Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Senato

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Senato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Senato haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Brezilya’da Lula ve Flavio Bolsonaro devlet başkanlığı seçiminde ikinci turda yarışacak Haber

Brezilya’da Lula ve Flavio Bolsonaro devlet başkanlığı seçiminde ikinci turda yarışacak

Brezilya’da yapılan devlet başkanlığı seçiminde mevcut Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ile aşırı sağcı Senatör Flavio Bolsonaro ikinci tura kaldı. İlk turda adayların hiçbirinin geçerli oyların yüzde 50’sinden fazlasını alamaması nedeniyle devlet başkanını belirleyecek seçim 25 Ekim’de yapılacak. Güney Amerika’nın en büyük ülkesi Brezilya’da yaklaşık 159 milyon seçmen sandık başına gitti. Sayılan oylara göre Flavio Bolsonaro yüzde 47,45, Lula da Silva ise yüzde 44,66 oy aldı. Brezilya seçim sistemine göre bir adayın ilk turda seçimi kazanabilmesi için geçerli oyların yarısından fazlasını alması gerekiyor. Bu oran elde edilemeyince en fazla oyu alan iki aday ikinci turda karşı karşıya gelecek. Lula 7’nci kez başkanlık yarışında 80 yaşındaki Lula da Silva, daha önce 2003-2010 yılları arasında iki dönem Brezilya Devlet Başkanlığı yaptı. 2023 yılında yeniden devlet başkanı seçilen Lula, son seçimle birlikte 7’nci kez başkanlık yarışında yer aldı. Eski sendika lideri olan Lula’nın kampanyasında hükümetin işsizlikteki düşüş ve yoksullukla mücadelede elde ettiği sonuçlar öne çıkarıldı. Brezilya ekonomisinde büyümenin yavaşladığı bir dönemde seçime giren Lula, sağlık durumuyla ilgili tartışmaların önüne geçmek amacıyla enerjisinin yerinde olduğunu vurgulayan açıklamalar yaptı. Flavio Bolsonaro ikinci tura yükseldi İlk turda yüzde 47,45 oy alan 45 yaşındaki Senatör Flavio Bolsonaro, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu olarak seçim yarışının dikkat çeken isimlerinden biri oldu. İkinci tur öncesinde iki aday arasındaki yarışın daha da çekişmeli geçmesi bekleniyor. Datafolha tarafından seçim öncesinde yapılan ankette ise olası ikinci turda Lula’nın yüzde 48, Flavio Bolsonaro’nun yüzde 43 oy alacağı öngörülmüştü. İkinci tur 25 Ekim’de Brezilya’da devlet başkanının yanı sıra eyalet ve federal bölge yönetimlerine ilişkin bazı seçimler de gerçekleştiriliyor. 25 Ekim’de yapılacak ikinci turda devlet başkanlığının yanı sıra 26 eyalet ve federal bölgede vali ve vali yardımcıları belirlenecek. Ayrıca Temsilciler Meclisi’nin 513 üyesinin tamamı, Senato’nun üçte ikisi ve eyalet meclislerinin üyeleri için de seçim süreci yürütülecek. İlk turda ortaya çıkan tablo, Brezilya’da devlet başkanlığı yarışının ikinci tura taşındığını gösterirken, Lula ile Flavio Bolsonaro arasındaki mücadele 25 Ekim’de yapılacak oylamayla sonuçlanacak.

Fransa’da polis ve jandarmaların silah kullanma düzenlemesine karşı protesto Haber

Fransa’da polis ve jandarmaların silah kullanma düzenlemesine karşı protesto

Göstericiler yürüyüş boyunca polis şiddetine karşı sloganlar atarken, düzenlemenin geri çekilmesini talep etti. Kortejde “Öldürme iznine hayır” ve “Polis dokunulmazlığına hayır” şeklindeki sloganlar da duyuldu. Düzenleme ne öngörüyor? Protestoların merkezinde, polis ve jandarmaların görev sırasında silah kullanımına ilişkin hukuki çerçeveyi değiştirmeyi amaçlayan yasa teklifi bulunuyor. Ulusal Meclis, 7 Temmuz’da düzenlemeyi kabul etti. Teklif, güvenlik güçlerinin belirli yasal koşullar altında gerçekleştirdiği silah kullanımının hukuki açıdan değerlendirilmesinde değişiklik yapılmasını öngörüyor. Düzenlemenin Senato’da da ele alınması bekleniyor. Teklifin destekçileri, düzenlemenin polis ve jandarmaya silah kullanımı sonrasında daha fazla hukuki güvence sağlayacağını savunuyor. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez de metnin polis ve jandarmaya dokunulmazlık getirmediğini ve silah kullanımının yargısal denetiminin devam edeceğini belirtiyor. Düzenlemeye karşı çıkan kuruluşlar ise metnin silah kullanımının hukuki denetimini etkileyebileceği görüşünde. İnsan hakları kuruluşları, bazı hukukçular ve sendikalar bu nedenle teklifin geri çekilmesini talep ediyor. Tepkiler farklı kentlere yayıldı Paris’teki gösterinin yanı sıra Marsilya, Lyon, Lille, Rennes, Caen, Lorient, Carcassonne ve Annecy gibi kentlerde de düzenlemeye karşı eylemler gerçekleştirildi. Paris’teki yürüyüşe Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları Birliği ve Sulh Hakimleri Sendikası gibi kuruluşların yanı sıra çeşitli sivil toplum örgütlerinin destek verdiği belirtildi. Düzenlemeye karşı Ulusal Meclis’in internet sitesinde başlatılan dilekçeye ise 700 binden fazla imza toplandı. Dilekçe, parlamentonun ilgili komisyonunda değerlendirildi ancak 21 Temmuz’da komisyon tarafından sınıflandırılarak parlamentoda ayrıca tartışılmasının önü kapatıldı. Yasa tasarısının sonraki durağı Senato Fransa’daki tartışmanın önümüzdeki aşamasını Senato’daki görüşmeler oluşturacak. Düzenlemenin burada ele alınması beklenirken, polis ve jandarmaların silah kullanımına ilişkin hukuki çerçeve konusunda hükümet ile düzenlemeye karşı çıkan siyasi ve sivil toplum kesimleri arasındaki tartışma devam ediyor.

ABD Temsilciler Meclisi’nden İran savaşı kararı: Trump’ın savaş yetkisine sınırlama Haber

ABD Temsilciler Meclisi’nden İran savaşı kararı: Trump’ın savaş yetkisine sınırlama

Karar üçüncü kez Meclis’ten geçti Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen karar, Başkan Donald Trump yönetiminin Kongre tarafından savaş ilanı veya özel bir askeri yetkilendirme olmadan İran’a yönelik askeri faaliyetlerini sürdürmesini sınırlandırmayı hedefliyor. Demokrat Temsilci Seth Moulton tarafından desteklenen düzenleme, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin İran’a yönelik çatışmalardan çekilmesini öngörürken, ABD veya müttefiklerine yönelik yakın bir saldırıya karşı savunma amacıyla bölgede asker bulundurulmasına ilişkin istisnalar içeriyor. Karar 220’ye karşı 204 oyla kabul edildi. Yedi Cumhuriyetçi temsilci Demokratlara katılarak düzenlemeye destek verdi. Bunlar Tom Barrett, Warren Davidson, Brian Fitzpatrick, Thomas Massie, Nancy Mace, Mariannette Miller-Meeks ve Zach Nunn oldu. Moulton’dan Kongre vurgusu Kararın önde gelen isimlerinden Seth Moulton, oylama öncesinde ABD'nin Irak Savaşı'ndaki askeri geçmişine atıfta bulundu. Moulton, Trump’ın savaşın birkaç hafta süreceğine ilişkin daha önceki açıklamalarını hatırlatarak Kongre’nin anayasal yetkileri çerçevesinde yönetimi sorgulaması gerektiğini savundu. Cumhuriyetçiler İran tehdidine dikkat çekti Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Brian Mast ise İran’ın hâlâ ABD açısından tehdit oluşturduğunu savundu. Mast, Demokratlara bölgedeki hangi askeri kaynakların geri çekilmesini istediklerini sorarken, Trump’ın “sonsuz savaşlar” yaklaşımına karşı olduğunu ve İran’la uzun yıllardır devam eden çatışma dönemini sona erdirmeyi amaçladığını söyledi. Böylece oylamada bir tarafta Kongre’nin savaş yetkileri üzerindeki denetiminin güçlendirilmesini savunan milletvekilleri, diğer tarafta ise İran’ın devam eden bir güvenlik tehdidi olduğunu belirterek askeri varlığın sürdürülmesini savunan Cumhuriyetçiler yer aldı. Savaşın maliyeti 38 milyar doları aştı Oylama, savaşın ABD bütçesine maliyetinin tartışıldığı bir dönemde gerçekleşti. Kongre Bütçe Ofisi’nin (CBO) 15 Eylül’de yayımladığı değerlendirmeye göre, İran’daki çatışmaların ABD Savunma Bakanlığı’na doğrudan maliyeti 1 Ağustos itibarıyla yaklaşık 38 milyar dolara ulaştı. CBO, çatışmaların yoğunluğuna bağlı olarak savaşın aylık maliyetinin yaklaşık 2 ila 3 milyar dolar arasında olabileceğini bildirdi. Raporda ayrıca, çatışmaların devam etmesi halinde savunma harcamalarının artabileceği ve savaşın ekonomik etkileri nedeniyle 2027 başlarında enflasyonun daha önceki beklentilerin yaklaşık 0,5 puan üzerinde gerçekleşebileceği belirtildi. Önceki girişimler sonuç vermemişti Temsilciler Meclisi, İran savaşıyla ilgili benzer savaş yetkileri kararlarını daha önce haziran ve temmuz aylarında da kabul etmişti. Ancak önceki girişimler başkanlık makamına ulaşmadı. Senato’da da İran’daki askeri faaliyetleri sınırlandırmaya yönelik benzer bir girişim gündeme gelmiş, ancak süreç daha sonra değişikliğe uğramıştı. Bu nedenle son Meclis oylamasının ardından düzenlemenin Senato’daki geleceği önem taşıyor. Benzin fiyatları da gündemde İran savaşı, enerji piyasaları ve ABD’deki akaryakıt fiyatları üzerindeki etkileri nedeniyle Kongre’deki tartışmaların başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, düzenlediği basın toplantısında benzin fiyatlarının düşürülmesi gerektiğini söyledi. Johnson ayrıca çatışmanın bölgede yeni bir aşamaya girdiğini savunarak müttefiklerin bölgenin istikrarına yönelik çalışmalarının arttığını ifade etti. Johnson, enerji maliyetlerindeki düşüşün gıda fiyatlarına da yansıyacağını belirtti ve bunun daha erken gerçekleşmesini tercih ettiğini söyledi. Temsilciler Meclisi’ndeki son oylamayla birlikte İran savaşı ve başkanın savaş yetkileri üzerindeki Kongre denetimi tartışması yeniden ABD siyasetinin önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.

ABD Senatosu Bankacılık Komitesi, Fed Başkanlığı için aday gösterilen ismi onayladı. Haber

ABD Senatosu Bankacılık Komitesi, Fed Başkanlığı için aday gösterilen ismi onayladı.

29 Nisan'da, Başkan Donald Trump'ın Federal Rezerv Başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh, Senato Bankacılık Komitesi'nde önemli bir prosedürel engeli aşarak, Beyaz Saray'ın dünyanın en güçlü merkez bankası üzerindeki etkisini artırma çabaları arasında, önümüzdeki ay Jerome Powell'ın yerini almaya bir adım daha yaklaştı. Senato Bankacılık Komitesi, Warsh'ın adaylığını 13'e 11'lik partizan bir oylama ile onaylayarak, adaylığı Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato'ya gönderdi. Nihai onay oylamasının, Powell'ın Fed Başkanı olarak görev süresinin 15 Mayıs'ta sona ermesinden hemen önce, 11 Mayıs'ta başlayan hafta içinde yapılması bekleniyor. Bu gelişme, Powell'ın Fed Başkanı olarak son politika toplantısıyla aynı zamana denk geldi. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), politika yönü konusunda komite içinde açık görüş ayrılıkları ortaya çıktığı için, 1992'den bu yana en tartışmalı oylamalardan birinde faiz oranlarını değiştirmeme kararı aldı. Başkan Trump, Warsh'ın maliyet düşürme önlemlerini uygulayacağına olan güvenini dile getirdi. 56 yaşındaki Warsh, 2006'dan 2011'e kadar Federal Rezerv Yönetim Kurulu'nda görev yaptı. Powell ise, kuruma karşı benzeri görülmemiş hukuki ihtilafları gerekçe göstererek, Fed Yönetim Kurulu'nda süresiz olarak Vali olarak görev yapmaya devam edeceğini söyledi. "Zamanı geldiğinde" istifa edeceğini de teyit etti. Vali olarak görev süresi Ocak 2028'e kadar devam edecek. Plana göre, Senato, Mayıs ortasında gerçekleşecek Fed liderlik geçişinden önce nihai oylamayı yapmak üzere önümüzdeki günlerde adaylığı görüşmeye devam edecek.

ABD’li senatör Sanders, İsrail’e yapılacak yeni silah satışını engellemek için tasarı sundu Haber

ABD’li senatör Sanders, İsrail’e yapılacak yeni silah satışını engellemek için tasarı sundu

ABD Senatörü Bernie Sanders, ABD yönetiminin İsrail’e satılmasına onay verdiği yaklaşık 660 milyon dolarlık bomba satışını engellemek için bir tasarı sundu. ABD’li bağımsız senatör Sanders, senatörler Chris Van Hollen, Jeff Merkley ve Peter Welch ile birlikte, İsrail’e yapılması planlanan silah satışını engellemek amacıyla ortak adım attı. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Sanders, (ABD Başkanı Donald) Trump yönetiminin kısa süre önce satışına onay verdiği 20 binden fazla bombanın İsrail'e sevk edilmesini engellemek amacıyla diğer senatörlerden destek istediklerini belirtti. Sanders, açıklamasında, "İsrail'in aşırılıkçı hükümetinin Gazze, İran ve Lübnan'da yol açtığı korkunç yıkım göz önüne alındığında, Amerikan vergi mükelleflerinin şu anda yapması gereken en son şeyin, (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümetine 22 bin yeni bomba sağlamaktır. Yasadışı bir savaşı desteklemek için artık silah yok" ifadelerini kullandı. ABD yönetiminin onayıyla İsrail’e gönderilecek silah paketinin, 5 bin küçük çaplı bomba, 10 bin adet 250 kiloluk bomba ve 12 bin adet 500 kiloluk bomba olmak üzere toplam 22 bin bomba içerdiği, değeri yaklaşık 660 milyon dolar olarak açıklandı. Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato’da tasarının kabul edilmesi beklenmezken, İsrail’e yapılacak yeni silah satışlarına yönelik Kongre tepkisi açısından bu tür tasarıların önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Trump, ara seçimlerden önce seçmen kimliği şartı getirmek istiyor Haber

Trump, ara seçimlerden önce seçmen kimliği şartı getirmek istiyor

Trump, Cuma günü geç saatlerde Truth Social'da yaptığı paylaşımlarda, Kongre'de bu tür yasaların uygulanmasının durma noktasına gelmesine rağmen, 2026 ara seçimleri için seçmen kimliği yasalarının uygulanmasını istediğini belirtti. Trump, Truth Social'da şu paylaşımı yaptı: "Demokratlar Seçmen Kimliği veya Vatandaşlık için oy vermeyi reddediyorlar. Sebep çok basit. Seçimlerde hile yapmaya devam etmek istiyorlar." "Bu, Kurucularımızın istediği şey değildi. Bu konuda henüz dile getirilmemiş veya incelenmemiş yasal argümanların derinliklerini araştırdım ve çok yakın gelecekte reddedilemez bir argüman sunacağım. Kongre tarafından onaylansın ya da onaylanmasın, ara seçimler için Seçmen Kimliği olacak!'' dedi. İlk gönderiden birkaç dakika sonra yayınlanan ikinci gönderide Trump, “Eğer bunu Kongre'den geçiremezsek, bu DOLANDIRICILIĞIN yasaklanmasının yasal nedenleri vardır. Bunları kısa süre içinde bir Başkanlık Kararnamesi şeklinde sunacağım.” dedi. Temsilciler Meclisi Çarşamba günü, Trump'ın desteklediği ve "Amerika'yı Kurtarma Yasası" olarak adlandırılan seçim yasa tasarısını 218'e 213 oyla kabul etti. Tasarı, seçmen kaydı için vatandaşlık belgesi ve oy kullanmak için fotoğraflı kimlik gerektiriyor. Eleştirmenler, milyonlarca kişinin oy kullanma hakkından mahrum kalabileceğini ve doğum belgelerinde evlilik soyadı bulunmayan kadınlar da dahil olmak üzere kişilerin kayıt yaptırmasını zorlaştırabileceğini savunuyor. Tasarı şimdi Senato'ya gidecek ve burada engelleme girişimini aşmak için 60 oya ihtiyacı var. Cumhuriyetçilerin Senato'da sadece 53 sandalyesi var ve bunlardan biri, Alaska Senatörü Lisa Murkowski, tasarıya karşı çıktı. Tasarının başarılı olması için birkaç Demokratın daha desteklemesi gerekiyor. Senato'daki Demokratlardan sadece biri, Pennsylvania'dan John Fetterman, ulusal seçmen kimliği şartlarını destekliyor; ancak bu hafta Pittsburgh Post-Gazette'e verdiği demeçte, posta yoluyla oy kullanmayı sınırlamak gibi diğer oy kısıtlamalarını desteklemediğini söyledi.

Pakistan'ın Belucistan bölgesinde, şiddetin artacağına dair endişeler yükseliyor Haber

Pakistan'ın Belucistan bölgesinde, şiddetin artacağına dair endişeler yükseliyor

Pakistan, Cumartesi günü Belucistan'daki bir düzineden fazla kent merkezinde güvenlik tesislerini ve idari merkezleri ele geçiren isyancılarla görüşmeyi reddetti. Saldırılarda toplam 197 isyancı, 36 sivil ve en az 22 güvenlik görevlisi öldü. Çatışmalar Salı gününe kadar devam etti. Yetkililer, saldırıların 2004 yılında eyalette ayaklanmaların başlamasından bu yana en büyük ve en ölümcül saldırılar olduğunu söyledi. Pazartesi günü Ulusal Meclis'e hitap eden Savunma Bakanı Khawaja Mohammed Asif, "Pakistan'da kimsenin şiddeti meşrulaştırmasına izin verilmeyecek." dedi. “Şiddeti meşrulaştırmaya veya özgürlük hareketi olarak göstermeye çalışmak kabul edilemez, çünkü bu doğru değildir. Bu, suç faaliyetlerini meşrulaştırmak için bir kılıftır.'' dedi. Asif ayrıca, Afganistan'daki güvenli bölgelerden şiddeti körüklemekle “Hindistan tarafından desteklenen unsurları” suçladı. Hindistan, İslamabad'ın Beluçistan'daki isyanı Yeni Delhi'nin gizlice desteklediği iddialarını defalarca reddetti. Eleştirmenlere göre, İslamabad'ın, kısmen Belucistan'ın devasa bakır ve diğer kritik metal rezervlerinin ticari potansiyelini gerçekleştirme arzusundan kaynaklanan sıfır tolerans politikasını teyit etmesi, 22 yıldır süren isyanın devam ettiği bir dönemde kamuoyundaki duyguları daha da alevlendirecek. Belucistan Ulusal Partisi Başkanı Mengal, "Bu kriz, son üç yıldır kullanılan nefret, güç ve baskının doğrudan bir sonucudur" dedi ve eyalet genelindeki saldırının Pakistan hükümeti ve siyasi olarak baskın askeri liderlik için "ciddi bir uyarı" olması gerektiğini ekledi. Ancak Başbakan Şehbaz Şerif'in siyasi işler danışmanı Rana Sanaullah Khan, Pazartesi günü Senato'ya "Belucistan'da kimse kızgın değil, haklar konusunda bir sorun yok" dedi. Bunun yerine, isyancıların Pakistan'a karşı "düşmanın talimatları doğrultusunda" hareket ettiklerini iddia etti.

Trump, ABD Temsilciler Meclisi'ni hükümetin kısmi kapanmasını sona erdirmek için hızlı bir şekilde oy kullanmaya çağırıyor Haber

Trump, ABD Temsilciler Meclisi'ni hükümetin kısmi kapanmasını sona erdirmek için hızlı bir şekilde oy kullanmaya çağırıyor

ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü Temsilciler Meclisi'ni hükümetin kısmi kapanmasını sona erdirmeye çağırdı, ancak ne Cumhuriyetçi ne de Demokrat milletvekilleri, göçmenlik yaptırım operasyonlarıyla ilgili kendi taleplerini tartışmadan Senato ile aracılık ettiği federal finansman paketini hızlı bir şekilde onaylamaya hazır görünüyordu Demokratlar, ikinci bir ABD vatandaşının Minneapolis'te göçmen ajanları tarafından ölümcül bir şekilde vurulmasının ardından, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'ın Trump yönetiminin sınır dışı etme operasyonlarını dizginlemeye çalışırken paketi ilerletmesi gereken oyları vermeyi reddediyor. Çatışma, Johnson'ı, Trump'ın Senato Demokratları ile yaptığı anlaşmanın arkasına düşmek için paketle ilgili kendi şikayetleri olan Meclis'teki ince Cumhuriyetçi çoğunluğa güvenmeye zorluyor. Oylamanın kısmi kapanmanın dördüncü günü olacak Salı günü başlaması bekleniyor. İç Güvenlik Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve diğer kurumlar, Demokrat milletvekillerinin kısmi kapanmayı başlatmasıyla Cumartesi günü finansmanlarının sona erdiğini gördü. Bu departmanlardaki operasyonların çoğu gerekli kabul edilir ve etkin bir şekilde kesintisiz kalırken, bazı işçiler ücretsiz kalabilir veya sonuç olarak izinli olabilir. Trump sosyal medyada "Hükümeti açmamız gerekiyor ve umarım tüm Cumhuriyetçiler ve Demokratlar bu tasarıyı desteklemek için bana katılır ve GECİKMEDEN masama gönderirler" diye yazdı. Trump, "Şu anda HİÇBİR DEĞİŞİKLİK olamaz," diye ısrar etti. "Göndeme getirilen sorunları ele almak için iyi niyetle birlikte çalışacağız, ancak başka bir uzun, anlamsız ve yıkıcı Kapatma yapamayız." Johnson, paketin geçişine yardımcı olması için Trump'a güvendiği için çıkmaz önümüzdeki zor günlere işaret ediyor. ABD başkanı geçen hafta Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer ile Kongre göçmenlik yaptırım operasyonlarındaki değişiklikleri tartışmaya devam ederken, İç Güvenliğin yalnızca 13 Şubat'a kadar geçici olarak finanse edileceği bir anlaşma yaptı. Senato, Cumartesi günkü son tarihten önce hükümet fonunun geri kalanıyla birlikte paketi ezici bir çoğunlukla onayladı. Demokrat talepler Meclis Demokrat Lideri Hakeem Jeffries Pazartesi günü, tarafının Johnson'ın tasarıyı prosedürel bir adımda ilerletmesine yardımcı olmak için hiçbir neden görmediğini ve Meclis'teki çoğunluk partisinin genellikle kendi başına ele aldığı bir şey olduğunu açıkça belirtti. Johnson, kendi Cumhuriyetçi saflarından huzursuzlukla karşı karşıya kalırken, Jeffries, göçmenlik operasyonlarında değişiklik talep etmek için Demokratlara sağladığı kaldıraç oranını ele alıyor. Jeffries Capitol'de "Nadir durumlarda Cumhuriyetçi işlev bozukluğuyla başa çıkmak için devreye girdik" dedi. Demokratlar, zaten tasarıda yer alan vücut kameraları için Göçmenlik ve Gümrük İdaresi (ICE) konusunda 20 milyon doların (17 milyon €) ötesine geçen kısıtlamalar talep ediyor. İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ICE de dahil olmak üzere Minneapolis'teki sahadaki memurlara derhal vücuda takılan kameralar verileceğini ve finansman mevcut olduğu için programın ülke çapında genişletileceğini duyurdu. Ayrıca, federal göçmenlik ajanlarının maskelerini çıkarmasını talep etmek istiyorlar - eğer varsa, diğer kolluk kuvvetlerinin ABD'de rutin olarak kendilerini maskelediğini not ederek - ve memurların idari emirlerden ziyade adli emirlere güvenmelerini ve gezici devriyelere son vermelerini istiyorlar. Bununla birlikte, bazı Demokratlar lider Jeffries ile parçalanıyor ve hükümet kesintilerini önlemek için finansman paketinin daha hızlı geçişi için baskı yapıyorlar.

Trump Powell'a yeniden saldırdı: “O ahmak yakında gidecek” Haber

Trump Powell'a yeniden saldırdı: “O ahmak yakında gidecek”

Trump, Michigan'a gidip Ford otomobil fabrikasını gezip Detroit Ekonomi Kulübü'nde konuşma yaptıktan sonra Powell hakkında “O ahmak yakında gidecek” dedi. Trump, benzeri görülmemiş bu adımın, uzun süredir yürütme organından bağımsızlığını koruyan Fed'e olan güveni sarsıp sarsmadığının sorulmasının ardından Powell'a son saldırısını gerçekleştirdi. Trump, “Bütçeyi milyarlarca dolar aştı” diyerek, Adalet Bakanlığı'nın soruşturmasının merkezinde yer alan Fed'in Washington merkezindeki milyarlarca dolarlık yenileme çalışmalarıyla ilgili maliyetlere atıfta bulundu. Trump, Beyaz Saray'ın dışında gazetecilere “Yani, ya yetersiz ya da sahtekar” dedi. “Ne olduğunu bilmiyorum. Ama yaptığı iş... Kesinlikle çok iyi bir iş yapmıyor.” Trump'ın yorumları, soruşturmaya yönelik iki partili eleştirilerin ve Fed'in bağımsızlığına verilen desteğin artmaya devam ettiği bir dönemde geldi. Powell, Pazar gecesi, Adalet Bakanlığı'nın büyük jüri celbi gönderdiğini ve merkez bankası ofis binalarının devam eden yenileme çalışmaları hakkında daha önce Senato'da verdiği ifadeye dayanarak “ceza davası” açmakla tehdit ettiğini söyledi. Powell, soruşturmayı Trump'ın Fed'in faiz oranlarını çok yavaş düşürdüğüne dair sık sık yaptığı şikayetlerle doğrudan ilişkilendirdi. Video açıklamasında, “Ceza davası tehdidi, Federal Rezerv'in faiz oranlarını başkanın tercihlerini takip etmek yerine, kamu yararına olacak en iyi değerlendirmeye göre belirlemesinin bir sonucudur” dedi ve ekledi: “Hiç kimse, elbette Federal Rezerv başkanı da dahil, kanunların üstünde değildir. Ancak bu eşi görülmemiş eylem, yönetimin tehditleri ve devam eden baskısı bağlamında daha geniş bir perspektiften değerlendirilmelidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.