Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şehit

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Şehit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şehit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB:  Katar 'da ortak eğitim helikopteri denize düştü! 3'ü Türk 7 kişi şehit oldu Haber

MSB: Katar 'da ortak eğitim helikopteri denize düştü! 3'ü Türk 7 kişi şehit oldu

Milli Savunma Bakanlığı, Katar'da meydana gelen helikopter kazasına ve yürütülen arama-kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama yayımladı. İki ülke arasındaki askeri iş birliğinin sürdüğünü belirten Bakanlık açıklamasında , "Türkiye Cumhuriyeti ile Katar Devleti arasındaki askerî iş birliği ve koordinasyon faaliyetleri, mevcut anlaşma ve planlamalar çerçevesinde kesintisiz şekilde sürdürülmektedir. Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri yürüten Katar Silahlı Kuvvetlerine ait bir helikopter, 21 Mart akşamı ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğrayarak denize düşmüştür" bilgisi verildi. Kaza sonrası yapılan çalışmalara değinen MSB açıklamasında, "Derhal başlatılan arama-kurtarma faaliyeti ile helikopterin enkazına ve şehitlerimizin naaşına ulaşılmıştır. Kazada helikopterde bulunan dört Katar Silahlı Kuvvetler personeli, bir Türk Silahlı Kuvvetleri personelimiz ile ASELSAN personeli iki teknisyenimiz şehit olmuştur" ifadelerine yer verdi. Soruşturma sürecine ve taziye dileklerine yer verilen açıklamada, "Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yapılacak inceleme sonucunda belirlenecektir. Bu elim kazada hayatını kaybeden tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Katar Silahlı Kuvvetlerine, ASELSAN'a, Türk Milleti ile kardeş Katar halkına baş sağlığı dileriz" denildi.

Süleyman Soylu: 300-400 bin şehit veririz ama İsrail diye bir memleket kalmaz Video Galeri

Süleyman Soylu: 300-400 bin şehit veririz ama İsrail diye bir memleket kalmaz

AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Gaziosmanpaşa'da düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. Bayramın birlik ve beraberlik ruhuna vurgu yapan Soylu, "Cenab-ı Allah nice bayramlara, nice Ramazanlara hep birlikte huzur, birlik ve ağız tadı içinde ulaşmayı nasip etsin" dedi. Soylu, konuşmasında ayrıca İslam coğrafyasında yaşanan insani dramlara ve bölgesel tehditlere değindi. Gazze, Mescid-i Aksa ve Lübnan'daki sivil ölümlerine dikkat çeken Soylu, Türkiye'nin bu ateş çemberine çekilmek istendiğini vurguladı. İslam coğrafyasında yaşananlara dikkat çeken Soylu, "Biz bayram yaşarken Gazze'de, Mescid-i Aksa'da ve Lübnan'da siviller hayatını kaybediyor. İran'da acımasızca ve bilerek 165 kız çocuğunun öldürüldüğünü görüyoruz" ifadelerini kullandı. Süleyman Soylu :  300-400 BİN ŞEHİT VERİRİZ AMA İSRAİL DİYE BİR MEMLEKET KALMAZ Konuşmasının devamında Türkiye'ye yönelik gerçekleşebilecek olası İsrail saldırısına değinen Soylu, şunları kaydetti: Belki farkında değil ama biz İsrail ile sınırdaşız. Hatay'dan İsrail sadece 5 saat mesafede. Alimallah, Müslümanlara yaptığı zulmün bir benzerini bize yapmaya kalkarsa; 300-400 bin şehit veririz ama Allah'ın izniyle İsrail diye bir memleket kalmaz. Soylu, yaşananların Müslüman kimliği üzerinden hedef alındığını belirterek, saldırıya uğrayanların ortak özelliklerinin müslüman olmaları olduğunu söyledi. Bölgedeki gerilimlere dikkat çeken Soylu, Türkiye'nin de sürece dahil edilmek istendiğini vurgulayarak, "Türkiye'yi de bu ateşin içine çekmeye çalışıyorlar. Ancak Cumhurbaşkanımızın kararlı ve temkinli duruşu bu tuzaklara karşı önemli bir denge unsuru ortaya koymaktadır" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alın terinin değerini çok iyi bilirim Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alın terinin değerini çok iyi bilirim

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Sizlerin şahsında 81 ilimizin tamamında alın teriyle, emeğiyle, gayretiyle ülkemize değer katan tüm çalışanlarımıza, tüm işçi kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. İftarını bizimle açan siz emekçi kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Müslümanlar olarak, bir taraftan 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e erişmenin coşkusunu yaşıyor, diğer taraftan da Gazze’de, Sudan’da ve daha birçok yerde sıkıntı çeken, eziyet gören, bir kuru ekmek, bir tas çorba ile iftar yapmak zorunda kalan kardeşlerimizin sızısını yüreğimizde hissediyoruz. 10 Ekim’de bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz İsrail hükümeti, Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor. İsrail’in saldırıları sonucu 11 Ekim’den bu yana 615 Filistinli şehit oldu, 2 bine yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçlükler çekiliyor. Gazze’nin nefes borusu olan Refah Sınır Kapısı’nda kısıtlamalar, zulümler, İsrail’in keyfi davranışları maalesef devam ediyor. Yıkıntılar arasında, kurşun ve şarapnel izleriyle dolu derme çatma binalarda iftar yapan, son derece çetin şartlar altında oruç tutan ama bunlara rağmen zalime boyun eğmeyen Gazzeli kardeşlerimiz, bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor. Bu mübarek günlerin, en başta Filistin’in kahraman evlatları olmak üzere dünyanın dört bir yanında onurunu, haysiyetini ve hürriyetini korumak için mücadele eden tüm mazlumların kurtuluşuna, hasretle bekledikleri huzura kavuşmalarına vesile olmasını canı gönülden tebrik ediyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesindeki kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyor, dualarımızın onlarla olduğunu ifade ediyorum. Cenab-ı Allah, Gazze’deki mazlumlarla birlikte zulüm ve eziyet gören tüm kardeşlerimizin yardımcısı olsun. ‘Emek, alın teri ve helal kazanç’ medeniyetimizin, tam merkezinde yer alan kutsal değerlerdir. Bu kavramlar; adaletle, hakkaniyetle ve refahla yoğrulmuş tarihimizin köşe taşlarıdır. Emeği mukaddes gören ve alnındaki ter kurumadan emeğin karşılığının ödenmesini emreden bir dinin mensupları olarak 2002 yılından beri siz değerli kardeşlerimin hakkını vermeye, adil ve huzurlu bir çalışma iklimi inşa etmeye gayret gösterdik. İlk günden itibaren hedefimiz, işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu, iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkemize kazandırmaktı. Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık, ne sermayeyi renklere ayırdık ne de rızkını alın teri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk. Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla işçilerimizin, memurlarımızın, sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık. Yıllardır bizden önceki siyasilerin vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda devrim niteliğinde adımlar attık. İşçi kardeşlerimizin daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nu çıkardık. Sendikaların kuruluş şartlarını biz kolaylaştırdık. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nu revize ederek iyileştirdik. Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Ana muhalefet partisinin, Anayasa Mahkemesi’ne taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk. Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık. Kamu çalışanlarımız, artık cuma izni, Hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde yararlanabiliyor. Yıllarca örselenen, yıllarca hakları yok sayılan, keyfi yasaklarla on yıllar boyunca mağdur edilen insanlarımıza yönelik bu düzenlemelerin ülkemizdeki kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini görüyoruz. Milletin Anayasamızın amir hükümlerine uygun şekilde din ve vicdan hürriyetine sahip olması, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması nedense bunlara dokunuyor, bunları adeta zıvanadan çıkartıyor. Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş eden, 27 Mayıs’tan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan, Türkiye’nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen, zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin, hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın biz, toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz. Çalışma hayatına henüz genç yaşlarında İETT’de işçi olarak adım atmış bir Cumhurbaşkanı olarak, alın terinin değerini çok iyi bilirim. İster özel sektörde ister kamuda olsun helal rızık peşinde koşmanın nasıl bir mücadele gerektirdiğinin gayet farkındayım. Aynı şekilde çalışmak, üretmek, ülkemiz ekonomisine katkı sunmak kadar emeğinin karşılığını almanın da ehemmiyetinin bilincindeyiz. Bunun için siyasi hayatımızın hiçbir döneminde bazıları gibi siyasi emelleri için emeği ve emekçiyi istismar edenlerden olmadık. Meydanlarda emekli ve emekçiye bol keseden vaat dağıttığı halde göreve gelince verdiği sözleri unutanlardan olmadık. Kendi işçisi maaş alamadığı için belediye önünde eylem yaparken tropik adalarda zevki sefa içinde keyif çatanlar gibi olmadık. Hep sırtımızda yumurta küfesi taşıdığımızın, 86 milyonun emanetini ve sorumluluğunu taşıdığımızın şuuruyla hareket ettik. Devletimizin imkanları genişledikçe bundan 86 milyonun tamamının, elbette emekçilerin, emeklilerimizin, memurlarımızın da adil bir şekilde yararlanmasını sağladık. Maaş artışları, disiplin affı, refakat izni ve ek ödemeler gibi alanlarda yaptığımız düzenlemelerle memurlarımızın özlük haklarını iyileştirdik. Kamu görevlilerimizin, ücret artış oranlarını, zam ve tazminatlarını, sosyal desteklerini enflasyona ezdirmeyecek şekilde biz düzenledik. Emeklilerimizin, yılda 2 defa olmak üzere bayram ikramiyesi ve banka promosyonu gibi yeni haklardan istifade etmelerini temin ettik. Geçmişte ilaç ve hastane kuyruklarında ömür tüketen vatandaşlarımızın, tüm sorunlarını giderdik. Sağlık ve sosyal güvenlik sistemini sorunsuz şekilde işler hale getirdik. Kamu kurumlarındaki alt işveren işçilerine ve sözleşmeli personele kadro verdik. Geçici işçilerin, tam yıl çalışabilmesinin önünü açtık. Daha nice düzenlemeyi, yeniliği, projeyi devreye alarak çalışanlarımızı her alanda destekledik. Teşvik ettik, güçlendirdik, inşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle ramazan ayının, milletçe birliğimizin, beraberliğimizin, kardeşliğimizin güçlenmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Her birinize kazasız, belasız, verimli, huzurlu çalışmalar diliyorum. İftar soframıza teşrif ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağ olsun, var olun, Allah’a emanet olun. Kalın sağlıcakla.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze’de iftar zorluklarla ama imanla tutuluyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze’de iftar zorluklarla ama imanla tutuluyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Emek Sofrası Buluşması kapsamında düzenlenen iftar programında Gazze ve Batı Şeria’daki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, 10 Ekim’de sağlanan ateşkese rağmen, İsrail’in saldırılarını artırarak sürdürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in saldırıları sonucu 11 Ekim’den bu yana 615 Filistinli şehit oldu, 2 bine yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçlükler çekiliyor” dedi. https://twitter.com/iletisim/status/2026714141348495748 Gazze’nin Refah sınır kapısındaki kısıtlamalara da dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıkıntılar arasında, kurşun ve şarapnel izleriyle dolu derme çatma binalarda iftar yapan, son derece çetin şartlar altında oruç tutan ama bunlara rağmen zalime boyun eğmeyen Gazzeli kardeşlerimiz, bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor” ifadelerini kullandı. Konuşmasında İsrail’in keyfî uygulamalarına vurgu yapan Erdoğan, Filistin halkının karşılaştığı zorlukların uluslararası toplum tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Bu arada ilk günden bu yana işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu, iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkeye kazandırmak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık ne sermayeyi renklere ayırdık ne de rızkını alın teri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk. Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla; işçilerimizin, memurlarımızın, sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık. Yıllardır bizden önceki siyasilerin, vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda devrim niteliğinde adımlar attık” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu: Türkiye bir yanda açlıkla sınanıyor, diğer yanda korkuyla sindiriliyor Haber

Dervişoğlu: Türkiye bir yanda açlıkla sınanıyor, diğer yanda korkuyla sindiriliyor

İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmaya Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı’ndan görev uçuşu için havalanan F-16’nın düşmesi sonucu pilotun şehit olduğunu hatırlatarak başladı. Dervişoğlu, “Şehidimize Cenabı Hak’tan rahmet, kederli ailesi başta olmak üzere silah arkadaşlarına ve aziz milletimize baş sağlığı diliyorum” dedi. Ramazan ayı boyunca ülkenin farklı bölgelerinde iftar programları yaptıklarını anlatan Dervişoğlu, “İlk iftarımızı şehit Cem Dolapçı’nın ailesiyle birlikte yaptık. Ardından Balıkesir’de ve Bursa’da hemşerilerimizle bir araya geldik. Ankara’da da Sivas yurdunda kalan genç kardeşlerimizle orucumuzu açtık” ifadelerine yer verdi. Dervişoğlu, toplumun gündeminde iki temel sorunun öne çıktığını ve bu iki başlığın temel nedeninin aynı olduğunu savunarak, “Türkiye bir yanda açlıkla sınanıyor, diğer yanda korkuyla sindiriliyor. Bu bilinçli bir siyasettir. Yönetim sistemi de bu amaç doğrultusunda organize edilmiştir” dedi. Dervişoğlu, vatandaşın “ölmeyecek kadar” doyurulduğunu, “isyan etmeyecek kadarı” için ise mülakat odaları ve benzeri süreçlerin işletildiğini ileri sürdü. Ekonomi ve kimlik tartışmalarını birlikte ele alan Dervişoğlu, “Cüzdanımız boşaltılırken sadece paramız değil, kimliğimiz de çalınıyor. O kimlikte Türklük vardır, örf vardır, ahlak vardır, tarih vardır, Cumhuriyetimiz vardır. İkisi aslında tek bir meseledir. Mesele bu milletin haysiyetidir. Dava haysiyet davasıdır; hürriyet davasıdır; istiklal davasıdır” değerlendirmesinde bulundu. Finans haberleri Terör tartışmaları üzerinden “İmralı’nın statüsü” ifadelerini de eleştiren Dervişoğlu, “İmralı’nın statüsü diye bir şey yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasında bulunan, üzerinde Türk bayrağı dalgalanan bir cezaevidir” sözlerini dile getirdi. Dervişoğlu, konuşmasını Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenleri anarak tamamladı.

Balıkesir’den kalkan F-16 düştü! Pilot şehit oldu Haber

Balıkesir’den kalkan F-16 düştü! Pilot şehit oldu

Milli Savunma Bakanlığı, 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı-Balıkesir’den kalkış yapan bir F-16 uçağıyla saat 00.56 itibarıyla telsiz irtibatı ve iz bilgisinin kesildiğini duyurdu. Açıklamada, irtibatın kesilmesinin ardından derhâl arama kurtarma çalışmalarının başlatıldığı, yapılan çalışmalar neticesinde uçağın kaza kırıma uğradığının tespit edildiği ve enkazına ulaşıldığı bildirildi. Kazada pilotun şehit olduğu belirtildi. Kazanın nedeninin kaza kırım ekibinin gerçekleştireceği teknik inceleme sonucunda netlik kazanacağını ifade eden MSB, şehit pilota Allah’tan rahmet, ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve millete başsağlığı diledi. https://twitter.com/tcsavunma/status/2026442740536361194 İçişleri Bakanlığı da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, elim kazayı derin bir teessürle öğrendiklerini belirtirken, sürecin tüm yönleriyle yakından takip edildiğini ve ilgili kurumlarla tam koordinasyon içinde çalışıldığını vurguladı. ADALET BAKANLIĞI DEVREDE... SORUŞTURMA BAŞLATILDI Adalet Bakanı Akın Gürlek, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olayla ilgili soruşturma başlattığını açıklarken, Başsavcı ile Başsavcı Vekili ve 2 Cumhuriyet Savcısı'nın kaza mahalline intikal ettiğini duyurdu. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığından kalkış yaparak kaza kırımına uğrayan F-16 uçağının enkaz alanında incelemelerde bulundu. Vali Ustaoğlu, pilotun şehit olduğunu belirterek, "Şu an biz de olay yerindeyiz. İzmir-İstanbul Otoyolu Naipli mevkisinde olay meydana geliyor. Kalkıştan kısa süre sonra düşen bir F-16 uçağımız mevcut. Bir pilotumuz da şehit düştü. Ben tekrar şehidimize Allah'tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum" diye konuştu. https://twitter.com/TC_Balikesir/status/2026462685768888341

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.