Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şantaj

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Şantaj haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şantaj haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tanju Özcan’ın İddianamesi kabul edildi:  3 yıla kadar hapsi isteniyor Haber

Tanju Özcan’ın İddianamesi kabul edildi: 3 yıla kadar hapsi isteniyor

Bolu’da “icbar suretiyle irtikap” soruşturması kapsamında tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında yürütülen “tehdit ve şantaj” soruşturmasına ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 13 sayfalık iddianamede, Özcan’ın belediye çalışanı Öznur Ç.’ye yönelik “şantaj” suçlamasıyla 3 yıla kadar hapisle yargılanması istendi. Soruşturma nasıl başladı? Soruşturma, Özcan’ın şubat ayında Mehmet Eren Akgüney hakkında kendisine şantaj yaptığı iddiasıyla şikâyetçi olmasıyla başladı. Akgüney 28 Şubat’ta gözaltına alınarak tutuklandı. Aynı gün Özcan da “icbar suretiyle irtikap” soruşturması kapsamında gözaltına alındı, ardından tutuklanarak Ankara Sincan Cezaevi’ne gönderildi ve görevinden uzaklaştırıldı. İddianamede dikkat çeken iddialar Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Özcan’ın belediyede çalışan Öznur Ç.’ye cinsel içerikli mesajlar gönderdiği, bu mesajların kadının eski sevgilisi Akgüney’in eline geçtiği belirtildi. İddiaya göre Akgüney, Özcan’dan 20 milyon lira, bir otomobil ve oto yıkama tesisi talep etti. Taleplerinin karşılanmaması halinde ise mesajları medyaya servis etmekle tehdit etti. Dosyada ayrıca E.B. ve H.E.S. isimli kişilerin de şantaj ve tehdide aracılık ettikleri öne sürüldü. Şikayetçi iken sanık oldu İddianamede, Öznur Ç.’nin ifadeleri doğrultusunda Tanju Özcan’ın da sanık konumuna geçtiği belirtildi. Öznur Ç., savcılık ifadesinde Özcan’ın kendisine belediye çağrı merkezine yapılan bir ihbarın ses kaydını dinlettiğini, ardından “Bu ses kaydını Eren duyarsa ne olur, ben seni koruyacağım, senden hoşlanıyorum, benimle görüşeceksin” dediğini iddia etti. Savcılık, bu ifadeleri “şantaj” kapsamında değerlendirdi. Özcan suçlamaları reddetti Tanju Özcan ise savcılık ifadesinde tehdit ve şantaja maruz kaldığını belirterek Akgüney, E.B. ve H.E.S.’den şikâyetçi oldu. Özcan, Öznur Ç.’ye yönelik şantaj ve ilişki iddialarını reddetti. Diğer şüpheliler de üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Diğer şüpheliler hakkında istenen cezalar İddianamede: Tanju Özcan hakkında “şantaj” suçundan 3 yıla kadar hapis, 5 bin gün adli para cezası ve bazı haklardan yoksun bırakılma, Mehmet Eren Akgüney hakkında “şantaj”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “tehdit” suçlarından toplam 12 yıla kadar hapis, E.B. ve H.E.S. hakkında ise “müşterek fail” olarak 3’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte davanın önümüzdeki günlerde görülmeye başlanması bekleniyor.

Deepfake ve yapay zeka içerikleri ceza hukuku kapsamında suç oluşturabiliyor Haber

Deepfake ve yapay zeka içerikleri ceza hukuku kapsamında suç oluşturabiliyor

Avukat Sergen, yapay zeka ve deepfake kullanımının başlı başına suç olmadığını ancak bu teknolojilerle işlenen fiillerin Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi yaptırımlar doğurabileceğini söyledi. “Türk Ceza Kanunu’nda ‘deepfake’ kelimesi yer almaz ancak deepfake kullanılarak işlenen fiiller açıkça suçtur” diyen Sergen, ceza hukukunda değerlendirmenin kullanılan araçtan değil, ihlal edilen hukuki değerden yapıldığını vurguladı. Sergen, “Bir kişinin onuru, özel hayatı, kişisel verileri ya da malvarlığı hedef alınıyorsa, deepfake doğrudan ceza hukukunun konusuna girer” ifadelerini kullandı. Deepfake içeriklerin birçok suçun işlenme aracı haline geldiğini belirten Sergen, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı, şantaj, iftira ve dolandırıcılık suçlarının bu kapsamda değerlendirildiğini kaydetti. “Kanunda deepfake yazmıyor diye suç oluşmaz düşüncesi hukuken geçerli değildir” diyen Sergen, bu suçların büyük bölümünün serbest hareketli suçlar olduğunu ve yapay zeka kullanılarak da işlenebileceğini ifade etti. Deepfake yoluyla üretilen sahte görüntü, ses ve videoların özellikle sosyal medyada paylaşılması halinde cezaların ağırlaştığını vurgulayan Sergen, “Bir kişinin söylemediği sözleri söylemiş gibi gösteren ya da özel hayatına ilişkin içerikler üreten deepfake videolar, alenen işlendiğinde ceza artırılır” dedi. Kişisel veriler açısından da önemli riskler bulunduğunu belirten Sergen, “Bir kişinin yüzü, sesi ve biyometrik özellikleri kişisel veridir. Bu verilerin rıza olmadan yapay zeka ile işlenmesi, kaydedilmesi veya paylaşılması açıkça suçtur” şeklinde konuştu. Deepfake içeriklerin şantaj ve dolandırıcılık suçlarında da sıklıkla kullanıldığını ifade eden Sergen, “Görüntünün gerçek olup olmaması önemli değildir. Tehdit aracı olarak kullanılması suçun oluşması için yeterlidir” açıklamasını yaptı. Avukat Mehmet Mert Sergen, özellikle siyasi liderler veya iş insanları adına oluşturulan sahte videolarla yatırım tavsiyesi verilmesinin nitelikli dolandırıcılık kapsamına girdiğini vurguladı. Cinsel içerikli deepfake üretimlerine de dikkat çeken Sergen, “Bir kişinin rızası olmadan cinsel içerikli görüntü veya seslerin üretilmesi cinsel dokunulmazlığa karşı suçtur. Çocuklara yönelik deepfake içerikler ise en ağır cezalara tabidir” ifadelerini kullandı. Sergen, bu tür içeriklerin, Türk Ceza Kanunu’nun müstehcenlik suçunu düzenleyen 226’ncı maddesi kapsamında değerlendirildiğini hatırlattı. Sosyal medyada yayılan deepfake içeriklerde sorumluluğun zincirleme olduğunu belirten Sergen, “İçeriği üreten faildir. Bilerek yayan kişi suça iştirak eder. Platformlar ise hukuka aykırı içeriği bildikleri hâlde kaldırmazsa sorumluluk doğabilir” dedi. Mağdurların hem ceza hem de tazminat yoluna başvurabileceğini söyleyen Sergen, “Savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir, içeriğin kaldırılması için sulh ceza hâkimliklerine başvurulabilir. Maddi ve manevi tazminat da talep edilebilir. En kritik nokta ise zaman kaybetmemektir” uyarısında bulundu. Son olarak birey ve kurumlara çağrıda bulunan Sergen, “Yapay zeka çağında ‘herkes yapıyor’ düşüncesi en büyük hatadır. Paylaşmadan önce ‘Bu içerik gerçek mi ve bu kişi buna rıza göstermiş mi?’ sorusu mutlaka sorulmalıdır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.