Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanayi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi:  AB düzenlemesine 3 ay kaldı Haber

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi: AB düzenlemesine 3 ay kaldı

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Avrupa Birliği’nin makine güvenliğine ilişkin yeni düzenlemesi nedeniyle Türkiye’deki makine üreticileri ve ihracatçıların karşılaşabileceği risklere dikkat çekti. 16 Ekim 2026 tarihli açıklamada, 2006/42/EC Makine Direktifi’nin yerini alacak olan AB 2023/1230 sayılı Makine Yönetmeliği’nin 20 Ocak 2027’de zorunlu olarak uygulanmaya başlayacağı belirtildi. Oda, yeni düzenlemenin Türkçe metninin henüz yayımlanmamış olmasının sektörde teknik, hukuki ve ekonomik belirsizlikleri artırabileceğini ifade etti. YAPAY ZEKÂ VE YAZILIM GÜVENLİĞİ DE KAPSAMDA Yeni düzenlemenin yalnızca klasik makine güvenliğiyle sınırlı olmadığına dikkat çekilen açıklamada; yapay zekâ destekli güvenlik fonksiyonları, güvenlikle ilgili yazılım ve kontrol sistemleri, dijital dokümantasyon ve uygunluk değerlendirme süreçlerinin de önem kazandığı belirtildi. Bu değişikliklerin ürün güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği, CE uygunluk değerlendirmesi, üreticilerin hukuki sorumlulukları ve Türkiye’nin Avrupa pazarındaki rekabet gücü üzerinde doğrudan etkiler oluşturabileceği kaydedildi. “YALNIZCA TÜRKÇE METNİN YAYIMLANMASI YETERLİ DEĞİL” Oda, Türkiye’nin hazırlık sürecinin yalnızca mevzuatın Türkçeye çevrilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, uygulama rehberleri, geçiş hükümleri, uyumlaştırılmış standartlar, uygunluk değerlendirme prosedürleri ve denetim kriterlerinin de netleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca üreticilere yönelik bilgilendirme faaliyetleri, eğitim çalışmaları, yetkili kuruluşların görevleri ve laboratuvar altyapısının geliştirilmesi çağrısı yapıldı. TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türk Standartları Enstitüsü, sektör dernekleri, üniversiteler ve ilgili meslek odalarının ortak bir çalışma yürütmesini istedi. Türkiye’deki üreticilerin mevzuat yayımlandıktan sonra uyum sağlamaya çalışmak yerine, yürürlük tarihinden önce hazırlıklarını tamamlaması gerektiğini belirten Oda, yeni yönetmelik ve uygulama rehberinin yanı sıra geçiş sürecine ilişkin yol haritasının da Türkçe, anlaşılır ve erişilebilir biçimde hazırlanması çağrısında bulundu. Açıklamada, zamanında atılacak adımların yalnızca mevzuata uyum açısından değil; insan güvenliği, ihracat kapasitesi, sanayi rekabetçiliği ve teknolojik dönüşüm açısından da kritik önem taşıdığı vurgulandı.

BESİAD işbirliğinde Fastener Expo Eurasia 2026 fuarı İstanbul TÜYAP'ta kapılarını açtı. Haber

BESİAD işbirliğinde Fastener Expo Eurasia 2026 fuarı İstanbul TÜYAP'ta kapılarını açtı.

Bağlantı elemanları sektörünün önemli buluşma noktalarından Fastener Expo Eurasia 2026 – Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı, İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde başladı. RX Tüyap Fuarcılık tarafından Bağlantı Elemanları Sanayici İş İnsanları Derneği (BESİAD) iş birliğiyle düzenlenen fuarda, sektörün üretim gücü, teknolojik kabiliyetleri ve ihracat potansiyeli uluslararası ziyaretçilerle buluşuyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekilleri Ahmet Güleç ve Çetin Tecdelioğlu, BESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk, TÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal, Reed TÜYAP Genel Müdürü Berkan Öner ile sektör temsilcileri ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninin ardından fuar ziyaretçilere açıldı. Cıvata, vida, somun, rondela, ankraj ve perçinden üretim makinelerine, ısıl işlem ve yüzey teknolojilerinden ölçüm ve kalite kontrol sistemlerine kadar sektörün geniş ürün ve teknoloji yelpazesinin sergilendiği Fastener Expo Eurasia, üretici ve tedarikçileri uluslararası satın almacılarla aynı platformda buluşturuyor. Fuar kapsamında gerçekleştirilen B2B iş görüşmeleri de organizasyonun önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Çelik İhracatçıları Birliği ve BESİAD koordinasyonunda düzenlenen sektörel alım heyeti programıyla farklı ülkelerden gelen satın almacılar ile yerli üreticiler arasında doğrudan görüşmeler gerçekleştirilirken, yeni ihracat bağlantılarının ve uzun vadeli ticari iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. TOPUK: “SEKTÖRÜMÜZÜN ULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ ARTIRIYORUZ” Fastener Expo Eurasia’nın Türkiye bağlantı elemanları sektörü açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten BESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk, sektörün güçlü üretim altyapısı ve ürün çeşitliliğiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Türkiye bağlantı elemanları sektörünün 2,5 milyar dolarlık hacme ve yaklaşık 800 milyon dolarlık ihracata ulaştığını ifade eden Topuk, “250 bin çeşit ürün üretim kapasitemiz ve güçlü insan kaynağımızla Avrupa’da ilk 3’te dünyada 8.sirada yer alan bir sektörün temsilcileriyiz. TÜYAP iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Fastener Expo Eurasia’yı sektörümüzün hem ulusal hem de uluslararası alandaki görünürlüğünü artıran önemli bir platform olarak görüyoruz. Fuarımızın sektörümüz, firmalarımız ve ülkemiz için yeni iş birliklerine ve bereketli ticari sonuçlara vesile olmasını diliyoruz” dedi. TECDELİOĞLU:“SEKTÖR KENDİNİ DÜNYAYA İSPAT ETMİŞ DURUMDA” TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu da Türkiye bağlantı elemanları sektörünün ulaştığı üretim ve ihracat kapasitesine dikkat çekti.Türkiye’nin bağlantı elemanlarında Avrupa’nın ve dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri haline geldiğini söyleyen Tecdelioğlu, “Bağlantı elemanları sektörümüz dünya ekosistemi içerisinde kendisini ispat etmiş durumda. 100’ün üzerinde katılımcının yer aldığı Fastener Expo Eurasia, sektörümüzün üretim kabiliyetini ve ticari potansiyelini ortaya koyan en önemli organizasyonlardan biri. Uluslararası ziyaretçilerin ve satın almacıların yoğun ilgisi, sektörümüzün geldiği noktayı açıkça gösteriyor. Burada kurulacak her yeni bağlantının üretime, ihracata ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamasını temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı. GÜLEÇ:“GÜÇLÜ YAN SANAYİ REKABET GÜCÜNÜ ARTIRIYOR” TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç ise Türkiye’nin üretim gücünün arkasındaki temel unsurlardan birinin güçlü ve gelişmiş yan sanayi yapısı olduğunu vurguladı. Yerli üreticilerin tasarım, teknoloji ve ürün geliştirme kabiliyetlerinin Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücüne önemli katkı sağladığını belirten Güleç, sektör fuarlarının bu yapının gelişmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. 20 Eylül’e kadar devam edecek Fastener Expo Eurasia 2026 boyunca yerli üreticiler, dünyanın farklı ülkelerinden gelen sektör profesyonelleri ve satın almacılarla bir araya gelecek. Fuar ve B2B görüşmeleri aracılığıyla Türk bağlantı elemanları sektörünün yeni pazarlara erişiminin artırılması, mevcut ihracat bağlantılarının geliştirilmesi ve uzun vadeli uluslararası iş birliklerinin oluşturulması hedefleniyor.

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz Haber

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz

Büyüme verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sanayinin yeniden büyüme ivmesi kazanmasının Türkiye ekonomisinin üretim gücü açısından önemli olduğunu söyledi. Karadeniz, “Sanayi sektörünün yılın ilk çeyreğinde yaşadığı yüzde 0,8'lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesi, üretim cephesinde yeniden hareketlenme başladığını göstermesi açısından umut verici. Ancak Türkiye'nin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir büyüme patikasına girebilmesi için sanayideki bu toparlanmanın kalıcı hale gelmesi gerekiyor” dedi. “SANAYİNİN BÜYÜMESİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL” Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin ancak üretim ve sanayinin güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Karadeniz, büyümenin niteliğinin de en az büyüme oranı kadar önemli olduğunu vurguladı. Karadeniz, “Sanayinin yüzde 2,4 büyümesi önemli ve değerli bir gelişme. Ancak sanayicimizin bugün karşı karşıya olduğu yüksek finansman maliyetleri, enerji ve hammadde giderleri, işçilik maliyetleri ve küresel rekabet baskısı devam ediyor. Bu koşullar altında elde edilen büyümeyi kalıcı hale getirmek için üretim maliyetlerini aşağı çekecek ve yatırımları destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. “PLASTİK SEKTÖRÜ SANAYİ ÜRETİMİNİN TEMEL TAŞI” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, inşaattan sağlığa kadar çok geniş bir üretim zincirine girdi sağladığını hatırlatan Karadeniz, sektörün Türkiye'nin sanayi ve ihracat kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Plastiğin artık neredeyse tüm sektörlerde kullanılan, teknoloji ve inovasyon açısından da önemli bir üretim alanı olduğuna dikkat çekti. Karadeniz, “Plastik sanayisi, Türkiye'nin üretim ekosisteminin temel sektörlerinden biri. Dolayısıyla sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü biçimde yansımasını istiyoruz. Bunun için sektörümüzün yüksek oranda dışa bağımlı olduğu hammaddede, finansmanda ve enerji maliyetlerinde yaşanan sorunların çözülmesi gerekiyor. Üretim kapasitemizi koruyarak daha yüksek katma değerli ve rekabetçi bir yapıya geçmeliyiz” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Bursa’nın enerji talebi son 24 yılda 5 kat arttı Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Bursa’nın enerji talebi son 24 yılda 5 kat arttı

BTSO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’na katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa’nın Türkiye ekonomisinin büyümesinde itici güç olduğunu belirterek, kentin önümüzdeki dönemde daha fazla enerjiye ihtiyaç duyacağını ifade etti. “ENERJİ, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” Bayraktar, Türkiye’nin enerji talebinin son 24 yılda yaklaşık 3 kat arttığını, buna karşın Bursa’daki artışın 5 kat olduğunu vurguladı. Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini söyleyen Bayraktar, “Enerji meselesi bir milli güvenlik meselesidir” dedi. Türkiye’nin kullandığı her 3 birim enerjinin 2’sini ithal ettiğini belirten Bayraktar, hedeflerinin ülkeyi hem madenlerde hem de enerjide net ihracatçı konuma taşımak olduğunu kaydetti. AKKUYU VURGUSU Bakan Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Türkiye’nin nükleer enerji üreten ülkeler ligine gireceğini söyledi. Santralde Bursa sanayisinin ürettiği ekipmanların da kullanıldığını belirten Bayraktar, enerji dönüşümünde yerli ekipman üretiminin önemine dikkat çekti. SANAYİCİDEN KESİNTİSİZ VE ÖNGÖRÜLEBİLİR ENERJİ TALEBİ BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise sanayinin en önemli beklentisinin kesintisiz, kaliteli ve öngörülebilir maliyetli enerji olduğunu söyledi. Burkay, enerji altyapısının güçlendirilmesi, yeşil dönüşüm yatırımları ve sanayinin değişen ihtiyaçlarına uygun düzenlemelerin önemine işaret etti. Burkay ayrıca, BTSO’nun dijital dönüşüm projesi kapsamında geliştirilen KOBİ Diyalog uygulamasıyla 60 bin üyeye daha güçlü katılım imkânı sunulacağını belirtti. Burkay, sanayi alanlarına duyulan ihtiyacı karşılamak için geliştirilen KOBİ OSB projesine kısa sürede 2 bin 500’ün üzerinde başvuru yapıldığını açıkladı. Bursa’nın üretim gücünü destekleyecek yeni sanayi alanlarının önemine dikkat çekti. Toplantıda iş dünyası temsilcileri de enerji alanındaki talep ve önerilerini Bakan Bayraktar’a iletti. Program, hediye takdimiyle sona erdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'ndan Kayseri YHT hattına sıkı takip Haber

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'ndan Kayseri YHT hattına sıkı takip

Anadolu’nun kavşak noktasında bulunan, sanayi ve ticaretin yanı sıra eğitim, sağlık, spor, turizm ile tarım ve hayvancılık alanlarında da adından söz ettiren Kayseri’ye kazandırılacak Ankara-Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nde çalışmalar hummalı bir şekilde sürerken proje çalışmaları Ankara düzeyinde de yakından takip ediliyor. Bu çerçevede, bir dizi program kapsamında Kayseri’ye gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ile birlikte Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin Düver Mahallesi’ndeki şantiyesini ziyaret ederek hummalı şekilde süren çalışmaları yerinde inceledi. Bakan Uraloğlu ve Başkan Büyükkılıç’a, incelemeleri esnasında Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Ömer İleri, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AYGM Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ile AK Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan ve MHP Kayseri İl Başkan Yardımcısı Bilgehan Hatip eşlik etti. Bakan Abdulkadir Uraloğlu ve Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç ile beraberlerindeki heyet çalışmaları tüm hızıyla süren Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nin Kocasinan ilçesi Düver Mahallesi’ndeki şantiyesini ziyaret etti. Çalışma yerinde inceleyen Bakan Uraloğlu ve Başkan Büyükkılıç, projenin son durumuna dair kurmayları ve yüklenici firma yetkililerinden brifing aldı. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Başkan Büyükkılıç ve beraberindeki heyet ile birlikte incelemelerinin ardından basın toplantısı düzenledi. Ankara-Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi’ndeki son durumu yerinde değerlendirmek için Düver şantiyesinde bir araya geldiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, ulaştırma hizmetinin ekonomi, ticaret ve toplumsal refah açısından önemine işaret etti. Uraloğlu, “Bu kapsamda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren demiryollarını devlet politikası olarak ele aldık. Sadece yeni hatlar inşa etmedik. Devraldığımız bütün demiryolu ağını baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Hızlı tren hattımız 11 şehre doğrudan, birçok şehre de bölgesel bağlantılarla hizmet vererek nüfusumuzun yarısından fazlasına ulaşıyor” dedi. “20,5 Kilometre Uzunluğunda Toplam 22 Tünel ve 6 Bin 608 Metre Uzunluğunda 27 Demiryolu Köprüsü İnşa Ediyoruz” Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı ile birlikte ülkenin dört bir yanında devam eden projelerden söz eden Bakan Uraloğlu, 2028’e kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayısını 11’den 27’ye yükselteceklerinin altını çizerek, “Bu büyük vizyonumuzun önemli bir halkası da 142 kilometre uzunluğundaki Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattımız. Saatte 250 kilometre hız yapabilen, yine çift hatlı, elektrikli ve sinyalli bir tren hattı inşa ediyoruz. Aynı zamanda sıfırdan bir hat inşa ediyoruz. Eski hattımızı da koruyarak. Hattımız üzerinde Yerköy, Şefaatli, Yenifakılı, Himmetdede ve Kayseri olmak üzere 5 istasyonumuz bulunmaktadır. Proje kapsamında 20,5 kilometre uzunluğunda toplam 22 tünel, 6 bin 608 metre uzunluğunda 27 demiryolu köprüsünü de birlikte inşa ediyoruz” şeklinde konuştu. “Ankara-Kayseri Arası Seyahat Süresini 7 Saatten 1 Saat 45 Dakikaya Düşüreceğiz” Bakan Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı ile Ankara-Kayseri arası seyahat süresinin 7 saatten 1 saat 45 dakikaya düşeceğini vurgulayarak, “Yerköy Yüksek Hızlı Tren Garı’ndan Kayseri’ye uzanan bu hat tamamlandığında Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı ile birbirine entegre olacak. Böylece Kayseri, doğrudan yüksek hızlı tren hattı konforuyla buluşmuş olacak. Projemizin işletmeye açılmasıyla, mevcut konvansiyonel demiryolu ile olan Ankara-Kayseri arası seyahat süresini 7 saatten 1 saat 45 dakikaya düşüreceğiz. Yine İstanbul’a 5 saatte hızlı tren ve ekonomik ulaşım imkânıyla ulaşmış olacağız” diye konuştu. Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı’nın Kayseri için avantajlarında da değinen Bakan Uraloğlu, “Erciyes’te kayak sezonunu kaçırmak istemeyen bir Ankaralı kardeşimiz hafta sonu sabahı yola çıkıp öğleden önce pistte olma imkânına sahip olacak. İstanbul’da işi ya da düğünü olan bir Kayserili vatandaşımız sadece 5 saatlik bir yolculukla konaklama derdi olmadan aynı gün gidip dönme imkânına sahip olacak. Cumhurbaşkanımız diyor ya nereden nereye” dedi. “Yaklaşık Yüzde 53’lük Bir Fiziki İlerleme Seviyesine Geldik, 2028 Yılının İkinci Yarısında Bitirmeyi Hedefliyoruz” Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı projesinde yüzde 53’lük ilerleme kaydedildiğini açıklayarak, “Proje genelinde bugün itibariyle yaklaşık yüzde 53’lük bir fiziki ilerleme seviyesine geldiğimizi özelikle belirtmek isterim. Yani işin yarısından fazlasını tamamlamış bulunuyoruz. Kalan kısımlardaki işlerimize de tüm hızıyla devam ediyoruz. Projemizi 2028 yılının ikinci yarısında bitirmeyi hedefliyoruz. İnşallah Himmetdede’ye kadar olan bölümünü 2027 yılı içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz. Elbette zamanda biraz ileri geri aksamalar olabilir ama biz bu iradeyi ortaya koyuyoruz. İnşallah onu da tekâmül ettirmeye gayret edeceğiz. Biz de şantiyemizi yakından takip edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Yılda 5,5 Milyon Yolcu ve 3 Milyon Ton Yük Taşıma İmkânı” Projenin tamamlandığında 5,5 milyon yolcu ve 3 milyon ton yük taşıma kapasitesi ile hizmet verileceğine dikkat çeken Uraloğlu, şunları söyledi: “Bu büyük proje tamamlandığında yalnızca iki şehri değil, Anadolu’nun kalbinden geçen bir kalkınma koridorunu harekete geçirmiş olacağız. Hattımızı işletmeye aldığımızda yılda 5,5 milyon yolcu ve 3 milyon ton yük taşıma imkânına sahip olacağız. Bilindiği gibi Kayseri, asırlardır üretimin şehri. Mobilyasından tekstiline, gıdasından savunma sanayiinde kadar ürettiğini dünyaya satan şehrimiz. Bu hat tamamlandığında Kayserili üreticilerimiz ürününü limanlara, organize sanayi bölgelerine ve komşu illere çok daha hızlı, çok daha ucuza taşımış olacak. Erciyes’in kayak turizmi, Mimar Sinan’ın izleri, Kayseri’nin eşsiz coğrafyası, artık sadece karayoluyla ve havayolu ile değil, konforlu bir tren yolculuğuyla da milyonlarca ziyaretçimize ev sahipliği yapacak. Kısaca bu hat Kayseri’nin asırlık ticaret ruhunu, yeni yüzyıla, Türkiye Yüzyılı hızına taşıyacak. Şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.” Bakan Uraloğlu, Yerköy-Kayseri arasındaki çalışmalarla Kayseri için yeni bir demiryolu hattı inşa edildiği gibi şehrin tüm demiryolu altyapısının da yenilendiğini belirterek, Anafartarlar-Şehir Hastanesi-Mobilyakent tramvay hattını Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile birlikte inşa ettiklerini kaydetti. Uraloğlu, Kayseri’ye Boğazköprü mevkiinde 670 bin metrekarelik alanda 1 milyon 800 bin ton taşıma kapasiteli Lojistik Merkezi’ni kazandırdıklarını dile getirerek, ülkenin turizm merkezleri olan Antalya, Konya ve Kapadokya bölgesini Kayseri’ye ve dolayısıyla hızlı demiryolu ağına bağlayacak Kayseri-Nevşehir-Aksaray-Konya-Antalya demiryolu projesini de hayata geçirmeyi hedeflediklerini duyurdu. Bakan Uraloğlu, “Bu şehre yakışır ve Kayserililere yaraşır yeni bir havalimanı terminal binasını da inşa edip onu da hizmete açmıştık. Yıllık 2,5 milyon yolcu kapasiteli olan Kayseri Havalimanı yolcu kapasitesini yeni terminal binamız ile 6 milyon yolcuya çıkardık. Bu sayede önümüzdeki dönemde gelişen Erciyes ve Kapadokya turizm talebi ve bölgenin ticaret hacminin de hesap edilerek, başta Kayseri olmak üzere bölgenin hava trafiği ve ulaşımı açısından önünde bulunan önemli bir engeli de geride bırakmış olduk” şeklinde konuştu. “Hayalden Gerçeğe Dönüştürüyoruz” Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın Türkiye Yüzyılı ulaşım vizyonunun çok somut bir ifadesi olduğuna vurgu yaparak, “Bu hat sadece ray döşemek değil, refahı uzatmaktır, milletimizin hayatını kolaylaştırmaktır. Çalışmalarımızı bitirdiğimizde ülkemizin bir prestij projesini daha başarıyla tamamlamanın inşallah hep beraber gururunu yaşayacağız. Ülkemizin adına büyük ve önemli bir projeyi daha hayalden gerçeğe dönüştürüyoruz. Bu düşüncelerle işçisinden mühendisine, projemizi yürüten tüm yüklenici firmalarımıza, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğümüze ve çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da Yüksek Hızlı Tren Projesi’nden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür etti. Başkan Büyükkılıç, “Sanayisi, ticareti, turizmi, tarım ve hayvancılığı, eğitim ve sağlık salanındaki potansiyeli ile Anadolu’nun parlayan yıldızı Kayseri’miz Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi ile ülkemizin önde gelen şehirleri arasındaki konum ve önemini daha da arttıracak. Bu önemli yatırım şimdiden Kayseri’mize ve bölgemize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.

Almanya'da alarm: Ren Nehri tarihinin en düşük seviyelerinden birine geriledi Haber

Almanya'da alarm: Ren Nehri tarihinin en düşük seviyelerinden birine geriledi

Almanya'nın en önemli su yollarından Ren Nehri, haftalardır etkili olan sıcak hava dalgası ve yetersiz yağışların ardından ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kaldı. Nehirdeki su seviyesinin bazı ölçüm noktalarında tarihi düşük değerlere ulaşması, başta taşımacılık olmak üzere enerji, sanayi, turizm ve doğal yaşam açısından yeni riskleri beraberinde getirdi. Özellikle Köln, Düsseldorf ve Duisburg çevresindeki ölçüm istasyonlarında kaydedilen düşük seviyeler, Ren Nehri'ndeki su kaybının boyutunu ortaya koydu. Köln'deki ölçüm istasyonunda salı sabahı su seviyesinin kısa süreliğine 66 santimetreye kadar gerilemesi, bölgedeki kuraklığın ulaştığı kritik noktayı gösterdi. Uzmanlar, sıcak hava koşullarının devam etmesi ve yeterli yağış alınamaması halinde önümüzdeki günlerde daha düşük seviyelerin görülebileceği uyarısında bulunuyor. Düşük su seviyesi yük taşımacılığını vurdu Ren Nehri, Almanya ve Avrupa'nın en önemli ticaret koridorlarından biri olarak çok sayıda yük gemisine ev sahipliği yapıyor. Nehir üzerinden taşınan petrol ürünleri, kimyasal maddeler, kömür, tahıl ve sanayi ürünleri, Almanya'nın üretim merkezleri açısından büyük önem taşıyor. Ancak su seviyesindeki sert düşüş, gemilerin taşıyabileceği yük miktarını ciddi şekilde azaltıyor. Nehirde seyreden yük gemileri, karaya oturma riskini azaltabilmek için normal kapasitesinin yalnızca yaklaşık yüzde 25 ila 40'ı oranında yük taşıyabiliyor. Bu durum, aynı miktardaki ürünün taşınabilmesi için daha fazla sefer yapılmasını zorunlu hale getiriyor. Sefer sayısındaki artış ise yakıt, personel ve operasyon maliyetlerini yükseltiyor. Bunun yanında nehir taşımacılığındaki yavaşlama, fabrikaların ihtiyaç duyduğu hammaddelerin zamanında ulaştırılmasını da zorlaştırıyor. Sanayi ve tedarik zincirleri baskı altında Ren Nehri'ndeki kuraklığın ekonomik etkisinin yalnızca taşımacılık sektörüyle sınırlı kalması beklenmiyor. Nehir güzergahında faaliyet gösteren sanayi tesislerinin önemli bir bölümü, hammadde ve ürün sevkiyatında Ren Nehri'ne bağlı durumda. Su seviyesinin kritik noktalara düşmesi, özellikle ağır ve yüksek hacimli ürünlerin taşınmasını güçleştiriyor. Taşımacılık maliyetlerindeki artışın zamanla ürün fiyatlarına da yansıması ihtimali bulunuyor. Bu nedenle Ren Nehri'ndeki kuraklık, Almanya'nın sanayi üretim kapasitesi ve Avrupa genelindeki tedarik zincirleri açısından yakından takip edilen bir risk haline geldi. Feribot seferleri durma noktasına geldi Kuraklığın etkileri günlük yaşamda da hissedilmeye başladı. Ren Nehri üzerinde çalışan bazı feribot hatlarında su seviyesinin kritik seviyeye inmesi nedeniyle seferler tamamen durduruldu. Bazı bölgelerde ise yalnızca daha hafif araçların taşınmasına izin veriliyor. Özellikle Rheinland-Pfalz eyaletindeki bazı feribot bağlantılarının askıya alınması, nehrin iki yakasında yaşayan vatandaşların ulaşımını doğrudan etkiliyor. Turistik yolcu gemileri de düşük su seviyesinden olumsuz etkileniyor. Bazı şirketler seferlerini iptal ederken, bazıları güzergah değişikliğine gidiyor veya belirli iskelelerde durmaktan vazgeçiyor. Enerji üretiminde de risk büyüyor Ren Nehri'ndeki su kaybı, enerji sektörü açısından da dikkat edilmesi gereken sonuçlar doğuruyor. Nehir suyunu soğutma amacıyla kullanan bazı enerji tesisleri, düşük su seviyesi ve yüksek su sıcaklığı nedeniyle çalışma kapasitelerini azaltmak zorunda kalabiliyor. Özellikle sıcak hava dönemlerinde su sıcaklığının yükselmesi, enerji santrallerinin çevreye bırakabileceği suyun sıcaklığı konusunda da ek kısıtlamalar oluşturabiliyor. Bu durum, enerji talebinin yüksek olduğu sıcak dönemlerde üretim kapasitesi üzerinde ilave baskı oluşturma potansiyeline sahip. Balıklar ve su ekosistemi tehdit altında Ren Nehri'ndeki kuraklığın en önemli sonuçlarından biri de ekolojik dengede görülüyor. Su miktarının azalması ve sıcaklığın yükselmesi, balıklar başta olmak üzere nehirde yaşayan canlıların yaşam alanlarını daraltıyor. Oksijen seviyesinin düşmesi de bazı türler açısından hayati risk oluşturabiliyor. Çevre kuruluşları, Ren Nehri'nin yalnızca Avrupa'nın önemli bir ticaret güzergahı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Nehrin aynı zamanda geniş bir ekosisteme ve su kaynakları sistemine ev sahipliği yaptığına dikkat çekiliyor. Almanya için uzun vadeli su politikası çağrısı Ren Nehri'nde yaşanan son gelişme, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlara göre kısa süreli yağışlarla sorunun tamamen çözülmesi mümkün olmayabilir. Daha uzun ve sıcak yaz dönemlerinin yaşanması ihtimali, Almanya'nın su yönetimi konusunda yeni stratejiler geliştirmesini gerektiriyor. Çevre kuruluşları, ülke genelinde su kıtlığına karşı uzun vadeli bir ulusal plan hazırlanmasını ve nehirlerin yalnızca ekonomik değerleri üzerinden değil, ekolojik işlevleriyle birlikte korunmasını istiyor. Ren Nehri'ndeki su seviyesinin önümüzdeki günlerde nasıl seyredeceği, hem Almanya'nın ekonomik faaliyetleri hem de Avrupa'nın önemli tedarik zincirleri açısından kritik önem taşıyor. Yağışların yetersiz kalması halinde ulaşım ve sanayi üzerindeki baskının daha da artabileceği belirtiliyor.

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Bursa'da Haber

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Bursa'da

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Osmangazi Belediyesi tarafından Hisar Arkeoparkı'nda hizmete açılan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’nin açılış programına iştirak etmek ve "Ortadoğu, AB ve Ortasında Kıbrıs Sorunu" konulu konferansını gerçekleştirmek amacıyla Bursa'ya geldi. Bursa temasları kapsamında, Osmanlı Devleti'nin kuruluşu ile Bursa'nın fethini 360 derecelik panoramik görsellerle aktaran Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'ni ziyaret eden KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a; Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir, Recep Çohan, Mücahit Yıldızhan, Fatih Vardar ve İbrahim Emre Tonaroğlu'nun yanı sıra belediye meclis üyeleri ve birim müdürleri eşlik etti. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'nin kuruluş vizyonu ve sergilenen eserler hakkında detaylı bilgiler alan KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, müzedeki eserleri yakından inceledi. “Geçmişimizi ve Tarihimizi Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde Görmekten Mutluluk Duydum” Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi ziyareti sonrası açıklamalarda bulunan KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bursa'da bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. Bursa’nın tarihsel açıdan çok kritik bir şehir olduğuna dikkat çeken KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sözlerine şöyle devam etti: “Osmanlı Devleti'nin filizlendiği şehir olan Bursa'daki ziyaretimi, geçmişteki ziyaretlerim gibi öncelikle Osmangazi ve Orhangazi türbelerini ziyaret ederek başlattım. Ardından Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'ni gezme imkanı bulduk. Tarihimizi ve köklerimizi bu müzede görmek beni ziyadesiyle mutlu etti. Bursa, güçlü bir sanayi kenti olmasının yanı sıra çok değerli bir turizm merkezidir. Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinden yaklaşık 2,5 saatlik bir yolculukla Bursa'ya ulaştım. Kıbrıs'tan buraya ulaşım, modern havalimanı ve Osmangazi Köprüsü sayesinde artık dünyanın pek çok şehrine seyahat etmekten çok daha kolay hale geldi. Bu vesileyle tüm Bursa halkına en derin sevgi, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. Bursa'da çok sayıda dostum bulunuyor ve yıllardır burayı ziyaret ediyorum. Bursa'ya değer katan tüm sanayicilerimize ve üreticilerimize, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 5. Cumhurbaşkanı sıfatıyla şükranlarımı sunuyorum.” “Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’nin Açılışına Herkesi Bekliyorum” KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yarın düzenlenecek olan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’nin açılış törenine ve vereceği konferansa Bursalıları davet ederek, “Ticaret, turizm, üniversiteler arası iş birlikleri ve farklı alanlardaki ilişkilerimiz her geçen gün daha da kuvvetlenmektedir. Bursa'dan Kıbrıs'a yerleşen vatandaşlarımız, burada askerlik görevini yapanlar, şehit düşenler ve gazilerimiz vardır. Tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Kıbrıs davasında benimle aynı hassasiyeti paylaşan Osmangazi Belediye Başkanı Mutlu Esendemir'in davetiyle Bursa'dayım. Nazik davetleri için kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Yarın Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi'nin açılış töreninde yer alacağım. Aynı zamanda ‘Ortadoğu, Avrupa Birliği ve Ortasında Kıbrıs Sorunu’ başlıklı bir konferans gerçekleştireceğim. Açılış törenine ve konferansa tüm vatandaşlarımızı bekliyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Bursa arasındaki bağların daha da derinleşmesi adına verimli sohbetler gerçekleştireceğimize inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bursa Hızlı Tren Projesinde Tarihi Aşama: Test Sürüşleri Başlıyor, Ankara ve İstanbul 2 Saat 15 Dakikaya İnecek Haber

Bursa Hızlı Tren Projesinde Tarihi Aşama: Test Sürüşleri Başlıyor, Ankara ve İstanbul 2 Saat 15 Dakikaya İnecek

Bursa’yı yüksek hızlı tren ağına bağlayacak projede sona gelindi Türkiye’nin önemli ulaşım yatırımları arasında yer alan Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi’nde kritik bir aşamaya geçildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projenin son durumuna ilişkin yaptığı açıklamada, Osmaneli-Bursa kesiminde çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ve test sürüşleri için hazırlıkların başladığını duyurdu. Yaklaşık 201 kilometre uzunluğundaki hızlı tren hattının saatte 250 kilometre tasarım hızına uygun şekilde inşa edildiğini belirten Bakan Uraloğlu, projenin tamamlanmasıyla Bursa’nın Türkiye’nin yüksek hızlı tren ağına doğrudan bağlanacağını ifade etti. Bursa’nın uzun süredir beklediği hızlı tren projesi, yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değil, yük taşımacılığı açısından da bölgesel ekonomiye önemli katkılar sağlaması hedeflenen stratejik yatırımlar arasında gösteriliyor. Bursa-Ankara ve Bursa-İstanbul yolculuğu 2 saat 15 dakikaya düşecek Bakan Uraloğlu, projenin en önemli etaplarından biri olan 106 kilometrelik Osmaneli-Bursa kesiminde çalışmaların son aşamaya geldiğini açıkladı. Bu hattın tamamlanmasıyla Bursa’nın Osmaneli üzerinden Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattına bağlanacağını belirten Uraloğlu, yaklaşık 3,2 milyon kişinin yüksek hızlı tren konforuna doğrudan erişim sağlayacağını söyledi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Bursa’dan Ankara ve İstanbul’a ulaşım sürelerinde önemli bir kısalma yaşanacak. Mevcut ulaşım seçeneklerine göre daha hızlı, güvenli ve konforlu bir alternatif oluşturacak proje sayesinde: Bursa-Ankara seyahati yaklaşık 2 saat 15 dakikaya, Bursa-İstanbul seyahati yaklaşık 2 saat 15 dakikaya inecek. Bu gelişmenin özellikle Bursa’nın sanayi, ticaret ve turizm potansiyeline büyük katkı sağlaması bekleniyor. Test sürüşleri yakında başlayacak Hızlı tren projelerinde işletmeye geçmeden önce en kritik aşamalardan biri olan test süreçleri için hazırlıklar tamamlanıyor. Bakan Uraloğlu, Osmaneli-Bursa kesiminde yakında test sürüşlerinin başlayacağını belirterek, hattın tüm sistemlerinin kapsamlı şekilde kontrol edileceğini ifade etti. Uraloğlu açıklamasında, “Gerçekleştireceğimiz test sürüşleriyle hattın tüm sistemlerini kapsamlı şekilde kontrol edecek, işletmeye hazır hale getireceğiz. Testlerin tamamlanmasının ardından Bursa’yı yüksek hızlı tren ağıyla buluşturacağız” değerlendirmesinde bulundu. Test sürecinde ray sistemlerinden sinyalizasyon altyapısına, güvenlik sistemlerinden tren işletme koşullarına kadar birçok teknik detayın kontrol edilmesi planlanıyor. Proje yılda milyonlarca yolcu ve yük taşıyacak Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi, sadece yolcu taşımacılığı açısından değil, yük taşımacılığı bakımından da büyük önem taşıyor. Bakan Uraloğlu, hattın tamamının yılda yaklaşık 30 milyon yolcu ve 59 milyon ton yük trafiğine hizmet verebilecek kapasitede olacağını açıkladı. Bu kapasiteyle proje, Bursa ve çevre illerdeki sanayi üretiminin lojistik gücünü artıracak önemli bir altyapı yatırımı olacak. Özellikle Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine ve ihracata dayalı sanayi yapısı dikkate alındığında hızlı tren hattının yük taşımacılığı ayağı ekonomik açıdan da kritik bir rol üstlenecek. Bursa’nın ulaşım vizyonunda yeni dönem Türkiye’nin önemli sanayi şehirlerinden biri olan Bursa, uzun yıllardır hızlı tren ağına dahil olmayı bekleyen büyükşehirlerden biri konumunda bulunuyor. Kentte yaşayan vatandaşlar açısından hızlı tren projesi, yalnızca ulaşım süresini kısaltacak bir yatırım değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal hareketliliği artıracak bir proje olarak değerlendiriliyor. Bursa’nın İstanbul, Ankara ve Anadolu’nun diğer bölgeleriyle hızlı bağlantıya kavuşması; iş dünyası, turizm sektörü ve üniversiteler açısından da yeni fırsatlar oluşturması bekleniyor. Bandırma bağlantısıyla bölgesel ticaret güçlenecek Projenin Bandırma ayağı da bölgesel ulaşım açısından önemli bir avantaj sağlayacak. Bandırma Limanı ile entegre olacak demiryolu bağlantısının, yük taşımacılığında yeni imkanlar oluşturması hedefleniyor. Böylece Marmara Bölgesi’nin üretim merkezleri ile liman bağlantıları daha etkin hale gelecek. Sanayi ürünlerinin daha hızlı ve düşük maliyetlerle taşınabilmesi, ihracat kapasitesine de olumlu katkı sunacak. Bursa hızlı tren için geri sayıma geçti Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi’nde gelinen son aşama, Bursa’nın ulaşım tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Osmaneli-Bursa kesiminde başlayacak test sürüşlerinin ardından hattın işletmeye alınması için son kontroller gerçekleştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla Bursa, Türkiye’nin yüksek hızlı tren ağına bağlanan önemli şehirlerinden biri olacak. Vatandaşlar daha kısa sürede Ankara ve İstanbul’a ulaşırken, kent ekonomisi de hızlı ve modern ulaşım altyapısının avantajlarından yararlanacak. Bursa’nın yıllardır beklediği hızlı tren bağlantısında artık en kritik aşamaya geçilirken, gözler test sürüşlerinin başlamasına çevrildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.