Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şekilde

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Şekilde haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şekilde haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güvenlik Kaynakları: PKK, sivilleri canlı kalkan olarak kullanıyor Haber

Güvenlik Kaynakları: PKK, sivilleri canlı kalkan olarak kullanıyor

Güvenlik kaynakları, Suriye hükümetinin 10 Mart Mutabakatı kapsamında PKK/YPG’nin Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini çatışmasız şekilde terk etmesi için yaklaşık 10 aydır çeşitli seviyelerde siyasi müzakereler yürüttüğünü bildirdi. Kaynaklara göre, bu süreçte örgütün “masada zaman kazanmaya çalıştığı, sahada ise Halep şehir merkezine yönelik saldırılarla bölgeyi istikrarsızlaştırmayı sürdürdüğü” ifade edildi. Açıklamada, Halep’teki fiili bölünmüşlüğün yalnızca güvenlik ve istikrarı değil, ekonomik kalkınmayı da tehdit ettiği belirtildi. PKK/YPG unsurlarının Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı yol kontrol noktalarına yönelik saldırılarının ardından, 5 Ocak 2026 itibarıyla bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği aktarıldı. Yaşanan gelişmeler üzerine Suriye Savunma Bakanlığı tarafından, PKK/YPG’nin Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çıkarılması amacıyla “sınırlı bir operasyon” planlandığı bildirildi. Operasyonun planlama ve icra aşamalarında, “bölgedeki Kürtler dahil tüm Suriye vatandaşlarının zarar görmemesinin öncelik olarak ele alındığı, sivil kayıpların önlenmesi için azami hassasiyet gösterildiği” vurgulandı. Kaynaklar, bu kapsamda SDG tarafıyla da çeşitli kanallardan temas kurulduğunu, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de aralarında bulunduğu bazı isimlerin uzlaşıya açık bir tutum sergilediğini aktardı. Harekatın ilk aşamalarında Şeyh Maksud’un dış mahallelerinin ciddi bir çatışma yaşanmadan YPG unsurlarından temizlendiği, ancak Eşrefiye’nin boşaltılması ve Şeyh Maksud’un kuşatılmasının ardından Kandil yönetiminden bölgedeki unsurlara “kalın ve savaşın” talimatı geldiğinin görüldüğü bildirildi. Açıklamada, “PKK’nın uzlaşı yerine çatışmayı tercih etmesi nedeniyle yaşanan tüm kayıpların sorumluluğunun Kandil’e ait olduğu” ifade edildi. Güvenlik kaynakları, PKK’nın Kürt mahallelerinde sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını, hastane ve çevresindeki bazı binalara yerleşerek hasta ve yaralıların hayatını tehlikeye attığını belirtti. Suriye ordusunun sivil hassasiyet nedeniyle bu alanlara müdahalede dikkatli davrandığı, buna rağmen örgütün tünellerden yaptığı keskin nişancı saldırılarında çok sayıda Suriye güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği kaydedildi. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın, olayların başladığı ilk andan itibaren çatışmaların sona erdirilmesi ve sivillerin güvenli şekilde bölgeden ayrılması için uzlaşı ve diyalog çabası yürüttüğü, ancak bu girişimlerin PKK tarafından engellendiği bildirildi. Açıklamada, PKK’nın yaşananları “Kürt halkına yönelik etnik saldırı” olarak göstermeye çalıştığına dikkat çekilerek, “bunun gerçeği yansıtmadığı, yaşananların bir Arap-Kürt çatışması olmadığı” vurgulandı. Kürt halkının Suriye’nin asli unsuru olduğu belirtilirken, “temel hedefin tüm etnik ve dini unsurların katılımıyla uzlaşı temelinde ortak bir gelecek inşa etmek olduğu” ifade edildi. Güvenlik kaynakları, tüm gelişmelere rağmen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecinin devam ettiğini ve söz konusu olayların bu süreci sekteye uğratamayacağını bildirdi.

Çin’den Avrupa Birliği’nin CBAM kısıtlamalarına tepki geldi Haber

Çin’den Avrupa Birliği’nin CBAM kısıtlamalarına tepki geldi

Bugün yürürlüğe giren CBAM kapsamında son günlerde yayımlanan yasa teklifleri ile uygulamalara dikkat çeken Bakanlık Sözcüsü yaptığı açıklamada, bunlar arasında karbon emisyon yoğunluğu için varsayılan değerlerin belirlenmesi ve kapsamın genişletilmesi planlarının yer aldığını belirti. AB’nin Çin’in yeşil ve düşük karbonlu kalkınma alanında elde ettiği önemli başarıları görmezden gelerek, Çin menşeli ürünler için belirgin şekilde yüksek varsayılan değerler belirlediğine işaret eden sözcü, AB’nin önümüzdeki üç yıl içinde söz konusu varsayılan değerleri her yıl artırmayı planladığını hatırlattı. Bu planın, Çin'in mevcut seviyesi ve gelecekteki gelişim eğilimine uygun olmadığını, aynı zamanda Çin’e karşı adaletsiz ve ayrımcı bir muamele olduğunu belirten sözcü, AB’nin bu uygulamalarının Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) "en çok kayrılan ülke muamelesi" ve "ulusal muamele" ilkelerini ihlal ettiğini ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ndeki "ortak ancak farklılaştırılmış sorumluluklar" ilkesine de aykırı olduğunu vurguladı. Sözcü, AB’in 2028'den itibaren CBAM kapsamını makine ekipmanları, otomobil ve parçaları ve ev aletleri gibi yaklaşık 180 çelik ve alüminyum yoğun ürünü de içerecek şekilde genişletmeyi öngören bir yasa tasarısı sunduğunu ifade etti. Bu tasarının iklim değişikliğiyle mücadele kapsamını aştığını ve belirgin şekilde tek taraflılık ve ticaret korumacılığı niteliği taşıdığını belirten sözcü, Çin’in bundan ciddi endişe duyduğunu ve kararlılıkla karşı çıktığını dile getirdi. Sözcü, Çin’in AB'nin yakın zamanda 2035 yılı fosil yakıtlı yeni araç yasağını değiştirerek birlik içindeki kontrol düzenlemelerini gevşettiğini de not ettiğini belirtti. AB’in dışarıya karşı yeşil adı altında korumacılık yaparken, içeride düzenlemeleri gevşeterek emisyon azaltma gereksinimlerini düşürdüğünü hatırlatan sözcü, bu çelişkili yaklaşımın tipik bir çifte standart olduğunu kaydetti. Sözcü, sözlerine şöyle devam etti: “AB, tarihsel emisyon sorumluluğunu, ülkelerin kalkınma aşamalarını ve teknoloji seviyelerini görmezden gelerek, ‘karbon kaçağını’ önleme bahanesiyle yeni ticaret korumacılığı uygulayarak, kendi karbon standartlarını gelişmekte olan ülkelere dayatıyor. Bu iklim ve ticaret yönetim kuralları arasında çatışmaya neden olurken, gelişmekte olan ülkelerin iklim eylemi maliyetlerini artırıyor ve uluslararası toplumun karşılıklı güvenine ciddi zarar veriyor. Bu, tarafların iklim değişikliğine karşı işbirliği yapma ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etme çabalarına tamamen aykırıdır. AB’nin iklim ve ticaret ile ilgili uluslararası kurallara uymasını, tek taraflılık ve korumacılığı terk etmesini, piyasa açıklığını korumasını ve adil, bilimsel ve ayrımcı olmayan ilkeler doğrultusunda yeşil alanda ticaret ve yatırımı serbestleştirme ve kolaylaştırmayı teşvik etmesini umuyoruz. Çin, AB ile işbirliği içinde küresel iklim değişikliğiyle mücadele etmeye isteklidir, ancak herhangi bir adaletsiz ticaret kısıtlamasına yanıt vermek, kendi kalkınma çıkarlarını, Çinli şirketlerin meşru haklarını ve küresel endüstri ve tedarik zincirlerinin istikrarını korumak için gerekli tüm önlemleri kararlılıkla alacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.