Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Bakanlığı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Savunma Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Temsilciler Meclisi’nden İran savaşı kararı: Trump’ın savaş yetkisine sınırlama Haber

ABD Temsilciler Meclisi’nden İran savaşı kararı: Trump’ın savaş yetkisine sınırlama

Karar üçüncü kez Meclis’ten geçti Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen karar, Başkan Donald Trump yönetiminin Kongre tarafından savaş ilanı veya özel bir askeri yetkilendirme olmadan İran’a yönelik askeri faaliyetlerini sürdürmesini sınırlandırmayı hedefliyor. Demokrat Temsilci Seth Moulton tarafından desteklenen düzenleme, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin İran’a yönelik çatışmalardan çekilmesini öngörürken, ABD veya müttefiklerine yönelik yakın bir saldırıya karşı savunma amacıyla bölgede asker bulundurulmasına ilişkin istisnalar içeriyor. Karar 220’ye karşı 204 oyla kabul edildi. Yedi Cumhuriyetçi temsilci Demokratlara katılarak düzenlemeye destek verdi. Bunlar Tom Barrett, Warren Davidson, Brian Fitzpatrick, Thomas Massie, Nancy Mace, Mariannette Miller-Meeks ve Zach Nunn oldu. Moulton’dan Kongre vurgusu Kararın önde gelen isimlerinden Seth Moulton, oylama öncesinde ABD'nin Irak Savaşı'ndaki askeri geçmişine atıfta bulundu. Moulton, Trump’ın savaşın birkaç hafta süreceğine ilişkin daha önceki açıklamalarını hatırlatarak Kongre’nin anayasal yetkileri çerçevesinde yönetimi sorgulaması gerektiğini savundu. Cumhuriyetçiler İran tehdidine dikkat çekti Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Brian Mast ise İran’ın hâlâ ABD açısından tehdit oluşturduğunu savundu. Mast, Demokratlara bölgedeki hangi askeri kaynakların geri çekilmesini istediklerini sorarken, Trump’ın “sonsuz savaşlar” yaklaşımına karşı olduğunu ve İran’la uzun yıllardır devam eden çatışma dönemini sona erdirmeyi amaçladığını söyledi. Böylece oylamada bir tarafta Kongre’nin savaş yetkileri üzerindeki denetiminin güçlendirilmesini savunan milletvekilleri, diğer tarafta ise İran’ın devam eden bir güvenlik tehdidi olduğunu belirterek askeri varlığın sürdürülmesini savunan Cumhuriyetçiler yer aldı. Savaşın maliyeti 38 milyar doları aştı Oylama, savaşın ABD bütçesine maliyetinin tartışıldığı bir dönemde gerçekleşti. Kongre Bütçe Ofisi’nin (CBO) 15 Eylül’de yayımladığı değerlendirmeye göre, İran’daki çatışmaların ABD Savunma Bakanlığı’na doğrudan maliyeti 1 Ağustos itibarıyla yaklaşık 38 milyar dolara ulaştı. CBO, çatışmaların yoğunluğuna bağlı olarak savaşın aylık maliyetinin yaklaşık 2 ila 3 milyar dolar arasında olabileceğini bildirdi. Raporda ayrıca, çatışmaların devam etmesi halinde savunma harcamalarının artabileceği ve savaşın ekonomik etkileri nedeniyle 2027 başlarında enflasyonun daha önceki beklentilerin yaklaşık 0,5 puan üzerinde gerçekleşebileceği belirtildi. Önceki girişimler sonuç vermemişti Temsilciler Meclisi, İran savaşıyla ilgili benzer savaş yetkileri kararlarını daha önce haziran ve temmuz aylarında da kabul etmişti. Ancak önceki girişimler başkanlık makamına ulaşmadı. Senato’da da İran’daki askeri faaliyetleri sınırlandırmaya yönelik benzer bir girişim gündeme gelmiş, ancak süreç daha sonra değişikliğe uğramıştı. Bu nedenle son Meclis oylamasının ardından düzenlemenin Senato’daki geleceği önem taşıyor. Benzin fiyatları da gündemde İran savaşı, enerji piyasaları ve ABD’deki akaryakıt fiyatları üzerindeki etkileri nedeniyle Kongre’deki tartışmaların başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, düzenlediği basın toplantısında benzin fiyatlarının düşürülmesi gerektiğini söyledi. Johnson ayrıca çatışmanın bölgede yeni bir aşamaya girdiğini savunarak müttefiklerin bölgenin istikrarına yönelik çalışmalarının arttığını ifade etti. Johnson, enerji maliyetlerindeki düşüşün gıda fiyatlarına da yansıyacağını belirtti ve bunun daha erken gerçekleşmesini tercih ettiğini söyledi. Temsilciler Meclisi’ndeki son oylamayla birlikte İran savaşı ve başkanın savaş yetkileri üzerindeki Kongre denetimi tartışması yeniden ABD siyasetinin önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.

Pentagon denetçisi açıkladı: İran savaşı ABD’nin mühimmat stoklarını azalttı Haber

Pentagon denetçisi açıkladı: İran savaşı ABD’nin mühimmat stoklarını azalttı

ABD Savunma Bakanlığı’nın denetçisi tarafından Kongre’ye sunulan “Operation Epic Fury” raporu, İran’la savaşın ilk aylarındaki askeri faaliyetleri ve ABD’nin bölgedeki kayıplarını kapsamlı şekilde ele aldı. İran saldırıları ABD üslerinde ağır hasara yol açtı Rapora göre İran’ın düzenlediği saldırılar, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün’de bulunan ABD askeri tesislerini hedef aldı. Saldırılar sonucunda bu ülkelerdeki ABD üslerinde yüzlerce bina ve yapının hasar gördüğü veya tamamen kullanılamaz hale geldiği kaydedildi. ABD’ye ait bazı uçak ve insansız hava araçlarının da saldırılardan zarar gördüğü belirtildi. Bahreyn’de bulunan ABD Donanması’nın bölgesel merkezinin de saldırılardan ağır şekilde etkilendiği ve tesisin önemli bölümünün kullanılamaz hale geldiği aktarıldı. Mühimmat stoklarında kritik düşüş Raporda savaşın ABD’nin gelişmiş mühimmat stokları üzerinde de önemli baskı oluşturduğu vurgulandı. Denetçi, savaşın “stratejik envanter açıklarına” yol açtığını ve mühimmat üretiminde kullanılan savunma sanayisi altyapısında tedarik darboğazlarını ortaya çıkardığını bildirdi. Özellikle gelişmiş füze ve önleyici mühimmatların yeniden tedarik edilmesinin zaman alabileceğine dikkat çekildi. Rapora göre savaşın ilk dört ayındaki toplam maliyet yaklaşık 33,4 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu miktarın 22,3 milyar dolarının kullanılan mühimmat, 3,7 milyar dolarının ekipman kayıpları ve 7,4 milyar dolarının diğer harcamalardan oluştuğu bildirildi. CENTCOM bazı unsurları bölgeden taşıdı İran saldırılarının ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM), personel, askeri ekipman ve depolama tesislerinin bir bölümünün yerlerini değiştirdiği belirtildi. ABD ordusunun bölgedeki lojistik faaliyetlerini yeniden düzenlediği ve bazı ikmal hatlarını daha uzak noktalara yönlendirdiği aktarıldı. Bu süreçte Irak ve Kuveyt’te kullanılan bazı tıbbi tahliye imkanlarının da bölgeden çekildiği, tıbbi tahliyelerde kara yoluyla yerel sağlık tesislerinden yararlanıldığı ifade edildi. ABD diplomatik tesislerinde 184 milyon dolarlık hasar Raporda yalnızca askeri tesislerin değil, ABD’nin Orta Doğu’daki diplomatik temsilciliklerinin de saldırılardan zarar gördüğü belirtildi. Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ABD diplomatik tesislerinde meydana gelen hasarın yaklaşık 184 milyon dolar olduğu bildirildi. Savaşın başlamasının ardından yaklaşık 3 bin 500 ABD diplomatik personelinin bölgeden uzaklaştırıldığı, bazı temsilciliklerde ise faaliyetlerin halen sınırlı şekilde sürdüğü kaydedildi. Raporda, bazı diplomatların ve ailelerinin yeniden bölgeye dönmeye başladığı bilgisine de yer verildi. Pentagon raporu Trump’ın açıklamalarıyla yeniden gündemde Denetçi raporunun yayımlanması, ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemde ABD’nin mühimmat kapasitesine ilişkin yaptığı açıklamaların ardından dikkat çekti. Trump, ABD’nin yüksek miktarda mühimmata sahip olduğunu ve savunma sanayisinin üretim kapasitesinin güçlü şekilde devam ettiğini savunurken, Pentagon denetçisinin raporu özellikle bazı gelişmiş mühimmat türlerinde stratejik stok açığı oluştuğunu ortaya koydu. Raporda ortaya konulan bulgular, İran savaşı sırasında kullanılan mühimmatın ABD’nin mevcut stokları üzerindeki etkisini ve yeni mühimmat üretiminde karşılaşılan kapasite sorunlarını resmi bir denetim raporuyla gündeme

ABD ilk kez doğruladı: Yörüngede uzay kontrol silahları bulunuyor Haber

ABD ilk kez doğruladı: Yörüngede uzay kontrol silahları bulunuyor

“Yörüngede uzay kontrol silahlarımız bulunuyor” Meink, Maryland’de düzenlenen 2026 Air, Space & Cyber Konferansı’nda yaptığı konuşmada ABD’nin uzaydaki askeri kapasitesine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. ABD’nin değişen tehditlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirten Meink, Uzay Kuvvetleri’nin artık yörüngede, ortak kuvvetleri düşman eylemlerine karşı savunabilecek “uzay kontrol silahlarına” sahip olduğunu açıkladı. Meink’in açıklaması, ABD yönetiminin yörüngede konuşlandırılmış silah sistemlerinin varlığını kamuoyu önünde ilk kez bu kadar açık şekilde kabul etmesi açısından dikkat çekti. Silahların özellikleri açıklanmadı Meink, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken söz konusu sistemlerin hangi tür silahlar olduğunu açıklamadı. Silahların kinetik veya kinetik olmayan sistemler olup olmadığı konusunda da bilgi vermeyen Meink, bu ayrıntıların paylaşılmasının caydırıcılık açısından fayda sağlamayacağını söyledi. ABD Hava Kuvvetleri Bakanı ayrıca söz konusu silahların ne zaman yörüngeye yerleştirildiğini veya kaç sistemin görev yaptığını da açıklamadı. ABD uzayda askeri kapasitesini artırıyor Meink, ABD’nin yalnızca mevcut uzay kabiliyetlerini korumaya değil, aynı zamanda farklı tehditleri takip edebilecek ve gerektiğinde etkisiz hale getirebilecek yeni sistemleri geliştirmeye de odaklandığını belirtti. ABD Uzay Kuvvetleri, yörüngedeki tehditlere karşı kullanılabilecek sistemlerin yanı sıra uzay tabanlı önleyiciler ve hava hedeflerini uzaydan takip etmeye yönelik uydu sistemleri üzerinde de çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar, Donald Trump yönetiminin “Golden Dome” füze savunma girişimiyle de bağlantılı olarak ilerliyor. Çin ve Rusya vurgusu Meink, ABD’nin uzayda üstünlüğünü korumasının kritik önem taşıdığını vurgularken, Çin ve Rusya’nın da uzun süredir ABD’nin uzaydaki sistemlerini tehdit edebilecek kabiliyetler geliştirdiğine dikkat çekti. ABD Savunma Bakanlığı, son yıllarda uzayda karşı koyma ve savunma kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarını artırırken, Meink’in son açıklaması Washington’ın yörüngedeki askeri kabiliyetleri konusunda daha açık bir politika izlemeye başladığını gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Meink, buna karşın yörüngede bulunan silahların teknik özellikleri, test süreçleri veya operasyonel kabiliyetleri hakkında bilgi vermedi.

İran, Hürmüz Boğazı'nda ABD'ye ait insansız su altı aracını ele geçirdiğini açıkladı Haber

İran, Hürmüz Boğazı'nda ABD'ye ait insansız su altı aracını ele geçirdiğini açıkladı

"Hürmüz Boğazı girişinde tespit edildi" Devrim Muhafızları Donanması tarafından yapılan açıklamada, ABD'ye ait gelişmiş bir insansız su altı aracının Hürmüz Boğazı'nın girişinde tespit edildiği ve gerçekleştirilen operasyonun ardından kontrol altına alındığı belirtildi. İran makamları, aracın 2025 yılında ABD filosuna teslim edildiğini ve gelişmiş denizaltı teknolojileriyle donatıldığını savundu. İran'ın açıklamasında araç, ABD'nin "en modern akıllı ve insansız denizaltılarından biri" olarak tanımlandı. ABD: Araç daha önce arızalanmıştı İran'ın açıklamasının ardından ABD Savunma Bakanlığı, söz konusu insansız su altı aracının bir süre önce arızalandığını açıkladı. ABD tarafı, aracın bölgedeki deniz araştırmaları sırasında arızalandığını ve hassas veri toplamadığını belirtti. Reuters'a göre ABD'li yetkililer, aracın eski bir model olduğunu ve üzerinde gizli sonar veya radar sistemleri bulunmadığını ifade etti. Aracı geliştiren Anduril şirketi de aracın kaybedildiğini doğrularken, Dive-LD sistemlerinin yüksek riskli görevlerde kullanılmak üzere tasarlandığını ve araç kaybının operasyonel açıdan öngörülebilir olduğunu bildirdi. Araç Dive-LD olarak tanımlandı Reuters'ın aktardığı bilgilere göre ele geçirildiği belirtilen araç, ABD merkezli Anduril tarafından geliştirilen Dive-LDadlı otonom su altı aracı. Yaklaşık 5,8 metre uzunluğundaki sistemin deniz tabanı haritalama, mayın tespiti, istihbarat toplama ve denizaltı altyapılarının incelenmesi gibi görevlerde kullanılabildiği bildirildi. İran ile ABD arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı çevresinde arttığı bir dönemde yaşanan gelişmenin, iki ülke arasındaki askeri gerilimi daha da tırmandırabileceği değerlendiriliyor.

İngiltere’de bomba paniği: Qatar Airways uçağı için ihbar yapan 14 yaşındaki çocuk çıktı Haber

İngiltere’de bomba paniği: Qatar Airways uçağı için ihbar yapan 14 yaşındaki çocuk çıktı

Tehdit ihbarının ardından İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne (RAF) bağlı Typhoon savaş uçakları acil görev kapsamında havalandırıldı. Güvenlik önlemleri kapsamında başlatılan operasyon sonucunda yolcu uçağı herhangi bir sorun yaşanmadan Manchester Havalimanı’na indirildi. Yapılan soruşturma sonrası, bomba ihbarını yapan kişinin uçakta bulunmayan Bolton bölgesinden 14 yaşındaki bir çocuk olduğu belirlendi. RAF savaş uçakları havalandı İngiltere Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Lincolnshire’daki RAF üssünden kalkan Typhoon savaş uçaklarının, Manchester’a yaklaşan Qatar Airways uçağına yönelik önleme görevi için havalandığı doğrulandı. Olay, eski adıyla Ulusal Hava Trafik Hizmetleri (NATS) olarak bilinen hava trafik kontrol birimlerine gelen ihbarla başladı. Yetkililere göre tehdit bildirimi cuma günü saat 18.00 sıralarında ulaştı. İhbarın alınmasının ardından polis ekipleri, RAF yetkilileri ve Manchester Havalimanı yönetimi arasında koordinasyon sağlandı. Güvenlik protokolleri kapsamında yolcu uçağının takibi başlatılırken, olası bir tehlikeye karşı tüm hazırlıklar yapıldı. Uçak güvenli şekilde iniş yaptı Yaşanan gelişmeler üzerine güvenlik ekipleri alarma geçerken, Qatar Airways uçağı kontrollü şekilde Manchester Havalimanı’na yönlendirildi. Büyük Manchester Polisi tarafından yapılan açıklamada, uçağın güvenli şekilde iniş yaptığı ve yolcularla mürettebat açısından herhangi bir risk oluşmadığı belirtildi. Uçağın inişinin ardından güvenlik ekipleri tarafından gerekli kontroller gerçekleştirildi. Yapılan incelemelerde herhangi bir patlayıcı ya da tehlikeli maddeye rastlanmadı. İhbarın kaynağı 14 yaşındaki çocuk çıktı Olayın ardından başlatılan kapsamlı soruşturma kapsamında, bomba tehdidini yaptığı değerlendirilen kişinin kimliği tespit edildi. Polis ekipleri, ihbarın Bolton’da yaşayan 14 yaşındaki bir çocuk tarafından yapıldığını açıkladı. Çocuğun olay sırasında Qatar Airways uçağında bulunmadığı da belirtildi. Yetkililer, soruşturma kapsamında çocuğun polis ekipleriyle işbirliği yaptığını bildirdi. Olayla ilgili incelemelerin devam ettiği aktarılırken, sahte bomba ihbarının neden yapıldığı araştırılıyor. Polis yetkilisinden uyarı: “Şaka değil” Büyük Manchester Polisi Başmüfettişi Gary Homa, olay sonrası yaptığı açıklamada sahte tehditlerin ciddi sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. Homa, güvenlik birimlerinin gelen her tehdidi gerçek kabul ederek değerlendirdiğini belirterek, kamu güvenliğinin en önemli öncelik olduğunu söyledi. Başmüfettiş Homa, asılsız ihbarların yalnızca güvenlik güçlerinin zamanını ve kaynaklarını tüketmediğini, aynı zamanda yolcular arasında gereksiz korku ve endişeye neden olduğunu ifade etti. Bu tür olayların kesinlikle bir şaka olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Homa, suç unsuru tespit edilmesi halinde gerekli yasal işlemlerin uygulanacağını belirtti. Havalimanlarında güvenlik alarmı yeniden gündemde Qatar Airways uçağıyla ilgili yaşanan olay, havacılık güvenliğinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Uluslararası havalimanlarında bomba tehditleri ve güvenlik ihbarları, yolcuların güvenliği açısından en yüksek seviyede değerlendiriliyor. Yetkililer, özellikle sahte ihbarların ciddi operasyonlara yol açabileceğini ve acil müdahale ekiplerinin gereksiz şekilde meşgul edilmesine neden olduğunu hatırlatıyor. Manchester Havalimanı’nda yaşanan olayda herhangi bir yaralanma veya maddi zarar meydana gelmezken, soruşturmanın tamamlanmasının ardından 14 yaşındaki çocuk hakkında nasıl bir hukuki süreç yürütüleceği netlik kazanacak.

ABD, İran'ın saldırılarında öldürülen 3'üncü askerinin kimliğini açıkladı Haber

ABD, İran'ın saldırılarında öldürülen 3'üncü askerinin kimliğini açıkladı

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran'ın Ortadoğu'daki ABD üslerine yönelik saldırılarında yaşamını yitiren üçüncü Amerikan askerinin kimliğini kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamaya göre, hayatını kaybeden askerin Kuzey Carolina eyaletinden 30 yaşındaki Çavuş Michael Emmanuel Swinton olduğu bildirildi. Harir Üssü'ne düzenlenen saldırıda yaşamını yitirdi Pentagon'un verdiği bilgilere göre Swinton, pazar günü Irak'ın Erbil vilayetine bağlı Soran ilçesinde bulunan Harir Askeri Üssü'ne düzenlenen saldırıda hayatını kaybetti. Yetkililer, askerin ölümüne ilişkin ayrıntılı koşullar hakkında ise bilgi paylaşmadı. Aynı saldırıda görev yapan bir ABD askerinin de hafif yaralandığı ve tedavisinin sürdüğü açıklandı. Hava savunma birliğinde görev yapıyordu Pentagon kayıtlarına göre Michael Emmanuel Swinton, Kuzey Carolina'daki Fort Bragg Üssü'nde konuşlu 108. Hava Savunma Topçu Tugayı'na bağlı 55. Hava Savunma Topçu Alayı'nın 2. Taburu D Bataryası'nda görev yapıyordu. Savunma Bakanlığı, Swinton'ın ailesine gerekli bilgilendirmenin yapıldığını belirterek, olayla ilgili incelemelerin sürdüğünü kaydetti. Ürdün'deki saldırıda da iki asker ölmüştü Pentagon daha önce, Ürdün'deki ABD üssüne düzenlenen saldırıda yaşamını yitiren iki Amerikan askerinin kimliklerini de açıklamıştı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 17 Temmuz'da Ürdün'deki üsse düzenlenen saldırıda iki askerin hayatını kaybettiğini, bir askerin ise kaybolduğunu duyurmuştu. Daha sonra Pentagon, yaşamını yitiren askerlerin kimliklerinin tespit edildiğini ve olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini bildirmişti. ABD'nin kayıpları 17'ye yükseldi CENTCOM ayrıca, 18 Temmuz'da Irak'ta İran'a ait bir insansız hava aracından (İHA) kalan patlamamış mühimmatın kontrollü şekilde imha edilmesi sırasında bir ABD askerinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Böylece ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalarda hayatını kaybettiği açıklanan Amerikan askerlerinin sayısı 17'ye yükseldi. Bölgede gerilim sürerken, Washington yönetimi hem Irak hem de Ürdün'deki saldırılara ilişkin soruşturmaların devam ettiğini ve güvenlik önlemlerinin artırıldığını belirtiyor.

ABD Kongresi İran savaşı hakkında Trump hükümetinin politikası sorgulandı Haber

ABD Kongresi İran savaşı hakkında Trump hükümetinin politikası sorgulandı

Cooper, "ABD Askeri Duruşu, Büyük Orta Doğu ve Afrika'daki Ulusal Güvenlik Zorlukları" konulu oturumda, Savunma Bakanlığı Uluslararası Güvenlik İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Daniel Zimmerman ve ABD Afrika Komutanı General Dagvin Anderson ile ifade verdi. Komitenin Demokrat üyesi Seth Moulton'ın, İran'a yönelik savaşta "işlerin pek iyi gitmediğine" dair yaptığı yoruma, Cooper tepki gösterdi. Moulton'ın, "Bu hata uğruna ölmesini isteyeceğimiz daha kaç Amerikalı olması gerektiğini bilmek istiyorum. Bunu biliyor musunuz?" sorusuna Cooper, "Bunun sizin tarafınızdan yapılmış, tamamen yersiz bir açıklama olduğunu düşünüyorum." sözleriyle karşılık verdi. Moulton, Başkan Donald Trump'ın Tahran'dan "koşulsuz teslimiyet" talep eden sözlerini gündeme getirerek "Bu, planın bir parçası mı?" diye sordu. Cooper bu soruya da "Sayın Temsilci, tüm askeri hedeflerimize ulaştık. Şu anda bir ateşkes halindeyiz, bir abluka uyguluyoruz ve geniş bir yelpazedeki olası gelişmelere karşı hazırlıklıyız." cevabını verdi. "Bir ateşkesimiz var" Kongre üyesi Chrissy Houlahan, CENTCOM Komutanı Cooper'a, ABD tarafından İran'a ait binlerce hedefin vurulduğunun, İran donanmasının yüzde 80 veya 90'ının yok edildiğinin söylenmesine rağmen "Neden kaybediyormuş gibi hissettiğini" sordu. Cooper, Houlahan'a, "Sayın Kongre üyesi, bu hissi paylaşmıyorum. Sizin de belirttiğiniz gibi, görüşmeler devam ediyor ve bir departman olarak bu görüşmelere destek vermeye hazırız." yanıtını verdi. Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesindeki oturumun devamında, diğer Kongre üyelerinin İran ile savaşın sona erip ermediği konusundaki ısrarlı sorularına muhatap olan Cooper, "Bir ateşkesimiz var." demekle yetindi. Komite üyeleri ayrıca, İran'ın, bombalanarak yıkılan füze üslerinin birçoğunu halihazırda yeniden faaliyete geçirdiğine dair çıkan haberler konusunda Cooper'a sorular yöneltti. Cooper bu iddiaları reddederek, "Bu haberler gerçeği yansıtmıyor." dedi.

Almanya, Türkiye'ye Patriot bataryası ve 150 asker gönderiyor Haber

Almanya, Türkiye'ye Patriot bataryası ve 150 asker gönderiyor

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre görev gücü; bir Patriot ateşleme birimi ile Schleswig Holstein eyaletinin Husum kentindeki 1. Hava Savunma Alayı'ndan 150 askerden oluşacak. ABD'nin yerini Almanya alıyor NATO, İran ile yaşanan gerilim sürecinde Türkiye'deki hava savunmasını güçlendirmişti. Mart ayı ortasında, İran'ın Türkiye'ye yönelik balistik füze saldırılarının ardından Malatya'daki Kürecik Radar Üssü bölgesine ABD'ye ait Patriot bataryası konuşlandırılmıştı. Alman Savunma Bakanlığı, Türkiye'ye gönderilecek kuvvetlerin ABD birliklerinin yerini alacağını belirtti. Bu adımla Almanya'nın NATO hava sahasının korunmasında "adil yük paylaşımı"na önemli katkı sunacağı vurgulandı. Savunma Bakanı Boris Pistorius, Almanya'nın NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlendiğini belirterek şunları söyledi: "Askerlerimizin Türk ve ABD'li ortaklarımızla çok yakın koordinasyon içinde çalışması, müttefiklerimizle iş birliğimizin ne denli güvenilir işlediğini bir kez daha ortaya koymaktadır." Büyükelçi: NATO'nun gücü birlikte savunmaktan geliyor Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg da sosyal medya hesabından Türkçe açıklama yaparak Alman ordusunun "önemli bir NATO müttefiki olan" Türkiye'ye destek verdiğini ve "NATO'nun güneydoğu kanadının hava ve füze savunmasına değerli bir katkı" sağladığını ifade etti. Sorg, "NATO'nun gücü birbirimizi korumamızdan ve savunmamızı ittifak olarak birlikte şekillendirmemizden gelmektedir. Bunu, Türkiye'nin İran tarafından balistik füzelerle defalarca hedef alındığı ve bu füzelerin tamamının NATO tarafından imha edildiği son haftalar da açıkça göstermiştir" dedi. Alman Patriot'ları Türkiye'de ilk kez değil Alman ordusuna ait Patriot bataryaları daha önce 2013-2015 yılları arasında NATO misyonu kapsamında Kahramanmaraş'ta konuşlandırılmış ve yaklaşık üç yıl boyunca Suriye sınırında NATO hava sahasını korumaya almıştı. Alman hava savunma kuvvetleri geçen yıl Polonya'da, önceki yıllarda ise Slovakya ve Litvanya'da görev üstlenmişti.

Rusya, ateşkesi uzatmak için şartlarını açıkladı Haber

Rusya, ateşkesi uzatmak için şartlarını açıkladı

Rus tarafı, Kiev bu talepleri reddederse çatışmaların derhal yeniden başlayacağında ısrar ediyor. Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, kararın artık Cumhurbaşkanı Zelenskyy'de olduğunu vurgulayarak, Ukrayna'nın Moskova'nın taleplerini kabul etmesi halinde barışın derhal sağlanabileceğini belirtti. Dmitry Peskov, 12 Nisan'da yayınlanan bir röportajda Rusya'nın çatışmayı sona erdirme olasılığına ilişkin pozisyonunu açıkladı. Şunları söyledi: "Sürdürülebilir barış, çıkarlarımızı güvence altına aldığımızda ve en başından beri belirlediğimiz hedeflere ulaştığımızda gelebilir. Bu, kelimenin tam anlamıyla bugün yapılabilir. Ancak Sayın Zelenskyy bu zaten apaçık olan çözümleri kabul etmelidir." Peskov ayrıca, taleplerin karşılanmaması halinde askeri operasyonların devam edeceği konusunda doğrudan bir uyarıda bulundu. Şunları ekledi: "Sayın Zelenskyy bu sorumluluğu üstlenecek cesareti göstermedikçe, ateşkes sona erdikten sonra da özel askeri operasyon devam edecektir." Başlangıçta sadece 32 saat sürmesi planlanan ve Cumartesi günü saat 16:00'dan Pazar günü sonuna kadar (Moskova saatiyle) geçerli olacak bu geçici ateşkes, halkın dini faaliyetlerini kolaylaştırmayı amaçlıyordu. Ancak Rusya'nın kararlı tutumu göz önüne alındığında, bu anlaşmanın uzatılma olasılığı artık son derece düşük. Beşinci yılına giren savaşa kısa süreli bir sakinlik getirmesi beklenen ateşkese rağmen, savaş alanında binlerce ihlal kaydedildi. Bu ateşkes, Zelenskyy'nin önerisi üzerine geçen Perşembe günü Rusya Devlet Başkanı Putin tarafından kabul edildi. Ancak, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı, 12 Nisan sabahı saat 07:00 itibarıyla 2.299 ihlal kaydettiğini bildirdi. Bu ihlaller arasında 28 düşman saldırısı, 479 topçu bombardımanı, 747 insansız hava aracı saldırısı ve 1.045 FPV insansız hava aracı saldırısı yer alıyordu. Buna rağmen, Ukrayna bu dönemde füze veya güdümlü bomba saldırısı olmadığını doğruladı. Öte yandan, Rusya Savunma Bakanlığı da Ukrayna güçlerine benzer suçlamalarda bulundu. TASS haber ajansının bir raporuna göre, Rusya, 11 Nisan saat 16:00 ile 12 Nisan saat 08:00 arasında Ukrayna silahlı birlikleri tarafından toplam 1.971 ateşkes ihlali kaydetti. Ateşkes döneminde silahlı çatışmalardaki artış, iki taraf arasında aşırı gerginlik ve güven eksikliğine işaret ediyor. 32 saatlik ateşkesin sona ermesiyle birlikte, büyük çaplı savaş tehlikesi yeniden belirirken, diplomatik çabalar henüz ortak bir zemin bulamadı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.