Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Sanayi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Savunma Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BMC, SAHA EXPO 2026’da Yeni Nesil PAMİR 4x4 ile Göz Doldurdu Haber

BMC, SAHA EXPO 2026’da Yeni Nesil PAMİR 4x4 ile Göz Doldurdu

Ülkemizin en köklü ticari ve savunma sanayi araç üreticisi BMC, askeri kara araçları kategorisindeki geniş ürün yelpazesiyle Türkiye’nin savunma sanayi alanındaki gücüne güç katmaya devam ediyor. Ürün portföyüne yeni askeri araçları dahil etmeyi sürdüren BMC, 5-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA EXPO 2026’da da fuarın yıldızlarından biri oldu. İlk kez SAHA EXPO 2026’da sahneye çıkan, zorlu görevlerin yeni çözümü PAMİR 4x4, BMC standında en çok dikkat çeken araçlardan biri olarak ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. PAMİR 4x4, yüksek hareket kabiliyeti ve çok yönlü kullanım yapısıyla sahada fark yaratıyor. Personel ve lojistik yük taşımacılığında maksimum verimlilik sunan araç, asimetrik savaş koşulları ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin saha tecrübeleri doğrultusunda geliştirilerek güvenli, hızlı ve etkili görev icrası için BMC tarafından tasarlandı. 120 km/saat azami hızı ve 600 kilometreye ulaşan menziliyle uzun soluklu operasyonlarda kesintisiz performans sunan PAMİR 4x4, kabin içinde 4 personel, kasa ile birlikte toplam 10 kişilik taşıma kapasitesiyle görev esnekliğini en üst seviyeye taşıyor. Farklı görev ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlanan PAMİR 4x4, açık veya kapalı kasa versiyonları sayesinde çeşitli yük gruplarını taşıyabiliyor. Silah Taşıyıcı, Devriye Aracı, Komuta Aracı ve Personel Taşıyıcı gibi farklı konfigürasyon seçenekleriyle ve entegre edilebilen farklı silah sistemleriyle çok amaçlı kullanım imkanı sunuyor. PAMİR 4x4, %60 dik eğimli arazilerde üstün tırmanma kabiliyeti, aynı eğimde dur-kalk yapabilme yeteneği ve %30 yan eğimde güvenli sürüş performansıyla en zorlu coğrafyalarda dahi görevini eksiksiz yerine getiriyor. Ayrıca römork ile birlikte %30 eğimde hareket kabiliyeti sayesinde operasyonel gücünü daha da artırıyor. PAMİR 4x4, Yük ve Personel Aracı, sahadaki etkinliğini kanıtlamaya hazırlanırken Kara Kuvvetleri için kalifikasyon süreçleri de devam ediyor.

Devlet Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur Haber

Devlet Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin dış politika vizyonu, bölgesel gelişmeler ve güvenlik stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen güçlü bir devlet olduğunu ifade eden Bahçeli, ülkenin dış politikasını üretim, diplomasi, savunma sanayi, enerji ve toplumsal dayanışma üzerine inşa ettiğini söyledi. Türkiye’nin barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgide olduğunu belirten Devlet Bahçeli, buna rağmen ülkenin hak ve çıkarlarını ihlal edecek girişimlere karşı da kararlı duruş sergileyeceğini vurguladı. "Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız" diyen Bahçeli, "Hiçbir ülkenin güvenlik kaygısının Türkiye karşıtı bir mevziye dönüşmesine izin vermeyiz. Hiçbir ittifakın veya diplomatik girişimin Türkiye’nin meşru haklarını aşındırmasına rıza göstermeyiz" dedi. Dış politikada diplomasi ve arabuluculuğun önemine dikkat çeken MHP Genel Başkanı Bahçeli, bunun pasiflik anlamına gelmediğini belirterek, Türkiye’nin masaya kendi aklıyla oturduğunu ve milli çıkarlarını esas aldığını ifade etti. Bahçeli, barışın sadece iyi niyetle değil güçlü devlet kapasitesiyle sağlanabileceğini söyleyerek “Sahada gücü olmayanın masadaki sözü zayıflar” değerlendirmesinde bulundu. https://twitter.com/MHP_Bilgi/status/2051611053222465938 Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs konularına da değinen Bahçeli, Türkiye’nin bölgesel haklarını ihlal edecek girişimlere kayıtsız kalmayacağını belirtti. Fransa, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in bölgedeki politikalarını da eleştiren Bahçeli, bu girişimlerin istikrarı zedelediğini söyledi. Kıbrıs’ın Türkiye için stratejik önemine vurgu yapan Bahçeli, KKTC’nin varlık hakkının korunacağını ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını savunmaktan geri durmayacağını ifade etti. Konuşmasında iç güvenlik konularına da değinen MHP lideri Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin devletin kalkınma ve güvenlik stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Bu hedefin pazarlık ya da taviz anlamına gelmediğini vurgulayan Bahçeli, MHP’nin bu sürecin arkasında kararlılıkla duracağını söyledi. Bahçeli, Türkiye’nin ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberliğe ihtiyaç duyduğunu da belirterek, terörün tamamen tasfiye edilmesinin kalkınma önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldıracağını ifade etti.

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor Haber

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor

Katma değerli sanayinin öncü şirketi Eti Bakır, 1,2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük özel sektör yatırımı olan Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri’nde yatırımlarına devam ediyor. Eş zamanlı olarak gerçekleştirmeyi planladığı iki önemli yatırımı ülke ekonomisine kazandırmaya hazırlanan Eti Bakır, Türkiye’de ilk kez kobalt uç ürünleri üretecek. Şirket aynı zamanda pelet demir üretimi de gerçekleştirecek. Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri İşletme Müdürü Bekir Kan, kobalt tuzlarının üretileceği tesisin yapımına yıl sonunda başlamayı hedeflediklerini belirterek, “Mazıdağı tesisimizde, Türkiye’de olmayan ve teknolojide çok yoğun olarak kullanılan kobaltı, bakır süreçlerimizin artık ürünü olan piritten geri kazanıyoruz. Yıllık 2.500 ton kobalt üretimimizle dünya üretiminin yüzde 2’sine yakınını karşılıyoruz. Yeni tesisimizle Türkiye’de üretimi olmayan, kobalt asetat, kobalt klorit, kobalt nitrat gibi kobaltın uç ürünlerini de üretmeye başlayacağız. Yaklaşık 20 milyon dolarlık yatırımla, 2 yılda faaliyete geçireceğimiz tesiste, yılda 2.000 ton metale karşılık gelecek şekilde kobalt tuzları üretilecek. Seramik, batarya, savunma sanayi ve otomobil lastiği üretimi gibi sektörlerde kullanılan kobalt tuzlarının tamamına yakınını ihraç edeceğiz. Yine bölgeden 60 kişilik ek istihdam sağlayacağız” diye konuştu. 200 BİN TON PİK DEMİR ÜRETECEK Tesiste geri kazanılan metallerden birisinin de demir olduğunu dile getiren Kan, bunun için de bir tesis yatırımı planladıklarını belirtti. 200 milyon dolarlık yatırımla kurulacak tesiste pelet demir üreteceklerini anlatan Kan, şunları söyledi: “Piritten geri kazandığımız yıllık 350.000 tonluk demir konsantresini bir adım daha işleyerek yüzde 95 saflıkta pelet demir haline getireceğiz. İnşaat demiri, sac gibi demir üreticilerinin hammaddesi olan pelet demir için kuracağımız tesis, 150 bin metrekarelik alanda yer alacak. 3 yılda tamamlanacağını öngördüğümüz tesis, tamamen iç piyasaya verilecek. Her iki yatırımımızla birlikte halihazırda 1.690 olan istihdamımız da 1.900’e çıkacak.” ‘STRATEJİK BİR BOŞLUĞU DOLDURUYORUZ’ Eti Bakır’ın Türkiye’de üretilmeyen ya da arz açığı bulunan ürünlerin üretimiyle ülke ekonomisine katkılarına devam ettiğini ifade eden Kan, şöyle devam etti: “Mazıdağı tesisimizi yalnızca bir üretim merkezi olarak değil, döngüsel ekonominin güçlü bir örneği olarak da konumlandırmaya devam ediyoruz. Üretimim stratejimizin kalbinde ürünleri mümkün olduğunca uç ürünlere çevirerek katma değerin ülkemizde kalması için çalışmak var. Ülkemizin cari açığının kapanmasına katkıda bulunmak, ülkemiz sanayisinin ihtiyaç duyduğu ürünlerin yerli olarak üretilmesini sağlamak en büyük önceliğimiz.”

Kazan ve Basınçlı Kap Zirvesi Türkiye’de ilk kez MAKİNA HANGAR’da buluşacak Haber

Kazan ve Basınçlı Kap Zirvesi Türkiye’de ilk kez MAKİNA HANGAR’da buluşacak

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ile Hannover Messe Sodeks Fuarcılık iş birliğiyle hayata geçirilen MAKİNA HANGAR, 17-18 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek zirveye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Boiler Summit 2026; sahadaki teknik bilgi ile pratik deneyimi buluşturarak sanayideki dijital dönüşüm ve mühendislik vizyonuna yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Ayrıca, sektörde doğrudan etki yaratacak çözümleri odağına alacak Boiler Summit 2026, iki gün boyunca katılımcılara somut çıktılar sunacak. Kazan ve Basınçlı Kaplar sektörü ilk kez bir zirvede buluşuyor Üreticiler, işletme sahipleri, yöneticiler, tesis mühendisleri, bakım-onarım sorumluları ile mekanik tesisat alanında faaliyet gösteren tüm sektör profesyonellerinden oluşan karar vericiler ve saha uzmanları bu zirvede bir araya geliyor. Bu zirve kapsamında; Endüstriyel Tesisler, Gıda, Tekstil, Kâğıt ve Kimya Tesisleri, Savunma Sanayi, Enerji Sektörü Firmaları, Proje Firmaları, Büyük Müteahhit Grupları ile büyük Isı Merkezlerine sahip kamu ve özel sektör temsilcilerini/profesyonellerini buluşturarak güncel sorunlara doğrudan çözüm üretilmesi amaçlanıyor. Boiler Summit 2026’da katılımcı ve ziyaretçiler; vaka analizleri, teknik performans odaklı sunumlar ve interaktif paylaşımlar aracılığıyla, Depremde Kazan Dairesi Emniyeti’nden, Kazan Üretim Yöntemlerine, AR-GE ve tasarımdan, Kazan Verimlilik ve Optimizasyon Sistemlerine kadar Geleceğin Fabrikalarına dair sektörde öne çıkan gerçek problemleri uzmanlarından dinleme fırsatı bulacak. Katılımcılar; sektörün karar vericileriyle birebir temas kurarak iş ağlarını genişletirken, stantlı katılım sağlayan firmalar aracılığıyla da yeni teknolojiler ve uygulama örneklerini yakından inceleyebilecekler.

MSB: Gazze’de ateşkese rağmen İsrail’in ihlalleri , Somali'ye S400 gönderimi, İran ve gündemdeki konulara ilişkin basın açıklaması yaptı. Haber

MSB: Gazze’de ateşkese rağmen İsrail’in ihlalleri , Somali'ye S400 gönderimi, İran ve gündemdeki konulara ilişkin basın açıklaması yaptı.

MSB açıklamasında, “Gazze’de, Barış Kurulu’nun faaliyete geçmiş olmasına rağmen İsrail’in ateşkes ihlalleri sürmekte, insani kriz devam etmektedir. Gazze’nin yeniden inşası ile insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasının hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguluyoruz,” denildi. Bakanlık ayrıca, “İsrail’in ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları hilafına Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimleri genişletme çabaları, barış ve istikrarın tesisine zarar vermektedir,” ifadelerini kullandı. Açıklamada tüm aktörlere de çağrı yapılarak, “Tüm aktörleri, yapıcı bir dil kullanmaya ve sağduyulu hareket ederek iki devletli çözüm hedefine bağlı kalmaya davet ediyoruz,”sözleri aktarıldı. MSB: “Türkiye’nin İran topraklarına girmeyi planladığı” iddiaları gerçeği yansıtmıyor MSB tarafından, İran’daki gelişmeler ve hudutta alınan tedbirlerle ilgili açıklama yapıldı. Bakanlık açıklamasında, Türkiye’nin bölgede tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesi ve kalıcı istikrarın sağlanması yönündeki çabalarının devam ettiği belirtildi. Açıklamada, “Öte yandan, doğabilecek risklere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak gerekli önlemler alınmaktadır.” ifadesine yer verildi. Bakanlık ayrıca bazı basın ve sosyal medya yayınlarında yer alan “ABD’nin İran’a saldırması durumunda Türkiye’nin de güvenlik gerekçesiyle İran topraklarına girmeyi planladığı” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. MSB: S-400’lerin Somali’ye gönderimi yönünde bir planlama yok MSB, S-400 hava savunma sistemlerinin Somali’ye gönderileceği yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, Somali ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde Somali Silahlı Kuvvetlerinin teşkilatlanması ve terörle mücadelesine destek sağlamak, Somali’nin ekonomik kaynaklarının güvenliğini ve Türkiye’nin millî çıkarlarını korumak amacıyla yürütülen faaliyetlerin kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Açıklamada, “Daha önce açıkladığımız üzere, S-400 hava savunma sistemleri Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harekat ihtiyaçları doğrultusunda alınmış olup göreve hazır durumdadır. S-400 hava savunma sistemlerinin Somali’de kullanılması yönünde herhangi bir planlama bulunmamaktadır,” ifadelerine yer verildi. Bakanlık ayrıca, S-400’lerle ilgili basın ve sosyal medyada dönem dönem spekülasyonlar yapıldığını hatırlatarak, “Bu konuda açıklamalarımız dışındaki iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir,” uyarısı yaptı. MSB: Düşen F-16 uçağımızın enkazına ulaşıldı, kazanın nedeni araştırılıyor MSB açıklamasında, hava sahasının kontrol ve güvenliğinin radar, erken ihbar, elektronik harp ve önleme unsurlarını kapsayan katmanlı ve entegre bir mimariyle 7/24 sağlandığı belirtildi. Radarlarla tanımlanan veya tanımlanamayan hava izlerinin teşhis ve takibine yönelik uçaklarla alarm reaksiyon görevleri icra edildiği kaydedildi. Açıklamada, “25 Şubat’ta Bulgaristan sınırımızda tanımlanamayan bir radar izi tespit edilmesi üzerine, alarm reaksiyon görevi kapsamında 2 adet F-16 savaş uçağımız 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı-Balıkesir’den aynı anda kalkış yapmıştır. Savaş uçağımızın biri ile 00.56’dan itibaren telsiz irtibatı ve radar iz bilgisi kesilmiştir” denildi. Başlatılan arama-kurtarma çalışmaları sonucunda, uçağın kaza kırım ekibi tarafından enkazına ulaşıldığı ve kahraman pilotun uçağı terk etmek için fırlatma sistemini son anda kullandığının tespit edildiği ifade edildi. Meydana gelen kazada pilotun şehit olduğu vurgulandı. Bakanlık ayrıca, “Olayın meydana geliş sebebi, kaza kırım ekibinin detaylı incelemesi sonrası açıklığa kavuşacaktır. Bu konudaki yapılacak resmi açıklamalarımız dışında iddia ve yorumlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir” uyarısı yaptı. Son olarak, şehit pilot için, “Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz” ifadelerine yer verildi. MSB: Bu yıl da MSÜ kadın aday sayısı erkek aday sayısından fazla MSB, personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin planlandığı şekilde sürdüğünü duyurdu. Bakanlık açıklamasına göre,MSÜ’ye askeri öğrenci temini kapsamında düzenlenecek aday belirleme sınavına 340 bin 513’ü kadın olmak üzere toplam 645 bin 402 aday başvurdu. Sınav 1 Mart’ta gerçekleştirilecek. Açıklamada, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da kadın aday sayısının erkek aday sayısından fazla olmasının memnuniyet verici olduğu belirtilerek, adaylara ve ailelerine teşekkür edildi, sınava katılacak öğrencilere başarı dileğinde bulunuldu. Öte yandan, 25 Şubat’ta başlayan “2026 Yılı Teknik Sınıflarda Uzman Erbaş Temini” başvurularının 9 Mart’a kadar devam edeceği kaydedildi. Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) personel temin faaliyetlerini planlı şekilde sürdürdüğünü ve ülkenin savunma kapasitesini güçlendirmeye devam edeceğini vurguladı. MSB: “Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi”nin kalifikasyon süreci tamamlandı MSB,TSK’nın güçlü, modern ve etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Bu kapsamda,MKE tarafından geçtiğimiz hafta muhtelif adet ve çapta silah ile mühimmatın teslimatının tamamlandığı bildirildi. MKE’nin ayrıca 23-25 Şubat tarihleri arasında Almanya’da düzenlenen Enforce Tac 2026 savunma ve güvenlik fuarına katılım sağladığı kaydedildi. Öte yandan, Bakanlığa bağlı ASFAT ile Sonitus iş birliğinde yerli ve millî imkânlarla geliştirilen “Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi”nin, Açık Deniz Karakol Gemisi’nde icra edilen helikopter harekatı sırasında başarıyla test edildiği ve sistemin kalifikasyon sürecinin tamamlandığı bildirildi. Açıklamada ayrıca, OYAK’ın 1 Mart 1961 tarihli kuruluş yıl dönümü dolayısıyla tebrik mesajına da yer verilerek, kurumun ülke ekonomisine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin imkan ve kabiliyetlerine sunduğu katkıların artarak devam etmesi temennisi iletildi. MSB: 5 terörist teslim oldu, 108 kişi sınırda yakalandı MSB, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin(TSK) terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin haftalık bilgilendirme yaptı Açıklamada, TSK’nın terörle mücadelesine ve ülke savunmasına kararlılıkla devam ettiği belirtilerek, son bir haftada 5 PKK’lı teröristin teslim olduğu bildirildi. Kalıcı güvenliğin sağlanması amacıyla sınır içi ve sınır ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcılar ile mağara, sığınak ve barınaklara yönelik tespit ve imha çalışmalarının sürdürüldüğü kaydedildi. Öte yandan, Bahar Kalkanı Harekatı’nın 6’ncı yıl dönümü dolayısıyla şehitler anılırken, gaziler ile şehit ve gazi ailelerine saygı ve şükran mesajı iletildi. Hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında ise son bir haftada sınırdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 108 kişinin yakalandığı, 551 kişinin ise hududu geçemeden engellendiği bildirildi. Yıl başından bu yana yasa dışı geçiş girişiminde bulunurken yakalananların sayısının bin 74’e, hududu geçemeden engellenenlerin sayısının ise 10 bin 265’e ulaştığı açıklandı.

Erdoğan: Savunmada dijital egemenlik milli güvenliğimizin ayrılmaz parçasıdır Haber

Erdoğan: Savunmada dijital egemenlik milli güvenliğimizin ayrılmaz parçasıdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin değerli mensupları, HAVELSAN’ımızın değerli yöneticileri ve çalışanları, Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli temsilcileri, kıymetli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle her birinizin Ramazan-ı Şerif’ini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bu mübarek günlerin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sizlerin şahsında HAVELSAN’ımızın, savunma sanayi sektörümüzün ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm mensuplarına buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Ay yıldızlı al bayrağımızın gökte gururla dalgalanması için; devletimizin bekası, milletimizin yarınları, vatanımızın bağımsızlığı için canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı şekilde bin yıldır kendimize yurt kıldığımız, etrafımıza barış ve güven yaydığımız bu topraklar için bedel ödeyen tüm gazilerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Son olarak; savunma sanayinde gecesini gündüzüne katarak bugünlere gelmemizi sağlayan tüm mühendislerimize, teknisyenlerimize, yazılımcılarımıza, akademisyenlerimize ve tabii ki sahada kahramanca görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarına gönülden tebrik ediyorum. Bu çalışmaları etkin bir koordinasyon içinde yürüten Savunma Sanayii Başkanlığımızı ve sektördeki 3 bin 500'ü aşkın firmamızı başarılarından ötürü yürekten kutluyorum. Rabbim ayağınıza taş değdirmesin. Sizlerin bu emeğini, bu gayretini daha güçlü bir geleceğin, daha müreffeh yarınların teminatı eylesin diyorum. Değerli arkadaşlar; bugün Türkiye'nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkan ve kabiliyetlerine, yerli ve milli teknolojiyle şekillenen istikbal yürüyüşüne bir kez daha şahitlik edeceğiz. Birazdan inşallah SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracımızı hizmete alacak, Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi'nin temellerini atacak, KAAN Teknoloji Tesisi ile Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi'nin de açılışını yapacağız. Envanterimize katacağımız SANCAR SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor; güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi artırıyoruz. Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi ile eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa'nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. KAAN Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum. Türkiye'nin hem gök vatanda hem de mavi vatandaki savunma gücünü, kapasitesini, caydırıcılığını bir üst seviyeye taşıyacak bu eserlerin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kıymetli misafirler, değerli kardeşlerim; şunu evvelemirde açık açık ifade etmek isterim. Caydırıcılık yalnızca sahip olduğumuz sistem ve platformların sayısıyla ölçülemez. Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak, test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek, eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım ve temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak. Şu hakikati en iyi sizler biliyorsunuz. Güvenlik ve savunma asla tek boyutlu değildir. Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırttan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikayesi yazdı. Cenabıallah’a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir. Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıyoruz. Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam dikkatinizi çekerim; 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2023 sonu itibarıyla savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1400'ün üzerine çıktı. Değerli kardeşlerim; peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük. Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim, yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN; komuta kontrol simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir HAVELSAN. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut Bilişim Sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar; insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık, teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla 'Türkiye'nin verileri Türkiye'de kalmalı' diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye'nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodlandı. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü KOVAN yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Değerli kardeşlerim, şunu da ayrıca sizlere ve milletimizin dikkatine getirmek arzusundayım. Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. 'Biz neden kendimiz üretelim?', 'Neden bunca sıkıntıya girelim?', 'Hazır yapılmışı var, onları alalım' diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken bunlar bizim başımıza iş açacak, 'bu yoldan dönün' diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirine aldırmadık. Öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuşların, Piri Reis'lerin, Barbaros Hayrettin Paşa'ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği 6 kişilik, çift motorlu Nu.D 38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak; onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. 100 yıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti; radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam. 'İstersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap' diyecek bir nizam. İşte Üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah’a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Kıymetli misafirler; şu nokta dünyada çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bir şeyi nasıl yapacağını bilmek elbette önemlidir. Fakat bundan daha önemlisi o şeyi ne için yaptığını bilmektir. Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için; millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfuz peşinde asla değiliz. Tek derdimiz bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu; sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pürdikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde, büyük millet olmanın hakkını vererek yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz. İşte sizler de gördünüz. NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdı. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. EUROFIGHTER savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3, toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepimize inşallah nasip eylesin diyorum. Bu düşüncelerle bugün hizmete alacağımız, açılışını yapacağımız ve temellerini atacağımız sistem, tesis ve platformlarımızın bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Milli Savunma Bakanlığımıza, Savunma Sanayii Başkanlığımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, HAVELSAN ailemize ve sektöre emek veren tüm paydaşlarımıza canıgönülden şükranlarımı iletiyorum. Bu sistemleri tasarlayıp geliştiren mühendislerimize, teknisyenlerimize, katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun; Allah’a emanet olun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.