Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanayi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz Haber

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz

Büyüme verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sanayinin yeniden büyüme ivmesi kazanmasının Türkiye ekonomisinin üretim gücü açısından önemli olduğunu söyledi. Karadeniz, “Sanayi sektörünün yılın ilk çeyreğinde yaşadığı yüzde 0,8'lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesi, üretim cephesinde yeniden hareketlenme başladığını göstermesi açısından umut verici. Ancak Türkiye'nin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir büyüme patikasına girebilmesi için sanayideki bu toparlanmanın kalıcı hale gelmesi gerekiyor” dedi. “SANAYİNİN BÜYÜMESİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL” Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin ancak üretim ve sanayinin güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Karadeniz, büyümenin niteliğinin de en az büyüme oranı kadar önemli olduğunu vurguladı. Karadeniz, “Sanayinin yüzde 2,4 büyümesi önemli ve değerli bir gelişme. Ancak sanayicimizin bugün karşı karşıya olduğu yüksek finansman maliyetleri, enerji ve hammadde giderleri, işçilik maliyetleri ve küresel rekabet baskısı devam ediyor. Bu koşullar altında elde edilen büyümeyi kalıcı hale getirmek için üretim maliyetlerini aşağı çekecek ve yatırımları destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. “PLASTİK SEKTÖRÜ SANAYİ ÜRETİMİNİN TEMEL TAŞI” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, inşaattan sağlığa kadar çok geniş bir üretim zincirine girdi sağladığını hatırlatan Karadeniz, sektörün Türkiye'nin sanayi ve ihracat kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Plastiğin artık neredeyse tüm sektörlerde kullanılan, teknoloji ve inovasyon açısından da önemli bir üretim alanı olduğuna dikkat çekti. Karadeniz, “Plastik sanayisi, Türkiye'nin üretim ekosisteminin temel sektörlerinden biri. Dolayısıyla sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü biçimde yansımasını istiyoruz. Bunun için sektörümüzün yüksek oranda dışa bağımlı olduğu hammaddede, finansmanda ve enerji maliyetlerinde yaşanan sorunların çözülmesi gerekiyor. Üretim kapasitemizi koruyarak daha yüksek katma değerli ve rekabetçi bir yapıya geçmeliyiz” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Bursa’nın enerji talebi son 24 yılda 5 kat arttı Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Bursa’nın enerji talebi son 24 yılda 5 kat arttı

BTSO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’na katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa’nın Türkiye ekonomisinin büyümesinde itici güç olduğunu belirterek, kentin önümüzdeki dönemde daha fazla enerjiye ihtiyaç duyacağını ifade etti. “ENERJİ, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” Bayraktar, Türkiye’nin enerji talebinin son 24 yılda yaklaşık 3 kat arttığını, buna karşın Bursa’daki artışın 5 kat olduğunu vurguladı. Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini söyleyen Bayraktar, “Enerji meselesi bir milli güvenlik meselesidir” dedi. Türkiye’nin kullandığı her 3 birim enerjinin 2’sini ithal ettiğini belirten Bayraktar, hedeflerinin ülkeyi hem madenlerde hem de enerjide net ihracatçı konuma taşımak olduğunu kaydetti. AKKUYU VURGUSU Bakan Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Türkiye’nin nükleer enerji üreten ülkeler ligine gireceğini söyledi. Santralde Bursa sanayisinin ürettiği ekipmanların da kullanıldığını belirten Bayraktar, enerji dönüşümünde yerli ekipman üretiminin önemine dikkat çekti. SANAYİCİDEN KESİNTİSİZ VE ÖNGÖRÜLEBİLİR ENERJİ TALEBİ BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise sanayinin en önemli beklentisinin kesintisiz, kaliteli ve öngörülebilir maliyetli enerji olduğunu söyledi. Burkay, enerji altyapısının güçlendirilmesi, yeşil dönüşüm yatırımları ve sanayinin değişen ihtiyaçlarına uygun düzenlemelerin önemine işaret etti. Burkay ayrıca, BTSO’nun dijital dönüşüm projesi kapsamında geliştirilen KOBİ Diyalog uygulamasıyla 60 bin üyeye daha güçlü katılım imkânı sunulacağını belirtti. Burkay, sanayi alanlarına duyulan ihtiyacı karşılamak için geliştirilen KOBİ OSB projesine kısa sürede 2 bin 500’ün üzerinde başvuru yapıldığını açıkladı. Bursa’nın üretim gücünü destekleyecek yeni sanayi alanlarının önemine dikkat çekti. Toplantıda iş dünyası temsilcileri de enerji alanındaki talep ve önerilerini Bakan Bayraktar’a iletti. Program, hediye takdimiyle sona erdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'ndan Kayseri YHT hattına sıkı takip Haber

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'ndan Kayseri YHT hattına sıkı takip

Anadolu’nun kavşak noktasında bulunan, sanayi ve ticaretin yanı sıra eğitim, sağlık, spor, turizm ile tarım ve hayvancılık alanlarında da adından söz ettiren Kayseri’ye kazandırılacak Ankara-Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nde çalışmalar hummalı bir şekilde sürerken proje çalışmaları Ankara düzeyinde de yakından takip ediliyor. Bu çerçevede, bir dizi program kapsamında Kayseri’ye gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ile birlikte Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin Düver Mahallesi’ndeki şantiyesini ziyaret ederek hummalı şekilde süren çalışmaları yerinde inceledi. Bakan Uraloğlu ve Başkan Büyükkılıç’a, incelemeleri esnasında Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Ömer İleri, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AYGM Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ile AK Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan ve MHP Kayseri İl Başkan Yardımcısı Bilgehan Hatip eşlik etti. Bakan Abdulkadir Uraloğlu ve Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç ile beraberlerindeki heyet çalışmaları tüm hızıyla süren Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nin Kocasinan ilçesi Düver Mahallesi’ndeki şantiyesini ziyaret etti. Çalışma yerinde inceleyen Bakan Uraloğlu ve Başkan Büyükkılıç, projenin son durumuna dair kurmayları ve yüklenici firma yetkililerinden brifing aldı. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Başkan Büyükkılıç ve beraberindeki heyet ile birlikte incelemelerinin ardından basın toplantısı düzenledi. Ankara-Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi’ndeki son durumu yerinde değerlendirmek için Düver şantiyesinde bir araya geldiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, ulaştırma hizmetinin ekonomi, ticaret ve toplumsal refah açısından önemine işaret etti. Uraloğlu, “Bu kapsamda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren demiryollarını devlet politikası olarak ele aldık. Sadece yeni hatlar inşa etmedik. Devraldığımız bütün demiryolu ağını baştan aşağı yeniledik, modernize ettik. Hızlı tren hattımız 11 şehre doğrudan, birçok şehre de bölgesel bağlantılarla hizmet vererek nüfusumuzun yarısından fazlasına ulaşıyor” dedi. “20,5 Kilometre Uzunluğunda Toplam 22 Tünel ve 6 Bin 608 Metre Uzunluğunda 27 Demiryolu Köprüsü İnşa Ediyoruz” Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı ile birlikte ülkenin dört bir yanında devam eden projelerden söz eden Bakan Uraloğlu, 2028’e kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayısını 11’den 27’ye yükselteceklerinin altını çizerek, “Bu büyük vizyonumuzun önemli bir halkası da 142 kilometre uzunluğundaki Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattımız. Saatte 250 kilometre hız yapabilen, yine çift hatlı, elektrikli ve sinyalli bir tren hattı inşa ediyoruz. Aynı zamanda sıfırdan bir hat inşa ediyoruz. Eski hattımızı da koruyarak. Hattımız üzerinde Yerköy, Şefaatli, Yenifakılı, Himmetdede ve Kayseri olmak üzere 5 istasyonumuz bulunmaktadır. Proje kapsamında 20,5 kilometre uzunluğunda toplam 22 tünel, 6 bin 608 metre uzunluğunda 27 demiryolu köprüsünü de birlikte inşa ediyoruz” şeklinde konuştu. “Ankara-Kayseri Arası Seyahat Süresini 7 Saatten 1 Saat 45 Dakikaya Düşüreceğiz” Bakan Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı ile Ankara-Kayseri arası seyahat süresinin 7 saatten 1 saat 45 dakikaya düşeceğini vurgulayarak, “Yerköy Yüksek Hızlı Tren Garı’ndan Kayseri’ye uzanan bu hat tamamlandığında Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı ile birbirine entegre olacak. Böylece Kayseri, doğrudan yüksek hızlı tren hattı konforuyla buluşmuş olacak. Projemizin işletmeye açılmasıyla, mevcut konvansiyonel demiryolu ile olan Ankara-Kayseri arası seyahat süresini 7 saatten 1 saat 45 dakikaya düşüreceğiz. Yine İstanbul’a 5 saatte hızlı tren ve ekonomik ulaşım imkânıyla ulaşmış olacağız” diye konuştu. Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı’nın Kayseri için avantajlarında da değinen Bakan Uraloğlu, “Erciyes’te kayak sezonunu kaçırmak istemeyen bir Ankaralı kardeşimiz hafta sonu sabahı yola çıkıp öğleden önce pistte olma imkânına sahip olacak. İstanbul’da işi ya da düğünü olan bir Kayserili vatandaşımız sadece 5 saatlik bir yolculukla konaklama derdi olmadan aynı gün gidip dönme imkânına sahip olacak. Cumhurbaşkanımız diyor ya nereden nereye” dedi. “Yaklaşık Yüzde 53’lük Bir Fiziki İlerleme Seviyesine Geldik, 2028 Yılının İkinci Yarısında Bitirmeyi Hedefliyoruz” Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı projesinde yüzde 53’lük ilerleme kaydedildiğini açıklayarak, “Proje genelinde bugün itibariyle yaklaşık yüzde 53’lük bir fiziki ilerleme seviyesine geldiğimizi özelikle belirtmek isterim. Yani işin yarısından fazlasını tamamlamış bulunuyoruz. Kalan kısımlardaki işlerimize de tüm hızıyla devam ediyoruz. Projemizi 2028 yılının ikinci yarısında bitirmeyi hedefliyoruz. İnşallah Himmetdede’ye kadar olan bölümünü 2027 yılı içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz. Elbette zamanda biraz ileri geri aksamalar olabilir ama biz bu iradeyi ortaya koyuyoruz. İnşallah onu da tekâmül ettirmeye gayret edeceğiz. Biz de şantiyemizi yakından takip edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Yılda 5,5 Milyon Yolcu ve 3 Milyon Ton Yük Taşıma İmkânı” Projenin tamamlandığında 5,5 milyon yolcu ve 3 milyon ton yük taşıma kapasitesi ile hizmet verileceğine dikkat çeken Uraloğlu, şunları söyledi: “Bu büyük proje tamamlandığında yalnızca iki şehri değil, Anadolu’nun kalbinden geçen bir kalkınma koridorunu harekete geçirmiş olacağız. Hattımızı işletmeye aldığımızda yılda 5,5 milyon yolcu ve 3 milyon ton yük taşıma imkânına sahip olacağız. Bilindiği gibi Kayseri, asırlardır üretimin şehri. Mobilyasından tekstiline, gıdasından savunma sanayiinde kadar ürettiğini dünyaya satan şehrimiz. Bu hat tamamlandığında Kayserili üreticilerimiz ürününü limanlara, organize sanayi bölgelerine ve komşu illere çok daha hızlı, çok daha ucuza taşımış olacak. Erciyes’in kayak turizmi, Mimar Sinan’ın izleri, Kayseri’nin eşsiz coğrafyası, artık sadece karayoluyla ve havayolu ile değil, konforlu bir tren yolculuğuyla da milyonlarca ziyaretçimize ev sahipliği yapacak. Kısaca bu hat Kayseri’nin asırlık ticaret ruhunu, yeni yüzyıla, Türkiye Yüzyılı hızına taşıyacak. Şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.” Bakan Uraloğlu, Yerköy-Kayseri arasındaki çalışmalarla Kayseri için yeni bir demiryolu hattı inşa edildiği gibi şehrin tüm demiryolu altyapısının da yenilendiğini belirterek, Anafartarlar-Şehir Hastanesi-Mobilyakent tramvay hattını Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile birlikte inşa ettiklerini kaydetti. Uraloğlu, Kayseri’ye Boğazköprü mevkiinde 670 bin metrekarelik alanda 1 milyon 800 bin ton taşıma kapasiteli Lojistik Merkezi’ni kazandırdıklarını dile getirerek, ülkenin turizm merkezleri olan Antalya, Konya ve Kapadokya bölgesini Kayseri’ye ve dolayısıyla hızlı demiryolu ağına bağlayacak Kayseri-Nevşehir-Aksaray-Konya-Antalya demiryolu projesini de hayata geçirmeyi hedeflediklerini duyurdu. Bakan Uraloğlu, “Bu şehre yakışır ve Kayserililere yaraşır yeni bir havalimanı terminal binasını da inşa edip onu da hizmete açmıştık. Yıllık 2,5 milyon yolcu kapasiteli olan Kayseri Havalimanı yolcu kapasitesini yeni terminal binamız ile 6 milyon yolcuya çıkardık. Bu sayede önümüzdeki dönemde gelişen Erciyes ve Kapadokya turizm talebi ve bölgenin ticaret hacminin de hesap edilerek, başta Kayseri olmak üzere bölgenin hava trafiği ve ulaşımı açısından önünde bulunan önemli bir engeli de geride bırakmış olduk” şeklinde konuştu. “Hayalden Gerçeğe Dönüştürüyoruz” Uraloğlu, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın Türkiye Yüzyılı ulaşım vizyonunun çok somut bir ifadesi olduğuna vurgu yaparak, “Bu hat sadece ray döşemek değil, refahı uzatmaktır, milletimizin hayatını kolaylaştırmaktır. Çalışmalarımızı bitirdiğimizde ülkemizin bir prestij projesini daha başarıyla tamamlamanın inşallah hep beraber gururunu yaşayacağız. Ülkemizin adına büyük ve önemli bir projeyi daha hayalden gerçeğe dönüştürüyoruz. Bu düşüncelerle işçisinden mühendisine, projemizi yürüten tüm yüklenici firmalarımıza, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğümüze ve çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da Yüksek Hızlı Tren Projesi’nden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür etti. Başkan Büyükkılıç, “Sanayisi, ticareti, turizmi, tarım ve hayvancılığı, eğitim ve sağlık salanındaki potansiyeli ile Anadolu’nun parlayan yıldızı Kayseri’miz Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi ile ülkemizin önde gelen şehirleri arasındaki konum ve önemini daha da arttıracak. Bu önemli yatırım şimdiden Kayseri’mize ve bölgemize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.

Almanya'da alarm: Ren Nehri tarihinin en düşük seviyelerinden birine geriledi Haber

Almanya'da alarm: Ren Nehri tarihinin en düşük seviyelerinden birine geriledi

Almanya'nın en önemli su yollarından Ren Nehri, haftalardır etkili olan sıcak hava dalgası ve yetersiz yağışların ardından ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kaldı. Nehirdeki su seviyesinin bazı ölçüm noktalarında tarihi düşük değerlere ulaşması, başta taşımacılık olmak üzere enerji, sanayi, turizm ve doğal yaşam açısından yeni riskleri beraberinde getirdi. Özellikle Köln, Düsseldorf ve Duisburg çevresindeki ölçüm istasyonlarında kaydedilen düşük seviyeler, Ren Nehri'ndeki su kaybının boyutunu ortaya koydu. Köln'deki ölçüm istasyonunda salı sabahı su seviyesinin kısa süreliğine 66 santimetreye kadar gerilemesi, bölgedeki kuraklığın ulaştığı kritik noktayı gösterdi. Uzmanlar, sıcak hava koşullarının devam etmesi ve yeterli yağış alınamaması halinde önümüzdeki günlerde daha düşük seviyelerin görülebileceği uyarısında bulunuyor. Düşük su seviyesi yük taşımacılığını vurdu Ren Nehri, Almanya ve Avrupa'nın en önemli ticaret koridorlarından biri olarak çok sayıda yük gemisine ev sahipliği yapıyor. Nehir üzerinden taşınan petrol ürünleri, kimyasal maddeler, kömür, tahıl ve sanayi ürünleri, Almanya'nın üretim merkezleri açısından büyük önem taşıyor. Ancak su seviyesindeki sert düşüş, gemilerin taşıyabileceği yük miktarını ciddi şekilde azaltıyor. Nehirde seyreden yük gemileri, karaya oturma riskini azaltabilmek için normal kapasitesinin yalnızca yaklaşık yüzde 25 ila 40'ı oranında yük taşıyabiliyor. Bu durum, aynı miktardaki ürünün taşınabilmesi için daha fazla sefer yapılmasını zorunlu hale getiriyor. Sefer sayısındaki artış ise yakıt, personel ve operasyon maliyetlerini yükseltiyor. Bunun yanında nehir taşımacılığındaki yavaşlama, fabrikaların ihtiyaç duyduğu hammaddelerin zamanında ulaştırılmasını da zorlaştırıyor. Sanayi ve tedarik zincirleri baskı altında Ren Nehri'ndeki kuraklığın ekonomik etkisinin yalnızca taşımacılık sektörüyle sınırlı kalması beklenmiyor. Nehir güzergahında faaliyet gösteren sanayi tesislerinin önemli bir bölümü, hammadde ve ürün sevkiyatında Ren Nehri'ne bağlı durumda. Su seviyesinin kritik noktalara düşmesi, özellikle ağır ve yüksek hacimli ürünlerin taşınmasını güçleştiriyor. Taşımacılık maliyetlerindeki artışın zamanla ürün fiyatlarına da yansıması ihtimali bulunuyor. Bu nedenle Ren Nehri'ndeki kuraklık, Almanya'nın sanayi üretim kapasitesi ve Avrupa genelindeki tedarik zincirleri açısından yakından takip edilen bir risk haline geldi. Feribot seferleri durma noktasına geldi Kuraklığın etkileri günlük yaşamda da hissedilmeye başladı. Ren Nehri üzerinde çalışan bazı feribot hatlarında su seviyesinin kritik seviyeye inmesi nedeniyle seferler tamamen durduruldu. Bazı bölgelerde ise yalnızca daha hafif araçların taşınmasına izin veriliyor. Özellikle Rheinland-Pfalz eyaletindeki bazı feribot bağlantılarının askıya alınması, nehrin iki yakasında yaşayan vatandaşların ulaşımını doğrudan etkiliyor. Turistik yolcu gemileri de düşük su seviyesinden olumsuz etkileniyor. Bazı şirketler seferlerini iptal ederken, bazıları güzergah değişikliğine gidiyor veya belirli iskelelerde durmaktan vazgeçiyor. Enerji üretiminde de risk büyüyor Ren Nehri'ndeki su kaybı, enerji sektörü açısından da dikkat edilmesi gereken sonuçlar doğuruyor. Nehir suyunu soğutma amacıyla kullanan bazı enerji tesisleri, düşük su seviyesi ve yüksek su sıcaklığı nedeniyle çalışma kapasitelerini azaltmak zorunda kalabiliyor. Özellikle sıcak hava dönemlerinde su sıcaklığının yükselmesi, enerji santrallerinin çevreye bırakabileceği suyun sıcaklığı konusunda da ek kısıtlamalar oluşturabiliyor. Bu durum, enerji talebinin yüksek olduğu sıcak dönemlerde üretim kapasitesi üzerinde ilave baskı oluşturma potansiyeline sahip. Balıklar ve su ekosistemi tehdit altında Ren Nehri'ndeki kuraklığın en önemli sonuçlarından biri de ekolojik dengede görülüyor. Su miktarının azalması ve sıcaklığın yükselmesi, balıklar başta olmak üzere nehirde yaşayan canlıların yaşam alanlarını daraltıyor. Oksijen seviyesinin düşmesi de bazı türler açısından hayati risk oluşturabiliyor. Çevre kuruluşları, Ren Nehri'nin yalnızca Avrupa'nın önemli bir ticaret güzergahı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Nehrin aynı zamanda geniş bir ekosisteme ve su kaynakları sistemine ev sahipliği yaptığına dikkat çekiliyor. Almanya için uzun vadeli su politikası çağrısı Ren Nehri'nde yaşanan son gelişme, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlara göre kısa süreli yağışlarla sorunun tamamen çözülmesi mümkün olmayabilir. Daha uzun ve sıcak yaz dönemlerinin yaşanması ihtimali, Almanya'nın su yönetimi konusunda yeni stratejiler geliştirmesini gerektiriyor. Çevre kuruluşları, ülke genelinde su kıtlığına karşı uzun vadeli bir ulusal plan hazırlanmasını ve nehirlerin yalnızca ekonomik değerleri üzerinden değil, ekolojik işlevleriyle birlikte korunmasını istiyor. Ren Nehri'ndeki su seviyesinin önümüzdeki günlerde nasıl seyredeceği, hem Almanya'nın ekonomik faaliyetleri hem de Avrupa'nın önemli tedarik zincirleri açısından kritik önem taşıyor. Yağışların yetersiz kalması halinde ulaşım ve sanayi üzerindeki baskının daha da artabileceği belirtiliyor.

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Bursa'da Haber

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Bursa'da

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Osmangazi Belediyesi tarafından Hisar Arkeoparkı'nda hizmete açılan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’nin açılış programına iştirak etmek ve "Ortadoğu, AB ve Ortasında Kıbrıs Sorunu" konulu konferansını gerçekleştirmek amacıyla Bursa'ya geldi. Bursa temasları kapsamında, Osmanlı Devleti'nin kuruluşu ile Bursa'nın fethini 360 derecelik panoramik görsellerle aktaran Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'ni ziyaret eden KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a; Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir, Recep Çohan, Mücahit Yıldızhan, Fatih Vardar ve İbrahim Emre Tonaroğlu'nun yanı sıra belediye meclis üyeleri ve birim müdürleri eşlik etti. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'nin kuruluş vizyonu ve sergilenen eserler hakkında detaylı bilgiler alan KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, müzedeki eserleri yakından inceledi. “Geçmişimizi ve Tarihimizi Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde Görmekten Mutluluk Duydum” Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi ziyareti sonrası açıklamalarda bulunan KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bursa'da bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. Bursa’nın tarihsel açıdan çok kritik bir şehir olduğuna dikkat çeken KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sözlerine şöyle devam etti: “Osmanlı Devleti'nin filizlendiği şehir olan Bursa'daki ziyaretimi, geçmişteki ziyaretlerim gibi öncelikle Osmangazi ve Orhangazi türbelerini ziyaret ederek başlattım. Ardından Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'ni gezme imkanı bulduk. Tarihimizi ve köklerimizi bu müzede görmek beni ziyadesiyle mutlu etti. Bursa, güçlü bir sanayi kenti olmasının yanı sıra çok değerli bir turizm merkezidir. Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinden yaklaşık 2,5 saatlik bir yolculukla Bursa'ya ulaştım. Kıbrıs'tan buraya ulaşım, modern havalimanı ve Osmangazi Köprüsü sayesinde artık dünyanın pek çok şehrine seyahat etmekten çok daha kolay hale geldi. Bu vesileyle tüm Bursa halkına en derin sevgi, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. Bursa'da çok sayıda dostum bulunuyor ve yıllardır burayı ziyaret ediyorum. Bursa'ya değer katan tüm sanayicilerimize ve üreticilerimize, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 5. Cumhurbaşkanı sıfatıyla şükranlarımı sunuyorum.” “Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’nin Açılışına Herkesi Bekliyorum” KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yarın düzenlenecek olan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’nin açılış törenine ve vereceği konferansa Bursalıları davet ederek, “Ticaret, turizm, üniversiteler arası iş birlikleri ve farklı alanlardaki ilişkilerimiz her geçen gün daha da kuvvetlenmektedir. Bursa'dan Kıbrıs'a yerleşen vatandaşlarımız, burada askerlik görevini yapanlar, şehit düşenler ve gazilerimiz vardır. Tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Kıbrıs davasında benimle aynı hassasiyeti paylaşan Osmangazi Belediye Başkanı Mutlu Esendemir'in davetiyle Bursa'dayım. Nazik davetleri için kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Yarın Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi'nin açılış töreninde yer alacağım. Aynı zamanda ‘Ortadoğu, Avrupa Birliği ve Ortasında Kıbrıs Sorunu’ başlıklı bir konferans gerçekleştireceğim. Açılış törenine ve konferansa tüm vatandaşlarımızı bekliyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Bursa arasındaki bağların daha da derinleşmesi adına verimli sohbetler gerçekleştireceğimize inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bursa Hızlı Tren Projesinde Tarihi Aşama: Test Sürüşleri Başlıyor, Ankara ve İstanbul 2 Saat 15 Dakikaya İnecek Haber

Bursa Hızlı Tren Projesinde Tarihi Aşama: Test Sürüşleri Başlıyor, Ankara ve İstanbul 2 Saat 15 Dakikaya İnecek

Bursa’yı yüksek hızlı tren ağına bağlayacak projede sona gelindi Türkiye’nin önemli ulaşım yatırımları arasında yer alan Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi’nde kritik bir aşamaya geçildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projenin son durumuna ilişkin yaptığı açıklamada, Osmaneli-Bursa kesiminde çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ve test sürüşleri için hazırlıkların başladığını duyurdu. Yaklaşık 201 kilometre uzunluğundaki hızlı tren hattının saatte 250 kilometre tasarım hızına uygun şekilde inşa edildiğini belirten Bakan Uraloğlu, projenin tamamlanmasıyla Bursa’nın Türkiye’nin yüksek hızlı tren ağına doğrudan bağlanacağını ifade etti. Bursa’nın uzun süredir beklediği hızlı tren projesi, yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değil, yük taşımacılığı açısından da bölgesel ekonomiye önemli katkılar sağlaması hedeflenen stratejik yatırımlar arasında gösteriliyor. Bursa-Ankara ve Bursa-İstanbul yolculuğu 2 saat 15 dakikaya düşecek Bakan Uraloğlu, projenin en önemli etaplarından biri olan 106 kilometrelik Osmaneli-Bursa kesiminde çalışmaların son aşamaya geldiğini açıkladı. Bu hattın tamamlanmasıyla Bursa’nın Osmaneli üzerinden Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattına bağlanacağını belirten Uraloğlu, yaklaşık 3,2 milyon kişinin yüksek hızlı tren konforuna doğrudan erişim sağlayacağını söyledi. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Bursa’dan Ankara ve İstanbul’a ulaşım sürelerinde önemli bir kısalma yaşanacak. Mevcut ulaşım seçeneklerine göre daha hızlı, güvenli ve konforlu bir alternatif oluşturacak proje sayesinde: Bursa-Ankara seyahati yaklaşık 2 saat 15 dakikaya, Bursa-İstanbul seyahati yaklaşık 2 saat 15 dakikaya inecek. Bu gelişmenin özellikle Bursa’nın sanayi, ticaret ve turizm potansiyeline büyük katkı sağlaması bekleniyor. Test sürüşleri yakında başlayacak Hızlı tren projelerinde işletmeye geçmeden önce en kritik aşamalardan biri olan test süreçleri için hazırlıklar tamamlanıyor. Bakan Uraloğlu, Osmaneli-Bursa kesiminde yakında test sürüşlerinin başlayacağını belirterek, hattın tüm sistemlerinin kapsamlı şekilde kontrol edileceğini ifade etti. Uraloğlu açıklamasında, “Gerçekleştireceğimiz test sürüşleriyle hattın tüm sistemlerini kapsamlı şekilde kontrol edecek, işletmeye hazır hale getireceğiz. Testlerin tamamlanmasının ardından Bursa’yı yüksek hızlı tren ağıyla buluşturacağız” değerlendirmesinde bulundu. Test sürecinde ray sistemlerinden sinyalizasyon altyapısına, güvenlik sistemlerinden tren işletme koşullarına kadar birçok teknik detayın kontrol edilmesi planlanıyor. Proje yılda milyonlarca yolcu ve yük taşıyacak Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi, sadece yolcu taşımacılığı açısından değil, yük taşımacılığı bakımından da büyük önem taşıyor. Bakan Uraloğlu, hattın tamamının yılda yaklaşık 30 milyon yolcu ve 59 milyon ton yük trafiğine hizmet verebilecek kapasitede olacağını açıkladı. Bu kapasiteyle proje, Bursa ve çevre illerdeki sanayi üretiminin lojistik gücünü artıracak önemli bir altyapı yatırımı olacak. Özellikle Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine ve ihracata dayalı sanayi yapısı dikkate alındığında hızlı tren hattının yük taşımacılığı ayağı ekonomik açıdan da kritik bir rol üstlenecek. Bursa’nın ulaşım vizyonunda yeni dönem Türkiye’nin önemli sanayi şehirlerinden biri olan Bursa, uzun yıllardır hızlı tren ağına dahil olmayı bekleyen büyükşehirlerden biri konumunda bulunuyor. Kentte yaşayan vatandaşlar açısından hızlı tren projesi, yalnızca ulaşım süresini kısaltacak bir yatırım değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal hareketliliği artıracak bir proje olarak değerlendiriliyor. Bursa’nın İstanbul, Ankara ve Anadolu’nun diğer bölgeleriyle hızlı bağlantıya kavuşması; iş dünyası, turizm sektörü ve üniversiteler açısından da yeni fırsatlar oluşturması bekleniyor. Bandırma bağlantısıyla bölgesel ticaret güçlenecek Projenin Bandırma ayağı da bölgesel ulaşım açısından önemli bir avantaj sağlayacak. Bandırma Limanı ile entegre olacak demiryolu bağlantısının, yük taşımacılığında yeni imkanlar oluşturması hedefleniyor. Böylece Marmara Bölgesi’nin üretim merkezleri ile liman bağlantıları daha etkin hale gelecek. Sanayi ürünlerinin daha hızlı ve düşük maliyetlerle taşınabilmesi, ihracat kapasitesine de olumlu katkı sunacak. Bursa hızlı tren için geri sayıma geçti Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi’nde gelinen son aşama, Bursa’nın ulaşım tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Osmaneli-Bursa kesiminde başlayacak test sürüşlerinin ardından hattın işletmeye alınması için son kontroller gerçekleştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla Bursa, Türkiye’nin yüksek hızlı tren ağına bağlanan önemli şehirlerinden biri olacak. Vatandaşlar daha kısa sürede Ankara ve İstanbul’a ulaşırken, kent ekonomisi de hızlı ve modern ulaşım altyapısının avantajlarından yararlanacak. Bursa’nın yıllardır beklediği hızlı tren bağlantısında artık en kritik aşamaya geçilirken, gözler test sürüşlerinin başlamasına çevrildi.

Türkiye’nin en borçsuz şehirleri belli oldu Haber

Türkiye’nin en borçsuz şehirleri belli oldu

Büyükşehirler en fazla kişi başı kredi hacmine sahip olurken; Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı kentler “en az borçlu” iller arasında öne çıktı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan verilere göre bu yılın ilk çeyrek döneminde toplam nakdi kredilerin büyüklüğü 25,58 trilyon TL olarak gerçekleşti. 2025 sonunda 86,1 milyon kişilik ülke nüfusu dikkate alındığında kişi başı kredi hacmi 297 bin TL oldu. Verilere iller bazında bakıldığında Türkiye’nin kredi haritası da ortaya çıktı. Kredi hacmi en yüksek 10 il Sıra Şehir Değer (TL) 1 İstanbul 8,684 trilyon 2 Ankara 3,413 trilyon 3 İzmir 1,381 trilyon 4 Antalya 1,037 trilyon 5 Bursa 799 milyar 6 Antep 790 milyar 7 Kocaeli 652 milyar 8 Adana 588 milyar 9 Konya 462 milyar 10 Mersin 373 milyar Kredi hacmi en düşük 10 il Sıra Şehir Değer (TL) 1 Bayburt 8,4 milyar TL 2 Tunceli 12,5 milyar TL 3 Gümüşhane 14,3 milyar TL 4 Hakkâri 15,8 milyar TL 5 Ardahan 16,2 milyar TL 6 Bingöl 16,7 milyar TL 7 Kilis 18,2 milyar TL 8 Iğdır 20,1 milyar TL 9 Artvin 26,2 milyar TL 10 Bartın 26,4 milyar TL Kişi başı kredi hacmi en yüksek 10 il Sıra Şehir Miktar (bin TL) 1 Ankara 577 2 İstanbul 551 3 Antalya 373 4 Antep 356 5 Denizli 324 6 Muğla 317 7 İzmir 307 8 Kocaeli 302 9 Adana 257 10 Yalova 256 Kişi başı kredi hacmi en düşük 10 il Sıra Şehir Miktar (bin TL) 1 Hakkâri 56,7 2 Ağrı 57,3 3 Şırnak 57,6 4 Bingöl 59,3 5 Muş 68,8 6 Bitlis 77,1 7 Van 78,8 8 Urfa 81,4 9 Siirt 88,2 10 Mardin 90,8 Rakamlar ne anlatıyor? İstanbul kredi hacminde zirvede olsa da, nüfusa göre orantılandığında Ankara ilk sırada yer aldı.Kredi hacmi yüksek illerin; iş merkezi, sanayi ve turizm gibi alanlarla öne çıkan büyükşehirlerden oluşması dikkat çekti.Her iki listenin başındaki şehirlere bakıldığında, Ankara’da kişi başına kredi hacmi Hakkâri’nin yaklaşık 10 katı seviyesinde bulunuyor.

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor Haber

Eti Bakır, Mazıdağı Tesisi’nde 220 Milyon Dolarlık Yatırıma Hazırlanıyor

Katma değerli sanayinin öncü şirketi Eti Bakır, 1,2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük özel sektör yatırımı olan Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri’nde yatırımlarına devam ediyor. Eş zamanlı olarak gerçekleştirmeyi planladığı iki önemli yatırımı ülke ekonomisine kazandırmaya hazırlanan Eti Bakır, Türkiye’de ilk kez kobalt uç ürünleri üretecek. Şirket aynı zamanda pelet demir üretimi de gerçekleştirecek. Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri İşletme Müdürü Bekir Kan, kobalt tuzlarının üretileceği tesisin yapımına yıl sonunda başlamayı hedeflediklerini belirterek, “Mazıdağı tesisimizde, Türkiye’de olmayan ve teknolojide çok yoğun olarak kullanılan kobaltı, bakır süreçlerimizin artık ürünü olan piritten geri kazanıyoruz. Yıllık 2.500 ton kobalt üretimimizle dünya üretiminin yüzde 2’sine yakınını karşılıyoruz. Yeni tesisimizle Türkiye’de üretimi olmayan, kobalt asetat, kobalt klorit, kobalt nitrat gibi kobaltın uç ürünlerini de üretmeye başlayacağız. Yaklaşık 20 milyon dolarlık yatırımla, 2 yılda faaliyete geçireceğimiz tesiste, yılda 2.000 ton metale karşılık gelecek şekilde kobalt tuzları üretilecek. Seramik, batarya, savunma sanayi ve otomobil lastiği üretimi gibi sektörlerde kullanılan kobalt tuzlarının tamamına yakınını ihraç edeceğiz. Yine bölgeden 60 kişilik ek istihdam sağlayacağız” diye konuştu. 200 BİN TON PİK DEMİR ÜRETECEK Tesiste geri kazanılan metallerden birisinin de demir olduğunu dile getiren Kan, bunun için de bir tesis yatırımı planladıklarını belirtti. 200 milyon dolarlık yatırımla kurulacak tesiste pelet demir üreteceklerini anlatan Kan, şunları söyledi: “Piritten geri kazandığımız yıllık 350.000 tonluk demir konsantresini bir adım daha işleyerek yüzde 95 saflıkta pelet demir haline getireceğiz. İnşaat demiri, sac gibi demir üreticilerinin hammaddesi olan pelet demir için kuracağımız tesis, 150 bin metrekarelik alanda yer alacak. 3 yılda tamamlanacağını öngördüğümüz tesis, tamamen iç piyasaya verilecek. Her iki yatırımımızla birlikte halihazırda 1.690 olan istihdamımız da 1.900’e çıkacak.” ‘STRATEJİK BİR BOŞLUĞU DOLDURUYORUZ’ Eti Bakır’ın Türkiye’de üretilmeyen ya da arz açığı bulunan ürünlerin üretimiyle ülke ekonomisine katkılarına devam ettiğini ifade eden Kan, şöyle devam etti: “Mazıdağı tesisimizi yalnızca bir üretim merkezi olarak değil, döngüsel ekonominin güçlü bir örneği olarak da konumlandırmaya devam ediyoruz. Üretimim stratejimizin kalbinde ürünleri mümkün olduğunca uç ürünlere çevirerek katma değerin ülkemizde kalması için çalışmak var. Ülkemizin cari açığının kapanmasına katkıda bulunmak, ülkemiz sanayisinin ihtiyaç duyduğu ürünlerin yerli olarak üretilmesini sağlamak en büyük önceliğimiz.”

Enerji Mimarisinde Yeni Faz Başlıyor Haber

Enerji Mimarisinde Yeni Faz Başlıyor

Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu 120 GW rüzgâr ve güneş kurulu güç hedefi doğrultusunda enerji dönüşümünün yalnızca yeni santral yatırımlarıyla değil, yatırım ekosisteminin tamamının yeniden yapılandırılmasıyla mümkün olacağı vurgulanırken, artan elektrikleşme talebinin enerji altyapısını mevcut reflekslerle yönetilemeyecek yeni bir ölçeğe taşıdığına dikkat çekiliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın paylaştığı, yıllık 8–9 GW seviyesindeki kurulum temposunun 15 GW düzeyine çıkarılabileceğine yönelik mesajlar ise sektörde yeni bir ölçeğe geçileceğine işaret ediyor. HEDEFLERE ULAŞMAK İÇİN SİSTEM BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDE KURGULANAN YATIRIM MODELLERİ Yeni dönemde enerji yatırımlarının yalnızca üretim tesisi bazlı ele alınamayacağını belirten ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı: “Sayın Bakan’ın özellikle elektrikleşmeyi enerji dönüşümünün temel sürükleyicilerinden biri olarak vurgulaması kritik önemdedir; ulaşım, sanayi, ısıtma-soğutma ve dijitalleşme kaynaklı elektrik talep artışı, yenilenebilir kurulu güç artışını artık yalnız iklim hedeflerinin değil, büyüyen sistem talebinin de zorunlu bileşeni haline getiriyor. Trafo merkezleri, iletim koridorları, depolama sistemleri ve hibrit altyapıları kapsayan ağ temelli bir planlama anlayışı öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde enerji dönüşümünde yeni dönemi tanımlayan ana unsur, üretim artışından ziyade sistem bütünlüğü içinde kurgulanan yatırım modelleri olacak. Bu dönüşümün; paralel ve entegre işleyen reform mimarisi, üretim ve iletim altyapısını birlikte optimize eden grid-aware proje geliştirme yaklaşımı ve depolama ile hibritleşme destekli yeni nesil mekânsal enerji planlama modeli ekseninde şekilleneceğini öngörüyoruz. Türkiye’nin 2035 hedeflerine ulaşımı yalnızca yeni kapasite tahsisiyle değil, bu alanların birlikte dönüşümüyle mümkün olacaktır" dedi. ARI-ES Enerji Hakkında: ARI-ES Enerji; farklı kaynaklardaki yenilenebilir enerji yatırımlarında lisanslama, imar planları, ÇED ve uluslararası ESIA süreçleri, kamulaştırma, yol projeleri, lisanssız üretim izinleri ile teknik ve idari analiz hizmetleri sunmaktadır. Saha geliştirme süreçlerinden başlayarak inşaat aşamasına kadar istisnasız her adımı kapsayan güçlü bir proje yönetimi yaklaşımı ile çalışmaktadır. Şirket, rüzgâr ve güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji alanında yatırım süreçlerinin sağlıklı, öngörülebilir ve sürdürülebilir şekilde ilerlemesine katkı sağlamayı hedeflemektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.