Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Selahattin Demirtaş

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Selahattin Demirtaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Selahattin Demirtaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Selçuk Mızraklı 7 yıl sonra tahliye edildi: “Barış süreci şeffaf yürütülmeli” Haber

Selçuk Mızraklı 7 yıl sonra tahliye edildi: “Barış süreci şeffaf yürütülmeli”

2019’da görevden uzaklaştırılmıştı 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilen Mızraklı, göreve başladıktan yaklaşık 4 ay sonra, 19 Ağustos 2019’da İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı. Mızraklı, aynı yıl “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla tutuklandı. Hakkında 2020 yılında 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verildi. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada aynı hapis cezasına hükmedildi ve karar daha sonra kesinleşti. Tahliye kararının ardından cezaevinden çıktı Yaklaşık 7 yıldır cezaevinde bulunan Mızraklı, cezasının infazını tamamlamasının ardından 8 Eylül 2026’da Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edildi. Mızraklı’nın son yaklaşık 5 yıldır eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile aynı koğuşta kaldığı bildirildi. Cezaevi önünde kendisini bekleyenlerle buluşan Mızraklı, yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğini belirterek barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Barışın kalıcı olması için samimiyet gerekiyor” Mızraklı, geçmişten gelen sorunların ve toplumda oluşan kaygıların bulunduğunu belirterek, kalıcı bir barış için sürecin toplumun hafızasında ve düşüncesinde karşılık bulması gerektiğini ifade etti. Hukuka dönüş ve demokratikleşme yönünde adımlara ihtiyaç olduğunu söyleyen Mızraklı, toplumdaki kaygı ve korkuların azaltılması için güven duygusunu artıracak uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. Mızraklı, bu noktada sürecin şeffaflaştırılmasının önemine dikkat çekti. Demirtaş’ın mesajını paylaştı Selçuk Mızraklı, aynı cezaevinde bulunduğu Selahattin Demirtaş’ın mesajını da kamuoyuyla paylaştı. Demirtaş’ın mesajının temelinde “demokrasi, barış ve çözüm” bulunduğunu belirten Mızraklı, bu yaklaşımın Demirtaş tarafından uzun süredir dile getirildiğini söyledi. Mızraklı’nın tahliyesi öncesinde Demirtaş da yaptığı paylaşımda, Mızraklı’nın 8 Eylül’de cezaevinden çıkacağını duyurmuştu.

Bahçeli’den Süreç Yasası Açıklaması: “Bin Yıllık Kardeşliğimiz Bir Kez Daha Tescillendi” Haber

Bahçeli’den Süreç Yasası Açıklaması: “Bin Yıllık Kardeşliğimiz Bir Kez Daha Tescillendi”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’ye sunulan “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan süreç yasası teklifine ilişkin açıklamalarda bulundu. Gazeteci Sinan Burhan’a konuşan Bahçeli, teklifin ilk imzasını atan isimlerden biri olmasına ilişkin değerlendirmesinde, bu adımın tarihi bir anlam taşıdığını ifade etti. “Türk’üyle, Kürt’üyle herkes kazanmıştır” Süreç yasasına ilişkin konuşan Devlet Bahçeli, atılan imzanın Türkiye açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Bahçeli açıklamasında, “Attığımız bu imza hayırlı ve uğurlu olsun. Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir.” ifadelerini kullandı. Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşların ortak geleceğine vurgu yapan Bahçeli, Türk’üyle, Kürt’üyle ve farklı kimliklere sahip herkesin bu süreçten kazançlı çıkacağını savundu. Bahçeli, “86 milyon vatandaşımız ve Ortadoğu halkları kazanmıştır. Aynı zamanda küresel projelerin bozulmasının ilk adımı da atılmıştır.” değerlendirmesinde bulundu. MHP lideri açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile TBMM Başkanı’na da teşekkür etti. “Bu bir devlet projesidir” Bahçeli, yürütülen sürecin siyasi bir girişimden öte devlet politikası olduğunu ifade etti. Sürecin Meclis çatısı altında yürütüldüğünü belirten Bahçeli, “Bu proje bir devlet projesidir. Meclisimiz bu konuyla ilgili gerekli inisiyatifi almıştır. Devletimiz gerekli çalışmaları yürütüyor. Hep birlikte bu süreci takip edeceğiz.” dedi. Bahçeli, MHP olarak sürece destek verdiklerini ve devlet kurumlarının yürüttüğü çalışmalara uygun hareket ettiklerini söyledi. “Devlet adabına riayet ederiz” MHP grup toplantılarında son dönemde “Terörsüz Türkiye” sürecine neden daha az değindiği yönündeki soruya da yanıt veren Bahçeli, devlet kurumları arasındaki çalışma düzenine dikkat çekti. Bahçeli, “Biz devlet adabına riayet ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor. Sayın Meclis Başkanımız da konuya vaziyet ediyor. Biz de kendilerine destek veriyoruz. Onların yürüttüğü çalışmaların önüne geçmek doğru değildir.” ifadelerini kullandı. Bahçeli’den Demirtaş açıklaması Devlet Bahçeli, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında da dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret etmediğini ancak avukatları aracılığıyla görüştüğünü belirten Bahçeli, aralarında geçmişten gelen bir hukuk bulunduğunu söyledi. Bahçeli, “Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmedim. Ancak avukatları vasıtasıyla düzenli olarak görüşür, halini hatırını sorarım. O da bana selamlarını iletir. İyi bir hukukumuz var.” dedi. MHP lideri, Demirtaş’ın herhangi bir talebi veya ihtiyacı olup olmadığını da avukatları aracılığıyla öğrendiğini ifade etti. “Türkiye huzur bulmalıdır” Bahçeli, daha önce yaptığı “Selahattin Demirtaş evine dönsün” açıklamasının hatırlatılması üzerine ise aynı görüşünü koruduğunu belirtti. Bahçeli açıklamasında, “Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır.” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkanı, hedeflerinin Türkiye’nin ve bölgenin istikrar ile huzura kavuşması olduğunu dile getirdi. Bahçeli’nin açıklamaları, TBMM’ye sunulan süreç yasası teklifinin ardından siyasi gündemde tartışmaların devam ettiği bir dönemde geldi.

Kılıçdaroğlu ve Ekibinden Özgür Özel İçin Dokunulmazlık Hamlesi İddiası: "Evet" Oyu Verecekler Haber

Kılıçdaroğlu ve Ekibinden Özgür Özel İçin Dokunulmazlık Hamlesi İddiası: "Evet" Oyu Verecekler

Türkiye siyasetinde CHP içindeki ayrılıkların ardından yeni bir tartışma gündeme geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) görüşülmesi beklenen dokunulmazlık dosyaları konusunda izleyeceği tutuma ilişkin dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı. Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, Kılıçdaroğlu yönetiminin, Meclis Karma Komisyonu'nda bulunan fezlekelerin Genel Kurul gündemine taşınması halinde milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde oy kullanacağı öne sürüldü. İddiaya göre CHP yönetimi bu tutumunu "siyasi şeffaflık" ve "hukukun üstünlüğü" ilkeleriyle gerekçelendirecek. "Dokunulmazlık zırh olmaktan çıkarılmalı" görüşü CHP kulislerinden yansıyan bilgilere göre, parti yönetiminde dokunulmazlığın milletvekillerini her türlü hukuki süreçten koruyan bir araç olarak kullanılmaması gerektiği görüşü hakim. CHP kurmaylarının, hakkında ciddi iddialar bulunan siyasetçilerin yargı önünde kendilerini savunabilmesi gerektiğini savunduğu öne sürüldü. Parti içindeki değerlendirmelerde şu görüşlerin dile getirildiği iddia edildi: "Milletvekili dokunulmazlığı, siyasetçiyi yargıdan tamamen uzaklaştıran bir koruma alanı olmamalıdır. Kamuoyunda tartışılan iddiaların hukuki zeminde değerlendirilmesi gerekir. Kimse dokunulmazlık mekanizmasının arkasına saklanmamalıdır." Bu yaklaşımın, özellikle CHP'den ayrılarak yeni bir siyasi oluşum kuran isimler açısından önemli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. Gözler Özgür Özel ve YENİ Parti'ye çevrildi Meclis Karma Komisyonu'nda bulunan dokunulmazlık dosyalarının yeniden gündeme gelmesi halinde en dikkat çeken isimlerden birinin YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel olduğu öne sürülüyor. İddiaya göre TBMM kayıtlarında Özgür Özel hakkında çok sayıda dokunulmazlık dosyası bulunuyor. Söz konusu dosyaların yeni yasama döneminde ele alınması durumunda siyasi tartışmaların daha da büyüyebileceği değerlendiriliyor. Yalnızca Özel değil, CHP'den ayrılarak YENİ Parti saflarına katılan milletvekilleri de dokunulmazlık dosyaları açısından gündemde yer alıyor. Haberde, yeni parti süreci öncesinde CHP grubunda bulunan çok sayıda milletvekiline ait yüzlerce fezlekenin bulunduğu iddia edildi. CHP'deki ayrılık sonrası yeni siyasi gerilim Özgür Özel'in CHP'den ayrılarak YENİ Parti'yi kurması, Türk siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanırken, iki siyasi yapı arasındaki ilişkiler de merak konusu olmaya devam ediyor. Özel, daha önce yaptığı açıklamalarda CHP'deki mevcut yönetimi eleştirmiş ve yeni parti kararının vatandaşlardan gelen talep doğrultusunda alındığını savunmuştu. Kılıçdaroğlu cephesinin ise yeni siyasi oluşuma karşı daha sert bir tutum izleyeceği iddia ediliyor. Dokunulmazlık dosyaları üzerinden yaşanacak olası bir oylamanın, CHP ile YENİ Parti arasındaki siyasi rekabeti daha görünür hale getirebileceği ifade ediliyor. Kılıçdaroğlu'nun 2016'daki açıklaması yeniden gündemde Dokunulmazlık tartışmalarında Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2016 yılında yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme geldi. Kılıçdaroğlu, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve bazı HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin süreçte, "Anayasaya aykırı ama evet oyu vereceğiz" ifadelerini kullanmıştı. O dönem CHP'nin dokunulmazlık konusundaki tavrı, siyasi tartışmaların merkezinde yer almıştı. Meclis'teki süreç merakla bekleniyor Yeni yasama döneminde TBMM Karma Komisyonu'nda bekleyen fezlekelerin gündeme alınıp alınmayacağı ve partilerin nasıl bir tutum sergileyeceği siyasi kulislerde yakından takip ediliyor. Dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde bir karar alınması halinde, dosyaları bulunan milletvekilleri hakkında yargı sürecinin önü açılabilecek. Konuyla ilgili CHP yönetiminden henüz resmi bir açıklama yapılmazken, ortaya atılan iddiaların önümüzdeki günlerde siyasi gündemin önemli başlıklarından biri olması bekleniyor.

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir. Haber

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.

Zafer Partisi Sözcüsü Karamahmutoğlu, yaptığı değerlendirmede; Yüce Türk milleti, son 1,5 yıldır ülkemize yaşatılan aşağılamanın, bir yenilgi duygusunun ve elindeki tarihi kazanımları kaybetmenin siyasal tehdidi, saldırısı altında yaşatılıyoruz. 2024 yılının ekim ayından itibaren Devlet Bahçeli'nin anonsuyla başlatılan bir yeni süreç, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla elde ettiği tarihsel kazanımları tehlikeye atmaktadır. Devlet Bahçeli'yle beraber iktidardaki parti, Adalet ve Kalkınma Partisi'yle birlikte kurduğu bu pazarlık masasının bir diğer ucunda PKK isimli narko terör örgütü ve onun kurucusu ve yöneticisi olan baş terörist Abdullah Öcalan vardır. Bu al-ver pazarlık masasından kayıpla, zararla kalkacak olan Türkiye Cumhuriyeti olacaktır. Çünkü devlet pazarlık etmez, egemenliğine ortak getirmez, egemenliğini paylaşmaz. O masa hiç kurulmayacak. Çünkü millet hak ve menfaatlerinden vazgeçmez, toplumsal olarak bölünmeyi kabul etmez. O pazarlık masası hiç kurulmayacak. Ekonomik olarak fakirleştirilen, yoksulluğa, açlığa mahkûm edilen Türk halkı, vatandaşlar her gün yeni yalan, aldatmacalarla tavize, teslime sürükleniyor. 1,5 yıl önce ne güzel PKK terör örgütü silah bırakıyor aldatmacasıyla başlayan sürecin bugünkü geldiği aşama, 50 binden fazla yurttaşımızın katili olan ve cezasını çekmekte olan, ömür boyu hapse mahkûm edilmiş bir caninin siyasallaştırılması ve yeni bir konuma statüye kavuşturulması olmuştur. PKK silah bırakıyor aldatmacasıyla girilen yolda PKK teröristlerinin affedilmesine, suçun cezasız bırakılmasına geçilmişti bu aşamada, bu süreç içerisinde. İlk gün, Ekim 2024'te ‘Öcalan gelsin, mecliste konuşsun’ diyen Devlet Bahçeli'nin yarattığı hayret ve şaşkınlıktan bugün Abdullah Öcalan'a yeni bir statü, yeni bir konum sağlansın aşamasına geldik. PKK'nın yasal siyasi partisinin eski genel başkanı Selahattin Demirtaş, Apo'nun heykelini dikeceğiz diyordu. Devlet Bahçeli de bugün heykelin değil fakat statüsünün, Apo'nun statüsünün derdine düşmüş. Suriye PKK'sı olan YPG silah bırakmadı ve silahlarıyla birlikte tümenler halinde Suriye ordusuna eklemlendi. Ve Türkiye sınırında kendine ait yarı otonom, özerk bir coğrafya oluşturdu. Birinci çözüm ihanet sürecinden başlayarak şimdiki ikinci çözüm ihanet sürecinde de Türk ulus devleti aşama aşama kaybediyor, geriletiliyor. Bu gerilemenin, bu kaybın nerede duracağı ise belirsiz. Üniter Türk ulus devletinin varlığı ve laisizim güçlendirilmiş olan rejimi, Devlet Bahçeli-Tayyip Erdoğan ikilisinin yönetiminde aşama aşama geriletiliyor, aşındırılıyor. Cumhur İttifakı iktidarlarının kalan son 1,5 yılına daha hangi aşamaları sığdırmaya çalışacak? Buna seyirci kalacak değiliz, itirazımızı ve retlerimizi yükseltmemiz gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti Devlet Bahçeli'nin siyasal fantezilerine ve Recep Tayyip Erdoğan'ın doyumsuz siyasal ihtirasına, hırsına yenik düşmeyecektir. Parmak sallamalar ve tehditler altında Türk halkını bilgilendirme ve bilinçlendirme çabamızdan geri durmadık, durmayacağız. Zafer Partisi Türk seçmenine bu ikinci ihanet sürecinin en başından beri hep işin iç yüzünü ve doğruları anlata geldi. Susturulmamız için Partimizin Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ tutuklandı, hapsedildi. Fakat biz Zafer Partisi Türk milletine, vatandaşlarımıza, Türk seçmenine hep güvendik. Türk seçmeni oyunun rengini değiştirir ve bu oyunu sandıkta bozar. Büyük Türkiye Cumhuriyeti ne Devlet Bahçeli'nin siyasi fantezilerine mecburdur, ne de AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın yaşadıkça iktidarda kalma hırsına mahkumdur. Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.