Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sertifika Töreni

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sertifika Töreni haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sertifika Töreni haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KAYSO'nun hizmet kalitesi akreditasyon sertifikasını almaya hak kazandı. Haber

KAYSO'nun hizmet kalitesi akreditasyon sertifikasını almaya hak kazandı.

TOBB tarafından gerçekleştirilen Akreditasyon Sertifika Töreni'nde KAYSO'nun sertifikası; Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Gümüşcü, Genel Sekreter İsmail Tartuk ve Akreditasyon Sorumlusu Nurnabu Özsoy Yorulmaz tarafından teslim alındı. KAYSO'nun akreditasyon sertifikası; Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından takdim edildi. Konuya dair açıklamalarda bulunan Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, KAYSO'nun üyelerine daha etkin, kaliteli ve sürdürülebilir hizmet sağlama vizyonuyla çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü belirterek, "TOBB Akreditasyon Sistemi dahilinde sertifikamızı yeniden almaya hak kazanmış olmamız, kurumsal gelişime verdiğimiz önemin ve üyelerimize sunduğumuz hizmet standardının somut bir göstergesidir. Türkiye'deki oda ve borsalar arasında gerçekleştirilen değerlendirmelerde üst sıralarda yer alarak, hizmet kalitemizi ve kurumsal kapasitemizi bir kez daha kanıtladık. Bu başarı, üyelerimize sunduğumuz hizmetlerdeki mükemmeliyet hedefimizin ve sürekli gelişim vizyonumuzun önemli bir yansımasıdır. Üyelerimizin beklentilerini en iyi şekilde karşılayan, sürekli ilerleyen ve örnek alınan bir oda olma hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." şeklinde konuştu. Başkan Büyüksimitci, akreditasyon sürecinde katkı sağlayan tüm personele teşekkür ederek, ulaşılan başarının güçlü ekip ruhunun, kurumsal aidiyetin ve sürekli iyileştirme yaklaşımının değerli bir sonucu olduğunu vurguladı. Kayseri Sanayi Odası'nın, üyelerine uluslararası standartlarda hizmet verme hedefi doğrultusunda kurumsal kapasitesini artırmaya, hizmet süreçlerini sürekli geliştirmeye ve üyelerin memnuniyetini odak noktasına alan uygulamalarını sürdürmeye aynı kararlılıkla devam edeceğini belirten Büyüksimitci; başta Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Sayın Ö. Volkan Ağar ve TOBB Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere, TOBB Akreditasyon Sisteminin ilerlemesine katkı sunan ve süreci destekleyen herkese teşekkürlerini iletti.

BTSO’nun hizmet kalitesinde 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaya hak kazandı. Haber

BTSO’nun hizmet kalitesinde 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaya hak kazandı.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla düzenlenen TOBB 2026 Akreditasyon Sertifika Töreni, Ankara’daki TOBB İkiz Kuleler Konferans Salonu’nda yapıldı. Güncellenen sistemle birlikte Türkiye'de ilk kez takdim edilen 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaya hak kazanan 4 oda ve borsadan biri olan BTSO, 60 bini aşan üyesine sağladığı hizmet kalitesini ve kurumsal gelişim vizyonunu en üst düzeyde kanıtlamış oldu. Burkay: “Dönüşüm Sürecimizin Güçlü Bir Meyvesi” Törende değerlendirmelerde bulunan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almanın kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Bu başarının 2013 yılından bu yana kararlılıkla yürütülen dönüşüm hamlelerinin bir sonucu olduğunu belirten Burkay, şunları söyledi: “Yenilenen TOBB Akreditasyon Sistemi’nde en yüksek seviye olan 7 yıldızlı akreditasyona layık görülen 4 oda ve borsadan biri olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sonuç, 2013 yılından beri azimle sürdürdüğümüz dönüşüm yolculuğumuzun, üyelerimizi odak noktasına alan hizmet anlayışımızın, yenilikçi projelerimizin ve kurumsal gelişim hedefimizin somut bir göstergesidir.” Burkay, bu başarıda emeği geçen tüm BTSO personelini kutlayarak, belgenin 60 binden fazla BTSO üyesi ve Bursa iş dünyasına hayırlı olmasını temenni etti. Türkiye’deki oda ve borsa yapısının gelişmesine öncülük eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkürlerini sunan Burkay, akreditasyon sisteminin uluslararası düzeyde örnek alınan bir yapıya evrilmesinde Hisarcıklıoğlu’nun vizyoner yaklaşımının kritik bir rol oynadığını dile getirdi. Hisarcıklıoğlu: “Şehrinizi Markalaştırmak İçin Liderlik Sizde” TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise törendeki konuşmasında, 11’i ilk kez olmak üzere toplam 73 oda ve borsaya akreditasyon sertifikası verildiğini açıkladı. Akreditasyon sisteminin oda ve borsaların kurumsal dönüşüm sürecinde temel bir taş olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, bu sistem sayesinde kurumların kendilerini yenilediğini, yeni projeler geliştirdiğini ve küresel iş birlikleri kurduğunu belirtti. Oda ve borsaların şimdiye kadar 2 bin 750 projeyi hayata geçirdiğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, 30’u aşkın ülkede benzer kurumlarla ortak çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Oda ve borsaların uluslararası yarışmalardan ödüllerle döndüğüne değinen Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Akreditasyon sistemiyle oda ve borsalarımız dönüşüm gerçekleştiriyor, gelişiyor, proje üretiyor, dünyaya açılıyor ve bölgelerine kaynak yaratıyor. Ürettikleri projelerle dünya genelindeki oda ve borsaların katıldığı yarışmalarda ödüller kazanıp dünya şampiyonu oluyorlar. Kurumlarımız, girişimcilerimize en kaliteli hizmeti sunan merkezler haline geldi.” Şehirlerin markalaşma yolculuğunda oda ve borsaların kritik bir sorumluluğu olduğunu hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “İl ve ilçelerin kanaat önderleri sizlersiniz. Şehrinizi marka yapmak için liderlik sorumluluğunu sizler üstleneceksiniz. Camiamıza ve girişimcilerimize rehberlik etmeniz gerekiyor.” dedi. Akreditasyon Sistemine Yeni Kriterler Geldi Hisarcıklıoğlu, değişen ticari ve ekonomik koşullara adapte olabilmek adına TOBB Akreditasyon Sistemi standartlarının güncellendiğini bildirdi. Yeni dönemde e-ticaret, tedarik zinciri yönetimi, AR-GE, sosyal sorumluluk, yerel değerlerin tanıtılması, dijital ve yeşil dönüşüm gibi başlıkların değerlendirme kapsamına alındığını belirten Hisarcıklıoğlu, eski A, B ve C sınıfı kategorilerin yerini 4, 5, 6 ve 7 yıldızlı puanlama sisteminin aldığını belirtti. Bolat: “Akreditasyon Modeli İslam Dünyasına Yayılıyor” Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise TOBB tarafından yürütülen akreditasyon çalışmalarının, Türkiye genelindeki oda ve borsaların çalışma disiplini ile hizmet kalitesini artırmayı amaçladığını söyledi. Sistemin meslek kuruluşlarının kurumsal kapasitesini yükselttiğini belirten Bolat, bu modelin Türkiye sınırlarını aşarak İslam ülkelerindeki ticaret odaları tarafından da örnek alınmaya başlandığını vurguladı. Küresel ekonomideki korumacılık eğilimlerine ve dijital dönüşümün rekabeti yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Bolat, Türk sanayisinin ihracat ve üretim gücünün korunmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Bakan Bolat, Türkiye’nin ticari diplomasi ve uluslararası müzakere süreçlerini TOBB ve özel sektörle koordineli şekilde sürdürdüğünü belirterek, oda ve borsaların iş dünyasına rehberlik eden güçlü yapılar olmasının Türkiye ekonomisine yüksek katkı sağladığını belirtti. BTSO, 60 Bini Aşkın Üyesine Sunduğu Hizmet Kalitesini Tescilledi TOBB Akreditasyon Kurulu Başkanı Faik Yavuz’un, sistemin kurumsal kapasiteye katkıları üzerine yaptığı konuşmaların ardından, belge almaya hak kazanan kurumlara sertifikaları verildi. Toplam 289 oda ve borsanın akreditasyon sürecini tamamladığı sistemde BTSO, en üst derece olan 7 yıldızlı akreditasyon belgesiyle Bursa iş dünyasına sunduğu hizmetlerin niteliğini ulusal düzeyde bir kez daha tescillemiş oldu. BTSO’nun kazandığı 7 yıldızlı akreditasyon; üyeyi merkeze alan hizmet anlayışının, kurumsal gelişim hamlelerinin, yenilikçi projelerinin ve sürdürülebilir dönüşüm vizyonunun güçlü bir kanıtı olarak kaydedildi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'den Batı uyarısı Haber

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'den Batı uyarısı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu Sertifika Töreni’nde yaptığı konuşmada, şu ifadelere yer verdi: “Siyaset ve Liderlik Okulu’muzun 23’üncü dönem programına katılan ve sertifika almaya hak kazanan kardeşlerimi huzurlarınızda gönülden kutluyor, başarılar diliyorum. Milliyetçi Hareket Partisi Siyaset ve Liderlik Okulu ortaya koyduğu faaliyetler açısından adından sıkça söz ettiren bir konumdadır. Türklerde bilginin ana dayanağı Türk Töresi’dir. Töre, bir toplumun kolektif tecrübesiyle şekillenen; hayat tarzı, insan anlayışı ve evren algısının toplamını temsil eden bilgelik manzumesidir. Bilgece kararlar alabilmek için bir meşruluk zemini gerekir ve Türk Töresi bu zemini sağlar. Türk düşünce mirasında bilgi, ancak erdem ve ahlakla birleştiğinde gerçek değerini bulur. Bilgelik bir kibir değil, aksine bir tevazu pratiğidir. Bilge kişi, bilgisini toplumun yararına kullanan ve olaylar karşısında dirayetli davranan bir rehberdir. Diyebiliriz ki Türklerde bilgi, hayattan kopuk bir malumat yığını değil; töre ile şekillenen, bilgelik ile uygulanan ve dil ile kuşaktan kuşağa aktarılan canlı bir kültürel mirastır. Bütün politikalarımızı; güçlü devlet, huzurlu millet anlayışı çerçevesinde şekillendiriyoruz. Elbette ki zihin ve değer dünyası karışık olanların, fikrî tutarlılıktan yoksun bulunanların, ilkeleri belirsiz siyaset cambazlarının bizi anlayabilmelerine imkân yoktur. Milletin derdiyle dertlenmeyen, menfaatiyle sevinmeyen, acısıyla kederlenmeyenlerin bizimle olmaları mümkün değildir. Devletin temel yapısını hedef alanların, devlet ile kavgaya tutuşanların, yaptıkları siyaset değil, olsa olsa faydacı bir etkinlik, anlamsız bir meşguliyettir. 21. yüzyılda dünya farklı bir yöne gitmekte, dünya düzeni yeniden şekillenmektedir. Dünya düzeni yeniden şekillenirken Batı ve Doğu’nun değerler sistemi çatışmakta, bu gidişat bütün milletleri büyük bir öngörülemezliğin içine doğru sürüklemektedir. Bugün teknolojik ve bilimsel bağlamda geliştiği somut olan batılı sistemin çöküşünden bahsedilmektedir. Bu çöküşün belli nedenlerle ve belirli koşullarda gerçekleştiği kesindir. Rusya-Ukrayna çatışması ve Donald Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri başkanı olması, İsrail’i kayıtsız şartsız desteklemesi ve ortaklaşa katliamlara imza atmaları, dünyayı istikrarsızlaştırmış ve güvensizliğin parantezine almıştır. Bütün bu olanlarla birlikte Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür. Modern dünyanın değerlerini kendi toplumlarının refahı ve ötekileri sömürmenin aracı olarak kullanmaları, Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğünü açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bugünkü dünya sisteminin aktörlerinin, idealize ederek batı dışı dünyaya dayatmaya çalıştıkları değerleri sömürü düzenlerini devam ettirmenin bir aracı olarak kullanmaları, bu değerleri içi boş, sadece kavramsal gerçekliği olan ama ameli karşılığı bulunmayan retoriğe dönüştürmüştür. Batı, “ötekisi” olarak gördüğü bütün toplumları daha fazla sömürmek için “kültürel ve moral değerler” ile oynamıştır. Onları tarihsel bağlarından koparmış ve kendi zenginliklerini devam ettirmeye hizmet edecek bir yaşam biçimine mahkûm etmiştir. Batı, batı dışı milletleri kendi çıkarları doğrultusunda kategorize etmekten, tanımlamaktan da geri kalmamıştır. Bugün, az gelişmiş ya da gelişmekte olan devletler şeklinde kalıplaşan tanımlamalar tam anlamıyla batılı akılla yapılan sınıflandırmanın ürünüdür. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan devletler yoktur. Gelişmesi emperyalist, sömürgeci politikalarla engellenmiş, geride bırakılmış ve tarih dışına itilmeye çalışılmış toplumlar ve devletler vardır. Soğuk savaş döneminde bu tanımlamalar Batı açısından oldukça düşük maliyetle sürdürülebilen bir düzen üretmiş iken bugün astarı yüzünden pahalı gelmiş ve çok maliyetli bir sürece dönüşmüştür. 21. yüzyılın belirsizliğe tutsak olmuş dünya durumu, henüz çökmese de derin bir krizde olduğu aşikar olan Batı hegemonyasının eski alışkanlıklarını devam ettirme çabasının bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. Günümüzde Batı Avrupa ve ABD’nin temsil ettiği klasik sanayileşmiş ülkelerin küresel sermayeden aldığı pay düşmekte, dolayısıyla bu durum dünyanın ekonomik pastasından alınan payı da batı dışı dünya lehine değiştirmektedir. Batının halen özellikle “düşünce ve dil” üretimi noktasında hegemonyasını devam ettirme çabaları görülse de iktisadi gelişmelerin bu dil ve düşünceyi havada bırakacağı muhakkaktır. Bugün küresel hegemonik güçlerin İran’a karşı sarf ettiği sözler yarın Türkiye’ye yönelecektir. Nitekim bazı platformlar ve tarih bilmez aktörler aracılığıyla İran’dan sonraki hedefin Türkiye olduğu beyan edilmektedir. Kuşkusuz söz önce zihne, sonra dile ve son olarak eyleme dönüşür. Bu beyanlar derin bir yanılgı, rasyonel olmayan bir tutum, denenmemesi gereken bir hamle, boşa düşürülecek bir çabadır. Unutulmamalıdır ki burada var olan milli irade modern bir inşa değildir. Bu irade tarihin derinliklerinden gelmektedir. İlhamını köklerinden almakta, nerede ve hangi şartlarda olursa olsun varoluş bilincini gelecek kuşaklara aktarma amaç ve gayretindedir. Dünyanın medeniyet kuşağı ve milletlerin tarihsel hikâyesi buradadır. İnsanlığın ortak kaderi buraya bağlıdır, bu coğrafya dünyanın kalbidir. Yaşadığımız coğrafya ve tarihimizin sırtımıza yüklediği sorumlulukla biz; dünya, bölge ve ülkemizde cereyan eden hadiselere, “çözümsüz”, “imkânsız”, gibi kavramlarla bakmıyoruz. Bizim siyaset anlayışımızda “imkânsızlığın diline teslim olmak” yoktur. Biz, iman varsa imkân da vardır diyenleriz. İman varsa her engelin aşılacağına inananlarız. Akıl varsa, bilgi varsa çözüm bulanacağını bilenleriz. Kendilerini çıkmaz içinde görenler, sürekli olarak içinde bulunduğumuz çağda zamanın hızla aktığından ve böylesi koşullarda çeşitli sorunlara kalıcı çözümler üretilemeyeceğinden bahsediyorlar. Zamanın hızlı aktığı kuşkusuz bir gerçekliktir. Lakin zamanın hızlı akması başka, yönsüz ve hedefsiz akması bambaşka bir şeydir. Yön ve hedefin tayini hamasetten uzak değerlendirmelerin konusu kılınmalı, tarihte birçok defa başarıldığı gibi tekrar “Türkçe bir dünya kurumanın eşiğinde olduğumuz bilinmelidir”. Bunun adı “Türk ve Türkiye Yüzyılıdır” ve tarih ırmağı bu yatağa doğru akmaktadır. Unutulmamalıdır ki; bu coğrafyada gerçekleşen her olay sonuçları itibariyle sadece bölge ile sınırlı kalmayacak ve bütün dünyayı etkileyecektir. Bu coğrafya yüzlerce devletin beşiğini sallamış ve salasını vermiştir. Bu tarihin herkese tembihi, şüphe götürmez bir gerçekliğidir. Üzerinde yaşadığımız coğrafya büyük imparatorluklar coğrafyasıdır, anılar ve tarih burada çok güçlüdür. Bunun aksini iddia edenler, tarihle ve Türk ile kavga etmeyi göze almalıdır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.