Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Saldırılar

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Saldırılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saldırılar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hakan Fidan’dan Karadeniz mesajı: “Savaşın yayılması kabul edilebilir değil” Haber

Hakan Fidan’dan Karadeniz mesajı: “Savaşın yayılması kabul edilebilir değil”

Fidan, 15-16 Eylül tarihlerindeki Azerbaycan ziyareti kapsamında Bakü’de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile de görüşen Fidan, temaslarının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Karadeniz’i çatışmaların dışında tutmak için büyük çaba gösterdik” Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Karadeniz’i ciddi biçimde etkilediğini belirten Fidan, Türkiye’nin savaşın bölgeye yayılmasını önlemek için başından bu yana girişimlerde bulunduğunu söyledi. Fidan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin titizlikle uygulanmasının yanı sıra Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin korunması için de çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Son dönemde Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çeken Fidan, bu durumun can ve mal güvenliği ile deniz taşımacılığı ve çevre açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. “Sivil gemilere yönelik saldırılar ciddi zarar veriyor” Karadeniz’de yaşanan saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizcilerin de hayatını kaybettiğini belirten Fidan, savaşın Karadeniz’e daha fazla yayılmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, Türkiye’nin taraflara gerekli uyarıları yaptığını belirterek, siyasi irade ve iyi niyet gösterilmesi halinde sivil deniz taşımacılığının güvenliğini artıracak bir mutabakat zemininin oluşturulabileceğini söyledi. Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin bu konuda hem Rusya hem de Ukrayna tarafıyla temaslarını sürdürdüğünü ve ateşkes görüşmelerine ağırlık verdiğini kaydetti. “Savaş yıpratma savaşından yok etme savaşına dönüştü” Fidan, savaşın giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve hedef alınan alanların çeşitlendiğini belirterek, çatışmaların daha fazla can kaybı ve yıkıma yol açmadan sona ermesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin barış için diplomatik girişimlerini sürdüreceğini belirten Fidan, tarafların ateşkes ve kalıcı barış konusunda çabalarını artırması gerektiğini söyledi. Fidan daha önce de Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çekmiş ve Türk sahipli veya Türk bayraklı gemilerin yanı sıra Türk denizcilerin bulunduğu gemilerin güvenliği için tedbirlerin hayata geçirildiğini açıklamıştı. Fidan’dan İran ve Hürmüz Boğazı mesajı Bakü’deki temaslarında İran ile ABD arasındaki çatışmalara da değinen Fidan, İran’ın güvenlik ve istikrarının Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere bölgeyi doğrudan etkilediğini söyledi. Mevcut ihtilafın diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini belirten Fidan, artan karşılıklı saldırıların barış çabalarına zarar verdiğini ifade etti. Hürmüz Boğazı’nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlerin sağlanması ve savaş öncesindeki koşullara dönülmesi çağrısında bulundu. Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde 15 milyar dolarlık hedef Fidan, Bakü temaslarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik, ticari, savunma ve güvenlik iş birliğinin de ele alındığını belirtti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda kurumların çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Fidan, savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin de stratejik ortaklığın önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Fidan ayrıca Azerbaycan-Ermenistan arasındaki barış sürecinin tamamlanmasının Güney Kafkasya’da yeni bir iş birliği döneminin önünü açacağı değerlendirmesinde bulundu.

Karadeniz’de gemi trafiği alarmı: Marmara’da yüzlerce ticaret gemisi bekliyor Haber

Karadeniz’de gemi trafiği alarmı: Marmara’da yüzlerce ticaret gemisi bekliyor

Sektör temsilcileri, ticari gemilerin çatışmaların hedefi haline gelmesinin deniz taşımacılığı, lojistik maliyetleri ve küresel tedarik zinciri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Karadeniz’de son dönemde ticari gemilere yönelik saldırıların arttığı ve Türk sahipli gemilerin de risk altında olduğu daha önce de gündeme gelmişti. Gemiler Marmara’da beklemek zorunda kalıyor Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının Marmara’daki gemi yoğunluğunu artırdığını belirtti. Can, Türkiye’nin gemi trafiğini takip edebilecek güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ancak Karadeniz tarafındaki güvenlik koşullarının ticari seferleri ciddi şekilde etkilediğini söyledi. Normal şartlarda yaklaşık 72 saat içerisinde tamamlanan giriş kontrollerinin ardından gemilerin Karadeniz’e yöneldiğini belirten Can, demirleme alanlarının dolması nedeniyle çok sayıda geminin Marmara açıklarında beklemek zorunda kaldığını ifade etti. Türk sahipli gemiler için risk uyarısı Mustafa Can, Ukrayna tarafından Rusya bağlantılı olduğu değerlendirilen gemilere yönelik saldırıların Türk denizcilik sektörünü de etkilediğini savundu. Can’ın verdiği bilgilere göre, son dört aylık dönemde bölgede 206 gemi saldırıya uğradı. Bunların yaklaşık 40'ının Türk sahipli veya Türk bayraklı gemiler olduğu öne sürüldü. Türk denizcilik sektöründe nehir-deniz tipi olarak kullanılan yaklaşık 150 geminin mevcut koşullar nedeniyle faaliyetlerini sürdüremediğini belirten Can, krizin birkaç ay daha devam etmesi halinde bu filonun ekonomik açıdan ciddi zarar görebileceği uyarısında bulundu. Ancak farklı kaynaklarda Karadeniz’de hedef alınan gemilerin sayısı ve saldırıların taraflara göre dağılımına ilişkin farklı veriler yer alıyor. Bu nedenle söz konusu rakamların sektör temsilcilerinin değerlendirmesi olarak ele alınması gerekiyor. Tanker saldırıları çevre felaketi riski taşıyor Can, özellikle ham petrol taşıyan tankerlerin saldırıya uğramasının yalnızca deniz taşımacılığını değil, çevre güvenliğini de tehdit edebileceğini belirtti. Bir tankerin hasar alması veya batması halinde petrol sızıntısı yaşanabileceğini ifade eden Can, böyle bir durumda Karadeniz’den Türk Boğazları'na uzanabilecek olası kirliliğin ciddi bir ekolojik risk oluşturacağını savundu. Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar nedeniyle güvenlik endişelerinin arttığı, daha önce Türk şirketlerine ait gemilerin de çeşitli olaylarda saldırılardan etkilendiği bildirilmişti. Navlun maliyetleri ve enflasyon riski Deniz taşımacılığında güvenli rotaların daralmasının lojistik maliyetlerini artırabileceği belirtiliyor. Can, gemilerin daha uzun ve maliyetli alternatif güzergahlara yönelmesinin navlun fiyatlarını yükseltebileceğini, bunun da ithalat ve ihracat maliyetleri üzerinden enflasyonist baskı oluşturabileceğini ifade etti. Ukrayna'nın Karadeniz limanlarındaki ticari trafiğin de güvenlik gerekçeleriyle dönem dönem durma noktasına geldiği daha önce açıklanmıştı. Temmuz ayında Odessa, Çernomorsk ve Yujnıy limanlarında ticari gemi trafiğinin geçici olarak durdurulduğu bildirilmişti. Boğazlardan geçen gemi sayısında düşüş iddiası Mustafa Can, Karadeniz’deki krizin İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen gemi sayısını da etkilediğini belirterek, günlük geçişlerin önceki dönemlere göre önemli ölçüde azaldığını öne sürdü. Can, bu durumun Türkiye'nin boğaz geçişlerinden elde ettiği gelirler üzerinde de baskı oluşturabileceğini ifade etti ve yıllık gelirin yaklaşık 200 milyon dolar seviyesine gerileyebileceği tahmininde bulundu. Söz konusu gelir tahmininin sektör temsilcisinin öngörüsü olduğu, gerçekleşecek rakamların gemi trafiğinin seyri ve bölgedeki güvenlik koşullarına bağlı olarak değişebileceği belirtildi. “Yeni ticaret koridoru” önerisi Karadeniz’deki ticari hareketliliğin yeniden güvenli hale getirilmesi için çözüm önerisinde bulunan Can, Türkiye öncülüğünde yeni bir ticaret koridoru oluşturulmasını istedi. Daha önce uygulanan Tahıl Koridoru modelinin benzeri bir mekanizmanın ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayabileceğini savunan Can, Dışişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın sürece ilişkin çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Can ayrıca İstanbul Ticaret Odası’nın da denizcilik sektörünün yaşadığı sorunların çözümü konusunda daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Karadeniz’deki güvenlik risklerinin devam etmesi halinde deniz taşımacılığındaki aksamanın yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel ticaret ve tedarik zincirlerini de etkilemesi bekleniyor.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan ABD’ye sert tepki: “İran teslim olmayacak” Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan ABD’ye sert tepki: “İran teslim olmayacak”

Pezeşkiyan’dan ABD’ye sivil altyapı tepkisi İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD’nin İran’daki sivil altyapılara ve halkın temel ihtiyaçlarına yönelik saldırılarda bulunduğunu öne sürdü. ABD’ye yönelik sert ifadeler kullanan Pezeşkiyan, askeri güçlerin hedef alınması yerine sivil alanlara yönelik saldırılar düzenlenmesini eleştirdi. Pezeşkiyan açıklamasında, “Amerikalılar savaşçıysa, yiğit silahlı kuvvetlerimizle yüzleşsinler. Neden sivil altyapıya, gıda kaynaklarına ve geçim kaynaklarına savaş açıyorsunuz?” ifadelerini kullandı. “İnsanlara su, gıda ve ilaç erişimini neden engelliyorsunuz?” İran Cumhurbaşkanı, açıklamasının devamında sivillerin temel ihtiyaçlara erişiminin engellendiğini savundu. Pezeşkiyan, “Eğer insansanız, neden insanlara su, gıda ve ilaca erişimi engelliyorsunuz? Halkımız boyun eğdirilerek sindirilemez” ifadeleriyle ABD’ye tepki gösterdi. Pezeşkiyan, açıklamasını İran’ın teslim olmayacağını vurgulayarak tamamladı. İran’dan geri adım mesajı gelmedi Pezeşkiyan’ın açıklaması, ABD ile İran arasındaki gerilimin devam ettiği bir dönemde geldi. İran yönetimi, açıklamalarında ülkenin egemenliğini ve güvenliğini savunmaya devam edeceğini belirtirken, ABD’nin operasyonlarına karşı sert söylemini sürdürüyor.

Trump’tan İran açıklaması: “Çok sert ve savaş yanlısı insanlar” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “Çok sert ve savaş yanlısı insanlar”

ABD Başkanı Trump, Amerikan medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda İran yönetimi ve bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran yönetiminin savaş yanlısı olduğunu savunan Trump, Tahran’ın nükleer silahlara sahip olması halinde İsrail’in varlığının ciddi tehdit altında kalacağını ileri sürdü. Trump: Körfez ülkelerine yönelik saldırılar herkesi şaşırttı Trump, İran’ın savaşın başlamasının ardından Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt gibi Körfez ülkelerine yönelik saldırılar gerçekleştirmesine dikkat çekti. İran’ın daha önce bu ülkelerle belirli ölçüde dengeli ilişkiler yürüttüğünü belirten Trump, savaşın başlamasıyla birlikte yaşanan saldırıların kendisini ve bölge ülkelerini şaşırttığını söyledi. ABD Başkanı, İran’ın bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarının, nükleer silaha sahip olması durumunda daha büyük bir tehdit oluşturabileceğini savundu. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetimi, Körfez ülkelerine füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vermişti. İran’ın Umman’a yönelik saldırısı da bölgede dikkat çeken gelişmeler arasında yer almıştı. “İran’ın tepkisine şaşırdım” İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına verdiği karşılığa ilişkin de konuşan Trump, Tahran yönetiminin tutumunu beklemediğini ifade etti. Trump, İran’ın saldırılarının daha önce sahip olduğu bölgesel desteği kaybetmesine yol açtığını savunarak, tarafsız konumda bulunan ülkelerin de İran’a karşı tutum değiştirdiğini ileri sürdü. ABD Başkanı, İran’ın nükleer silaha sahip olması halinde bu silahları kullanabileceği yönündeki değerlendirmesini de yineledi. Trump’tan İran’ın askeri gücüne ilişkin iddia Trump ayrıca İran’ın askeri kapasitesinin büyük bölümünün etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. İran’ın liderliği, hava kuvvetleri ve hava savunma sistemlerinin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını iddia eden Trump, Tahran yönetiminin savaşma kapasitesinin ciddi şekilde zayıflatıldığını savundu. Trump, İran yönetimini sert bir tutum sergilemekle suçlarken, ülkedeki protestolara yönelik müdahalelere ilişkin de çeşitli iddialarda bulundu. İran’daki protestoları gündeme getirdi ABD Başkanı Trump, İran’da geçtiğimiz aralık ayında hayat pahalılığına karşı başlayan ve daha sonra farklı bölgelere yayılan protestolara da değindi. Tahran Büyük Çarşısı’nda başlayan gösterilerin genişlemesinin ardından İran güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik müdahalelerde bulunduğunu öne süren Trump, çok sayıda kişinin öldürüldüğünü iddia etti. Trump, İran yönetiminin yalnızca göstericileri değil, protestolara katılmayan bazı kişileri de hedef aldığını savunarak Tahran yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Trump'tan İran'a Sert Mesaj: "Diplomasi Sonuç Vermezse Askeri Operasyona Döneriz" Haber

Trump'tan İran'a Sert Mesaj: "Diplomasi Sonuç Vermezse Askeri Operasyona Döneriz"

ABD ile İran arasındaki gerilim devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump'tan dikkat çeken bir açıklama geldi. Trump, Tahran yönetimiyle sürdürülen diplomatik temaslara ilişkin yaptığı değerlendirmede, müzakerelerden kısa sürede sonuç alınamaması durumunda askeri seçeneğin yeniden devreye alınabileceğini belirtti. Trump, İran ile görüşmelerin Çin ve Pakistan'ın arabuluculuk girişimleri sonucunda yeniden başladığını ifade ederek, diplomasiye sınırlı bir süre tanıdığını vurguladı. "Diplomasiye çok fazla şans tanımayacağım" ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmeler hakkında yaptığı açıklamada, arabulucuların talebi üzerine müzakere sürecine yeniden fırsat verdiğini söyledi. Trump açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Arabulucuların (Çin ve Pakistan) talebi üzerine İran ile müzakerelere bir şans daha verdim. İran ile derin görüşmeler yürütüyoruz. Kısa sürede başarılı olunmazsa geniş çaplı askeri harekâta geri döneceğiz. Diplomasiye çok fazla şans tanımayacağım." Trump'ın açıklamaları, Washington yönetiminin diplomatik süreci tamamen kapatmadığını ancak askeri seçeneği de masada tuttuğunu gösterdi. Çin ve Pakistan devrede Trump'ın açıklamasına göre, İran ile ABD arasındaki temasların yeniden başlamasında Çin ve Pakistan'ın girişimleri etkili oldu. Taraflar arasında kapsamlı görüşmelerin sürdüğü belirtilirken, ABD yönetiminin özellikle kısa vadede somut ilerleme beklediği ifade edildi. Diplomatik temasların hangi başlıklar üzerinden yürütüldüğüne ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmazken, görüşmelerin bölgesel güvenlik, askeri gerilim ve İran'ın nükleer faaliyetleri çerçevesinde şekillendiği değerlendiriliyor. ABD-İran gerilimi yeniden yükseldi ABD ile İran arasındaki ilişkiler, son dönemde karşılıklı askeri hamlelerle yeniden kritik bir noktaya taşındı. Daha önce taraflar arasında sağlanan nükleer ve barış mutabakatı, yaşanan saldırılar ve karşılıklı suçlamaların ardından fiilen askıya alınmıştı. Washington yönetiminin İran'daki bazı askeri hedeflere yönelik hava saldırıları gerçekleştirmesinin ardından Tahran yönetimi de sert karşılık vermişti. İran, bölgedeki stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın kapatılması yönünde karar alırken, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına yönelik saldırılar gerçekleştirmişti. İran'dan ABD üslerine saldırı İran tarafından gerçekleştirilen saldırılarda, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan ABD askeri üslerinin hedef alındığı bildirilmişti. Saldırılarda füze sistemleri ve kamikaze insansız hava araçlarının kullanıldığı belirtilirken, bölgedeki tansiyonun daha da yükselmesinden endişe edilmişti. ABD yönetimi ise İran'ın bölgesel faaliyetlerine karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu açıklamıştı. Bölgesel kriz endişesi büyüyor Uzmanlar, ABD ve İran arasında yaşanabilecek yeni bir askeri çatışmanın yalnızca iki ülkeyi değil, Orta Doğu genelindeki güvenlik dengelerini etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olması nedeniyle, bölgede yaşanacak yeni bir kriz petrol fiyatları ve uluslararası ticaret üzerinde de etkili olabilir. Diplomatik sürecin başarısız olması halinde Washington'ın nasıl bir adım atacağı ve İran'ın buna nasıl karşılık vereceği önümüzdeki günlerde yakından takip edilecek. Gözler yeni görüşmelerde Trump'ın açıklamalarının ardından ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların geleceği merak konusu oldu. Washington yönetimi hızlı sonuç alınmasını isterken, Tahran'ın müzakerelerde hangi şartları öne süreceği henüz netlik kazanmadı. Uluslararası kamuoyu ise olası bir askeri operasyonun önlenmesi için diplomatik girişimlerin sonuç vermesini bekliyor.

Netanyahu: Lübnan’daki askeri operasyonları yoğunlaştırıyoruz Haber

Netanyahu: Lübnan’daki askeri operasyonları yoğunlaştırıyoruz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugün yaptığı açıklamada, Lübnan cephesine ilişkin yeniaskeri talimatları paylaştı. Netanyahu, ordunun Lübnan’daki operasyon sahasınıgenişleteceğini ve saldırıların yoğunlaşacağını vurguladı. "Güvenli bölgeyi genişletiyoruz" İsrail güçlerinin halihazırda Lübnan toprakları içerisinde mevzilendiğini hatırlatan Netanyahu,"Kendi talimatım, Savunma Bakanı’nın talimatı ve Genelkurmay Başkanlığı ile varılanmutabakat çerçevesinde Lübnan’daki operasyonlarımızı yoğunlaştırıyoruz. Lübnantopraklarındaki güvenli bölgemizi daha da genişleteceğiz" ifadelerini kullandı. Barış müzakerelerine Lübnan engeli Netanyahu’nun bu çıkışı, bölgesel diplomasi trafiğinin en kritik aşamasında geldi. İran ile ABDarasında süregelen nükleer ve barış müzakerelerinde Tahran yönetiminin en temel şartlarındanbiri; Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın tamamen durdurulmasıydı. İsrail’in operasyonları tırmandırma kararı, Washington-Tahran hattındaki anlaşma umutlarınıgölgeleyen bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Hizbullah: İsrail mevzilerini vurduk Öte yandan Hizbullah, İsrail’in tırmandırma kararına saldırılarla yanıt verdiğini duyurdu. Örgütten yapılan açıklamada, Güney Lübnan sınır hattı boyunca konuşlu bulunan birçok İsrailaskeri noktasına yönelik füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) kapsamlı saldırılar düzenlendiğisavunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.