Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şantaj

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Şantaj haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şantaj haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazeteci Cem Küçük Tutuklandı: "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Yayma" ve "Şantaj" Soruşturmasında Yeni Gelişme Haber

Gazeteci Cem Küçük Tutuklandı: "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Yayma" ve "Şantaj" Soruşturmasında Yeni Gelişme

Cem Küçük Hakkında Tutuklama Kararı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılıkta ifadesi alınan Küçük, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlamalarıyla tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Hakimlik, dosyadaki değerlendirmesinin ardından her iki suçlama yönünden de tutuklama kararı verdi. Savcılığın Sevk Yazısında Hangi İddialar Yer Aldı? Savcılığın mahkemeye sunduğu sevk yazısında, Cem Küçük'ün farklı tarihlerde katıldığı televizyon programlarında yaptığı bazı açıklamaların soruşturma konusu olduğu belirtildi. Sevk yazısına göre, Küçük'ün başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Fatih Keleş hakkında kamuoyuna yönelik bazı ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı iddia edildi. Savcılık, "Fatih Keleş'in evindeki parkeden 2 milyon dolar para çıktı" yönündeki açıklamanın gerçeğe aykırı olduğunu ve bu nedenle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun oluştuğunu ileri sürdü. Dosyada ayrıca, Cem Küçük'ün bir televizyon programında Berkay Gezgin hakkında yaptığı, "İBB'den 1 milyon liraya yakın para aldı, MASAK raporlarında var" şeklindeki açıklamanın da gerçeği yansıtmadığı ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olduğu iddiasına yer verildi. "Kamuoyunda Algı Oluşturma" İddiası Savcılık, dosyada yer alan delillerin birlikte değerlendirildiğinde Cem Küçük'ün kamuoyunda belirli bir algı oluşturmayı amaçlayan açıklamalar yaptığı kanaatine varıldığını belirtti. Sevk yazısında, söz konusu açıklamaların kamu barışını bozma potansiyeli taşıdığı ve kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu değerlendirmesi yapıldı. Bu gerekçeler doğrultusunda Küçük'ün tutuklanması talep edildi. Soruşturmanın Kapsamı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın daha önce yaptığı açıklamaya göre soruşturma yalnızca televizyon programlarındaki açıklamalarla sınırlı değil. Başsavcılık, bazı iş insanlarının, maddi menfaat karşılığında sosyal medya paylaşımları yapıldığı yönündeki şikayetleri ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yapılan medya açıklamalarının da dosya kapsamında incelendiğini bildirdi. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü ve yeni deliller doğrultusunda kapsamının genişleyebileceği ifade edildi. TGRT Haber ve Türkiye Gazetesi'nden Ayrılmıştı Cem Küçük, gözaltına alınmasından kısa süre önce yaklaşık 10 yıldır görev yaptığı TGRT Haber ile Türkiye Gazetesi'nden ayrıldığını kamuoyuna duyurmuştu. Ayrılık açıklamasının ardından başlatılan adli süreç kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, soruşturmaya ilişkin gelişmeler yakından takip ediliyor. Yargılama Süreci Devam Edecek Tutuklama kararı, ceza yargılamasının ilk aşamalarından biri niteliğinde olup, dosyaya ilişkin nihai karar ilerleyen süreçte mahkeme tarafından verilecek. Soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamalar henüz yargılama aşamasındadır. Hakkında tutuklama kararı verilen Cem Küçük bakımından kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığından masumiyet karinesi geçerliliğini korumaktadır. Önümüzdeki günlerde iddianamenin hazırlanması ve davanın açılması halinde soruşturmanın ayrıntılarının daha net ortaya çıkması bekleniyor.

Gazeteci Cem Küçük gözaltına alındı: Başsavcılıktan resmi açıklama Haber

Gazeteci Cem Küçük gözaltına alındı: Başsavcılıktan resmi açıklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklama İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci Cem Küçük hakkında gözaltı kararı verildi. Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada, Cem Küçük hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından işlem başlatıldığı belirtildi. Açıklamaya göre, 31 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü'ne yakalama ve gözaltı talimatı iletildi. Aynı gün gözaltına alındı Soruşturma kapsamında harekete geçen ekipler, Cem Küçük'ü aynı gün düzenlenen operasyonla gözaltına aldı. Başsavcılığın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında Cem Küçük (Gazeteci) hakkında 'Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma' ve 'Şantaj' suçlarından 31.07.2026 günü İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğüne yakalama ve gözaltına alma talimatı verilmiştir. Şahıs aynı gün yakalanarak gözaltına alınmıştır." Soruşturma sürüyor Yetkililer, soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü olarak sürdürüldüğünü bildirdi. Gözaltı işlemi soruşturmanın bir aşaması olup, suçlamalara ilişkin nihai değerlendirme yargılama süreci sonunda yapılacaktır. Cem Küçük hakkında şu aşamada verilmiş kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.

Trump: İran, ABD’ye şantaj yapamaz Haber

Trump: İran, ABD’ye şantaj yapamaz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da bir başkanlık kararnamesi için gerçekleştirilen imza töreninde İran’a ilişkin açıklamalarda bulundu. Çeşitli psikedelik maddelerin incelenmesi için Gıda ve İlaç İdaresi’ne (FDA) talimat veren başkanlık kararnamesinin imzalandığı törende Trump, İran ile görüşmelerin iyi gittiğini açıkladı. Trump, "Şu anda çok iyi görüşmeler yürütüyoruz. İran ile görüşmeler iyi gidiyor. 47 yıldır yaptıkları gibi biraz ‘kurnazlık’ yaptılar. Kimse onlara karşı çıkmıyordu ama biz çıktık" dedi. İran’ın donanması, hava kuvvetleri ve liderlerinin yok edildiğini söyleyen Trump, "Hiçbir şeyleri yok. Liderlerinin ortadan kaldırılmasıyla aslında bir rejim değişikliği yaşandı. Buna zorla yapılan bir rejim değişikliği diyebilirsiniz. Ama onlarla konuşuyoruz" dedi. Trump, "Boğazı tekrar kapatmak istediler, biliyorsunuz, yıllardır yaptıkları gibi. İran, ABD’ye şantaj yapamaz. Aslında artık birçok gemi Texas’a geliyor. Louisiana’ya gemiler geliyor. Buna alıştılar ve belki de bunu yapmaya devam ederler. Oldukça iyi sonuç verdi" ifadelerini kullandı. Görüşmelerin çok iyi gittiğini vurgulayan Trump, "Göreceğiz. Günün sonunda bazı bilgilerimiz olacak. Onlarla konuşuyoruz ve sert bir duruş sergiliyoruz. Çok insan öldürdüler" dedi. İran’ın yıllar boyunca çok sayıda Amerikan vatandaşını da öldürdüğünü söyleyen Trump, "47 yıl boyunca yaptıklarının yanlarına kalmasına izin verildi. Artık buna izin verilmiyor" dedi.

Tanju Özcan’ın İddianamesi kabul edildi:  3 yıla kadar hapsi isteniyor Haber

Tanju Özcan’ın İddianamesi kabul edildi: 3 yıla kadar hapsi isteniyor

Bolu’da “icbar suretiyle irtikap” soruşturması kapsamında tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında yürütülen “tehdit ve şantaj” soruşturmasına ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 13 sayfalık iddianamede, Özcan’ın belediye çalışanı Öznur Ç.’ye yönelik “şantaj” suçlamasıyla 3 yıla kadar hapisle yargılanması istendi. Soruşturma nasıl başladı? Soruşturma, Özcan’ın şubat ayında Mehmet Eren Akgüney hakkında kendisine şantaj yaptığı iddiasıyla şikâyetçi olmasıyla başladı. Akgüney 28 Şubat’ta gözaltına alınarak tutuklandı. Aynı gün Özcan da “icbar suretiyle irtikap” soruşturması kapsamında gözaltına alındı, ardından tutuklanarak Ankara Sincan Cezaevi’ne gönderildi ve görevinden uzaklaştırıldı. İddianamede dikkat çeken iddialar Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Özcan’ın belediyede çalışan Öznur Ç.’ye cinsel içerikli mesajlar gönderdiği, bu mesajların kadının eski sevgilisi Akgüney’in eline geçtiği belirtildi. İddiaya göre Akgüney, Özcan’dan 20 milyon lira, bir otomobil ve oto yıkama tesisi talep etti. Taleplerinin karşılanmaması halinde ise mesajları medyaya servis etmekle tehdit etti. Dosyada ayrıca E.B. ve H.E.S. isimli kişilerin de şantaj ve tehdide aracılık ettikleri öne sürüldü. Şikayetçi iken sanık oldu İddianamede, Öznur Ç.’nin ifadeleri doğrultusunda Tanju Özcan’ın da sanık konumuna geçtiği belirtildi. Öznur Ç., savcılık ifadesinde Özcan’ın kendisine belediye çağrı merkezine yapılan bir ihbarın ses kaydını dinlettiğini, ardından “Bu ses kaydını Eren duyarsa ne olur, ben seni koruyacağım, senden hoşlanıyorum, benimle görüşeceksin” dediğini iddia etti. Savcılık, bu ifadeleri “şantaj” kapsamında değerlendirdi. Özcan suçlamaları reddetti Tanju Özcan ise savcılık ifadesinde tehdit ve şantaja maruz kaldığını belirterek Akgüney, E.B. ve H.E.S.’den şikâyetçi oldu. Özcan, Öznur Ç.’ye yönelik şantaj ve ilişki iddialarını reddetti. Diğer şüpheliler de üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Diğer şüpheliler hakkında istenen cezalar İddianamede: Tanju Özcan hakkında “şantaj” suçundan 3 yıla kadar hapis, 5 bin gün adli para cezası ve bazı haklardan yoksun bırakılma, Mehmet Eren Akgüney hakkında “şantaj”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “tehdit” suçlarından toplam 12 yıla kadar hapis, E.B. ve H.E.S. hakkında ise “müşterek fail” olarak 3’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte davanın önümüzdeki günlerde görülmeye başlanması bekleniyor.

Deepfake ve yapay zeka içerikleri ceza hukuku kapsamında suç oluşturabiliyor Haber

Deepfake ve yapay zeka içerikleri ceza hukuku kapsamında suç oluşturabiliyor

Avukat Sergen, yapay zeka ve deepfake kullanımının başlı başına suç olmadığını ancak bu teknolojilerle işlenen fiillerin Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi yaptırımlar doğurabileceğini söyledi. “Türk Ceza Kanunu’nda ‘deepfake’ kelimesi yer almaz ancak deepfake kullanılarak işlenen fiiller açıkça suçtur” diyen Sergen, ceza hukukunda değerlendirmenin kullanılan araçtan değil, ihlal edilen hukuki değerden yapıldığını vurguladı. Sergen, “Bir kişinin onuru, özel hayatı, kişisel verileri ya da malvarlığı hedef alınıyorsa, deepfake doğrudan ceza hukukunun konusuna girer” ifadelerini kullandı. Deepfake içeriklerin birçok suçun işlenme aracı haline geldiğini belirten Sergen, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı, şantaj, iftira ve dolandırıcılık suçlarının bu kapsamda değerlendirildiğini kaydetti. “Kanunda deepfake yazmıyor diye suç oluşmaz düşüncesi hukuken geçerli değildir” diyen Sergen, bu suçların büyük bölümünün serbest hareketli suçlar olduğunu ve yapay zeka kullanılarak da işlenebileceğini ifade etti. Deepfake yoluyla üretilen sahte görüntü, ses ve videoların özellikle sosyal medyada paylaşılması halinde cezaların ağırlaştığını vurgulayan Sergen, “Bir kişinin söylemediği sözleri söylemiş gibi gösteren ya da özel hayatına ilişkin içerikler üreten deepfake videolar, alenen işlendiğinde ceza artırılır” dedi. Kişisel veriler açısından da önemli riskler bulunduğunu belirten Sergen, “Bir kişinin yüzü, sesi ve biyometrik özellikleri kişisel veridir. Bu verilerin rıza olmadan yapay zeka ile işlenmesi, kaydedilmesi veya paylaşılması açıkça suçtur” şeklinde konuştu. Deepfake içeriklerin şantaj ve dolandırıcılık suçlarında da sıklıkla kullanıldığını ifade eden Sergen, “Görüntünün gerçek olup olmaması önemli değildir. Tehdit aracı olarak kullanılması suçun oluşması için yeterlidir” açıklamasını yaptı. Avukat Mehmet Mert Sergen, özellikle siyasi liderler veya iş insanları adına oluşturulan sahte videolarla yatırım tavsiyesi verilmesinin nitelikli dolandırıcılık kapsamına girdiğini vurguladı. Cinsel içerikli deepfake üretimlerine de dikkat çeken Sergen, “Bir kişinin rızası olmadan cinsel içerikli görüntü veya seslerin üretilmesi cinsel dokunulmazlığa karşı suçtur. Çocuklara yönelik deepfake içerikler ise en ağır cezalara tabidir” ifadelerini kullandı. Sergen, bu tür içeriklerin, Türk Ceza Kanunu’nun müstehcenlik suçunu düzenleyen 226’ncı maddesi kapsamında değerlendirildiğini hatırlattı. Sosyal medyada yayılan deepfake içeriklerde sorumluluğun zincirleme olduğunu belirten Sergen, “İçeriği üreten faildir. Bilerek yayan kişi suça iştirak eder. Platformlar ise hukuka aykırı içeriği bildikleri hâlde kaldırmazsa sorumluluk doğabilir” dedi. Mağdurların hem ceza hem de tazminat yoluna başvurabileceğini söyleyen Sergen, “Savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir, içeriğin kaldırılması için sulh ceza hâkimliklerine başvurulabilir. Maddi ve manevi tazminat da talep edilebilir. En kritik nokta ise zaman kaybetmemektir” uyarısında bulundu. Son olarak birey ve kurumlara çağrıda bulunan Sergen, “Yapay zeka çağında ‘herkes yapıyor’ düşüncesi en büyük hatadır. Paylaşmadan önce ‘Bu içerik gerçek mi ve bu kişi buna rıza göstermiş mi?’ sorusu mutlaka sorulmalıdır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.