Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şehir

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Şehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karel 'in yerli elektrikli otomobili Karea Fit üretiminin yüzde 75’i ihraç edecek. Haber

Karel 'in yerli elektrikli otomobili Karea Fit üretiminin yüzde 75’i ihraç edecek.

Türkiye otomotiv sanayisinin önde gelen uzman mühendislik ve üretim şirketlerinden Karel Kalıp, Karea markasıyla elektrikli mikromobilite pazarına hızlı bir giriş yaptı. “Bindiğin gibi değil” sloganıyla yollara çıkmaya başlayan Türkiye’nin yeni yerli otomobil markası Karea, ilk modeli olan Fit’i tanıttı. M0 segmentinin ilk otomobili olan Karea Fit, lansmana özel 699 bin liralık fiyatıyla dikkat çekiyor. Mart ayı itibarıyla ön siparişe açılan otomobil, nisan ayı başında da satışa sunulacak. Önümüzdeki 3 yıl içinde 3 yeni modelle ürün gamını genişletecek olan Karea, üretiminin yüzde 75’ini ihraç edebilmeyi hedefliyor. Otomotivde devir değişiyor! Otomotiv sektöründe içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara doğru bir değişim yaşandığını söyleyen Karea Proje Lideri Refik Diri, “Otomotivde asıl mesele üretim felsefesinin değişmesi, üretimin yalınlaşması. Artık müşteriye ürün dayatma zamanı geçiyor. Özellikle yeni kuşakların ulaşım çözümleri farklılaşıyor. Bugün müşteriyi her zamankinden daha fazla dinleme ve müşterinin isterlerine uygun ürün geliştirme zamanı” dedi. Şehirlerin değiştiğini, nüfus artışıyla birlikte metropoller oluşmaya başladığını ifade eden Refik Diri, şöyle devam etti: “Ve doğal olarak ulaşım sorunu öne çıkmaya başladı. Toplu taşıma ulaşım sorununun çözümüne yetmiyor, metropoller ne kadar organize olsa da yetmiyor. Bunun yanında ikinci değişen, müşteri. Otomobil bizim zamanımızda bir statü aracıydı. Yeni kuşak araç sahipliğini bizim kadar istemiyor. Yeni kuşağın istediği ulaşım sorununun çözülmesi. Bu da artık statükoyu zorlamaya başladı. Burada değişim başladı, artık müşteriyi dinlemek gerek. Dünyada araç kullanım mesafesi günlük ortalama 12-13 kilometre. Ve bu kullanım sürecinde araç içindeki insan sayısı 1,4 ortalamada. Genelde sürücüsünü taşıyan 1,5-2 ton ağırlığında araçlarla geziyoruz şehirlerde. Bunun da mühendislik içeren en uygun çözüm olmadığı kesin. Evet şehirler, müşteriler değişiyor dedik, üçüncüsü ise teknolojik değişim. İçten yanmalı motorlardan elektrikli motorlara geçiş yıllardır konuşuluyor. Bu oluyor, olacak, elektrikli araçlar toplam araçlar içindeki payını her geçen gün artıracak. Ancak buradaki asıl değişim, otomotiv sektörünü ilgilendiren değişim aslında motorun değişmesi değil. Elektrikli araçlar, üretmesi daha kolay, daha az parçadan oluşan, daha az bakım gerektiren, dolayısıyla otomotivin alışageldiği dinamikleri çok değiştiren bir yapıya sahip. Kısacası otomotivde üretim felsefesi değişiyor” dedi. Bisikletten lüks segment otomobillere kadar tüm sektörü incelediklerini vurgulayan Refik Diri, “Sadece fiyattan bahsedersek, 600-700 bin lirayla 1.3-1.4 milyon lira arasında fiyatı olan binek araç arzı neredeyse sıfır. Bu boşluğa bir ürün hazırlamaya karar verdik. Sonuçta projeye 2020 yılında başladığımızda, ilk iş olarak yaklaşık 8 ay süren bir pazar araştırması yaptırdık ve Türkiye’de araç kullanıcılarının oldukça detaylı bir şekilde ne istediğini öğrendik. Ondan sonra ürünümüzü, isteneni şöyle tanımladık; şehrin ulaşım sorununu çözecek, müşterinin beklentisini karşılayacak, yalın üretim felsefesiyle üretilecek bir elektrikli araç. Konu elektrikli araç olunca, Çin’deki otomotiv ve elektrikli araç know-how’una göz diktik. Pandemi döneminde gidemediğimizden Çin’de bir danışmanlık firmasıyla çalıştık. İlk işimiz mühendislik için iş ortağı bulmaktı. Hem Türkiye’de hem Çin’de iş ortakları aradık. Ülkemizdeki mühendislik firmaları daha çok ağır ticari araçta yetkinler. Çin’deyse binek araç yetkinliği yüksek. Bu çalışmaların sonucunda; bugün tüm fikri mülkiyet hakları bize ait olan modelimiz sayesinde ülkemize Çin’den çok değerli know-how transferi gerçekleştirdik. Bu projeyi ülkemize sorumluluğumuz olarak görüyorum ve bunun Türkiye’ye çok önemli değer katacağını, bu alanda zamanla çok girişimin olacağından da eminim” diye konuştu. Geçen yılın sonunda Gebze’de deneme üretimlerine başladıklarını belirten Karea Proje Lideri Refik Diri şunları söyledi: “Mart ayı itibarıyla seri üretime geçtik. Şu anda yerlilik oranımız yüzde 32 ve bir yıl içinde yüzde 50’yi aşacağımızı rahatlıkla görebiliyoruz. Binek araçlar M1 kategorisinde yer alıyor. Bizim aracımız ise L kategorisine yerleşmiş durumda. Biz aracımızın L kategorisi olmasını doğru değerlendirmiyoruz ama regülasyon olarak, sonuçta bir araç üretmek istiyorsanız, satmak istiyorsanız Avrupa Birliği Tip onayına ihtiyacınız var, regülasyon olarak biz aracımızı L7eCP yani elektrikli binek araç olarak regüle ettik. Hem o Tip onayı testlerinden çok hızlı şekilde geçmemizden hem pazardaki diğer L7’lerden çok daha farklı olduğumuzdan çok iyi biliyorum, biz L7 değiliz, biz M0 diyebileceğimiz bir alandayız. Bu M0 şu anda boş ve eminim önümüzdeki yıllarda birçok yeni firma bu alanda ürün geliştirecek ve pazara bizimle birlikte girecekler. Dolayısıyla biz burayı çok büyük bir fırsat penceresi olarak görüyoruz ve otomobil dünyası da bence bu yönde çok değişecek. Dediğim gibi şehir istiyor, müşteri istiyor. M0 segmentinin ilk markasını Karea’nın ideal şehir aracı Fit ülkemize hayırlı olsun”. açıklamasını yaptı. Karea Fit, şehir içi mobiliteyi yeniden tanımlamak üzere geliştirilen kompakt boyutları ve verimli elektrikli güç aktarım sistemiyle dikkat çekiyor. 2631 mm uzunluğa, 1498 mm genişliğe ve 1621 mm yüksekliğe sahip olan araç, dar şehir sokaklarında kolay manevra kabiliyeti sunarken 4 metrelik dönüş yarıçapıyla pratik bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kompakt boyutlarına rağmen 184 litrelik bagaj hacmi sunan Karea Fit, günlük kullanımda alışverişten kısa şehir içi yolculuklara kadar farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek bir kullanım alanı sağlıyor. Aracın elektrikli güç aktarma sistemi 12 kW gücünde motor ve 96 V mimariye sahip LFP (Lityum Demir Fosfat) batarya teknolojisi üzerine kuruluyor. Yaklaşık 9,98 kWh kapasiteye sahip olan batarya paketi ise şehir içi kullanım senaryolarına uygun olarak tek şarjla yaklaşık 135 kilometre menzil sunacak şekilde geliştirildi. Bununla birlikte, yerleşik şarj sistemi sayesinde batarya seviyesi yüzde 20’den yüzde 80’e 2 saat içinde doldurulabiliyor. Maksimum 90 km/saat hıza ulaşabilen Karea Fit, yalnızca şehir içi ulaşım için değil, aynı zamanda köprü ve otoyol kullanımına da uygun altyapısıyla şehir içi ve çevresindeki ulaşım ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlandı. Sürüş güvenliği ve konforu da aracın geliştirme sürecinde önemli bir rol oynuyor. Bu kapsamda ön ve arka akslarda kullanılan bağımsız McPherson süspansiyon sistemi şehir içi yol koşullarında dengeli bir sürüş karakteri sunarken, ön ve arka disk fren sistemi güvenli frenleme performansı sağlıyor. Elektrikli destekli direksiyon sistemi ise manevra kabiliyetini artırırken, geri görüş kamerası, merkezi kilit ve elektrikli ön camlar gibi donanımlar da günlük kullanım konforunu destekliyor. Kompakt yapısı, düşük enerji tüketimi ve pratik kullanım özellikleriyle Karea Fit, şehir içi mobilite için yeni ve erişilebilir bir elektrikli ulaşım alternatifi sunmayı hedefliyor.

Bursa Yıldırım'da tarih ortak akılla ayağa kalkacak Haber

Bursa Yıldırım'da tarih ortak akılla ayağa kalkacak

Bursa'da Yıldırım Belediyesi’nin, ‘Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Canlandırma Projesi’ kapsamında başlattığı ‘Kentsel Tasarım Fikir Yarışması’ tamamlandı. Ödüle layık görülen projelerin sergisi, ödül töreni ve kolokyumu Bursa Akademik Odalar Birliği Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Yıldırım Belediyesi; tarihi, mimarisi, kültürel dokusu ve dini mekanlarıyla Türkiye’nin en önemli turizm güzergahlarından biri olan, Setbaşı, Yeşil, Emirsultan hattını hak ettiği değere kavuşturmak için ‘Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması’ düzenlemişti. Yıldırım Belediyesi öncülüğünde, Mimarlar Odası Bursa Şubesi, Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi ve Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi işbirliğiyle düzenlenen yarışmanın sonuçları geçtiğimiz ay açıklanmıştı. Yarışmaya başvuran projeleri titizlikle değerlendiren jüri; toplam 11 eseri ödüle layık bulmuştu. Yarışma sürecinin tamamlanmasının ardından, ‘Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması Kolokyum, Sergi ve Ödül Töreni’ gerçekleştirildi. Bursa Akademik Odalar Birliği Ortak Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen törene; Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nazlı Yazgan, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu, Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi Başkanı Cenk Köklü, Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi Başkanı Zehra Çakır, AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Muhammed Ali Kaya, AK Parti Yıldırım İlçe Başkan Vekili Kadir Batmaz, akademisyenler, meslek odalarının temsilci ve üyeleri ile basın mensupları katıldı. ‘İHYA ETMEK İÇİN YOLA ÇIKTIK’ ‘Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması Kolokyum, Sergi ve Ödül Töreni’nin’ açılış konuşmasını yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümünde tarihi bir projeyi hayata geçirdikleri için mutlu ve gururlu olduklarını belirtti. Bursa deyince akla Yeşil ve Emir Sultan geldiğini vurgulayan Başkan Yılmaz; “Bu bölge tarihi ve kültürel açıdan çok zengin, değerli. İşte biz bu değerli bölgeyi ihya etmek için yola çıktık. Bu tarihi aksta bugüne kadar restorasyon çalışmaları, kentsel dönüşüm projeleri, trafik düzenlemeleri gibi önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Ancak biz şehre bütüncül bir pencereden bakarak bu kapsamlı çalışmayı başlattık. Bölgeyi bir bütün olarak ele alıyoruz” ifadelerini kullandı. ‘ORTAK AKILLA HAREKET ETTİK’ Ortak akıl vurgusu yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Birlik, beraberlik işin besmelesidir. Biz her zaman istişareye önem verdik. Bu projede de ‘biz yaptık oldu’ mantığıyla değil, ortak akılla hareket etmek istedik. Önce bölge sakinleriye görüştük, onları dinledik. Beklentilerini, sorunlarını, fikirlerini ve bölgeyle ilgili hatıralarını dinledik. Muhtarlarımızla görüştük. Kıymetli hocalarımızla bir araya geldik, bölgeyi gezdik, inceledik. Akademik odalarımızla toplantılar yaptık. Turizm sektörünün temsilcileriyle görüştük. Daha sonra da, çözüm bulunması gereken sorunları listeledik. Tüm bu çalışmaların ardından ise kent tasarım ekiplerinin bize yol göstermesini istedik ve ulusal çaptaki yarışmamızı başlattık. Ortak aklın bizi daima doğruya götüreceğine inanıyoruz” diye konuştu. 42 PROJE SUNULDU Yarışma sürecinin de yine ortak akıl ve dayanışma ile gerçekleştirildiğini belirten Başkan Yılmaz; “Yarışma sürecini yönetirken, güçlü bir jüri ve danışma kurulu kadrosuyla hareket ettik. Yarışma sonucunda da gördük ki, Bursa’ya olan ilgi gerçekten çok büyük. Geniş bir alanı kapsamasına rağmen tam 42 farklı kentsel tasarım projesi yarışmaya sunuldu. Alın terini ortaya koyarak fikir ve projelerini bizimle paylaşan tüm ekiplere yürekten teşekkür ediyorum. Bu yarışma bir uygulama yarışması değil, bir vizyon ve yaklaşım arayışıdır. Buradan elde ettiğimiz birikim; Bakanlığımız ile istişare edeceğimiz, hemşehrilerimizle yeniden konuşacağımız bir sürecin başlangıcıdır. Nitekim Hanlar Bölgesi’nde olduğu gibi, bu aksında Bakanlığımızın destek ve himayelerinde hayata geçeceğine inancımız tamdır. Bursa’nın fethinin 700’üncü yılında; kadim kimliğimizi daha güçlü bir şekilde öne çıkaracak, Yeşil- Emirsultan aksında manevi iklimi daha da güçlendirecek bu sürecin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç ise yaptığı konuşmada; ‘Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Canlandırma Projesi’nin Yıldırım’a ve Bursa’ya değer katacağını belirtip, Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti. Proje paydaşlarından Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin Başkanı Şirin Rodoplu, Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi’nin Başkanı Cenk Köklü ve Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi’nin Başkanı Zehra Çakır da, yarışma süreci ve detayları ile ilgili bilgi verip, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür ettiler. Konuşmaların ardından, ödüle layık görülen projelerin hazırlayıcı ekipleri sahneye davet edilerek plaketleri takdim edildi. Ödül töreninin ardından ise Dr. Murat Sönmez’in moderatörlüğünde; yarışma jüri başkanı ve ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Abdi Güzel, Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan, Yüksek Şehir Plancısı Can Kubin, İTÜ Öğretim Üyesi Mimar ve Şehir Plancısı Prof. Dr. Handan Türkoğlu, Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Sayan Atanur ve Mimar Aslı Özbay’ın katılımıyla kolokyum gerçekleştirildi.

Kocaeli'den depreme hazırlıkta güçlü adım Haber

Kocaeli'den depreme hazırlıkta güçlü adım

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Dirençli şehir güçlü gelecek” vizyonuyla çalışmalarını hızlandırdı. Buna göre Büyükşehir, zemin verilerini yapay zekâ ile buluşturarak kentin depreme hazırlık seviyesini en üst noktaya taşıyacak. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, deprem riski yüksek olan Kocaeli’yi daha güvenli hale getirmek amacıyla önemli bir projeyi hayata geçiriyor. 2023 yılında başlatılan “Zemin Veri Bankası” projesi ile il genelinde yapılan tüm zemin etüt çalışmaları sayısallaştırılarak ortak bir veri havuzunda toplanıyor. Proje, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile entegre edilerek, verilerin yapay zekâ destekli analizlerle haritalandırılmasını hedefliyor. Afetlere karşı hazırlık çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, projeyi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’na bağlı Zemin Deprem İnceleme Şube Müdürlüğü aracılığıyla yürütüyor. Belediyelere ait zemin etüt raporlarının yanı sıra Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) başta olmak üzere ilgili kurumlardan temin edilen veriler dijital ortama aktarılıyor. Sıvılaşma potansiyeli, heyelan riski ve fay hatlarına ilişkin kritik haritalar da sistemde yer alıyor. YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ DETAYLI ZEMİN HARİTALARI Projenin en dikkat çeken yönü ise toplanan verilerin yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilmesi. Bu sayede zemin sınıflandırması, sıvılaşma riski ve taşıma kapasitesi gibi parametreler daha hızlı ve doğru şekilde haritalandırılıyor. Yapay zekâ destekli tahmin modelleriyle olası depremlerde riskli alanlar önceden tespit edilerek, mikro bölgeleme çalışmaları hızlandırılıyor ve afet yönetimi süreçleri güçlendiriliyor. Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ile Coğrafi Bilgi Sistemleri Müdürlüğü’nün katkılarıyla bugüne kadar binlerce jeolojik ve jeoteknik rapor sayısallaştırıldı. Sistem kapsamında 5 bin 965 araştırma çukuru, 10 bin 964 sondaj (169 bin metre derinlik), 4 bin 108 jeofizik çalışma (9 bin 571 sismik, 4 bin 106 MASW, 4 bin 752 mikrotremör, 5 bin 493 DES, 186 ERT) olmak üzere toplam 41 bin 37 adet zemin verisi sisteme işlendi. Projenin tamamlanmasıyla yeni yapılacak zemin etütlerinde mevcut verilerden yararlanılarak afet riski düşük alanların belirlenmesi sağlanacak. Çalışma, kentsel planlama ve çevre koruma kararlarında da önemli bir referans olacak. Sistemin, vatandaşların erişimine açık olan “Kocaeli Şehir Rehberi” platformu üzerinden zemin durumu sorgulamalarına imkân sağlaması planlanıyor. 2025 yılı itibarıyla önemli aşamaları tamamlanan proje, Türkiye’nin depremle mücadele stratejisine örnek nitelik taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.