Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Anlaşması

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Savunma Anlaşması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Anlaşması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak: Para CHP'nin parasıdır Haber

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak: Para CHP'nin parasıdır

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. . Türkiye’nin son 25 yılda Cumhuriyet’in temel kuruluş ilkelerinden uzaklaştığını öne süren Öztrak, fon soruşturmaları, kamu kurumlarının sorumluluğu ve ekonomik gelişmeler üzerinden iktidara eleştiriler yöneltti. FON SORUŞTURMALARINDA KURUM YÖNETİCİLERİNİ ELEŞTİRDİ Fon soruşturmalarının başlamasının üzerinden yaklaşık bir buçuk ay geçtiğini belirten Öztrak, hükümetin olayın aydınlatılması konusunda samimi olması durumunda ilgili kurumların yöneticilerini görevden alacağını savundu. Bazı kamu kurumlarında ihmal ve suistimal bulunduğuna ilişkin açıklamaları hatırlatan Öztrak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) başkanının görevden ayrılması sürecine ve diğer kurumların yöneticilerinin görevlerine devam etmesine tepki gösterdi. Öztrak, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Takasbank ve Borsa İstanbul yöneticilerinin görevde kalmasını eleştirerek soruşturma sürecinin daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü. Fon soruşturmalarının ekonomik etkilerine de değinen Öztrak, bir ay içinde Merkez Bankasının net rezervlerinin üçte birinin eridiğini iddia etti. Yaşanan gelişmelerin 2027 yılı bütçesine nasıl yansıyacağının da önemli bir soru olduğunu ifade etti. MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI DEĞERLENDİRMESİ Öztrak, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin kanun teklifinin TBMM Dışişleri Komisyonu’nda görüşülecek olmasına da değindi. Türkiye’nin milli çıkarlarını esas alan bir yaklaşımın önemini vurgulayan Öztrak, başka ülkelerin bölgesel planlarının maliyetinin Türkiye’ye yüklenmesine karşı çıkacaklarını belirtti. Öztrak, Türkiye’nin bölgesinde güçlenmesini sağlayacak adımları ise destekleyeceklerini söyledi. CHP İLE YENİ PARTİ ARASINDAKİ AİDAT TARTIŞMASI Basın toplantısında CHP ile Yeni Parti arasında milletvekillerinden alınan aidat paralarına ilişkin yaşanan tartışma da gündeme geldi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir’in açıklamalarına tepki gösteren Öztrak, fon soruşturmalarıyla ilgilenirken partinin parasını geri almak için de mücadele edeceklerini söyledi. Konunun yargıya taşındığını belirten Öztrak, “Para CHP’nin parasıdır” ifadesini kullandı. Öztrak, söz konusu paranın CHP’ye ait olduğunu savunarak bu konudaki değerlendirmeyi kamuoyuna bıraktı. CHP GRUBUNUN PARASI HAKKINDA SON BİR NOT… Ben milletvekili arkadaşlarımızın bu paranın baba ocağının parası olduğunu bilseler, ellerini dahi sürmeyeceklerini gayet yakından biliyorum. Ama maalesef bir kötülük makinasına dönüşmüş olan ve mahkemelerin batıl ilan ettiği yönetim, bu meseleyi milletvekili arkadaşlarımıza çok farklı anlatmış. Sonuç olarak konu mahkemeye intikal etmiştir, mahkeme de kararını verecektir. — Faik Öztrak (@faikoztrak) October 26, 2026 ÖZTRAK’TAN ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Öztrak’a, seçimlerin Kasım 2027 veya Nisan 2028’de yapılması yönündeki olasılıklar soruldu. CHP’nin bu konudaki tutumunu açıklayan Öztrak, erken seçim taleplerini yineleyerek "Biz 'Derhal seçim' diyoruz ve bu güven bunalımını başka türlü bu ülkenin aşması mümkün değil" değerlendirmesinde bulundu.

Yaşar Güler: Terörsüz Türkiye süreciyle terör ve şiddetin ülke gündeminden tamamen çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi Haber

Yaşar Güler: Terörsüz Türkiye süreciyle terör ve şiddetin ülke gündeminden tamamen çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları ve bakan yardımcılarıyla birlikte Millî Savunma Üniversitesinin 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Bakan Güler, Türkiye’nin stratejik konumu nedeniyle bölgesel ve küresel gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde etkin diplomasi, güçlü devlet iradesi ve proaktif güvenlik anlayışıyla ülkenin hak ve menfaatlerinin korunduğunu ifade etti. “ULUSLARARASI BARIŞ VE GÜVENLİĞE KATKI SUNUYORUZ” Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin Türkiye’nin güvenlik politikalarının öncelikli başlıkları olduğunu belirten Güler, Türkiye’nin krizlerin çözümüne yönelik diplomatik girişimleri ve uluslararası görevleriyle küresel barış ve güvenliğe katkı sunduğunu söyledi. Karadeniz’de savaşın bölgesel güvenlik üzerindeki etkilerinin yakından takip edildiğini aktaran Güler, Kafkasya’da ise kalıcı barış ve bölgesel istikrarın tesis edilmesini desteklediklerini kaydetti. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kuvvet Komutanları ve Bakan Yardımcıları ile Millî Savunma Üniversitesinin 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Törende bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler, özetle şunları söyledi: ULUSLARARASI BARIŞ VE GÜVENLİĞE ÖNEMLİ KATKILAR SUNUYORUZ Türkiye, sahip olduğu stratejik konum itibarıyla tüm dünyayı doğrudan etkileyen gelişmelerin yaşandığı bir coğrafyanın merkezindedir. Bu nedenle risk ve tehditleri yakından takip ediyor, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde etkin diplomasi, güçlü devlet iradesi ve proaktif güvenlik anlayışıyla hak ve menfaatlerimizi kararlılıkla koruyoruz. Krizlerin çözümüne yönelik diplomatik girişimlerimiz, üstlendiğimiz uluslararası görev ve sorumluluklar ve sahadaki etkinliğimizle uluslararası barış ve güvenliğe önemli katkılar sunuyoruz. Bu stratejik yaklaşımımızın önemi, özellikle yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmeler dikkate alındığında çok daha açık bir şekilde görülmektedir. Karadeniz’de devam eden savaş ve güvenlik riskleri, Kafkasya’da şekillenen yeni dengeler, Orta Doğu’daki gelişmeler, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimiz, güvenlik politikamızın öncelikli meseleleridir. Bu çerçevede Karadeniz’de, savaşın bölgesel güvenlik üzerindeki etkilerini yakından takip ederek, istikrarın korunmasına yönelik sorumlu ve dengeli yaklaşımımızı sürdürüyoruz. Kafkasya’da da kalıcı barışın tesis edilmesini, bölgesel istikrarın güçlendirilmesini ve iş birliği imkânlarının geliştirilmesini destekliyoruz. KIBRIS TÜRKÜ’NE YÖNELİK HAZIMSIZLIK POLİTİKASI DEVAM EDİYOR Bölgemizi en çok etkileyen Orta Doğu’da ise yaşanan krizlere sessiz kalmadığımız gibi kurduğumuz ittifaklarla da bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik önemli adımlar atıyoruz. En son Mekke’de imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması da bu politikamızın etkin ve güçlü bir yansıması olmuştur. Yine bu politikalarımız kapsamında Kıbrıs Türkü’nün güvenliğinin ve meşru haklarının korunmasına yönelik kararlılığımızı muhafaza ediyor, Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini hassasiyetle gözetiyoruz. Bu çerçevede Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin siyasi etkinliğini artırma ve dış desteklerle askerî kapasitesini geliştirme adımlarını yakından takip ediyor, millî güvenliğimiz doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla alıyoruz. Yeri gelmişken belirtmek isterim ki Kıbrıs Türkü’ne yönelik 1960’lardan süregelen sindirme ve hazımsızlık politikası hâlâ en güçlü şekilde devam etmektedir. Öyle ki Barcelona Futbol Akademisinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Eylül ayında düzenlemeyi planladığı kampa karşı UEFA nezdinde girişimde bulunulması daha önce de bir müzik festivaline karşı yapılan benzer girişimler, Rum tarafının içinde bulunduğu hezeyanın ve uzlaşmazlığın bir yansımasıdır. Uluslararası nitelikteki eğitim, sportif, kültürel ve gençlik faaliyetlerine dahi tahammül edemeyip bunları engellemek için çaba içerisine girenlerle hangi önemli konuda uzlaşılabileceği hususunu da bu kapsamda üçüncü taraf ülkelerin dikkatine sunmak isteriz. Şu bir gerçek ki Türkiye hem uluslararası hukuktan doğan garantörlük hakları hem de tarihî sorumlulukları gereği Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini, egemenliğini ve meşru çıkarlarını koruma azim ve kararlılığındadır. GÜVENLİK KAZANIMLARININ KALICI HALE GETİRİLMESİNE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ Stratejik bakış, güvenliği yalnızca askerî tehditler üzerinden değerlendirmemeyi bir ülkenin iç huzurunu, millî birliğini ve toplumsal bütünlüğünü de güvenliğin ayrılmaz unsurları olarak görmeyi gerektirir. Bu bakımdan kırk yılı aşkın süredir asil milletimizin huzuruna ve ülkemizin bütünlüğüne kasteden teröre karşı yürüttüğümüz mücadelede elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hâle getirilmesine büyük önem veriyoruz. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye süreciyle terörü ve şiddeti ülkemizin gündeminden tamamen çıkarmayı, bin yıllık kardeşliğimizi daha da tahkim etmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda Gazi Meclisimiz tarafından ezici bir çoğunlukla kabul edilen ilgili Kanun çerçevesinde oluşturulan Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulumuz da çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Kurul bünyesinde oluşturulan Alt Komisyonlarla birlikte Kanunun uygulanmasına yönelik yürütülen faaliyetler ile önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar, ilgili kurumlarımızla tam bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde yürütülmektedir. Bu sürecin taşıdığı anlamı, siz silah ve mesai arkadaşlarımın da çok iyi idrak etmesi gerekiyor. Zira güvenlik, tehdidi bertaraf etmekle tamamlanan bir faaliyet değildir. Aynı zamanda elde edilen kazanımları korumayı ve tehdidin yeniden ortaya çıkmasını önleyecek sosyolojik şartların oluşturulmasını da gerektirir. Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakârlıklarıyla elde ettiğimiz kazanımlardan taviz vermeden, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmek, ülkemizin geleceğine bırakacağımız en kıymetli miras olacaktır. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) October 7, 2026 KIBRIS MESAJI: “GEREKLİ TÜM TEDBİRLERİ ALIYORUZ” Kıbrıs Türkü’nün güvenliği ve meşru haklarının korunmasına yönelik kararlılıklarının sürdüğünü belirten Güler, Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerinin gözetildiğini söyledi. Bakan Güler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin askerî kapasitesini artırmaya yönelik adımlarını yakından takip ettiklerini ve millî güvenlik doğrultusunda gerekli tedbirlerin alındığını belirtti. Kıbrıs Türkü’ne yönelik politikaların devam ettiğini savunan Güler, Rum tarafının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki uluslararası eğitim, spor ve kültür faaliyetlerine yönelik girişimlerini de eleştirdi. Konuşmasının önemli bölümünü terörle mücadeleye ayıran Güler, güvenliğin yalnızca askerî tehditlerin ortadan kaldırılmasıyla sınırlı olmadığını, toplumsal huzur ve millî birlik ile bütünlüğün de güvenliğin parçası olduğunu söyledi. Güler, 40 yılı aşkın süredir terörle mücadelede elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hale getirilmesinin önemine dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: Bu kapsamda oluşturulan Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulunun çalışmalarını sürdürdüğünü, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yeni çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bakan Güler, güvenlik anlayışının yalnızca mevcut tehditleri ortadan kaldırmakla sınırlı olmadığını vurgulayarak, elde edilen kazanımların korunması ve tehditlerin yeniden ortaya çıkmasını engelleyecek şartların oluşturulması gerektiğini söyledi. Silah ve mesai arkadaşlarına da seslenen Bakan Güler, “Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakârlıklarıyla elde ettiğimiz kazanımlardan taviz vermeden, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmek, ülkemizin geleceğine bırakacağımız en kıymetli miras olacaktır” dedi.

ABD’li siyasetçiden Mekke Savunma İttifakı yorumu: “Ortadoğu’nun NATO’su olabilir” Haber

ABD’li siyasetçiden Mekke Savunma İttifakı yorumu: “Ortadoğu’nun NATO’su olabilir”

ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Joe Wilson, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Ortadoğu’da NATO benzeri bir ittifaka dönüşme potansiyeli taşıdığını söyledi. Wilson, ittifakın Yemen’deki gelişmeler karşısında harekete geçirilmesini de desteklediğini belirtti. ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Joe Wilson, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında değerlendirmede bulundu. Wilson, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmanın bölgesel güvenlik açısından önemli bir yapıya dönüşebileceğini ifade etti. “Ortadoğu’nun NATO’su olma potansiyeline sahip” Wilson, paylaşımında Mekke Savunma İttifakı’nın gelecekte bölgesel bir savunma mekanizması olarak şekillenebileceğini belirterek, “Mekke Savunma İttifakı, Ortadoğu’nun NATO’su olma potansiyeline sahip” ifadelerini kullandı. ABD’li siyasetçi ayrıca Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’a yönelik desteğini dile getirdi. Wilson, Yemen’de Husilerin gerçekleştirdiği saldırılara atıfta bulunarak üç ülkenin ittifakı harekete geçirmesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Üç ülkeden ortak açıklama Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Dışişleri Bakanlıkları da Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin Riyad’da gerçekleştirilen olağanüstü toplantısının ardından ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, tarafların kolektif savunma taahhütlerinin uygulanmasına hız verilmesi konusunda mutabık kaldığı bildirildi. Bu kapsamda, ülkelerin ulusal mevzuatları doğrultusunda, üzerinde anlaşmaya varılan askeri kuvvet ve kabiliyetlerin Suudi Arabistan’a sağlanması ve hızlı şekilde konuşlandırılması için gerekli tedbirlerin alınacağı belirtildi. Askeri entegrasyon ve ortak kapasite vurgusu Üç ülkenin ortak açıklamasında, alınan kararların tehditlere karşı hazırlık seviyesini yükseltmeyi, askeri entegrasyonu geliştirmeyi ve ortak savunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığı ifade edildi. Açıklamada, tarafların üzerinde mutabık kaldığı düzenlemeler çerçevesinde yürütülecek çalışmaların kolektif savunma mekanizmasının uygulanmasına yönelik önemli bir adım olduğu vurgulandı. The Mecca Defense Alliance has the potential to be the NATO of the Middle East. I am grateful to our allies Türkiye, Pakistan, and Saudi Arabia for activating the alliance in the face of Houthi Iranian-backed aggression. — Joe Wilson (@RepJoeWilson) October 5, 2026

Pezeşkiyan’dan ABD ile müzakereler için mesaj: ‘Amerikan tarafına güvenimiz yok’ Haber

Pezeşkiyan’dan ABD ile müzakereler için mesaj: ‘Amerikan tarafına güvenimiz yok’

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin Tahran’ın Washington yönetimine güvenmediğini söyledi. Katar basınına konuşan Pezeşkiyan, iki ülke arasındaki görüşmelerin haziran ayında varılan mutabakat zaptı temelinde yürütüldüğünü belirterek, Katar ve Pakistan’ın İran’ın mesajlarını ABD’ye ilettiğini ifade etti. “Hangi temelde anlaşma yapılabileceğini bilmiyoruz” Pezeşkiyan, ABD ile müzakereler konusunda İran’ın yaklaşımını değerlendirirken, “Amerikan tarafına güvenimiz yok ve hangi temelde bir anlaşmaya varılabileceğini bilmiyoruz” ifadelerini kullandı. İran Cumhurbaşkanı, Katar ve Pakistan’ın arabulucu olarak Tahran’ın mesajlarını Washington’a aktardığını belirtti. Görüşmelerin ise haziran ayında iki taraf arasında imzalanan mutabakat zaptına dayandığını kaydetti. Mekke Savunma Anlaşması yorumu Pezeşkiyan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Anlaşmanın Müslüman ülkelerin birleşmesi açısından olumlu bir adım olabileceğini belirten Pezeşkiyan, ülkelerin çatışmak yerine bir araya gelmesine ve İslami birlik arayışına katkı sağlayabileceğini söyledi. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşmanın ardından üç ülke, ağustos ayındaki ortak açıklamada mekanizmanın kurumsallaştırılması ve bölgesel güvenlik iş birliğinin geliştirilmesi yönünde adımlar atılacağını bildirmişti. Hürmüz Boğazı için müzakere mesajı Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş güzergahlarının İran'a karşı kapatıldığını savundu. Savaşın müzakereler yoluyla sona erdirilmesi halinde boğazın ticari gemilere yeniden açılabileceğini ifade etti. İran yönetimi son dönemde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını, ABD ile yürütülen diplomatik sürecin koşulları arasında değerlendiriyor. Reuters da 22 Eylül'de İranlı üst düzey bir yetkilinin, ABD'nin askeri baskıyı azaltması ve İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması halinde boğazın bir hafta içinde yeniden açılabileceğini söylediğini aktarmıştı.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kritik toplantı: Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Riyad’da buluştu Haber

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kritik toplantı: Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Riyad’da buluştu

Üç ülkenin askeri yönetimi Riyad’da buluştu Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’yi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil etti. Toplantıda Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir ile Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili de yer aldı. Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, Bayraktaroğlu’nun söz konusu toplantıya katıldığı bildirildi. Toplantı Husi saldırılarının ardından gerçekleşti Riyad’daki görüşme, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının arttığı bir dönemde yapıldı. Üç ülkenin dışişleri bakanları da 22 Eylül’de New York’ta gerçekleştirdikleri görüşmede, Suudi Arabistan’ın uluslararası hukuk çerçevesinde kendisini savunma hakkını desteklediklerini açıklamıştı. Bakanlar ayrıca bölgedeki deniz ulaşımının güvenliğinin korunması ve gerilimin diplomasi yoluyla azaltılması gerektiğini vurgulamıştı. Mekke Anlaşması için kurumsallaşma adımları atılmıştı Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında daha önce Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi oluşturulmuştu. Komitenin ilk toplantısı 31 Ağustos’ta İstanbul’da yapılmıştı. Üç ülke, anlaşma çerçevesindeki iş birliğinin kurumsallaştırılması, savunma sanayisi alanında ortak çalışmalar yürütülmesi ve ortak teknoloji geliştirilmesi konusunda mutabakata varmıştı. Ayrıca anlaşma kapsamında Suudi Arabistan’da bir sekretarya kurulması kararlaştırılmıştı. Bayraktaroğlu Türkiye’yi temsil etti Riyad’daki toplantıda Türkiye adına Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan adına Mareşal Syed Asim Munir ve Suudi Arabistan adına Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili yer aldı. Toplantının, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında üç ülke arasındaki askeri koordinasyonun sürdürülmesi açısından gerçekleştirilen temaslardan biri olduğu belirtildi.

Hakan Fidan’dan Yunanistan mesajı: “İyi komşuluk ilişkisi içinde olmak istiyoruz” Haber

Hakan Fidan’dan Yunanistan mesajı: “İyi komşuluk ilişkisi içinde olmak istiyoruz”

Fidan, Şam ziyaretini değerlendirdi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, iki günlük Suriye ziyareti kapsamında Şam’da Türk basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Fidan, ziyaret sırasında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaklaşık iki saat görüştüğünü ve çok sayıda konunun ele alındığını belirtti. Fidan, Suriye’de normalleşme sürecine ilişkin değerlendirmesinde, Şam’da konaklamalarının ülkedeki hayatın normalleşmeye başladığının göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Suriye ile temaslarını artırdığını belirten Fidan, Suriye’nin istikrarının önündeki tehditler konusunda İsrail’in politikalarına dikkat çekti. Fidan, İsrail’in Suriye’ye yönelik politikalarının ülkeyi istikrarsızlaştırma riski taşıdığını savundu. Fidan ayrıca Suriye’nin ekonomik toparlanması ve uluslararası alandaki konumunun güçlenmesinin önemine işaret ederek ülkenin zamana ihtiyacı olduğunu söyledi. “SDG’nin tehdit olmaktan çıkması birinci öncelik” Suriye’deki entegrasyon sürecine de değinen Fidan, Türkiye açısından önceliğin SDG’nin tehdit oluşturmayan bir yapıya dönüşmesi olduğunu belirtti. Fidan, açıklanan prensiplerin olumlu mesajlar içerdiğini ancak uygulamanın sahada nasıl ilerlediğinin yakından takip edildiğini söyledi. Türkiye’nin, kamuoyuna açıklanan hedeflerle uygulamanın uyumlu olmasını beklediğini ifade etti. Fidan’ın Şam temaslarında Suriye’deki silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi de gündeme geldi. Bakan, daha önce yaptığı açıklamada bu bütünleşmenin Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve toplumsal birliğinin güçlendirilmesi açısından gerekli olduğunu belirtmişti. Bölgesel iş birliği ve Mekke İttifakı mesajı Bölge ülkelerinin Gazze konusunda geliştirdiği iş birliğinin Suriye ve İran-ABD savaşı gibi diğer bölgesel gelişmelerde de kullanıldığını belirten Fidan, ülkeler arasında diplomatik koordinasyonun artırıldığını söyledi. Fidan, İsrail’in bölgedeki politikaları karşısında iş birliği ve diplomasi temelinde hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Mekke İttifakı’nın kurumsallaşma çalışmalarının sürdüğünü belirten Fidan, üç ülkenin teknik düzeyde görüşmeler yürüttüğünü ve yapının genişletilmesinin hedeflendiğini kaydetti. Mekke Ortak Savunma Anlaşması daha önce Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanmış; Fidan, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve ortak savunma anlayışına dayandığını açıklamıştı. Yunanistan’a “iyi komşuluk” mesajı Fidan’ın açıklamalarında Türkiye-Yunanistan ilişkileri de önemli başlıklardan biri oldu. Türkiye’nin Yunanistan ile iyi komşuluk ilişkileri geliştirmek istediğini belirten Fidan, iki ülke arasında özellikle güvenlik alanında yanlış anlaşılmaların önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Fidan, Yunanistan’ın bölgeyi istikrarsızlaştırmak isteyen aktörlerin etkisine girmesini istemediklerini belirterek, iki tarafın da güvenlik alanındaki hassasiyetleri dikkate alması gerektiğini ifade etti. Bakan Fidan, Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki bazı adaların silahlandırılması konusundaki hassasiyetini de dile getirdi. Özellikle uluslararası anlaşmalar kapsamında gayriaskeri statüye sahip adaların silahlandırılmasına ilişkin Türkiye’nin itirazlarını daha önce de Yunanistan, NATO ve Birleşmiş Milletler nezdinde gündeme getirdiğini söyledi. Fidan, iki ülke arasında son dönemde sorunların çözümüne yönelik oluşan olumlu atmosferin korunması gerektiğini belirterek, Yunanistan’ın güvenlik alanındaki gelişmelere yeni sorunlar eklememesi gerektiğini ifade etti. DHA’nın aktardığı açıklamalarda da Fidan’ın “iyi komşuluk ilişkisi” vurgusu öne çıktı. S-400 görüşmeleri sürüyor Türkiye’nin S-400 sistemi konusunda ilgili ülkeler arasındaki teknik görüşmelerin devam ettiğini belirten Fidan, müzakerelerin sürdüğünü söyledi. Bakan, sürece ilişkin ayrıntı vermeden teknik düzeyde görüşmelerin devam ettiğini ifade etti. “Terörsüz Türkiye” süreci Diyarbakır’da değerlendirildi Fidan, geçen hafta gerçekleştirdiği Diyarbakır ziyaretine ilişkin değerlendirmesinde ise “Terörsüz Türkiye” sürecinin toplumun farklı kesimlerinde karşılık bulduğunu söyledi. Ziyaret kapsamında sivil toplum kuruluşları ve farklı siyasi görüşlerden kişilerle görüştüklerini belirten Fidan, silah bırakma sürecinin ardından bölgede ekonomik kalkınma ve yatırımların daha fazla gündeme geldiğini ifade etti. Fidan; sanayi, altyapı, sınır kapıları ve komşu ülkelerle ticaretin geliştirilmesi gibi başlıkların görüşmelerde ele alındığını belirtti. Türkiye’de kimlik ve dil alanındaki düzenlemelere de değinen Fidan, özellikle 2013’teki Demokratikleşme Paketi sonrasında seçmeli dil eğitiminin önünün açılmasını bu sürecin önemli adımlarından biri olarak değerlendirdi. Fidan’ın Şam ziyaretinin ardından yaptığı açıklamalarda da Türkiye’nin Suriye’nin yanında olmaya devam edeceği ve iki ülke arasındaki iş birliğinin sürdürüleceği vurgulanmıştı.

Hakan Fidan: İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı Haber

Hakan Fidan: İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı

Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun yanı sıra Pakistan ve Suudi Arabistan'dan yetkililer katıldı. Gemi kazasında hayatını kaybedenleri andı Bakan Fidan, açıklamasının başında KKTC'nin Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasında hayatını kaybedenler için başsağlığı mesajı verdi. Hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına, Türkiye'ye ve KKTC halkına taziye dileklerini ileten Fidan, kazada yaralananlara da acil şifa temennisinde bulundu. “Yeni bir güvenlik ve iş birliği mimarisi” Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026'da Mekke'de Ortak Savunma Anlaşması'nın imzalandığını hatırlatan Fidan, anlaşmanın bölgesel sahiplenme anlayışının bir sonucu olduğunu söyledi. Bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barış için ortak hareket etmesinin önemli bir ihtiyaç haline geldiğini belirten Fidan, anlaşmayla yeni bir bölgesel güvenlik ve iş birliği mimarisinin oluşturulması sürecinin başladığını ifade etti. Fidan, bölgeye dışarıdan getirilen çözüm arayışlarının her zaman sorunlara çözüm üretmediğini, aksine zaman zaman ağır sonuçlara yol açtığını dile getirdi. “Resmi adı Mekke Savunma İttifakı” Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısında anlaşmanın uygulanması ve kurumsal yapının oluşturulması için atılacak adımların ele alındığını belirten Fidan, ittifakın resmi ismi konusunda da mutabakata varıldığını açıkladı. Fidan, şu değerlendirmede bulundu: “İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı.” Anlaşma kapsamında kurulması planlanan sekretaryanın Riyad'da faaliyet göstermesinin öngörüldüğünü aktaran Fidan, ilk genel sekreterin Pakistanlı olması yönünde daha önce mutabakata varıldığını söyledi. Toplantıda, ittifakın kurumsallaşma sürecinde bundan sonra hangi adımların ne zaman atılacağına ilişkin ön kararların alındığını belirtti. “Herhangi bir devlete karşı değil” Mekke Savunma İttifakı'nın savunma temelli bir yapı olduğunu vurgulayan Fidan, ittifakın devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile iç işlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkelerine dayandığını ifade etti. İttifakın belirli bir devleti hedef almadığını kaydeden Fidan, temel ilkeleri benimseyen bölgedeki diğer devletlere de açık olduğunu söyledi. Mekke Savunma İttifakı'nın barışçıl vizyonunun, aynı ilkeleri paylaşan dost ülkelerin katılımıyla geliştirilmesinin ortak hedef olduğunu dile getirdi. NATO ve diğer anlaşmaların alternatifi değil Bakan Fidan, yeni ittifakın Türkiye'nin NATO başta olmak üzere mevcut uluslararası ittifak ve anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığının da altını çizdi. Mekke Savunma İttifakı'nın mevcut yükümlülüklerin yerine geçen bir yapı olmadığını belirten Fidan, yeni oluşumun mevcut iş birliği mekanizmalarını tamamlayıcı nitelikte olduğunu ifade etti. Fidan, Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısıyla Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın bölgesel barış, güvenlik ve istikrar konusunda sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını ortaya koyduklarını belirterek, dost ülkelerle yakın iş birliği ve koordinasyonun sürdürüleceğini kaydetti.

İngiltere ve Polonya, son yılların en büyük savunma anlaşmasını imzaladı Haber

İngiltere ve Polonya, son yılların en büyük savunma anlaşmasını imzaladı

İngiliz hükümetinden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Keir Starmer, Avrupa'nın karşı karşıya kaldığı artan güvenlik tehditleri ortamında, yeni bir anlaşma imzalamak üzere 27 Mayıs'ta Londra'da Polonyalı mevkidaşı Donald Tusk ile bir araya gelecek. Yeni anlaşma, Başbakan Starmer'ın Avrupa ile ilişkileri iyileştirme ve AB ile güvenlik ve ekonomik alanlarda işbirliğini güçlendirme çabalarının ardından geldi. Daha önce İngiltere, Fransa ve Almanya ile de benzer anlaşmalar imzalamıştı. Toplantı öncesinde yaptığı açıklamada Starmer şunları vurguladı: " Britanya ve Polonya uzun zamandır yakın müttefik ve dost ülkelerdir, ancak Avrupa'nın şu anda karşı karşıya olduğu zorluklar daha da güçlü bir ortaklığı gerektiriyor." Liderin açıklamasına göre, yeni savunma anlaşması "iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinde son bir nesilde atılan en büyük adım" olup, Londra ve Varşova'nın modern güvenlik tehditleriyle başa çıkmasına ve hem İngiltere'nin hem de Polonya'nın gelecek yıllardaki güvenliğini sağlamasına olanak tanıyacak. Savunma açısından bakıldığında, anlaşmanın yeni nesil silahların koordineli geliştirilmesi ve üretimine zemin hazırlaması, bağımsız savunma tedarik zincirlerini güçlendirmesi ve hem İngiltere'de hem de Polonya'da daha fazla nitelikli iş imkanı yaratması bekleniyor. İş birliği, yeni hava savunma önleme sistemlerinin tasarlanması ve geliştirilmesi, füze ve hava savunma yeteneklerinin artırılması ve iki ülkenin kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin teşvik edilmesini içermektedir. İki taraf ayrıca yeni nesil orta menzilli hava savunma füzelerinin üretiminde de iş birliği yapmayı planlamaktadır. Ayrıca, İngiltere ve Polonya, NATO'nun doğu kanadını güçlendirmek için insansız sistemlerin kullanımını artıracak. İki ülkenin kara kuvvetleri, insansız hava araçlarına karşı savaş, elektronik savaş ve mühendislik desteği konularında koordinasyonu artırmak için geniş çaplı tatbikatlar gerçekleştirecek. İki taraf ayrıca, uzmanlık paylaşımı, tatbikatlar düzenleme ve gerçek zamanlı müdahale koordinasyonu yoluyla siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları gibi gelecekteki tehditlerle mücadelede işbirliğini geliştirme konusunda da anlaştı. Göç konusunda ise İngiltere ve Polonya, sınır güvenliğini güçlendirmek ve insan kaçakçılığı ağlarını ortadan kaldırmak için yeni bir Ortak Eylem Planı uygulamayı planlıyor. Bu plan kapsamında, iki ülke istihbarat paylaşımını artıracak, sosyal medyayı kullanarak göçmenleri tuzağa düşüren insan kaçakçılığı şebekelerine karşı mücadele çabalarını koordine edecek ve sınır kontrolünü güçlendirmek için modern gözetim ve takip teknolojilerini uygulayacak. Varşova'da konuşan Polonya Başbakanı Donald Tusk ise İngiltere ile imzalanan yeni savunma anlaşmasını "tarihi bir an" olarak nitelendirdi. Polonya hükümetine göre, yeni güvenlik ve savunma anlaşması ortak askeri tatbikatlar için zemin oluşturacak, istihbarat paylaşımını artıracak ve siber güvenlik ile sağlık güvenliği alanlarında işbirliğini genişletecektir. Polonya, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) doğu kanadında yer alan ve Rusya, Belarus ve Ukrayna ile sınır komşusu olan bir AB üyesidir. Başbakan Tusk'a göre, bu coğrafi konum Varşova için güvenlik istikrarsızlığını "uzun vadeli bir gerçeklik" haline getirmiştir. Polonyalı lider, ABD ile stratejik ittifaka ek olarak Avrupa ülkeleriyle savunma anlaşmalarının güçlendirilmesinin, ülke için "kapsamlı güvenlik" sağlamayı amaçladığını belirtti. Polonya şu anda NATO ülkeleri arasında GSYİH'ye oranla en yüksek savunma harcamasına sahip ülke olup, bu yıl GSYİH'nin %4,8'ini aşmıştır. Mayıs ayı başlarında ülke, askeri modernizasyon programını ve savunma sanayisini finanse etmek için Avrupa Komisyonu ile bir kredi anlaşması imzalamış ve yaklaşık 44 milyar euro (yaklaşık 51 milyar ABD doları) destek almayı beklemektedir. 2025 yılında Polonya ve Fransa, savunma ve karşılıklı yardımlaşmayı da içeren, dostluk ve iş birliğini güçlendirme anlaşması imzaladı. Bu, nükleer bir güç olan Fransa'nın yalnızca en yakın müttefikleri için saklı tuttuğu bir taahhüt düzeyidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.