Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Sanayisi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Savunma Sanayisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fuat Oktay: Türkiye’nin Avrupa güvenliği mimarisine katkısını çok net görüyorlar Haber

Fuat Oktay: Türkiye’nin Avrupa güvenliği mimarisine katkısını çok net görüyorlar

Fuat Oktay başkanlığındaki TBMM Dışişleri Komisyonu heyeti, Çekya Senatosu Dış İlişkiler, Savunma ve Güvenlik Komisyonu’nun daveti üzerine Prag’da çeşitli temaslarda bulundu. Görüşmelerde iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra Türkiye-AB ilişkileri, vize süreçleri, güvenlik, savunma ve bölgesel gelişmeler ele alındı. Türkiye-Çekya ilişkilerinde parlamenter diplomasi vurgusu Prag ziyaretini değerlendiren Oktay, Türkiye ile Çekya arasındaki ilişkilerin hükümetler ve devlet başkanları düzeyinde ilerlediğini, parlamentolar arasındaki temasların ise daha da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Oktay, daha önce Ankara’da gerçekleştirilen görüşmelerin ardından kısa süre içinde ikinci toplantının Prag’da yapıldığını belirterek, parlamenter diplomasi alanındaki açığın daha hızlı kapatılması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda üçüncü toplantının Ankara’da gerçekleştirilmesi yönünde görüş oluştuğunu aktardı. Çekya’nın hükümet ve parlamento temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde ekonomik ilişkilerden güvenlik ve savunmaya, bölgesel gelişmelerden Türkiye-AB ilişkilerine kadar geniş bir gündemin ele alındığı belirtildi. Türkiye-AB ilişkileri ve vize konusu gündemde Oktay, Çekya’nın AB üyesi olması nedeniyle Türkiye-AB ilişkilerinin görüşmelerin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Özellikle vize sorunlarının çözümü konusunda hem Türkiye-Çekya ilişkileri hem de Schengen süreci çerçevesinde Çekya’nın sağlayabileceği katkıların değerlendirildiğini belirtti. Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin uzun süredir teknik konuların yanı sıra siyasi yaklaşımlardan da etkilendiğini savunan Oktay, artık somut ve yapısal bir ilerleme sağlanması gerektiğini dile getirdi. "Türkiye, AB'nin stratejik körlüğünü kıracak ana etken" Oktay, AB ülkelerinde Türkiye ile ilişkiler konusunda mevcut yaklaşımın yeterli olmadığı yönünde bir farkındalık oluştuğunu ileri sürdü. AB’nin aşırı düzenlemeler nedeniyle esnekliğini kaybettiğini ve stratejik karar alma mekanizmalarında sorunlar yaşadığını savunan Oktay, Türkiye’nin AB ile daha güçlü bir ilişki kurmasının Avrupa açısından önemli bir katkı sağlayacağını söyledi. Oktay, Çekya’daki görüşmelerde Türkiye’nin Avrupa güvenliği açısından rolünün açık şekilde kabul edildiğini belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye’nin AB nezdinde, Avrupa güvenliği mimarisine olan katkısını çok net bir şekilde görüyorlar." Türkiye’nin NATO çerçevesindeki rolünün yanı sıra AB ile ilişkilerinin de Avrupa güvenlik mimarisinin güçlendirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade eden Oktay, Türkiye-AB ilişkilerindeki bazı mevcut engellerin aşılması gerektiğini söyledi. "Samimiyseniz, buyurun fasılları açalım" Türkiye’nin AB üyelik sürecine ilişkin de mesaj veren Oktay, uzun yıllardır devam eden sürecin yalnızca raporlar ve siyasi değerlendirmeler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savundu. Oktay, Türkiye’nin teknik konuların açık biçimde ele alınmasına hazır olduğunu belirterek, "Samimiyseniz, eğer kendinize ve tezlerinize inanıyorsanız, buyurun fasılları açalım" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde yapısal bir dönüşüm hedeflediğini belirten Oktay, bu yaklaşımın hem Türkiye hem de Avrupa açısından daha kalıcı bir iş birliği zemini oluşturabileceğini dile getirdi. Prag ve Ankara için "yuvarlak masa" önerisi Görüşmelerde, Türkiye ve Çekya arasında daha esnek ve açık bir diplomasi platformu oluşturulması fikrinin de gündeme geldiğini aktaran Oktay, bu kapsamda "Prag Yuvarlak Masası" ve ardından "Ankara Yuvarlak Masası" şeklinde devam edecek bir mekanizma oluşturulması konusunda ortak görüş ortaya çıktığını söyledi. Oktay, bu platformun değişen uluslararası düzen, Avrupa'nın geleceği, güvenlik ve bölgesel sorunların daha rahat şekilde ele alınabileceği bir ortam oluşturmasını hedeflediklerini belirtti. Ekonomik ilişkiler ve savunma sanayisi gündemde Türkiye ile Çekya arasındaki ekonomik ilişkilerin de görüşmelerde önemli yer tuttuğunu ifade eden Oktay, ticaret hacminin daha ileri seviyelere taşınması gerektiğini söyledi. Güncel açıklamalarda iki ülke arasındaki ticaret hacminin 6,5 milyar dolar seviyesine ulaştığı ve 10 milyar doların üzerine çıkarılmasının hedeflendiği belirtildi. Savunma sanayisi alanındaki iş birliğine de değinen Oktay, hava savunma sistemleri, dron ve anti-dron teknolojileri ile havacılık alanında Türkiye ve Çekya arasında önemli ortaklık fırsatları bulunduğunu ifade etti. Otomotiv sektöründe ise Skoda'nın tedarik zinciri üzerinden mevcut iş birliğinin geliştirilmesinin yanı sıra karşılıklı yatırımların artırılmasına yönelik fırsatların değerlendirildiğini aktardı. Oktay ayrıca, Türkiye’de üretilen ürünlerin AB pazarına erişimini kolaylaştıracak düzenlemelerin Türkiye-AB ekonomik ilişkilerine katkı sağlayacağını belirterek, bu konuda Çekya’nın desteğinin önemli olduğunu söyledi. Gazze ve İsrail politikası da görüşüldü Prag temaslarında Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelerin de gündeme geldiğini aktaran Oktay, Gazze’de yaşananlara ilişkin Çekya tarafına Türkiye’nin görüşlerini ilettiklerini söyledi. Çekya’nın İsrail ile yakın ilişkileri bulunan ülkelerden biri olduğunu belirten Oktay, bu nedenle Çekya’nın İsrail’e Gazze’deki durum konusunda daha açık mesaj vermesinin etkili olacağını savundu. Oktay, Türkiye’nin İsrail halkı ve Yahudilerle bir sorun yaşamadığını, Türkiye’nin tutumunun İsrail hükümetinin Gazze ve bölgedeki politikalarına yönelik olduğunu ifade etti. İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarından vazgeçmesi ve iki devletli çözüme yönelmesi gerektiğini belirtti. "Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi için üzerimize düşeni yapıyoruz" Rusya-Ukrayna savaşı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Oktay, Türkiye’nin barışın sağlanması için üzerine düşeni yapmaya devam ettiğini söyledi. Türkiye ile Çekya arasında Avrupa güvenlik mimarisinin güçlendirilmesi konusunda ortak çalışma alanlarının bulunduğunu belirten Oktay, Prag ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkilerin daha ileri taşınması açısından verimli geçtiğini ifade etti. Oktay, TBMM Dışişleri Komisyonu olarak Türkiye-Çekya ilişkilerinin yanı sıra Avrupa ve bölgesel güvenlik konularındaki parlamenter diplomasi çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

HAVELSAN ve Mısır arasında HAMZA-1 anlaşması: İHA satışında yeni dönem Haber

HAVELSAN ve Mısır arasında HAMZA-1 anlaşması: İHA satışında yeni dönem

Anlaşma, HAVELSAN ile AOI arasında daha önce imzalanan ve dikey kalkış ve iniş kabiliyetine sahip insansız hava araçlarının Mısır’da ortak üretimini öngören iş birliğinin devamı niteliğini taşıyor. HAMZA-1 ortak üretim sürecinin ardından satış aşamasına geçti HAVELSAN ile AOI arasındaki iş birliği kapsamında geliştirilen HAMZA-1, otonom sistemler alanındaki teknolojik birikimin Mısır’daki yerel üretim imkanlarıyla bir araya getirilmesiyle ortaya çıktı. İki kuruluşun Ağustos 2025'te imzaladığı stratejik anlaşma sonrasında çalışmalar hız kazanırken, HAMZA-1 ilk kez Aralık 2025'te Kahire'de düzenlenen EDEX 2025 Savunma Fuarı'nda kamuoyuna tanıtıldı. Platform, AOI standında sergilenerek Türkiye-Mısır savunma sanayisi iş birliğinin öne çıkan ürünlerinden biri oldu. HAMZA-1'in, HAVELSAN'ın BAHA platformu üzerinden geliştirdiği dikey kalkış ve iniş yapabilen insansız hava aracı teknolojisinin Mısır'ın ihtiyaçlarına göre uyarlanmasıyla ortaya çıktığı bildiriliyor. HAVELSAN'ın otonom sistemlerdeki deneyimi Mısır'a taşınıyor HAMZA-1 projesi, HAVELSAN'ın insansız hava, kara ve deniz platformlarının yanı sıra yapay zeka, otonomi ve komuta-kontrol alanlarında geliştirdiği teknolojilerin uluslararası ortaklıklarla kullanılmasına örnek oluşturuyor. İş birliği kapsamında HAVELSAN'ın mühendislik ve yazılım kabiliyetleri, AOI'nin Mısır'daki üretim altyapısıyla birleştiriliyor. Daha önceki üretim planlarında HAMZA-1'in gövdesinin Mısır'da imal edilmesi ve son entegrasyon işlemlerinin de ülkede gerçekleştirilmesi öngörülmüştü. Bu modelle iki ülke arasında yalnızca ürün tedarikine dayalı bir ilişki yerine, ortak üretim ve yerelleştirme odaklı bir savunma sanayisi iş birliği oluşturulması hedefleniyor. HAMZA-1 için teslimat süreci başlayacak El Alamein'de imzalanan satış anlaşmasıyla birlikte HAMZA-1 programı, ortak geliştirme ve üretim aşamalarının ardından ticari bir boyut kazandı. Anlaşma kapsamında insansız hava araçlarının önümüzdeki dönemde Mısır'a teslim edilmesi bekleniyor. HAMZA-1 projesi, Türkiye ile Mısır arasındaki savunma sanayisi ilişkilerinde son dönemde yaşanan gelişmelerin de yeni bir örneğini oluşturuyor. İki ülkenin ortak üretim modeliyle geliştirdiği insansız sistemlerin, ilerleyen süreçte bölgesel pazarlara sunulması da iş birliğinin olası sonuçları arasında değerlendiriliyor.

NATO'dan ANKA-3 paylaşımı: "NATO 3.0'un uygulamadaki örneği" Haber

NATO'dan ANKA-3 paylaşımı: "NATO 3.0'un uygulamadaki örneği"

ANKA-3, NATO paylaşımında öne çıkarıldı JFCBS'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ANKA-3'ün görüntülerine yer verildi. Paylaşımda, TUSAŞ tarafından geliştirilen hava aracının yeni nesil ve hayalet özellikli bir insansız savaş uçağı olduğu vurgulandı. NATO'nun değerlendirmesinde, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde alınan kararlar doğrultusunda Avrupa ülkeleri ile Kanada'nın yeni savunma kabiliyetleri geliştirdiği ve ortak güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiği belirtildi. "NATO 3.0" vurgusu JFCBS'nin paylaşımında müttefik ülkelerin savunma sanayisi üretim kapasitesinin genişletilmesine dikkat çekildi. ANKA-3 de bu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak sunuldu. NATO'nun Ankara Zirvesi'nde müttefikler, savunma sanayisi kapasitesinin artırılması, yeni teknolojilere yatırım yapılması ve insansız sistemler dahil gelişmiş askeri kabiliyetlerin güçlendirilmesi konusunda kararlar almıştı. Zirve bildirgesinde de insansız sistemler, ileri teknolojiler ve istihbarat kabiliyetleri ittifakın geliştirmeyi hedeflediği alanlar arasında sıralanmıştı. JFCBS'nin paylaşımında ise bu yaklaşım, "NATO 3.0" ifadesiyle tanımlanarak ittifakın daha güçlü hale geldiği mesajı verildi. Ankara Zirvesi'nde savunma sanayisine vurgu yapılmıştı NATO'nun Ankara Zirvesi'nin ardından yapılan açıklamalarda Avrupa müttefikleri ve Kanada'nın savunma alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve savunma sanayisi üretiminin artırılması öne çıkmıştı. Zirvede ayrıca yeni savunma kabiliyetleri için 50 milyar euronun üzerinde tedarik anlaşması açıklandığı ve müttefiklerin üretim kapasitesini artırma konusunda kararlılık ortaya koyduğu belirtilmişti. ANKA-3'ün NATO tarafından bu çerçevede paylaşılması, Türkiye'nin geliştirdiği insansız savaş uçağının ittifakın yeni nesil savunma kabiliyetleri tartışmasında öne çıkan sistemlerden biri olarak değerlendirildiğini gösterdi.

Bakan Bayraktar açıkladı: Gabar’da günlük petrol üretimi 84 bin varile yaklaştı Haber

Bakan Bayraktar açıkladı: Gabar’da günlük petrol üretimi 84 bin varile yaklaştı

Gabar’da günlük üretim 83-84 bin varile ulaştı Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Çorum’a gelen Bakan Bayraktar, kentte düzenlenen programda Türkiye’nin enerji politikaları ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gabar Dağı’ndaki petrol çalışmalarına değinen Bayraktar, 2021 yılının eylül ayında Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük petrol keşfinin gerçekleştirildiğini ifade etti. Petrolün milyonlarca yıldır bölgedeki kayaçların altında bulunduğunu belirten Bayraktar, bölgenin güvenli hale gelmesinin ardından sismik araştırma ve sondaj faaliyetlerinin hız kazandığını söyledi. Bakan, Gabar’da günlük petrol üretiminin bugün 83-84 bin varil seviyesine çıktığını kaydetti. Şırnak’ta yüzlerce kuyu açıldı Bayraktar, Gabar ve çevresindeki enerji yatırımlarının yalnızca petrol üretimiyle sınırlı kalmadığını belirterek, Şırnak’ın dağlık bölgelerinde yaklaşık 700 kilometrelik yol yapıldığını ve yüzlerce kuyu açıldığını açıkladı. Çalışmalar sayesinde bölgede binlerce kişinin istihdam edildiğini söyleyen Bayraktar, çalışanların önemli bölümünün bölge halkından oluştuğunu ifade etti. Bakan, enerji yatırımlarının ekonomik faaliyetlerin yanı sıra bölgedeki sosyal ve ekonomik kalkınmaya da katkı sunduğunu savundu. “Terörsüz Türkiye ile farklı bir noktaya gidecek” Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirten Bayraktar, “Terörsüz Türkiye” hedefinin ekonomik ve sosyal alanlarda da önemli sonuçlar doğuracağını söyledi. Gabar’daki gelişmeleri bu sürecin somut örneklerinden biri olarak gösteren Bayraktar, bölgede artık iş, istihdam ve ekonomik faaliyet bulunduğunu belirtti. Bu değişimin refah, sosyal barış ve kalkınmaya katkı sağlayacağını ifade etti. Bayraktar, dünyada enerji krizinin yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin kendi kaynaklarından elde ettiği her varil petrol ve her metreküp doğal gazın büyük önem taşıdığını da vurguladı. Türkiye Yüzyılı’nın üç ana hedefini açıkladı Bakan Bayraktar, Türkiye Yüzyılı kapsamında üç temel alana odaklandıklarını belirterek bunları savunma sanayisinde yerlilik ve millilik, gıda güvenliği ve enerjide bağımsızlık olarak sıraladı. Çorum’un savunma sanayisi açısından önemli bir üretim ve ihracat merkezi olduğunu belirten Bayraktar, tarım ve hayvancılığın da kent açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Enerji alanında ise Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olmasını hedeflediklerini ifade eden Bayraktar, enerji bağımsızlığının Türkiye’nin uzun vadeli hedefleri arasında bulunduğunu dile getirdi. Bakan Bayraktar, Çorum’daki temasları kapsamında valilik ve belediyeyi ziyaret edecek, AK Parti İl Başkanlığı’nda görüşmeler gerçekleştirecek ve kent merkezinde esnafla bir araya gelecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya ile ticaret hacminin bu yıl 5 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediklerini söyledi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya ile ticaret hacminin bu yıl 5 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediklerini söyledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile Ankara'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Türkiye ile Avusturya arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Erdoğan, Avusturya-Türk toplumunun iki ülkenin ortak değeri olduğunu ifade etti. Erdoğan, 400 bini aşan Avusturya-Türk toplumunun huzur ve refahına önem verdiklerini vurguladı. TİCARET HACMİNDE 5 MİLYAR DOLAR HEDEFİ Ekonomik ve ticari ilişkilerde son dönemde olumlu bir ivme yakalandığını belirten Erdoğan, 2025 yılında yaklaşık 4,5 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin bu yıl 5 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediklerini söyledi. Türkiye'de binden fazla Avusturya firmasının faaliyet gösterdiğini belirten Erdoğan, Avusturya'nın Türkiye'deki doğrudan yatırımlarının 11 milyar doları aştığını, Türkiye'nin Avusturya'daki yatırımlarının ise 1 milyar dolara yaklaştığını açıkladı. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi amacıyla mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizmasının yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi kurulmasını önerdiklerini belirten Erdoğan, komitenin ilk toplantısının yıl sonuna kadar gerçekleştirilmesini istediklerini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu: "Şansölye sıfatıyla ülkemize ilk ziyaretini gerçekleştiren Sayın Stocker'i Ankara'da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Tarihi ve köklü ilişkilere sahip… pic.twitter.com/FHMEchydkh — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 10, 2026 "ORTA KORİDOR'U GÜÇLENDİRECEK İŞ BİRLİĞİ" Türkiye ile Avusturya arasında yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu belirten Erdoğan, özellikle Orta Koridor'u güçlendirecek stratejik projelerin hayata geçirilebileceğini ifade etti. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine de değinen Erdoğan, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB'nin atacağı adımların Türkiye ve Avrupa'nın ortak menfaatine olduğunu söyledi. SURİYE VE GAZZE MESAJI Bölgesel gelişmelerin de ele alındığını belirten Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin korunmasının Türkiye açısından öncelikli hedef olduğunu vurguladı. Erdoğan, Avusturya'nın Suriye'nin yeniden inşa sürecine katkı sunmasını önemsediklerini söyledi. Gazze'deki insani duruma da dikkat çeken Erdoğan, kalıcı barış için iki devletli çözüme bağlı olduklarını belirterek, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasının önemini vurguladı. Erdoğan ayrıca Türkiye ve Avusturya'nın Balkanlar'da istikrarın korunmasına büyük önem verdiğini ifade etti.

Mekke'de tarihi anlaşma: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ortak savunma mekanizması kurdu Haber

Mekke'de tarihi anlaşma: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ortak savunma mekanizması kurdu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma ve güvenlik alanındaki ilişkileri yeni bir seviyeye taşıyan Ortak Savunma Anlaşması imzalandı. Mekke'de gerçekleştirilen temaslar sırasında imzalanan anlaşmayla üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin kurumsal bir zemine taşınması ve kolektif caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman'ın daveti üzerine gerçekleştirdiği Mekke ziyareti sırasında imzalandı. Görüşmelerde Erdoğan'ın yanı sıra Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de yer aldı. Üç ülke arasındaki anlaşma, bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir dönemde dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı. Erdoğan: "Hiçbir ülkeyi hedef almıyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın ardından yaptığı açıklamada, yeni savunma mekanizmasının temelinde kolektif caydırıcılık bulunduğunu belirtti. Erdoğan, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını özellikle vurgularken, bölgenin huzur, refah ve istikrarına katkı sağlayacak diğer kardeş ülkelerin de bu iş birliğine katılımına açık olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı'nın açıklamasında, anlaşmanın yalnızca askeri bir iş birliği çerçevesi olmadığı mesajı da öne çıktı. Güvenlik ve savunma alanındaki ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra savunma sanayisinde ortak projeler oluşturulması ve terörizmle mücadelede koordinasyonun artırılması hedefleniyor. BM Şartı'nın 51. maddesine vurgu Anlaşmanın dikkat çeken unsurlarından biri de Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesine yapılan atıf oldu. Erdoğan, Mekke'de imzalanan anlaşmanın devletlerin savunma hakkını teyit ettiğini belirtti. Bu yaklaşım, üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin uluslararası hukuk temelinde şekillendirileceği mesajını taşıyor. Anlaşmanın "savunma odaklı" bir iş birliği niteliği taşıdığı ve herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığı vurgusu da bu çerçevede önem kazanıyor. Suudi Arabistan: Stratejik ilişkilerin derinliğini gösteriyor Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan da anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bin Ferhan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nın üç ülke arasındaki kardeşlik ve stratejik ilişkilerin ulaştığı seviyeyi gösterdiğini belirtti. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bin Ferhan, anlaşmayı üç ülkenin savunma iş birliği sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Suudi Bakan, bölgenin güvenliği ve istikrarını tehdit eden zorluklara karşı üç ülkenin güç birliği yapma yönündeki ortak iradesinin anlaşmayla somutlaştığını ifade etti. "Bölgenin tamamı üzerinde olumlu etki oluşturacak" Bin Ferhan'ın açıklamasında ekonomik ve sosyal istikrar da savunma anlaşmasının dolaylı hedefleri arasında gösterildi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, anlaşmanın bölgenin tamamında olumlu bir etki oluşturmasını beklediklerini belirterek, güvenliğin güçlendirilmesinin kalkınma ve refah açısından yeni fırsatlar ortaya çıkarabileceğini vurguladı. Bu yaklaşım, Mekke Anlaşması'nın yalnızca askeri kapasite oluşturmayı değil, güvenlik ile ekonomik kalkınma arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi amaçladığı yönünde bir çerçeve ortaya koyuyor. Savunma sanayisinde yeni ortaklıklar gündeme gelebilir Anlaşmanın Türkiye açısından önemli başlıklarından biri savunma sanayisi olacak. Türkiye'nin insansız hava araçları, hava savunma sistemleri, zırhlı araçlar, elektronik harp ve farklı savunma teknolojilerinde geliştirdiği kapasite, Suudi Arabistan ve Pakistan'la yürütülen mevcut iş birliklerinin genişletilmesi açısından önemli bir zemin oluşturuyor. Anlaşmayla birlikte üç ülkenin ortak savunma projeleri geliştirmesi, teknoloji ve deneyim paylaşımını artırması ve savunma sanayisindeki karşılıklı bağımlılığı güçlendirmesi beklenebilir. Pakistan'ın Güney Asya'daki stratejik konumu ile Suudi Arabistan'ın Körfez bölgesindeki ağırlığı, Türkiye'nin NATO üyeliği ve bölgesel savunma kapasitesiyle birleştiğinde ortaya farklı coğrafyaları birbirine bağlayan bir iş birliği modeli çıkıyor. Bölgesel güvenlik açısından yeni denklem Mekke'de imzalanan anlaşmanın zamanlaması da dikkat çekiyor. Ortadoğu'da devam eden çatışmalar, Körfez güvenliği, terör tehdidi ve küresel güç rekabeti, bölge ülkelerinin savunma kapasitelerini yeniden değerlendirmesine neden oluyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın ortak savunma mekanizması oluşturması, bu ortamda üç ülkenin güvenlik politikaları arasında daha güçlü koordinasyon kurulmasını sağlayabilir. Ancak Erdoğan ve Suudi Arabistan tarafının anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını vurgulaması, mekanizmanın doğrudan yeni bir askeri blok şeklinde konumlandırılmadığını gösteriyor. Erdoğan'dan diplomasi mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma anlaşmasının yanı sıra Türkiye'nin bölgesel krizlere yönelik diplomatik yaklaşımını da yineledi. Türkiye'nin çatışma ve krizlerin uluslararası hukuka saygı, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesine yönelik politikasını sürdüreceğini belirten Erdoğan, bölgesel sahiplenme vizyonunun devam edeceğini ifade etti. Bu mesaj, Türkiye'nin bir taraftan savunma ve caydırıcılık kapasitesini artırırken diğer taraftan diplomatik çözüm arayışlarını koruyacağına işaret ediyor. Mekke Anlaşması'nın geleceği merak ediliyor Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, üç ülkenin savunma ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Kolektif caydırıcılık, savunma sanayisi, terörle mücadele ve ortak güvenlik anlayışı anlaşmanın temel başlıklarını oluştururken, mekanizmanın ilerleyen dönemde hangi somut projelerle destekleneceği önem kazanacak. Suudi Arabistan'ın anlaşmayı üç ülke arasındaki stratejik ilişkilerin derinliğinin göstergesi olarak tanımlaması ve Türkiye'nin anlaşmanın diğer kardeş ülkelere açık olduğunu açıklaması, Mekke'de başlayan bu yeni iş birliği modelinin ileride daha geniş bir bölgesel çerçeveye taşınabileceği mesajını veriyor.

Hulusi Akar Washington’da Konuştu: S-400 ve F-35 İçin Yeni Gelişme Sinyali Haber

Hulusi Akar Washington’da Konuştu: S-400 ve F-35 İçin Yeni Gelişme Sinyali

Hulusi Akar’dan ABD Ziyareti Sonrası Açıklamalar TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ve beraberindeki milletvekilleri, ABD’nin başkenti Washington’da gerçekleştirdikleri temasların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği Konutu’nda açıklamalarda bulunan Akar, ziyaret kapsamında ABD Kongresi üyeleri, düşünce kuruluşları ve çeşitli kurum temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Görüşmelerin temel amacının Türkiye ile ABD arasındaki savunma, güvenlik ve stratejik iş birliğinin geliştirilmesi olduğunu belirten Akar, temasların olumlu ve yapıcı bir atmosferde geçtiğini ifade etti. “Savunma İş Birliği Hiç Olmadığı Kadar Önemli” Türkiye ile ABD arasındaki askeri ve savunma alanındaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Akar, iki ülkenin ortak çıkarları doğrultusunda ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Akar, ABD’deki temaslarında Türkiye’nin NATO içerisindeki rolü, bölgesel güvenlik gelişmeleri ve savunma sanayisi alanındaki beklentilerin gündeme geldiğini aktardı. Savunma teknolojileri, askeri kapasite ve güvenlik politikalarının günümüzde ülkeler arasındaki ilişkilerde belirleyici bir unsur olduğunu belirten Akar, Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarını sürdüreceğini söyledi. S-400 ve F-35 Sürecinde Yeni Dönem Mesajı Hulusi Akar’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri S-400 hava savunma sistemi ve F-35 programı oldu. ABD’nin CAATSA yaptırımları kapsamında gündeme gelen S-400 meselesinin çözümü için çalışmaların sürdüğünü belirten Akar, yakın zamanda bazı gelişmeler yaşanabileceğini ifade etti. S-400 sisteminin başka bir ülkeye gönderileceği yönündeki iddiaları reddeden Akar, konunun çözümü için taraflar arasında görüşmelerin devam ettiğini söyledi. Akar, S-400 sorununun çözülmesi durumunda Türkiye’nin F-35 programındaki sürecinin de yeniden gündeme gelebileceğini savundu. “F-35 Konusunda Elimiz Güçlü” Türkiye’nin F-35 projesindeki geçmiş rolüne de değinen Akar, Türk savunma sanayisinin projeye önemli katkılar sunduğunu belirtti. Türkiye’nin geçmişte F-35 savaş uçağının çok sayıda parçasının üretiminde yer aldığını hatırlatan Akar, bu nedenle program konusunda Türkiye’nin önemli bir konuma sahip olduğunu ifade etti. Akar, Türkiye’nin savunma alanındaki üretim kapasitesi ve teknik altyapısının güçlü olduğunu vurgulayarak, F-35 konusunda çözüm için olumlu beklentiler taşıdıklarını dile getirdi. Türkiye’ye Patriot Hava Savunma Desteği Türkiye’nin hava savunma kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren Akar, Çelik Kubbe Projesi’nin devam ettiğini söyledi. NATO ve ikili anlaşmalar kapsamında Türkiye’ye Patriot hava savunma sistemlerinin sevk edildiğini belirten Akar, hava savunma alanında farklı ülkelerle görüşmelerin sürdüğünü aktardı. Akar, Türkiye’nin hava savunma yeteneklerini geliştirmek için yerli ve uluslararası imkanları değerlendirdiğini ifade etti. İsrail Politikalarına Yönelik Eleştiriler İsrail'in ABD'de yürüttüğü Türkiye karşıtı faaliyetlere de değinen Akar, Washington yönetiminin Tel Aviv'e karşı daha net bir tutum alması gerektiğini savundu. Akar, "İsrail'in Amerika'yı istismar ettiğini, Amerikan kaynaklarıyla binlerce insanın ölümüneyol açan politikalar izlediğini ifade ettik. Amerika'nın artık İsrail'in bu şımarıklığına 'dur'demesi gerektiğini söyledik" dedi. Türkiye-ABD İlişkilerinde Yeni Gündem Hulusi Akar’ın Washington temasları, Türkiye ve ABD arasındaki savunma ilişkilerinde yeni bir dönemin başlayıp başlamayacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. S-400 meselesi, F-35 programı, hava savunma sistemleri ve bölgesel güvenlik başlıkları, iki ülke ilişkilerinin en önemli konuları arasında yer almaya devam ediyor. Önümüzdeki süreçte Ankara-Washington hattındaki görüşmelerin ve savunma diplomasisinin yakından takip edilmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayram kardeşliğin, barışın ve dayanışmanın vesilesi olsun Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayram kardeşliğin, barışın ve dayanışmanın vesilesi olsun

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla bir videomesaj yayımladı. Cumhurbaşkanlığı’nın resmi sosyal medya hesaplarından paylaşılan mesajda Erdoğan, “Aziz milletim, sevgili kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Rabbimizin manevi bir lütfu olan Kurban Bayramı’nızı canıgönülden tebrik ediyorum. Bu kutlu günlerin ülkemiz, aziz milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. Bayramın manevi atmosferine değinen Erdoğan, kurban ibadetinin yakınlaşma ve dayanışma anlamına geldiğini belirterek, “Şayet muhabbet ve diğergamlığın gönülleri sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri hakkıyla idrak edebilirsek, kardeşliğimiz güçlenecek, darlığın yerini ferahlık, dargınlığın yerini kucaklaşma alacaktır” dedi. Mesajında Gazze’ye ve gönül coğrafyasına da seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze başta olmak üzere bu bayramı hüzünle karşılayan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyor, Kurban Bayramlarını ayrı ayrı tebrik ediyorum” sözleriyle dayanışma vurgusu yaptı. Erdoğan ayrıca bölgedeki savaş ve krizlere dikkat çekerek İsrail’in işgal ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini sürdürdüğünü, bunun enerji, tarım, ticaret ve güvenlik gibi birçok alanda olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Türkiye’nin bu süreçte istikrar adası olarak öne çıktığını belirten Erdoğan, savunma sanayisi ve ihracattaki gelişmelere dikkat çekti. “Sapa sağlam, hızla yola devam ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra inşallah yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye’miz olacaktır. Ülkemizin istikbaliyle, bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan 'Terörsüz Türkiye' süreci bunlardan biridir. Sınırlarımız içinde huzur ve güvenliğin güçlenmesine, sınırlarımız dışında emperyalist oyunların bozulmasına katkı sunan bu tarihi süreci çok büyük bir özenle, sağduyu ve samimiyetle menziline doğru götürüyoruz. Türkiye'ye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten milletimizi kurtarma irademiz tamdır” ifadelerini kullandı. Mesajında ayrıca vatandaşlara trafik kurallarına uymaları konusunda çağrıda bulunan Erdoğan, hac farizasını yerine getiren Müslümanların ibadetlerinin kabul olmasını diledi. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın Kurban Bayramı Mesajı “Bizleri sağlık ve sıhhat içinde, huzur-u kalple bir bayrama daha eriştiren Cenab-ı Allah’a şükürler olsun, diyorum. Bu kutlu günlerin ülkemiz, aziz milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını… pic.twitter.com/wLPkE9AwtW — T.C. Cumhurbaşkanlığı (@tcbestepe) May 26, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.