Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanat Merkezi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sanat Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir Milli Kütüphane’nin yüzyılları aşan koleksiyonunda korunan tarihi eserler gün yüzüne çıktı Haber

İzmir Milli Kütüphane’nin yüzyılları aşan koleksiyonunda korunan tarihi eserler gün yüzüne çıktı

İzmir’in yazılı ve kültürel belleğinin önemli kurumlarından İzmir Milli Kütüphane’nin Nadir Eserler Koleksiyonu, “Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri” sergisiyle kamuoyuyla buluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürlüğü ile İzmir Milli Kütüphane iş birliğinde hazırlanan serginin açılışı, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) Giriş Galeri’de yapıldı. Açılışa İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı avukat Ulvi Puğ, Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürü ve Sergi Genel Koordinatörü Dr. Serhan Kemal Saygı, Sergi Danışmanı ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya ile akademisyenler, kültür insanları ve İzmirliler katıldı. 61 eser yüzyılların hikâyesini anlatıyor İzmir Milli Kütüphane koleksiyonundan özel olarak seçilen 61 nadir eser, ziyaretçileri yüzyılları aşan bir kültür yolculuğuna çıkarıyor. Seçkide 26 el yazması, 2 taş baskı ve 33 matbu kitap bulunuyor. Serginin öne çıkan eserleri arasında Enverî’nin 1464-1465 yıllarında şiir şeklinde kaleme aldığı, Türk kültürü ve Osmanlı tarihinin eski ve değerli kaynakları arasında gösterilen Düstûrnâme-i Enverî bulunuyor. Eserin bir el yazması nüshası da Fransa Milli Kütüphanesi’nde yer alıyor. Kâtip Çelebi’nin Türkçe coğrafya literatürünün önemli eserlerinden Cihannüma’nın İbrahim Müteferrika Matbaası’nda 1732’de basılan nüshası, Gutenberg’in hareketli metal harflerle baskı tekniğiyle 1531 yılında Latince basılan Aristoteles’in Toplu Eserleri ve Hasan Âşıkî’nin kaleminden çıkmış nadide bir yazma Kur’an-ı Kerim nüshası da sergide görülebiliyor. İzmir Milli Kütüphane koleksiyonundaki 17 İbrahim Müteferrika baskısı eserin 5’i de seçkide yer alıyor. Saygı: Hafıza korundukça yaşıyor Açılışta konuşan Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı, İzmir Milli Kütüphane’nin yaklaşık iki milyon kitabı, dört bine yakın süreli yayını, zengin gazete koleksiyonu ve 3 bin 500 cilde yaklaşan el yazmasıyla yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin de önemli kültür hazinelerinden biri olduğunu belirtti. Sergiyi bu büyük belgesel mirası toplumla buluşturmak amacıyla hayata geçirdiklerini ifade eden Saygı, “Bir arşivin ya da bir kütüphanenin gerçek gücünün depolarındaki eser sayısıyla değil, o eserlerin toplumun zihniyle ve ruhuyla temas ettiği ölçüde değerli olduğuna inanıyoruz. İşte bu sergiyi kentimizin yüzyıllardır biriken entelektüel hafızasını genciyle yaşlısıyla tüm İzmirlilerin seyrine sunmak ve bu kıymetli mirası herkese ait bir değer kılmak amacıyla hayata geçirdik” dedi. Böylesine kapsamlı bir serginin ilk kez düzenlendiğine dikkat çeken Saygı, “İnceleyeceğiniz her eser insanlığın öğrenme arzusunun, zamana karşı direnişinin birer tanığıdır. Hafıza korundukça yaşıyor ve paylaşıldıkça geleceğe yön veriyor. İzmir’in bu kıymetli belgesel mirasını sizlerin seyrine sunmak sadece bir sergi organizasyonu değildir. Aslında kentimize karşı tarihsel bir sorumluluğumuzdur” diye konuştu. Akkaya: İzmir’in kültür tarihinde özel bir gün olarak anılacak Serginin danışmanlığını üstlenen Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya, İzmir Milli Kütüphane ile APİKAM’ın kentin kültür dünyasındaki özel yerine dikkat çekti. İki kurumun ev sahipliğinde bu çapta bir etkinliğin ilk kez gerçekleştirildiğini belirten Akkaya, “İzmir açısından, İzmir’in kültürü açısından çok özel bir güne tanıklık ediyoruz. İzmir’in kültür evreninin çok müstesna iki kurumunun ev sahipliğiyle gerçekleştirilmiş bu çapta ilk etkinlik olacak bu. İnanıyorum ki İzmir’in kültür tarihi açısından bugün ileride çok özel bir gün olarak anılacak” dedi. Serginin yaklaşık beş aylık bir emeğin ürünü olduğunu ifade eden Akkaya, serginin ziyaretçileri kentin hafıza kurumlarını daha yakından tanımaya yöneltmesini istediklerini belirterek, “İzmirlilerde ‘Acaba biz bu kurumlara gitsek çok daha fazlasını görür müyüz?’ diye bir merak uyandırırsa bence bu beş aylık emeğin sonuçları alınmaya başlamış olur. Umarım ziyaretçisi çok olur; zihinlerde çok sayıda soru uyandıran ve kentimizde kültür tarihi açısından yeni açılımlar yaratabilecek bir etkinlik olur” diye konuştu. Puğ: Bu kitaplar bütün İzmir’in, bütün Türkiye’nin İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı avukat Ulvi Puğ ise İzmir Milli Kütüphane’nin sahip olduğu kültürel mirasın bütün kente ve ülkeye ait olduğunu vurguladı. Kütüphanenin yaklaşık iki milyon kitaplık zenginliğine değinen Puğ, “Bu kitaplar bizim değil. Bütün İzmir’in, bütün Türkiye’nin kitapları. Bu serginin hazırlanmasına katkı sunan APİKAM Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı’ya ve bütün APİKAM çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Az kadroyla çok değerli işler yapıyoruz” dedi. Puğ ayrıca Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya’ya, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a ve Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay’a teşekkürlerini iletti. İzmir’in yazılı belleği 15 Kasım’a kadar AASSM’de Genel koordinasyonunu avukat Ulvi Puğ ile Dr. Serhan Kemal Saygı’nın, danışmanlığını ise Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya’nın üstlendiği sergiyle İzmir’in yazılı ve kültürel mirasının görünür kılınması, kentteki kitap ve kütüphane kültürünün tanıtılması ve tarihsel koleksiyonların farklı kesimlerle buluşturulması amaçlanıyor. “Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri” sergisi, 15 Kasım 2026 tarihine kadar Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Giriş Galeri’de ziyaret edilebilecek.

Trump: İran 'da 7 binden fazla hedefe vurduk, artık çok fazla füzeleri de kalmadı Haber

Trump: İran 'da 7 binden fazla hedefe vurduk, artık çok fazla füzeleri de kalmadı

ABD Başkanı Trump'ın konuşmasında satır başları şu şekilde: ''7 binden fazla hedefe vurduk. Artık çok fazla füzeleri de kalmadı. Aynı şekilde, bu füzeleri ve dronları imal ettikleri tesisleri de vurduk ve vurmaya devam ediyoruz. Bugün 3 tesisi vurduk ve İran'ın yeni füzeler ve dronlar imal etmesi çok daha zor olacak. Fazla İran donanmasına ait birimlere de saldırdık; İran donanmasına ait 100’den fazla gemi vuruldu. Bu da bir rekor olmalı. Her geçen saat saldırılar devam ediyor. Hark Adası’nı vurduk ve kelimenin tam anlamıyla adada olan her şeyi imha ettik. Sadece petrol tesislerine dokunmadık, petrol hatlarını vurmadık; ama 5 dakika içerisinde bunu yapabiliriz. Bu ülkeyi bir noktadan sonra yeniden inşa etmek gerekecek. O yüzden petrol tesislerini vurmadık, ancak bu durum böyle devam etmeyebilir. Yani, tek bir sözümle oradaki petrol boruları da yok edilebilir. Etkin bir şekilde İran'ın savunma sanayisini ortadan kaldırıyoruz. Yeniden füze ve drone kapasitesi tamamen sıfıra yaklaşmış durumda. Aynı şekilde Hürmüz Boğazı’nda ticareti engellemek için görev yapan ya da bunu yapmaya çalışan 30 mayın gemisini de imha ettik. Artık emin değiliz, hiç mayın bırakıldı mı, gerçekten bilmiyoruz. Bu da bir nevi intihar aslında. 30 mayın gemisinin hepsi denizin dibinde ve diğer ülkelerdeki ekonomiler üzerinde etkileri var. Biz petrolümüzün sadece yüzde 1’inden azını buradan alıyoruz; örneğin Japonya yüzde 95, Çin yüzde 90 enerji ihtiyacını buradan karşılıyor. Avrupa ülkeleri de buradan çok fazla petrol alıyor. Güney Kore de Hürmüz Boğazı’ndan gelen petrole muhtaç. Bu yüzden boğaz konusunda bize destek olmanız lazım. Zaten İran’ın icabına bastık, ancak burada küçük bir füze ya da mayınla gerçekleştirilebilecek eylemler sınırlı ve riskli. İran bunu ekonomik bir silah olarak kullandı, ama artık uzun süre devam edemeyecek. Birçok ülke yolda olduklarını söyledi, bazıları heyecanlı, bazıları değil. Bazı ülkelere yıllardır yardım ediyoruz ve onları koruduk, ancak bazıları o kadar da heyecanlı değillerdi. 45 bin askeri olan ülkeler var ve onları tehlikelerden koruyan bir ülke var. Harika bir iş başarıyoruz. Mayın tarama aracınız var mı, diye soruyoruz; ama bazıları karışmak istemiyor. 40 yıldır koruyoruz, ama bazıları bu işe bulaşmak istemiyor. Ellerinde pek bir şey kalmadı, küçük bir şeyle müdahale edebilecekler ama çoğu karışmak istemiyor. Sahte haberci medya unsurlarının bunlardan haberdar olmasını istiyorum. Diğer ülkelerin korunmasını hep eleştiriyordum çünkü biz onları koruyoruz ve gerektiğinde yardım ediyoruz. Ancak yanımızda olmuyorlar. Günümüzün Boğaz’ının silahlaştırılacağını, silah olarak kullanılacağını önceden öngörmüştüm. Usame bin Ladin ve Dünya Ticaret Merkezi’ni yıkacağını olay yaşanmadan bir yıl önce söylemiştim. Dünya genelinde Hürmüz Boğazı’na bağımlı olan ülkeler çağrıda bulunuyor. Bu insanlar enerji ihtiyaçlarının yüzde 90-95’ini bu boğazdan karşılıyor ve mutlulukla bize yardım etmeleri gerekiyor. Şu anda Kaz projemizle dünyanın en büyük petrol üreticisiyiz ve üretimimizi artırıyoruz. Venezuela ile ilişkilerimiz harika ilerliyor; milyonlarca varil petrol çıkarılıyor ve bize yardımcı oluyorlar. Yeni devlet başkanıyla da çok iyi anlaşıyoruz. Büyük şirketler Venezuela’ya giriyor ve kısa sürede görülmemiş rakamlara ulaşılıyor. Hedef alınmak önemli değil; çünkü kağıttan bir kaplan karşımızda. 2 hafta önce kağıttan kaplan değildi, ama artık öyle. Şimdi birkaç soru alacağız; toplantının amacı uzun zamandır planlanmıştı. Son bir yıl içinde inanılmaz ilerlemeler yaptık. Bu muhteşem enstitünün prestijini yeniden artırdık ve dünyanın en muhteşem sanat merkezi olarak yerini koruması için çalışıyoruz. Büyük yanlış harcamalar vardı; kullanılmayan tiyatro salonları için milyonlarca dolar harcanmış. Şimdi bu salonları kiraya vermeyi planlıyoruz ve işimiz bittiğinde her şey harika olacak. Rick Grenelli’ye teşekkür ediyorum; uzun zamandır dostum ve her zaman inanılmaz işler çıkardı. Almanya’daki deneyimleri ve istihbarattaki başarıları takdire şayan. Sızıntıları engellemek için sürekli olarak önlemler aldı. Bu geçiş sürecinde de kendisinden destek istedim. İlk göreve geldiğimizde yapmak istemedim, ama her şeyi değiştirmek gerekiyordu. Fiziksel olarak tamamen yıkılmak üzereydi. Çelik sütunlar üstü kapalı olması gereken yapılar, doğru şekilde korunmamıştı. Yeni Fed başkanımız harika bir iş çıkaracak. Jerome Powell sayesinde neler olacağını göreceğiz. Faizleri düşürmek için hep çok geç kalınıyordu; artık bunu düzeltme şansı var.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.