiddet konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda net bir duruş sergileyerek, “Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmenlerimize karşı şiddete asla toleransımız yoktur, olmayacaktır. Bu sorunun üzerine kararlılıkla gidiyoruz.” dedi. Erdoğan, öğretmenlerin güvenli ve huzurlu bir ortamda görev yapabilmesi için gerekli tüm adımların atılacağını belirterek, Türkiye Yüzyılı hedefini birlikte inşa edeceklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "İftar soframızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 81 vilayetimizin 922 ilçemizin her birinde aşkla görev yapan eğitimcilerimizin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik ediyorum. Bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu diğer taraftan da Ramazan bayramına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Ramazan'a girerken duamız 'Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan bayramına da kavuştur'. Şimdi Ramazan-ı Şerif'i geride bırakırken 'Elveda Ramazan' diyoruz. Ramazan bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslâm dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Temiz bir kalple yapılacak duaların Cenab-ı Hak katında karşılığını mutlaka bulacağına inanıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetlerini, ettiğiniz duaları katında kabul ve makbul buyursun diyorum. Daha fazlasını keşfedinGazeteSağlık haberleri bülteniDünya haberleri Bugün aynı zamanda Çanakkale deniz zaferimizin 111. yıldönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz. Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 yıl geçti. 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yâdediyorum. Anadolu her ocağından her ailesinden şehit veren mubarek toprakların adıdır. Dikkat edin ana dolu, baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conk Bayırı, Gelibolu, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki; Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletin hürriyet tutkusunun yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan irade, ittihat fikri, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna, Balkanlar, Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesinin duası, niyazi, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Çanakkale destanı epik olduğu kadar dramatik bir hikâyedir. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi'nin tamamı Çanakkale'de şehit olduğu için mezun verememiştir. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakârlıklarını asla unutmayacağız. 111. seneyi devriyesinde bizlere cennet vatanı miras bırakar, büyük cumhuriyeti emanet eden istiklal kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyorum. Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli, özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı, iyi eğitim almış güçlü içtimai bünye ile gerçekleştireceğimizin farkındayız. Bugünün ve yarının dünyasında ilerleme, kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak kaldırıç, nitelikli, milli, zamanın ruhunu yakalamış eğitim sistemidir. Son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere katsayı gibi adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Ders müfredatlarını ve kitapları gözden geçirerek çağdışı ve vesayetçi unsurları temizledik, bilimsel anlayışla yeni baştan hazırladık. Hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimize her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kaydadeğer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. En son Fatmanur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuk ve gençlerimizi kuyumcu t itizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete töleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Kızılelmamız Türkiye Yüzyılı'nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "İftar soframızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 81 vilayetimizin 922 ilçemizin her birinde aşkla görev yapan eğitimcilerimizin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik ediyorum. Bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu diğer taraftan da Ramazan bayramına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Ramazan'a girerken duamız 'Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan bayramına da kavuştur'. Şimdi Ramazan-ı Şerif'i geride bırakırken 'Elveda Ramazan' diyoruz. Ramazan bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslâm dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Temiz bir kalple yapılacak duaların Cenab-ı Hak katında karşılığını mutlaka bulacağına inanıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetlerini, ettiğiniz duaları katında kabul ve makbul buyursun diyorum. Daha fazlasını keşfedinGazeteSağlık haberleri bülteniDünya haberleri Bugün aynı zamanda Çanakkale deniz zaferimizin 111. yıldönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz. Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 yıl geçti. 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yâdediyorum. Anadolu her ocağından her ailesinden şehit veren mubarek toprakların adıdır. Dikkat edin ana dolu, baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conk Bayırı, Gelibolu, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki; Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletin hürriyet tutkusunun yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan irade, ittihat fikri, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna, Balkanlar, Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesinin duası, niyazi, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Çanakkale destanı epik olduğu kadar dramatik bir hikâyedir. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi'nin tamamı Çanakkale'de şehit olduğu için mezun verememiştir. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakârlıklarını asla unutmayacağız. 111. seneyi devriyesinde bizlere cennet vatanı miras bırakar, büyük cumhuriyeti emanet eden istiklal kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyorum. Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli, özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı, iyi eğitim almış güçlü içtimai bünye ile gerçekleştireceğimizin farkındayız. Bugünün ve yarının dünyasında ilerleme, kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak kaldırıç, nitelikli, milli, zamanın ruhunu yakalamış eğitim sistemidir. Son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere katsayı gibi adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Ders müfredatlarını ve kitapları gözden geçirerek çağdışı ve vesayetçi unsurları temizledik, bilimsel anlayışla yeni baştan hazırladık. Hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimize her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kaydadeğer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. En son Fatmanur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuk ve gençlerimizi kuyumcu t itizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete töleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Kızılelmamız Türkiye Yüzyılı'nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "İftar soframızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 81 vilayetimizin 922 ilçemizin her birinde aşkla görev yapan eğitimcilerimizin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik ediyorum. Bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu diğer taraftan da Ramazan bayramına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Ramazan'a girerken duamız 'Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan bayramına da kavuştur'. Şimdi Ramazan-ı Şerif'i geride bırakırken 'Elveda Ramazan' diyoruz. Ramazan bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslâm dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Temiz bir kalple yapılacak duaların Cenab-ı Hak katında karşılığını mutlaka bulacağına inanıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetlerini, ettiğiniz duaları katında kabul ve makbul buyursun diyorum. Daha fazlasını keşfedinGazeteSağlık haberleri bülteniDünya haberleri Bugün aynı zamanda Çanakkale deniz zaferimizin 111. yıldönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz. Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 yıl geçti. 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yâdediyorum. Anadolu her ocağından her ailesinden şehit veren mubarek toprakların adıdır. Dikkat edin ana dolu, baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conk Bayırı, Gelibolu, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki; Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletin hürriyet tutkusunun yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan irade, ittihat fikri, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna, Balkanlar, Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesinin duası, niyazi, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Çanakkale destanı epik olduğu kadar dramatik bir hikâyedir. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi'nin tamamı Çanakkale'de şehit olduğu için mezun verememiştir. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakârlıklarını asla unutmayacağız. 111. seneyi devriyesinde bizlere cennet vatanı miras bırakar, büyük cumhuriyeti emanet eden istiklal kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyorum. Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli, özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı, iyi eğitim almış güçlü içtimai bünye ile gerçekleştireceğimizin farkındayız. Bugünün ve yarının dünyasında ilerleme, kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak kaldırıç, nitelikli, milli, zamanın ruhunu yakalamış eğitim sistemidir. Son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere katsayı gibi adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Ders müfredatlarını ve kitapları gözden geçirerek çağdışı ve vesayetçi unsurları temizledik, bilimsel anlayışla yeni baştan hazırladık. Hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimize her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kaydadeğer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. En son Fatmanur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuk ve gençlerimizi kuyumcu t itizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete töleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Kızılelmamız Türkiye Yüzyılı'nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz."

İsrail Savunma Bakanı Katz: Laricani ve Süleymani 'nin İsrail saldırısında öldürüldüğünü iddia etti. Haber

İsrail Savunma Bakanı Katz: Laricani ve Süleymani 'nin İsrail saldırısında öldürüldüğünü iddia etti.

İsrail Savunma Bakanı Katz, İran’a yönelik saldırılarla ilgili yaptığı açıklamada İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Larijani’nin ve İran’da iç güvenlikten sorumlu olan ve protestoların bastırılmasında kilit rol oynayan Besic Kuvvetleri Komutanı Gholamreza Süleymani’nin düzenlenen bir hava saldırısında öldürüldüğünü açıkladı. İsrail ordusundan bugün (17 Mart 2026 Salı) yapılan açıklamada, Süleymani’nin pazartesi günü gerçekleştirilen bir operasyonla hedef alındığı belirtildi. Tahran yönetimi, söz konusu üst düzey komutanın ölümüne ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Protestoların bastırılmasında kritik isimdi İsrail ordusu, Süleymani’nin komutasındaki Besic güçlerinin İran’daki toplumsal olaylarda oynadığı role dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Besic güçleri İran’ın silahlı yapısının önemli bir parçasıdır. Özellikle muhalefetin ve halkın tepkisinin yoğunlaştığı son dönemlerde, Süleymani’nin emirleri doğrultusunda protestolara yönelik sert operasyonlar yürütülmüştür. Besic, bu yılın başındaki gösterilerde çok sayıda kişinin gözaltına alınması ve şiddet kullanılmasından doğrudan sorumludur.” Bölgesel savaş tırmanıyor Söz konusu suikast haberi, Ortadoğu’da savaşın şiddetini artırdığı ve tansiyonun düşmediği bir döneme denk geldi. Salı günü İran, Körfez ülkelerine yönelik yeni bir füze ve İHA (insansız hava aracı) dalgası başlattı. Bölgedeki enerji altyapısını hedef alan Tahran, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki mutlak kontrolünden vazgeçmeyeceğini bir kez daha yineledi. Tahran’a geniş kapsamlı hava saldırısı Misilleme olarak İsrail ordusu, salı sabahı başkent Tahran’a yönelik "geniş kapsamlı bir saldırı dalgası" başlattığını duyurdu. Eş zamanlı olarak Lübnan’ın güneyinde Hizbullah mevzilerine yönelik bombardımanın da şiddetlendiği bildirildi. Söz konusu iddiaya ilişkin İran makamlarından henüz resmi bir doğrulama gelmedi.

Nilüfer’de Kadınlar Tek Ses Oldu Haber

Nilüfer’de Kadınlar Tek Ses Oldu

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde geniş katılımlı bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. “Eşitlik Ses İster, Biz Buradayız” sloganıyla Nilüfer Kent Konseyi önünde başlayan yürüyüşte kadınlar, eşitlik ve direniş sloganları eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ve meclis üyeleri ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı. Korteje, Nilüfer Kent Konseyi Bisiklet Çalışma Grubu da bisikletleriyle eşlik etti. MEDENİ KANUN VURGUSU Kortejin Cumhuriyet Meydanı’na ulaşmasının ardından, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir basın açıklamasını okudu. Demir, konuşmasında Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılına dikkat çekerek, bu kanunun kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temeli olduğunu hatırlattı. Nafaka hakkının sınırlandırılması ve boşanmaların zorlaştırılması gibi gündemlerin kadınları şiddet içeren evliliklere mahkum etme girişimi olduğunu belirten Demir, “Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar, ancak bizler buna geçit vermeyeceğiz” dedi. Demir, açıklamasında cezasızlık politikaları, artan kadın cinayetleri ve toplumsal travmalara da değindi. Yapılması planlanan hukuki değişikliklerin suçlarda caydırıcılığı ortadan kaldırdığını ifade eden Demir, kadınların ve çocukların güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. “BARIŞIN SAVUNUCULARIYIZ” Komşu coğrafyalarda yaşanan çatışmalara da değinen Demir, İran’da hedef alınan kız çocuklarını hatırlatarak, “Savaşların dili erkektir, yükünü ise en çok kadınlar ve çocuklar taşır. Bizler yaşamın ve barışın savunucularıyız” şeklinde konuştu. Demir açıklamasını, “Kadın cinayetleri politiktir. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür” sözleriyle noktaladı. Basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran kadınlar, Canan Karademir konseriyle, şarkılara eşlik ederek keyifli dakikalar geçirdi.

Meksika, kartel patronunun öldürülmesinden kaynaklanan şiddet olaylarının patlak vermesinin ardından Dünya Kupası için güvenlik sözü verdi Haber

Meksika, kartel patronunun öldürülmesinden kaynaklanan şiddet olaylarının patlak vermesinin ardından Dünya Kupası için güvenlik sözü verdi

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, üst düzey bir kartel patronunun ölümünün, yolları kapatan ve ülke genelinde güvenlik güçlerine saldıran silahlı adamlardan bir misilleme şiddeti dalgasını tetikledikten sonra, ülkede yapılması planlanan Fifa Dünya Kupası maçlarına gelen ziyaretçiler için "risk olmadığını" söyledi. Meksika ordusu, Pazar günü şafakta Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin lideri "El Mencho"yu gözaltına almaya çalıştı ve hastaneye havadan kaldırılırken ölmeden önce ölümcül şekilde yaralandığı bir çatışmaya yol açtı. Gerçek adı Nemesio Rubén Oseguera Cervantes olan El Mencho'nun takipçileri hemen sokaklara döküldü, yaklaşık 100 ana yolu kapattı ve özellikle Jalisco ve Michoacán eyaletlerinde ulusal muhafız üslerine saldırdı. Çatışmada en az 25 asker ve 34 silahlı kartel öldü. Pazartesi gününe kadar şiddet büyük ölçüde azalmıştı - ancak yerel medya Pazartesi günü gece boyunca Jalisco eyaletinin birkaç kırsal belediyesinde şiddet olayları bildirdi. Jalisco'nun başkenti Guadalajara, dört Dünya Kupası maçına ev sahipliği yapacak. Meksika'nın ABD ve Kanada ile birlikte ev sahipliği yaptığı turnuvada, efsanevi Azteca stadyumunda Monterrey ve Mexico City'deki maçlar da yer alacak. Sheinbaum, Salı günü yaptığı günlük basın toplantısında, Dünya Kupası'nın Meksika'da düzenlenmesi için "tüm garantilerin" olduğunu söyledi. Pazar günkü şiddet olayları nedeniyle kapatılan Guadalajara ve tatil şehri Puerto Vallarta, bu hafta kademeli olarak yeniden açılıyor. Sheinbaum, "[Jalisco'daki] durum yavaş yavaş normale dönüyor," dedi. Fifa patronu Gianni Infantino Salı günü AFP haber ajansına Meksika'nın ev sahibi olarak rolü konusunda "çok rahat" olduğunu söyledi. "Her şey yolunda. Muhteşem olacak," dedi Infantino Kolombiya'nın Barranquilla şehrinde. Sheinbaum ayrıca, Pazartesi günü uyuşturucu kaçakçılarından emir aldığını iddia ettikten sonra teknoloji milyarderi Elon Musk'a karşı yasal işlem yapmayı düşündüğünü ve Donald Trump'ın Meksika'nın "karteller tarafından yönetildiği" iddialarını yinelediğini söyledi. El Mencho'nun öldürülmesinden sonra X'teki bir gönderide Musk, Sheinbaum'un kartel şiddetini tartıştığı 2025 videosuna "kartel patronlarının ona söylemesini söylediklerini söylediğini" iddia ederek yanıt verdi. Klipte Sheinbaum, "uyuşturucuya karşı savaşa" geri dönmenin bir seçenek olmadığını söyledi. "Narco'ya karşı savaş yasaların dışında," dedi. "Çünkü herhangi bir yargılanmadan öldürme iznidir." Geçmişte, kartel liderlerini hedef almak, teğmenleri kontrolü ele geçirmek için savaşırken genellikle örgütlerinin parçalanmasına yol açtı. Bunun, Başkan Felipe Calderón'un 20 yıl önce Meksika kartellerine karşı askeri bir saldırı başlattığından beri Meksika'daki yüksek cinayet oranını artırmaya yardımcı olduğuna inanılıyor. Ancak Sheinbaum, El Mencho'yu öldüren operasyon ile selefinin güvenlik politikaları arasındaki karşılaştırmayı reddetti. "Organize bir suç grubunun bir üyesinin tutuklanması sırasında, hakkında tutuklama emri olan ordu üyelerinin saldırıya uğradığı ve karşılık verdiği ve nakliye sırasında öldüğü bir durum ortaya çıktı" dedi. "Savaş değil, barış arıyoruz" diye ekledi. "Fark bu."

Meksika'da şiddet patlak verirken 'El Mencho' cinayeti 'ezici bir korku'ya yol açtı Haber

Meksika'da şiddet patlak verirken 'El Mencho' cinayeti 'ezici bir korku'ya yol açtı

Uzun süredir yetkililerden kaçan "El Mencho" olarak da bilinen Meksika'nın Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin lideri Nemesio Ruben Oseguera Cervantes'in öldürülmesi, ülke genelinde bir şiddet dalgasına yol açtı ve bazı bölümleri kaos durumuna sürükledi. Meksika'nın en hızlı genişleyen suç ağlarından birinin lideri olan 59 yaşındaki, hükümet yetkililerine karşı küstah saldırılar düzenlerken Amerika Birleşik Devletleri'ne fentanil, metamfetamin ve kokain kaçakçılığıyla ünlüydü. El Mencho, Meksika ordusu onu yakalamak için içeri girerken memleketi Jalisco'daki bir çatışmada öldürüldü. Misilleme anlıktı. Operasyonun haberi yayıldıkça, ülke genelinde koordineli bir şiddet dalgası patladı ve Meksika'nın 32 eyaletinden en az 20'sine ulaştı. Cumhuriyet genelinde, organize grupların şüpheli üyeleri otobüsleri ve işletmeleri ateşe verdi ve ateşli barikatlar dikti. Çapraz ateşe yakalananlar için kaosun hızı, kartellerin erişimini hatırlattı. Huzursuzluğun vurduğu eyaletlerden biri olan Michoacan'daki Zitacuaro sakini, El Cezire'ye, "Toplumda kalan korku ezici" dedi ve isimsiz kalmasını talep etti. "İşte o zaman bu organizasyonların sahip olduğu muazzam gücü fark edersiniz, çünkü bir şehri birkaç dakika içinde çökertebilirler." Michoacan sakini, "Ulaşımı yöneten liderleri seçtiler ve her an bir şehrin giriş ve çıkışlarını engelleyebilirler ... bir şehrin hareketini tamamen felç edebilirler" diye ekledi. "Tüm temel hizmetler kesintiye uğradı: hastanelere gitmek, market alışverişi yapmak, yemek sipariş etmek. Tam bir kaosa dönüşür." Meksika'daki ABD Büyükelçiliği, Jalisco, Tamaulipas, Michoacan, Guerrero ve Nuevo Leon'daki vatandaşlarına bir güvenlik uyarısı yayınlayarak onları içeride kalmaya çağırdı. Bazı analistlere göre, bu eylemler sadece reaktif kaos değildi; bir stratejik iletişim biçimiydi. Güvenlik analisti Edgar Guerra X'te "[Bunlar] bir ceza emrinin meydan okunduğunu hissettiğinde tepki verme şeklidir" dedi. "Onları anlamak için, sadece yangınlara veya bölgeye değil, arkalarındaki anlama bakmanız gerekir." El Mencho'ya yönelik operasyon, ABD'nin istihbarat desteğiyle Meksika özel kuvvetleri tarafından gerçekleştirildi. Başkan Claudia Sheinbaum sosyal medyada, "Tüm devletlerin hükümetleriyle mutlak bir koordinasyon var; bilgili ve sakin kalmalıyız" dedi. "Meksika Ordusu, Ulusal Muhafızlar, Silahlı Kuvvetler ve Güvenlik Kabinesi'ne takdirim. Her gün barış, güvenlik, adalet ve Meksika'nın refahı için çalışıyoruz" diye ekledi. ABD'de Uyuşturucu Uygulama İdaresi (DEA), El Mencho'nun yakalanması için 15 milyon dolarlık bir ödül aldı ve bu da onu uyuşturucu bardonları arasında en çok aranan hedeflerden biri haline getirdi. Jalisco, Michoacan ve Guanajuato'daki yetkililer, Pazar günkü şiddette aralarında Ulusal Muhafız'ın yedi üyesi olmak üzere en az 14 kişinin daha öldürüldüğünü söyledi. Bir dizi ablukadan sonra Guadalajara'da neredeyse boş bir şehir merkezi [Michelle Freyria/Reuters]Veraset krizi Jalisco eyaletinin başkenti ve yaklaşan 2026 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapan Guadalajara, korkan sakinler evde kaldığı için Pazar günü neredeyse tamamen kapatıldı. El Mencho'nun karteline kimin liderlik edebileceğine dair belirsizlik şehrin üzerinde gezindi. Dyami Güvenlik İstihbaratı'nın kıdemli analisti Chris Dalby, iki olası senaryoyu özetledi. Verdiği demeçte, "Biri, [El Mencho] bir halef atadı" dedi. "Birçok analist, üvey oğlu Juan Carlos Gonzalez Valencia'ya, karısının önceki evliliğinden kendi evliliği olarak evlat edindiği oğluna işaret ediyor." Dalby, kartelin paramiliter kanadından sorumlu olan varisin, Jalisco Yeni Nesil Karteli'ni bir arada tutmada en iyi şansa sahip olarak görüldüğünü söyledi. Ancak El Mencho çevresindeki kişilik kültünün yerini almak için "büyük bir rol" üstlenmesi gerekecekti. Analist, "Eğer üvey oğlu bunu yapamazsa, kendi suç hırsızlıklarını yaratmak için paraya, güce ve adamlara sahip dört, beş, altı komutanınız var" diye devam etti. "Bu olursa ve bu en kötü senaryoysa, önümüzdeki aylarda Meksika'da rekor düzeyde cinayet görebilirsiniz." Mexico City'den haber yapan El Cezire'den John Holman, "kartel içindeki farklı patronlar, belki de bölgesel olanlar, iktidar için tartışmaya başlayabilir" dedi. Diğer büyük kartellere atıfta bulunarak, "Bunun Guerrero'dan Sinaloa'ya kadar tekrar tekrar olduğunu gördük" diye ekledi. "Sonunda, bu farklı gruplar arasında bir iç savaşa yol açar." Yaklaşan FIFA Dünya Kupası'nın ardından zamanlama özellikle hassas. Holman, "Bu Meksika için ek sorunlar anlamına geliyor," dedi. "Yani bu, şu anda Meksika hükümeti için bir zafer, ancak önümüzdeki haftalarda ve aylarda daha da büyük bir soruna dönüşebilir" diye ekledi. Sıradan Meksikalılar için, bir kralın düşmesi, El Mencho'nun kartelindeki kırık hücreler kaynak için çabalarken gaspların ve zorla işe alımların yükselişine de işaret edebilir. "Şu anda Jalisco'da birçok insan ... yerinde sığınıyor. Yarın okul yok," dedi Holman. Bu arada, bazı sakinler acil tehlikeyi ölçmek için sokaklara döndüler, otobüs duraklarını ve taksi duraklarını hareket belirtileri açısından yakından izlediler. Anonimlik isteyen bir sakin, "Şehir toplu taşıma olmadan uyanırsa, bu bir şeyler olacağı anlamına gelir" diye uyardı. "Önümüzde zor günler var. İşler bir şekilde bir tarafta nispeten sakin olsa bile, şimdi ne olacağını bilemezsin."

DEVA Partili Ekmen: Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor Haber

DEVA Partili Ekmen: Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda söz aldı. Ekmen, aile birliğinin yalnızca ekonomik nedenlerle değil, gündüz kuşağı programlarının toplumda yarattığı güvensizlik iklimi nedeniyle de zayıfladığını belirtti. Nüfus oranlarındaki düşüşe değinen DEVA Partili Ekmen, “Her ne kadar Sayın Cumhurbaşkanımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş sürekli olarak Aile Yılı’na referans vermiş olsa da yıllık nüfus artışının binde 5 olarak açıklandığını ve nüfusumuzun yaşlandığını görüyoruz." ifadelerini kullandı. Çocuk nüfus oranının yüzde 20,4’e gerilediğini, 65 yaş üstündeki vatandaşların oranının yüzde 11,1’e çıktığını belirten Ekmen, "2014 yılında yüzde 2,19 olan doğurganlık oranı ise yüzde 1,48 olarak tespit ve tescil edilmiştir. Bütün bu durum, ‘Aile Yılı’ adına açıklanan paketlerin maalesef istenen sonuçları vermediğini ortaya koymaktadır. Bunun birtakım yapısal sebepleri vardır. Birincisi, ekonomide akla ziyan denemelerin aile ekonomisinde yarattığı çöküştür. Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor; evlenenler çocuk yapamıyor, çocuk yapanlar çocuk sayısını artıramıyor. Çünkü asgari ücret adeta taban ücrete dönüşmüş, bu ücretle bir ailenin kurulması, yaşatılması ve çoğalması imkânsız hale gelmiştir." dedi. Ekmen ayrıca gündüz kuşağı programlarının toplumsal güveni ciddi biçimde zedelendiğini, bunun da aile kurma süreçlerini giderek daha zor hale getirdiğini aktararak şunları kaydetti: “Geçtiğimiz haftalarda yayımlanan birçok araştırma ve güven konusunda yapılan çok sayıda akademik çalışma, toplumsal güven ikliminin ortadan kalkmasının aile kurma ve çocuk sahibi olma niyetlerini olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir. Dolayısıyla bu güven ortamını sağlayacak çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır. Bunlardan ilki, gündüz kuşağı yayınlarıyla ilgili esaslı bir yapısal tedbir ihtiyacıdır. Sadece bu hafta, gündüz kuşağı programlarından beş içerik örneği var: Hatice ve İsmail örneğinde, kendinden yaşça büyük bir adama maddi çıkar uğruna kaçan bir kadın; hem babasından hem kocasından şiddet gören bir kadın; borçları için abisinin evini habersizce satan bir kardeş; 80 yaşındaki ninelerini dolandırmaya çalışan aile üyeleri; en çarpıcısı da evlilik vaadiyle erkekleri kandıran, borca sürükleyen ve en az 8 kocası, 17 sevgilisi bulunan Fide Barut isimli bir kadın. AK Partili arkadaşlara soruyorum: Türk toplumuna aile olarak sunacağınız örnekler bunlar mıdır? Bu örnekleri her gün saatlerce adeta bir cerahat akıtır gibi evlere akıttığınızda; gençlerin aile kurmalarını, güven içerisinde bir ilişkiye girmelerini, kurdukları aileleri büyütmelerini nasıl bekleyebilirsiniz? Türkiye'de aile kurumunun gerçekten güçlü hale gelmesini istiyorsanız ekonomik destekler yetmez, aynı zamanda güven ilişkisini tescil etmek lazım."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.