Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanık

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sanık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet Haber

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet

Mahkeme ayrıca her iki sanık hakkında, “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası verdi. Sayyora’nın kaybolmasıyla soruşturma başladı Özbekistan’dan 28 Aralık’ta Türkiye’ye gelen Sayyora Ergashaliyeva’dan 23 Ocak’tan itibaren haber alınamaması üzerine ailesinin ihbarıyla soruşturma başlatıldı. Polis ekiplerinin yaptığı araştırmada, Sayyora’nın daha önce Durdona Khakımova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki evde bulunduğu belirlendi. Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesiyle Sayyora’nın 23 Ocak’ta eve girdiği, kısa süre sonra Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in de aynı adrese geldiği tespit edildi. Görüntülerde iki sanığın ertesi gün evden çok sayıda siyah çöp poşetiyle çıktığı, daha sonra beyaz bir valizle adresten ayrıldığı belirlendi. Sanıkların ticari taksiyle Fatih’e gittikleri, valizde bulunan parçaları bir çöp konteynerine bıraktıkları ve ardından Yenikapı Marmaray İstasyonu’na yürüdükleri tespit edildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında, Sayyora Ergashaliyeva’nın da aynı evde öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak İstanbul’un farklı ilçelerindeki çöp konteynerlerine bırakıldığı ortaya çıkarıldı. Sanıklar cinayetlerle ilgili farklı savunmalar yaptı Anadolu 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar, avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı hazır bulundu. Gofurjon Kamalkhodjaev savunmasında Sayyora Ergashaliyeva’nın dini nikahlı eşi olduğunu ileri sürdü. Sayyora’yı “namus” gerekçesiyle kendisinin öldürdüğünü savunan Kamalkhodjaev, cinayeti tek başına işlediğini ve Dilshod Turdimurotov’un olay sırasında kendisine yardım etmediğini iddia etti. Kamalkhodjaev, Sayyora’nın ölümünün ardından evde bulunan kanlı battaniye ve kıyafetleri poşetlerle dışarı çıkardığını, ancak cesedi kendisinin parçalamadığını öne sürdü. Durdona Khakımova’nın öldürülmesiyle ilgisinin bulunmadığını ve diğer sanığın kendisinden yardım istediğini belirterek valizi birlikte taşıdıklarını söyledi. Dilshod Turdimurotov ise Durdona Khakımova’yı “namus meselesi” nedeniyle öldürdüğünü kabul etti. Cesedi parçaladığını söyleyen Turdimurotov, yaptığı eylemlerden dolayı pişman olduğunu ve en ağır cezayı hak ettiğini ifade etti. Sanıkların duruşmadaki beyanları birbirleriyle örtüşmezken, mahkeme heyeti dosyadaki delilleri ve savcılığın esas hakkındaki mütalaasını değerlendirdi. Savcı iki sanık için de ağırlaştırılmış müebbet istedi Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca sanıkların “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan da ikişer kez 7’şer yıl hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Mahkeme kararını açıkladı Mahkeme heyeti, yargılamanın sonunda her iki sanığı da iki ayrı cinayet nedeniyle 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanıklar ayrıca “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası aldı. İddianamede cinayetlerin ayrıntıları yer aldı Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların birlikte hareket ederek önce Sayyora Ergashaliyeva’yı bıçakla öldürdükleri ve cesedini parçaladıkları belirtildi. İddianamede, cesedin baş, ayak ve kollarının çöp poşetleri içerisinde olayın yakınındaki konteynerlere, ana gövdenin ise Fatih’te bir caminin yakınındaki çöp kutusuna bırakıldığı aktarıldı. Daha sonra aynı eve dönen sanıkların Durdona Khakımova’yı da bıçakla öldürdükleri, cesedini parçaladıktan sonra çöp poşeti ve valizle farklı bir noktadaki konteynere bıraktıkları ifade edildi. Savcılık iddianamesinde iki sanığın eylemleri birlikte gerçekleştirdiği değerlendirilirken, her iki sanık hakkında iki ayrı cinayetten ağırlaştırılmış müebbet ve hırsızlık suçundan ayrıca hapis cezası talep edilmişti.

Mehmet Akif Ersoy'un yargılandığı davada ilk duruşma: "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim" Haber

Mehmet Akif Ersoy'un yargılandığı davada ilk duruşma: "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim"

Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında hazırlanan iddianamede, Ersoy’un suç örgütü kurma ve yönetme, 11 kez nitelikli cinsel saldırı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma suçlarından 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Davanın ilk duruşmasına tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra taraf avukatları katıldı. Bazı sanıklar duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmanın başlangıcında basına kapalı yapılması kararlaştırılırken, daha sonra gazetecilerin salona alınmasına izin verildi. Mağdur Melis Asena Özkan: "Uyuşturucu kullanmayı reddeden tek kişi benim" Duruşmada beyanda bulunan Melis Asena Özkan, 2022 yılında Nurullah Mahmut Dündar ile tanıştığını ve iş görüşmeleri kapsamında Mehmet Akif Ersoy ile de bir araya geldiğini söyledi. Özkan, hayatı boyunca uyuşturucu kullanmadığını belirterek, Ersoy’un bulunduğu ortamlarda uyuşturucu kullanmayı reddettiğini ifade etti. İş görüşmesi amacıyla gittiği bazı ortamlarda kendisine özel hayatı ve cinsel tercihleriyle ilgili sorular yöneltildiğini ileri süren Özkan, görüşmeler sırasında gizli kamera bulunduğunu fark ettiğini de iddia etti. Dündar tarafından uyuşturucu kullanması yönünde teklif aldığını öne süren Özkan, bazı görüşmelerin ardından iş vaadiyle belirli ortamlara yönlendirildiğini savundu. Özkan ayrıca, Mehmet Akif Ersoy ile yaşadığı birlikteliğin kendi iradesiyle gerçekleştiğini belirterek, şikayetçi olduğu konuların iş vaadiyle dahil edildiğini öne sürdüğü ortamlarla ilgili olduğunu söyledi. Diğer mağdurların ifadeleri Duruşmada beyanda bulunan Dilek Olgun ise kendisinin cinsel saldırıya uğramadığını, Ersoy ile kendi isteğiyle görüştüğünü ve uyuşturucu kullanan kişileri gördüğünü söyledi. Olgun, kendisine uyuşturucu kullanması yönünde zorlama yapılmadığını belirterek sanıklardan şikayetçi olmadığını ifade etti. Burcu Akyüz de sanıklardan herhangi bir şikayetinin bulunmadığını söyledi. Akyüz, bir doğum günü buluşmasında alkol ve uyuşturucu kullandığını, ancak kendisine zorla uyuşturucu kullandırılmadığını ve Mehmet Akif Ersoy ile yaşadığı birlikteliğin kendi rızasıyla gerçekleştiğini belirtti. Buse Öztay, toplu cinsel ilişkiye katılmadığını, uyuşturucu kullandığını ancak yaşananların kendi rızasıyla gerçekleştiğini ifade etti. Dilara Yıldız ise Mehmet Akif Ersoy ve Buse Öztay ile tekne gezisine çıktığını, burada uyuşturucu kullandığını ve maddenin Ersoy tarafından getirildiğini öne sürdü. Yıldız, yaşananlarla ilgili şikayetçi olmadığını söyledi. Mehmet Akif Ersoy: "Bana yönelik sosyal medya hesapları açıldı" Tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, savunmasında hakkında daha önce sosyal medya üzerinden çeşitli iddiaların gündeme getirildiğini belirtti. Habertürk’te görev yaptığı dönemde bazı çalışanların iş akitlerini sonlandırdığını söyleyen Ersoy, bu kişilerden birinin kendisi hakkında çeşitli iddialar içeren sosyal medya hesabı açtığını öne sürdü. Ersoy, söz konusu hesaplarda kendisinin uyuşturucu şebekesi kurduğu, özel ilişkiler yaşadığı ve kendisini reddeden kadınları işten çıkardığı yönünde iddiaların yer aldığını savundu. Bu paylaşımlar nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını ancak hesabın yurt dışında bulunması nedeniyle sonuç alamadıklarını ifade etti. Dosyada yer alan "Kanarya" kod adlı gizli tanığın beyanlarının soruşturmanın ilerlemesinde etkili olduğunu savunan Ersoy, bazı kişilerin kendisiyle ilgili iddialarının medyada çıkan haber ve paylaşımlardan etkilendiğini ileri sürdü. "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim" Ersoy, uyuşturucu kullanımıyla ilgili savunmasında daha önce verdiği ifadeden farklı bir açıklama yaptı. İlk ifadesinde uyuşturucu kullandığını reddettiğini belirten Ersoy, mahkemedeki savunmasında ise "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim. Hata mı, hata. Kabul ediyorum" dedi. Uyuşturucuyu satın almadığını, bazı ortamlarda kendisine sunulduğunda kullandığını ileri süren Ersoy, maddelerin çoğunlukla başka kişiler tarafından getirildiğini savundu. Ersoy, ilk kez Veyis Ateş ile birlikte uyuşturucu kullandığını ve maddeyi Ateş’in getirdiğini iddia etti. Bazı diğer kişilerin de uyuşturucu temin ettiğini öne süren Ersoy, herhangi bir uyuşturucu alışverişinde bulunmadığını ve kimseyi uyuşturucu kullanmaya zorlamadığını söyledi. Ersoy'dan cinsel saldırı suçlamalarına ilişkin savunma Mehmet Akif Ersoy, hakkında hazırlanan iddianamede yer alan cinsel saldırı suçlamalarının kendisine soruşturma aşamasında sorulmadığını savundu. Dosyada adı geçen bazı kadınlarla görüştüğünü kabul eden Ersoy, bu görüşmeler sırasında hatalar yaptığını söyledi. Hakkındaki bazı iddiaların ise daha önce sosyal medyada ve basında ortaya atılan söylemlere dayandığını öne sürdü. Ersoy, hakkındaki suçlamaların tamamını kabul etmediğini belirterek, savunmasının ilerleyen bölümünde uyuşturucu kullanımı konusunda hatasını kabul ettiğini yineledi. Davanın ilk duruşmasında sanık ve mağdur beyanlarının alınmasına devam ediliyor. Mahkemenin yargılama kapsamında delilleri ve tarafların beyanlarını değerlendirmesi bekleniyor.

Rıza Akpolat’a 23 yıl 3 ay hapis cezasına ek para cezası ve mal varlığı tedbiri Haber

Rıza Akpolat’a 23 yıl 3 ay hapis cezasına ek para cezası ve mal varlığı tedbiri

Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin 200 sanıklı davada karar açıklandı. Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat, 23 yıl 3 ay 7 günlük hapis cezasının yanı sıra 4 milyon 882 bin 500 lira adli para cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Akpolat’a ait 3 taşınmaz ile bir otomobil hakkında el koyma kararı verdi. 200 sanıklı davada karar çıktı Belediyelerdeki ihale süreçlerinin rüşvet karşılığında organize edildiği iddialarına ilişkin, Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik davada mahkeme kararını açıkladı. 5’i tutuklu olmak üzere toplam 200 sanığın yargılandığı davada 26 sanık hakkında “suç örgütüne üye olma”, 4 sanık hakkında ise “örgüte yardım etme” suçlarından beraat kararı verildi. Rıza Akpolat’a para cezası ve mal varlığı tedbiri Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Rıza Akpolat hakkında verilen 23 yıl 3 ay 7 günlük hapis cezasına ek olarak 4 milyon 882 bin 500 lira adli para cezası uygulanmasına hükmetti. Akpolat ayrıca “resmi belgede sahtecilik” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu suç bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Mahkeme, Akpolat’ın Bebek, Ortaköy ve Beykoz’da bulunan 3 taşınmazı ile bir otomobiline el konulmasına hükmetti. Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 781 bin 200 lira adli para cezasına çarptırıldı. Kayınbiraderi Kazım Gökhan Yankılıç’a ise aynı suçtan 5 yıl hapis ve 1 milyon 111 bin lira adli para cezası verildi. Akpolat’ın akrabaları Burak Kangal ile Çiğdem Yankılıç Kangal hakkında da aynı suç kapsamında farklı sürelerde hapis ve adli para cezaları uygulanmasına karar verildi. Çiğdem Yankılıç Kangal yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirken, Burak Kangal’ın Beykoz’daki bir taşınmazına da el konulmasına hükmedildi. Aziz İhsan Aktaş ve ailesine ihale yasağı Davada tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, “ihaleye fesat karıştırma” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Aktaş’ın şirketleri üzerindeki tedbirlerin kaldırılarak iade edilmesine karar verirken, kendisinin 2 yıl boyunca kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmasını yasakladı. Aktaş’ın kardeşi Doğan Aktaş da aynı suçtan 2 yıl 1 ay hapis cezası aldı ve hakkında 2 yıllık ihale yasağı uygulanmasına karar verildi. Aktaş’ın kardeşleri Tekin Aktaş ve Ramazan Murat Aktaş da 2’şer yıl 1’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu sanıklar hakkında da 2 yıl süreyle kamu ihalelerine katılma yasağı getirildi. Aktaş’ın oğlu Metin Aktaş ile Ayşegül Ünal ve Hamit Ünal hakkında ise 1 yıl 8’er ay hapis cezası verildi ve bu cezalar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Özkan Aktaş, Ferhat Aktaş ve Üveys Ünal ise üzerlerine atılı suçlardan beraat etti. 127 sanık beraat etti Mahkeme heyeti, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de aralarında bulunduğu 127 sanığın tüm suçlamalardan beraatına karar verdi. Tutuklu Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz ise “ihaleye fesat karıştırma” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. İş insanı Baki Nugay hakkında ise bazı suçlamalar yönünden beraat kararı verildi. Mahkeme, bazı suçlar bakımından duruşma sırasında gösterdiği pişmanlığı dikkate alarak Nugay’a ceza verilmesine yer olmadığına hükmetti. Davada bazı sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, bazı suçlamalar bakımından ise ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlar da verildi.

Aziz İhsan Aktaş’tan İmamoğlu Davasında Dikkat Çeken Savunma: “Belediye Başkanlığı Makamı Para Toplamak İçin Kullanıldı” Haber

Aziz İhsan Aktaş’tan İmamoğlu Davasında Dikkat Çeken Savunma: “Belediye Başkanlığı Makamı Para Toplamak İçin Kullanıldı”

Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen “Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasında savunma yapan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, belediyedeki bazı işlemler üzerinden iş insanları üzerinde baskı kurulduğunu ve para taleplerinin İmamoğlu’nun talimatıyla yapıldığının kendisine söylendiğini öne sürdü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasına devam edildi. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen duruşmanın dördüncü gününde tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı. Aktaş, daha önce verdiği ifadelerin ve etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarının arkasında olduğunu belirterek, soruşturmanın temelinde iş insanları üzerinde baskı oluşturulduğu ve “sistem” adı altında para toplandığı iddiasının bulunduğunu savundu. “Kurulan düzenin baskısına maruz kalan kişilerden biriyim” Önceki ifadelerini tekrar ettiğini belirten Aktaş, etkin pişmanlık kapsamında yaptığı açıklamaların ardından kendisi hakkında kamuoyunda olumsuz bir algı oluşturulmaya çalışıldığını iddia etti. Ticari faaliyetlerini kanunlara uygun şekilde yürüttüğünü ifade eden Aktaş, kendisine tahsis edilen korumaların ise daha önce yaşadığını belirttiği suikast girişimi nedeniyle devlet tarafından görevlendirildiğini söyledi. Aktaş, 13 Ocak 2025’te Beşiktaş Belediyesi soruşturması kapsamında gözaltına alınıp tutuklandığını, Nisan 2025’te ise kendi iradesiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla ifade verdiğini belirtti. Beyanlarının banka kayıtları, HTS ve baz tespitleri ile diğer sanık ve tanık ifadeleriyle doğrulandığını öne süren Aktaş, kendisini “kurulan düzenin baskısına maruz kalan ve işleyişini açıklayan kişilerden biri” olarak tanımladı. İmamoğlu hakkında dikkat çeken iddialar Savunmasının devamında Aktaş, Ekrem İmamoğlu liderliğinde bir yapı oluşturulduğunu iddia etti. İmamoğlu’nun para taleplerinin, bazı belediye yöneticileri, danışmanlar ve aracılar üzerinden iş insanlarına iletildiğini öne sürdü. Aktaş, belediyelerden doğan hak ediş ve alacak ödemelerinin baskı aracı olarak kullanıldığını, belediyeyle mevcut iş ilişkilerinin sona erdirilmesi veya çeşitli yaptırımlar uygulanması tehdidinin gündeme getirildiğini savundu. Ayrıca imar ve ruhsat süreçleri üzerinden de kendilerinden pay talep edildiğini ileri süren Aktaş, siyasi faaliyetlerin iş insanları üzerinde baskı oluşturularak finanse edilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. “Para yeni iş almak için değil, hak edişleri alabilmek için verildi” Aktaş, para teslimlerinin yeni iş elde etmek amacıyla değil, belediyelerden doğan yasal hak edişlerin alınabilmesi için gerçekleştirildiğini öne sürdü. İddiasına göre ödemeler doğrudan karar vericilere değil, bazı danışmanlar, şoförler veya aracılar üzerinden gerçekleştirildi. Paraların belediye kasasına ya da resmi banka hesaplarına yatırılmadığını savunan Aktaş, nakit olarak çekilen paraların aracılara teslim edildiğini ve “sistem” olarak adlandırılan yapıya aktarıldığını iddia etti. Aktaş ayrıca, kendisine iletilen para taleplerinin Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla yapıldığının söylendiğini öne sürerek, “İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır” iddiasında bulundu. Özgür Karabat iddiası Aktaş savunmasında CHP İstanbul Milletvekili ve eski Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat hakkında da bir iddia dile getirdi. 2024 yerel seçimleri döneminde Karabat’ın kendisinden para istediğini öne süren Aktaş, para taleplerinin farklı aracılar üzerinden ilerlediğini savundu. Aktaş’ın duruşmadaki iddiaları mahkeme tutanaklarına geçerken, davada diğer sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşmanın, sanık savunmalarının tamamlanması amacıyla 25 Ağustos Salı gününe ertelendiği bildirildi.

Mustafa Bozbey davasında ara karar: 16 sanık tahliye edildi, 18 sanığın tutukluluğu devam edecek Haber

Mustafa Bozbey davasında ara karar: 16 sanık tahliye edildi, 18 sanığın tutukluluğu devam edecek

Mahkemeden ara karar çıktı Bursa'da görülen ve çok sayıda sanığın yargılandığı davada mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Dosyada yer alan bilgi ve belgeler, teftiş raporları, kurum raporları, tanık beyanları, sanık savunmaları ve mevcut delil durumunu değerlendiren heyet, 16 sanığın tahliyesine, 18 sanığın ise tutukluluk halinin devamına hükmetti. Mahkeme ayrıca davanın, Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilgili dosyayla birleştirilmesi talebinin, söz konusu davadaki duruşmanın ardından değerlendirilmesine karar verdi. Yargılama ise 5 Ekim 2026 Pazartesi günü saat 09.00'a ertelendi. Tutukluluğu devam eden isimler Mahkeme heyeti, haklarında kuvvetli suç şüphesinin sürdüğü ve mevcut delil durumunun tutukluluğun devamını gerektirdiği gerekçesiyle şu isimlerin tutukluluk halinin sürmesine karar verdi: Mustafa Bozbey Turgay Erdem Hüseyin Gür Muhkim Demirtaş Naci Kale Şemsi Oğuz Abdulkadir Alkan Ahmet Atiş Batuhan Abay Berat Göral Doğan Gündüz Faruk Bakgör Ferhat Bakgör Mehmet Faruk Çelebi Mehmet Necati Çelebi Yusuf Bakgör Şevket İlhan Serkan Bayram Sırrı Aydın Şener Arslan 16 sanık tahliye edildi Mahkeme, dosyada tutuklu bulunan 16 sanığın tahliyesine karar verdi. Tahliye edilen isimler şöyle: İldam Aydın Bozbey Mehmet Fatih Çelebi Orhan Çelebi Mehmet Ziya Arslan Nevzat Güleneli Sertaç Aslak Tarık Tarım Ayşegül Erkol Murat Noyan Rızvanoğlu Yusuf Berat Rızvanoğlu Zafer Rızvanoğlu Serkan Çağlar Ümit İrven Tolga Şen İsmail Din Mahkeme, tahliye edilen sanıklar ile tutuksuz yargılanan bazı isimler hakkında ise adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verdi. Avukat Yavuz: "Müvekkilimin beraat edeceğine inanıyorum" Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Mustafa Bozbey'in avukatı Şerafettin Yavuz, davanın başlangıçta görev suçu kapsamında yürütüldüğünü, daha sonra soruşturmanın örgüt ve rüşvet suçlamalarına dönüştüğünü belirtti. Yavuz, yargılama sürecinde ortaya çıkan deliller ve savunmaların ardından müvekkilinin suçsuz olduğuna olan inancının güçlendiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: "Yargılama boyunca kamuoyunda dile getirilen birçok iddianın iftira niteliğinde olduğunu gördük. Hatta bazı iddiaların sahipleri tarafından dahi desteklenemediği ortaya çıktı. Müvekkilimin tahliyesi önünde hukuki bir engel bulunmadığını düşünüyorum. En kısa sürede tahliye edileceğine ve yargılama sonunda beraat edeceğine inanıyorum." Bir sonraki duruşma 5 Ekim'de Mahkeme, tutuklu sanıkların ilk tutukluluk incelemesinin 24 Ağustos 2026, ikinci incelemesinin ise tahliye kararı verilmemesi halinde 21 Eylül 2026 tarihinde dosya üzerinden yapılmasına karar verdi. Davada bir sonraki duruşma 5 Ekim 2026 tarihinde Bursa'da görülecek. Bu duruşmada, dosyanın Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden dava ile birleştirilmesi talebinin de değerlendirilmesi bekleniyor.

Yenidoğan çetesi davasında ara karar çıktı Haber

Yenidoğan çetesi davasında ara karar çıktı

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ’Yenidoğan Çetesi’ne yönelik düzenlenen 2’nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı’yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61’e yükselmişti. Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen 8’nci duruşmada, aralarında Fırat Sarı’nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Dün yapılan yargılamada, sanık avukatları savunma yapmıştı. Avukat beyanlarının alınmasıyla devam edilen bugünkü duruşmada ise beyanlar tamamlandı. 5 sanık hakkındaki adli kontrol tedbiri kaldırıldı Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, hayatını kaybeden Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi tutuksuz sanık Cafer Akdur’un dosyasının ayrılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Funda Özen, Renas Kılıç, Fehmi Alperen, Volkan Karataş ve Serdar Yüksel’in ‘yurt dışına çıkış’ yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Fırat Sarı’nın da bulunduğu 10 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.